hoSSohbeT.com  Sohbet  forumlari

Anasayfa Bugünki Mesajlar Forumları Okundu Kabul Et
Geri git   hoSSohbeT.com Sohbet forumlari > Tarih Kültür Sanat Forumu > Kim Kimdir? > Yerli Biografiler
Kayıt ol Yardım Sohbet Gazete oku Diyetsaglik Üye Listesi Ajanda Arama Bugünki Mesajlar Forumları Okundu Kabul Et



Cevapla
 
LinkBack Seçenekler Stil
Alt 23-12-07, 17:43   #1
Doçent
 
Lordiye - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 23-03-07
Mesajlar: 1,148
Tecrübe Puanı: 13 Lordiye 50
Lordiye - MSN üzeri Mesaj gönder
Thumbs up Eyüp Sultan.

EBÛ EYYUB EL-ENSÂRÎ
(ö.52/672)

Medineli müslümanlardan ve hicret sirasinda Hz. Peygamber'i evinde misafir eden sahâbî.

Ebû Eyyûb Hâlid b. Zeyd el-Ensarî en-Neccârî (r.a.); Ensâr'in Hazrec kabilesinin Neccârogullari koluna mensup olup, annesi Zehra binti Sa'd'dir. Abdülmuttalib'in vâlidesi tarafindan Rasûlullah'la akraba olan Ebû Eyyûb, Ikinci Akabe bey'atinda hazir bulunmus, Rasûlullah'a iman etmistir (Ibn Ishâk, Ibn Hisâm, es-Sîre, II, 100; Ibn Sa'd, et-Tabakat, III, 484; Ibn Abdülberr, el-Istiâb, IV, 1606; Ibnü'l-Esir, Üsdü'l-Gâbe, VI, 25; ez-Zehebî, Siyer A'lâmü'n-Nübelâ, II, 288).

Medine, müslümanlar için emin bir yer olduktan sonra Mekke'de Rasûlullah (s.a.s.) ile birkaç müslüman kalmisti. Rasûlullah da hicret yolculuguna çIkinca bunu haber alan Ebû Eyyûb her gün Medine'ye yakin Hire ad verilen yerde onun yolunu gözlerdi. Nihâyet Rasûlullah görününce bütün Neccar'lilari toplayarak Rasûlullah'i karsiladi. Bütün müslümanlar Rasûlullah'i kendi evlerinde mIsafir etmek istiyordu. Bunun üzerine Rasûlullah devesini serbest birakti. Kusva adli bu deve Ebû Eyyûb'un evinin önünde çöktü. Ebû Eyyûb bu olayi söyle nakletmistir: "Rasûl-i Ekrem (s.a.s.) evimizin alt katina yerlesmisti. Ben de üst kattaki odada idim. Bir gün yukaridan yere bir miktar su dökülmüstü. Suyun tavandan sizarak Rasûlullah'in üzerine gelmemesi için suyu bir bez parçasi ile kurutmaya çalistik. Bunun üzerine Rasûlullah'in yanina inip dedim ki: 'Ya Rasûlallah, senin bulundugun bir yerin üstünde bulunmak bize yakismaz, yukaridaki odaya tesrif etmez misiniz?' Rasûlullah o günden sonra üst kata çikti" (Müslim, Sahih II, 192). Ebû Eyyûb ile zevcesi Ümmi Eyyûb Rasûlullah'in yemegini hazirlardi. Bir gün soganli bir yemegi Rasûlullah yemeyip, "Onu yiyemedim, çünkü bu yemekte sogan oldugunu gördüm, ben ise sogandan hoslanmam; fakat siz Isterseniz yiyin onu yemekte bir sakinca yoktur'' demis, Ebû Eyyûb da, "Ya Rasûlallah, sizin hoslanmadiginiz seyden biz de hoslanmayiz" demistir (Müslim, Sahih, II, 198).

Rasûlullah, Ensâr ile Muhacirler arasinda gerçeklestirdigi "kardeslik" olayinda Ebû Eyyûb'e kardes olarak Hz. Mus'ab b. Umeyr'i seçmistir. Ebû Eyyûb'un evinde yedi ay kalan Rasûlullah'a Medine'de mihmandarlik yapan Ebû Eyyûb, Bedir, Uhud, Hendek ve diger bütün gazvelerde Rasûlullah'in yaninda Islâm cihad hareketlerine katIlmistir (Ibn Sa'd, et-Tabakat, 485; Hâkim, el-Müstedrek, III, 458; ez-Zehebî, A'lâmü'n-Nübelâ, 290).

Rasûlullah'in vefâtindan sonra da bütün gazâlarda yer almistir. Hz. Ali'nin hilâfeti döneminde onunla birlikte Hâricilere karsi savasmistir. Hz. Ali'nin Medine'deki kaymakami olan Ebû Eyyûb'un Halid ve Muhammed adli Iki oglu, Umre adinda bir kizi vardi. Hz. Ali (r.a.) devrinden sonra Muaviye zamaninda Misir'a gitti. Misir valisi bir aksam namazina geç kalmisti. O zaman namaz konusunda çok titiz davranan her sahâbî gibi Ebû Eyyûb söyle demistir: "Rasulullah'in, 'Ümmetim aksam namazini yildizlarin gökyüzünü kaplamasina kadar tehir etmedikçe hayir üzeredir, fitrat üzeredir' dedigini duymadin mi? " "Duydum" diyen Ukbe'ye, "O halde neden aksam namazini geciktirdin?" diye sormus; çok mesgul oldugunu söyleyen Ukbe'ye söyle demistir: "Senin bu yaptigini görerek, halkin Rasûlullah da böyle yapardi zehâbina düsmesinden endise ederim" (Ahmed b. Hanbel, Müsned, IV, 147).

Rasûlullah (s.a.s.) Istanbul'un fethini ashâbina anlatip, "Istanbul elbette fetholunacaktir; onu fetheden kumandan ne güzel kumandan, onu fetheden asker ne güzel askerdir" (Ahmed b. Hanbel, Müsned, IV, 335) diye müjdelemistir. Hicrî 52. yilda Muaviye oglu Yezid kumandasindaki müslümanlar Istanbul'u kusattilar. Islâm akîdesinin dünyanin dört bir yanina yayIlmasi husûsunda çok canli ve diri bir gayrete sahip olan müslümanlar Istanbul'un fethi ve Islâm devletinin sinirlarina dahil olmasini siddetle arzuluyorlardi. Hz. Ebû Eyyûb el-Ensâri bu seferin hazirlanmasi için çok çalismis ve sefere karsi çikanlara ögütlerde bulunmustu. Uzun bir yolculuk yapan Ebû Eyyûb yasinin çok ilerlemesinden dolayi Istanbul'a yaklastiklari bir sirada hastalanmis, Yezid'e, öldügü takdirde cenazesinin hemen gömülmeyerek ordunun varacagi en ileri noktaya kadar götürülmesini ve o yerde gömülmesini vasiyyet etmisti. Burada defnedilen Ebû Eyyûb müslümanlarin Istanbul'da bir sembolüdür. Istanbul, ashab devrinden baslamak üzere defalarca muhâsara edIlmis, nihâyet bu sehri fethetmek 1453 yilinda Fatih'e nasip olmustur. Ebû Eyyûb'un ölüm döseginde su hadisi rivâyet ettigi zikredilir; "Bir Insan Cenâb-i Hakk'a bir ortak kosmaksizin ruhunu teslim ederse, Allah onu cennete koyar."

Kisiligi, Ahlâki, Fazileti

Ebû Eyyûb'un fazîlet ve kemâl itibariyle yüksek bir makami vardi. Rasûlullah'in egitiminden geçmis bir sahâbî olarak onun sünnetine çok önem verir, bir yanlislik gördügünde dogrusunu anlatir, hemen sünnetin uygulamasina çalisirdi. Islâm ordusu Istanbul'u kusattiginda hastalanan Ebû Eyyûb, o hâliyle bile Allah Rasûlünden su hadisi nakletmistir: "Kostantiniyye surunun dibine sâlih bir kisi gömülecektir." Umarim ki o kisi ben olayim (Ibn Abd Rabbîh, el-Ikdü'l Ferîd, II, 213). Ordu komutani Yezid Ebû Eyyûb'un tabutunu askerlerin ortasina almis, askerler de çarpismalarda bu tabutu koruyarak ilerlemislerdir. Istanbul surlarini korumakta olan Bizans kumandani bu garib durumu görünce, "Bu nedir?" diye sormus, Yezid de, "Bu bizim peygamberimizin sahâbisidir. Bize senin ülkende içerilere dogru götürülüp gömülmesini vasiyyet etti. Biz de onun bu Istegini yerine getirecegiz. " Bizans kumandani: "Sen ne akilsiz adamsin. Sen dönüp gidince biz onu köpeklere yem ederiz." Yezid: "Eger onun kabrini açtiginizi veya cesedine birsey yaptiginizi duyacak olursam ben de bütün Suriye'de öldürmedik hiristiyan, yikmadik kilise birakirsam bu ölüye ikramima sebep olan zat-i Peygamber'i (s.a.s.) inkâr etmis olayim." Bunun üzerine kumandan söyle demistir: " Ben onun kabrini elimden geldigince koruyacagimâ Mesih hakki için söz veriyorum." Surlarin disinda defnedilen Ebû Eyyûb'un kabrinin üzerinde sonradan bir kubbe yapIlmis ve bu mübarek adamin kabri müslümanlarin ve hiristiyanlarin saygi gösterdikleri bir yer olarak korunmustur. Ebû Eyyûb el-Ensari hazretleri, Hayber savasindan dönülürken Rasûlullah'in çadirinin çevresinde kendiliginden bütün gece nöbet tutmus, Rasûlullah onun için, "Allah'im, beni koruyarak geceledigi gibi, sen de Ebû Eyyûb'u koru" diye dua etmistir (Ibn 0shâk, Ibn Hisâm, es-Sire, III 354-355).

Habib b. Ebî Sâbit'in naklettigine göre, Ebû Eyyûb el-Ensâri Muaviye'ye gidip borçlu oldugundan yakinarak yardim Istedi. Muaviye ona yardim etmedi. Ebû Eyyûb, Muaviye'ye, "Rasûlullah'in 'Benden sonra is basindakilerden bencillik göreceksiniz' diye buyurdugunu isittim" dedi. Muaviye, "Peygamber efendimiz bunu söylerken size de bir tavsiyede bulunmadi mi?" dedi. Ebû Eyyûb, "Sabretmeyi tavsiye etti" dedi. Muaviye, "O halde siz de sabrediniz" deyince Ebû Eyyûb ona, "Vallahi bundan sonra senden hiçbir Istekte bulunmayacagim" diyerek Hz. Ali'nin Basra valisi Ibn Abbâs'a gitmis ve Ibn Abbâs evini ona tahsis ettigi gibi yirmi bin dirhem para vermisti (Kenzü'l-Ummâl, VII, 95). Imam Ahmed'den yapilan bir nakle göre Ebû Eyyûb söyle demistir: ''Kim Allah'a ortak kosmadan ölürse, cennete gider" (el-Bidâye, VIII, 59).

Ebû Eyyûb, savas meydaninda Islâm askerlerini asip Rumlara tek basina saldirir, Rumlarin içine kadar ilerler ve geri dönerdi. Herkes onun kendini tehlikeye attigini söylediginde de, "kendimizi tehlikeye atmak düsmana hücum etmek degil, asil tehlike mallarimizin bakimi ile ugrasip cihadi terketmektir" demistir (Beyhâki, IX, 99; Ibn Kesir, I, 228).

Sâlim b. Abdullah'in rivâyetine göre, Abdullah b. Ömer, onun dügününe Ebû Eyyûb'u da çagirmis; Ebû Eyyûb, Sâlim'in evinin duvarlarinin yesil perdelerle süslenmis oldugunu görünce, "Siz de mi duvarlariniza perde asiyorsunuz" demis, Abdullah b. Ömer de, "Ya Eba Eyyûb, kadinlarla basa çikamadik" diye cevap vermis; bunun üzerine Ebû Eyyûb "Pek çok kimse kadinlarla basa çikamasa da senin basa çikamayacagini ummazdim. Ben ne sizin evinize girer, ne de yemeginizi yerim" demistir (Kenzü'l-Ummâl, VIII, 63).

Peygamber efendimizden sunu rivâyet etmistir:

''Müslüman kisinin kardesi üzerinde yerine getirmesi gereken alti hakki vardir. Bunlardan birini yapmadigi zaman, alti hakkindan birini yerine getirmemis olur:
1- Ona rastladiginda selâm vermesi,
2- Onu yemege çagirdigi zaman dâvetine icâbet etmesi,
3- Aksirdigi zaman ona dua etmesi,
4- Hastalandigi zaman ona ugramasi,
5- Öldügü zaman cenazesinde bulunmasi,
6- Kendisinden nasihat ve yol göstermesini Istedigi zaman ona yol göstermesi" (Buhâri, el-Edeb, 134).

Istanbul muhasarasi sirasinda sehid olan Ebû Eyyûb el-Ensâri bugün Istanbul'un Eyüp ilçesindeki Eyüb Sultan Camii avlusunda bulunan türbesinde yatmaktadir. Kabri ile ilgili olarak, (bk. Taberî, Târih, III 2324 Ibnü'l-Esir, Üsdü'l-Gabe, V, 143; Hâfiz Huseyn b. Hacci, Hadîkatü'l Cevâmî, I, 243) adli kitaplarda sözedIlmektedir. Türbesi yillarca müslümanlarin ziyaret yeri olmustur; bugün de halk Ebû Eyyûb'un türbesini büyük kalabaliklar halinde ziyaret eder. II. Mahmud, Topkapi Sarayi hazinesindeki Hz. Peygamber'e âit kutsal esyadan "Kadem-i Serif"i bu camiye koydurtmustur .
__________________
[Üye Olmadan Linkleri Göremessin! Üye Olmak İçin Tıkla...]

[Üye Olmadan Linkleri Göremessin! Üye Olmak İçin Tıkla...][Üye Olmadan Linkleri Göremessin! Üye Olmak İçin Tıkla...][Üye Olmadan Linkleri Göremessin! Üye Olmak İçin Tıkla...]
[Üye Olmadan Linkleri Göremessin! Üye Olmak İçin Tıkla...]
Olsan ne yazar olmasan ne yazar!
Lordiye isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Digg this Post!Bookmark Post in Technorati
Alıntı ile Cevapla
Alt 14-09-08, 08:12   #2
Ord.Prof
 
SerdarHan - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 17-12-06
Nerden: İst-karabayır
Yaş: 27
Mesajlar: 5,861
Tecrübe Puanı: 646 SerdarHan 1000 SerdarHan 1000 SerdarHan 1000 SerdarHan 1000 SerdarHan 1000 SerdarHan 1000 SerdarHan 1000 SerdarHan 1000 SerdarHan 1000 SerdarHan 1000 SerdarHan 1000
SerdarHan - AİM üzeri Mesaj gönder SerdarHan - YAHOO üzeri Mesaj gönder
Eyüp Sultan Kimdir

İstanbul denince, istanbulun fethi denince Ebu Eyyub El-Ensari Hz. lerinden bahsetmeden olmazdı...

Eyüp Sultan ) Yani) Ebu Eyyub el-Ensari Kimdir?


İstanbulumuz’un güzel ilçemiz Eyüp’te yatan ve ilçeye adını veren Ebu Eyyub el-Ensari Hazretleri aslen Medineli olup, burada yaşayan Hazrec Kabilesi’nin Neccaroğulları kolundandır. Asıl adı Halid, babasının adı Zeyd, annesinin adı ise Hind’dir.Hem baba, hem anne tarafından Hz. Peygamberle aynı soydan gelmektedir.
Ebu Eyyub el-Ensari, Hz.Peygamber ve müslümanların Mekke’den Medine’ye hicretinden iki yıl kadar önce miladi 620 tarihinde hanımı Ümmü Eyyub ile birlikte müslüman oldu.
Medine’de İslamiyet’i ilk kabul edenlerden biridir. Onun teşvik ve daveti sayesinde ailesinin bütün fertleri , akrabaları ve dostları da müslüman olmuşlardır.


Medine’den İstanbul’a

Ebu Eyyub el-Ensari ilerlemiş yaşına rağmen İslam için çalışmaktan geri kalmazdı. Cihad maksadıyla yılda en az bir defa sefere katılır ve herkese buna teşvik ederdi. Katıldığı en son sefer, hicri 49 (669) tarihinde müslümanlar tarafından gerçekleştirilen İstanbul kuşatmasıdır. O Medine’den binlerce kilometre uzakta meydana gelen bu kuşatmaya katıldığı zaman yaşı sekseni geçmişti. Ordu ile beraber İstanbul önlerine geldi ve şehrin fethedilmesi için büyük gayret gösterdi. Ancak bir sonuç alamadı. Bu arada kendisi ağır bir şekilde hastalanarak yatağa düştü. Bir vasiyetinin olup olmadığı sorulduğunda İslam ordusunun surlara yaklaşabileceği en ileri noktaya defnedilmeyi arzuladığını söyledi. Kuşatma esnasında vefat etti ve vasiyeti aynen yerine getirildi. Cenazesi yıkandıktan sonra bugün kendi adıyla anılan Eyüp Sultan’daki türbesinin bulunduğu yere defnedildi.
Bizans İmparatoru 4. Konstantinos (668-685), kalabalık bir asker topluluğu tarafından icra edilen cenaze merasimini surlardan izlemiş, ancak ne olduğunu anlayamamıştı. Bundan dolayı müslümanların arasına adam göndererek hareketliliğin nedenini araştırdı. İslam Peygamberi’nin ashabından önemli bir zatın buraya defnedildiğini öğrenince de Müslümanlara haber gönderdi ve islam ordusu buradan çekildikten sonra kabri açtırarak cesedi vahşi hayvanlara yedireceğini söyledi. Ancak gönderilen cevapta, böyle bir şey yapıldığı takdirde islam topraklarında yaşayan hristiyanların zarar görebileceği, hatta kiliselerin tahrip edilebileceği kendisine bildirilince bu niyetinden vaz geçerek kabre dokunulmayacağına dair teminat verdi.


Kabir Nasıl Korundu?

Ebu Eyyub el-Ensari’ye ait bu kabir Bizanslılar döneminde yüzyıllarca varlığını korudu. Zaman zaman ziyaret mahalli olarak kullanıldı. Yanında yağmur duaları yapıldı. Hatta bazı hastalıkların şifası için mekan oldu.
Asırlar sonra kabir ortadan kayboldu. Ancak bulunduğu muhit ziyaret mahalli olmaya devam etti. İstanbul’un fethinden kısa bir süre önce vefat eden tarihçi Bedrüddin Ayni (ö.855/1450),fetihten hemen önceki tarihlerde bile Bizanslılar’ın türbenin bulunduğu muhiti hala ziyarete devam ettiklerini ve kıtlık zamanlarında burada yağmur duası yaptıklarını belirtmekti.


Yaklaşık Olarak 800 sene sonra

Ebu Eyyub el-Ensari’nin vefatından yaklaşık olarak 800sene sonra, 1453 yılının bahar aylarında Fatih Sultan Mehmed Topkapı önlerine otağ kurup İstanbul’u kuşattı. Sultan, kendisinden önce Ebu Eyyub el-Ensari Hazretleri’nin de İstanbul’u fethetmeye geldiğini, burada olduğunu biliyordu. Hatta kabrinin yerini merak ediyor, ancak kuşatma ile ilgilendiği için araştırma fırsatı bulamıyordu. Fethin gerçekleşmesinden hemen sonra durumu hocası Akşemseddin Hazretleri’ne (ö.1459) açtı ve Ebu Eyyub el-Ensari’nin kabrinin nerede olabileceğini sordu. Akşemseddin parmağını uzatarak bugün kabrin bulunduğu Eyüp semtini işaret etti. Birlikte işaret edilen yere geldiler. Ebu Eyyub el-Ensari Hazretleri’nin kabrinin bulunduğu nokta Akşemseddin tarafından keşf ve ilham yoluyla tayin ve tespit edildiği. Bu arada kabrin baş ve ayak uçlarına Akşemseddin Hazretleri tarafından iki çınar fidanı dikilerek kabrin yeri belirlendi.
Akşemseddin’in yaptığı tespitin doğru olup olmadığını Fatih Sultan Mehmed dahil bir çok kimse için merak konusu olmuştu. Sultan, bu noktadaki merakını gidermek için bir gece kabrin yerini gösteren çınar fidanlarını yerinden söktürüp kıble tarafında farklı bir yere diktirdi. Sonra da kabrin üzerine türbe yaptıracağını söyleyerek son kez yeri gelip kontrol etmesi için Akşemseddin’e haber gösterdi. Akşemseddin Hazretleri buraya gelir gelmez çınar fidanlarının dikili olduğu yerle hiç ilgilenmeden doğrudan önceden tayin ve tespit ettiği yere gidip aynı noktayı işaret etti. Böylece kabrin orada olduğuna kesin olarak hükmedilerek üzerine türbe yapıldı.


Fetihten Günümüze Bir Çınar

Fatih Sultan Mehmed’in, kabrin baş ve ayak uçlarından söküp kıble tarafına diktirdiği iki çınar fidanı aynen yerinde kaldı.
Bugün Eyüp Sultan Camii’nin iç avlusunda bulunan demir parmaklığın ortasındaki çınarın Akşemseddin Hazretleri tarafından dikilip yeri değiştirilen iki çınardan biri olduğu söylenir. Diğerinin de 1910-1915 yıllarına kadar ayakta kaldığı, ancak yaşlılığı sebebiyle kuruduğu ve yıkıldığı söylenmektedir.
SerdarHan isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Digg this Post!Bookmark Post in Technorati
Alıntı ile Cevapla
Alt 17-02-11, 18:02   #3
ღ♥ღ EFuLim ღ♥ღ
 
ÇiNgEnE - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 17-05-05
Nerden: ღ°•.♥.•°ღÇiNgEnEღ°•.♥.•°ღ
Mesajlar: 15,168
Tecrübe Puanı: 144275 ÇiNgEnE 1000 ÇiNgEnE 1000 ÇiNgEnE 1000 ÇiNgEnE 1000 ÇiNgEnE 1000 ÇiNgEnE 1000 ÇiNgEnE 1000 ÇiNgEnE 1000 ÇiNgEnE 1000 ÇiNgEnE 1000 ÇiNgEnE 1000
Cevap: Eyüp Sultan Kimdir

elinize saglik
__________________

• Küçük şeylere takarım olaycıyım..
• Benle oyun oynanmaz mızıkçıyım..
• Herzaman ilk ve son sözü ben söylerim..
• Hayat zordur bilirim ama bende kolay biri değilim..
• Benim için mantık herşeyden önemlidir gerisi hoştur ama boştur..
• Adımlarımda 'kim ne der' diye düşünmem..
• Basit kişilerle polemiğe girmem..
• Bazi yanlışları asla affetmem..
• Tutkularım vardır vazgeçmem..
• Bazen cok severim ama söylemem..
ÇiNgEnE isimli Üye şuanda  online konumundadır  
Digg this Post!Bookmark Post in Technorati
Alıntı ile Cevapla
Alt 17-08-11, 09:12   #4
Gülümse Kaderine
 
miSkaLbSiz - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 10-05-05
Nerden: bilsin . . . ツ ★deli1isi★ . . . İşte . . .
Mesajlar: 10,464
Tecrübe Puanı: 1000 miSkaLbSiz isimli üye Tecrübe puanını kapatmıştır.
Cevap: Eyüp Sultan.

Alıntı:
Lordiye´isimli üyeden Alıntı

Peygamber efendimizden sunu rivâyet etmistir:

''Müslüman kisinin kardesi üzerinde yerine getirmesi gereken alti hakki vardir. Bunlardan birini yapmadigi zaman
, alti hakkindan birini yerine getirmemis olur:
1- Ona rastladiginda selâm vermesi,

2- Onu yemege çagirdigi zaman dâvetine icâbet etmesi,

3- Aksirdigi zaman ona dua etmesi,
4- Hastalandigi zaman ona ugramasi,

5- Öldügü zaman cenazesinde bulunmasi,

6- Kendisinden nasihat ve yol göstermesini Istedigi zaman ona yol göstermesi" (Buhâri, el-Edeb, 134).



__________________


Kopan ipe sımsıkı düğüm atarsanız.. ipin en sağlam yeri o düğümdür. Ama ipe her dokunuşta canınızı acıtan tek nokta yine o düğümdür.













Ƹ̵̡Ӝ̵̨̄Ʒ
miSkaLbSiz isimli Üye şuanda  online konumundadır  
Digg this Post!Bookmark Post in Technorati
Alıntı ile Cevapla
Alt 18-08-11, 01:08   #5
İLAHİ AŞK..
 
Özgü® - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 21-09-08
Nerden: Gαziαηтєρ
Mesajlar: 3,270
Tecrübe Puanı: 10864 Özgü® 1000 Özgü® 1000 Özgü® 1000 Özgü® 1000 Özgü® 1000 Özgü® 1000 Özgü® 1000 Özgü® 1000 Özgü® 1000 Özgü® 1000 Özgü® 1000
İşaret Cevap: Eyüp Sultan Kimdir

Senin misafirin olmuştu o Gönüller Sultanı; kovulmuşluğun, anlaşılamamanın, garipliğin hüznü mübarek belde Medine-i Münevvere’de ve en son senin hanende son bulmuştu…

Evinin alt katında kalıyordu Yüceler Yücesi… Sense parmaklarının üzerinde yürüyor, rahatsız ederim endişesiyle sabahlara dek uyuyamıyordun. Nasıl uyuyabilirdin ki? Âlemlerin bile misafir etmekte aciz kaldığı zât şimdi senin evindeydi; hakkını vermeliydin bu ayrıcalığın. ‘Ya Resulullah, üst kata buyursanız’ demiş, ısrar etmiştin; öyle ısrar etmiştin ki, Resulullah kabul etmek zorunda kalmıştı teklifini…

Kutlu Nebi’ye ev sahibi olmandaki liyakatin, seçilmiş olmandandı… O’nlu günlerin hatrına O’nu hoşnut etme yolları arıyordun...


O’ndan duymuştun İstanbul’u fetheden kumandan ve askerlerinin güzelliğini; Güzeller Güzeli’ne yakışır bir ümmet olmaktı derdin. O yaşına rağmen, kendini ata bağlatmıştın, çünkü duramıyordun üzerinde; hangi sebep seni alıkordu bu sevdadan? Bahane olamazdı yaşlılık ve hastalık…

Bu sadakatin ulaştırmıştı seni, müjdelenmiş şehre… Sevgili’nin adını duymalıydı her sine, derdin davan hep buydu senin; ama kader şehitlik tahtına vatanından binlerce km uzakta oturtacaktı seni…

Yanına gelen arkadaşının kulağını kendine doğru çekmiş ve asırlar evvelinden bir ders vermiştin ‘Beni surlara en yakın yere gömün’ demiştin ‘ Sevgili’den işittim, bir gün bu şehir ezan sesleriyle çınlayacak, ve o kutlu komutan buraların zimamını Resulullah’a verecek, ihtimal beni gömdüğünüz yerden o güzel insanları görür, kılıç seslerini duyarım’ demiştin. Mücahit at kişnemesinden kılıç sesinden hoşlanırdı. Allah adına olan seseydi senin sevdan…
__________________
''Hossohbet'' Bir Ayrıcalıktır ! Siz Şu Anda Bu Ayrıcalığı Yaşıyorsunuz''

♦♦ ♦♦
Yeryüzünde Hiç Bir Beşer Hz.Muhammed Kadar Sevilmedi ! Ve Yüryüznde Hiç Bir İnsan Kıyamete Kadar Hz.Muhammed Kadar Sevilmeyecek. Salat Ve Selam Olsun Sevgiliye


ALLAH'ım Kalbim Sana Kavuşma Arzusu İle Dopdolu
Tüm Zerrelerimle Sana Sıgınıyorum



Özgü® isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Digg this Post!Bookmark Post in Technorati
Alıntı ile Cevapla
Cevapla

  • Submit Thread to Digg Digg
  • Submit Thread to del.icio.us del.icio.us
  • Submit Thread to StumbleUpon StumbleUpon
  • Submit Thread to Google Google
  • Bookmarks

    Seçenekler
    Stil

    Yetkileriniz
    You may not post new threads
    You may not post replies
    You may not post attachments
    You may not edit your posts

    BB code is Açık
    Smileler Açık
    [IMG] Kodları Açık
    HTML-KodlarıKapalı
    Trackbacks are Açık
    Pingbacks are Açık
    Refbacks are Açık



    Bütün Zaman Ayarları WEZ olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 01:27 .


    Powered by vBulletin Version 3.8.7
    Copyright ©2000 - 2012, Jelsoft Enterprises Ltd.
    Search Engine Friendly URLs by vBSEO 3.5.0 RC2
    Sohbet ve Sohbet odalari sitesi

    Sohbet Chat Forum Oyunlar1