hoSSohbeT.com  Sohbet  forumlari

Anasayfa Bugünki Mesajlar Forumları Okundu Kabul Et
Geri git   hoSSohbeT.com Sohbet forumlari > Foruma Hoş Geldiniz > Üyelere Özel > Yarışmalar
Kayıt ol Yardım Sohbet Gazete oku Diyetsaglik Üye Listesi Ajanda Arama Bugünki Mesajlar Forumları Okundu Kabul Et



Anketimiz: Filistini Anlatan Şiir veya Yazı
TonyaLi 2 13.33%
Erdy 2 13.33%
||DoMiNo 8 53.33%
ShiLa 0 0%
Dila 4 26.67%
RüYaM 3 20.00%
Birden fazla seçeneğe oy verilebilir. Katılımcı sayısı: 15. Sizin bu Ankette oy kullanma yetkiniz bulunmuyor

Konu Kapatılmıştır
 
LinkBack Seçenekler Stil
Alt 20-01-09, 19:26   #1
Bir Varmış Bir Yokmuş
Guest
 
Mesajlar: n/a
Filistini Anlatan Şiir veya Yazı

Alıntı:
tonyali´isimli üyeden Alıntı
misket bombalarının yıkıp yaktığı
bir evin enkazından yazıyorum bu şiiri
her ölen filistinli kardeşimin duygularını
israilin verdiği 3 saatlik ateşkes yettiğince

acaba daha ne kadar sessiz kalınacak
merak ediyorum bu vahşet ne kadar sürecek
daha kaç minik bedenin canı ''yanlışlıkla'' alınacak
terörist diyorlar bize 5 yaşındaki çocukmu savaşacak

adımı koyamadılar daha yeni doğmuştum
ilk soluğumda ölü bulunmuşum...
Annem kollarına almış cansız bedenimi
sadece ben değil,israil katletti ailemi tüm ferdimi...

Her köşede sessizce allah ü ekber sesleri
cesetlerin definleri bile yapılmıyor
hapisteymişizcesine, kardeş ülkelerin seslenişleri
bize ''allah kurtarsın'' gibi geliyor

çocuğum daha aklım ermiyor.. Neden biz
israilli akranlarımdan eksiğim neydi yaşamak için..
Tanklara karşı ellerimizdeki sapanlardı silahımız
herşey özgürlük için herşey filistin için...

Tonyali

Alıntı:
erdy||´isimli üyeden Alıntı
her sabah annemin sessiz iç çekişleriyle uyanmaya başlamıştım

annemin gündüzleri yüzü gülmüyor
her gece ağlıyordu.
saçlarımı okşuyor, gözlerime bakıyor
kadersizim diyordu
kadersizim kızım
bahtı karalım benim.
ama ne kadar sorsam da niye ağladığını söylemiyordu
daha küçüksün yavrum
büyüyünce anlayacaksın.
babama koşuyordum,
babam mutfakta sigara içiyor,
hadi salona git kızım duman seni hasta eder diyordu.
sen niye içiyorsun o zaman baba
sigara senin sağlığına da zararlı deyimli yani
yorgun gözleriyle
öyle ya doğru söylüyorsun kızım deyip gülümsüyordu.
dudak kıvrımlarında kaybolan sanki yaralı bir gülümsemeydi
acı bir gülümseme
oysa benim babam böyle gülümsemezdi
gözlerime acı acı bakıp
hadi sen salona geç demezdi.
hem nedense son zamanlarda babam çok öksürüyor
annemde çok ağlıyordu.
annemin sessiz iç çekişleriyle uyanmaya başlamıştım
ne çizgi filmleri seviyordum artık ne barbi bebekleri
babamın yüzü gülmüyor, annem hep ağlıyordu
beş buçuk yaşındaydım.
üstelik günler hiç geçmiyordu.
herkes daha küçüksün derken altı yaşım bir türlü gelmiyordu.
sabahları erken kalkıyorduk
annem beni komşuya bırakıyor
babamla yan yana yürüyüp kayboluyorlardı sokağın öbür başında
oysa annem çalışmıyordu
babamda erkenden niye nereye gider söylemiyordu
pencerenin önünde dönüşlerini bekliyor,
geldiklerini uzaktan taa uzaktan görünce
dünyalar benim oluyordu.
sonra yaz geldi
doğum günüme iki gün kalmıştı
herkes ne istersin diyordu
ben susuyordum
içimden hiçbir şey istemek gelmiyordu.
sonra sonra ne olduysa o gece oldu.
o gece annemin sessiz hıçkırıkları depreme dönüştü sanki
ben odamdan çıkarken içerden sesler geliyordu
hem ev ne çok kalabalıktı
halamlar ağlıyor, büyük annem ağıt yakıyordu.
dedem kuran okuyor
komşular beni tutuyordu
nedense bir an gözlerim babamı aradı
ama ev evimiz çok kalabalıktı
sanki babam bu kalabalıkta kayıptı
ben baba dedim baba babam
annem yavrum dedi sarıldı boynuma
sanki yıllardır görmemiş gibi
haykırdı sonra kızım iki gözüm
babama ne oldu dedim
yine cevap vermek yerine kadersizim bahtı karalım benim
anne babam dedim babam babam
bende ağlamaya başladım
baban artık yok dedi baban artık yok
baban öldü baban öldü yavrum
baban artık hiç öksürmiyecek
anne öldü ne demek
ölüm ne demek
ölüm nasıl bişey
bende deli gibi ağlıyordum
bir kıyametin ucundaydım anlıyordum
yani artık baban geceleri rahat uyacak dedi
sonra bayıldı
ben öleydim yavrum dedi büyük annem, ben öleydim
ölmüş babamın yorganına sarıldı
babamın yüzünü zorla gösterdiler
koştum sarıldım boynuna
baba uyan dedim
baba ne olur uyan
uyan baba ben sensiz ne yaparım
uyanda gülme istersen bana
hem, kime sokulurum akşam olunca
baba uyan yarın doğum günüm benim
baba, baba altı yaşıma giriyorum uyan
hiçbir şey istemem sözz
gürültü yapmam, seni hiç üzmem
söz baba, baba söz
hadi bir gün daha dayan
baba aç gözlerini hadi uyan
uyan baba, baba uyan

babamı doğum günümde toprağa verdik
doğum günümü öyle kutladı babam,
sigarasıyla çakmağı hala bende durur
o beni babamdan, babamı bende ayıran
her doğum günümde beni hala hıçkırıklara boğan,
küçücük dünyama kıyamet olup yağan
baba, baba nerdesin
nerdesiniz babalar
babalar uyanın uyanın babalar
bu sigara dumanında yetim büyümesin arık
başka şehirlerde başka çocuklar
Alıntı:
domino´isimli üyeden Alıntı
ben imzamdaki şiirle katılmak istiyorum.


kimsenin sesi çıkmayacak....


her gün, başka bir düğün evinde yaşanan mutluluğu paramparça edip, üzerine ölüm saçacaksın. çocuklar kurtulacaklar uzun yaşayarak görecekleri dertlerden; hepsini topluca bir mezara dolduracaksın. Artık, ne geçim sıkıntısı kalacak evlenecek gençlerin, ne de olup biteni anlatacak görgü tanığı; geride kimseyi sağ bırakmayacaksın.



kimsenin sesi çıkmayacak!



tam teçhizatlı askerlerin olacak; uzun menzilli silahlarla vuracaksın. Hızla giden bir araba, sokakta koşan genç bir adam, slogan atarak yürüyen topluluk, pratik çözümler bulup hepsini havaya uçuracaksın. [sıze=4]çakal sürüsü gibi birlikte gezecek, gece yarısı kapıları kırarak gireceksin içeri. Ani baskın yapacak; masum insanların ellerini arkadan bağlayıp, kafasına çuval geçirecek ve aşağılık cümlelerle konuşacaksın.



[ımg]http://photos1.blogger.com/blogger/5843/3064/320/cocuk012345.jpg[/ımg]



kimsenin sesi çıkmayacak!



çikolata rengi gibi bombalar koyacaksın toprağın üstüne. çocuklar, kendilerine yakışır bir ölümle ölecekler; oyun oynarken! Kapkara gözlerinde kocaman bir tebessüm. Uçaklar büyük bir gürültüyle üslerine dönecekler. Akşam, puşt bir ifadeyle kameraların karşısına geçecek ve ölenler için kibarca özür dileyecek bay başkan...



kimsenin sesi çıkmayacak!



içerisinde köpekler dolaşan hapishanelerin olacak; fotoğrafta, gülümseyerek bakacak kadar eğitimli ve her emre itaat edecek kadar çok köpek. içeriye alınanlardan bir daha haber çıkmayacak.



kimsenin sesi çıkmayacak!



kahkahalarla fırlattığın bir tek bombayla iki yüz elli bin kişiyi aynı anda öldüreceksin. On binlerce kadının ırzına geçip, yüz binlerce insanı sakat bırakacaksın. Dünyanın istediğin her yerinde ölüm mangaları kurup yüz binlerce kişiyi işkenceden geçirecek, bir o kadar kişiyi de gözünü kırpmadan öldüreceksin.



kimsenin sesi çıkmayacak!



yarım milyon çocuğu bir gün içinde katledip, bir o kadar çocuğu da yetim bırakacaksın!



kimsenin sesi çıkmayacak!



gözyaşı sel olmuş akarken, agıtlar yürekleri yakarken, hergün binlerce ocak sönerken g-8'in şerefsiz liderleri seni haklı bulacak!



kimsenin sesi çıkmayacak!



kişi başına en az beş bomba düşecek saldırdığın yerlerde. [sıze=4]herkesin ayağını denk alması için vahşeti bütün televizyonlardan seyrettireceksin dünyanın geri kalanına.



kimsenin sesi çıkmayacak!



yüz yıldan daha az olmayacak sürgünler; bir nesil yolda doğup, yolda ölecek. Geniş mezarlar kazacaksın toplu öldürülenler için ama bir kurşuna iki can sığacak kadar küçük olmalı bedenleri. üzerindeki üniforma gibi yakışmalı öldürmelerin. Adın moskof mezalimine çıksın senin.



kimsenin sesi çıkmayacak!



[sıze=4]gözleri bağlı olacak esirlerin, kafalarını darmadağın ederken katillerinin yüzünü görmeyecek hiçbir esir. Almanya'daki soykırıma karşı çıkacak, bin beterini filistin'de yapacaksın.




kimsenin sesi çıkmayacak!



[sıze=4]duvarın köşesinde babasının kucağına sığınan on iki yaşındaki çocuğun tam göğsüne nişan alacaksın. Babasının kollarında can çekişirken çocuk, bütün dünyaya göstereceksin ne demekmiş insanca savaş! buldozerlerle girmelisin evlerin kapılarından, mülteci kamplarına düzenlediğin operasyonla gelmeli ölüm. Taş atan çocuklar için top atan tanklar bulundurmalısın; ördüğün on beş metrelik duvarın arkasında görünmez nasıl olsa zulmün. Insanlık, seni anlayışla karşılayacak!



kimsenin sesi çıkmayacak!



bir centilmen tarzı içerisinde ve bütün zamanların en ***** şekliyle, daima arkadan vuracaksın. Sinsice! *****ce!



öldürdün mü işte böyle öldüreceksin!



işlenecek bir karış toprağı, içecek bir yudum suyu olan her coğrafyanın senin olması için kongre kararları, meclis kararları çıkaracak, oturduğu toprağına içtiği suyuna göz koyduğun insanları zalimce, hunharca ama mutlaka yasal olarak öldüreceksin!



ve kimsenin sesi çıkmayacak..

Alıntı:
shila´isimli üyeden Alıntı
kelimeler kifayetsiz kalır.. Hiç bir cumle yoktur ki anaların babaların cocukların acılarını anlatsın..!
Alıntı:
shila´isimli üyeden Alıntı


Açlıgın,evsizliğin,bombalar altında yasamın hikayesini anlatmak zordur bence..sadece hissetmek lazım binde birini hissedebilen her yuregi opuyorum..

Alıntı:
dila´isimli üyeden Alıntı
bu bayram yine buruk geçti ,
ne şeker yedim ne de tatlı.
Babamı hiç öpmedim,yaşım şimdi on altı.
Tam on iki yıl oldu babam esir düşeli,
yaşadığını bilsem bana en büyük teselli.
Hayal meyal hatırlıyorum yüzündeki hüznü.
Bana tek hediyesi; dudaklarından dökülen , -oğlum sözü.
Annem tanklar altında hunharca ezildi,
tek tek topladım kırılan kemiklerini,
lime lime olmuştu kan revan içinde etleri.
Ne öpmek mümküm,ne de koklamak,
artık anamı hep dualarımda yaşatmak.

Benim için gayri yaşamak mı?
Yoksa ölümü soluklayıp tatmak mı?

Hala yaşamak bana caiz mi?
Zor bir soru;
cevap için ilminiz haiz mi?

Her çocuk bir çiçek,tomurcuk olmuş başları,
hepsinin hayat suyu anaların göz yaşları.
Bak şu çiçegin boynu nasılda bükülmüş?
Kör kurşun önce anasını sonrada babasını götürmüş.
Susuz çiçek hayat bulur mu?
Yanıbaşımda patlayan bomba oyuncağım olur mu?

Her gün bomba yağıyor semadan,
yine kan,yine vahşet,
her seferinde yerlerde yatar onlarca cesed.
Henüz körpe kuzular, bazıları kırk günlük,
cılız kollarında asılı kanlı bir önlük.

Bulutlarda yanıyor galiba,yağmurun rengide başka,
feryadlar kat kat olmuş uzanır ta arşa.

Analar,ah…o analar
şarkıları hep feryad- ı figanlar!
Hangisine yansın yüreği?
Eşi üç yıl önce katledildi hunharca,
iki oğlu yıllardır tutsak zindanda.
Yaşlı baba yatalak,kardeşi öyle,
kimlere anlatsın derdini tek başına böyle?

Acaba tarihte yaşandı mı böylesi vahşet?
Ifade için yetersiz meşhur kelime ,dehşet!…

öz yurdum olmuş esir kampı,cezaevleri her yerde,
nablus,ramallah,hebron ve gazzede.
Bir de inanılmaz işkenceler, özel askeri hapishane,
yona,sarafand,nafha ve ramlede.


Ben; talihsiz, deir yassin in köylüsüyüm.
ısrail devlet terorü ile ilk kez tanışan,
yıllar önce acıyı yaşadık kibya ve sabra şatilladan.
Katledildi her evden masum bir çocuk,bir de kadın,
güya mukaddes emri imiş kitab ı tevratın!..

Oysa her iki din de aynı allah a inanıyor,
aynı peygamberleri seviyor ve sayıyor,
ohalde bu husumet nedir? çocuk aklım almıyor!…

galiba ırkcılık kıskacı boğuyor bazılarını,
gerçek yahudilerden ayırmak lazım bunları!

Filistini tanımak için yeterli mi zamanlar?
Uzun tarihimizde yaşanmış çok garip olaylar;

bakınız bir zamanlar,
kudus de üç din mensubu kardeşce yaşarmış,
1099 yıllarında meşhur haçlı istilası başlamış.
Beş haftalık zorlu kuşatmadan sonra,
haçlı zihniyeti ile çizilen vahşi manzara!
şehrin sokaklarında parçalanmış¨binlerce el,ayak ve kafa
sel olmuş insan kanı diz boyu, süleyman tapınağında!

88 yıl süren haçlı hakimiyeti,sağ koymazken kimseyi,
nasıl da yeniden adalet güneşi doğdu bir miraç gecesi?
Işte tam da burda başlıyor yeniden filistin mucizesi!

Ben bir filistinliyim;
kah arap,kah kürd bir parçamda türktü,
tarih değirmeni, eleğinde bizi böyle öğüttü!

Güneşi omuzlarında taşıyan komutan, selahaddin eyyubi,
ne yağma yaptı,ne de öldürdü tek hristiyan ve yahudi.

Fetih sonraı, selehaddin eyyubi ferman buyurdu;
zalim haçlılar tekrar kendi yurtlarına döndüler,
böylece boş ve virana kaldı sayısız köşk ve evler.

Anadoludan selçuklu türkleri,kafkaslardan kürdler,
biraz da arap katınız,bakın nasılda uyumlu renkler!

Işte kahraman filistinin budur asıl mayası!
çıksın ortaya varsa aksini savunanın iddiası!

Mü minler kardeştir,gerçeği tecelli etti böylece,
filistin halkının bu olsa gerek üzerindeki bilmece.
Ulu komutan ,
kuran ın emrine uyup tanıttı yeniden yüce islam ı,
kayboldu vahşet,huzurla tanıştı bölgenin insanı.

Artık ne ömer var ne de selahaddin eyyübi,
yitirdik osmanlı evladı , yavuz sultan selimi.

ömer,selahaddin ve yavuz sultan selim,
ümmet içinde üç yiğit,gerisine varmıyor dilim!


Artık bize sahip çıkan kalmadı,
hakca bir karar almalıyım,
bunca çıkmaz içinde selamete yol bulmalıyım,
beyhude ölmeden, azıcıkta olsa intikam almalıyım!

ölsem mi elimde sapan taşımla?
Yoksa yaşasam mı göz yaşımla?

Bir çıkar yol mutlaka olmalı,
adalet ismi adına hak yerini bulmalı.


Geçen gün bir kardeşim feda etti kendini,
şehadetle süsledi çile yumağı cılız bedenini.

Henüz körpecik bir çocuk nasıl ölüme koşar?
Yaşanan zülmü anlamayanlar elbet şaşar

tutacak babası yoktu minik elini,
ne de kapıda yolunu bekleyen annesi.
Kolları omuzundan kırıktı taş atamaz,
bacakları plastik,istese de kaçamaz.
Yarım gövde,güya dünyada yaşıyor,
cesaretine cümle alem gıpta ile bakıyor


televizyonlar haber geçmiş;
bir terorist intihar eyleminde bulundu,
iki masum yahudi çocuğu kolundan vuruldu.
Bizde televizyon yok,elektrik ne gezer?
Acaba hergün kolları kırılan bizler için ne der?

Mahsur kaldık günlerdir evlerin zemin katında,
katık istemeyiz, ama hasretiz bir yudum suya.


Bir sabah sokaklarda heyecanlı koşuşturma,
adımlar hasretle yaklaşıyor yardım konvoyuna.
Gelenler müslümanmış,hem de ta türkiyeden,
bu asil insanların adını çok duymuştum dedemden!

Sahipsiz çoçuklar,gözü yaşlı analar,
karışmış bir birine sevinç ve çığlıklar.
Ay yıldızlı bir bayrak, altında latince ibare,
ah… anam sağ olsaydı da görseydi bir kere.

Kollarını semaya kaldırıp; ey selahaddin nerdesin? Derdi
bu gelenler allahul alem seladaddinin kardeşleri!…

yardım eli uzandı süratle sahipsiz muhtaçlara,
sonra sıra geldi konumu özel,bazı çocuklara.
Ilk etapda yirmi muhtaç çocuk hemen türkiye ye,
her türlü ihtiyacı karşılanıp başlandı tedaviye.

Benide aldılar guruba,acıdılar garip halime,
ne kol,ne bacak,ne de omuz, imkan yok halimi tarife.

Lisanları farklı,buğday tenli insanlar,
aralarında dayanışma,karıncalara nispet!
Başlarındaki reis,o da bir insan nihayet.
Sadece yüzlerinde merhameti okuyorum,
fakat ben henüz sevinmeye bile korkuyorum.
Gözlerinde tarifsiz bir kıvılcım,öfke dolu.
Nasıl da aşıp geldiler böylesi tehlikeli yolu?
Sonra öğrendim ,her mazlumun yanında,
bir gurup afrika diğer yarısı asyada.

Koşarmış bu insanlar gece gündüz fisebilillah,
gerçek mumini görmek nasip oldu elhamdulıllah!..

Ilk kez bir kucakta taşınıyordum hem de şevkatle,
doğrusu pek de aşina değildim sevgi ve merhamete.

üç gün sürdü yoculuğumuz,
sonra bir şehre ulaştık, adını öğrendim, konya,
ben kurban olayım bu şehrin sakinlerini yaradana.
Her zerremi sanki yeniden inşa ediyorlar,
tabipler,hemşireler pür dikkat geliyorlar.


Yoksa dedim bir ara,rüyamı bütün bunlar?
şimdiye değin niçin sahip çıkmadı bu insanlar?

Belkide bizler henüz layık olduk yardıma,
cenabı allah bir sebep halk edermiş kuluna.

Tedaviler itina ile devam ederken,
önce sağ kolum tutar oldu,damarıma kan geldi,
bacağımın birisi kısa ama öteki birazcık yere değdi.
Omuzum hala düşük ama,kırık kaburgalarım açıldı,
boğazımda düğümlenen nefes, cılız gövdeme saçıldı .

Bir soluk nefes nimetinin kadrini şimdi anladım,
bir ömrü beyhude tüketenler,eyvah size çok acıdım!..

Konya, minnettarım sana ey belde- i mübarek
burda süremiz doldu,şimdi ayrılık gerek.

Iki ay sonra yeni bir şehir , istanbul u tanıdım,
ölmekle yaşamanın farkına ben burda vardım.
Filistinde gülen değil,istanbulda ağlayan olsaydım,
ne olurdu kör talihim,ben bu şehirde doğsaydım!…

filistin e dönmeye iki gün kalmıştı,
barut kokuları gelmeye başladı şimdiden burnuma,
korkarım şarepnel parçaları kastedecek canıma.
Uykularım kabus dolu,gecelerim işkence,
hayatın anlamı, izahı gayri mümkin bilmece
ruhum uykuda gözlerim açık,
gövdem yatakta aklım kaçık…

istanbul bana çok sey öğretti kısa zamanda,
televizyonu ilk kez seyretim ,birde tiyatro ve sinema,
trafik,asayiş,çarşı pazar ve medenice dayanışma,
meğer kavgasızda yaşarmış milyonlar bir arada!

Haber verdiler,
bir gece televizyonda açık oturum varmış;
konu, - filistin ve intihar eylemleri-
sorular ve fetvalar üçe böldü alimleri.
Can kulağı ile dinledim,anlamaya çalıştım her kelimeyi,
seçmeye çalıştım geleceğime ait fetvayı hocalardan,
bunları öğrenmeye vaktim olmamıştı kitaplardan.

Bir hoca efendi net tavır koydu;
canlarınıza kıymayınız,
yasak olan eylemle cehennemlik olmayınız!…

öteki alim hayır dedi,
eğer bir kimse size saldırıda bulunursa,
siz de aynıyle cevap verin onun saldırısına!…


bu belki ancak cevazdır,görevi asli sayılmaz,
hukukda adi ”azimettir” gözardı yapılamaz.

Kişi hangi değerler uğruna ölürse şehadet makamına?
Düşman saldırırsa evlad i iyali,eş can,dini ve malına.
Bu uğurda ölebilmek herkese istese de nasip olamaz,
şartlar oluşmussa müslüman bir adım geri kalamaz!

üçüncü alim dediki,
sizler savaş ile intiharı aynı kefeye koydunuz,
her gün onlarca masum ölürken rahatca uyudunuz.
Elbet ,allah zalimleri başarıya erdirmez,
kan kusan bir kavme niçin sesiniz yükselmez?

Hataları eleştirme yerine vazifemize bakalım
kendi nefsimize savcı,başkasına avukat olalım!

Taş olmuş kalbiniz,.filistin acısıyle inledi mi?
Sizlerin dostluk mesajını düşmanlar dinledi mi?
Kardeşlik adına ne yaptık? Allah için söyleyin,
siz önce kendi beldenizde zülmü önleyin…

yigit ancak düştüğü yerden kalkar,
biliniz güneş hep anadoludan doğar…
zülmet ve vahşeti ancak bu nur boğar

haydi…hep beraber yükseltelim meşaleyi
çiçeklerle bezeyelim yerle bir olmuş harabeyi

üç alimin görüşünü hakkıyle kavradım
ben artık kesin karara vardım…
Alıntı:
rüyam´isimli üyeden Alıntı
baba! Diyorlar ki sen suçlusun. [ımg]http://www.islamiyazilar.com/resimler/filistinli_kizin_yurekleri_parcalayan_aygiti__vide o_-0.jpg[/ımg]


baba! Sen suçlu değilsin...


baba! Neden tutukladılar seni?


baba! Seni benden neden esirgediler?


beni bir defa bile öpmeden,


annemin gözyaşlarını silmeden.


anne!


her sabah yanaklarında gözyaşı görüyorum.


filistin herşeye lâyık değil mi?


hergün güneşe sesleniyorum...


anne! Babamı birkez daha görebilecek miyim?


yoksa, kıyamete kadar bir daha göremiyecek miyim?


yoksa, annemin gözyaşları kıyamete kadar akacak mı?


baba, neredesin!


neredesin!


baba, neredesin!


neredesin!


topraklarımız işgal ediliyor.


filistin çiçekleri koparılıyor.


babamı hiç öpmedim,


güneş doğduğundan beri.


bayramlar bayramı, şenlikler şenliği kovalıyor.


şehid üstüne şehid düşüyor...


babam demir parmaklıklar arkasında!


kölelerin tutulduğu duvarların ötesinde.


o gün ne zaman?


parmakların kırılacağı gün ne zaman?


her sabah çocuklarını öpen babalar!


çok şey mi istiyorum?


çok şey mi istiyorum?


ey ezilmiş çocukluğum


ben filistin' in çiçeğiyim


ve babam demir parmaklıklar arkasında.


babamı istiyorum...


babamı istiyorum...


babamı istiyorum...

..
 
Digg this Post!Bookmark Post in Technorati
Alt 21-01-09, 11:31   #2
Bu Cinayet! Günahın En Has Hali İHANET Hakkımı ver Gideyim ADALET Son KOZUM Olsun Zorda Sukunet..
 
DoMiNo - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 15-11-08
Nerden: ∂σмιησℓαη∂
Mesajlar: 5,805
Tecrübe Puanı: 16736 DoMiNo 1000 DoMiNo 1000 DoMiNo 1000 DoMiNo 1000 DoMiNo 1000 DoMiNo 1000 DoMiNo 1000 DoMiNo 1000 DoMiNo 1000 DoMiNo 1000 DoMiNo 1000
Cevap: Filistini Anlatan Şiir veya Yazı

Keşke daha fazla katılım olsaydı...

Ama orada yaşanan acıyı, vahşeti anlatacak henüz bir kelime icat edilmedi
ve üretilmedi orada yaşananları yazacak kalem...

.
__________________
вυ ¢ιηαуєт!...
güηαнıη єη нαѕ нαℓι ιнαηєт
нαккıмı νєя gι∂єуιм α∂αℓєт
ѕση кσzυм σℓѕυη zσя∂α ѕüкυηєт
кєη∂ιмє ѕαяıℓıя ∂σηαяıм
DoMiNo isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Digg this Post!Bookmark Post in Technorati
Alt 22-01-09, 17:44   #3
Bir Varmış Bir Yokmuş
Guest
 
Mesajlar: n/a
Cevap: Filistini Anlatan Şiir veya Yazı

Alıntı:
DoMiNo´isimli üyeden Alıntı
Keşke daha fazla katılım olsaydı...
Bu kadariz iste nerde cümbüs eglence bizim insanlarimiz orda
 
Digg this Post!Bookmark Post in Technorati
Alt 22-01-09, 17:55   #4
Bir Varmış Bir Yokmuş
Guest
 
Mesajlar: n/a
Cevap: Filistini Anlatan Şiir veya Yazı

TonyaLi 2 13,33%
Erdy|| 2 13,33%
DoMiNo 8 53,33%
ShiLa 0 0%
Dila 4 26,67%
RüYaM 3 20,00%
 
Digg this Post!Bookmark Post in Technorati
Konu Kapatılmıştır

  • Submit Thread to Digg Digg
  • Submit Thread to del.icio.us del.icio.us
  • Submit Thread to StumbleUpon StumbleUpon
  • Submit Thread to Google Google
  • Bookmarks

    Etiketler
    şiir veya yazı

    Seçenekler
    Stil

    Yetkileriniz
    You may not post new threads
    You may not post replies
    You may not post attachments
    You may not edit your posts

    BB code is Açık
    Smileler Açık
    [IMG] Kodları Açık
    HTML-KodlarıKapalı
    Trackbacks are Açık
    Pingbacks are Açık
    Refbacks are Açık



    Bütün Zaman Ayarları WEZ olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 02:30 .


    Powered by vBulletin Version 3.8.7
    Copyright ©2000 - 2012, Jelsoft Enterprises Ltd.
    Search Engine Friendly URLs by vBSEO 3.5.0 RC2
    Sohbet ve Sohbet odalari sitesi

    Sohbet Chat Forum Oyunlar1