hoSSohbeT.com  Sohbet  forumlari

Anasayfa Bugünki Mesajlar Forumları Okundu Kabul Et
Geri git   hoSSohbeT.com Sohbet forumlari > Tarih Kültür Sanat Forumu > Kim Kimdir? > Yabancı Biografiler
Kayıt ol Yardım Sohbet Gazete oku Diyetsaglik Üye Listesi Ajanda Arama Bugünki Mesajlar Forumları Okundu Kabul Et



Cevapla
 
LinkBack Seçenekler Stil
Alt 05-06-08, 01:47   #11
Dekan
 
Yayamaz Kayimca - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 14-10-05
Nerden: Güneşin dogabildigi hey yeyden..
Mesajlar: 11,327
Tecrübe Puanı: 52232 Yayamaz Kayimca 1000 Yayamaz Kayimca 1000 Yayamaz Kayimca 1000 Yayamaz Kayimca 1000 Yayamaz Kayimca 1000 Yayamaz Kayimca 1000 Yayamaz Kayimca 1000 Yayamaz Kayimca 1000 Yayamaz Kayimca 1000 Yayamaz Kayimca 1000 Yayamaz Kayimca 1000
Yayamaz Kayimca isimli Üyeye Skype üzeri Mesaj gönder
Exclamation Cevap: Pablo Neruda: Büyük Dünya Ozanı....



Mücadele, sanat, şiir, politika ve kendi hayatı üzerine...



Kendi kaleminden Neruda!



"Politik mücadele, şiirin ayrılmaz bir parçasıdır. İnsanoğlunun kurtuluşu sık sık kanla, ama hep şarkılarla dalgalanır. Ve insanlık şarkısı, büyük şehitlik ve bağımsızlık çağımızda her geçen gün biraz daha zenginleşiyor."

(Şiir Boşuna Yazılmış Olmayacak, Çev: N. Arman, de yay.1984 s. 144)

Şiirinde ve yaşamında iz bırakan olaylar ve anılar

İlk acı deneyim!

Temuko'dayken öğrenci birliğinin yayın organı olan Claridad dergisine yazılar yazmıştım. Bu dergiyi okuldaki arkadaşlarıma da satardım. 1920 yılında Temuko'ya gelen haberler benim kuşağım için üzücüydü. Oligarşi'nin çocukları sayılan "Altın Gençlik", öğrenci birliği binasını basmış ve tahrip etmişti. Koloniler zamanından günümüze kadar daima zengin sınıfın yanında görünen yasalar da suçluları değil suçsuzları yakalamıştı. Bunlardan genç Şili edebiyatının büyük umutlarından Gomez Rojas, yediği dayaktan çıldırdı ve öldü. Küçük ülkemde bu cinayet, Federico Garcia Lorca'nın Granada'da öldürülüşü kadar büyük tepkiler yarattı. (Yaşadığımı İtiraf Ediyorum, Çev: A. Arpad, Alan yay.,3. Baskı, 1996, s.38)




Yolumu seçtim!


"Kısacası, kendime bir yol seçecektim. İşte bu yolu, İspanya'nın yaşadığı kötü günlerde seçtim ve hiçbir zaman da pişman olmadım." (age. s129)

"Tellerinden şarkılar yerine, kanlar akan İspanya gitarlarına ilk kurşunlar atıldığında, benim şiirim bir hayalet gibi sokaklarda dolaşıyordu. Sonra yavaş yavaş içine kökler sokuldu. Ve damarlarında kan akmaya başladı. İşte o günden sonra herkesin yolu benim de yolum oldu. Yalnızlığın güneyinden kuzeyine göç ettiğimi görüyorum. Orada yaşıyor insanlar, benim alçak gönüllü şiirimi kendilerine kılıç yaparak, büyük ıstırapları arasında terini silecek mendil diye açacak, ya da ekmek savaşında silah olarak kullanacak" (age, s. 140)




Ayakkabısız ve okulsuz yoksul halkın, işçilerin şairiyim!


"Yıllar sonra benimle röportaj yapmış olan Curzio Malaparte, yazısında çok doğru olarak şunları yazmıştı: "Eğer ben de Şilili bir şair olsaydım, Pablo Neruda gibi yapardım. Bu ülkede şair bir karara varmalıdır. Ya Cadillac'lar ya da ayakkabısız okulsuz insanlar!"


İşte ayakkabısız ve okulsuz bu insanlar beni 4 Mart 1945 yılında ülkenin senatörlüğüne seçti. Şili'nin en geri bölgeleri sayılan büyük bakır ve güherçile ocaklarının binlerce insanı bana oy vermiş olduğu için her zaman gurur duyarım.


* Şiirim bana onlarla ilişki kurma yollarını açtı: şiirim, halkım ve onların güç yaşantıları arasında dolaşabiliyor ve onlar tarafından ölümsüz bir kardeş olarak kabul ediliyordu"(age. s161)



* "Ben ıstırap çektim ve savaştım, ben sevdim ve şarkılar söyledim. Dünya bölünürken ben yendim ve yenildim, ekmeğin ve kanın tadına vardım. Başka ne arzular bir şair? Ağlamaktan öpmeye, yalnızlıktan kalabalığa kadar bütün duygular şiirimde kanat çırpmış, onun içinde yaşamıştır. Ben şiirim için yaşadım, şiirimle savaşlar verdim. Eğer kelebeğin konduğu çiçekteki tozlar kadar armağanlar kazanmışsam, içlerinde biri vardır ki, birçok şair beni kıskanacaktır. Estetiğin güç öğretileri ve yazılı sözlerin labirentinde yaptığım araştırmalardan sonra halkımın şairi olmuştum. Benim kazandığım en büyük ödül işte buydu. Mısralarımla dolu kitaplarım değil. Lota'nın kömüründen, yerin yedi kat dibindeki ocaklardan, toprağın içine giren dimdik galerilerden, sanki cehennemden geliyormuş gibi, yaptığı berbat işten suratı bitkin, tozdan gözleri kıpkırmızı bir adamın yeryüzüne çıkıp da, yarıkları ve nasırları ile kuru bozkır topraklarını andıran o elini uzatarak, sana: "Seni çoktandır tanıyorum ben, kardeş!" dediği ve gülümsediği anda en büyük armağanı almış gibi olursun. Benim şiirimin aldığı defne dalından taçtır bu. O acımasız bozkırlarda, topraktaki delikten çıkan işçinin sözleri. Rüzgarlar, geceler ve Şili'nin yıldızları bu insanlara şöyle seslenmektedir: Sizler yalnız değilsiniz, bir şair acılarınızı biliyor!"(age, s164-165)

Gerçekçi olmayan şair ölür. Fakat yalnız gerçekçi olan şair de ölür. Sadece akla aykırı yazan şair, kendisince ve sevgilisince anlaşılır ancak. Bu da oldukça umut kırıcı. Sadece akılcı olan şairi eşekler bile anlar. Ama bu da epey hüzün verici.
Bu gibi karşılaştırmalar için resim tahtasında yazılı sayılar yok. Tanrının, ya da şeytanın hazırladığı aletler de yok. Her ikisi de çok önemli bu kişilikler, şiirde durmamacasına bir savaşa götürür sadece, meydan savaşını kimi zaman biri, kimi zaman öteki kazanır ama, şiirin kendisi yenilgiye düşmemelidir.

Şairlik mesleğinin kötüye kullanıldığı da olur elbette. Öylesine çok yeni şair ve yeni yetişen bayan şair ortaya çıkıyor ki, yakında hepimiz şair olacağız ve okur da kalmayacak. Okur aramak için yakında keşif gemileriyle evreni bir baştan bir başa dolaşmak gerekecek.

İnsanın en eski eğilimi şiirdir. Din törenleri ve duaları şiirden doğdu. Dinlerin çekirdeğinde de şiir vardır. Şair bunu doğanın belirtileriyle kendini bildi. İlk çağlarda bu Tanrı görevini korunmak için rahip dediler kendilerine. Günümüzün şiiri ise, şiirini haklı göstermek için, sokağın ve insan yığınlarının kendisine uzattığı belgeyi benimsiyor. Günümüz halkçı şairi din adamlarının en eskisidir. Eski zamanlarda karanlıklarla anlaşma yapardı. Günümüzde ise ışığın yerini göstermek zorunda." (age. 249, 250)















__________________
[SIGPIC][/SIGPIC]
Yayamaz Kayimca isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Digg this Post!Bookmark Post in Technorati
Alıntı ile Cevapla
Alt 05-06-08, 01:50   #12
Dekan
 
Yayamaz Kayimca - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 14-10-05
Nerden: Güneşin dogabildigi hey yeyden..
Mesajlar: 11,327
Tecrübe Puanı: 52232 Yayamaz Kayimca 1000 Yayamaz Kayimca 1000 Yayamaz Kayimca 1000 Yayamaz Kayimca 1000 Yayamaz Kayimca 1000 Yayamaz Kayimca 1000 Yayamaz Kayimca 1000 Yayamaz Kayimca 1000 Yayamaz Kayimca 1000 Yayamaz Kayimca 1000 Yayamaz Kayimca 1000
Yayamaz Kayimca isimli Üyeye Skype üzeri Mesaj gönder
Thumbs up Cevap: Pablo Neruda: Büyük Dünya Ozanı....


Neruda: Kavganın militan ozanı!



Pablo Neruda, toplumsal ve siyasal şiirleriyle Latin Amerika’nın şiirsel sesi oldu. Neftali Ricardo Reyes Basoalto adıyla 12 Temmuz 1904’de Güney Şili’de doğdu. Babası lokomotifçi, doğumundan hemen sonra ölen annesi ise öğretmendi. Neruda henüz 15 yaşındayken yerel bir gazetede görev aldı. Çekoslovakyalı şair Jan Neruda’ya olan hayranlığından dolayı Pablo Neruda takma adını aldı. 20 yaşında ilk şiirleriyle bir yarışmaya katıldı. Daha sonra gazeteci olarak çalışmaya başladı.


Neruda’nın ilk şiir derlemesi 1923’de çıktı. Bir yıl sonra yayınlanan Yirmi Aşk Şiiri ve Umutsuz Bir Şarkı Latin Amerika’nın en çok satış yapan şiir kitabı oldu. Neruda 6 yıl boyunca Güneydoğu Asya’da konsolosluk yaptı. Bu bölgedeki toplumsal sorunlar yüzünden ömrünü “en çok acı veren dönemi” olarak nitelendirdiği bu süreçte Yeryüzünde Konaklama adlı iki ciltlik yapıtını verdi.


Neruda, katı mısra ve şiir biçimlerine yer vermeyip, her şiiri kendine özgü bir ritimle yazmıştı. 1934’de İspanya’ya giden Neruda, burada sembolizm, sürrealizm ve fütürizmin etkisinde kalan 1927 Nesli adlı şiir topluluğuna katıldı.


Şili Konsolosluğu görevi için Arjantin’de bulunduğu dönem devrimci şair Federico Garcia Lorca’yı tanıdı ve ondan etkilendi. “Şiirimi değiştiren bu İspanya İç Savaşı, benim için bir şairin ölümü ile başlar ” der Pablo Neruda ve Lorca için şu dizeleri yazar.

“Lorca’da İspanya’nın bir çağını yaşamak mümkündü. Halkçı gelişme çağını.
Gelip geçmiş o İspanya’yı aydınlatan biri.”


Neruda 1949’da Şili Komünist Partisi’ne girerek senatör oldu. Başkan Gonzalez Videla’yı eleştirmesi üzerine hükümet tarafından devlet düşmanlığıyla suçlandı ve tutuklama emriyle arandı. Arjantin’e kaçmayı başardı. Daha sonra Sovyetler Birliği’nde ve Çin’de yaşamını sürdürdü.


Şiirlerinde, Latin Amerika’yı tarihiyle, doğasıyla ve politik–sosyal durumuyla ele alarak yansıtmaya çalıştı.


1969 yılında Komünist Parti tarafından başkan adayı gösterilen Neruda, Salvador Allende’nin ulusal cephesine katılmak üzere 1970’te adaylığını geri aldı. Arkasından Allende tarafından Fransa’ya Büyükelçi olarak atandı. Bir yıl sonra Neruda’ya Nobel Edebiyat Ödülü verildi.


Kansere yakalanan Neruda, Allende’ye karşı düzenlenen askeri darbeden birkaç gün sonra, 24 Eylül 1973’de, 69 yaşında hayata gözlerini kapadı. Anıları Yaşadığımı İtiraf Ediyorum adı altında ölümünden sonra yayınlandı.












Yayamaz Kayimca isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Digg this Post!Bookmark Post in Technorati
Alıntı ile Cevapla
Alt 05-06-08, 11:00   #13
Üyecik
 
kentastis - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 05-06-08
Nerden: işt
Mesajlar: 6
Tecrübe Puanı: 0 kentastis 10
kentastis - MSN üzeri Mesaj gönder
Cevap: Pablo Neruda: Büyük Dünya Ozanı....

ölüm yıldönümü de değil nerden çıktı ki şimdi. içinden mi geldi. allah rahmet eylesin yapacak bişey yok
__________________
biz zaten hiç bir romanda kendi hayatımıza rastlamadık...
kentastis isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Digg this Post!Bookmark Post in Technorati
Alıntı ile Cevapla
Alt 05-06-08, 19:17   #14
Dekan
 
Yayamaz Kayimca - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 14-10-05
Nerden: Güneşin dogabildigi hey yeyden..
Mesajlar: 11,327
Tecrübe Puanı: 52232 Yayamaz Kayimca 1000 Yayamaz Kayimca 1000 Yayamaz Kayimca 1000 Yayamaz Kayimca 1000 Yayamaz Kayimca 1000 Yayamaz Kayimca 1000 Yayamaz Kayimca 1000 Yayamaz Kayimca 1000 Yayamaz Kayimca 1000 Yayamaz Kayimca 1000 Yayamaz Kayimca 1000
Yayamaz Kayimca isimli Üyeye Skype üzeri Mesaj gönder
İşaret Cevap: Pablo Neruda: Büyük Dünya Ozanı....

Alıntı:
kentastis´isimli üyeden Alıntı
ölüm yıldönümü de değil nerden çıktı ki şimdi. içinden mi geldi. allah rahmet eylesin yapacak bişey yok



Yıldönümünü anımsatmak adına bu konunun açılmadıgını anlamanız gerekirdi diye düşündüm!!!!bölüm kim kimdir????kişi hakında sadece şu tarihte dogdu bu teyihte öldü diye yazı eklemektense o kişiyi tüm ayrıntıları dip notları ile anlatmak daha anlamlı olmalı.................











Yayamaz Kayimca isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Digg this Post!Bookmark Post in Technorati
Alıntı ile Cevapla
Cevapla

  • Submit Thread to Digg Digg
  • Submit Thread to del.icio.us del.icio.us
  • Submit Thread to StumbleUpon StumbleUpon
  • Submit Thread to Google Google
  • Bookmarks

    Seçenekler
    Stil

    Yetkileriniz
    You may not post new threads
    You may not post replies
    You may not post attachments
    You may not edit your posts

    BB code is Açık
    Smileler Açık
    [IMG] Kodları Açık
    HTML-KodlarıKapalı
    Trackbacks are Açık
    Pingbacks are Açık
    Refbacks are Açık



    Bütün Zaman Ayarları WEZ olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 03:49 .


    Powered by vBulletin Version 3.8.7
    Copyright ©2000 - 2012, Jelsoft Enterprises Ltd.
    Search Engine Friendly URLs by vBSEO 3.5.0 RC2
    Sohbet ve Sohbet odalari sitesi

    Sohbet Chat Forum Oyunlar1