hoSSohbeT.com  Sohbet  forumlari

Anasayfa Bugünki Mesajlar Forumları Okundu Kabul Et
Geri git   hoSSohbeT.com Sohbet forumlari > Tarih Kültür Sanat Forumu > Kim Kimdir? > Yabancı Biografiler
Kayıt ol Yardım Sohbet Gazete oku Diyetsaglik Üye Listesi Ajanda Arama Bugünki Mesajlar Forumları Okundu Kabul Et



Cevapla
 
LinkBack Seçenekler Stil
Alt 13-01-07, 15:35   #21
Profesör
 
Volkan - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 05-12-06
Nerden: Türkiye
Mesajlar: 2,279
Tecrübe Puanı: 521 Volkan 1000 Volkan 1000 Volkan 1000 Volkan 1000 Volkan 1000 Volkan 1000 Volkan 1000 Volkan 1000 Volkan 1000 Volkan 1000 Volkan 1000
Volkan - AİM üzeri Mesaj gönder
Saddam Hüseyin

28 Nisan 1937'de Irak'ın Tikrit kasabasında fakir bir ailenin çocuğu olarak dünyaya gelen Saddam Hüseyin, babasının ölümü nedeniyle annesi ve akrabaları tarafından büyütüldü. Saddam'ın siyasetle tanışıklığı ilk gençlik günlerine kadar uzanıyor. O günlerde kendini, Arap dünyasına egemen ulusçu-özgürlükçü ve anti emperyalist rüzgara kaptıran Saddam, genç yaşlarda Baas Partisi'ne katıldı. 1956 yılında başarısız bir darbe girişiminde bulundu.

Monorşinin sona ermesinden ardından Başbakan Abdül Kerim Hassam'ı öldürmek için oluşturulan bir suikast örgütünün içinde önemli bir rol oynadı. Ancak bu olay açığa çıktı ve Saddam ülke dışına kaçmak zorunda kaldı. 1963 yılında [Üye Olmadan Linkleri Göremessin! Üye Olmak İçin Tıkla...] iktidara gelince ülkesine geri döndü. Bu sırada kuzeni Sacide ile evlendi ve ikisi erkek üçü kız beş çocuğu oldu. Ancak geçen yıllar Baas Partisi ile arasındaki farklılıklar derinleşmeye başladı. Çatışmalar iyice sertleşince Saddam hapse atıldı.

DARBE HAPİSTEN KURTARDI

1968 yılında yapılan darbe Saddam'ı da hapisen kurtardı. Parti içinde hızla yükselen Saddam, taviz vermez kararlılığı ve sertliği sayesinde Baas'ın en önemli yapılarından olan Devrim Konseyi Kurulu'na girdi. Zamanla konumunu iyice pekiştirdi ve Başkan Ahmed Hasan Bekri iktidarının perde arkasındaki asıl güç kaynağı oldu. 1979 yılında ise bir darbeyle iktidara el koyarak 'perdeyi indirdi'. İlk iş olarak da muhaliflerine karşı acımasız bir 'imha' kampanyası başlattı.

Saddam iktidarını, güçlü bir istihbarat ağına dayanan baskıcı yöntemlere dayandırdı. Sesini yükselteni öldürmekten hiç çekinmedi. Bazen bu imha kampanyaları, Halepçe örneğinde olduğu gibi, tüm bir kente yönelik 'soykırım' haline de dönüştü.

İKTİDAR HIRSININ FATURASINI HALKI ÖDEDİ

1980 yılında Saddam kendisini Arap dünyasının liderliğine taşıyacak, Batı'nın gözünde de vazgeçilmez kılacak bir fırsat gördüğünü sandı. İran'da İslam Devrimi bütün hızıyla sürmükteydi. Humeyni rejiminin başta ABD olmak üzere Batı ile ilişkileri giderek kötüleşiyor, İran, "'devrim ihracı' politikasıyla" tüm bölge için bir tehdit olarak algılanılyordu. Saddam işte bu tesbite dayanarak İran'a savaş açtı. Hesapları, bu savaşta Batı'nın desteğini kolayca alacağına ve çalkantılı günler geçiren İran'ın fazla direnemeyeceğine dayanıyordu.

Savaşın ilk günlerinde Irak askerleri önemli bir su bölgesi olan Şatt el Arab'ı ele geçirdi. Ama İran, Saddam'ın tahmin ettiğinden daha dişli çıktı. Ve 8 yıl süren savaş yüzbinlerce insanın ölümüne yol açtı. İki ülkenin ekonomisi de tahrip oldu. Savaş bittiğinde her iki taraf da başlanılan noktadaydı. Petrolün, gücünü elindeki tek güç olduğu için çok iyi bilen Saddam, İran Savaşı'ndan umduğu kazancı elde edemeyince gözünü Kuveyt'e çevirdi.

2 Ağustos 1990 yılında Saddam'ın birlikleri Kuveyti işgal etti. Bunun üzerine ABD öncülüğündeki müttefik kuvvetler Irak'a savaş ilan ettiler. 16 Aralık 1990'da büyük bir bombardıman başladı ve bu bombardıman 27 Şubat 1991 yılında sona erdi. Fakat o günden sonra ara ara da olsa bonbardıman sürdü. 11 Eylül saldırılarından sonra da gözler yine Saddam'a döndü.

Saddam Hüseyin yönetimi, 12 yıl süren BM ambargosunun ardından, 2003 yılının Mart ayında bu kez yalnızca ABD ve İngiltere tarafından oluşturulan koalisyonun başlattığı operasyonun ardından 9 Nisan 2003'te devrildi.


Operasyonun başlamasıyla ortadan kaybolan Saddam Hüseyin'in nerede saklandığı bilinmiyordu...

ABD'nin Irak'taki sivil yöneticisi Paul Bremer, 14 Aralık 2003 tarihinde düzenlediği basın toplantısıyla Irak'ın devrik devlet başkanı Saddam Hüseyin'in 13 Aralık gecesi Tikrit yakınlarında yakalandığını açıkladı. Saddam Hüseyin, doğum yeri Tikrit'e 20 kilometre, El Oca'ya 6 kilometre uzaklıktaki El Dor kasabasında, sık hurma ağaçlarının bulunduğu düz bir alandaki El Hadra bahçesinde bir sığınakta ele geçirildi.

Irak'taki Amerikan güçlerinin komutanı İspanyol General Ricardo Sanchez, Bağdat'ta düzenlediği basın toplantısında, Saddam'ın bir çiftlikteki 2 metre derinliğinde bir çukurda yakalandığını söyledi. Ricardo Sanchez, havalandırma sistemi bulunan çukurun girişinin tuğla ve çöplerle kamufle edildiğini ve çukurda sadece bir kişilik yer olduğunu belirtti. Saddam Hüseyin yakalandığı sırada yanında 750 bin dolar, iki kalaşnikof ve bir tabanca bulunuyordu.

Saddam Hüseyin'in kimliğinin belirlenmesine, 7 aydır tutuklu bulunan eski başbakan yardımcısı Tarık Aziz'in yardım ettiği bildirildi. Irak'taki ABD öncülüğündeki yönetimin adının açıklanmasını istemeyen bir yetkilisi, Reuters'a yaptığı açıklamada, ''Saddam'ın kimliği Tarık Aziz'in yardımıyla belirlendi'' dedi, ancak ayrıntılı bilgi vermedi. Bir zamanlar Saddam'ın en yakın yardımcılarından olan Aziz, Temmuz'da ABD güçlerinin operasyonunuda öldürülen Saddam'ın oğulları Uday ve Kusay'ın cesetlerinin teşhisinde de yardımcı olmuştu.

SADDAM HÜSEYİN HANGİ SUÇLARDAN YARGILANACAK?

Irak’ın devrik lideri Saddam Hüseyin, 24 yıllık iktidarında meydana gelen bir dizi saldırı ve katliam suçlarından sorumlu tutularak yargılanacak. Saddam Hüseyin’in mahkemeye çıkarılması durumunda hakkında açılacak davada, suçlar şunlar:

İRAN-IRAK SAVAŞI: Irak 1980’de, İran İslam Devrimi’nden sonra küçük çaplı sınır çatışmalarından sonra İran’ı işgal ederek savaşı başlattı. 1988’de BM arabuluculuğunda sona erdirilen savaş sonucunda en az 1 milyon kişi hayatını kaybetti. Basra Körfezi’nin çıkışında İran’ın petrol dolum tesislerinin bulunduğu Harg Adası’nı bombalayan ve işgal eden Irak, 8 yıllık savaş sırasında İran’a karşı “sinir gazı” da kullandı.

HALEPÇE KATLİAMI: Irak Kürtleri, 1988’de özerklik taleplerini artırınca, Irak güçleri Halepçe’de siyanür gazı kullanarak kadın-çocuk 5 bin sivilin ölmesine neden oldu. “Kimyager Ali” olarak bilinen General Ali Hasan El Mecid, Kürtleri kendi köylerinden çıkarmak için kimyasal silah kullandı. Binlerce Kürt, köylerinden uzaklaştırılarak “yeniden yerleşim kampı” denilen bölgelerde yaşamak zorunda bırakıldı. 1991’deki “Körfez Savaşı” sırasında ise, onbinlerce Kürt öldürüldü ya da hapsedildi, 1 milyona yakını ülkeden kaçtı.

KUVEYT’İN İŞGALİ: Saddam Hüseyin’in komutasındaki Irak ordusu, Kuveyt’i işgal ederek “Körfez Savaşı”nın başlamasına neden oldu. Iraklı askerler, Kuveyt’ten çekilirken yüzlerce Kuveytli’yi esir alarak Bağdat’a götürdü, kenti yağmaladı. Savaş sırasında 700’den fazla petrol kuyusu ateşe verildi, petrol boru hatları açılarak Körfez ve su kaynakları kirletildi.

CİNAYETLER VE İŞKENCE: Irak’ta, onbinlerce insanın gömüldüğü düşünülen 270 toplu mezar olduğuna dair kanıtlar bulunuyor. BM İnsan Hakları Komisyonu, 2001’de Irak yönetimini, “suçlulara karşı geniş çaplı, sistematik işkence ve acımasız, insanlık dışı cezalar uyguladığı” için kınadı. Rejimin uyguladığı işkence yöntemleri arasında “askıya almak, dayak, tecavüz ve canlı insanları yakmak” olduğu bildiriliyor. 1979 İran İslam Devrimi’ne destek verdikleri gerekçesiyle tutuklanan binlerce Şii’nin akıbetleri bilinmiyor. Saddam Hüseyin 1979’da iktidarı ele geçirdiğinde, partinin yüzlerce üst düzey üyesi hapse atıldı ya da idam edildi.


KİTLE İMHA SİLAHLARI: Saddam Hüseyin 1990’larda kitle imha silahları üretmesi konusunda yasaklara uymayarak, uluslararası topluma ve Birleşmiş Milletler’e meydan okudu. Irak devlet başkanının, Irak’ta bulunan koalisyon güçlerine karşı saldırılardaki muhtemel işlevi de, yargılanması için bir gerekçe olabilecek.




VE İDAM KARARI

Irak'ın devrik Devlet Başkanı Saddam Hüseyin, yargılandığı Duceyl davasında insanlığa karşı suç işlemekten 05 Ekim 2006 günü ölüm cezasına çarptırıldı. Saddam'ın savunma ekibi, kararın ve yargılama sürecinin meşru olmadığını savunurken, Iraklı Başsavcı Cafer El Musavi, Saddam'ın kurşuna dizilmeyeceğini, asılacağını açıkladı.

Saddam, mahkemenin hakkında ölüm cezası kararını vermesinden sonra duruşma salonunda tekbir getirdi ve "vatan sağolsun" diye bağırdı.

Saddam Hüseyin'in Bağdat'taki davası.

Duruşma Bağdat'ta yoğun güvenlik önlemleriyle korunan Yeşil Bölge'de, özel olarak inşa edilen bir salonda yapıldı.

Saddam Hüseyin ve davada kendisiyle birlikte yargılanan diğer yedi sanık, 1982 yılında Duceyl kasabasında 143 Şii'nin öldürülmesi talimatını vermekle suçlandı. Saddam Hüseyin ölüm cezasına çerptırıldı.



Mahkeme salonundaki kişilerin kimler?
1- Iraklı ve yabancı gazeteciler
2- Muhammed Azavi Ali, eski Baas partisi yetkilisi
3- Ali Daim Ali, eski Baas partisi yetkilisi
4- Barzan İbrahim el-Tıkriti, Saddam Hüseyin'in üvey kardeşi ve eski istihbarat servisi başkanı
5- Taha Yasin Ramazan, eski Devlet Başkanı Yardımcısı
6- Mizher Abdullah Ravid, eski Baas partisi yetkilisi
7- Abdullah Kadim Ruadi, eski Baas partisi yetkilisi
8- Avad Hamad el-Bandar Devrim Mahkemesi'nin eski baş yargıcı
9- Saddam Hüseyin Devrik Irak lideri
10- Rizgar Muhammed Amin, *Yargıç (istifa etti)
*Yeni yargıç Ahmed Hüdayir


SADDAM İDAM EDİLDİ
Irak'ın idam cezasına çarptırılan devrik lideri Saddam Hüseyin, şafaktan az önce asılarak idam edildi. (30 Aralık 2006)


ABD tarafından desteklenen Irak televizyon kanalı El Hurra, Saddam Hüseyin'in cezasının yerel saatle 06.00'dan (TSİ 05.00) az önce infaz edildiğini duyurdu.

Saddam Hüseyin, 2003 yılı nisan ayında, ABD öncülüğündeki koalisyon güçlerince devrilmiş ve bu yılın kasım ayında, 1982'de kendisine karşı düzenlenen bir suikast girişiminin Duceyl'de 148 Şii köylüyü öldürerek insanlığa karşı suçlu bulunmuştu.


Irak Dışişleri Bakan Yardımcısı Lebid Abbavi, Saddam Hüseyin'in asılarak idam edildiğinin resmen açıklandığını söyledi. Lebid Abbavi, BBC Televizyonu'na yaptığı açıklamada “Saddam Hüseyin asıldı. Bu resmen ilan edildi” diye konuştu.





*Baas: Arapça, diriliş anlamına geliyor. 1940’lı yıllarda Şam’da, savaş altında kurulan bir parti. Amacı, tüm Arapları birleştirmek. Zaten Ortodoks Hıristiyan Mişel Eflak ile Sünni Müslüman Selahattin el-Bitar tarafından kurulmuş. İlk kongresini 1947 yılında yapmış. 1953 yılında Ekrem El Havrani’nin ‘Arap Sosyalist Partisi’ ile birleşerek ‘Arap Sosyalist Baas Partisi’ adını almış. Parti, tüm Arap dünyasını önce özgürlüğe sonra da sosyalizme ulaştırmak hedefini güdüyor.
__________________
Bir başka dünya bulsam içinde sen olmasan.




Volkan isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Digg this Post!Bookmark Post in Technorati
Alıntı ile Cevapla
Alt 15-01-07, 03:12   #22
Dekan
 
Yayamaz Kayimca - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 14-10-05
Nerden: Güneşin dogabildigi hey yeyden..
Mesajlar: 11,327
Tecrübe Puanı: 52232 Yayamaz Kayimca 1000 Yayamaz Kayimca 1000 Yayamaz Kayimca 1000 Yayamaz Kayimca 1000 Yayamaz Kayimca 1000 Yayamaz Kayimca 1000 Yayamaz Kayimca 1000 Yayamaz Kayimca 1000 Yayamaz Kayimca 1000 Yayamaz Kayimca 1000 Yayamaz Kayimca 1000
Yayamaz Kayimca isimli Üyeye Skype üzeri Mesaj gönder
Soru --->: İŞTE SADDAM(doğumundan idam sehpasına....)....

Saddam'ın idamına ilginç yorum
Rusya eski başbakanı Yevgeni Primakov, Saddam Hüseyin'in ABD'yi zor durumda bırakabilecek bilgileri açıklamasını önlemek için idamının hızlı bir şekilde gerçekleştirildiğini ileri sürdü.

Rossiya televizyon kanalına konuşan Primakov, Saddam Hüseyin'in, eski Baas rejimi ile ABD arasındaki ilişkiler konusunda bildiklerini açıklaması ve "son kez konuşmasını engellemek için beklenmedik şekilde" idam edildiğini öne sürdü.

Usta diplomat konuşmasında, "Saddam Hüseyin bildiği herşeyi söylemiş olsaydı, ABD Başkanı (George W. Bush) zor duruma düşebilirdi" dedi.

__________________
[SIGPIC][/SIGPIC]
Yayamaz Kayimca isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Digg this Post!Bookmark Post in Technorati
Alıntı ile Cevapla
Alt 15-01-07, 03:13   #23
Dekan
 
Yayamaz Kayimca - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 14-10-05
Nerden: Güneşin dogabildigi hey yeyden..
Mesajlar: 11,327
Tecrübe Puanı: 52232 Yayamaz Kayimca 1000 Yayamaz Kayimca 1000 Yayamaz Kayimca 1000 Yayamaz Kayimca 1000 Yayamaz Kayimca 1000 Yayamaz Kayimca 1000 Yayamaz Kayimca 1000 Yayamaz Kayimca 1000 Yayamaz Kayimca 1000 Yayamaz Kayimca 1000 Yayamaz Kayimca 1000
Yayamaz Kayimca isimli Üyeye Skype üzeri Mesaj gönder
Lightbulb --->: İŞTE SADDAM(doğumundan idam sehpasına....)....

Saddam efsaneleşiyor
Bihar eyaletindeki Lahona köyü sakinleri, köyün adının “Saddam Hüseyin Lahona” olarak değiştirilmesi talebiyle ilgili makamlara dilekçe verdi.
Lahona’dan Muhammed Murşid Alam, “Saddam Hüseyin’in idamını ve aşağılanmasını televizyonda izlerken herkes göz yaşlarına boğuldu” dedi.

Suraj Yadav adlı bir köylü de, “Asılmasının haksızlık olduğunu düşündük ve Amerikalılara karşı bir kaplan gibi savaşan Saddam’ı onurlandırmak istedik” dedi.

Hindistan’da Müslümanlar, Saddam Hüseyin’in 30 Aralıkta asılmasından bu yana protesto gösterileri düzenliyor.

Yayamaz Kayimca isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Digg this Post!Bookmark Post in Technorati
Alıntı ile Cevapla
Alt 11-05-07, 23:45   #24
Dekan
 
Yayamaz Kayimca - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 14-10-05
Nerden: Güneşin dogabildigi hey yeyden..
Mesajlar: 11,327
Tecrübe Puanı: 52232 Yayamaz Kayimca 1000 Yayamaz Kayimca 1000 Yayamaz Kayimca 1000 Yayamaz Kayimca 1000 Yayamaz Kayimca 1000 Yayamaz Kayimca 1000 Yayamaz Kayimca 1000 Yayamaz Kayimca 1000 Yayamaz Kayimca 1000 Yayamaz Kayimca 1000 Yayamaz Kayimca 1000
Yayamaz Kayimca isimli Üyeye Skype üzeri Mesaj gönder
Mesaj --->: İŞTE SADDAM(doğumundan idam sehpasına....)....

Kim ne derse desin, düzen bildiği sürüyor, çark eskisi gibi dönüyor.
Öyle her yılbaşı ya da bayramlarda, herkes eşine dostuna, çalışma arkadaşlarına, çevresine, bol bol “kutlu olsun” demekle “mutlu” olunsaydı, bugünler böylesine “kara bulutlu” olmazdı… Lafla peynir gemisi yürüyor!..

Yürümüyor çünkü, güç kimdeyse, içeride ve dışarıda o sömürüyor ve her şeyi buldozer gibi dümdüz ediyor… Ne din iman, ne hak hukuk, ne de vicdan hiç biri önem arz etmiyor… Yönetim erklerinde canavarlaşan insanlık, doymaz bir iştiha ile mazlumu yiyip yutmak yolunda hız kesmiyor…

Irak’ın devrik lideri Saddam astılar…
Ne zaman?
Kurban bayramına bir gün kala…
Yani Arife günü…
Yani Müslümanların kutsal saydığı bir günün öncesinde!..
Kim astırdı, ABD denilen emperyalist devlet…
ABD neyin peşinde?
Bush’un temsil ettiği “Haçlı” zihniyetinin peşinde!..

Mazlum ülkelere ve Müslümanlara iyi bir gözdağı verilmeli; “bakın ABD ne güçlü devlet görün ve ayağınızı ona göre denk alın” denilmeli!1

Saddam cani mi yoksa şehit mi?
Kimine göre cani, kimine göre şehit.
Bunu zaman daha iyi gösterecek…

Hiçbir ülke insanı, kendi ülkesinin liderini, diktatör ve cani de olsa, gelip başka ülkenin gözetiminde ve güdümünde yargılanmasını ve onun komutasında asılmasını kabullenemez!

Devrik lider Saddam’ı, ABD’nin ülkesini işgal etmeden ve hiçbir müdahalesi olmadan, Irak’ın kendi bağımsız yargısı açık ve şeffaf olarak yargılayıp idama mahkum etseydi, kimsenin bir diyeceği olmazdı.

Kimse de asılması ile ilgili görüntüleri televizyonda izlerken, “acaba mı” kuşkusunu taşımadan “acıma” duygusuna yenik düşmezdi…

Bir örnek verelim:

ABD bizim ülkemizi işgal etmiş olsa( bunu hiçbir zaman yapamaz ya…) ve gelip Irak’ta olduğu gibi güdümlü bir yargı oluşturup ülkemizde “terörist başı Öcalan” ı yargılatıp idam kararı çıkartırmış ve astırmış olsa; “Apo” denilen o caniye, içimizde ki kin ve düşmanlık dorukta olduğu halde; asılmasından ötürü istediğimiz gönül ferahlığını ve vicdani rahatlığı duyabilir miyiz?

Şehitlerimizin katilimizi kendimiz asmadıkça ruhumuz, benliğimiz nasıl rahata ve vicdan huzuruna erişebilir? Yüreğimiz bugün hala neden isyan halinde!

Saddam’ın geçmişine baktığınızda; kan dökmeler, canilikler, savaşlar, ölümler ve katliamlar var… Tam bir diktatör fotoğrafı!.. Ancak, bu gerçeğe karşın, kimilerine göre, ki onlar bugün Saddam’ı şehit olarak görüyorlar. Saddam ülkesini ABD zulmünden kurtarmak, topraklarında çıkan petrolü kendi halkına mal etmek için, emperyalizme karşı bir savaş içerisindeydi…

Saddam’ın geçmişi, tartışmaya açık olabilir ama ülkesinin ABD tarafından işgal edilmesi ve ABD güdümünde cezalandırılıp asılması, hiçbir şeklide kabul edilemez! Saddam’dan önce asılması gereken bir lider varsa, hiç kuşkusuz ABD Başkanı Bush’tur. Irak’a niçin girmiş ve yaşlı, kadın ve çocuk demeden masum yüz binlerce masum insanın katledilmesine hangi haklı gerekçeyle neden olmuştur.

Her şeye karşın;
Saddam ölüme giderken, idam sehpasının altında ki dik duruşuyla, kimseye yalvarıp yakarmadan, ezilip büzülerek kendisini astıran Bush’a zafer sarhoşluğu yaşatmadan, dava adamı kararlılığıyla güçlü bir fotoğraf ortaya koymuştur.. boynuna cellat ipi geçirirken, metanetli duruşuyla, gerek kendi ülkesinde gerekse dış ülkelerde kendisine kızan, hatta ölümünü isteyen pek çok insan nezdinde bile “güçlü adam”, “dava adamı” portresi Çizdi.

Göreceksiniz, “o duruşu” yıllar sonra Saddam’ı ülkesi uğruna kahramanca ölen lider konumuna getirecek, belki de diktatörlük döneminin acımasız uygulamalarını bile unutturacak bir gelişmeye yol açacaktır…

Yine göreceksiniz, ABD denilen emperyalist devlet, yaptıklarının faturasını mutlaka ağır biçimde ödeyecektir. İnanıyoruz ki halkımız, yönetenlerin uydulaşmasına bakmadan, ABD ve AB denilen şer odaklarını yüreğinden ve yerleştiği omurgasından çok gecikmeksizin silkip atacaktır…

Son gelişmeler, Ortadoğu’da yaşananlar, ülkemiz üzerinde oynanan çeşitli oyunlar; ABD ve AB denilen iki belanın gerçek yüzlerini çeşitli biçimlerde ortaya koymakta.
ABD ve Bush sanmasın ki, Saddam’ı astırdığı için, mazlum milletler korkacak ve sinecek. Dünya da kendi vatanını savunma durumunda kalan halk kadar tehlikeli ve baş edilemez başka bir güç olamaz! Yeter ki ülkelerin başındakiler, gaflet, dalalet ve hıyanet içerisinde olmasınlar!

Göreceksiniz, ABD, Irak’tan da arkasına bakmadan kaçacak ve Vietnam perişanlığında, astırmış olduğu Saddam’ın ülkesinden, iyi bir ders almış olarak defolup gidecektir!..
Yayamaz Kayimca isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Digg this Post!Bookmark Post in Technorati
Alıntı ile Cevapla
Alt 11-05-07, 23:55   #25
Dekan
 
Yayamaz Kayimca - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 14-10-05
Nerden: Güneşin dogabildigi hey yeyden..
Mesajlar: 11,327
Tecrübe Puanı: 52232 Yayamaz Kayimca 1000 Yayamaz Kayimca 1000 Yayamaz Kayimca 1000 Yayamaz Kayimca 1000 Yayamaz Kayimca 1000 Yayamaz Kayimca 1000 Yayamaz Kayimca 1000 Yayamaz Kayimca 1000 Yayamaz Kayimca 1000 Yayamaz Kayimca 1000 Yayamaz Kayimca 1000
Yayamaz Kayimca isimli Üyeye Skype üzeri Mesaj gönder
Lightbulb --->: İŞTE SADDAM(doğumundan idam sehpasına....)....

Saddam bir zorbaydı. Ama idamı hem insani ve hukuki, hem de siyasi açıdan yanlış ve kınanmalı.

Irak'ın devrik devlet başkanı Saddam Hüseyin'in 30 Aralık 2006'nın ilk saatlerinde idam edildiği resmen duyuruldu.
Acımasız zorbaları unutulmaz kılmanın yolu, onları idam etmektir.
Sadece despotları değil, asileri ve direniş önderlerini unutulmaz kılmanın yolu da onları idam etmektir. İdam cezasının hatadan dönüş payı yoktur. Pişmanlık kaldırmaz, kusur götürmez, keşke denemez. Ölüm cezası, ceza değildir, cinayettir.

Saddam Hüseyin, ölüm cezasına 1982 yılında Duceyl köyünde 148 Şii erkeğin topluca öldürülmesine yol açan operasyonun talimatını vermek suçundan ölüm cezasına çarptırıldı. Saddam, aynı şekilde 1986-87'de on binlerce Kürdün ölümüne yol açan Anfal bastırma harekâtının ve 1988'de Halepçe'de 5 bin Kürdün ölümüne yol açan kimyasal saldırının emrini vermek suçlarından da ölüm cezası istemiyle yargılanıyordu.

Acımasız bir zorbaydı. Yönetimindeki Irak'ta işkence sıradan devlet idare yöntemi haline gelmişti. Baskı yöntemlerinden çok sayıda aydınını kurban veren Türkmenler de payını almıştı. Dünyanın en zengin ülkelerinden biri olan Irak'ta, Saddam'ın Tikrit sülalesi ve Baas yönetim halkası dışında kalan halka, özellikle de nüfusun büyük çoğunluğunu oluşturan Şiilere hiçbir pay düşmüyordu.

1991'de Kuveyt'i işgal eden Irak'a karşı BM ve dünyayı harekete geçirmesine karşın, 2003'te haklı olduğunu düşünen pek az ülkeyi yanında bulan ABD'nin Irak harekâtının bugün geldiği nokta, artık ABD'de yayınlanan ciddi kitaplara adını verecek ölçüde bir fiyaskodur.
ABD Başkanı George Bush, kendisinin eseri olan bu fiyaskoyu temizlemek için bir süredir çıkış yolu arıyor.

Irak harekâtının fikir babalarından Donald Rumsfeld'i Savunma Bakanlığı'ndan istifaya zorlamanın ne gibi değişikliklere yol açtığı tartışılırken, Bush birkaç gün önce önemli bir toplantı düzenledi. Teksas'daki çiftliğindeki bu toplantıya yeni Savunma Bakanı Robert Gates, Başkan Yardımcısı Dick Chenney, Dışişleri Bakanı Condoleezza Rice ve Genelkurmay Başkanı Orgeneral Peter Pace katıldı.

Bu toplantıdan iki gün sonra, 30 Aralık sabahı gündoğumundan hemen önce de Saddam Hüseyin hakkında birkaç gün önce verilen idam cezası infaz edildi. Cezanın infazı için, çoğu Müslüman ülkenin Suudi takvimine uyarak dün kutlamaya başladığı Kurban Bayramı'nın ilk günü ve bayram namazı öncesinin seçilmiş olması da sembolik anlam taşıyor.
İnfaz en çok dört ülke yönetimince memnuniyetle karşılandı: ABD, İngiltere, İsrail ve İran. İbretlik bir koalisyon. Bazı Arap ülkelerinde ise ulusal yas ilan edildi. Rusya'nın 'ortalık karışacak' uyarısı her bakımdan yerinde ve doğru.

Avrupa Birliği ve insan hakları örgütleri idam cezasını barbarca bir eylem olarak kınadılar. Türkiye'de AB çizgisine, insani boyuta uygun tek açıklama CHP lideri Deniz Baykal'dan geldi. Hükümet ise 'taraf olmayalım' anlayışıyla ne şiş yansın ne kebap tutumunda.

Bütün zulmüne karşın Saddam Hüseyin'in idamı 1-İnsani ve hukuki açıdan ölüm cezasına karşı durulması gerektiği için, 2-Kararı veren mahkeme yabancı bir işgal yönetimi altında kurulmuş bir mahkeme olduğu için yanlıştır.

Başbakanını, maliye bakanını, dışişleri bakanını siyasi nedenlerle; üç üniversite öğrencisini 'düzeni yıkacaklardı' gerekçesiyle idam ettikten, 12 Eylül trajedilerini yaşadıktan sonra ölüm cezasının yanlışlığına kanaat getiren, kamuoyunun çoğunluğunca onu en çok hak ettiğine inanılan Abdullah Öcalan'ın hakkındaki idam cezasını durdurup, idamı ceza olmaktan bir Anayasa değişikliğiyle çıkarmış bir ülke olarak, en azından bu söylenebilirdi.

Saddam Hüseyin'in idamı siyaseten de sonuç getirmeyecektir. ABD bu yolla Şii ve Kürtlerin sempati ve desteğini artıracağını düşünmüş olabilir. Oysa Ortadoğu'nun geleneksel anlayışında bu idam bir sonuç değil, başlangıç olarak algılanmaya müsait.

Saddam'ın son sözünün 'Birlik içinde kalın' olduğu söyleniyor. Bence Irak artık çözülme sürecine girdi. Onu bir arada tutan güç, şu anda ABD askeri varlığıdır. O varlık çekilmeye başladıkça, Irak'ın çözülmesi (bölünme değil, çözülmesi) görünür hale gelecektir. 2007'de Türkiye'yi bekleyen sorunlar arasında bu da var.
Yayamaz Kayimca isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Digg this Post!Bookmark Post in Technorati
Alıntı ile Cevapla
Alt 12-05-07, 00:05   #26
Dekan
 
Yayamaz Kayimca - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 14-10-05
Nerden: Güneşin dogabildigi hey yeyden..
Mesajlar: 11,327
Tecrübe Puanı: 52232 Yayamaz Kayimca 1000 Yayamaz Kayimca 1000 Yayamaz Kayimca 1000 Yayamaz Kayimca 1000 Yayamaz Kayimca 1000 Yayamaz Kayimca 1000 Yayamaz Kayimca 1000 Yayamaz Kayimca 1000 Yayamaz Kayimca 1000 Yayamaz Kayimca 1000 Yayamaz Kayimca 1000
Yayamaz Kayimca isimli Üyeye Skype üzeri Mesaj gönder
Lightbulb --->: İŞTE SADDAM(doğumundan idam sehpasına....)....

Sinema çağımızın sanatıdır, şimdiye dek izlediğim filmlerde kaç idam sahnesi seyrettim, bilmiyorum, ama, Saddam 'ın infazı kadar etkilisini de anımsamıyorum...

Eski Irak diktatörünün TV'lerde yayımlanan idam filmi harikaydı...
İnfazın kapalı mekânda gerçekleştirilmesi filme ayrı bir hava veriyordu...
Eskiden açık havadaki idamlar, bu çağdışı cezaya daha hukuksallık, başka deyişle meşruluk kazandırıyorlardı...

Kapalı mekân gizliliği çağrıştırıyor; gizlilikle suçluluk kavramları arasında da sanki bir akrabalık var...
Açık havada sehpa ya da öteki adıyla darağacı herkesin gözleri önünde kurulur...

Yüksek olur...
Neden?..
Halk idamı seyretsin diye...
Mahkûm -ya da hükümlü- bir sandalyenin üstüne çıkarılır, boynuna ilmik geçirilir...

Sonra iskemle tekmelenir...
Her şey meydandadır...
Alenidir...

*
Saddam kapalı mekânda gizlice asıldı...
Sonra idam filmi tüm dünyaya TV'lerde gösterildi...
Film gerçekten olağanüstüydü..
Işıklar iyi ayarlanmıştı..
Cellatlar yüzlerini saklayan kukuletalar giymişlerdi..
Maskeli yüzler senaryoya yakışıyor, dekorla uyuşuyordu..
İriyarı bedenleriyle infazcılar Saddam'ı ortalarına almışlardı..
Kapalı mekânda kurulan darağacı yüksek değildi; cesedin sallanacağı bir boşluğa açılıyordu..

*

Saddam rolünü çok iyi yaptı..

Olağanüstü sakindi..
Yüzüne bir duruluk gelmiş, bakışlarına sükûnet sinmişti; canavar, ölüm karşısında alabildiğine bir ruh dengesine mi kavuşmuştu?..

Hangi adı bilinmeyen usta yönetmen bu rolü ona münasip görmüştü?..
İdam ilmiği infazcıların ellerinde dolaşıyordu..
Bir avuçluk mekânda hükümlü kurbanla görevli cellatlar sarmaş dolaş idiler..

Celladın biri Saddam'ın boynuna siyah bir eşarbı güzelce sardı..
Saddam'ın yüzü unutulmazdı..
Bakışı belleklere yazıldı..
Her şey hazırdı.

*
Uygarlık gelişti..
eknoloji sayesinde Saddam'ın idamını tüm dünya yakından izledi...
Peki, bundan payımıza düşen ne?..
Utanç mı?..
Denebilir ki:

- Saddam kaç kişinin canına kıymıştı?..

Soru:
- Bush 'un canına okuduğu kişiler mi daha çok, Saddam'ın kanına girdiği kişiler mi?..

İkinci soru:
- Saddam, Şiilerle Sünniler daha çok düşmanlaşıp da birbirlerini daha çok öldürsünler diye idam edilmedi mi?..

Neresinden bakarsanız bakın, Başkan Bush'un aklanması olanaksız...
Ama, Saddam'ın idam filmi de harika...
Film, terör sinemalarında kapalı gişe oynayacak, dehşet piyasasında büyük hasılat yapacaktır...

Filmin senaristi Bush...
Prodüktörü Bush..

Rejisörü Bush..
Yayamaz Kayimca isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Digg this Post!Bookmark Post in Technorati
Alıntı ile Cevapla
Alt 12-05-07, 00:22   #27
Dekan
 
Yayamaz Kayimca - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 14-10-05
Nerden: Güneşin dogabildigi hey yeyden..
Mesajlar: 11,327
Tecrübe Puanı: 52232 Yayamaz Kayimca 1000 Yayamaz Kayimca 1000 Yayamaz Kayimca 1000 Yayamaz Kayimca 1000 Yayamaz Kayimca 1000 Yayamaz Kayimca 1000 Yayamaz Kayimca 1000 Yayamaz Kayimca 1000 Yayamaz Kayimca 1000 Yayamaz Kayimca 1000 Yayamaz Kayimca 1000
Yayamaz Kayimca isimli Üyeye Skype üzeri Mesaj gönder
Lightbulb --->: İŞTE SADDAM(doğumundan idam sehpasına....)....

Irak'ta işgal yönetimi 'Saddam'ı asmak' için Kurban Bayramı'nı seçti! ABD televizyonları ise yeni yıl eğlencelerini 'breaking news' anonslarıyla kesip 'idam görüntüleri'ni yayımladılar.

Romanya'da Çavuşeskuların devrilişi ve Sırp lider Miloseviç'in hapishanede ölümünden sonra Saddam Hüseyin'in asılarak idamı, dünya kamuoyu açısından 'diktatörlerin sonu'nu gösteren sıradan bir haber niteliğindeydi.

Eski bir devlet başkanı asıldı.
Saddam Hüseyin, İran'da Şah devrildikten sonra Humeyni rejiminin yayılmasından ürken Arap liderleri ve Batı dünyası için modernliğin kalesiydi. Irak liderini bu amaçla silahlandırdılar. Saddam, Kuveyt'i işgal etmese, bu işbirliği yıllarca sürebilirdi. Körfez Savaşı, 'sonun başlangıcı' oldu. Saddam Hüseyin, Şiilere yönelik katliamdan sorumlu tutularak 'insanlığa karşı suç işlediği' gerekçesiyle idam edildi.

Türkiye'de binlerce insanın ölümünden sorumlu olan Öcalan'ı neredeyse 'siyasi suçlu' ilan edercesine koruyarak, İmralı'ya teslimini 'hayatta kalması' koşuluna bağlayan Amerikan yönetiminin Saddam'a yaptığı 'terörist' muamelesi ne ölçüde inandırıcıdır!
Usame bin Ladin'i bulamayan Bush yönetimi, 11 Eylül'ün faturasını

Saddam'a kesti.
Saddam ülkesini terk etmedi. Satmadı! Yakalandı ve mahkemeye çıkarıldı.
Adil bir yargılama olsaydı, 1980'lerden bu yana Basra Körfezi'ni ve Irak petrollerini denetim altına almak ve günün birinde ülkeyi işgal etmek için ABD'nin uyguladığı stratejilere ve kurduğu tuzaklara niye düştüğünü Saddam'a sormak gerekirdi.

Saddam asıl, Körfez Savaşı'ndan sonra 'çekilmeyerek' ülkesini bugünkü duruma düşürdüğü için suçlanmalıydı!
1990-92 yıllarında, artık aramızda olmayan Bülent Ecevit'le birlikte 'savaşın ortası'ndaki Bağdat'a giderek Saddam Hüseyin'le görüşmüştük.

Saddam yönetimi tuhaf biçimde, Irak'ın Kuveyt'i işgal ettiği gün ABD'nin kendilerine saldırmasını bekliyordu. ABD'nin Irak'ı işgal edeceğine inanıyorlardı. Saddam Hüseyin, savaş sona erince 'Irak'ı yakıp yıkmalarına izin veremezdik' diye konuşmuştu. Rusya'nın arabulucusu Primakov'un, Kuveyt'ten askerlerini geri çekmesi önerisini ise 'intiharımız olur' diye geri çevirdi.

'Amerikan komplosu'nda Saddam haklı çıktı, ama ülkesi kaybetti.
2003'te Bağdat'ı niye savunmadı, niye savaşmadı, o da bir soru işaretidir?!
ABD, sonuçta kendi yarattığı, silahlandırdığı bir 'diktatör'ü ortadan kaldırdı.
Irak halkı 'bayram yapsın' diye Müslümanların hacda olduğu kutsal günlerde Saddam'ı astılar. Araplara mübarek olsun!
Yayamaz Kayimca isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Digg this Post!Bookmark Post in Technorati
Alıntı ile Cevapla
Alt 12-05-07, 00:23   #28
Dekan
 
Yayamaz Kayimca - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 14-10-05
Nerden: Güneşin dogabildigi hey yeyden..
Mesajlar: 11,327
Tecrübe Puanı: 52232 Yayamaz Kayimca 1000 Yayamaz Kayimca 1000 Yayamaz Kayimca 1000 Yayamaz Kayimca 1000 Yayamaz Kayimca 1000 Yayamaz Kayimca 1000 Yayamaz Kayimca 1000 Yayamaz Kayimca 1000 Yayamaz Kayimca 1000 Yayamaz Kayimca 1000 Yayamaz Kayimca 1000
Yayamaz Kayimca isimli Üyeye Skype üzeri Mesaj gönder
Lightbulb --->: İŞTE SADDAM(doğumundan idam sehpasına....)....

Sizleri bilemem ama şahsen Saddam Hüseyin’in asılarak ortadan kaldırıldığına inanmıyorum.
Her attığı adım, kendi halklarından ve bölgesi açısından daha çok ABD’nin ve de batının yararına olan bir liderin ödüllendiriliş (!) şekli bu olamaz!

Hele tam arife veyahut bizler dışındaki Arablar açısından Kurban Bayramı’nın ilk günü, sabah ezanı okunurken…
Ümmet-i müslim, camileri doldurmuş, Bayram namazı kılarken, zamanlamanın Saddam’ı tam «şehit» yapacak bir âna denk getirilmesi kafamı karıştırdı!
Öyle demezler mi hep, ‘iyi adammış tam arife günü, bayram günü, Cuma günü hakkına kavuştu’ diye...

Elbette, komplo teorisi diyecekleriniz olacaktır. Haklıdırlar da. Herkesin düşünme ve görüşlerini ifade etmesi farklı olduğu gibi, saygı da göstermek zorundayız.
Öncelikle, Saddam’ın şu su damlası gibi kendisine benzeyen birden fazla «ikizleri» neredeler? Hiç haberi olan var mı? Asılan ya onlardan biri ise!
İktidardayken, seyahatlerde koruma bağlamında kendisine benzeyenleri kullanırmış ya!

Ama filmi çekilmiş, asılışı gösterilecekmiş vs..vs..vs..
Siz gerçek film çekilişinde idam edilenin belinden bağlanarak asıldığını hiç duydunuz mu?
Boynuna ilmik geçirilmiş, kimi zaman «aktör» titrese, başı yana veya öne düşse bile, sekans çekimi sonrasında «darağacı»ndan indirilir. Hatta önceden ayağının altındaki iskemleyi bile kendisi tekmeletirler «essah» olsun, koltuğunda oturup, kendini filme kaptırmışlar ‘oh olsun namussuza geberdi gitti’ diye tepkilerini dile getirebilsinler diye...
Asılanı tutan seyirciler ise ‘helâl olsun gördün mü ölümüne bile kendi imza attı, tekmeleyerek, ne cesur adammış’ şeklinde övünebilsinler!.

Saddam yaptı mı acaba?
Son arzusu niçin ‘Bush’a ağır bir beddua okumak olmadı!
Peki asılmadı da ne oldu!
Önce, son sözlerine bakın:

- Birlik beraberlik içinde yaşayın -tam bölünme söylentilerinin arttığı bir sırada– ve de İran’a kesinlikle güvenmeyin –ABD ile İsrail’in İran üzerine önce ambargo uygulatıp, ardından büyük bir ihtimalle yeni hedef olarak saldırmaya hazırlandıkları günlerde-!

Şahsen bana biraz Washington ve Kudüs söylemi gibi geldi, Saddam’ın bu son sözleri…
Giderayak, ‘son görevimi de yapayım, bir kıyak çekeyim’ diye düşünmüş olmalı!
Saddam Hüseyin’li yıllarda, Türkiye dahil Irak’ın birlik ve toprak bütünlüğü ancak onun sayesinde korunabilmektedir, diyenler yok muydu?
Rahmetli Ecevit, ayağına kadar gitmişti, yanlış anımsamıyorsam!
Neyse yukarılarda bir yerlerde buluşup ‘neydi o günler yaaa’ muhabbeti yaparlar artık..

İlk Körfez Savaş’ında Org.Karakafa Bağdat kapısına kadar gelmişti niçin ileri gidip de işi bitirmedi ve bir ikinci –kurgu- savaşa gerek duydu ! Irak’ın birlik ve beraberliği, hudut bütünlüğü bozulmasın diyenler (o yıllarda) yine amerikalılar değiller miydi ! Başta da baba Bush bulunuyordu!

Evet, asılmadıysa Saddam nerede, nasıl yaşayacak!
Kızı, Yemen’e gömülmesini istemiş!
Uçsuz buçaksız Yemen çöllerinin bir vahasında son günlerini tamamlayacağı anlamına mı almalı!
Amerikalıları ve diğer milletleri uyuşturucu ile zehirleyip, kitle imha silâhı sayılabilecek eroin tüccarı, insanlık suçu işlemiş sayılabilecek, bir başka diktatör olan «ananas surat» general Noriega niçin idam edilmedi?

O da sanırım «adil» yargılanmıştı!

Baba Bush’tan, Beyaz Saray oğluna devir teslim edilene kadar ne değişti? Saddam Kürtleri gazladı, kendisine muhalefet edenlere kıydı, az melanette bulunmadı ve de insanlık suçu işledi, kesinlikle onaylanamaz, ancak ya ABD’nin yaptıklarına ne demeli!
Veyahut, Kürtlerin gazlanmasında kullanılan hammaddeleri Irak’a satan Almanlara, Fransızlara, İngilizlere...
Suç ortaklığı sayılmaz mı!
Satanların da idam edilmeleri gerekmiyor mu!
Ama ne yazık ki AB’de idam cezası tamamen kalktı!.

Kürtleri bugün dinlediğinizde veyahut sizlere arada sırada geçtiğim ‘Kurdish Issue’ dosyası içindeki haber ve yorumları okuduğunuzda, Kuzey Irak’ta, Washington karşıtı bir havanın hükmetmeye başladığı gözlemleniyor!

Türkiye hep ne diyordu?
- Gün gelecek, Amerika çekip gidecek –iyimser bir bakış- bizler yine yanyana, komşu olarak yaşayacağız, dikkatli olun!
Saddam, yargılanırken acaba niçin durup dururken –hem de sözde sesin kapatılması, ama hata sonucu kameraların vs açık kalmasına izin verilmesi durumunda– Kürtleri gazlarken, Türkiye ile işbirliği yaptığını veya önerdiğini belgelere dayanarak itiraf etme ihtiyacı duydu veya açıkladı!
Dolaylı olarak duyulması sağlandı!

- Tüh yaaa, sesi kısmıştık ama yayın devam etti, dudaktan okuyucuları susturamadık!
Tam da ABD’nin şahinlerinin Türkiye’ye diş biledikleri sırada…
Kürtlerle Türkiye’yi karşı karşıya getirmek için mi acaba?
Yok, bu idam olayı bana inandırıcı gelmiyor, zira, başından beri Saddam Hüseyin’in bir amerikan ajanı olduğu görüşünü savunmuşumdur, eski yazılarımı okuyanlar anımsarlar, nedenlerini de izah etmişimdir.

Saddam’ın «yakalanması» yargılanması, idama mahkûm edilmesi ve asılması gerekiyordu.
Caydırıcılığından değil, sadece ve sadece Kürtler ile Saddam mezaliminden çekmiş olanların ruhlarını veyahut yaşamda kalan yakınlarını manevî olarak tatmin etmek için!
Bu durumlarda bir ruhun nasıl huzura kavuştuğunu veyahut yakınlarının ne çeşit bir «tatmin» duygusu hissettiklerini çözebilmiş değilimdir!
Araştırdığımdan filan değil, düşünerekten…

Tabii bu tür bir eylemin başka siyasî etki ve sonuçları olabileceğini de düşünmek gerekmektedir. O da siyasî bilimcilere, stratejistlere kalmış bir konudur!
Bizim nohut sabah sabah ancak bu kadarını kaldırabiliyor!

Belçika’dakilerin bayramı kutlu olsun!
Ne bileyim ben, Fetva Kurulu bile varmış haberim olmamış!
İslâm dünyası bir bayramı bile aynı tarihte kutlamayı «beceremez»ken, kimileri birleşip, güç olarak ortaya çıkmalarını ve küfera takımına karşı cihat (!) ilân edilmesini önermiyorlar mı, çıldırıyorum!

Belçika Kraliyet’i de (siyasî idare anlamında) bu konuda hatalı davranmıştır!
Türk milletvekilleri, senatörler, yerel yöneticilerin «gık»ları çıkmamaktadır!
Fetva kurulu ileride ‘bu zındık idam edilsin’ dediği zaman da mı Belçika yasaları geçmiyecek!
Belçika’da şeriat yasaları mı hüküm sürmeye başladı!
Hayır bilelim, tedbirimizi alalım…
Bunun «kültürler arası» uyumlu yaşam filân ile ilgisi olduğunu da kalkıp kimse iddia etmesin!

Atatürkçü Düşünce Derneği, Ural Manço için mangalda kül bırakmayıp, büyük gürültü kopartırken, bu konuya niçin değinmedi acaba? Laikliğin sınırları Belçika’da geçmediği için mi, yoksa!
Şu insanların iyiniyetli ve samimî olduklarına, davranışları ile de bunu ispatladıklarına bir inanabilsem.
Görerekten…
Yayamaz Kayimca isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Digg this Post!Bookmark Post in Technorati
Alıntı ile Cevapla
Alt 12-05-07, 07:26   #29
BoRNoVaLı
 
Burak - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 14-05-05
Nerden: Cehennemin En Güzel Yerinden...
Yaş: 26
Mesajlar: 4,067
Tecrübe Puanı: 27 Burak 450 Burak 450 Burak 450 Burak 450 Burak 450
Burak - MSN üzeri Mesaj gönder
--->: İŞTE SADDAM(doğumundan idam sehpasına....)....

EmeGİNe saGLIk TEşEKKüLER...
Burak isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Digg this Post!Bookmark Post in Technorati
Alıntı ile Cevapla
Alt 12-05-07, 23:31   #30
Dekan
 
Yayamaz Kayimca - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 14-10-05
Nerden: Güneşin dogabildigi hey yeyden..
Mesajlar: 11,327
Tecrübe Puanı: 52232 Yayamaz Kayimca 1000 Yayamaz Kayimca 1000 Yayamaz Kayimca 1000 Yayamaz Kayimca 1000 Yayamaz Kayimca 1000 Yayamaz Kayimca 1000 Yayamaz Kayimca 1000 Yayamaz Kayimca 1000 Yayamaz Kayimca 1000 Yayamaz Kayimca 1000 Yayamaz Kayimca 1000
Yayamaz Kayimca isimli Üyeye Skype üzeri Mesaj gönder
--->: İŞTE SADDAM(doğumundan idam sehpasına....)....

SAOLASIN BURAK.........
Yayamaz Kayimca isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Digg this Post!Bookmark Post in Technorati
Alıntı ile Cevapla
Cevapla

  • Submit Thread to Digg Digg
  • Submit Thread to del.icio.us del.icio.us
  • Submit Thread to StumbleUpon StumbleUpon
  • Submit Thread to Google Google
  • Bookmarks

    Seçenekler
    Stil

    Yetkileriniz
    You may not post new threads
    You may not post replies
    You may not post attachments
    You may not edit your posts

    BB code is Açık
    Smileler Açık
    [IMG] Kodları Açık
    HTML-KodlarıKapalı
    Trackbacks are Açık
    Pingbacks are Açık
    Refbacks are Açık


    Benzer Konular
    Konu Konuyu Başlatan Forum Cevaplar Son Mesaj
    11.eylÜl'Ü Masaya Yatirmaya Ne Dersİnİz? Yayamaz Kayimca Gündemdeki Haberler 37 01-07-07 23:38
    Saddam ile El Kaide arasında bağlantı yok Yayamaz Kayimca Gündemdeki Haberler 0 10-09-06 23:22
    Saddam davası yargıcı çekiliyor!!! Yayamaz Kayimca Gündemdeki Haberler 0 14-01-06 07:11
    ''Saddam saçmalıyor'' dunya Gündemdeki Haberler 2 22-12-05 14:20
    Saddam Hüseyin yarınki duruşmaya katılacak Yayamaz Kayimca Gündemdeki Haberler 0 20-12-05 19:45


    Bütün Zaman Ayarları WEZ olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 03:47 .


    Powered by vBulletin Version 3.8.7
    Copyright ©2000 - 2012, Jelsoft Enterprises Ltd.
    Search Engine Friendly URLs by vBSEO 3.5.0 RC2
    Sohbet ve Sohbet odalari sitesi

    Sohbet Chat Forum Oyunlar1