hoSSohbeT.com  Sohbet  forumlari

Anasayfa Bugünki Mesajlar Forumları Okundu Kabul Et
Geri git   hoSSohbeT.com Sohbet forumlari > Tarih Kültür Sanat Forumu > Türkiye
Kayıt ol Yardım Sohbet Gazete oku Diyetsaglik Üye Listesi Ajanda Arama Bugünki Mesajlar Forumları Okundu Kabul Et

Türkiye Ülkemizi ve dünyayı tanıyalım, tanıtalım



Cevapla
 
LinkBack Seçenekler Stil
Alt 30-08-11, 23:11   #1
NazLı KıZ
 
DeRyAa - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 19-10-06
Nerden: Ne önemi vaR
Yaş: 27
Mesajlar: 5,317
Tecrübe Puanı: 14772 DeRyAa 1000 DeRyAa 1000 DeRyAa 1000 DeRyAa 1000 DeRyAa 1000 DeRyAa 1000 DeRyAa 1000 DeRyAa 1000 DeRyAa 1000 DeRyAa 1000 DeRyAa 1000
Wink ZonguLdak....

[Üye Olmadan Linkleri Göremessin! Üye Olmak İçin Tıkla...]


Zonguldak İlinin Nüfusu ve Yüzölçümü

Zonguldak ilinin toplam nüfusu adrese dayalı nüfus kayıt sistemi veri tabanına göre 2009 yılında 619.812 kişidir.
Zonguldak ili nüfusunun % 45,23′ü (280.316) şehirde, % 54,77′si (339.496) köylerde yaşamaktadır. Zonguldak ilinin yüzölçümü Harita Genel Komutanlığı’na ait 1/1.000.000 ölçekli Mülki İdari Bölümleri Haritası vektör verisinden hesaplanarak elde edilen değere göre 3.306 km² olup, km²’ye il genelinde yaklaşık 187 kişi düşmektedir.

Zonguldak ilindeki son düzenlemeler sonrasında toplam ilçe sayısı 5 olmuştur. Ayrıca Zonguldak ili ve ilçelerine bağlı 26 belediye ve 375 köy mevcuttur.
__________________


İnkar etmeye çalışsamda her dakikada her saniyede dudaklarımda senin adın. Gözlerimde senin suretin ve tenimde senin kokun. Senle yapamadığım gibi kimi zaman sensizde yapamıyorum çoğu zaman. Karmakarışık duygularıma tercüman yok ben bile kendimi anla(ya)mıyorum.
Bildiğim bir şey var ve hep bilmeye devam edeceğim.
Ben seninle anlamlıyım
..
Biz birlikte anlamlıyız ~






DeRyAa isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Digg this Post!Bookmark Post in Technorati
Alıntı ile Cevapla
Alt 30-08-11, 23:12   #2
NazLı KıZ
 
DeRyAa - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 19-10-06
Nerden: Ne önemi vaR
Yaş: 27
Mesajlar: 5,317
Tecrübe Puanı: 14772 DeRyAa 1000 DeRyAa 1000 DeRyAa 1000 DeRyAa 1000 DeRyAa 1000 DeRyAa 1000 DeRyAa 1000 DeRyAa 1000 DeRyAa 1000 DeRyAa 1000 DeRyAa 1000
--->: ZonguLdak....

Zonguldakın İklimi
Zonguldak İklim Tipi ve Bitki Örtüsü


İklim: Zonguldak ilinde Karadeniz iklimi hüküm sürer. Balkanlar üzerinden gelen soğuk hava akımlarına karşı açık olduğundan Doğu Karadeniz bölgesine nazaran kışlar daha soğuk geçer. Ortalama senelik yağış miktarı 1250 mm’dir. Her mevsim yağışlıdır. Kıyıdan içlere gidildikçe yağış azalır. Karadeniz’in en serin bölgesidir. Sıcaklık -8°C ile +40,5°C arasında seyreder.

Bitki Örtüsü: Zonguldak ili bitki örtüsü bakımından çok zengin sayılır. İl topraklarının % 65’i orman ve fundalıklar, % 32’si ekili-dikili alanlar, % 3’ü çayır ve mer’alarla kaplıdır. Yüksek yerlerdeki ormanlar iğne yapraklı, daha alçaklardaki ormanlar ise yayvan yapraklı ağaçlardır. Kuzeydeki ormanlarda kayın, güneydeki ormanlarda ise köknar, karaçam, kayın ve meşe çoğunluktadır. Ormanaltı bitkileri ise kızılcık, alıç, ahlat, üvez, çayır otları, sarmaşık, çalısüpürgesi, ormangülü, kuş üvezi, eğreltiotları, fındık, ısırgan, karayemiş, çoban püskülü ve böğürtlen olarak çok zengin bir ormanaltı bitki örtüsüne sâhiptir.
DeRyAa isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Digg this Post!Bookmark Post in Technorati
Alıntı ile Cevapla
Alt 30-08-11, 23:13   #3
NazLı KıZ
 
DeRyAa - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 19-10-06
Nerden: Ne önemi vaR
Yaş: 27
Mesajlar: 5,317
Tecrübe Puanı: 14772 DeRyAa 1000 DeRyAa 1000 DeRyAa 1000 DeRyAa 1000 DeRyAa 1000 DeRyAa 1000 DeRyAa 1000 DeRyAa 1000 DeRyAa 1000 DeRyAa 1000 DeRyAa 1000
--->: ZonguLdak....

Zonguldak İlinin Tarihi Yerleri


Filyos Ören Yeri


Çaycuma ilçesine bağlı Filyos beldesi, antik dönemin önemli yerleşim birimlerinden biri olup, birinci ve ikinci derece arkeolojik sit alanları üzerinde kurulu bulunmaktadır. Romalılar tarafından yapıldığı düşünülen kale ve anfi tiyatrosu vardır.

Filyos'ta Saklı Tarih

Efsaneye göre kent, M.Ö.7.yüzyılda kurulmuştur. Tarihi boyunca değişik isimlerle (Tios, Tieion, Tianon, Tium) anılmıştır. Kentin kurulduğu dönemde bu bölgede Kaukan adında bir yerli yaşamakta idi.

Tarihi boyunca siyasi güç oluşturamayan ve Ereğli ile Amasra'nın gölgesinde kalan kent, Roma döneminde M.Ö.70 yılında yakıldı ve yağma edildi. Daha sonra yeniden inşa edildi ve bir ticaret ve balıkçı kenti olarak yaşamını devam ettirdi. Kent, Bizans döneminde M.S.5.yüzyılda önemli bir dini merkez oldu. Selçuk ve Osmanlı dönemlerinde ise (14.15.yüzyıl) giderek önemini yitirdi ve küçük bir balıkçı köyüne dönüştü. Bugün Filyos beldesinin bulunduğu alanda eski kentten toprak üstü kalıntı olarak Roma, Bizans ve orta çağ dönemlerine tarihlenen kale, sahil surları, su kemeri, tonozlu galeri, tiyatro, savunma kulesi ve çeşitli mezarlar görülebilmektedir.

Kale Tepesi


İlk yerleşim yeri, kentin kuzeyindeki kale tepesi üzerindedir. Bugün burada ortaçağ kalesine ait duvarlar ile Helenistik-Roma dönemlerine tarihlenen kule kalıntısı bulunmaktadır. Kalenin duvarları 2003 yılında yenilenmiştir.

Eski Liman


Kale Tepesinin batısında yer alan eski limana ait denizin içinde 6 metre genişliğinde ve 100 metreden fazla uzunlukta iki mendirek kalıntısı bulunmaktadır.

Sahil Suru

Eski limanın başladığı noktadan itibaren kent içine doğru uzanan sahil suru bulunmaktadır. Çeşitli dönemlerde tamir edilerek kullanılan surun kalınlığı 1 metre mevcut yüksekliği ise 5 metredir. Bugün surun ancak 50 metrelik bir bölümü görülebilmektedir.

Su Kemeri ve Tonozlu Galeri

Dört kemerli bir su kemeri kalıntısı ve tuğladan yapılmış tonozlu bir galeridir. Burasının büyük bir yapının ait bölümü olduğu tahmin edilmektedir.

Tiyatro


Kentin güneyindeki yamaca yaslanmış tiyatro Roma dönemine aittir. Taş oturma sıralarının bir bölümü sökülerek, geç dönemlerde yapılan inşaatlarda kullanılmıştır.

Araştırma ve Kazılar


Tios kentinin bilimsel olarak araştırma ve kazıları, 2006 yılından beri Kdz. Ereğli Müzesi ve Trakya üniversitesi Arkeoloji bölümü tarafından yürütülmektedir. 2006 yılında yapılan çalışmalarda eski kentin toprak üstü kalıntıları tespit edildi. Envarterleri ve çizimleri yapıldı. Fotoğrafları çekildi, kent planı çıkarılmaya başlandı. Toprak altında bulunan yapılar ise jeo elektrik ve radar ölçümleri ile tespit edildi. Bu alanlarda araştırma çukurları (sondaj) açıldı. Yapılan çalışmalarda, kale içinde; Helenistik Devir'e (M.Ö.4.yy) ait yapılar ve çanak çömlek çeşidinin bol olması, yapılan ticaretin zenginliğini göstermektedir. Sahil surunun güneyindeki tarlalarda yapılan radar ölçümlerinde eski kentin yapıları tespit edildi.

Buradaki sondajlarda, Helenistik Devir'e tarihlenen sur duvarları, Roma-Bizans dönemine ait yapı kalıntıları, Roma dönemi sikkeleri ve çanak-çömlek parçaları ortaya çıkarıldı. Su kemerinin hemen yakınında ise; anıtsal bir meydan çeşmesi olması muhtemel bir yapı bulundu. Tiyatroda yapılan temizlik çalışmalarında; mermer iki heykel parçasına rastlandı. İki yazıt-bilimci tarafından, bugüne kadar yörede bulunmuş ve Ereğli müzesinde mevcut tüm Helence ve Latince yazıtlar arşivlendi. Yazıtların değerlendirilmelerine başlandı. Tios kentinin araştırılması ve kazılması, Karadeniz tarihi ve arkeolojisi için büyük önem taşmaktadır. Çünkü Türkiye'nin Karadeniz kıyılarında kazılan ilk ve tek antik kenttir.

Buradan elde edilecek bilgi ve belgeler büyük önem taşımaktadır. Toprağın hemen altında yolları, meydanı, hamamı, dini yapıları, evleri depoları, dükkânları ve mezarlarıyla büyük bir kent ortaya çıkarılacaktır.

Ereğli Kalesi

Kdz. Ereğli'nin kent surlarının çevrelediği tepede bulunmaktadır. Bizans Dönemi'nde XIII. Yüzyıl başlarında yapıldığı sanılan kalede iç ve dış avlu, kule, mühimmat ve erzak deposu, sarnıç ve odalar bulunmaktadır. Kale ve çevre duvarları oldukça harap bir durumdadır. Kale kapısındaki ve iç avludaki derin çatlakların bir depremin sonucu oluştuğu sanılmaktadır. Duvarlarda, kuleler de tuğla ve harç dolayısıyla birlikte gri taşı kullanılmıştır.

Sur Kalıntıları


Helenistik döneme ait olan sur parçalarında çok sert, gri, renkli kireçtaşından iri ve kalın blok taşları kullanılmış ve bunlar birbirlerine başarılı bir şekilde bağlamıştır. Bu taş bloklar yan yana ve harçsız yerleştirilerek, aradaki küçük taş blokların yatay hatlarıyla desteklenmiştir. Büyük boyutlu kare taşların kullanıldığı Roma Dönemi sur kalıntıları ise daha çok kıyı kesiminde yer almaktadır. Bu döneme ait sur işçiliğinde yaklaşık 1 m x 1 m boyutlu kare taş bloklar kullanılmıştır. Birbirine kalın bir harç tabakasıyla bağlanan ve kesme taşlardan oluşan kimi surlardaki tuğla örme işçiliği Bizans Dönemi ürünüdür. Kentin büyük bir bölümünü kaplayan bu surlarda Bizans yapı tekniği egemendir. Bizanslılarca yapılan bu surları Cenevizliler onararak kullanmışlardır.

Filyos Kalesi

Filyos'ta bulunan ve Romalılar tarafından yapıldığı düşünülen kale, kentin denize hakim bir noktası olan bir burun üzerinde kurulmuştur. Güçlü ve heybetli bir görünüm kazandırmak düşüncesiyle yapımında iri taşlar kullanılmıştır. Kale uzunca bir süre harabe durumda kaldıktan sonra, 2000 yılında Kültür Bakanlığı tarafından onarım çalışmalarına başlanmıştır.

Herakles (Herkül) Sarayı

Kdz. Ereğli Ankara Mahallesi'nde bulunan ve iki cephedeki duvar kalıntıları dışında tümüyle yıkık bir durumda bulunan bu antik döneme ait yapı kalıntısı, iri kesme taş bloklarla ve özenli bir işçilikle inşa edilmiştir.
DeRyAa isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Digg this Post!Bookmark Post in Technorati
Alıntı ile Cevapla
Alt 30-08-11, 23:14   #4
NazLı KıZ
 
DeRyAa - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 19-10-06
Nerden: Ne önemi vaR
Yaş: 27
Mesajlar: 5,317
Tecrübe Puanı: 14772 DeRyAa 1000 DeRyAa 1000 DeRyAa 1000 DeRyAa 1000 DeRyAa 1000 DeRyAa 1000 DeRyAa 1000 DeRyAa 1000 DeRyAa 1000 DeRyAa 1000 DeRyAa 1000
--->: ZonguLdak....

Zonguldak yemekleri,zonguldak mutfağı,zonguldak yöresel yemek tarifleri,zonguldak yemek kültürü

Yöre mutfağında ağırlık unlu (buğday ve mısır unu) mamullerden yapılan yemek türlerindedir. Zonguldak ormanlarında belki dünyanın en lezzetli kestanesi "kuzu kestanesi" yetişmekte olup, mevsiminde toplanan kestane suda haşlanarak "tuzlama" bütün olarak fırında kavrulmasıyla "kavşak", çizilerek ateşte pişirilmesiyle kebap (kömme) biçiminde değerlendirildiği gibi kurutularak da saklanır. Ülkemizde sadece Kdz.Ereğli'de yetişen Osmanlı Çileği, orman altı bitki örtüsü içinde yer alan dağ çiçeği, kızılcık (kiren), kuşburnu, böğürtlen, fesleğen, nane, defne, karayemiş, ahlat yöre mutfağında değişik kullanma biçimlerinde değerlendirilmektedir.

Uğmaç Çorbası
Malzemesi
6 kaşık un, 2 su bardağı kaynatılmış süt, 1 su bardağı su, tuz.
Yapılışı
Un iki bardak su ile iyice ovulur. Tel tel dökülmesi sağlanır. Bir bardak su, bir miktar tuz atılarak kaynatılır. Kaynamakta olan suya un karıştırılarak atılır, pişinceye kadar kaynatılır. İçine süt ilave edilir, tuzu kontrol edilir. Servis sıcak yapılır. İstenirse, üzerine nane serilebilir.

Cevizli Dolma

Malzemesi
250 gr ceviz, 2 su bardağı bulgur, 1 adet büyük baş soğan, tuz, karabiber, kimyon, maydanoz 1 fincan sıvı yağ, yatırım ekmek kaşığı salça.
Yapılışı
Rendelenmiş soğan, yağda pembeleşinceye kadar kavrulur, salça konur. Yatırım su bardağı su konularak kaynatılır. Kaynamış olan bu harç, bulgurun üzerine dökülür ve kabarması beklenir. İçine dökülmüş ceviz, tuz, baharat ve maydanoz konulup karıştırılır.

Yaprak Sarma
Malzemesi
300 gr. Kıyma (koyun ve dana eti karışık) 1.5 su bardağı pirinç, 1 adet büyük baş soğan, tuz, karabiber, maydanoz, dere otu, yeteri kadar margarin 2 adet domates ya da 1 çorba kaşığı salça, taze ya da salamura üzüm yaprağı.
Yapılışı
Soğan, domates (kabukları soyulmuş), dereotu, maydanoz küçük küçük doğranır (kıyılır), içine kıyma,pirinç,tuz, karabiber ve yarım çay bardağı sıvı yağ konur karıştırılır. Elde edilen dolma içi üzüm yaprağına sarılır. Sarılan dolmaları, sarmaların parmak inceliğinde ve küçük olmasına özen gösterilir. Tencereye ya da güvece yerleştirilen sarmaların üzerine harcan suyu ve margarin konularak orta ateşte pişirilir. Pişen sarmaların üzerine sarımsaklı yoğurt, yağda kızdırılan sos (salça, kırmızı biber) gezdirilerek sıcak servis yapılır.

Malay
Ocakta kaynamakta olan su tenceresine yavaş yavaş mısır unu katılır ve sürekli karıştırılır. Elde edilen katı bulamaç yayvan kaplara kaşıkla küçük parçalar halinde dökülür. Üzerine süt şeker, 8toz şeker) dövülmüş ceviz kızdırılmış tereyağ ya da pekmez dökülerek tatlı malay; kıkırdak, dövülmüş ceviz, tereyağlı; küçük parçalar halinde doğranmış kavrulmuş kazciğeri, kaz yağı dökülür. Yörede ceviz bol olduğundan geçmişte cevizden elde edilen yağ ile tafta (yağı çıkarılan ezilmiş dövülmüş ceviz kırıkları) malayın üstüne dökülür.
DeRyAa isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Digg this Post!Bookmark Post in Technorati
Alıntı ile Cevapla
Alt 30-08-11, 23:15   #5
NazLı KıZ
 
DeRyAa - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 19-10-06
Nerden: Ne önemi vaR
Yaş: 27
Mesajlar: 5,317
Tecrübe Puanı: 14772 DeRyAa 1000 DeRyAa 1000 DeRyAa 1000 DeRyAa 1000 DeRyAa 1000 DeRyAa 1000 DeRyAa 1000 DeRyAa 1000 DeRyAa 1000 DeRyAa 1000 DeRyAa 1000
--->: ZonguLdak....

ZONGULDAK YÖRESİ KIYAFETLERİ

ERKEK 1- Keçe Küllah 2- Yazma 3- Gömlek 4- Cepken - Yelek 5- Şalvar 6- Kuşak 7- Çorap 8- Çizme
KADIN 1- Çapkı 2- Kep 3- Teke Fes 4- İç Gömlek 5- Şalvar 6- Kemer (Gümüş - Altın) 7-Kuşak 8- Gerdanlık 9- Yelek 10- Kapama 11- Yün Çorap 12- Yemeni 13- Bindallı


Ekonomik koşulların doğrudan belirlediği yaşam biçiminin sonucu yaygınlaşan hazır giyim anlayışı geleneksel giyim kuşamı da temelinden sarsmış, değiştirmiştir. Kırsal kesimde günlük dış giysi genellikle basma, pazen divitin; İç giysiler ise evlerde dokunan keten (Kdz.Ereğli’de elpek bezi, Çaycuma’da pelemet bezi) ya da pamukludandır. Başa önce fes giyilir, fes üstüne oyalı yemeni (abacuk) üzerine de tülbent (yazma) bağlanır. Çevresi metal pullu, renkli boncuklu, oyalı olan tülbentlere “atça”, sarı, yeşil renkli dallı pullu olanlara da “çatkı” denir.

Gömlek adı verilen ve dizlere kadar uzanan iç giysi sıfır yaka, önden düğmeli, uzun loşudur. Gömleklerin yaka, kol ağızları ve önleri dantelle süslüdür. Özel günlerde üstü sim işlemeli “telli yelek”, “kutnu yelek” (ipekle karışık pamuklu kumaş) giyilirdi. İpekli kumaşa sırma ile işlenmiş cekete benzer yelek olan “kapale” ile “ustufa” geleneksel kadın giysilerinin özgün biçimlerindendir. Ustufaların içi pamuk astarlı olup, kol ağızları, yakası dantelli ve önü boydan boya açıktır. Ustufa ve kapalenin bir başka türü olan çitare adlı yelekler de, kırsal kesimde kullanılan yaygın bir giyim örneğidir. Güllü kutnu, kutnu çitare, yalancı çitare, zenne (kışın giyilen uzun kollu) bilinen çitare türleridir. Yeleklerin çevresi, kol ağızları siyah şeritli (kaytan), bilinen çitare türleridir. Yeleklerin çevresi, kol ağızları siyah şeritli (kaytan), yakaları “harç, divdik, çıkartma, gibi adları olan işlemelerle süslüdür. Yeleğin üzerine “acemşal” denen büyük kuşak sarılır. Genç kızlar kuşağı önden, diğerleri arkadan bağlar. Gömleğin altına pijema biçimi don giyilir. Süslü olanlara “çözme don”, kırmızı ve beyaz bezden parçalı olana “al don denir.

Günlük yaşamda pazen ya da divitinden dikilmiş pijema üstüne, koyu renkli kumaştan bol etek, üzerine ya da gömlek-yelek ya da entari giyilir. Çarşaf, yörede pek kullanılmaz; yerine tülbent, yazma, yemeni, (desenli, desensiz, kenarları oyalı, oyasız) atkı, poğ kullanılır.

Kadınlar ve erkekler ayaklarına kendi ördükleri çorap; ayakkabı olarak da manda derisinden yapılmış “çırak” giyerler. Kadın çorapları beyaz zemin üzerine renkli işlemeli-renkli motiflerle süslü ya da renksiz motiflidir.

Erkekler yakasız, sık düğmeli mintan (göynek) üzerine yelek, kalın ceket (aba), altına “pamtur” ya da “zıbka”, ayağa da “çapula” giyerlerdi.
DeRyAa isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Digg this Post!Bookmark Post in Technorati
Alıntı ile Cevapla
Alt 30-08-11, 23:15   #6
NazLı KıZ
 
DeRyAa - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 19-10-06
Nerden: Ne önemi vaR
Yaş: 27
Mesajlar: 5,317
Tecrübe Puanı: 14772 DeRyAa 1000 DeRyAa 1000 DeRyAa 1000 DeRyAa 1000 DeRyAa 1000 DeRyAa 1000 DeRyAa 1000 DeRyAa 1000 DeRyAa 1000 DeRyAa 1000 DeRyAa 1000
--->: ZonguLdak....

Zonguldağın Yöresel Oyunları,Zonguldağın Halk Oyunları,Zonguldak folklor

Yöre, Davul ve Köçek oyunları yönünden de çok zengindir.

Geçmişte davulcuların omuzlarına astıkları çift davulla oynadıkları bilinmektedir. Tutunmadan, ayrık olarak oynanan oyunlar, Kaşık, Zeybek ve Zil oyunları tütündendir.

Oyunlar, açık havada ve meydanlarda Davul, Zurna, salon ve oda gibi kapalı yerlerde, Saz, Çifte ve Cümbüş ile oynanmaktadır.

Geleneksel Kadın Giyimi : Genellikle basmadan dikilen günlük giysilerin içindeki iç giysiler ev dokuması keten ya da pamuktandır. Başlık, Çatkı ya da Atça denen çevresi pullu atkılarından oluşur. Özgün biçimlerden biri Uskufa'dır. Entari ve yelek biçimleri de vardır. Önü boydan boya açık, kol ağızları ve yakası dantel işlemelidir. Özel günlerde telli, kutnu yelek giyilir. Bunların üstleri sim işlemelidir. Ayrıca, ipekliden sırma işli. ceketi andırır yeleklere de rastlanmaktadır. Bu yeleklere Kapale denir. Günlük olarak ve çalışma sırasında pazenden Şalvar giyilir. Şalvarın üstünde kara kumaştan bolca, büzgülü etek bulunur. Ayaklara ev içinde Tire Çorap giyilir. Ayaklarda ev içinde parlak deriden, ya da sırma işli kumaştan yapılmış Terlikler bulunur. Dışarıda giyilen ayakkabılar kısa topuklu ve kalın köselelidir. İlin bazı yörelerinde Yemeni ve Çapula da giyilmektedir. Kadınlar başa motifli siyah tel kırma takar.

Geleneksel Erkek Giyimi : Başta keçe Külah ve Pusu sarılı Fes bulunur. Sırtta yakasız bürümcek gömlek gibi seymen giysileri vardır. Potur ve Zıpkalara dağ köylerinde bugün bile rastlamak olasıdır. Bol ağlı ve dar paçalı potur ve zıpkalar, el dokuması bezlerden ya da kara ketenden dikilirdi. Sık düğmeli ve yakasız mintanın üstüne, körüklü yelek onun da üstüne kalınca Aba biçiminde bir ceket giyilirdi. Ayaklarda Çapula denen altı kabaralı ayakkabılar bulunurdu. Kış aylarında, ayaklardan dizlere kadar keçi kılından örülmüş Dolak'lar sarılırdı
DeRyAa isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Digg this Post!Bookmark Post in Technorati
Alıntı ile Cevapla
Alt 30-08-11, 23:17   #7
NazLı KıZ
 
DeRyAa - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 19-10-06
Nerden: Ne önemi vaR
Yaş: 27
Mesajlar: 5,317
Tecrübe Puanı: 14772 DeRyAa 1000 DeRyAa 1000 DeRyAa 1000 DeRyAa 1000 DeRyAa 1000 DeRyAa 1000 DeRyAa 1000 DeRyAa 1000 DeRyAa 1000 DeRyAa 1000 DeRyAa 1000
--->: ZonguLdak....

Zonguldak Ereğli Cehennemağzı mağaraları, Cehennemağzı mağaraları nerede, Cehennemağzı mağaralarının özelliği

[Üye Olmadan Linkleri Göremessin! Üye Olmak İçin Tıkla...]

Zonguldak ili Ereğli ilçesi İnönü Mahallesi’nde bulunan bu mağaralar Antik Çağlardan itibaren yerleşime sahne olmuş, ayrıca ibadet yeri olarak da kullanılmıştır. Mağara içerisinde yapılan arkeolojik araştırmalarda sütunlar, sütun başlıkları, lahitler, kandil yuvaları, taban mozaikleri bulunmuştur. Bu kalıntılar mağaraların Erken Hıristiyanlık döneminde gizli ibadet yapılan bir yer olduğunu göstermiştir.

Mağaralar Volkano-Klastik kayaçlar içerisinde gelişmiştir. Mağaraların ikisinin içerisinde göl bulunmaktadır.
DeRyAa isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Digg this Post!Bookmark Post in Technorati
Alıntı ile Cevapla
Alt 30-08-11, 23:17   #8
NazLı KıZ
 
DeRyAa - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 19-10-06
Nerden: Ne önemi vaR
Yaş: 27
Mesajlar: 5,317
Tecrübe Puanı: 14772 DeRyAa 1000 DeRyAa 1000 DeRyAa 1000 DeRyAa 1000 DeRyAa 1000 DeRyAa 1000 DeRyAa 1000 DeRyAa 1000 DeRyAa 1000 DeRyAa 1000 DeRyAa 1000
--->: ZonguLdak....

Kızılelma mağarası nerede, kızılelma mağarası hakkında bilgi, kızılelma mağarası, zonguldak kızılelma mağarası

Zonguldak il merkezi Gelik Mahallesi, Ayıcı Mevkiinde bulunan mağaranın uzunluğu 6,5 km. yi bulmaktadır. Mağara ağzındaki bir düdenden çevrenin sularını çekmekte ve yer altı suyu olarak içeride devam etmektedir.
[Üye Olmadan Linkleri Göremessin! Üye Olmak İçin Tıkla...]
Mağara içerisinde galeriler ve yan kollar bulunmaktadır. Ayrıca mağara içerisinde sarkıt ve dikitler bulunmaktadır.
DeRyAa isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Digg this Post!Bookmark Post in Technorati
Alıntı ile Cevapla
Alt 30-08-11, 23:18   #9
NazLı KıZ
 
DeRyAa - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 19-10-06
Nerden: Ne önemi vaR
Yaş: 27
Mesajlar: 5,317
Tecrübe Puanı: 14772 DeRyAa 1000 DeRyAa 1000 DeRyAa 1000 DeRyAa 1000 DeRyAa 1000 DeRyAa 1000 DeRyAa 1000 DeRyAa 1000 DeRyAa 1000 DeRyAa 1000 DeRyAa 1000
--->: ZonguLdak....

Zonguldak il merkezinde, İnağzı Mahallesi’nde bulunan bu mağara Zonguldak’a girşteki demiryolu tünelinin sol yanında bulunmaktadır.
[Üye Olmadan Linkleri Göremessin! Üye Olmak İçin Tıkla...]
Mağara oluşumunu Prehistorik Çağlarda tamamlamıştır. Mağara yaklaşık 600 m. uzunluğundadır. Ancak daha da uzun olduğu sanılmaktadır. Mağara 60–70 m. den sonra dar ve alçak geçitlerle devam etmektedir. İçerisindeki sifon 1 m. yüksekliğindedir. Ayrıca mağara içerisinde küçük akarsular bulunmaktadır.
DeRyAa isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Digg this Post!Bookmark Post in Technorati
Alıntı ile Cevapla
Alt 30-08-11, 23:18   #10
NazLı KıZ
 
DeRyAa - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 19-10-06
Nerden: Ne önemi vaR
Yaş: 27
Mesajlar: 5,317
Tecrübe Puanı: 14772 DeRyAa 1000 DeRyAa 1000 DeRyAa 1000 DeRyAa 1000 DeRyAa 1000 DeRyAa 1000 DeRyAa 1000 DeRyAa 1000 DeRyAa 1000 DeRyAa 1000 DeRyAa 1000
--->: ZonguLdak....

Ilıksu Mağarası nerede, Ilıksu Mağarasının özelliği, Ilıksu Mağarası hakkında bilgi

Zonguldak-Ereğli karayolu üzerinde, deniz kenarında bulunan bu mağaranın içerisinde yer altı nehri bulunmaktadır. Uzunluğu 800 m. olan mağara ağzından içeriye girildiğinde travertenlerle karşılaşılmaktadır. Travertenlerin altında sifon bulunmaktadır.
[Üye Olmadan Linkleri Göremessin! Üye Olmak İçin Tıkla...]
Mağara içerisinde bulunan sudan sonra büyük bir mekâna ulaşılmaktadır. Mağara içerisinde çok sayıda guana bulunmaktadır. Mağara yakınında Ilıksu Kaplıcası vardır. Ilıksu Kaplıcasının su debisi 10 lt/sn, sıcaklığı ise 27 derecedir.

Kaplıcanın suyunun içme olarak kullanıldığında, mide, bağırsak ve karaciğer safra yolları üzerinde, banyo kürlerinde ise, içerdiği radyoaktif elemanlar sayesinde ağrılı hastalıklarda olumlu etkisi görülmektedir.

Ilıksu Kaplıcası, İl Özel İdaresi tarafından yatırım programına alınmış olup, şu anda kaplıca üzerinde ya da çevresinde herhangi bir tesis bulunmamaktadır.
DeRyAa isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Digg this Post!Bookmark Post in Technorati
Alıntı ile Cevapla
Cevapla

  • Submit Thread to Digg Digg
  • Submit Thread to del.icio.us del.icio.us
  • Submit Thread to StumbleUpon StumbleUpon
  • Submit Thread to Google Google
  • Bookmarks

    Seçenekler
    Stil

    Yetkileriniz
    You may not post new threads
    You may not post replies
    You may not post attachments
    You may not edit your posts

    BB code is Açık
    Smileler Açık
    [IMG] Kodları Açık
    HTML-KodlarıAçık
    Trackbacks are Açık
    Pingbacks are Açık
    Refbacks are Açık



    Bütün Zaman Ayarları WEZ olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 00:07 .


    Powered by vBulletin Version 3.8.7
    Copyright ©2000 - 2012, Jelsoft Enterprises Ltd.
    Search Engine Friendly URLs by vBSEO 3.5.0 RC2
    Sohbet ve Sohbet odalari sitesi

    Sohbet Chat Forum Oyunlar1