hoSSohbeT.com  Sohbet  forumlari

Anasayfa Bugünki Mesajlar Forumları Okundu Kabul Et
Geri git   hoSSohbeT.com Sohbet forumlari > Tarih Kültür Sanat Forumu > Türkiye
Kayıt ol Yardım Sohbet Gazete oku Diyetsaglik Üye Listesi Ajanda Arama Bugünki Mesajlar Forumları Okundu Kabul Et

Türkiye Ülkemizi ve dünyayı tanıyalım, tanıtalım



Cevapla
 
LinkBack Seçenekler Stil
Alt 21-05-10, 16:16   #1
╠► Shetan-ın MeLeqi ◄╣
 
SahiL - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 08-11-08
Yaş: 30
Mesajlar: 10,992
Tecrübe Puanı: 1098 SahiL 1000 SahiL 1000 SahiL 1000 SahiL 1000 SahiL 1000 SahiL 1000 SahiL 1000 SahiL 1000 SahiL 1000 SahiL 1000 SahiL 1000
SahiL - MSN üzeri Mesaj gönder SahiL isimli Üyeye Skype üzeri Mesaj gönder
doğunun gizemLi şehri MaRdin


GİZEMLİ ŞEHİR

GİZEMLİ ŞEHİR MARDİN


Uzak diyarların akşamında içimi dolduran sevinç dalgalarının bir fırtına öncesi sessizliği andırırcasına mahzun ve hiddetli gök kubbelerin ve amansız deryaların biçilmiş kaftanları gibi yalnız olan, yükseklerden bakmaya pek alışık olduğumuz uzadıya giden ovaların ve yanı başında mezopotamyanın bereketli toprakları insanın içine işleyen ve geçmeyen yara gibi her hatırlanıldığında daha da derinleşen bir güzellik abidesi.
Uçurumlar dipsiz kuyuların başında ne de güzel görünür. Kıvrılarak giden yolun en gerisinde hayatın kesitinden koparılmış gerçeklerin bilinç altında yoğrulduğu, kendine has kültürüyle uzak doğunun bu gizemli şehrinde bir insan figürünü çizebilmekti ilk önce. Döşemeli taşların artı sıra dizilmiş belki de maziden göz kırpan bir gülümseyişle karşılanan mimarı otoritenin bakakaldığı ve bir nokta da bu önüne geçilmez harikalar diyarında; derin yaralar ve çizikler vardı kadınların yüzlerinde. Bir sitemli bakışla gülümsedikleri ve neden sonra utandıkları al yazmalı, çarşaflı, fistanlı ve daha değişik giysilere bürünmüş kadınlar vardı. Erkekleri vardı palabıyıklı yüzlerinde ezilmişliğin hor görmüşlüğün ve sonra kaçamak bakışların duygusal bir metne büründüğü, çoğusu genç azı yaşlı elleri arkalarında sıkı sıkıya bağlanmış mahzun duygular. İnsanı derinden etkileyen huzurun huzursuzluğun tek başına kalmışlığın tarihe meydan okuyuşunun altında belki de kendisi gibi insanında özgürlük bilinciyle yoğruluş olmasından kaynaklanıyor.
Medeniyetlerin gölgesinde nice büyük insanlar yetiştirmişti bağrında. Toprağının hor ve hakir olması belki de bundandır. Tarih boyunca ezanların bir buğulu ses gibi dalga dalga yayıldığı bu topraklarda ayrı bir sevinçle kalkar insan.bebekler doğar sesleri yankılanır sonsuz Mardin ovasında duyulur insanlığın en hazin sesi.
Tarih kokuyor taşlı yollarından geçerken insan, ne de uzaklara göç eyler. Yanı başında toprağın, suyun, hasretin donmuş matemlerde hasretin; gözlerin parlarda derin ruhunda bir süzülmeyle güzel narin endamında. Yürümek çoğu zaman ve gelecekle bütünleştirmekti uğuldayan sesini…
Yükseklerden tepenin tam ucundan göğe yükselen bir ses vardır. Bir mum ışığı sönük ve yorgun hazin meltemin içinde birikmiş öfkeli, durgun, yalnız…. Yükseklerden basamak basamak iner bir garip duygudur içini kaplayan, sonsuz Mardin ovasının berraklığında süzülen ruhun deryalarında avunduğun tarih kokar. Uzaklardan ta uzaklardan engin dağların ardından dumanlı bir sis bir bulut yükselir çoğu zaman…. Yaşamın bazen onursal bir mücadeleye dönüştüğü kahvehane köşelerinde sokak başlarında çaresiz gençlerin garip bakışlarında yaşama dört elle sarılmak cihetiyle iş arayan garipsenmiş ülkemin garipsenmiş şehrinde ne mutlu ki tarih kokar her yerinde….
Ve sonra sen dal toprağını suyunu, bırak hayat düşünsün hayat hikayeni, garip ülken düşünsün. Kuşların kanat çırpınışından yaşamın manevrasına berrak güneşin hazin duygularından sıyrılıp sen, düşünme artık olup bitenleri. Varsın gazetelerin orta sayfaları Pazar ekleri düşünsün seni, yaşamadan yaşanılmış gibi gösteren insanın ezilmişliğini, yalnızlığını, misafirperverliğini değil de taş yığınların çekip de fotoğraflarını varsın yaygaralar yaydırsın. Sen düşünme gayrı…
Gizemli bağrında barındırdığı taşlardan yapılan evleri,taş ustalarının sanatkarlığının bir delili gibi duruyor.ve gizemine,gizem katıyor,taş evlerin altından geçen yer altı dehlizleri ve yapılma nedenleri halen gizemini koruyor.
Kent insanları,çok sıcak kanlı ve gelen misafirlere karşı o kadar yakın davranıyorlar ki,insanın buradan ayrılası gelmiyor.
Birde buralara özgü yemekleri var ki söz etmeden durulamaz,yemek yemeği sevmeyenlerin bile zorla yiyesi geliyor.muhteşem yöresel yemekleri var:Sembusek,ırook,peynirli tatlı pide,kaburga dolması,etli erk yemeği,ikliçe ve adını yazamayıcağım bir sürü Mardin’e has yerel ama muhteşem yemekler.
Kentin insanlaru artık tarihine ve Kent’ine sahip çıkıyor,çivi bile çakılmıyor artık taş evlere,sit alanı ilan edilmiş,Mardin umarım Turizmde de hakkettiğin değeri ve payı alırsın çünkü bunu hakkediyorsun.her şeyi hakkediyorsun,gezilmeyi,sevilmeyi ve kalbimizde yer almayı.

MARDİNDE NE YENİR?

TAVA YEMEĞİ (Güveç)
İlkbaharda taze ve körpe etten sebzelerle yapılır,

KAPALI LAHMACUN (Sembusek) :
Un ve tuzlu suyla yoğrulmuş hamurun merdane yardımıyla açılıp kıyma, soğan ve baharatla içi doldurularak katlanmış biçimde fırına verildiği yemek türüdür.

MALZEMELER;
-İçinin hazırlanması için- 1 kg. köftelik kıyma, 500 gr. kuru soğan, 1 demet maydanoz, tuz, karabiber, 2 çorba kaşığı biber salçası.
-Dışının hazırlanması için- 2 kg. un, 1 adet kabartma tozu, 1 çorba kaşığı tuz.

HAZIRLANMASI
-İçinin hazırlanması- Yukarıda hazırlanmış malzemeler kıymayla karıştırılır.
—Hamurun hazırlanması- 2 kg. un, maya ve 1 çorba kaşığı tuz karıştırılarak, hamur haline getirilir. Üzerine nemli bez örtülüp dinlenmeye bırakılır. Dinlendirilen karışımdan cevizden biraz büyükçe parçalar ayrılır. Merdane yardımıyla yuvarlak yufka şeklinde açılır. İçine önceden hazırlanan iç konup, ikiye katlanır. Üzerine yumurta sarısı sürülüp fırına verilir. Sıcak olarak servis yapılır. Çoban salatası ve Ayran ile birlikte yenir.

KIZARMIŞ İÇLİ KÖFTE (İrok)
Mardin'de iki çeşit içli köfte vardır. Biri kızarmış (İrok) diğeri ise haşlanmış içli köftedir. (İgbebet) Kızarmış içli köfte sadece Mardin'e özgüdür.


MALZEMELER
-Dış hamurunun hazırlanması için- 2 kg kısırlık bulgur, 250 gr. çiğ köftelik et,4 adet haşlanmış patates, 2 yumurta, 2 kaşık un, 1 çorba kaşığı tuz.
-İç'in hazırlanması için- 1 kg köftelik kıyma, 500 gr soğan, 1 demet maydanoz, karabiber, tuz.

HAZIRLANIŞI
-İçinin hazırlanması- Soğanlar ince ince kıyılıp, ateşte haşlanır. Suyunu çektikten sonra yağla kavrulur. Soğanın üzerine kıyma eklenip 1-2 dk. kadar kavrulur. Maydanoz tuz, karabiber ve pul biber eklenir. 20 dk. kavrulduktan sonra soğumaya bırakılır.
-Dışının hazırlanması- Kısırlık bulgur, haşlanmış patates, çiğköftelik et karıştırılarak hamur haline getirilir. Ceviz büyüklüğünde hamur koparılır. Başparmak yardımıyla havuz şeklinde açılır. Hazırlanan kıyma havuzun içine doldurulup ağzı kapanır. Kurabiye şeklinde yuvarlatılır. Kızgın yağda pembeleşinceye kadar kızartılır. Sıcak olarak servis yapılır.


KABURGA DOLMASI
En çok bulgur pilavı ile yenen etli bir yemek türüdür. Özelliği koyunun kaburga kamiğinden yapılmasıdır. Kaburgaların üstündeki etin içi kesilir, etli pilav ile doldurulup pişirilir.
Malzemeler: (6 kişilik) 1 yaşındaki oğlak ya da kuzu kaburgası, 250 gr. koyun kol eti, 2 su bardağı pirinç, 4 çorba kaşığı tereyağ, 1 tatlı kaşığı karabiber, 1 tatlı kaşığı tuz, 1 tatlı kaşığı yenibahar, 3 su bardağı su, 1 su bardağı badem, 1 çorba kaşığı çok ince kıyılmış maydanoz veya reyhan.

HAZIRLANIŞI
Pirinci ılık ve tuzlu suda soğuyuncaya kadar bekletin. Kol etini kuşbaşı doğrayın. Doğradığınız eti bir bardak su ile ateşe koyup, kavurarak suyunu çektirin. İçine karabiber ve tuz atın. Üzerine biraz sıcak su ilave ettikten sonra eti kaynamaya bırakın. Başka bir tencerede 2 çorba kaşığı yağ eritin. Pirinci bol ayı……
__________________
Harf Cerrahı

SahiL
SahiL isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Digg this Post!Bookmark Post in Technorati
Alıntı ile Cevapla
Alt 21-05-10, 16:17   #2
╠► Shetan-ın MeLeqi ◄╣
 
SahiL - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 08-11-08
Yaş: 30
Mesajlar: 10,992
Tecrübe Puanı: 1098 SahiL 1000 SahiL 1000 SahiL 1000 SahiL 1000 SahiL 1000 SahiL 1000 SahiL 1000 SahiL 1000 SahiL 1000 SahiL 1000 SahiL 1000
SahiL - MSN üzeri Mesaj gönder SahiL isimli Üyeye Skype üzeri Mesaj gönder
Cevap: doğunun gizemLi şehri MaRdin




















Türk bilim insanları, Mardin'de bulunan Deyrulzafaran, Zindan ve Mor Yakup Kilisesi'nin tarih sahnesindekini yerini, "Lüminesans" tarihlendirme yöntemini kullanarak tespit etti.



Tapınaklardan alınan kemik, taş ve toprak parçalarını kullanarak laboratuvar ortamında yapılan analizlerde, 1500’li yıllara ait olduğu tahmin edilen tapınakların günümüzden 3830 yıl öncesinde yapıldığı ortaya çıktı.

Yeni tarihlendirme bilgisi, bilim dünyasında yeni heyecanlar yaratırken, araştırma sonuçları uluslararası literatürdeki yerini aldı AÜ Mühendislik Fakültesi Fizik Mühendisliği Bölümü öğretim üyesi Yrd. Doç. Dr. Niyazi Meriç, Lüminesans Araştırma Laboratuvarlarındaki çalışmalara Denizli ve Pamukkale’deki fay hatlarının yaşını hesaplayarak başladıklarını anlattı. Daha sonra Türk Tarih Kurumunun talebi üzerine Mardin’in Nusaybin ilçesine bağlı Kuru köyündeki "Ermeni toplu mezarları olduğu" iddia edilen mezar örneklerini incelediklerini belirten Meriç, bu mezarların M.Ö 257-597 yıllarında zengin ailelerin özel olarak yaptırdıkları "aile mezarları" olduğunu ortaya koyduklarını anımsattı. Meriç, son çalışmalarında ise Mardin yakınlarındaki Deyrulzafaran Manastırı’nın altında bulunan Hurrilerden kalma güneş tapınağının temelinden alınan kemik ve toprak numunelerin AÜ Mühendislik Fakültesi Fizik Mühendisliği bölümünde bulunan Tarihlendirme Araştırma Laboratuvarı’nda, başkanlığını yürüttüğü ve aralarında doktora öğrencisi Mehmet Koşal’ın bulunduğu bir ekip tarafından Lüminesans Tarihlendirme yöntemiyle incelendiğini belirtti. Meriç, bölgenin tarih araştırmasının ilk kez yapıldığını belirterek, araştırmalarının sonunda tapınağın temelinin günümüzden itibaren 3830 yıl önce atıldığının tespit edildiğini bildirdi. Deyrulzafaran Manastırı’nın, 1293-1932 yılları arasında Süryani Kadim Patrikliğinin merkezi olduğu kabul edildiğini, yazılı kaynaklara göre, yapının M.S. 5. yüzyıldan bu yana Süryani manastırı olarak kullanıldığını aktaran Meriç, manastırın temelinden alınan toprak numunesinin yaş değerlerinin günümüzden 3830 yıl öncesine karşılık geldiğini belirtti. Mardin–Nusaybin yolu üzerindeki Dara antik yerleşim merkezinin çok yakınında, inşa tarihi bilinmeyen, büyük kesme taşlardan oluşan ve halk arasında Zindan olarak adlandırılan yaşı bilinmeyen yapıyı da incelemeye aldıklarını kaydeden Meriç, yaptıkları analizlerde de bu yapının inşa tarihinin M.S. 448 olarak belirlendiğini söyledi. Meriç, ayrıca Nusaybin ilçesinin sınırında yer alan Mor Yakup Kilisesi’nin M.S. 7. yüzyılda inşa edildiğini veya tadilat gördüğü sonucuna vardıklarını da bildirerek, bu tarihlendirmenin, manastırın ikinci parlak döneminde tadilat geçirdiğini gösterdiğini dile getirdi.


"KEMİK SİNYALLERİ İLK KEZ LİTERATÜRDE"
Tarihlendirme çalışmasını doktora tezi olarak yayımlayan Dr. Mehmet Koşal ise bölgedeki toplu mezarlardan toplanan kemiklerle taş, toprak, çanak ve çömlek parçalarını OSL yöntemiyle analiz ettiklerini ifade etti. Türkiye’nin daha önce bilimsel tarihlendirme çalışmaları için yurt dışına bağımlı olduğunu, ancak laboratuvarlarındaki bilimsel birikimle artık bu çalışmaların Türkiye’de de yapılmasının önemine işaret eden Koşal, "Çalışmamızın geldiği nokta, Türkiye’nin de bilim yarışından dünya ile yarışacak noktaya geldiğini ortaya koydu" diye konuştu. Koşal, araştırma sonuçlarını uluslararası dergilerde yayımladıklarını ve sonuçların uluslararası literatüre girdiğini kaydetti. Mehmet Koşal, daha önce Carbon 14 yöntemiyle yurt dışında tarihlendirilebilen kemik analizlerinden de ilk kez tarihlendirmede kullanılan sinyaller aldıklarını, bu konuyla ilgili bilimsel makalelerin de uluslararası dergilerde yayımlandığını bildirdi.

Kaynak: [Üye Olmadan Linkleri Göremessin! Üye Olmak İçin Tıkla...]


SahiL isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Digg this Post!Bookmark Post in Technorati
Alıntı ile Cevapla
Alt 21-05-10, 16:30   #3
╠► Shetan-ın MeLeqi ◄╣
 
SahiL - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 08-11-08
Yaş: 30
Mesajlar: 10,992
Tecrübe Puanı: 1098 SahiL 1000 SahiL 1000 SahiL 1000 SahiL 1000 SahiL 1000 SahiL 1000 SahiL 1000 SahiL 1000 SahiL 1000 SahiL 1000 SahiL 1000
SahiL - MSN üzeri Mesaj gönder SahiL isimli Üyeye Skype üzeri Mesaj gönder
Cevap: doğunun gizemLi şehri MaRdin









Kırklar Kilisesi




















SahiL isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Digg this Post!Bookmark Post in Technorati
Alıntı ile Cevapla
Alt 21-05-10, 16:38   #4
╠► Shetan-ın MeLeqi ◄╣
 
SahiL - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 08-11-08
Yaş: 30
Mesajlar: 10,992
Tecrübe Puanı: 1098 SahiL 1000 SahiL 1000 SahiL 1000 SahiL 1000 SahiL 1000 SahiL 1000 SahiL 1000 SahiL 1000 SahiL 1000 SahiL 1000 SahiL 1000
SahiL - MSN üzeri Mesaj gönder SahiL isimli Üyeye Skype üzeri Mesaj gönder
Cevap: doğunun gizemLi şehri MaRdin

























Deyrulzafaran Manastırı




Midyat Suryani Kilisesi


Midyat Suryani Evi İçi

Yine İ.Ö. 6. yüzyılda Persler konuğum oldu bu kez,
iki yüzyıl sonra da Makedonyalı kimliğiyle Büyük
İskender ve Selevkos yönetimleri. ..
Arami etiketli halkım, İsa'dan önce birinci yüzyılda
Abgarların, ardından da Tigranes'in yasalarını
kabule mecbur kaldı.
Ve İsa'dan sonra ilk Hıristiyanların kokusu dağa
Taşa, suya ve ateşe sindi.
İkinci yüzyılda Romalılar geldiler.
Onlardan iki yüzyıl kadar sonra da Sasaniler...
Hemen arkalarından da Bizanslılar...
Yedinci yüzyılda ömür defterime Arapların adını
kaydettim.
Dokuzuncu yüzyılda Hamdaniler, onuncu yüzyılın
sonlarında Mervaniler , kendi bayraklarıyla
donattılar kale burçlarımı
On birinci yüzyılda Türkmenlerin sesi dolaştı
bedenimin arka sokaklarında...
On ikinci yüzyılda Artuklılar, Hısn Keyfa; yani
Hasankeyf'i mekan tuttular geleceklerinin düşleri
adına.
1108 yılında kollarıma aldığım Necmeddin İlgazi,
Artukluların Mardin ve bugün Silvan adı verilen
Meyyafarikin şubesini açtı.
Tarihin kalemi, kırık da olsa yazmasını
sürdürecekti.
Bizanslıların, ardından Haçlıların saldırısıyla
bunaldım ve umudum hiç bir gün ve gece közünü
karartmadı.
Haçlıların ardından, önce Eyyubilerin, bir süre,
Sonrada İlhanlıların şemsiyesi altında dokudum ,
Zamanın kanaviçesini...
Memluklerin ve Timur'un ziyaretinden sonra
Karakoyun ve Akkoyunlular ekip biçmeye
başladılar günümün ve gecemin harmanını. ..
Zamanın çalar saati, gökyüzünü 16. yüzyılın işaret
fişeğiyle aydınlatıyordu ki Safeviler geldiler.
1517 yılında Yavuz Sultan Selim ile birlikte
Osmanlıları konuk etmeye başladım hayal
hanemde...






Kasımiye Medresesi - Güneşin altında Bir Vaha



Mırra

0

Şair, senin hasretin kelimelere ise

Benimki suya, suda aksini bulan hayata



Ama şükür olsun Mardin'e yakın ruhum

Mardin yakınımda bedenimin
Şair, nicedir hasretin ve hasretliğim?








Kasrı Kanco

KASRI KANCO'YA ŞİİR


Şair, hatırlar mısın kaç yıl önceydi

Sen de konaklamıştın bir akşam





Yatağın samanyolu, yastığın çobanyıldızı

Sahi, o günler gönlünü esir alan ne idi







MAR ŞABİL ÖNÜNDE DURAN KADINA ŞİİR






ŞEHİDİYE CAMİİ











Ortaköy Damlarda Yaşam










Can Çekişen Zanaatın son Temsilcilerinden Bir Bakırcı










Taştaki İşevi Şiir
































ve ben MARDİN





















SahiL isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Digg this Post!Bookmark Post in Technorati
Alıntı ile Cevapla
Alt 21-05-10, 16:52   #5
╠► Shetan-ın MeLeqi ◄╣
 
SahiL - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 08-11-08
Yaş: 30
Mesajlar: 10,992
Tecrübe Puanı: 1098 SahiL 1000 SahiL 1000 SahiL 1000 SahiL 1000 SahiL 1000 SahiL 1000 SahiL 1000 SahiL 1000 SahiL 1000 SahiL 1000 SahiL 1000
SahiL - MSN üzeri Mesaj gönder SahiL isimli Üyeye Skype üzeri Mesaj gönder
Cevap: doğunun gizemLi şehri MaRdin










Midyat Meryemana Manastırı
Midyat Anıtlı(Hah) Köyündedir. Yöre Süryanilerinin genel kanısına göre Meryemana Manastırı, 3 Mecusi’nin gelip kurduğu şehirdir.

Kiliseler;
Mar Petrus ve Pavlus Kilisesi
1914'te Patrik 2. Abdullah döneminde Papaz Abdulmesih'in gayretleriyle Petrus ve Pavlus adına yapılmıştır. Kök boyalarla el işi baskı perdeleri mevcuttur. Bu kilisenin taş işlemeleri sadedir. Merkez Gül Mahallesindedir.

Mor İliyo Kilisesi
Mardin Kalesindedir. 3.yüzyılda yapılmıştır.

Mar Behnam (Kırklar)Kilisesi
5.yüzyılda yapılmıştır. Şar Mahallesindedir. Kilise üç giriş kapılı, ince taş işçiliğiyle işlenmiş Mihrapları, dörtyüzyıllık ahşap Mihrap kapıları. 1500 yıllık kök boya ile baskı perdeleri, geniş avlusu içinde çan kulesi evi ve adeta dantel gibi işlenmiş taş oymacılığı örneklerinin yer aldığı divan mevcuttur. 1170 yılında Kırk şehitlere ait kemikler bu kiliseye getirilmiştir. Bu gün Mardin Metropolitlik Kilisesidir.

Meryem Ana Kilisesi
Savur kapı mahallesinde 1857'te ibadete açılmıştır. yıkıkvaziyettedir.

Kırmızı (Surp Kevork) Kilise
420 yılında yapılmıştır. 10 taş sütun üzerinde inşa edilen kilisede, mihrabın farklı geometrik taş süslemeleriyle ayrı bir özelliği vardır.

Protestan Kilisesi
Geniş bir alan üzerinde inşa edilen kilise 569 yılında yapılmıştır.

Meryem Ana Kilisesi ve Patrikhane
1860 yılında Patrik Antuan Semheri tarafından yaptırılan kilisede; kemer, yuvarlak taş sütunlar ve avluda korkuluklar yer alır. Patriğin oturma yeri ile İncil vaiz yeri, üzüm salkımlı motiflerinin ahşap el işçiliğiyle bambaşka bir görünüm sergilemektedir. İçi 21 sütun üzerinde "Vernadun, Baharan" Koro Balkonu akustiktir.
1895 yılında Antakya Patriği İğnatuos Benham Banni tarafından inşa edilen Patrikhane bugün müze olarak hizmet vermektedir.
Eski Patrikhane binasının bir kısmı, İlde ana caddenin 1914–1915 yıllarında Almanların demirden yapılmış tekerlekli arabaların geçebilmesi için yapılan genişletilme çalışmalarında yıkılmıştır. 1958 yılında ana cadde genişletilip Cumhuriyet Alanı ve yol bugünkü hale getirilmiştir. Mar Hırmıs Kilisesi
M.S.430'da yapılmıştır. 1552 yılına kadar Nasturilerin kullanımındaydı. Bu kilisede iki Metropolit Mezarı mevcuttur. Mar Yusuf Kilisesi
Meclis-i Mebusan Üyesi Hovsep Kazasyan'ın öncülüğünde ve Mardin Ermeni Katolik Cemeati katkılarıyla Patrik VIII. Grigoryus tarafından Mardin Metropolitliğine getirilen Melkun Nazaryan'ın görevi sırasında Mardin Surp Hovsep Kilisesinin inşaatına 1864'te başlanmış, 1894 yılında ibadete açılmıştır. Kilisenin yan tarafında Ruhbanların yeri vardır. Mimarı nam-ı değer Mimar Lole'dir. Rutubeti önlemek için kilisenin inşaatı sırasında temele tonlorca tuz dökülmüştür. Bu usul antik çağdan gelmektedir. Tepesinde Çan Kulesi olup, mimarisi düz damlıdır. İçi 21 sütun üzerinde "Vernadun, Baharan" Koro Balkonu akus­tiktir. Altı kutsal mihrabı olup, kuzeyde Horan, taş koro, güneyde Kavit, batıda Mıgırdaran, doğuda Adyan şeklinde yapılmıştır.
Mor Şmuni Kilisesi
Eski Kale Köyünün güneybatısında yer alır. 793 yılında inşa edilmiştir.
Mor İvennis Kilisesi
Eski kale köyünün güneydoğusunda yaralan kilise 793 yılında inşa edilmiştir,
Mor Circis Kilisesi
Eski kale köyünün kuzeybatısında yeralan kilise 793 yılında yapılmıştır.
Mor İliye Klişesi
Yapım tarihi bilinmeyen kilise Çiftlik Köyündedir. Kilise içerisinde yan bölümünde iki oda mevcuttur. Bu odalara geçiş çok alçak tavanlı kapıdan yapılmaktadır. Orta kısımda şifalı (Ruh. Sinir ve Sara hastaları) taka denen bölümü sık sık ziyaret edilmektedir.
Mor Yakup Mor Kuryakus Kilesesi
Kesin yapım tarihi bilinmemekle beraber 3.yüzyıla tarihlenen kilise Bülbül Köyündedir.
Meryem Ana Kilisesi
Gollü Köyünde bulunan kilise yıkık haldedir.
Mor Yuhannın Kilisesi
370 yılında inşa edilen kilise Dereiçi (Kıllıt) Köyündedir.
Mor Babi Kilisesi
Nusaybin Günyurdu Köyünün kuzeybatısında ve tepenin başında bulunmaktadır. Kayanın yontularak kilise inşa edilmiştir. Buralara Mağara veya Yeraltı Kilisesi de denilmektedir.
Mor Aho Kilisesi
Günyurdu Köyünün kuzeyinde tepe üzerinde bulunan kiliseye Patrik III. Yakup döneminde bazı eklemeler yapılmıştır.
Mor Şemun Kilisesi
Günyurdu Köyünün kuzeyinde yer almaktadır. Çok eski bir tarihe sahiptir.
Mor Yuhanna Kilisesi
Turabdin Dağının kayalık bir yamacındadır. Birçok yapıdan oluşmaktadır. Mor Evgin Manastırına 5 km. uzaklıkta olup, yaya olarak gidilebilmektedir.
Merkez İlçeye bağlı Bülbül Köyünde Mor Stefanos, Teodoros Kilisesi ve Meryem Ana Kilisesi, Midyat Merkezinde: Protestan, Mar Şıımune. Mor Barsavmo, Mor Ahısnoyo, Mor Şarbe, Meryem Ana Kiliseleri: Ömerli Merkezinde ise Mor Cırcıs Kilisesi, Savur Merkezinde Mor Yunanın Kilisesi(370 yılında) vardır.
Manastırlar
Mor Mihayel Kilisesi ve Burç Manastın
185 yılında inşa edilmiştir. MÖ. ye ait bölümleri mevcuttur. Yeni yol Caddesinin alt tarafındadır.
Hammara Manastırı
M.S.326 yılında yapılmıştır. Diyarbakır Kapı Mahallesi Kırkız mevkiindedir.
Mar Barbara Manastın
17. Yüzyılda yapılmıştır. Yeni şehirde harabe şeklindedir.
Mor Efram Manastırı
1884 yılında Patrik Cercis Şelhet tarafından yapılmıştır.
Meryem Ana Manastırı
Midyat Anıth (Hah) Köyündedir. Yöre Süryanilerinin genel kanısına göre üç mecusinin gelip Meryem Ana Manastırını kurduğu şehirdir.
Mor Dimet Manastırı
Savur İlçesi Dereiçi Köyündedir. Manastıra gelen Romatizma hastalarının iyileşmesi sebebiyle buraya Romatizma Manastırı da denilmektedir.
Mor Cırcıs Manastırı
Derik İlçe Merkezindedir. Yüksek Tavanı ve Mihraba bakan U şeklindeki kilise içinden görülmeyen koro balkonuyla ayrı bir mimarisi vardır.
Deyrulumur Manastırı
Midyat'ın 18 km. doğusunda olup. Savurlu Mor Samuel ile Kartminli Mor Şemun tarafından M.S. 397'de inşa edilmiştir. 615 ve 1049'da metropolittik merkeziydi.
Manastırda Kral Arkedeus zamanında Mor Şemun tarafından barınma ve dua yerleri. Kral Teodosyus çağında lahitlerin konacağı abide evi Meryem Ana Kilisesi, Resuller Kilisesi, Kırk şehit Kilisesi, Mor Şamuel Mabedi, Kral kızı Teodara'nın Mor Şamuel tarafından iyileştirilmesi sebebiyle Teodara Kubbesi. Mor Şemun Mabedi. Mısırlılar tarafından yaptırılan Kubbeye MS.512 yılında Kral Anastas tarafından yaptırılan büyük Mabet ile muhteşem mimari örnekleriyle efsanavi abide niteliğini bütün görkemliğiyle muhafaza etmektedir.
Mor Yakup Manastırı
Nusaybin İlçe Merkezindeki Manastır. Mor Sabo ve 11 öğrencisinin Şehitliğine kadar Mecusi tapınağıydı. Tapmak kalıntıları üzerine MS.328 yılında I Mor Yakup'un ölümünden sonra adına itafen inşa edilmiştir, içinde türbesi vardır. 19.yüzyıla kadar bünyesinde rahipler yaşardı.
Deyrulzafaran Manastırı:
Mardin ilinin 3 km. doğusunda bulunan Deyrulzafaran Manastırı Yukarı Mezopotamya'ya bakan yamaçlarda yer almaktadır. Manastırın güney kısmı hariç diğer tarafları dağlarla çevrilidir. Süryanilerin tarihi ve dini değerleri arasında bugüne kadar ayak­ta kalabilmiş müstesna bir abide olan manastır 639 yıl boyunca Dünya Süryanilerinin Patriklik merkez­liğini yapmıştır.
Manastırın M.Ö. 'ye ait kısımlarının kuruluş tarihi bilinmemekle beraber Mardin ilinin kuruluşuna kadar uzandığı tahmin edilmektedir. Milattan öncesine ait yapı 19. Yüzyılda bulunmuştur.
Bu yapıda göze çarpan en önemli özellik tavan yapısıdır. Tavanı oluşturan taşlar 20x0.5 m. ebatlarda 13 sıra halinde ve aralarında herhangi bir harç olmaksızın birbirine kenetlenmiş halde duran geometrik yapıdadır. Göze çarpan diğer bir özellik ise mabedin her iki tarafında kurban sunulan yeri olan kemerli kısımların bulunmasıdır. Tapınak 52.5m. dir.
Manastırın milattan sonrasına ait dönemlerde yapılan eklentiler Hıristiyanlık döneminin başlamasıyla birlikte gerçekleştirilmiştir. (M.S. 493)
Deyrulzafaran Manastırı geçmişten günümüze kadar gelen ilgi çekici kiliseleri, kubbe ve sütunları, ahşap el işlemeleri kapılarıyla geçmişin en güzel mimari örnekleriyle Süryanilerin dini ve tarihi değerleri arasında dünya çapında eşsiz bir abide niteliğini bütün görkemliliğiyle muhafaza etmektedir.
Şeyde ( Meryem Ana) Manastırı
M.S.326 yılında kayaların içine oyularak yapılmıştır.
Mor Yakup Manastırı (Arur)
Arur Kalesi üzerinde I ve II. Asır arasında kale içinde kayaların oyularak 2 katlı olarak inşa edilen manastırın, üst katında birçok küçük oda ve küçük kilise, alt katında ise büyük kilise mevcuttur.
Mor Behnan Manastırı
17.y.y. kadar içinde rahipler yaşıyordu.
Mor Evgin Manastırı
Girmeli Bucağının 7 km. kuzeyindedir. Turabdin dağının yamacında, ovadan 500 metre yükseklikte mağara ve yapılardan oluşmaktadır. Manastıra çıkış yerine kadar motorlu araçlarla gidilebil­mektedir.

Savur Dere içi (Kıllıt) Köyünde; Mor Abay, Mor Teoduto, Mor Şabay ve Mor Dimet Manastırları, Mor Şumuyel Manastırı (Savur-Hemerin Köyü). Mor Şmuye Manastırı (Hmerin Köyü), Midyat İlçesinde Mor Melke Manastırı.
SahiL isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Digg this Post!Bookmark Post in Technorati
Alıntı ile Cevapla
Alt 21-05-10, 17:00   #6
╠► Shetan-ın MeLeqi ◄╣
 
SahiL - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 08-11-08
Yaş: 30
Mesajlar: 10,992
Tecrübe Puanı: 1098 SahiL 1000 SahiL 1000 SahiL 1000 SahiL 1000 SahiL 1000 SahiL 1000 SahiL 1000 SahiL 1000 SahiL 1000 SahiL 1000 SahiL 1000
SahiL - MSN üzeri Mesaj gönder SahiL isimli Üyeye Skype üzeri Mesaj gönder
Cevap: doğunun gizemLi şehri MaRdin







HATUNİYE (SITTİ RADVİYYE) MEDRESESİ
Mardin il merkezinin kuzeyindeki Gül Mahallesi’nde bulunan bu medreseyi Artuklu Sultanlarından Necmeddin Alpi’nin eşi Sitti Razviye (Radviyye) yaptırmıştır. Yapının kitabesi bulunmamakla beraber 1177-1185 arasında yapıldığı sanılmaktadır.

Günümüze gelen kalıntılarından medresenin iki eyvanlı, revaklı avlulu ve iki katlı olduğu, köşelerine de kubbeli türbe kısımlarının yerleştirildiği anlaşılmaktadır. Bu plan tipi Anadolu medrese mimarisinin gelişiminin XIII.yüzyılda belirlenmeye başladığını da göstermektedir.

Medrese çeşitli dönemlerde yapılan eklerle özgün biçiminden kısmen de olsa uzaklaşmıştır. Yapının asıl girişi bilinmemektedir. Medresenin solundaki girişten önce eyvan mescide ve sonra da revaklı, üzeri açık bir avluya girilmektedir. Güney eyvanının kuzeyindeki bölüm sonradan cami olarak kullanılmıştır. Bu arada mihrap duvarının solundaki mekânlar bozulmuş ve buraya bir de balkon eklenmiştir. Nitekim kuzeydeki giriş eyvanının kemer izleri bugün görülebilmektedir. Avlunun batısında çapraz tonozlu revakların arkasında üzerleri beşik tonozlu bir bölüm günümüze iyi bir durumda gelebilmiştir. Avlunun doğusundaki kemerlerden burada bir takım medrese hücrelerinin olduğu anlaşılmaktadır. Revaklar üzerindeki aralara örülmüş kemerler bunların üzerinde ikinci bir katın olduğuna işaret etmektedir. Bu kata nereden çıkıldığı ise anlaşılamamıştır.

Ana eyvanda bulunan mihrabın bezemeleri dikkat çekicidir. Üzerleri sıvanmış ve badanalanmış olmasına rağmen bunların altında zengin bir taş işçiliği olduğu da dikkati çekmektedir. Mihrap nişinin iki yanında iki sütunçe bulunmakta olup, bunlar birbirlerine yuvarlak kemerlerle bağlanmış, aralarında kalan bölüm altıgen yıldızlarla doldurulmuştur. Bu yıldızlar Artuklu döneminde çok sık kullanılmış olan kartal armalarına benzemektedir. Mihrap kubbesine frizler ve üç sıra silme ile geçilmektedir.

Ana mekândaki kare planlı türbe eyvanın doğusunda olup, üzeri tromplu bir kubbe ile örtülüdür. Bu yapıda baklava bezemeli taştan kafesli iki pencereye yer verilmiştir. Türbe mihrabı da sıvandığından altında kalan bezemeler bozulmuştur. Ancak izlerinden burada iki sütunçenin taşıdığı dilimli kemer, zikzaklı silmeler ve kufi yazıya benzeyen çerçeveler içerisine alınmış iç içe altıgenler olduğu görülmektedir.

Türbe içerisinde yan yana iki sanduka bulunmakta olup, bunlardan birisinin üzerinde çiçekli bir kitabeye yer verilmiştir.
Kenthaber Kültür Kurulu
Anahtar Kelimelerimiz : Hatuniye, hatuniye medresesi, sıtti radviyye, sıtti, sıtti radviyye medresesi, mardin medreseleri, medresler, mardin hatuniye medresesi, medrese resimleri{jcomments on}

SahiL isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Digg this Post!Bookmark Post in Technorati
Alıntı ile Cevapla
Alt 21-05-10, 17:02   #7
╠► Shetan-ın MeLeqi ◄╣
 
SahiL - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 08-11-08
Yaş: 30
Mesajlar: 10,992
Tecrübe Puanı: 1098 SahiL 1000 SahiL 1000 SahiL 1000 SahiL 1000 SahiL 1000 SahiL 1000 SahiL 1000 SahiL 1000 SahiL 1000 SahiL 1000 SahiL 1000
SahiL - MSN üzeri Mesaj gönder SahiL isimli Üyeye Skype üzeri Mesaj gönder
Cevap: doğunun gizemLi şehri MaRdin



SahiL isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Digg this Post!Bookmark Post in Technorati
Alıntı ile Cevapla
Alt 21-05-10, 17:16   #8
╠► Shetan-ın MeLeqi ◄╣
 
SahiL - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 08-11-08
Yaş: 30
Mesajlar: 10,992
Tecrübe Puanı: 1098 SahiL 1000 SahiL 1000 SahiL 1000 SahiL 1000 SahiL 1000 SahiL 1000 SahiL 1000 SahiL 1000 SahiL 1000 SahiL 1000 SahiL 1000
SahiL - MSN üzeri Mesaj gönder SahiL isimli Üyeye Skype üzeri Mesaj gönder
Cevap: doğunun gizemLi şehri MaRdin














Dara Harabeleri (Nusaybin, Mardin)

Dara Harabeleri, Mardin"in güneydoğusunda, Nusaybin'e 30 kilometre uzaklıkta, Mardin-Nusaybin karayolu üzerindeki Oğuz Köyü'ndedir. Burası, eski Mezopotamya bölgesinin en ünlü kentidir. [1] Bu kent, bugün orta büyüklükte bir belde / köy yerleşmesi haline gelmiştir. [2] Dara Kent Kalıntıları, kayalar içinde oyulmuş çevresi 8-10 kilometreyi bulan geniş bir alana yayılmıştır. Buralarda mağara evler vardır. Kalıntılardan çıkan taşların kentin diğer bölümünde kullanıldığı görülmektedir. Mağaraların doğusunda yer alan kaya mezarları Kuruçay'la sınırlanmaktadır.

Asıl kent çevresi 4 kilometre surla korunmuştur. Güney ve kuzeye açılan iki kapısı vardır. İçkale kentin kuzeyinde ve 50 metre yüksekliğindeki tepenin üst düzlüğüne kurulmuştur. Kent kalıntıları içinde kilise, saray, çarşı ve depoları, zindan, tophane ve su bendi, hâlen görülebilmektedir.

Köyün kuzeyinde, güneye doğru inen kayalar oyularak, görkemli bir su bendi yapılmıştır. Bugün de bentten su akmaktadır. Doğal etkiler sonucu zaman zaman yörede pek çok kültür varlığı gün ışığına çıkmaktadır.

Ayrıca köyün etrafında kayalara oyulmuş 6-7 kadar mağara eve rastlanır. Bunların tarihi, Geç Roma (Erken Bizans) dönemine kadar gider.[3]
Dara kent kalıntıları, kayalar içinde oyulmuş çevresi 8-10 kilometreyi bulan geniş bir alana yayılmıştır. Buralarda mağara evler vardır.
Bölgede Hasankeyf'ten sonra oldukça ilgi gören Dara Harabeleri, Tarih ve Kültür Turizmi açısından büyük önem taşıyor. Antik kent Hasankeyf'i ziyaret eden yerli ve yabancı turistlerin ikinci gezi tercihi olan Dara Harabeleri, her geçen gün daha fazla tanınıyor. Hasankeyf, Dara ve Erzen Saklı Kent gibi yerleşim birimleri bölgenin turizm potansiyeline büyük katkılar sağlayacak.

Mardin'in Nusaybin yolu üzerinde bulunan 5. yüzyıla ait tarihi Dara Harabeleri'nde bulunan Babil ve Pers Krallıklarına ait çok sayıda tarihi mezarlar gün yüzüne çıkartıldı. 4 ay içinde dara harabelerini yaklaşık 100 bin yerli yabancı turist ziyaret ettiği belirtildi. 1986 yılından beri Dara'da kazı çalışmalarını yürüten Prof. Dr. Metin Ahunbay ve ekibi tarafından geçtiğimiz yıl ortaya çıkartılan antik çağa ait 7 bin yıllık tarihi mozaikleri görmek için bölgeye çok sayıda yerli yabancı turist akın ediyor. [4]


Tarihçe

Dara Harabeleri, Tarihimize Dara kalesi olarak geçmiştir. Mezopotamya'nın Efes'i kabul edilen bu kent, M.Ö.530-M.Ö.570'te İran hükümdarı ünlü Darayuvaşi (Darxis) tarafından (parsedia / dinlence olarak) kurulmuş, çeşitli dönemlerde (miladın ilk asırlarına kadar) İranlılarla Romalılar arasında el değiştirmiştir.[6] VII yy. sonlarına doğru Emeviler'in daha sonra Abbasilerin eline geçen şehir [4], daha sonraki Yüzyıllarda yerel beylikler tarafından yönetilmiş ve 15-16.y.y da Osmanlıların eline geçmiştir. Harabelere ve kalıntılar arasında ara sıra bulunan paralara(daryaka) bakılacak olursa zengin bir şehir olduğu kolaylıkla anlaşılmaktadır. Şehrin kurucusu Daraxis tarafından yaptırılan muhteşem yeraltı yerleşim birimi sonradan zindan olarak kullanılmış, bugünde bütün heybeti ile ayakta durmaktadır.Konuşma dili olarak (Hz.İsa'nın ana dili olan) Aramice kullanılmış,İnanç olarak da adına ateş kuleleri yapılan Ahura Mazda'ya inanırlardı.Şehir oyulmuş kent kalıntıları,su sarnıçları,su kanalları, mahsarası hala çok iyi görülmektedir. Şehrin surları ve burçlarını anlatacak olursak:

1- Asıl Şehir: Çevresi 4 kilometrelik surlarla çevrilmiştir. Biri kuzeye diğeri güneye açılan iki tane kapısı vardır. Şehri çevreleyen sur, kuzey kapısının doğu ucundan başlayarak Zellace mevkiini takiben çayın üstünden hendek yerini mağaraları içine alarak tophaneye iner, buradan Bertevil Sarayı'nın yanında güneye açılan kapı ile birleşir. Güney kapısının batı ucundan başlayan sur, Mahsara'yı (Eski Mezarlık) içine alarak kesik kayanın üzerinden Hakni mevkiine çıkar. Su sarnıçlarının yanından Yunus ziyaretini ve İç Kale'yi de içine alıp Kale Camisi'nin doğusunda birleşerek şehri çevreleyen suru oluşturur. Şehir harabeleri içindeki eski kalıntılardan kilise, saray, cami, çarşı, ev, köprü ve su sarnıçları hala mevcudiyetlerini muhafaza etmektedir.[2]

2- İç Kale: Şehrin kuzeyinde 50 metre yüksekliğindeki tepenin üst düzlüğünde kurulmuştur. Bugün tepenin üzerinde köylülerin yaptırdığı ve içinde yaşadıkları evler mevcuttur.[2]
Bu antik yerleşim yeri, Büyük İskender'le Dara'nın savaşına da sahne olmuştur. Kalıntılar arasındaki büyük kesme taşlar ve bulunan sikkelere bakılacak olursa Dara'nın geçmişte büyük ve görkemli yapılara ve zengin hazinelere sahip olduğu söylenebilir.[4]


Mezopotamya'nın İlk Barajı

Antik kent, Doğu Roma'nın diğer deyişle Bizans'ın, Güneydoğu metropolü Nisibis'ten (bugün Nusaybin) sonra ikinci önemli sınır kenti olarak biliniyor. Kaynaklara göre ticaretin kalbi İpek Yolu, kentin içinden geçiyordu. Bu transit ticaret merkezi, bir dönem piskoposluk merkezi de olmuş ancak sürekli devam eden akınlar sonrasında sönüp gitmişti.

Bilgilendirme tabelaları Dara'nın Mezopotamya'nın ilk barajının ve sulama kanallarının kurulduğu kent olduğunu yazıyordu. Bugün şaşırtıcı nizamıyla dikkat çeken kanallara ait izler yerli yerindeydi. Su sarnıçları, su depoları, bir su medeniyetine işaret ediyordu. Suyun akışını, oranını ya da bekletilmesini kontrol edebilen bir sistemin kalıntıları olan havuzlu salonu ve hendeği ile beraber...

Oyma kaya evler, tavanlarındaki süslemeleri, duvarlarına işlenmiş Meryem, İsa ve haç figürleriyle kaya kiliselerine dönüşmüş yapılar kentin Hıristiyanlık macerasını anlatıyordu. Fakat Dara pek çok dine farklı zamanlarda ev sahipliği yapmıştı. Din çeşitliliği, beraberinde çatışmaları getirmişti. Bu durum da bugün farklı dinlere ait simgeleri bir arada görmemizin sebeplerinden biri olarak görünüyor.

Mezopotamya'nın Efes'i olarak nitelenen Dara kentinin parçaları şu an varolan köyün inşasında kullanılmıştı. Ve bu yüzden kent hakkında net verilere ulaşmayı güçleştiriyordu.[2]


Dara'da Bulunan Antik Çağ'a Ait Mozaikler

Geçen yıl başlayan kazı çalışmalarında tarihe ışık tutacak şemsiye motifli mozaik ile hayvan figürlerinin bulunduğu belirtildi. Kış mevsimi nedeniyle ertelenen çalışmaların bu ay yeniden başlayacağı açıklandı. Mardin'de ortaya çıkan antik mozaiklerin Gaziantep'teki Zeugma mozaikleri ile benzerlik taşıdığı kaydedildi.

Mardin Valiliği, Dara ören yerinde Prof. Dr. Metin Ahunbay ve ekibi tarafından 1986 yılında başlatılan kazılarla toprak altında kalan tarihi dokunun gün yüzüne çıkartılmasına desteğini sürdürüyor.

Valiliğin hazırladığı rapor doğrultusunda bu ay başlayacak kazı çalışmalarına Kültür ve Turizm Bakanlığı da destek veriyor. Geçtiğimiz aylarda Mardin'i ziyaret eden Kültür ve Turizm Bakanı Ertuğrul Günay, Dara'da ortaya çıkan tarihi hazinenin gün ışığına çıkartılması için gereken maddi desteğin sağlanacağını açıklamıştı.

Bugüne kadar, halk arasında zindan olarak bilinen 40 metre deriliğindeki mekân temizlendi. Açık hava tiyatrosu ve kaya evlerin bulunduğu alanlarda gerçekleştirilen kazılarda ise Babil ve Pers İmparatorluğu'na ait askeri garnizon şehrinin erzak ve silah depoları ile kaya mezarlar gün yüzüne çıkarıldı. Ayrıca şehrin yerleşim alanı olan ve toprak altında kalan kayalara oyulmuş tarihi evler ve mezarlar bulundu.

Mardin Valisi Mehmet Kılıçlar, Dara harabelerindeki diğer tarihi mozaiklerin ortaya çıkartılması için gerekli bütün girişimleri yaptıklarını belirterek, Mardin'de ikinci bir Zeugma'nın ortaya çıktığını söyledi.

Kılıçlar, "Romalılar tarafından askeri garnizon şehri olarak kullanılan Dara'nın, mevcut tarihi kalıntılara ve su sarnıçlarına bakıldığında 100 bin'in üzerinde bir nüfusa sahip olduğu ortaya çıkmaktadır. Dara, kazılar tamamlandıktan sonra Güneydoğu Anadolu Bölgesi'nin Aspendos'u olacak." diye konuştu.

1986 yılından beri kazı çalışmalarını sürdüren Prof. Dr. Metin Ahunbay, ödeneklerin yetersiz olduğunu belirterek, "Bu yıla kadar ödeneklerimiz oldukça kısıtlı ve azdı. Kazılarımızı istediğimiz şekilde yapamıyorduk. Bu yıl valinin desteklerini gördük. Geçtiğimiz yıl kazıda sezon çalışması olarak amacımıza ulaştık. Dara 1,5 kilometrekarelik alan üzerinde kurulu. Etrafında kazı yapılması gereken alanlar var. Kazı uzun yıllar alacak. Bu yıl önemli mozaikler bulduk. Çalışmalarımız çok yönlü ve geniş alanı kapsayacak şekilde devam edecek." şeklinde konuştu. [5]


Kazılar, Yeniden Başlıyor

Mardin'de bulunan 10 bin yıllık Dara Harabeleri'nde geçtiğimiz yıl gün ışığına çıkartılan antik çağa ait tarihi mozaiklerin kazı çalışması yeniden başlıyor.
Geçtiğimiz yıl yapılan kazı çalışmalarında M.S.600. yüzyıla ait olduğu tahmin edilen şemsiye motifli mozaik ve çeşitli hayvan figürlü mozaikler ortaya çıkarılmıştı.

Kış mevsimi nedeniyle mozaiklerin üzeri toprakla kapatılmasının ardından tarihi hazinenin gün ışığına çıkartılması için mayıs ayında kazı çalışmaları yeniden başlıyor. Mardin'de ortaya çıkan antik mozaiklerin Gaziantep'te ortaya çıkan Zeugma mozaiklerine benzediği belirtildi.

Merkeze Bağlı Dara Ören yerinde, Prof. Dr. Metin Ahunbay ve ekibi tarafından 1986 yılında başlatılan kazılarla toprak altında kalan tarihi dokunun gün yüzüne çıkartılması için Mardin Valiliği harekete geçti. Valiliğin hazırlamış olduğu rapor doğrultusunda mayıs ayında başlayacak kazı çalışmalarına Kültür ve Turizm Bakanlığı da destek verecek. Kültür ve Turizm Bakanı Ertuğrul Günay, Dara'da ortaya çıkan tarihi hazinenin gün ışığına çıkartılması için gereken maddi destek sözü vermişti. Kültür Bakanlığı'ndan ve İstanbul Üniversitesi'nden önümüzdeki günlerde çok sayıda arkeolog ve kazı ekibi Mardin'e gelecek.

Dara harabelerinde bulunan ve halk arasında zindan olarak bilinen 40 metre deriliğindeki mekân temizlendi, açık hava tiyatrosu ve kaya evlerin bulunduğu alanlarda gerçekleştirilen kazılarda ise Babil ve Pers imparatorluğuna ait askeri garnizon şehrinin erzak ve silah depoları ile kaya mezarlar gün yüzüne çıkartıldı. Ayrıca şehrin yerleşim alanı olan toprak altında kalan kayalara oyulmuş tarihi evler gün yüzüne çıkarılıyor. Kazı çalışmalarında çok sayıda kayalıklara oyulmuş mezarlar bulundu.

Mardin Valisi Hasan Duruer, geçtiğimiz yıl Dara harabelerinde ortaya çıkan tarihi mozaiklerin ortaya çıkartılması için gerekli bütün girişimleri yaptıklarını belirterek, Mardin'de ikinci Zeugma antik mozaikleri ortaya çıkarmak için Kültür Bakanlığı ile işbirliği yaptıklarını söyledi.

Romalılar tarafından askeri garnizon şehri olarak kullanılan Dara'nın, mevcut tarihi kalıntılara ve su sarnıçlarına bakıldığında 100 bin'in üzerinde bir nüfusa sahip olduğunu gösterdiğini ifade eden Duruer, "Dara'nın Güneydoğu Anadolu Bölgesi'nin Aspendos'u olacaktır. Dara ören yerinde 1986 yılından beri Prof. Dr. Metin Ahunbay ve ekibi tarafından ören yerinde kazılar yapılıyor. Her gün yeni bir tarihi doku gün yüzüne çıkarılıyor. Kazıların akademik boyutunu Ahunbay hocamız daha iyi bilir. Gözlemlediğimiz kadarıyla her gün yeni yeni tarihi değerler ortaya çıkarılıyor. Biz ortaya çıkan bu tarihi değerleri turizme kazandırmak, iyi bir tanıtımla turistleri buralara çekmek istiyoruz. Tarihe ve tarihi yapılara ilgi duyan herkesin Dara'yı görmesi gerektiğine inanıyorum. Mardin'in neresini kazarsanız kazın ortaya tarih çıkıyor. Kazı ekibine İl Özel İdaresi imkânlarıyla katkı sağladık, Bu tarihi değerlerin bir an önce ortaya çıkarılmasını istiyoruz." diye konuştu.

Daranın saklı hazinesini ortaya çıkarmak için Kültür ve Turizm Bakanlığı'nın desteklerinde aldıklarını ifade eden Duruer, "Önümüzdeki günlerde kazı çalışması için İstanbul Teknik Üniversitesi ve Kültür Bakanlığı'ndan çok sayıda arkeolog buraya gelip tarihi gün ışığına çıkarmak için çalışma başlatacak. Gerekli alt yapı hazırlıkları ardından yaz boyunca yeraltında saklı tarihi mozaik hazinelerine ortaya çıkartacağız. Şu anda Dara köyünü bu tarihi hazinenin üzerinden taşımak için çalışıyoruz. Dara köyünde ikamet eden vatandaşların mevcut yapılara ek inşaat yapmalarını yasakladık. Dara ören yerinde tarihi mekânlarda ikamet eden vatandaşlar için yeni bir yerleşim alanı belirlediklerini 700 dönüm alan arazinin altyapısını yaparak vatandaşlara parsel parsel dağıtacağız." şeklinde konuştu.

1986 yılından beri kazı çalışmalarını sürdürdüklerini söyleyen Mardin Kültür ve Turizm Müdürü Davut Beliktay ise "Dara'da saklı buluna kenti ortaya çıkarmak için mücadele ediyoruz. Geçtiğimiz yıl kazıda sezon çalışması olarak amacımıza ulaştık. Dara 1,5 km karelik alan üzerinde kurulmuş. Etrafında kazı yapılması gereken alanlar var. Kazı uzun yıllar alacak. Son olarak 600. yüzyıla ait olduğunu tahmin ettiğimiz süslü bir mozaik bulduk. Bu yılki kazı çok yönlü ve geniş alanı kapsayacak şekilde yapılacaktır." ifadesini kullandı.[7]
Gönül Dara düşmedikçe bu gizemli şehri anlaması çok zor.[2]
Kaynaklar

[1] [Üye Olmadan Linkleri Göremessin! Üye Olmak İçin Tıkla...]
[2] [Üye Olmadan Linkleri Göremessin! Üye Olmak İçin Tıkla...]
[3] Türkiye Cumhuriyeti Mardin Valiliği, "www.mardin.gov.tr/turkce/turizm/turizmharabeler.asp"
[4] Batman Postası, "www.batmanpostasigazetesi.com/news_detail.php?id=7504"
[5] [Üye Olmadan Linkleri Göremessin! Üye Olmak İçin Tıkla...]
[6] sozluk.sourtimes.org/show.asp?t=dara+harabeleri
[7] [Üye Olmadan Linkleri Göremessin! Üye Olmak İçin Tıkla...]

Konu SahiL tarafından (21-05-10 Saat 17:19 ) değiştirilmiştir..
SahiL isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Digg this Post!Bookmark Post in Technorati
Alıntı ile Cevapla
Alt 21-05-10, 17:23   #9
╠► Shetan-ın MeLeqi ◄╣
 
SahiL - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 08-11-08
Yaş: 30
Mesajlar: 10,992
Tecrübe Puanı: 1098 SahiL 1000 SahiL 1000 SahiL 1000 SahiL 1000 SahiL 1000 SahiL 1000 SahiL 1000 SahiL 1000 SahiL 1000 SahiL 1000 SahiL 1000
SahiL - MSN üzeri Mesaj gönder SahiL isimli Üyeye Skype üzeri Mesaj gönder
Cevap: doğunun gizemLi şehri MaRdin



SahiL isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Digg this Post!Bookmark Post in Technorati
Alıntı ile Cevapla
Cevapla

  • Submit Thread to Digg Digg
  • Submit Thread to del.icio.us del.icio.us
  • Submit Thread to StumbleUpon StumbleUpon
  • Submit Thread to Google Google
  • Bookmarks

    Etiketler
    doğunun , gizemli , şehri mardin

    Seçenekler
    Stil

    Yetkileriniz
    You may not post new threads
    You may not post replies
    You may not post attachments
    You may not edit your posts

    BB code is Açık
    Smileler Açık
    [IMG] Kodları Açık
    HTML-KodlarıAçık
    Trackbacks are Açık
    Pingbacks are Açık
    Refbacks are Açık



    Bütün Zaman Ayarları WEZ olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 00:05 .


    Powered by vBulletin Version 3.8.7
    Copyright ©2000 - 2012, Jelsoft Enterprises Ltd.
    Search Engine Friendly URLs by vBSEO 3.5.0 RC2
    Sohbet ve Sohbet odalari sitesi

    Sohbet Chat Forum Oyunlar1