hoSSohbeT.com  Sohbet  forumlari

Anasayfa Bugünki Mesajlar Forumları Okundu Kabul Et
Geri git   hoSSohbeT.com Sohbet forumlari > Tarih Kültür Sanat Forumu > Türkiye
Kayıt ol Yardım Sohbet Gazete oku Diyetsaglik Üye Listesi Ajanda Arama Bugünki Mesajlar Forumları Okundu Kabul Et

Türkiye Ülkemizi ve dünyayı tanıyalım, tanıtalım



Cevapla
 
LinkBack Seçenekler Stil
Alt 26-02-10, 20:58   #1
Xie
Dekan
 
Xie - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 03-04-08
Mesajlar: 12,754
Tecrübe Puanı: 54504 Xie 1000 Xie 1000 Xie 1000 Xie 1000 Xie 1000 Xie 1000 Xie 1000 Xie 1000 Xie 1000 Xie 1000 Xie 1000
Çılgınlığın ortasında huzur adası


Çılgınlığın ortasında huzur adası
Bora Bora Apart

Geçtiğimiz yıl ağustos ayının ortalarında Bodrum'a geldim. Gerçi gelirken Bodum'un çılgınlıkla anılması, televizyonların magazin programlarında sabahlara kadar hareket beni biraz ürkütmedi değil. Sonuçta gençlik çağlarını geride bırakmaya başlamış birisi olarak gençlerle veya hala genç kalabilenlerle aşık atacak değildik. Ama bir yandan ilk kez Bodrum'a gelme isteği ağır basınca, "oralarda benim gibiler için de uygun yerler vardır mutlaka" düşüncesine sığınarak uygun yer aramaya başladım. Sakin ve güzel koy, Bitez Aklıma arkadaşın yıllar önce bahsettiği Bitez geldi. Ne demişti arkadaş bakayım, ha hatırladım; "Bodrum'un en güzel koyunun ve temiz denizinin bulunduğu yer." Şu internetin gözünü seveyim. Kısa bir araştırmadan sonra değişik bir yer gözüme ilişti. Taş ve ahşabın adeta içiçe geçtiği Bora Bora Apart. O güne kadar apartlara karşı soğuk olmama karşın internetteki görüntüleri beni cezbetti. Atladım gittim. Gerçekten farklıymış. Her yeri dolduran çok yıldızlı, az yıldızlı otellere benzemiyor. Öyle koca bir apartmanı aparta dönüştürmemişler. 10 apart var ve her biri ev gibi. Bağımsız banyoları, ebeveyn yatak odası, salonu ve kanepeleri, açık mutfağı. TV, kablosuz internet ağı. Ağustosun ortasında klimaya gerek yok. Apartlar Konya taşından yapıldığı için serin içerisi. Gündüzü ve akşamı birbirinden farklı geçiyor burada. Gündüzleri Bitez'in kum sahilinde denizin ve güneşin tadını çıkarmak mümkün. Unutmadan Bodrum'un diğer yerlerinde şezlonglar ücretli ama Bitez'de ücretsiz. İnanmayacaksınız ama, artık unutulmaya yüz tutmuş bir huzur burada hala var. Öğlen saatlerini birkaç lokmayla geçiştirebilirsiniz. Asıl güzel ve beni çeken kısmı akşam saatlerinde başlıyor. Denizden çıkıp aparta geldim. Bunlar ilk günümün gözlemleri. Duşumu aldım. Doğal olarak yemek yemem lazım. Bir ara sahildeyken nerede yemek yenebileceğini araştırmış, birkaç yeri gözüme kestirmiştim. Üstümü değiştirdim aşağı indim çıkacağım, benim gibi konuklardan birisiyle selamlaştık üç beş kelimeden sonra "yemeğe gidiyorum" dedim. "Biz burada yiyeceğiz" cevabını alınca ne sorulur; "burada yemek çıkıyor mu?" Ne de olsa apart. Mutfağı içinde. Ama çıkıyormuş. Satı teyzenin ev yemekleri hem de. Bora Bora apart bir aile işletmesi. Başlarında anneleri Satı teyze varmış. Öyle restoran gibi değil. Ne yemek istiyorsan, "Satı teyzeeeeee" diye sesleniyorsun. "Söyle evladım" karşılığını alınca, "ben gözleme yiyeceğim" veya mantı veya köfte... Ya da canınızın istediği bir yemek. Bahçedeki bambu masalardan birisine kuruldum ve "Satı teyzeee iki gözleme yemek istiyorum" dedim. Gelen cevabı bile turizm yörelerinde unutmuşuz; "tamam evladım, ama 15 dakika bekle hamuru açıyorum..." Nasıl yani... Hamuru da mı burada açıyorsunuz? Evet, hamur da burada açılıyormuş. Yani marketten alınmış hamurlardan değil. Bu arada akşam çökmüş, ışıklar yanmıştı. Bahçenin güzelliği bu kez farklı geldi gözüme. Apartlarda kalanlar da inmeye başladılar. Doyumsuz akşam sohbetleri Yaşasın gözlemeler geldi. Sohbet de başladı. Çoğu benden önce geldiği için tanış olmuşlar, muhabbeti koyulaştırmışlar. Türkiye'nin her yerinden gelenler var. Sohbet konuları da öyle havadan sudan değil. Dış ve iç siyaset, ekonomi, sosyal konular, insan ilişkileri, çocuklar, iş-güç. Gecenin ilerleyen saatlerinde çılgın gecelerini şöyle uzaktan seyretmek için minibüse atladığım gibi soluğu Bodrum'da aldım. Minibüsler hemen kapının önden geçiyor. On dakika sonra Bodrum’daydım. Ama iki saat zor dayanabildim. Dedim ya, bizden geçmiş. 01'de geri geldim. Tam zamanında da gelmişim, okeye dördüncü arıyorlarmış. Kaçar mı… Oyun bittiğinde saat sabahın 4'ü olmuştu. Artık yatma zamanıydı. Yarın yine aynı döngüyü yaşamak için biraz uyumak gerekiyordu. Apartıma çıktım, ahşaptan geniş balkonda soğuk içeceğimi aldım, bir süre sessizliğin sesini dinledim. “Hayatımda rutinin beni bu kadar mutlu edeceğini ve huzur vereceğini hiç düşünemezdim” diye mırıldanarak başımı koydum yastığa. O sıcaklığı hissetmek isteyenler, [Üye Olmadan Linkleri Göremessin! Üye Olmak İçin Tıkla...] adresinden girip bakabilirsiniz.



alinti

__________________
Xie isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Digg this Post!Bookmark Post in Technorati
Alıntı ile Cevapla
Cevapla

  • Submit Thread to Digg Digg
  • Submit Thread to del.icio.us del.icio.us
  • Submit Thread to StumbleUpon StumbleUpon
  • Submit Thread to Google Google
  • Bookmarks

    Seçenekler
    Stil

    Yetkileriniz
    You may not post new threads
    You may not post replies
    You may not post attachments
    You may not edit your posts

    BB code is Açık
    Smileler Açık
    [IMG] Kodları Açık
    HTML-KodlarıAçık
    Trackbacks are Açık
    Pingbacks are Açık
    Refbacks are Açık



    Bütün Zaman Ayarları WEZ olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 00:02 .


    Powered by vBulletin Version 3.8.7
    Copyright ©2000 - 2012, Jelsoft Enterprises Ltd.
    Search Engine Friendly URLs by vBSEO 3.5.0 RC2
    Sohbet ve Sohbet odalari sitesi

    Sohbet Chat Forum Oyunlar1