![]() |
| |||||||
| Kayıt ol | Yardım | Sohbet | Okey | Gazete oku | Spor gazeteleri | Üye Listesi | Ajanda | Arama | Bugünki Mesajlar | Forumlarý Okundu Kabul Et |
| Türkiye Türkiyemizin güzelliklerini taniyalim tanitalim |
| Etiketler: hasankeyf_in , herseyi |
![]() |
| | Seçenekler | Arama | Stil |
| | #11 |
| Dekan ![]() | Cevap: Hasankeyf!Ýn HerÞeyÝ... Hasankeyf Veysel TÝRYAKÝ* Antik dönemden günümüze kadar bir çok kültür ve medeniyetin ev sahibi. Ortaçað sonlarýna kadar Mezopotamya ile Anadolu'nun kesiþim noktasýnda ticaret ve ekonomik geliþmenin odak noktasý. Doðu ve batý kavimlerinin gözbebeði.Egemenlik mücadelelerinde merkez. En parlak dönemini yaþadýðý XII. yüzyýlda Artuk oðullarýnýn baþkenti artýk hüzün dolu. Bizans, Sasaniler, Emeviler, Abbasiler, Hamdaniler, Mervaniler, Artuklular, Eyyubiler ve Selçuklular olmak üzere bir çok kültürü günümüze taþýyan bu belde tarihi bir sorumluluðu üzerimize yüklüyor. Ve artýk Hasankeyf, binlerce yýlýn yorgunluðu, doðanýn acýmasýzlýðý, insanoðlunun ilgisizliði karþýsýnda Dicle'nin kýyýsýna yaslanmýþ bizleri izliyor. Zamanýnda medreseler, rahathane, darüþþifa ve diðer eðitim kurumlarýyla bölgenin ilim ve kültür merkezi olan Hasankeyf, ulaþým yollarý ve ticaret merkezlerinin yer deðiþtirmesiyle önemini ekonomik anlamda yitirirken bir milleti "millet" yapan tüm unsurlarý bugünlere ulaþtýrmayý da ihmal etmedi. Yüzlerce cami, kilise, saray ve þehir kalýntýsýyla günümüze ulaþan Hasankeyf sorumsuz yönetim, eðitimsiz insanlar eliyle asýrlardýr yaðmalanýyor. Halkýn maðaralarda yaþýyor olmasý, fakirlik ve ilkellik belirtisi zannedilerek alelacele küçük beton evlerden oluþan konutlar tarihsel kent üzerine yapýlarak pek çok anýt yok edilmiþtir. Bunlardan çýkan kýymetli eþya ve sanat eserlerinin hikayeleri hala anlatýlmaktadýr. Arkeolojik çalýþmalarýnda yeterince yapýlmadýðý herþeyi ile üzerimizde bir sorumluluk olarak duran bu þehir restore edilip dünya insanlýðýna bir kültür mirasý olarak sunulmalýydý. Ýç ve dýþ turizme açýlarak bölgenin canlanmasýna sebep olabilir, daha da önemlisi tarihi sorumluluðu yerine getirmenin hazzýný gelecek nesillere aktarabilirdik. Bu doða harikasý þehir artýk yorgun ve hüzünlü. Hala doðal yapýsýný koruyan belki dünyanýn nadir kentlerinden "Hasankeyf" Ilýsu Barajý gölünde intihar edeceði günü bekliyor. Belki de "insanlýðýn ayýplarýný" örtmek için. Her köþesinde deðiþik medeniyetlerin ortaya çýktýðý, binlerce maðarasý ile bir çok kültüre beþiklik etmiþ Hasankeyf'te çocuklarýn da sevgi dolu kalpleri biraz buruk, fakat ýþýl ýþýl gözleri, koþup oynadýklarý tarihi mekanlarýn Dicle sularýyla barýþacaðý günleri beklemenin umudu ile bakýyor. Yapýlacak çok þeylerin olduðuna inandýðýmýz insanlýk mirasý Hasankeyf ve Ilýsu Barajý'ný barýþtýrýp beraberce yaþatmak yine bizlerin elinde. Eski çaðlardan beri iskan yeri olarak kullanýlan maðaralarý, nehre inen gizli su yollarý, iyi korunan yekpare taþtan ve muhteþem kapýlarýyla KALE'si, Artuklular döneminde Fahrettin Kararslan tarafýndan yaptýrýlan döneminde dünyanýn en muhteþem yapýsý açýlýp kapana özelliði ile Dicle'yi aþan beþ kemerden oluþan KÖPage RankÜ'sü, alçý süslüme ve kitabeleriyle Eyyubilerin Hasankeyf'teki ilk eseri olan ULU CAMÝ'si, 1400'lü yýllarýn baþýnda Dicle'nin kýyýsýna Eyyubi sultaný tarafýndan yaptýrýlan mabedin kalýntýlarý yanýndaki minare hala geçmiþi haykýrýyor. Taþta dile gelen ayetler, süsler ve kitabeler sanatýn zirvesinden bir nefes gibi bize sesleniyor. Bugün harab ve bitap da olsa bir dönemin merkezi olarak Hasankeyf'in ayakta kalan eserleri bizim duymayan kulaklarýmýza seslenmeye devam ediyor. Koç Camii, Kýzlar Camii, Zelnel Bey Türbesi, Ýmam Abdullah Zaviyesi ve Hamam kalýntýsý beldenin geçmiþi hakkýnda bilgi veriyor sanýrým. Binlerce yýlýn ihtiþamýný, binlerce maðarasýyla anýt ve eserleriyle bugüne taþýyan Antik belde Hasankeyf'in feryadýna kulak verelim. Herþeyini beraber paylaþtýðý Dicle'nin kendisini yutacaðýný duymak onu kahrediyor. Dicle onu yutmadan o intiharý düþünüyor bir ölüm sessizliðinde. Þimdi bize düþen bu koca þehri tüm hatýralarý ile yaþatmak.Zaman sorumluluklarýmýzý kuþanma zamaný, Barajdan vazgeçmediðimiz gibi, Hasankeyf'ten de vazgeçmeden. Veysel TÝRYAKÝ Hasankeyf eski Kaymakamý 1998 "Maðara - Forum" AVNÝYE TANSUÐ Hasankeyf’te gün batýmý (1)... Zirveye yakýn bir maðaradayýz. Tarihi Kentler Birliði’nin "forumölarýndan biri baþlýyor (2)... "Maðara - Forum"u, Genel Danýþman Oktay Ekinci, Hasankeyf’i sular altýnda býrakacak Ilýsu Barajý (3), (4), (5) hakkýnda Avrupa Konseyi Parlamenterler Meclisi Kültür ve Eðitim Komisyonu Genel Raportörü Vlasta Stepova’nýn raporundan sözederek açýyor. Stepova, geçen yýl bölgeye 4 günlük bir ziyarette bulunmuþ, Hasankeyf’te ise sadece bir gün kalýp, barajýn kültür varlýklarý üzerine etkileri konusunda 100 sayfalýk bir rapor yazmýþtý. (6) Stepova, bölgedeki tarihsel ve kültürel mirasýn önemli olduðunu anlatmakla birlikte, Hasankeyf’in kurtarma kazýlarý ile kurtulabileceðini, böylece barajýn yapýlmasýnda bir sakýnca olmadýðýný belirttiðinden, Ekinci, tartýþmayý bu baþlýk altýnda açýyor... Þimdi mesajlardan bazý alýntýlar: Oktay Ekinci: "... Þimdi biz bu hanýmýn kurtarýlabileceðini iddia ettiði bir maðaranýn içindeyiz. Dünyada bu dokuyu, bu kentsel bütünlüðü, bu binlerce yýllýk yaþanmýþ ve birbirine geçmiþ olan deðerleri kurtaracak hiçbir teknoloji yok. Çünkü kent bir bütündür. Kurtarma kazýlarýnda iki risk vardýr; gelecek kuþaklara sanki ‘en deðerlisi oymuþ da kurtarýlmýþ’ izlenimini verir. Ki, kesinlikle taþýnamayacak olan o doku kurtarýlamayacaðýndan, en önemli unsurlarý da aktarmamýþ olursunuz. Ayrýca, kurtarma kazýlarýnda ‘hangisi deðerlidir?’ kararý verilemez"! Prof. Dr. Metin Sözen: "Hasankeyf’in sorumluluðunu kim yüklenecek? Bu ortak bir sorumluluktur, birilerinin karar verme mekanizmasýnýn çok önünde ve ötesindedir. Bugün vereceðimiz kararý bizim kuþak adýna tartýþmamýz lazým. Hasankeyf’de, acaba bizler bu büyük kararý verme yetkisine sahip miyiz, ne oranda sahibiz ve buna yetkimiz var mý?’ Bu yüzden bütün herkese soruyorum. Türkiye’de yaþayanlara, dünyada o raporlarý yazanlara soruyoruz , belli angajmanlar içinde gelip, burada Türkiye hakkýnda bir takým kararlar vermek isteyenlerin de sorularýnýn arkasýndakini aramak zorundayýz. Bu konuda taraflýyýz. Çünkü dünya ile iliþkimiz namuslu ve dikkatli olmak zorundadýr." Cengiz Varnatopu, Edirne Belediye Baþkaný: "O araþtýrmacý bayanýn bir günde hazýrladýðý raporundaki görüþe katýlmýyorum. Ýnsanlar geçmiþini görmezlerse, geleceklerini de tayin edemezler. Geçmiþ medeniyetleri bilmek, bulmak, araþtýrmak durumundayýz. Ben baþka projeler önerilerek burasýnýn kurtarýlmasýndan yanayým." Vahap KUSEN, Hasankeyf Belediye Baþkaný: "Bugün size Hasankeyf’in çok küçük bölümünü gezdirebildik. Ben TKB kurucularýndaným ve hemen her toplantýya katýldým. Her toplantýda da baðýrarak ses getiririm, ‘Hasankeyf kurtulmalýdýr,’ diye. TKB’nin esas temasý da tarihi ve kültürel deðerleri gelecek kuþaklara aktarmaktýr... O bayanýn gezisinde ben de bulundum. Giderken vah vahlar ederek ayrýldýðýný hatýrlýyorum. Þimdi ben kamuoyuna seslenmek istiyorum. Taliban Buda heykellerini yýktýðýnda, Ecyad Kalesi yýkýldýðýnda ne de üzüldük. Tepki verdik. Beni sevindiren þey tarihi kültür deðerleri koruma bilinci oluþtu, ama yurt içinde kaybedeceðimiz þeyler için çýt çýkarmýyoruz. Halfeti’yi kaybettik biliyorsunuz. Samsat’ý ise hiç kimse duymadý. Sýra Hasankeyf’de. Bu tarihi miras hepimizin... Bugün 100’e yakýn TKB baþkaný var, þimdi 100 kiþiyiz, yarýn 1000 olacaðýz. Umarým Hasankeyf barajla birlikte gelecek nesillere hizmet eder ve Hasankeyf’e kamouyunda sahiplenme bilinci doðar ve Hasankeyf yýllarca yaþar..." tansug@webdekultursanat.com Adresler (1) http://www.dergi.org/111999/0801.htm (2) http://tkb.blogspot.com/ (3) http://www.gap.gov.tr/Turkish/Yayin/yl14.html (4) http://www.dsi.gov.tr/bolge/dsi10/wwwroot/ index.html (5) http://www.hasankeyf.itgo.com/ (6)http://assembly.coe.int/Documents/ Working%20Docs/doc01/EDOC9301.htm Milliyet Gazetesi 13 Haziran 2002 Perþembe Hasankeyf soluklandý Hayata geçirilmesi halinde 30 bin insanýn yaþamýný etkileyecek, binlerce yýllýk tarihi mirasý yok edecek Ilýsu Barajý Projesi'nin en büyük firmasý konumundaki Ýngiliz Balfour Betty projeden çekildi. DIÞ HABERLER SERVÝSÝ Uzun zamandýr tasarlanan ve Ýngiliz hükümeti tarafýndan desteklenen Ilýsu Barajý Projesi'nde dün yeni ve sevindirici bir geliþme yaþandý. Binlerce yýllýk bir tarihi mirasa sahip Hasankeyf'i sular altýnda býrakacak olan ve sivil toplum örgütleri tarafýndan tepki gören projeyi üstlenen Ýngiliz inþaat þirketi Belfour Beatty, projeden çekildiðini nihayet açýkladý. Balfour Betty, Ilýsu projesini gerçekleþtirecek ihaleci müteahhit firmalar konsorsiyumunun en büyük firmasýydý. Gerçekleþmesi durumunda Ýngiltere hükümetinin hazinesinden de 200 milyon sterlinlik ihracat kredisiyle desteklenecek olan proje hakkýnda, Balfour Betty firmasý üzerinde yoðun baskýlar vardý. Bir süre önce harekete geçen çevre örgütlerinin, Ýngiltere ve Ýsviçre'nin projeden desteklerini geri çekmeleri yönündeki istemi, dün yaþanan geliþme ile önemli oranda sonuç verdi. Ýngiltere Kürt Dernekleri Federasyonu (FED-BÝR) de projenin Ýngiliz devleti tarafýndan desteklenmesine karþý çýkmýþ bu yönlü giriþimlerini kampanyaya dönüþtürmüþtü. Kabinesinde projeye muhalif bakanlarý susturmaktan da geri kalmayan Ýngiltere Baþbakaný Tony Blair ise Ortadoðu'da su savaþýna yolaçacak potansiyele sahip projeye destek verdi. Ýngiltere bu tutumuyla insani dýþ politika ilkesini de ihlal etmiþti. Firma dayanamadý Sonunda Balfour Betty firmasý, sivil toplumun kararlýlýðýna dayanamayacak noktaya geldi ve dün þirketin yönetim Kurulu Baþkaný imzasýyla yapýlan açýklamada, geri çekilmeye iliþkin olarak, þu ifadelere yerverildi: "Varolan sorunlarýn, sosyal ve ekonomik geliþmeyle ilgili sorunlarýn çözülemediði anlaþýlýyor. Ve proje kapsamýnda karmaþýk, çevresel ve sosyal sorunlar yoðun biçimde etüt edilmiþtir, kapsamlý çevresel raporlar incelenmiþtir. Sonunda Çevresel etkiler, Arkeolojik ve tarihi mirasýn korunmasý, yeniden iskanýný düzenlenmesi ve komþu ülkelerin su ihtiyaçlarý olarak sýralanan dört kriterin yerine getirilemeyeceði anlaþýlýnca projeden çekilme kararý alýnmýþtýr." 30 bin kiþi etkilenecek Ilýsu Barajý projesi, Türkiye'nin Fýrat ve Dicle nehirleri üzerinde kurmayý planladýðý 22 tartýþmalý barajdan sadece bir tanesini oluþturuyor. Proje gerçekleþirse, bölgedeki 52 köy ve Hasankeyf dahil 15 kasaba su altýnda kalacak. Ayrýca 30 bin insanýn evlerinden olmalarý bekleniyor. Bugüne kadar barajýn bölgeye vereceði olasý zararlar üzerine yapýlan araþtýrmalar, yapýlmak istenen barajýn baþta Hasankeyf yöresinde yerleþim birimlerini ortadan kaldýracaðý ve doðal dengeyi bozacaðýný belirtiyor. Diðer yandan Ilýsu Baraj Projesi kapsamýna giren antik kent Hasankeyf'in ise tamamen sular alatýnda kalacaðý ve tahrip olacaðý da araþtýrma sonuçlarýnda hazýrlanan raporda ortaya konuluyor. Suyun biyolojik dengesinin bozulacaðý da aktarýlan raporlarda, bunun sonucu olarak, çok sayýda doða güzelliðinin yok olmasýnýn yanýnda, su içinde zararlý bitkilerin yetiþeceði ve çeþitli tahribatlarýn yaþanacaðý vurgulanýyor. Bu arada proje ile beraber, Dicle nehrinden, Türkiye'nin güneyindeki ülkelere az su gidecek olmasý nedeniyle bölgede bir su savaþýnýn çýkacaðý yolunda görüþler de dile getiriliyordu. Özgür Politika Gazetesi, 14.11.2001
__________________ |
| | |
| | #12 |
| Dekan ![]() | Cevap: Hasankeyf!Ýn HerÞeyÝ... Hasankeyf, Hemen , Þimdi! Zeynep Oral Bizim sayfaya, "Kültür / Sanat" sayfasýna taþýnmasýna çok sevindiðim Talat Halman, birkaç gün önceki "Zeugma Zabanisi" baþlýklý yazýsýnda , "yeni kültür cinayetleri" yaþanmadan harekete geçme zorunluluðunu vurguluyor , acilen "Alarm Listesi" hazýrlanmasýný istiyordu. Hemen belirteyim, böyle bir "Alarm listesi" var. Nicedir birçok Sivil Toplum Kuruluþu, arkeologlar, sanat tarihçileri, mimarlar odasý tehdit altýnda olan doðal SÝT alanlarý, tarihsel yerleþimler ve kültürel mirasýmýzý korumak için bir izleme komisyonu kurdu ve çalýþmalarýný sürdürüyor. (Bakýnýz: Milliyet Sanat Dergisi , 15 Ekim sayýsý.) En büyük tehlike ve imdat çanlarý nereleri için mi? Derhal özet bir liste: -Ilýsu barajý - Hasankeyf (Çok acil... Çok acil... Çok acil...) -Sekiz adet barajýn projelendiði, Tunceli, Munzur Vadisi (1971'de Ulusal Park ilan edilmiþti) - Yortanlý Barajý - Bergama... Hoþça kal Asklepios! - Hidro elektrik santrallerle katledilen Fýrtýna Vadisi ...Birinin temelleri atýldý bile. Doðal SÝT alaný olmasýna, aleyhte nice rapor bulunmasýna karþýn , durum Danýþtay'da... -Çine Barajý- Eðer yapýlýrsa, hoþça kal Karya kentleri, su yollarý , antik köPage Ranküler, kaya mezarlarý... -Artvin, Coruh Vadisi - On bir adet baraj projelenmiþ. Beþ bini aþkýn insan yerinden olacak. -Evrensel kültür mirasý Troya'yý tehdit eden Çanakkele- Selçuk otoyolu . (Kýrk metre geniþlikte olacakmýþ.) Liste böyle uzayýp gidiyor. Kimsenin barajlar, santraller, otoyollar yapýlmasýn dediði yok! Herkesin dediði, bunlar yapýlýrken tarih, sanat, kültür deðerleri ve birikimi , insan yaþamlarý da göze alýnsýn! Ama Zeugma örneðinde olduðu gibi býçak kemiðe dayanmadan, son anda deðil, daha projelendirme evresinde dikkate alýnsýn! Üstelik altýna imza atmýþ olduðumuz uluslararasý antlaþmalar da bizi buna zorluyor. AB Sürecinde Artýk günümüzde dünyada hiçbir ülke, ben kendi topraklarýmda istediðimi yaparým diyemiyor. Doða ve kültür mirasý, insanlýðýn ortak malýdýr. Sorumluluðu, koruma hak ve görevi uluslararasý topluma aittir. Avrupa Birliði , "... ilerlemenin gerçekten insanlýðýn hizmetinde olabilmesi için, Avrupa ruhuna uygun olarak maddi olmayan deðerlere ve özellikle çevrenin korunmasýna önem verilmesi".. düþüncesini savunuyor. Savunmakla kalmayýp, ekonomik büyüme iþlemleri sýrasýnda çevre, doða ve kültürel mirasa zarar verenlere hukuki yaptýrýmlar koyuyor. "Avrupa Çevre Politikasý" çerçevesinde böyle açýlmýþ nice dava var. Henüz üye deðiliz ama AB Üyelik sürecindeyiz. Bu gerçekleri yok sayamayýz. Önümde, çeþitli Sivil Toplum Kuruluþlarýnda görev alan avukat Murat Cano'nun Avrupa Parlamentosu Baþkanlýðý'na, Avrupa Birliði Konseyi'ne, Avrupa Komisyonu'na sunulmak üzere, Avrupa Komisyonu Türkiye Temsilciliðine yazdýðý baþvuru mektubu var. Þu yukarýda özetlemeye çalýþtýklarýmý ayrýntýlarýyla anlatýyor. Türkiye''in doðal ve kültürel varlýklarýný yok eden, yok edecek olan bayýndýrlýk projelerine, birlik üyesi ülkelerin katýlmamasý , kredi ve kredi onayý vermemesi ; verilmiþ kredi onaylarýnýn iptal edilmesini istiyor. Yalnýz o mu?! Þu sýralar internet ve elektronik posta gruplarýyla içli dýþlýysanýz, bilgisayarýnýza ABD, Ýngiltere, Almanya, Fransa ve Portekiz'den "Save Hasankeyf" - "Hasankeyf'i Kurtarýn!" çaðrýlarýnýn akýn ettiðini göreceksiniz. Tümünün çaðrýsý ve isteði, Murat Cano'nunkinden farklý deðil. Þimdi sýký durun: 31 Ekimde (iki gün sonra) dünyanýn çeþitli ülkelerinden Sivil Toplum Kuruluþlarý Ýngiltere'de bir araya gelip "Hasankeyf'i kurtarýn" çýðlýðýný dünya kamuoyuna duyuracak. Bu arada belirteyim ki Hasankeyf'i , yöredeki 215 antik siti, Asur, Sümer, Roma , Bizans, Abbasi, Artuklu ve Osmanlý eserlerini sular altýnda býrakacak ,34 bin kiþiyi yerinden edecek Ilýsu Barajýnýn yapýmý için kurulan konsorsiyumdan , bir süre önce Ýsveç ayrýldý. Hasankeyf'i kurtaracak beþ ayrý alternatif proje üretilmiþken bu inat niye? Gelin kendi topraklarýmýzdaki bu kültür mirasýný korumayý baþkalarýna býrakmayalým. Biz üstlenelim. Hemen. Þimdi. Çok geç olmadan 29 Ekim 2000 http://www.zeyneporal.com Hasankeyf Kurtarýlabilir! AYDIN BOLKAN AK Parti Milletvekili Afif Demirkýran, Meclis'te yaptýðý konuþmada Ilýsu Barajý'nýn revize edilerek Hasankeyf'in kurtarýlabileceðine dair ciddi iddialarýn olduðunu söyledi ANKARA - AK Parti Batman Milletvekili Afif Demirkýran, Ilýsu Barajý altýnda kalma tehlikesiyle yüz yüze gelen antik kent Hasankeyf'in kurtarýlabileceðini söyledi. Meclis'te gündemdýþý bir konuþma yapan Afif Demirkan, "Yýllarýn ve insanlýðýn ilgisizliðine raðmen halen doðal yapýsýný koruyan antik kentin insanlýðýn ayýplarýný örtmek için Ilýsu Baraj Gölü'nde intihar etmesine göz yummamalýyýz" dedi. Dünyada belki de bir baþka benzeri olmayan ve muazzam bir kültür varlýðý ve bir doða harikasý olan Hasankeyf'in, Ilýsu Barajý'nýn yapýlmasýyla sular altýnda kalacaðýna dikkat çeken Demirkýran, "Tarih mi, enerji mi? diye baktýðýmýzda, özlemim, tarihi tahrip etmeyen enerji ve enerjiye kucak açan tarih bilincidir" dedi. Baraj revize edilebilir Ilýsu Barajý'nýn ilk projede petrol merkezi olan Raman Daðý'ný da sular altýnda býrakmayý öngördüðüne dikkat çeken Demirkýran, projenin bu nedenle 1974 yýlýnda deðiþtirilerek, Batman ve çevresinin sular altýnda kalmasýnýn önlendiðini söyledi. Demirkýran bölge halkýnýn ne tarihinden ne de Ilýsu Barajý'ndan vazgeçmek istediðini belirterek, "Ancak, dünya mirasý haline gelen bu kültür varlýðý þehrini de 60-70 yýllýk bir ömre sahip olabilecek bir baraja da feda etmek istemiyor" dedi. Ilýsu Barajý'nýn revize edilerek Hasankeyf'in kurtarýlabileceðine dikkat çeken Demirkýran, þunlarý söyledi: "Bunun mümkün olabileceðine dair ciddi iddialar mevcuttur. Örneðin, Ilýsu Barajý su kodunun 525 metreden 475 metreye düþürülmesi veya Ilýsu Barajý yerine daha küçük kapasiteli birden fazla baraj yapýlmasý veyahut 40 metre yüksekliðinde, 800 metre uzunluðunda bir set çekilmesiyle antik kent Hasankeyf'in kurtarýlabileceði iddia edilmektedir. Tabii ki, tüm bu iddialar ve öneriler ciddi çalýþmalarla somutlaþtýrýlmalýdýr. Böylece, Zeugman'ýn baþýna gelenler Hasankeyf'in baþýna gelmemiþ olur." Tarihi Hasankeyf kenti nedeniyle birçok firmanýn finansmaný üstlenmekten kaçýndýðýna da dikkat çeken Demirkýran, "Her halükarda, Hasankeyf'i, Ilýsu Barajý'na tamamen kurban etmemeliyiz. Hasankeyf'in, alýnacak tedbirler ve iyi bir tanýtýmla dünya harikasý bir açýk hava müzesi ve turizm merkezine dönüþtürülmesi hiç de zor olmasa gerek. Yýllarýn ve insanlýðýn ilgisizliðine raðmen halen doðal yapýsýný koruyan bu antik kentin insanlýðýn ayýplarýný örtmek için Ilýsu Baraj Gölü'nde intihar etmesine göz yummamalýyýz" diye konuþtu. Yeniden Özgür Gündem Gazetesi/Ýstanbul 28 Þubat 2003 Cuma Tarih, Suya Kurban! Cengiz MUMAY Hürriyet Gazetesi Yýllardýr baraj sularý altýnda ‘‘batacak’’ ‘‘kurtulacak’’ haberleriyle gündemde olan ‘‘antik kent’’ Hasankeyf, hýzla dramatik sona doðru yol alýyor. Üç bin yýllýk geçmiþe ve çok zengin bir tarihe sahip Hasankeyf için geriye sayým baþladý. Bölgeyi sular altýnda býrakacak olan Ilýsu Barajý'nýn dýþ kredi sorununun çözümünde sona yaklaþýlýrken, sekiz bin nüfuslu kente yeni yerleþim alaný bulunmasý için çalýþmalar hýzlandýrýldý. Hasankeyf'i su altýnda býrakacak olan Ilýsu Barajý, bölgede ‘‘yedi Çukurovalýk cennet’’ yaratacak Güneydoðu Anadolu Projesi'nin (GAP) önemli halkalarýndan biri. Ýlk projeye göre Ilýsu Barajý 1100 rakýma kadar olan yerleri yutacaktý. Ancak çok önemli bir ‘‘petrol merkezi’’ olan Batman ile kaynaðýyla burayý besleyen ‘‘petrol daðý’’ Raman su altýnda býrakýlamazdý. Bu nedenle Ilýsu Barajý yýllarca askýya alýndý. 1974'te yapýlan yeni çalýþmalar sonucu bu önemli merkezler, kodun 894'e düþürülmesiyle kurtarýldý. Siirt, Mardin, Batman ve Þýrnak gibi dört ilin sýnýrlarý içinde oluþacak olan Ilýsu Baraj Gölü projesinin son halini almasýyla birlikte antik Hasankeyf kentinin su altýnda kalmasý konusu tartýþýlmaya baþlandý. ‘‘Kodun bir kez daha düþürülerek’’ Hasankeyf'in kurtarýlmasý istendi. Ancak Devlet Su Ýþleri Genel Müdürlüðü uzmanlarý, Hasankeyf'i kurtarmak için yapýlacak olan 100 metrelik kod düþürme iþleminin gerçekleþmesi halinde, Ilýsu Barajý'ný yapmanýn bir anlamý kalmayacaðýný ve projenin ekonomik olmaktan çýkacaðýný belirttiler ýsrarla. Tarih bilinci ‘‘depreþen’’ Hasankeyfliler iþin peþini býrakmadýlar. Sanatçýlar, gazeteciler harýl harýl çalýþarak komiteler oluþturdular. Türkiye'nin önemli merkezlerinde ve yurtdýþýnda toplantýlar yapýldý. Hiçbir þey fayda etmedi. 40 yýla yakýn süredir iþleyen çark, altý-yedi yýl içinde Hasankeyf'i bir iki camisinin minaresi gözükecek bir ‘‘baraj adasý’’ haline getirecek. ‘‘SON YIKIM’’IN ADI Þehmus Kartal, Hasankeyfli... Doðduðu Hasankeyf'e 1983-1987 yýllarýnda belediye baþkanlýðý yapmýþ. O zamanlar kasaba, bugün ilçe olan Hasankeyf'in baðlandýðý ‘‘yeni il’’, Batman'ýn þu andaki Kültür Müdürü... Mezopotamya uygarlýklarýnýn en önemli merkezlerinden biri olan Hasankeyf'in tarihte birçok yýkým yaþadýðýný anlatýyor. Gerçekleþmesini dilemediði baraj yapýmýnýn ‘‘son yýkým’’ olacaðýný söyleyen Kartal, baþlýca yýkýmlarýn ‘‘13. yüzyýldaki Moðol istilasý’’, ‘‘1966'daki afet evleri yapýmý’’ ve hiç bitmeyen ‘‘define avý’’ olduðunu belirtiyor. Mezopotamya'nýn bu en eski yerleþim biriminde, tarihte bilinen en eski darphanelerden birinin bulunduðu biliniyor. Ancak yüzyýllardýr depremler, toprak kaymalarý sonucu yüzlerce metre yüksekliðindeki tarihi kentin altýnda kaldýðý belirtilen darphaneye, 13 yýldýr sürdürülen kazýlara raðmen ulaþýlmasý pek mümkün görülmüyor. Definecilerin talanýna, çeþitli yerlerde ele geçirilen buluntulara raðmen, Hasankeyf'in halen bir ‘‘altýn deposu’’ olduðuna inanýyor yöre insanlarý... Bize anlattýklarý öykü, -söylence demek daha doðru olur- definecilerin Hasankeyf konusundaki ýsrarlarýnýn nedenini daha iyi açýklýyor. 1964 yýlýnda, artýk geçit vermeyen tarihi Hasankeyf KöPage Ranküsü'nün yerine ‘‘Dicle'nin iki yakasýný bir araya getirecek’’ yeni köPage Rankü yapýlmasý için hafriyata baþlanýr. Bir iþ makinesi operatörü ile yardýmcýsý vardýr sadece alanda. Kepçeyi sallarlar topraða... Ardýndan gözlerine inanamazlar. Kepçe altýn dolmuþtur. 200 metre ötelerindeki halka hissettirmeden yanlarýna alabildikleri kadar altýnla kaçarlar. Çok geçmeden çalýþan kimse olmadýðýný gören Hasankeyfliler köPage Rankü ayaðýnýn kazýldýðý yere giderler. Görüntü gözalýcýdýr. Altýn toprakla harmanlanmýþ onlarý beklemektedir. Yüküyle yetinenler hemen Hasankeyf'i terk ederler ve göç baþlar. SÝT ALANINDA DEFÝNE Tüm yerleþim alanýnýn 1978 yýlýnda SÝT bölgesi ilan edilmesine karþýn, Mardin Arkeoloji Müzesi yetkilileri, Hasankeyf kazýlarýnýn baþladýðý 1985 yýlýndan 90'lý yýllarýn baþýna kadar definecilere ruhsat vermekten imtina etmedi. Hasankeyf Kurtarma Kazýlarý Baþkaný Prof. Oluþ Arýk, bu çalýþmalarý ‘‘SÝT alanýnda define aranmasýna ruhsat veren zihniyet, eski eser katliamýna çanak tutuyor ve bilimsel çalýþmalarýmýzý engelliyor. Biz antik kentte kazý çalýþmalarýmýzý sürdürüyoruz. Tüm bu SÝT alanýnýn sorumluluðu bilimsel çalýþmalar için bize verilmiþ. Definecilerin burayý kazmasý, iþ makineleriyle hafriyat yapmasý önce nezakete, sonra da bilime ve yasalara aykýrýdýr. Halk yýllardýr define konusunda kýþkýrtýlýyordu’’ derken, muhtelif dönemlerde belediye baþkanlýðý görevinde bulunmuþ kiþiler de ‘‘Çalýþmalarý engellemeye çalýþýyoruz. Ancak jandarma denetiminde, ellerinde ruhsatla çalýþan kiþilere karþý elimizden bir þey gelmiyor’’ serzeniþinden öteye gidemiyorlar. Hasankeyf'te sona yaklaþýlmasýna en çok üzülenlerden biri olan Prof. Dr. Oluþ Arýk, 1986 yýlýndan beri maddi olanaksýzlýklar yüzünden özveriyle yürütülen Hasankeyf kazýlarýnýn da sorumlusu. Hazýrladýðý çok kapsamlý bir raporu GAP Ýdaresi Baþkanlýðý'na sundu. Antik kentin tarihi geçmiþinden, içerisinde bulunan çok sayýda eserden söz ettikten sonra, ‘‘Hasankeyf'i kurtarmak ne demektir’’ sorusunun ele alýnmasýný isteyen Arýk, yanýtýný da kendisi veriyor: ‘‘Burada sözkonusu olan yalnýzca bazý tarihi mimarlýk anýtlarý, bazý sanat buluntularý ve kültür yadigarlarý deðildir. Yalnýzca doða özellikleri ve güzellikleri de deðildir. Bunlarýn hepsini bir araya getirerek yaþanmýþ bir tarihtir önemli olan. Burayý aynen korumak, gelecek kuþaklarla paylaþmaya hazýr halde býrakmak amaç olmalýdýr.’’ KÜLTÜR MERKEZÝ Prof. Arýk, Hasankeyf'in tarihine, bugününe ve geleceðine iliþkin bilgiler de veriyor bize. Hasankeyf'in çok eski çaðlardan beri Mezopotamya uygarlýklarý ile Anadolu arasýnda önemli bir merkez olduðunu anlatýyor. Dicle Nehri kenarýndaki bu antik kentin ticari geçit ve üs olduðunu belirtiyor. Roma Çaðý'nda Dicle üzerinde bir köPage Rankü kurulduðunu, arazinin kolay iþlenmesi dolayýsýyla da oldukça heybetli bir görünüme sahip kalenin yapýldýðýný anýmsatan Prof. Arýk, ‘‘Doðu Roma'nýn Hýristiyanlaþmasý ve Bizans Dönemleri'nde bugünkü Süryaniler'in öncüsü olan bu bölgeye özgü bir Doðu Kilisesi'nin geliþtiði bilinmektedir’’ diyor. ‘‘Kuzey Mezopotamya’’ adý da verilen bu bölgenin Mardin ve Midyat gibi ünlü din ve kültür merkezlerinin arasýnda yerini aldýðýný, altýncý ve yedinci yüzyýllarda burada baðýmsýz bir kilise ve cemaatin oluþtuðunu, bu sýrada Ýslam Ýmparatorluðu'nun buralarý ele geçirmesinin bu geliþmeleri durduramadýðýný aktarýyor. Sýrasýyla erken Ýslam egemenlikleri, Emevi, Abbasi, Mervani ve Hamdaniler’den sonra 11. Yüzyýl'ýn sonlarýnda Selçuklu denetimine giren Hasankeyf, altýn çaðýný Artukoðullarý döneminde (1100-1236) yaþýyor. Bu dönemden hemen sonra Selahaddin Eyyubi'nin yeðenleri Hasankeyf'i egemenlikleri altýna almýþ, kenti bakýmsýz býrakmýþ, bazý kitabevlerini deðiþtirmiþler. Yine de Ulu Cami, Küçük Saray gibi yapýlar inþa etmiþler. Eyyubiler’in egemenliðindeki kentin, Moðol Ýstilasý ile bahtsýz dönemi baþlamýþ. En sonunda 16. Yüzyýl'da Osmanlý egemenliði ile geliþen olaylar çalkantýlý bir tablo oluþturmuþ. 1964 yýlýnda yeni karayolu ve yeni köPage Rankünün yapýlmasýyla ticaret ortamý yeniden canlanmýþ, ancak gerek karayolunun, gerekse 1967 yýlýnda alelacele yapýlan afet evlerinin çalýþmalarý sýrasýnda bugünkü arkeolojik SÝT alaný içerisinde bulunan pek çok tarihi eser yok edilmiþtir. Eþsiz tarihi eserler KöPage Rankü: Tarihi kaynaklarýn ‘‘Ortaçað dünyasýnýn en görkemli köPage Ranküsü’’ diye tanýmladýðý bu eser, 1116 yýlýnda Artuklu Hükümdarý Fahrettin Karaaslan tarafýndan yaptýrýlmýþ. 14. ve 15. yüzyýllarda onarým gören köPage Rankünün 17. Yüzyýl baþlarýnda yýkýldýðý tahmin ediliyor. Dört ayaðý Dicle'ye çakýlý duran köPage Rankü harap halde. Rýzk Camii: KöPage Rankü'den Kale'ye giden caddenin Dicle kenarýndaki yar üzerine inþa edilmiþ. Kitabesinde 1409'da Eyyubi Sultaný Süleyman'ýn yaptýrdýðý belirtilse de Artuklu ve Zengi mimarisine daha yakýn, arkaik karakterli bir yapý olduðu görülüyor. Kýsmen ayakta kalabilmiþ. Küçük Saray: Uzun Hasan'ýn sarayý olarak da anýlýyor. Küçük Saray'ýn içinde Ulu Cami, Büyük Saray, Maðara Camii bulunuyor. Bu önemli eserler bakýmsýzlýktan bazý yurttaþlarca hayvan barýnaðý olarak kullanýlýyor. Mescid-i Ali: 15. Yüzyýl baþlarýna ait bir Alevi mescidi. Akkoyunlular tarafýndan yaptýrýlmýþ. Zeynel Bey Türbesi: Kapýsýndaki çini kitabelerde Akkoyunlu Hükümdarý Uzun Hasan'ýn oðlu Zeynel Bey ile Pir Hasan adlý bir ustanýn adý geçiyor. Eþsiz çini süslemelerle bezenmiþ türbe, günümüze dek önemli ölçüde ayakta durmuþ. Koç Camii: 15. Yüzyýl'ýn baþlarýnda inþa edildiði sanýlýyor. Hürriyet Gazetesi, 30 Aðustos 1998 ZEUGMA KURTULACAK YA HASANKEYF? Sabahat Demir Türkiye Gazetesi Ülkemizdeki zengin tarihi mirasý koruma açýsýndan Ýþ Bankasý Genel Müdürü Ersin Özince, Tofaþ Murahhas Azasý Jean Nahum, Türsab Baþkaný Baþaran Ulusoy, Tema Vakfý Baþkaný Hayrettin Karaca'nýn baþlattýklarý; Türkiye Gazetesi de dahil olmak üzere büyük gazetelerin desteklediði Zeugma'yý kurtarma giriþimi çok önemli bir baþlangýç. Böylesine güçlü bir sivil hareketin Zeugma'yý kurtaracaðýndan þüphem yok. Ama Ilýsu Barajý'nýn su toplama havzasýnýn yerleþtirildiði coðrafyada makus kadere boyun bükmüþ, acý sonunu bekleyen; inanýlmaz tarihi zenginliðe sahip mütevazý görünüþlü Hasankeyf ne olacak? Onu kimler kurtaracak? Geçen yýldan beri ne zaman niyetlendiysem Hasankeyf'e gitmek kýsmet olmadý. Ama Mezopotamya bölgesine hakim olan kavimlerin en gözde yerleþim yerlerinden biri olan Hasankeyf'e ilgim ve merakým sürüp gidiyor. Bursa "Tarihi Kentler Birliði" toplantýsýnda tanýþtýðým Hasankeyf Belediye Baþkaný Vahap Kusen, buranýn adeta bir açýk hava müzesi olduðunu söyleyerek, medyanýn ilgisine raðmen kurtarýlma konusunda yetkililer tarafýndan ciddi bir atýlýmýn yapýlmamasýndan þikayet etti. Kendisine konuyla ilgileneceðimi söyleyerek yöreyle ilgili doküman göndermesini rica ettim. Ýki gün önce kendisinden Hasankeyf'le ilgili web adresleri geldi. Hemen bunlardan Hasankeyf'le ilgili bilgileri ve fotoðraflarý içeren bir web sayfasýný açtým. Sivil gönüllülerin çektiði fotoðraflar buradaki tarihi eserleri gözler önüne serme açýsýndan oldukça tatmin ediciydi. Nerdeyse gidip yerinde görmüþ gibi oldum. Meraklýlarý için bu web adresini yazýyorum : http://www.hasankeyf.itgo.com Ýnsanlýðýn en eski yerleþim birimlerinden olan Hasankeyf'in ne zaman ve kimler tarafýndan kurulduðu bilinmiyor. Bu konuda yazýlý bir kaynak da yok. Ancak, tarihi geçmiþinin Milattan öncesine dayandýðý biliniyor. Milattan sonraki ilk asýrlarda Bizanslýlarla Sasaniler arasýnda el deðiþtirmiþ. Dördüncü asrýn sonlarýnda buraya saðlam bir kale yapan Bizanslýlarýn hakimiyeti, yedinci asýrda, halife Hz. Ömer devrinde, Müslümanlarýn burayý fethetmesiyle sona ermiþ. Halifeler döneminin ardýndan Emeviler, Abbasiler, Hamdaniler, Mervaniler, Artuklular, Eyyubiler ve Osmanlýlar buraya hakim olmuþ. Dicle nehrinin kenarýnda yer almasý, o günlerde ticaretin önemli bir kýsmýnýn nehir yoluyla yapýlmasý sebebiyle Hasankeyf, ticaret ve ekonomi bakýmýndan geliþmiþ. 1232 yýllarýnda Eyyubilerin hakimiyeti sýrasýnda bölgeyi istila eden Moðollar, burayý harabeye çevirmiþler. 14. asrýn baþlarýndan itibaren Eyyubiler, Hasankeyf'i yeniden imar etmeðe baþlamýþlar. Sultan Süleyman döneminde Hasankeyf en parlak dönemini yaþamýþ. Hakimiyet 1515 yýlýnda Osmanlýlara geçmiþ. Evet, Hasankeyf, binlerce yýllýk macerayý içeren bir tarih. Ama biz, bu tarihi sulara gömmeðe çalýþýyoruz. Buna hangi yürek dayanýr? Hangi vicdan?
__________________ |
| | |
| | #13 |
| Dekan ![]() | Cevap: Hasankeyf!Ýn HerÞeyÝ... Hasankeyf’siz Tarih Çekilmez RAMAZAN YAVUZ/ARÝF ARSLAN Helenistik döneme ait beþ bin maðara ve zengin tarihi eserleriyle ünlü Hasankeyf’in Ilýsu Barajý göl sularý altýnda kalmamasý için alternatif projeler gündeme getirildi Hasankeyf’in sular altýnda kalmamasý için sürdürülen çalýþmalar, inþaatçý þirketleri yeni projeler geliþtirmeye yöneltti. Balfour Betty adlý Ýngiliz inþaat firmasýna destek veren Ýngiltere, Ýsveç ve Avusturya’nýn yaný sýra Almanya da, Ilýsu projesinin uluslararasý boyutta ele alýnmasýný istedi. Söz konusu ülkeler, Batman, Siirt, Diyarbakýr, Þýrnak ve Mardin’e baðlý 83 yerleþim birimini etkileyecek Ilýsu barajýna, Hasankeyf’in tarihini sular altýnda býrakmayacak þekilde alternatif projeler hazýrladýklarýný belirttiler. Alternatif projeler hakkýnda herhangi bir ayrýntý henüz yok. Hasankeyf’in korunmasý için yýllardýr mücadele veren Hasankeyf Gönüllüler Derneði de, uygulanmak istenen proje için “Kesinlikle suya dayalý enerji projesine karþý deðiliz. Bu bölgenin böyle barajlara gereksinimi varsa, mutlaka yapýlacak. Ancak 15 bin yýllýk tarihin korunmasý da gerekiyor. 35 yýl öncesinin projesinde bazý deðiþiklikler yapýlarak Hasankeyf kurtulabilir" dedi. Öte yandan, Batman Valisi Ýsa Parlak da, Hasankeyf’in bir kültür ve tarih hazinesi olduðunu belirterek, “Ancak ülkemizin de enerjiye ihtiyacý var. Bunun yanýnda tarihi ve kültürel deðerleri de önemsemek gerekiyor. Hasankeyf’e de, enerjiye de ihtiyacýmýz var. Gönül ister ki, Hasankeyf sular altýnda kalmasýn. Alternatif projelerle hem barajýn yapýlmasý, hem de Hasankeyf’in kurtarýlmasý mümkün" dedi. Hasankeyf Belediye Baþkaný Vahap Kusen de barajýn yapýmýna karþý olmadýklarýný ancak 15 bin yýllýk tarihin de korunmasýnýn gerektiðini söyledi. Kusen, “Baraj da yapýlsýn, ancak tarih de korunsun. Tek gaye ilçemizin turistik bir yer olmasý. Tarih ve baraj bir arada olduðu an ilçemiz binlerce turistin akýnýna uðrar. Birçok medeniyete beþiklik eden Hasankeyf 1978 yýlýnda Kültür Bakanlýðýnca 1. derece arkeolojik SÝT alaný ilan edildi" dedi. DSÝ bünyesinde baþlatýlan baraj hazýrlýklarý ise devam ediyor. Enerji amaçlý barajýn yapýmýný Ýsviçre firmasýnýn koordinasyonu ile Ýsveç, Ýtalyan, Ýngiliz ve Türk þirketleri üstlendi.Yaklaþýk 1.7 milyar dolara mal olacak ve yedi yýlda tamamlanmasý öngörülen Ilýsu Barajý ile birlikte entegre olarak enerji ve sulama amaçlý Cizre Barajý’nýn yapýmý da ihale kapsamýnda bulunuyor. Barajýn yapýmýna karþý çýkan çevre örgütlerine raðmen, DSÝ anketörleri tarafýndan su altýnda kalacak olan Hasankeyf ve 80 köyde anket çalýþmasý baþlatýldý. Ilýsu Barajý’nýn bölgeye hayat vereceðine dikkat çeken yetkililer, Ilýsu entegre projesinin hizmete girmesiyle, yýlda toplam beþ milyar kw saat enerji üretileceðini, ekonomiye 400 - 500 trilyon girdi saðlanacaðýný belirtiyor. DSÝ yöneticileri, barajlarýn üretime geçmesi ile 17 bin kiþinin istihdam edileceðini, 100 haneli dört bin köyün aydýnlatýlacaðý deðerde enerji üretileceðini, Güneydoðu’nun enerji sorununun kökten çözüleceðini söyledi. Batman’a 30 km mesafede bulunan ve halen bazý maðaralarýnda yirmi ailenin barýndýðý Hasankeyf’in kuruluþu M.Ö. üç binli yýllara dayanýyor. Bizans, Sasani, Arap, Roma medeniyetlerine beþiklik etmiþ olan Hasankeyf’in tarihi yapýlarý Dicle kýyýsýndaki kayalarýn bulunduðu vadinin içine uzanýyor. NELER YAPILABÝLÝR? *535 metrelik suda kod düþürülmesi halinde Hasankeyf kurtulabilir. *40 Metre yüksekliðinde 800 metre uzunluðunda set çekilebilmesiyle antik kent barajdan kurtulur. *Güneydoðudaki elektrik þebekelerinin yenilenmesi halinde elektrik açýðý kapatýlabilir. *Botan ve Garzan çayý ile Dicle Nehri üzerinde üç ayrý küçük baraj yapýlabilir. Milliyet Gazetesi, 31 Mart 2000 Cuma Hasankeyf'in Sessiz Çýðlýðý!.. Celal BAÞLANGIÇ Radikal Gazetesi Sen hiç gördün mü beni? Eteklerimi okþayarak, Mezopotamya'ya kutsal bir salýnmayla akan Dicle'nin bana nasýl seslendiðini duydun mu hiç? Binlerce yýldýr neredeyse her kavimden, her dinden insanlarýn beni nasýl oya gibi iþlediklerine tanýk oldun mu? Gün batýmlarýnda Dicle'nin nasýl da kýzýla boyandýðýný, mor siluetimin nehre nasýl da düþtüðünü gördün mü? Aslýnda, uygarlýðýn beþiðiyim ben. Sen de sallandýn o beþikte farkýnda bile olmadan. Aynen beni anlatmýþ koca þair 'Anadolu'da: "Beþikler vermiþim Nuh'a, Salýncaklar, hamaklar, Havva Ana'n dünkü çocuk sayýlýr, Anadolu'yum ben, Tanýyor musun?" Bana öyle uzak bakma. Beni yalnýz býrakma. Çünkü, bugünlerde büyük bir felaket dolaþýyor baþýmda. Oysa ben neler görmüþüm, kaç hükümdarlar eskitmiþim bilir misin?" Hepsi de karýþýp gitti topraðýma. Belki 'Bizans Kralý Konstantin' desem Ýstanbul'dan bilirsin de, örneðin tanýr mýsýn Hamdanilerden Ýyad b. Ganem'i, ya da Mervanilerden Ebu Hasan Ali'yi, Artuklulardan Nasýruddin Mahmud'u... Görmediðim ne Haçlý seferi kaldý, ne Moðollar. Timur, taþ taþ üstünde býrakmadý da yine yaþadým. Sanki beni anlatmýþ Ahmed Arif: "Binlerce yýl saðýlmýþým, Korkunç atlýlarýyla parçalamýþlar Nazlý, sehersabah uykularýmý Hükümdarlar, saldýrganlar, haydutlar, Haraç salmýþlar üstüme. Ne þah, ne sultan Göçüp gitmiþler, gölgesiz! Selam etmiþim dostuma ve dayatmýþým... Görüyor musun?" Bugüne dek her þeye karþýn 'dayatmýþým' ama þimdi, onca zaman koyun koyuna yaþadýðýmýz Dicle'nin sularýnda boðmak istiyorlar beni. Demem o ki, eðer ben yok olursam, sen de yok olursun. Kocaman bir parça kopar yüreðinden, bedeninden, aklýndan. (...) Bakma bugünkü yoksulluðuma. Aslýnda çok zenginim ben. 'Hýsn Keyfa' adýmýn Ermeniceden mi, yoksa Süryaniceden mi geldiðini hala daha tartýþýp dururlar. Söylenceler üretilir Hasankeyf adýmýn üzerine. Bir gün biri tutsak edilmiþ de kalemde, yýllarca mapusluktan bunalmýþ. Yalvarmýþ Sultan'a; "Kalenin içinde ata binip bir dolaþayým" diye. Ýsteðini kabul etmiþ Sultan. Binmiþ ata, sürmüþ Dicle'nin üzerine doðru. Atla birlikte yüz metre uçmuþlar. At ölmüþ, mahkum Hasan kaçmýþ. Ýþte o anda nöbetçiler, "Hasan ne yapýyor" diye baðýrmýþlar, "Hasan keyf!" Doðru ya da deðil. Ama ben yaþadýklarýmý bilirim. Bir yanýmý Raman daðlarýna dayamýþým. Diðer yanýmda Midyat daðlarý... Binlerce 'maðara ev'de barýndýrmýþým insanlarýmý. Yumuþacýk kayalarýmý oymuþlar. Yazlarý sýcaktan, kýþlarý soðuktan korumuþum bana sýðýnýp, bende yaþayanlarý. Bizans Kralý Konstantin emir vermiþ, 'bir kale yapýn' diye. Dicle kýyýsýndaki yekpare kayalar üzerine kurmuþlar kalelerini. Kalenin içinden tüneller kazmýþlar Dicle'nin kýyýsýna. Düþmanlar gelir, þehri kuþatýrsa insanlarým susuz kalmasýn diye. Katýrlar indirmiþler tünellerden nehre. Havuzlar kazmýþlar Dicle'nin yataðýndan birkaç metre aþaðýya. Hiç susuz kalmamýþ kentim. Düþman kolay kolay girememiþ kaleden içeri. Artukoðullarý, muhteþem bir köPage Ranküyle birleþtirmiþ Dicle'nin iki yakasýnda var olan beni. Aslýnda antikçaðdan beri vardý da bu köPage Rankü, en gösteriþlisini yaptý Artukoðullarý. Kenar ayaklarý, batý ve doðu kemerleri ile gören büyülendi bu köPage Ranküyü. Hatta gezgin Yakuti görünce þaþýrdý: "Gezdiðim memleketlerin hiçbirinde daha büyüðünü görmedim." Þimdi birkaç ayaðý durur Dicle'nin üzerinde. Bu kadarcýðýný bile görenler, Dicle'nin sularýna bunlarýn yön verdiðini sanýr. Dicle üzerinden Musul'a, Baðdat'a göndermiþim ürettiklerimi. Hem de o çaðda bilginler yetiþtirmiþim makineler, pompalar, fýskiyeler, su terazileri, müzik aletleri yapan. Varoþlarýmda taþtan hanlar, hamamlar, evler, çarþýlar var. Geçmiþten kalan'kuyumcular çarþýsý' bile benim nasýl da zengin olduðumun bir göstergesi. Onun için sen yine de bakma bugünkü yoksulluðuma. Çünkü sen öyle uzak kalmýþsýn ki benden. Bir Dicle ayrýlmadý yanýmdan. Þimdi de en yakýn dostumun sularýnda boðmaya kalkýyorlar beni. Oysa ben böyle uzak olmasaydým sana, diyelim ki, bir Efes olsaydým, bir Aspendos olsaydým, beni kendi sularýmda boðabilir miydiniz? Böyle yoksul kalýr mýydý, Artukoðullarý'na bile baþkentlik yapmýþ bir kentin insanlarý. Tarihlerinin en utanç verici yýllarýný yaþarlar mýydý? "Utanýrým, Utanýrým fukaralýktan, Ele, güne karþý çýplak... Üþür fidelerim, Harmaným kesat. Kardeþliðin, çalýþmanýn, Beraberliðin, Atom güllerinin katmer açtýðý, Þairlerin, bilginlerin dünyalarýnda, Kalmýþým bir baþýma, Bir baþýma ve uzak. Biliyor musun?" (...) Her geçen gün eridim, topraðýn altýna girdim, yok oldum. Kendi kültür mirasýnýzý yiyip bitirdiniz. Kiliselerim, camilerim, kalelerim, çarþýlarým, köPage Ranküm neredeyse yok oldu gitti. Hele 1967'de büyük bir 'uygarlýk' gösterisi yaptýnýz. Tek ayakta kalan yerim maðaralarýmdý. Herhalde 'ele güne ayýp olmasýn' diye, üzerinde yaþadýðýmýz bu coðrafyayý nasýl da 'muasýr medeniyetler seviyesi'ne ulaþtýrdýðýný dost, düþman görsün diye, beni, yani Hasankeyf'i kurtaracaðýnýz yerde, 'maðara devrinden kurtulalým' diye beni katlettiniz. Maðarada yaþayanlara isk‰n evleri yapmak için; hem de onlarýn yaþayamayacaklarý sýradanlýkta, yani o uyduruk 'zamane evleri' için bütün tarihimin üzerine temel attýnýz. (...) Her yýl yeniden ölüp ölüp diriliyorum. Bir 'Hasankeyf sular altýnda kalacak' deniliyor, bir 'Hasankeyf kurtuldu'. Beni sulara gömmeye mahkžm etmeniz yetmiyormuþ gibi, bir de sanki uygarlýklarýmdan bir þeyler kurtarýlabilirmiþ gibi, sanki ciðerimi söküp baþka bir yere taþýyabilirmiþsiniz gibi bir de 'envanter' ve 'kurtarma' çalýþmalarý baþlattýnýz. Yani önce envanterimi çýkartacak, sonra da boðacaksýnýz beni Dicle'nin sularýnda. Duydum ki, çoðunu hiç tanýmadýðým dostlarým varmýþ Ýstanbul'da. Beni kurtarmak için bir 'gönüllüler' hareketi baþlatmýþlar yeniden. Duydum ki, son toplantýda Avukat Murat Cano anlatmýþ beni: "Uygarlýklar kenti Hasankeyf, Mezopotamya'nýn maðaralar baþkenti, eski çaðlarda 'yeryüzü cenneti' olarak anýlan Dicle'nin kuzey geçidi, binlerce yýl önce insan emeði ile kayalara dantel gibi iþlenen Güneydoðu'nun Efes'i... Artuklu devletinin baþkenti, Roma, Bizans, Sasani, Arap medeniyetlerinin muhteþem bir alaþýmý. Türkiyeli dünyalýlar olarak sahip çýkmamýz gereken emanet... Nasýl oldu da böylesine kýymetli bir mirasýn sular altýnda kalmasýna, çamura gömülmesine ramak kaldý? Ilýsu Barajý'nýn su toplama havzasý, iþte tam da binlerce yýldýr dantel gibi iþlenen bu inanýlmaz tarih zenginliðinin üzerini örtecek coðrafyaya yerleþtiriliyor. Üstelik bu barajýn, ayný yörede, baþka bir yerde yapýlmasý, yahut ayný enerjinin baþka yollardan elde edilmesi imkaný varken..." (...) Tam da koca þair Ahmed Arif'in 'Anadolu'sundaki gibi: "Nerede olursan ol, Ýçerde, dýþarda, derste, sýrada, Yürü üstüne-üstüne Tükür yüzüne celladýn, Fýrsatçýnýn, fesatçýnýn, hayýnýn... Dayan kitap ile Dayan iþ ile. Týrnak ile, diþ ile, Umut ile sevda ile düþ ile. Dayan rüsva etme beni." Duydum ki, paneller, dia gösterileri yapýyor, sergiler açýyormuþsunuz. Aslýnda siz de biliyorsunuz; benim kurtulmam demek, sizin kurtulmanýz demektir; benim yaþamam demek sizin yaþamanýzdýr. Yani yapýlacak iþ, 'dünyanýn keyfini kaçýrmamak için Hasankeyf'i kurtarmak'týr. Sizlere minnettarým; eðer ben yok olursam, sizin de yok olacaðýnýzý anladýðýnýz için. Keþke bunu herkes anlasa. Ama ben þimdi, en azýndan Ahmed Arif kadar umutluyum: "Gör, nasýl yeniden yaratýlýrým, Namuslu, genç ellerinde. Kýzlarým, Oðullarým var gelecekte, Her biri vazgeçilmez cihan parçasý. Kaç bin yýllýk hasretimin koncasý, Gözlerinden, Gözlerinden öperim. Bir umudum sende, Anlýyor musun?" (*) Radikal Gazetesi'nde 15.05.1999 tarihinde yayýnlanmýþtýr. Hasankeyf kurtuluyor Can DÜNDAR Milliyet GazetesiÝngiliz Daily Telegraph gazetesinin cumartesi ilavesinin kapaðýnda, Oxford'u sular altýnda gösteren bir fotomontaj vardý geçen hafta... Baþlýkta da þu soru: "Bir yabancý hükümetin Oxford'a bunu yapmasýna izin verir miydik?" Bu kýþkýrtýcý sorunun altýndaki uzun makale þöyle baþlýyordu: "Biri size tarihi Oxford kentinin baraj sularýna gömüleceðini, halkýn iþinden ve arazisinden olacaðýný, üstelik bu projenin yabancý bir hükümetçe finanse edileceðini söylese þok olmaz mýydýnýz? 21. yüzyýlda bunun olabileceðine inanmayabilirsiniz ama bu, Hasankeyf'te yaþayanlar için gerçek..." * * * Yýlda 3.8 milyar kilowatsaat enerji üretecek Ilýsu Barajý ve onun sularý altýnda kalacak antik Hasankeyf, bugünlerde Londra'nýn gündeminde... Çünkü 183 köyden 78 bin insaný göçe zorlayacaðý gibi bir ortaçað kentini de suya boðacak barajý, Ýngiliz hükümetinin vereceði 200 milyon poundluk krediyle bir Ýngiliz firmasý yapacak. Kimi insan haklarý ve çevre örgütleri ile Ali McGraw, Harold Pinter gibi sanatçý ve yazarlarýn yürüttüðü kampanyaya, barajýn yapýmýndan etkilenecek Suriye ve Irak'ýn lobi faaliyeti de eklenince Ilýsu, birden önem kazandý. Daha önce Ýsveç, projenin tartýþmalý olduðunu görüp kredi vermekten vazgeçmiþti. Blair hükümeti ise muhalefete raðmen projeyi sahiplenmekte diretti. Ancak bu ay ortaya çýkan birkaç geliþme Hasankeyf'e kurtuluþ ýþýðý yaktý. * * * Tartýþmalar büyüyünce Ýngiliz ihraç Kredisi Garanti Departmaný (ECGD), 4 uzman kuruluþtan projeye iliþkin durum raporu istedi. Raporun sonuçlarý 2 hafta önce kamuoyuna açýklandý. Buna göre Türkiye, projenin komþu ülkelere, çevreye, bölge insanýna, tarihi ve kültürel deðerlere etkileri konusunda gerekeni yapmamýþtý. Bu rapor, Ýngiliz hükümetinin projeye kredi vermesini güçleþtirecek. Ýkinci geliþme de þu: Avrupa Ýnsan Haklarý Mahkemesi'nde Türkiye aleyhine aldýrdýðý kararlarla tanýnan insan haklarý örgütü KHRP, Blair hükümetinin projeye destek kararýný Ýngiliz Yüksek Mahkemesi'ne götürüyor. Ekimde baþlayýp 3 - 4 ay sürmesi beklenen bu duruþmadan çýkacak karar, sadece Ilýsu'nun deðil, dünyadaki bütün baraj inþaatlarýnýn kredilendirilme koþullarý için de örnek olacak. Bir baþka geliþme: Bugünlerde kimi insan haklarý kuruluþlarý Ilýsu'yu yapacak Ýngiliz Balfour Beatty þirketinden hisse senedi alýp yapýmý engellemeye çalýþýyorlar. Projeye mali destek verecek konsorsiyumun ortaklarýndan Amerikan Exim Bank'ýn da çekilmek için bahane aradýðý söyleniyor. DSi yetkilileri Ilýsu yapýlmazsa Türkiye'nin yýllýk kaybýnýn 300 milyon dolar olacaðýný ve bu iþe en çok Irak'ýn sevineceðini söylüyorlar. Ancak bu koþullar altýnda beklenen kredinin çýkmayacaðýný artýk Ankara da kabullenmiþ görünüyor. Þu krizde barajý ulusal kaynaklarla yapma imkaný da yok. * * * Hem DSi'nin, hem GAP idaresinin baþýnda, 100 yýl ömrü olan bir barajýn 10 bin yýllýk bir antik kenti suya gömmesinden üzüntü duyacak hassasiyette iki bürokrat var. Ancak onlar da Türkiye'nin tarihsel mirasý ile yarýn ümitleri arasýnda sýkýþmýþ durumdalar. Acaba Türkiye, yaklaþan geliþmeyi görüp "Ben tarihimi korumak adýna ve kamuoyunun duyarlýlýðýný gözeterek bu projeden vazgeçiyorum. Dicle üzerinde baraj için alternatif alanlar arayacaðým" diyemez mi? Bu arada da Hasankeyf'teki arkeolojik kazýlara aðýrlýk verip burayý büyük bir turizm merkezine dönüþtüremez mi? Bu yapýlýrsa Hasankeyf, özlenen barýþýn ve uzlaþmanýn sembolü olabilir: Sadece hükümetle bölge halký arasýnda deðil, ayný zamanda tarihle gelecek arasýnda da... candundar@superonline.com Milliyet Gazetesi, 28 Temmuz 2001
__________________ |
| | |
| | #14 | ||||||||
| Dekan ![]() | Cevap: Hasankeyf!Ýn HerÞeyÝ... Ýþte tarihi Hasankeyf'i Disneyland'a çevirecek kurtar(ama)ma planý Hasankeyf'teki bir kaç tarihi eser 53 milyon dolara Ilýsu Barajý'ný yapacak Avrupalý þirketlerce taþýnacak. Baraj tamamlandýðýnda ise listesi 300 sayfa tutan arkeolojik eserlerin büyük bölümü ile tarihi kültürel doku sulara gömülecek
__________________ | ||||||||
| | | ||||||||
| | #15 | ||||||
| Dekan ![]() | Cevap: Hasankeyf!Ýn HerÞeyÝ... Barajlarýn Hesap Defteri Günümüzde büyüyen nüfusun tarýmsal ürün ve enerji gibi gereksinimleri göz önüne alýndýðýnda barajlarýn yapýlmasý kaçýnýlmaz görünüyor. Bu nedenle, baraj yatýrýmlarý Türkiye'nin yatýrým bütçesinin çok önemli bir kýsmýný kapsýyor.
__________________ | ||||||
| | | ||||||