hoSSohbeT.com  Sohbet  forumlari

Anasayfa Bugünki Mesajlar Forumları Okundu Kabul Et
Geri git   hoSSohbeT.com Sohbet forumlari > Ülkemizi ve dünyayı tanıyalım,tanıtalım > Türkiye
Kayıt ol Yardım Sohbet Okey Gazete oku Spor gazeteleri Üye Listesi Ajanda Arama Bugünki Mesajlar Forumları Okundu Kabul Et

Türkiye Türkiyemizin güzelliklerini taniyalim tanitalim

   


Etiketler: , , ,

Cevapla
 
Seçenekler Arama Stil
Alt 10-05-06, 20:44   #1
Mithat
En Karizmatik Operator
 
Mithat - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 23-03-05
Nerden: İzmir
Yaş: 85
Mesajlar: 515
Benim Modum:
Tesekkür: 2
2 Mesajına 3 Kere Teşekkür Edildi
Tecrübe Puanı: 110 Mithat has a reputation beyond repute Mithat has a reputation beyond repute Mithat has a reputation beyond repute Mithat has a reputation beyond repute Mithat has a reputation beyond repute Mithat has a reputation beyond repute Mithat has a reputation beyond repute Mithat has a reputation beyond repute Mithat has a reputation beyond repute Mithat has a reputation beyond repute Mithat has a reputation beyond repute
Mithat - MSN üzeri Mesaj gönder
Ege'nin incisi Güzel İZMİR

COĞRAFYA
Konumu
İzmir ili, Anadolu Yarımadası'nın batısında, Ege kıyılarımızın tam ortasında yer alır. Kuzeyden Balıkesir, doğudan Manisa, güneyden Aydın illeri ile çevrilmiştir.

İl toprakları, 37o 45' ve 39o 15' kuzey enlemleri ile 26o 15' ve 28o 20' doğu boylamları arasında kalır.

İlin kuzey-güney doğrultusundaki uzunluğu yaklaşık olarak 200 km, doğu-batı doğrultusundaki genişliği ise 180 km'dir. Yüzölçümü 12.012 km2.dir.




Yeryüzü Şekilleri
İzmir ilinin yeryüzü şekilleri, yakın jeolojik geçmişin bir sonucudur. Doğu batı doğrultusunda uzanan sıradağlar arasında yer alan çöküntü ovaları ve akarsu ağızlarındaki birikinti ovaları, yeryüzü şekillerinin ana hatlarını meydana getirirler.

İlin en kuzeyinde Madra Dağları bulunur. 1250 metreyi aşan yüksekliğe sahip olan bu dağlar, kuzeyindeki Burhaniye-Havran Ovaları ile güneyindeki Bergama Ovası arasında önemli bir yükselti meydana getirirler. Güneybatıya, Altınova ve Dikili'ye doğru uzanan kolları kıyı yakınlarına kadar ulaşır ve burada alçalarak kıyı düzlüklerine karışır. Madra Dağları'nın güneybatı ucu, Bergama batısında Geyiklidağ adı ile anılır. Burada yükseklik 1061 m.ye ulaşır. Madra Dağları üzerinde bazı yerler 500-700 m. yüksekliğinde hafif dalgalı düzlükler halindedir. Buralara yayla adı verilir. Fıstık çamı ormanları ile kaplı Kozak Yaylası bunların en bilinenidir. Madra Dağları'nın güneyinde Bakırçay Ovası yer alır. Ova, genel olarak, Soma yakınlarından Çandarlı Körfezi'ne kadar kuzeydoğu-güneybatı doğrultusunda uzanır. Uzunluğu 60 km. kadardır. Bakırçay ve kollarının getirdiği alüvyonlarla örtülü olan ovanın en fazla genişlediği yer Kınık'ın kuzeyinde bulunur.

Bakırçay Ovası'nın güneyinde Yunt Dağları yer alır. Bunlar, doğudaki Sultan Dağları ile birleşirler. Akarsu vadileri ile çok parçalanmışlardır. Yunt Dağı, Dumanlı Dağı, bunlarla birleşmiş durumda olan Sultan Dağı ve Çamlıdağ, Bakırçay Ovası'nın güneyinde kesintisiz dağlık bir alan meydana getirir. Dumanlı Dağ'ın en yüksek noktası 1098 m. dir.

Dumanlı Dağ'ın güneyinde, içine Gediz Nehri'nin yerleşmiş olduğu çöküntü alanı bulunur ve Dumanlı Dağ ile Yamanlar Dağı arasında 10 km. uzunluğunda dar bir boğaz meydana getirir. "Menemen Boğazı" adı verilen bu dik yamaçlı derin vadinin doğusunda Alaşehir'e, hatta Sarıgöl'e kadar Gediz Ovası uzanır. Bu ova, esas itibariyle Manisa ili sınırları içinde kalır. Menemen Boğazı, batıya doğru Emiralem'den itibaren genişler, alçalır, Gediz Deltası'na bitişir. Gediz Nehri, döküldüğü yerde geniş bir delta meydana getirmiştir. Delta düzlüğünün kuzey-güney doğrultusundaki uzunluğu yaklaşık olarak 20 km. kadardır. Menemen Ovası ve Gediz Delta Ovası adı verilen bu düzlük, ülkemizin en verimli ovalarından birini teşkil eder.


Yamanlar Dağı genç bir volkan konisidir. Fazla aşınmamıştır. Yamanlar Dağı üzerinde, tektonik kökenli bir kayma sonucunda oluşan çukurluğa Karagöl yerleşmiştir. Yamanlar ve Manisa Dağları'nın meydana getirdiği yüksekliğin güneyinde bir çöküntü alanı vardır. Bu çöküntü çukurunun batı kısmı deniz tarafından kaplanmış ve İzmir Körfezi meydana gelmiştir. Körfezin doğusunda, etraftaki yamaçlardan inen akarsuların getirdiği alüvyonların denizi doldurması ile oluşmuş Bornova Ovası, onun doğusunda Kemalpaşa Ovası bulunur. Bornova Ovası ile Kemalpaşa Ovası arasında yüksekliği 250 m. ye kadar çıkan Belkahve Geçidi yer alır.

İzmir Körfezi ve Kemalpaşa Ovası'nın kapladığı çöküntü çukurunun güneyinde, doğu-batı doğrultusunda uzanan yüksek ve dağlık bir alan ortaya çıkar. Bu dağlara genel olarak Bozdağlar adı verilir. Bozdağlar, doğuda Sarıgöl'ün güneyinden başlar ve Kemalpaşa güneydoğusundaki Karabel Geçidi'ne kadar uzanır. Bozdağlar en yüksek noktaya Birgi'nin kuzeyinde ulaşır. Burada yükseklik 2159 m. ye kadar çıkmaktadır. Bozdağlar, kuzeyindeki Gediz Ovası'na ve güneyindeki Küçükmenderes Ovası'na dik yamaçlarla iner. İzmir Körfezi'nin doğusunda yüksekliği 1500 m.ye kadar çıkan Kemalpaşa Dağları heybetli bir görünüm meydana getirir. İzmir kentinin batısında Çatalkaya (Kızıldağ) yükseltilerinde yamaçlar çok dik, vadiler derin ve dardır. Çatalkaya'dan batıya doğru yükseklikler gittikçe alçalır. Urla'dan Çeşme'ye kadar olan yerlerde 500 m.yi geçen tepelere az rastlanır.

Karaburun Yarımadası'nda bu sıradağlara dikey durumda olan ve kuzeyden güneye doğru uzanan dağlar bulunur. Bu dağların en yüksek olanı, Karaburun ilçe merkezinin güneyinde 1218 m.ye kadar çıkan Akdağ'dır.


Bozdağlar'ın güneyinde Küçükmenderes Ovası yer alır. Üzeri çok verimli alüvyon toprakları ile örtülmüştür. Küçükmenderes Ovası, doğuda hemen hemen Beydağ yerleşim alanından başlar, ortalama 10-15 km. genişlikte, Torbalı ve Selçuk'a kadar uzanır. Küçükmenderes Ovası'nın bazı yerlerine, yerleşme merkezlerinin ismi verilmiştir. (Ödemiş, Tire, Bayındır, Selçuk ovaları gibi).

İzmir ilinin güney sınırı üzerinde Aydın Dağları uzanır. Bunlar Bozdağlar kadar yüksek değildir. En yüksek yeri Cevizli Dağı'nda 1646 m.ye ulaşır. Aydın Dağları'nın Küçükmenderes Ovası'na bakan kuzey yamaçları çok diktir.




Akarsular
İzmir ili içinde Ege Bölgesi'nin önemli akarsularından olan Gediz'in aşağı çığırı ile Küçükmenderes ve Bakırçay akış gösterir. Diğerleri sel karakterli küçük akarsulardır.

Gediz Nehri, İçbatı Anadolu'da Murat Dağı'ndan doğar. Toplam uzunluğu 400 km.dir. İzmir sınırı içindeki Yamanlar Dağı'ndan doğan Kemalpaşa Çayı Gediz'in en önemli kollarından biridir. Gediz, Manisa Ovası'nın batısında İzmir il sınırına ulaşır, Yamanlar Dağı ile Dumanlı Dağ arasındaki Menemen Boğazı'ndan geçerek, Foça'nın güneyinde denize dökülür.

Gediz eskiden, Karşıyaka'nın hemen batısında denize dökülüyordu. Getirdiği alüvyonlarla deltasını devamlı ilerletiyor, İzmir Körfezi'ni kapatmaya doğru gidiyordu. Pelikan Burnu, karşı kıyıya çok yaklaşmış, Körfez'in derinliği çok azalmıştı. Ülkemizin en işlek limanı olan İzmir Limanı'nın karşılaştığı tehlikeyi yok etmek için 1886'da biraz kuzeyden akan bir derenin yatağından da faydalanarak, Menemen yakınlarında başlayıp batıya doğru giden ve Foça yakınlarında son bulan bir yatak açıldı. Bu andan itibaren Gediz açık denize dökülmeye başladı.

Küçükmenderes, Bozdağlar'dan doğar. Uzunluğu 124 km.dir. Kendi ismi ile anılan çok bereketli bir ovayı sulayarak, Selçuk ilçesinin batısında denize dökülür. Küçükmenderes de bol alüvyon getirdiği için, kıyı çizgisini devamlı olarak ilerletmiş, bu yüzden ilk çağların en önemli liman kentlerinden olan Efes, bugün denizden 5-6 km içeride kalmıştır.

Bakırçay, doğuda Ömerdağ, kuzeyde Madra, güneyde Yunt Dağı'ndan gelen kollardan oluşur, 128 km uzunluğundadır. Ege Havzası'nın bir parçası olan ve büyük bölümü İzmir il sınırları içerisinde yer alan Bakırçay Havzası'nın en önemli akarsuyudur. Çandarlı Körfezi'nde denize dökülür.




Göller
İzmir'de yer alan önemli göller olarak Gölcük, Belevi Gölü, Çakalboğaz Gölleri ve Karagöl sayılabilir.

Gölcük, Ödemiş'in kuzeyinde Bozdağlar'ın en yüksek noktasının batısında bulunur. Dağ sıralarının genel doğrultusunda güneyden kuzeye doğru uzanan küçük bir çöküntü çukuru içine yerleşmiştir. Gölcük'ün oluşumunda etraftan gelen sellerin bıraktıkları alüvyon birikintisinin de rolü olmuştur. Derinliği, küçüklüğüne göre fazladır. Gölcük etrafından gelen sular ve özellikle dip kaynakları ile beslenir. Suları küçük bir dere ile kuzeye doğru akarak Gediz'e ulaşır. Gölcük''ün suları tatlıdır. Olağanüstü güzel görünümlüdür.


Belevi Gölü, Torbalı ile Selçuk arasında Küçükmenderes'in sol tarafında bulunmaktadır. Sığ bir göldür. Çakalboğaz Gölleri, Küçükmenderes'in Selçuk'tan 5-6 km. ilerilere kadar doldurduğu körfezde meydana gelmiş olan ovanın kuzey kenarında bulunurlar. Eski körfezin kalıntısıdırlar.

Karagöl, Yamanlar Dağı üzerindedir. Tektonik kökenli bir kayma sonucu oluşan çukurlukta şekillenmiştir. Etrafı çam ormanları ile kaplıdır. Son derece güzel bir görünüm sunar.



Bitki Örtüsü
İzmir bitki örtüsü yönünden Akdeniz ikliminin etkisi altındadır. Akdeniz bitkilerinin her türü bulunmaktadır. Yüzyıllar boyu aşırı otlatma, yangın ve tarla açma nedenleriyle ormanların ortadan kalktığı yerlerde, maki florası kendini göstermektedir. Maki florasına ardıç, pırnal, kermes meşesi, yabani zeytin, çitlembik, sakız, akçakesme, tesbih, katırtırnağı, gibi kuraklığa dayanıklı ağaççıklar girer. Makilik alanlar, denizden 600 m. yüksekliğe kadar çıkmaktadır.


Dağlık kesimlerin büyük kısmı ormanlıktır. Ormanlar il içerisinde 431786 hektar bir alanı kaplar. Ormanların kapladığı alan, il arazisinin % 41'idir. Denizden 600 m. yüksekliğe kadar kızılçam, daha yukarılarda karaçam ormanları vardır. Bergama'nın Kozak, Cumaovası'nın Güner, Torbalı'nın Helvacı Köyü çevresinde doğal olarak yetişmiş fıstıkçamı ormanları bulunur. Toprağı elverişli, kuytu ve nemli dere yataklarında çınar, kestane, dişbudak, söğüt, kavak, akçaağaç, karaağaç ve kızılcık gibi yapraklı ağaçlar yayılış gösterir. Palamut meşesi de ilimiz ormanlarının karakteristik ağaçlarından birisidir.



İklim
Akdeniz iklim kuşağında kalan İzmir'de yazları sıcak ve kurak, kışları ılık ve yağışlı geçmektedir. Dağların denize dik uzanması ve ovaların İçbatı Anadolu eşiğine kadar sokulması, denizel etkilerin iç kesimlere kadar yayılmasına olanak vermektedir.


İzmir'de bazında yıllık ortalama sıcaklık, 16ºC (Bergama) ile 17ºC (Bayındır) arasında değişmektedir. İzmir'de ölçülen uç değerler göz önüne alındığında, sıcaklığın maksimum 45.1ºC (Torbalı) ile minimum -13ºC (Ödemiş) arasında değiştiği anlaşılır.

İzmir'de bağıl nem oranı sıcaklığın yüksek, bulutluluğun az olduğu yaz aylarında düşüktür. Buna karşılık nemli hava akımlarının etkisine girildiği yılın soğuk döneminde artış görülmektedir. Yıl içinde Mart ayından itibaren azalmaya başlayan değerler en düşük oranına Temmuz ayında ulaşmaktadır. Bu ayda aylık ortalama bağıl nem Bergama'da %52, İzmir kent merkezinde %50'dir. Kış mevsiminde ise aylık ortalama %70 civarındadır.

İzmir'de iklim elemanları içinde en büyük değişkenliği yağış miktarı göstermektedir.Yıllık ortalama yağış miktarı 700 mm. olmasına karşın, genel atmosfer dolaşımında görülen değişmelere bağlı olarak bazı yıllarda yağış toplamı 1000 mm'ye yaklaşmakta, bazı yıllarda ise 300 mm civarına düşmektedir. Yıl içinde yağış miktarı ekim ayının ikinci yarısından itibaren artış göstermekte ve Mayıs ayına kadar devam etmektedir. Aylık ortalama yağış miktarının en yüksek olduğu aylar Aralık, Ocak, Şubat'tır. Ortalama yağış değerlerine göre, sadece Aralık ayında düşen yağışların yıllık toplama katkısı % 20 civarındadır. Yaz aylarında aylık yağış miktarının yıllık toplam içindeki payı ise, % 2 düzeyine düşmektedir.

İzmir ilinde en yüksek rüzgar hızları ve yönleri incelendiğinde, Güzelyalı istasyonunda, 41.2 m/sn ile güneydoğu yönüne, Seferihisar'da 32.1 m/sn ile güneydoğu, Ödemiş'te 26.7 m/sn ile kuzeydoğu, Bornova'da 25.0 m/sn ile kuzeydoğu ve Çiğli istasyonunda 31.8 m/sn ile kuzeydoğu yönüne ait olduğu görülür.

__________________
Ufak şeylerden zevk alabilmek;

Lüks yerine zerafet aramak;
Saygı istemek yerine değerli olmak;
Zengin olmak yerine kimseye muhtaç olmamak;
Sıkı çalışmak, sessizce düşünmek ve dürüst konuşmak;

Yıldızları, kuşları, bebekleri ve bilgeleri açık kalple dinlemek;
İşte benim senfonim!"




W.E.CHANNING
Mithat isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 10-05-06, 20:45   #2
Mithat
En Karizmatik Operator
 
Mithat - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 23-03-05
Nerden: İzmir
Yaş: 85
Mesajlar: 515
Benim Modum:
Tesekkür: 2
2 Mesajına 3 Kere Teşekkür Edildi
Tecrübe Puanı: 110 Mithat has a reputation beyond repute Mithat has a reputation beyond repute Mithat has a reputation beyond repute Mithat has a reputation beyond repute Mithat has a reputation beyond repute Mithat has a reputation beyond repute Mithat has a reputation beyond repute Mithat has a reputation beyond repute Mithat has a reputation beyond repute Mithat has a reputation beyond repute Mithat has a reputation beyond repute
Mithat - MSN üzeri Mesaj gönder
Cevap: Ege'nin incisi Güzel İZMİR

NÜFUS

Sanayi, ulaşım, tarım, ticaret ve turizm açısından Ege Bölgesinin merkezi konumunda olan İzmir İlinin nüfusu her geçen gün hızla artmakta ve yoğun göç merkezi olma özelliğini korumaktadır.

2000 yılı genel nüfus sayımı sonuçlarına göre ;

Toplam Nüfus : 3 370 866

Şehir Nüfusu : 2 732 669

Köy Nüfusu : 638 197

Metropol Nüfus : 2 273 388

İlin Nüfus Yoğunluğu (Km 2 /Kişi) : 281

Yıllık Nüfus Artış Hızı (%0) : 22.38

Nüfus büyüklüğü bakımından Türkiye'nin 3. Büyük kenti olan İzmir ilinin nüfusu 1927–2000 döneminde sürekli artış göstermiştir. Son 73 yılda Türkiye'nin nüfusu 5 kat artarken, İzmir'in nüfusu 6.3 kat artış göstermiş ve 2000 yılında 3.370.866'ya yükselmiştir. Bu nüfusun 2.732.669'u ( % 81) kentte, 638.197'si ( % 19) ise kırsal kesimde yaşamaktadır.

Ancak 23.7.2004 tarihli 25531 sayılı Resmi Gazetede yayınlanarak yürürlüğe giren 5216 sayılı Büyükşehir Belediyesi Kanunu ile mahalle statüsü kazanan köyler ve Büyükşehir sınırları içerisinde kalan orman köyleri ve belde belediyeleri ile birlikte şehirde yaşayan nüfus 2 788 847, köyde yaşayan nüfus 582 019 olmuştur. H em Ege Bölgesi hem de Türkiye değerlerinden yüksek olan ilimizin şehirleşme oranı ve nüfus yoğunluğu bu son düzenlemeyle daha da artmıştır. İlgili kanunun geçici 2. maddesine göre 50 km içinde kalan orman köyleri ve mahalle statüsü kazanan köylerle birlikte Metropol nüfusu 592 657 kişi artarak 2 273 388'den 2 866 045 kişiye yükselmiştir. Köy sayısında da bir düşüş görülen İzmir İlinde son gelişmelere göre köy sayısı 582'ye inmiştir.



İDARİ DURUM

İlçe Sayısı : 28

Köy Sayısı : 582

Büyükşehir Belediyesi : 1

İlçe Belediyesi : 28

İlk Kademe Belediyesi : 60

NÜFUSU

Toplam Nüfus : 3 370 866

Şehir Nüfusu : 2 788 847

Köy Nüfusu : 582 019

Metropol Nüfus : 2 866 045

İzmir İlçelerine Ait Nüfus Göstergeleri

(5216 sayılı Büyükşehir Belediye Kanuna göre)



İLÇELER
Şehir nüfusu
Köy nüfusu
Toplam Nüfus
BALÇOVA

66 877

66 877
BORNOVA

391 418
5 352
396 770
BUCA

308 661
6 752
315 413
ÇİĞLİ

109 979
3 564
113 543
G.EMİR

70 035
17 657
87 692
G.BAHÇE

14 924
3 132
18 056
K.YAKA

438 430
334
438 764
KONAK

781 363
946
782 309
N.DERE

54 107

54 107
ALİAĞA

38 225
18 967
57 192
BAYINDIR

18 705
28 509
47 214
BERGAMA

52 173
54 363
106 536
BEYDAĞ

5 521
8 626
14 147
ÇEŞME

25 257
12 115
37 372
DİKİLİ

12 552
17 563
30 115
FOÇA

14 604
21 503
36 107
K.BURUN

2 932
10 514
13 446
K.PAŞA

32 065
41 049
73 114
KINIK

13 136
18 973
32 109
KİRAZ

10 001
34 909
44 910
M.DERES

21 885
49 336
71 221
MENEMEN

60 124
54 333
114 457
ÖDEMİŞ

61 896
66 363
128 259
S.HİSAR

19 543
15 352
34 895
SELÇUK

25 414
8 180
33 594
TİRE

42 988
34 545
76 900
TORBALI

54 848
40 997
95 845
URLA

41 184
8 085
49 269
TOPLAM

2 788 847
582 019
3 370 866






Bu son değişikliğe göre İzmir nüfusunun % 83'i kentlerde, % 17'u kırsal kesimde yaşamaktadır. 1985–2000 döneminde İzmir ilinde kentte yaşayan nüfusun oranı yavaş bir artış göstermiş olup, kent nüfus oranı, 1985 yılında % 77,7'den, 2000 yılında % 81,1'e yükselmiştir. Son çıkarılan kanun ile bu oran % 2 artış göstererek % 83'e ulaşmıştır. Büyükşehir Belediye sınırları içerisinde önceden 9 ilçe yer alırken, son düzenlemeyle bu sayı 19'a çıkmıştır. Büyükşehir'i oluşturan ilçe merkezlerinden en fazla nüfusa sahip ilçe merkezi 781.363 ile Konak, en az nüfusa sahip olan ilçe merkezi 14.924 ile Güzelbahçe'dir. Büyükşehir dışında kalan 9 ilçeden, kent nüfusu en fazla olan Ödemiş, en az olanı Karaburun ilçesidir. İzmir ilçeleri arasında nüfus yoğunluğu en fazla olan ilçe Konak (11.388 kişi), en az olan ilçe Karaburun'dur (28 kişi).

5216 sayılı Büyükşehir Belediyesi Kanuna göre

50 km içinde kalan şehir ve köy nüfusu

İLÇELER

Şehir nüfusu
Köy nüfusu
Toplam nüfus
ALİAĞA

38 225
14 046
52271
BAYINDIR

18 705
15 840
34545
FOÇA

14 604
21503
36107
KEMALPAŞA

32 065
40 878
72943
MENEMEN

60 124
54 333
114457
MENDERES

21 885
49 336
71221
SEFERİHİSAR

19 543
15 352
34895
SELÇUK

25 414
1 315
26729
TORBALI

54 848
40 997
95845
URLA

41 184
6 331
47515
BORNOVA

391 418
5352
396770
BUCA

308 661
6752
315413
GÜZELBAHÇE

14 924
3132
18056
KARŞIYAKA

438 430
334
438764
KONAK

781 363
946
782309
ÇİĞLİ

109 979
3564
113543
BALÇOVA

66 877
0
66877
GAZİEMİR

70 035
17657
87692
NARLIDERE

54 107
0
54107
KARABURUN (Mordoğan)

5 986

5 986
METROPOL NÜFUSU

2 568 377
297 668
2 866 045




İzmir ilinde çalışan nüfusun ekonomik faaliyet alanlarına göre dağılımı incelendiğinde, tarım kesiminde çalışanların zaman içinde oransal olarak gerilediği, buna karşılık, sanayi ve özellikle de hizmet sektöründe çalışan nüfusun arttığı gözlenir. Nitekim 1980 yılında tarım kesiminin, çalışan nüfus içindeki payı % 37,4 ile ilk sırayı alırken, bu oran 2000 yılında % 28,5'e gerilemiştir. 1980'de % 35,5'lik paya sahip olan hizmet sektörü ise % 45,5 ile ilk sırayı almaktadır. Çalışan nüfus içinde, sanayi kesiminin aldığı pay ise oransal olarak çok daha az artış sergilemiştir. 1980'de ilde istihdam edilen nüfusun % 20.1 i sanayi sektöründe çalışırken, 2000 yılında bu oran, % 20.6 olarak gerçekleşmiştir.

İzmir ilinde okuma ve yazma bilen nüfusun oranı, tüm ülke genelinde olduğu gibi sürekli artmaktadır. 1935 yılında okuma-yazma bilenlerin oranı % 35 civarındayken, bu oran 1950'de % 50'yi aşmış, 2000 yılında ise % 91,8'e ulaşmıştır. Bununla birlikte, okuma-yazma bilen nüfus içinde tıpkı ülke genelinde olduğu gibi, kadın ve erkek nüfus arasındaki fark bugün de varlığını korumaktadır. Nitekim erkek nüfusun % 96'sı okur-yazarken, kadın nüfusta bu oran % 87'dir.
__________________
Ufak şeylerden zevk alabilmek;

Lüks yerine zerafet aramak;
Saygı istemek yerine değerli olmak;
Zengin olmak yerine kimseye muhtaç olmamak;
Sıkı çalışmak, sessizce düşünmek ve dürüst konuşmak;

Yıldızları, kuşları, bebekleri ve bilgeleri açık kalple dinlemek;
İşte benim senfonim!"




W.E.CHANNING
Mithat isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 10-05-06, 20:47   #3
Mithat
En Karizmatik Operator
 
Mithat - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 23-03-05
Nerden: İzmir
Yaş: 85
Mesajlar: 515
Benim Modum:
Tesekkür: 2
2 Mesajına 3 Kere Teşekkür Edildi
Tecrübe Puanı: 110 Mithat has a reputation beyond repute Mithat has a reputation beyond repute Mithat has a reputation beyond repute Mithat has a reputation beyond repute Mithat has a reputation beyond repute Mithat has a reputation beyond repute Mithat has a reputation beyond repute Mithat has a reputation beyond repute Mithat has a reputation beyond repute Mithat has a reputation beyond repute Mithat has a reputation beyond repute
Mithat - MSN üzeri Mesaj gönder
Cevap: Ege'nin incisi Güzel İZMİR

ATATÜRK'ÜN HAYATINDA İZMİR
Dr. Eren Akçiçek'in "Atatürk'ün Hayatında İzmir" isimli çalışmasından alınmıştır.


Milli Mücadeleden Önce Mustafa Kemal'in İzmir'i Ziyaretleri
Mustafa Kemal ilk olarak 1905 Şubatında İzmir'i görmüştür. Ali Fuat Cebesoy şunları söylemektedir;


"Mustafa Kemal, ben, Müfit Kırşehir ve diğer bazı mümtaz yüzbaşılar İstanbul Limanı'ndan kalkan bir Nemse Vapuruyla Beyrut'a hareket ettik.Ertesi gün öğle üzeri İzmir'e geldik. İzmir'i ilk defa görüyordum üç arkadaş bir araba tutarak Kordonboyu'nda dolaştık. Şehir fevkalade güzeldi. Şehirdeki gazinolarda orkestralar çalıyordu. Birine girmek istedik fakat; sonra vapuru kaçırmaktan korkarak bundan vazgeçtik,."

11 Ekim 1925 günü İzmir Belediye Balkonu'ndan halka hitaben yaptığı konuşmada: "Ben İzmir'i ilk gördüğüm gün mektebi terk ederek menfâma (sürgüne) gittiğim gündür. Bu güzel memlekette, menfâma giderken birkaç saat geçirmiştim. O zaman bu güzel rıhtımı baştan başa bize hasmîâi can olan yabancı bir ırkın mensuplarıyla memlû görmüştüm. O zaman hükmetmiştim ki; İzmir hakiki, asil ve necip Türk İzmirlilerden gitmişti.."

Mustafa Kemal Eylül 1907 de Selanik'e geçerken İzmir'e uğramıştır ki bu onun şehre ikinci gelişidir. Üçüncüsü Trablusgarb'a giderken, İzmir'e uğramıştır. 17 Ekim 1911 tarihinde Urla karantinasında içinde bulunduğu Rus vapurundan Selanik'te bulunan Fuat Bulca'ya yazdığı mektuptan anlıyoruz. Bu mektupta " .Vatanı Kurtarmak için şimdiye kadar olduğundan ziyade gayret ve fedakarlık zorunludur" demektedir.

Anadolu gazetesinin 9 Eylül 1913 tarihli sayısında, "Mustafa Kemal Bey" başlıklı yazıda şöyle denilmektedir:

"Bingazi muharebatı esnasında Derne ve Tobruk kumandanlığı vazifesini kemal-i muvaffakiyet ve celadetle ifa edip bilahare Bolayır Ordusu Erkân-ı Harbiye riyasetine tayin buyrulup harekât-ı ahirede (Edirne'nin geri alınması) fevkalade ibraz-î faaliyet eyleyen erkan-ı harb binbaşısı Mustafa Kemal Bey'in bera-yı tedbil'i hava şehrimizi teşrif eyledikleri istihbar olunmuştur. Gazetemiz bu muhterem askere beyanı hoşamedi eylemeği vicdanı bir vazife, telakki eyleriz."

Anadolu Gazetesinde ki bu haber Mustafa Kemal'in Milli Mücadeleden önce dördüncü kez İzmir'e geldiğini göstermektedir. Ancak bununla ilgili olarak hiçbir kaynakta bilgi bulunmadığı gibi Atatürk'ün kendisi de bundan söz etmemektedir.



İzmir'in Kurtuluşu ve Gazi Mustafa Kemal'in İzmir'e Gelişi
30 Ağustos 1922'de Dumlupınar (Başkomutan) Meydan Muharebesi'nin kazanılması ile Yunan ordusu imha edilmiştir.


1 Eylül 1922'de "Ordular ilk hedefiniz Akdeniz'dir" emrini verir. 9 Eylül 1922'de ordumuz İzmir'i alır. Atatürk İcra Vekilleri Heyeti Başkanı Rauf (Orbay) Bey'e telgrafta: "Birliklerimiz İzmir doğu sırtlarında düşmanın son direnişini kırdıktan sonra bugün mağlup düşmanla beraber İzmir'imize zaferle girdik. Ben yarın öğleden itibaren İzmir'de bulunacağım"der.

Aynı gün Yunan'ın ateşe verdiği Kasaba'ya (Turgutlu) varıp burayı ve yanan köyleri geçer. Armutlu'ya gelinir. Burada mola verilir Mustafa Kemal koyu bir güneş gözlüğü taktığı için tanınmaz. Orada bulunan bir ihtiyar, koynundan bir resim çıkarır, bir kaç kere önce resme, sonra Mustafa Kemal'e bakar. Mustafa Kemal gözlüğünü alnına doğru kaldırınca ihtiyar daha yakına yanaşır ve daha dikkatli bakar. Birdenbire yüzünün rengi değişir, her yanı titreyerek, "Bu sensin, bu!"diye bağırır. Sonra orada bulunanlara dönerek, haykıra haykıra "Ey ahali koşun, koşun! Bu odur, Kemalimiz geldi!"der demez bütün halk otomobile koşar. Kadın, erkek, çocuk, yaşlı kimi toprağı, kimi tekerlekleri öpüyor, kimi Mustafa Kemal'in boynuna, eline sarılıyor kimi otomobili omuzlarında taşımaya çalışıyordu.

Mustafa Kemal 9 Eylül 1922 Cumartesi günü karargahı ile Belkahve'ye varır. Bir incir ağacının altında Kadifekale'de şanlı bayrağımızın dalgalandığı İzmir'i uzun uzun seyreder. Düşman devletlerin karma donanması körfezdedir. Hava kararıncaya kadar burada kalır. Geceyi geçirmek için Nif (Kemalpaşa)'ya gelinir. Rüşen Eşref Ünaydın anlatır:

"Seni, bir iki basamak merdivenle ilk katına çıkılan, zaten sanırım o ev sadece bir katlı idi, o evin kapısından içeri girişte, başları beyaz örtülerle sımsıkı sarılı köy kadınları karşıladılar. ....Yedi sekiz kadın... Gölgeler gibi çekingendirler. Seni o dar girişte görünce, yerlere doğru eğildiler; sarılıp dizlerinden öptüler; baş örtülerinin ucu ile ayaklarından tozlar aldılar, bir ikisi o tozları gözlerine sürdüler! Ve onların gözlerinden senin ayakkabılarına yaşlar damladı. Sen onları ağır başla selamladın. Onlar senin önünde el bağladılar, yaşlı gözlerle sana uzun uzun baktılar. Bu el bağlayışlar, bu susuşlar sana bir sonsuz minneti ve hayranlığı bin sözden ne kadar daha iyi anlatıyordu."

Atatürk yanında Mareşal Fevzi (Çakmak) Garp Cephesi Komutanı İsmet (İnönü) Paşa Garp Cephesi Kurmay Başkanı Asım (Gündüz) Paşa ve karargahı ile 10 Eylül 1922 günü İzmir'e girmiş burada Fahrettin (Altay) Paşa İle buluşarak doğruca Hükümet Konağına gitmiştir. İzmirliler kurtarıcılarını büyük bir törenle, sevinç ve coşkunlukla karşılamışlardır. İzmir Hükümet Konağı balkonundan, Konak alanını hınca hınç dolduran İzmirlileri, selamlayarak kısa bir konuşma yapar.

"Bu başarı milletindir" der.

Daha sonraları da yapılan her türlü hamleyi ve başarıyı hiç bir zaman kendine değil, canından çok sevdiği milletine mal etti.

Konak Meydanı'na İzmirli Türklerin büyük kurtarıcılarına armağanı olan bir açık otomobil getirirler. Otomobilin her yanı kırmızı beyaz kurdelelerle küçük beyaz güllerle süslenmiştir. Gül bahçesi gibi arabayı beğenerek seyreder. İzmirlilerin inceliğinden duygulanır. Fakat; çiçeklerin arasındaki kuzuyu fark edince, Ruşen Eşref (Ünaydın) Bey'e dönerek:

"Aman! Çabuk gidin söyleyin; şu kuzuyu kesmesinler..."

Ruşen Eşref Bey anlatır:

"Aşağıya çok hızla koştum. Fakat; kapını önüne varınca gördüm ki beyaz mermere al kanlar yayılmış, vaktinde yetişemediğimi arz için başımı ve ellerimi kaldırıp yukarı sana doğru baktım. Gördüm ki balkondan çekilmişsin şimdi o anı bir daha hatırladıkça, saldırgan ordusunu yok etmiş bir Muzaffer Başkomutanın bir kuzu kanı dökülmesine bakamayacak derecede bir insan yüreği taşır olduğunu hasretle bir daha anıyorum."



İzmir'de Düşman Bayrağına Saygı
Aynı gün öğleden sonra bir atın kuyruğuna bağlanmış yerde sürüyen Yunan bayrağını görünce "Bayrağı ters taşıyabilirler fakat; yerde süründürmesinler, bu bizim adetlerimize yakışmaz" diye haber gönderir ve bayrak atın kuyruğundan kaldırılır.


Daha sonra Mustafa Kemal yanına yazar Ruşen Eşref'i ve yaverlerini alarak otomobiline biner, biri otomobilinin önünde diğeri arkasında yer alan iki kısraklı süvari bölüğünün arasında, Konak Meydanı'ndan Karşıyaka'da onu konuk etmek için hazırlanmış eve gitmek üzere ayrılır.

Karşıyaka'daki kalacağı eve geldiğinde evin mermer taraçasına çıktıktan sonra kapının önüne ipek bir Yunan bayrağı serilmiştir. Üzerine basılacak bir yol halısı gibi yayılmıştır. Kadın ve erkek orada bulunan İzmirliler:

"Buyurunuz geçiniz.... Bizim öcümüzü yerine getiriniz. Yabancı kral bu evden içeri, bizim bayrağımıza basarak girmişti. Siz lütfedin, bu karşılıkla o lekeyi silin! Burası sizin şehrinizdir. Bu ev sizin evinizdir. Bu hak sizindir"diye yalvarıyorlardı. Mustafa Kemal yerde serili bayrağın önünde durur, ağlayarak yalvaran kadın ve erkeklere tatlılıkla bakarak;

"O geçmişte kötü etmiş. Bir milletin istiklalini temsil eden bayrak çiğnenmez. Ben onun hatasını tekrar edemem"der. Bayrağı kaldırtır ve bembeyaz mermerlere basarak içeri girer. Ruşen Eşref Ünaydın "İşte sen İzmir'e ilk gün zaferinle böyle girdin"der.



İzmir Hemşehriliği
İzmirliler Atatürk'e 14 Eylül 1922 tarihinde hemşehrilik teklif ederler ve Atatürk tarafından kabul edilir. Atatürk, 24 Eylül 1922 tarihinde İzmir Muhterem Hamiyetli Ahalisine hitabı ile yazdığı mektupta:


"İzmir Belediye ve Yönetim Meclisleri aracılığı ile bana İzmir Hemşehriliği sanı verildiğini öğrendim. Ülkemizin Akdeniz'e karşı ışığı olan, düşman işgalinden kurtulması için bütün ülkeyi seve seve yıllarca sıkıntılara sürüklemiş bulunan İzmir'imizin hemşehrileri arasında sayılmak bana sonsuz bir sevinç ve övünç olmuştur.

Bundan yaklaşık üç yıl önce İzmir felaketi ile yüreği en büyük üzüntü ve aynı zamanda en güçlü bir inanç kararlılığı ile çarpmış; başladığımız bağımsızlık savaşında bana en güçlü umutları vermiş olan yiğit Erzurum halkı da beni hemşehrileri arasına almakla ödüllendirmiş oluyordu.

Bana ulusal savaşımızın, önemli bir girişiminin başlangıcını anımsatmakta bulunan Erzurum hemşehriliğine, savaşımızın zaferini müjdeleyen İzmir hemşehriliğini ekleyerek, değerli bir ödül vermiş oluyorsunuz.

İzmirli hemşehrilerime sevgi ve bağlılıkla teşekkürlerimi sunarım. İzmir'in acılarını gidermek için genel görevlerimizin verdiği zorunluluktan başka özel ve içten bir ilgi ile çalışmak, benim için bir ülkü olacaktır.

Hepinize selam ve sevgi hemşehrilerim"der.



İzmir'in Kurtuluşundan Sonra Atatürk'ün İzmir'e Gelişleri
Gazi Mustafa Kemal 10 Eylül 1922'de İzmir'e geldikten sonra 29 Eylül 1922'de İzmir'den ayrılmıştır.
Bu tarihten sonra:


27 Ocak ------ 4 Şubat 1923
10 Şubat ------ 18 Şubat 1923
27 Temmuz ------ 2 Ağustos 1923
2 Ocak ------ 22 Şubat 1924
11 Ekim ------ 16 Ekim 1925
16 Haziran ------ 9 Temmuz 1926
27 Şubat ------ 5 Mart 1930
27 Ocak ------ 3 Şubat 1931
5 Şubat ------ 6 Şubat 1931
------ 8 Şubat 1931
31 Ocak ------ 4 Şubat 1933
9 Nisan ------ 13 Nisan 1934
22 Haziran ------ 24 Haziran 1934


Tarihlerinde İzmir'i ziyaret etmiştir.
__________________
Ufak şeylerden zevk alabilmek;

Lüks yerine zerafet aramak;
Saygı istemek yerine değerli olmak;
Zengin olmak yerine kimseye muhtaç olmamak;
Sıkı çalışmak, sessizce düşünmek ve dürüst konuşmak;

Yıldızları, kuşları, bebekleri ve bilgeleri açık kalple dinlemek;
İşte benim senfonim!"




W.E.CHANNING
Mithat isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 10-05-06, 20:50   #4
Mithat
En Karizmatik Operator
 
Mithat - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 23-03-05
Nerden: İzmir
Yaş: 85
Mesajlar: 515
Benim Modum:
Tesekkür: 2
2 Mesajına 3 Kere Teşekkür Edildi
Tecrübe Puanı: 110 Mithat has a reputation beyond repute Mithat has a reputation beyond repute Mithat has a reputation beyond repute Mithat has a reputation beyond repute Mithat has a reputation beyond repute Mithat has a reputation beyond repute Mithat has a reputation beyond repute Mithat has a reputation beyond repute Mithat has a reputation beyond repute Mithat has a reputation beyond repute Mithat has a reputation beyond repute
Mithat - MSN üzeri Mesaj gönder
Cevap: Ege'nin incisi Güzel İZMİR

EĞİTİM

a. İlk ve Orta Öğretim:

Bilim ve teknolojideki baş döndürücü gelişmeler ve ilerlemelerin etkisiyle, toplumsal ve kültürel yapımızdaki değişme ve farklılaşmalar karşısında, toplumumuzun eğitim ihtiyaçları büyük bir hızla artmakta, değişmekte ve çeşitlenmektedir. Bu değişme ve gelişmelere paralel olarak çocuklarımız ve gençlerimizin Türk Milletinin kültür bütünlüğü içerisinde, Atatürk İlke ve İnkılâpları doğrultusunda yetiştirilmesi ayrı bir önem taşımaktadır.

Bir eğitim, kültür ve üniversite şehri olan İlimizde 76 özel, 15 resmi toplam 91 bağımsız anaokulu ile 31 özel, 505 resmi bünyesinde anasınıfı olan toplam 627 okul öncesi kurum, 1531 resmi ve özel ilköğretim okulu, 291 lise (132 Genel ve 159 Meslek ve Teknik Lise) olmak üzere toplam 2168 okul bulunmaktadır.

Okul Öncesi, İlk ve orta öğretim okullarında toplam, 624373 öğrenci eğitim ve öğretim görmekte; 28508 öğretmen görev yapmaktadır.

2000 yılı nüfus sayımına göre İzmir ilinde okuma-yazma oranı erkeklerde %96,2'e, kadınlarda %87,4'e yükselmiştir. İlde, eğitim kademelerine göre okul, öğrenci ve öğretmen sayıları 2001-2002, 2002-2003 ve 2003-2004 öğretim yılları itibarı ile aşağıdaki gibidir.

Eğitim Kademelerine Göre Okul, Öğrenci, Öğretmen Sayıları

İzmir 2001-2002 Öğretim yılı

İzmir 2002-2003 Öğretim yılı

İzmir 2003-2004 Öğretim yılı

Okul Öncesi







Okul Sayısı
556

557

627

Öğrenci Sayısı
14.861

17.003

18.140

Öğretmen Sayısı
900

938

930

Öğretmen Başına Öğrenci Sayısı
16,51

18,13

19.50

İlköğretim







Okul Sayısı
1.233

1.239

1.252

Öğrenci Sayısı
469.025

457.472

456.294

Öğretmen Sayısı
18.108

19.247

19.046

Öğretmen Başına Öğrenci Sayısı
25,90

23,77

23,95

Ortaöğretim (Genel Lise)







Okul Sayısı
126

129

132

Öğrenci Sayısı
84.227

87.860

93.164

Öğretmen Sayısı
4.618

4.935

5.256

Öğretmen Başına Öğrenci Sayısı
18,24

17,80

17,72

Mesleki Ve Teknik Lise







Okul Sayısı
153

155

159

Öğrenci Sayısı
50.301

53.368

56.775

Öğretmen Sayısı
3.724

3.944

4.030

Öğretmen Başına Öğrenci Sayısı
13,51

13,53

14,08


Okullaşma düzeyi, okul öncesi, ilköğretim, ortaöğretim, meslek ve teknik liseler ile yüksek öğretim sınıflandırması ile incelenmiştir. İzmir'de okul öncesi çağdaki çocukların % 9,9'u okul öncesi eğitim almaktadırlar. Bu oran, hem bölge, hem de ülke oranlarından yüksektir.

İzmir'de ilköğretim düzeyinde okullaşma oranının % 110.3 seviyesinde olup, Ege Bölgesi ve Türkiye oranlarının üzerinde olduğu görülmektedir.

Ortaöğretim seviyesinde hem genel olarak liseler, hem de mesleki ve teknik liseler bulunmaktadır. Genel liselerde okullaşma oranı % 47,7 ile hem bölge oranından (% 39,7) hem de ülke oranından (% 36,9) yüksektir.

İzmir'de genel liselerde okullaşma oranı kız ve erkek öğrenciler açısından incelendiğinde, dikkat çekici bulgulara ulaşılmaktadır. İstatistiklere göre, kız öğrencilerin okullaşma oranı genel liseler için %51,8 iken, bu oran erkek öğrencilerde %43,9 seviyesindedir. Bu durum Ege Bölgesi istatistikleri ile uyumlu ise de, Türkiye çapında genel amaçlı liselerde kız öğrencilerin okullaşma oranı, erkek öğrencilere göre daha düşük olarak gerçekleşmektedir.

Mesleki ve teknik liselerde okullaşma oranları incelendiğinde, İzmir'in % 29,4 seviyesinde bir orana sahip olduğu görülmektedir. Bu oran, gerek bölge (%25,3) gerekse ülke (%20,5) oranlarının üzerindedir. Mesleki ve teknik liselerdeki okullaşma oranı cinsiyete göre incelendiğinde, kız öğrenciler için % 24,6, erkek öğrenciler için de %34 düzeyinde olduğu görülmektedir. Bu oranlar yine bölge ve ülke oranlarından yüksektir.

Eğitim Kademelerine ve Cinsiyete Göre Okullaşma Oranları



Türkiye

Ege

İzmir

Okul Öncesi







Kız
6,0

9,0

9,6

Erkek
6,4

9,6

10,2

Toplam
6,2

9,3

9,9

İlköğretim







Kız
93,2

96,9

106,3

Erkek
102,6

103,1

114,2

Toplam
98,0

100,1

110,3

Ortaöğretim







Kız
34,4

41,3

51,8

Erkek
39,3

38,1

43,9

Toplam
36,9

39,7

47,7

Mesleki ve Teknik Lise







Kız
15,4

19,5

24,6

Erkek
25,4

30,8

34,0

Toplam
20,5

25,3

29,4


Kaynak: www.ekutup.dpt.gov.tr/bolgesel/gosterge/2002/egitim

Bu bulgular, İzmir halkının çocuklarının eğitimine verdikleri öneme işaret etmektedir. Özellikle kız çocuklarının okullaşma düzeyleri, halkın eğitim konusunda cinsiyet ayrımı yapmadığının göstergesidir. Mesleki ve teknik liselerdeki okullaşma oranları, İzmirlilerin nitelikli ara eleman yetiştirme konusundaki hassas yaklaşımlarını açıkça ortaya koymaktadır.

İzmir'de her yıl 55 bin öğrenci ilköğretime başlamaktadır. Hedef, ikili öğretim yapan okulları tam gün öğretime geçirmek; derslik başına öğrenci sayısını 30'un altına indirmektir. Bunun için 6142 yeni dersliğe ihtiyaç vardır.

İl Özel İdaresi bütçesi, ağırlıklı olarak, ilköğretim okulları yapımına yönlendirilmiştir. Hayırsever katkılarını arttırmak için, "Yap Okulunu, Yaşat Adını" kampanyası başlatılmıştır.

09 NİSAN 2003 TARİHİNDEN İTİBAREN

"YAP OKULUNU YAŞAT ADINI" KAMPANYASINA KATILAN HAYIRSEVERLER

S. N o

Bağış Yapanın Adı ve Soyadı

Bağışın Türü

Okulun Yapıldığı Yer ve Okulun Adı

Bağışın Tahmini Bedeli(milyon TL

1.

Nuri ERTAN

24 derslikli lise

Çeşme-Nuri Ertan Lisesi

1.500

2.

Yıldız İZMİRLİOĞLU

18 derslikli lise

Çiğli-Yıldız Tınaz İzmirlioğlu Lisesi

750

3.

Mustafa KARACA

18 derslikli İ.Ö.O.

Bornova/Yakaköy - Yakaköy Mustafa Karaca İlköğretim Okulu

750

4.

İhsane TUNA DRAVACIOĞLU

Nakit bağış

Bornova-İhsane Tuna Dravacıoğlu İlköğretim Okulu

100

5.

Güzelcan Kardeşler / Erol-Ali- Aziz-Demir Güzelcan

18 derslikli İ.Ö.O.

Bornova-Güzelcan Kardeşler İlköğretim Okulu

750

6.