hoSSohbeT.com  Sohbet  forumlari

Anasayfa Bugünki Mesajlar Forumları Okundu Kabul Et
Geri git   hoSSohbeT.com Sohbet forumlari > Tarih Kültür Sanat Forumu > Türkiye > Örf ve Adetler
Kayıt ol Yardım Sohbet Gazete oku Diyetsaglik Üye Listesi Ajanda Arama Bugünki Mesajlar Forumları Okundu Kabul Et

Örf ve Adetler Örf ve Adetler Batıl Düşünceler



Cevapla
 
LinkBack Seçenekler Stil
Alt 22-12-05, 16:24   #1
Üye
 
KaKiLa - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 15-12-05
Nerden: İstanbul/TÜRKİYE
Yaş: 32
Mesajlar: 97
Tecrübe Puanı: 14 KaKiLa 10
Azerice

> Azerbaycan'ın adını işyerinde telaffuz etmeye başladığımızda yani
> 1992-1993 yıllarında, orası bizim için kapalı bir kutuydu. Azerbaycan, çok
> çok eski olan Rus cihazlarından oluşan

haberleşme ağını yenilemeye,
> köylerine, kasabalarına telefon hizmeti götürmeye çalışıyordu. Tabii
> dünyaya pencerelerini açtıktan sonra da ilk iş olarak; dil, kültür, din
> birliği olan kardeş ülke Türkiye'den yardim istemişlerdi. Bizler de
> Türkiye'nin en önemli iki telekomünikasyon şirketinden biri olarak güzel
> projeler yapmak için kolları sıvadık. İlk defa Direktörümüzün Azerbaycan
ile
> telefon konuşmasına şahit olduğumda sok oldum. Konuştuğu kişi dönemin
> Haberleşme Bakan Yardımcısı' idi ve bizim patron, hiçbir samimiyeti
> olmamasına rağmen "sen" diye hitap ediyordu. Azerice'de "siz" kavramı
yoktu.
> Görüştüğünüz kişi Bakan da olsa "sen" diye konuşabiliyordunuz. Birinci
> dersimizi aldık.
> Karşılıklı görüşmeler için Bakü' ye gittik. Havaalanında dakika bir,
> gol bir hatamı yaptım. Üniformalı birini göstererek, Azerice'de benden
daha
> tecrübeli bir arkadaşıma "bu adam subay mi?" diye sordum. Arkadaş:"sus,
> adamı peşimize mi takacaksın, burada subay bekar demek" dedi. Bizdeki
> "subay" ne demek söylemedi. Bizi karşılayan Azeri arkadaş, arabaya
binerken
> kendisinin dalda (arkada) gideceğini benim de kabağa (öne) oturmamı
söyledi.
> Otelin önüne gelince şoför; "abla sen burada düş, ben arabayı saklayıp
> gelirim" dedi.Yani ben ineceğim, o da park edip gelecek. Sonra düşmenin
> inmek yerine her yerde kullanıldığını "merdiveni bos ver, gel asansörle
> düselim" dediklerinde daha iyi kavradım. Ama bunu bilmeyen arkadaşlarımız
> Azerbaycan Havayolları ile yaptıkları bir uçuş sonunda, Bakü' ye beş
dakika
> içinde düşecekleri anonsu ile hayatlarını film şeridi gibi bir-iki saniye
> izleme fırsatını bulmuşlar. Bir diğerimiz de Bakü' ye telefon edip montaj
> ekibimizin varıp varmadığını öğrenmek istemiş, telefondaki Azeri: "uçak
Bakü
> üzerinde fırlandı, fırlandı,Sumqayit' e düştü" demesiyle feryat figan
> ortalığı birbirine katmıştı. Anladık ki uçak Bakü' ye inememiş, bir iki
tur
> atıp, başka bir şehre inmiş.
> Azeriler çok misafirperver.Herhangi bir ikramı reddetmek çok ayıp.
Sizi
> ağırlamak için paralanıyorlar. Altı saat boyunca yemek yenilebiliyor. Bizi
o
> dönemin gözde bir lokantasına götürdüler. Adi Gülistan. Oradan bundan
> konuşulurken, çok değerli bir şairlerinin başka bir ülkede rahmetli
olduğunu
> ve sümüklerini Bakü'ye getirmeye çalıştıklarını söylediler. Biz yine
> anlamsız bakınca, sümüğün kemik anlamına geldiği ve Türkçe sümüğün
> karşılığının da "burun suyu" olduğu anlaşıldı. Sonra bana sümüklü et
> (pirzola) sipariş edildi. Su anda Bakü'deki Migros yani.Store'un
camlarında
> "sümüklü et şu kadar, sümüksüz et bu kadar" ilanlarını görmek mümkün.Bu
> arada garson yanımıza yaklaştı ve yan masadaki adamların arkadaşımızı
Sefer
> Bey'e okşattıklarını söyledi. Tabii okşanmaya maruz kalmış arkadaş da
kolay
> okşanacak bir tip değil.Bıyıklı ve iri cüsseli olan arkadaşımız acayip
> bozulup, "kim okşatmış beni, bu da ne demek"seklinde horozlandı.
Okşatmanın
> - benzetmek olduğunu zar zor anlayarak rahatladık. Rus kızların dansları
ve
> "Ada Vapuru Yandan Çarklı" şarkisi esliğinde yemeğimizi bitirdik.
> Ertesi gün seherde bizi otelin kabağından aparacaklarını söylediler.
> Yani sabah, otelin önünden alınacaktık. Sezen Aksu, İbrahim Tatlıses
acayip
> rağbet görüyordu. Bir de o zamanlar Cuma aksamları TRT'de yayınlanan "Bir
> Başka Gece" programı çok seviliyordu. Hatta Cuma gecelerine denk gelen
> düğünlere "Bir Başka Gece" programı süresince ara veriliyor, düğün ahalisi
> TV salonuna geçerek hep birlikte programı seyrediyordu. Sonra düğüne
> bırakılan yerden devam ediliyordu. Daha da enteresanı önemli bir iş
> toplantısının ortasında üst-makamın ofisinin (genelde her ofiste irice bir
> TV var) kapısı tık çalınıyor, departmandaki sekreterler sessizce kenara
> diziliyor ve sabah saatlerinde verilen Brezilya dizisi hep birlikte
> seyrediliyordu. Tabii bizim toplantı devam ediyordu etmesine ama Azeri
> yöneticisinin gözleri de sık sık televizyona kayıyordu.
> En zevklisi Azerbaycan-Türkiye futbol maçını Azeri televizyonundan,
> Azeri spikerin anlatımıyla seyretmek: Türk Milli Yığma Komandoları.
Türkiye
> Milli Takımı anlamında."Türk kapıcısı (kaleci) topu gapı aralığından
depti,
> yirmi birinci dakka olmasına rağmen maç heç heç (0-0) devam etmekte" gibi
> sevimli cümlelere rastlıyorsunuz.
> Ya da bir Amerikan filmini Azeri dublaj ile seyretme şansını
> yakaladıysanız Robert Redford' un "men yahşiyem, istemirem. Sen nicesin?"
> seklinde konuşmasına gülmekten kırılıyorsunuz. (Bu arada Arap ülkelerinden
> birinde iş için bulunan arkadaşım bir filmde: R. Hudson'a barmenin ne
> içeceğini sorduğunu ve onun da elhamdüllah oruçluyam dediğini söyledi.
> İnanamadım, yazmış da olabilir).
> Bu arada bizler de onları Türkiye'ye davet ettik. Hatta bir
yöneticinin
> eşi rahatsızlandı ve doktora götürmek görevi bana düştü. Amerikan
Hastanesi'
> nden randevu aldık.Kadın; "oynaklarım, sümüklerim, kıçım ağrıyor, derman
> yuttum geçmedi" dedi. Doktorda Hakan Şükür bakışları oluştu. Yani
> eklemleri,kemikleri ve bacakları ağrıyor ve ilaç almasına rağmen
> geçmiyor"dedim.Neyse tahlifler filan, derman bulundu."
KaKiLa isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Digg this Post!Bookmark Post in Technorati
Alıntı ile Cevapla
Cevapla

  • Submit Thread to Digg Digg
  • Submit Thread to del.icio.us del.icio.us
  • Submit Thread to StumbleUpon StumbleUpon
  • Submit Thread to Google Google
  • Bookmarks

    Seçenekler
    Stil

    Yetkileriniz
    You may not post new threads
    You may not post replies
    You may not post attachments
    You may not edit your posts

    BB code is Açık
    Smileler Açık
    [IMG] Kodları Açık
    HTML-KodlarıKapalı
    Trackbacks are Açık
    Pingbacks are Açık
    Refbacks are Açık



    Bütün Zaman Ayarları WEZ olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 15:13 .


    Powered by vBulletin Version 3.8.7
    Copyright ©2000 - 2012, Jelsoft Enterprises Ltd.
    Search Engine Friendly URLs by vBSEO 3.5.0 RC2
    Sohbet ve Sohbet odalari sitesi

    Sohbet Chat Forum Oyunlar1