hoSSohbeT.com  Sohbet  forumlari

Anasayfa Bugünki Mesajlar Forumları Okundu Kabul Et
Geri git   hoSSohbeT.com Sohbet forumlari > Forum Ne? > Kim kimdir?
Kayıt ol Yardım Sohbet Okey Gazete oku Spor gazeteleri Üye Listesi Ajanda Arama Bugünki Mesajlar Forumları Okundu Kabul Et

Kim kimdir? Biografi

   


Etiketler:

Cevapla
 
Seçenekler Arama Stil
Alt 16-07-08, 19:16   #1
angelica
Kaderine Gülümse..
 
angelica - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 05-05-05
Nerden: bilsin . . . ツ ★deli1isi★ . . . İşte . . .
Mesajlar: 17.953
Benim Modum:
Tesekkür: 239
359 Mesajına 546 Kere Teşekkür Edildi
Tecrübe Puanı: 10000 angelica isimli üye Tecrübe puanını kapatmıştır.
Fatih Kısaparmak

Fatih Kısaparmak


1961 yılında Elazığ’da doğdu. Annesi Yıldız Hanım, ülkemizin birçok il ve ilçesinde binlerce aydın insan yetiştirmiş, emekli bir ilkokul öğretmeni; babası Necip Bey ise, sırasıyla ortaokul ve öğretmen okulu müdürü, il milli eğitim müdürü, ortaöğretim genel müdürü ve bakanlık teftiş kurulu başkanı olarak hizmetler vermiş; basılı beş eseri de bulunan bir bürokrattır.

Fatih Kısaparmak, 1991 yılında, şiir kitabı ve albümleriyle yüksek tirajlara imza atmasının yanısıra; TRT, Kanal 6 ve Kanal 7 televizyonlarının ana haber spikerliği görevini de başarıyla yürüten, ekonomist Şebnem Ergür’le evlendi. Bu evlilikten, Ozan ve Kaan adlı iki erkek çocukları dünya’ya geldi.

Fatih Kısaparmak, temel eğitim döneminden itibaren, Ankara Devlet Konservatuvarı ve TRT Ankara Radyosu’nda müzik; Devlet Güzel Sanatlar Galerisi’nde ise resim çalışmalarında bulundu. Ankara Deneme Lisesi’ndeki öğrencilik yıllarında, Tasvir Gazetesi adına TBMM foto muhabirliği yaptı. Üniversite döneminde ise, başta Varlık olmak üzere çeşitli edebiyat-sanat dergilerinde şiirleri, röportajları ve araştırmaları yayımlandı. Yukarı Fırat Havzası’ndaki inceleme ve derlemelerini topladığı “Dil Folkloru Açısından Harput Ağzı” isimli bilimsel çalışma, basılı ilk eseridir.

Ayrıca, “Ve Ağır Sevdam” adını taşıyan bir şiir kitabı da bulunmaktadır. 1985 yılında besteci, söz yazarı ve yorumcu olarak profesyonel sanat yaşamına atıldı. İlk çalışması olan “Kilim” ile milyonluk bir satış grafiğine ve büyük kitlelere ulaştı.

Bu başarısını daha sonra ürettiği 15 müzik albümüyle de sürdüren Kısaparmak, 200’den fazla besteye imza attı. “Çağdaş Ozan”, “Bay Kilim" ve "Türkü Baba" olarak da tanınan sanatçı, inançla tekrarladığı "Çağdaş Halk Müziği" kavramını, yıllarca süren mücadelesi sonunda yaygın bir ekol haline getirmesinin yanısıra, “Özgün Müzik” akımının kurucuları arasında da yer aldı.

TRT Türk Halk Müziği Repertuvarı bakımından "türkü formunda beste" çığırının açılmasını sağlamak suretiyle, geleneksel Anadolu müzik kültürünün genç kuşaklara aktarılmasında önemli bir işlev ve görev üstlendi. Kısaparmak, sırasıyla “Grup Kilim”, “Grup Mozaik” ve “Grup Avrasya” adlı üç ayrı konser orkestrası kurdu. Erzincan ve Gölcük depremzedeleri ile Zonguldak grizu faciasında hayatını kaybedenlerin yanısıra Darülaceze, Unicef vb. kurumlar yararına “Toplumsal Dayanışma Konserleri” düzenledi.

Türkiye’nin yanısıra ABD, Almanya, Avusturya, Fransa, Hollanda, Belçika, KKTC, Bosna, Venezuela, Kazakistan ve Özbekistan’da, büyük izdihamların yaşandığı çok sayıda resital ve konser verdi.

Malatyaspor ve Elazığspor’da, toplam 3 dönem yönetim kurulu üyeliği görevinde bulunan Fatih Kısaparmak, İstanbul-Elazığ Kültür Vakfı’ndaki kurucu üyeliğinin yanısıra, Elazığlılar Dayanışma Derneği’nde de yönetici ve genel sekreter olarak çalıştı.

Ülkemizin önde gelen kurum ve kuruluşlarınca 70’e yakın ödüle layık görülen sanatçı, 2000 yılında ise, halk müziğimize ve folklorumuza katkılarından dolayı, Fırat Üniversitesi Senatosu tarafından “Fahri Doktora” unvanıyla onurlandırıldı...

Ağaçlar Ayakta Ölür
Gün gelir bunları da unutursun
Gün gelir gözyaşını kurutursun
Gün gelir bunları da unutursun
Gün gelir yüreğini avutursun
Zamanla öyle değişirki insan
Gün gelir ateşini soğutursun

Ağlama yaşamak kumar olsada
Ağlama seni vuran yar yar olsada
Ağlama mevsim sonbahar olsada
Ağaclar ayakta ölür
Ağlama seni vuran yar olsada
Ağlama saclarında kar olsada
Ağlama yaşamak kumar olsada
Ağaclar ayakta ölür

Şimdiki aklınla yeniden başlaya bilseydin herşeye
Pişmanlıkların olmazdı bugüngü kadar
Doya doya gülmeleri zaten unuttun
Ve sevmeleri
Ve sevilmeleri
Seneler nasıl da su gibi aktı
Hatırası bile öyle uzak ki
Başını koyupta bir omuza
Güzel şeyleri duymayalı cok oldu
Lanet olsun
Varsın kimseler bilmesin hayatta mısın
Ah``Bu şarkıların gözü kör olsun``

Gün gelir hayata yine doğarsın
Gün gelir kahrolduğuna yanarsın
Gün gelir hayata yine doğarsın
Gün gelir üzüldüğüne yanarsın
Yüzünde acı bir gülümseyişle
Anarsın geçmiş günleri anarsın

Ağlama seni vuran yar olsa da
Ağlama saçlarında kar olsa da
Ağlama yaşamak kumar olsa da
Ağaclar ayakta ölür
Ağlama seni vuran yar olsa da
Ağlama buraya kadar olsa da
Ağlama sonu intihar olsa da
AĞAÇLAR AYAKTA ÖLÜR

Belki
Belki hiç yaşamadım diye düşün
Belki yıldızlara hiç değmedi başın
Belki balığa çıkmadın hamsi zamanı
Trenlerde hiç sigara içmedin
Belki hiç oturmadın o tahta iskeleye
Ayaklarını denize sokmadın
Belki üşümedin,kalkıp yürümedin
Belki ayakların hiç olmadı........
Belki yakacak kömürün var senin
Yürüyecek yolların
Güneşin var kumsalları yıkayan ve şarkıların
Ve oooff olanların....
Senin vapurların var
Güvertesinde çay sigara
Umutların, çiçeklerin.
Ağaçların meyve verir zamanında
Kuşların bulutlara inat
Battaniyelerin var üşütmeyen
Yağmurda şemsiyen ve siyah takım elbisen
Canın çektimi gelsin rakı, hatta peynir,hatta kavun
İster dua edersin,ister küfür
Rüzgarların var senin,püfür püfür
En çok sevdiğin şiirler ezberinde
Cebinde kirbit ve aspirin
Domateslerinse kütür kütür
Çocukların var senin,alabildiğine yarın
Bir evin,kitapların ve çocuklarının oyuncakları
Ve sabahlığı karının
Bir adın var sana en çok yakışan
Öyle çoğul,öyle yanlız............
Belki hiç yaşamadım diye düşün
Belki yıldızlara hiç değmedi başın
Belki rizeye hiç gitmedin hamsi zamanı
Trenlerde hiç sigara içmedim
Belki oturmadın o tahta iskeleye
Ayaklarını denize hiç sokmadın
Belki üşümedin ve kalkıp yürümedin
Belki....
Belki senin belkilerin hiç olmadı..!!!

Benim Babam
Bu adam benim babam
Sekiz köşe kasketiyle
Omuzunda sekosuyla hey!
Cebinde yok parası
Bafra'dır cigarası
Yüreğindedir yarası
Altı çocuk büyütmüş
Bir işçi maaşıyla
Bu adam benim babam hey!

Ağlama benim babam
Ağlama naçar babam
Kara gün geçer babam hey!
Bir kapıyı kapayan
Gene açar babam
Ağlama benim babam hey!
Ağlama mazlum babam
Ağlama naçar babam
Kara gün geçer babam hey!
Bir kapıyı kapayan
Gene açar babam
Allah büyük babam hey!

Bu adam benim babam
Derdi dağlardan büyük
Çaresiz (biçare) , beli bükük hey!
Bir gün olsun gülmemiş
Rahat nedir bilmemiş
Gözyaşını silmemiş
Bir lokma ekmek için
Kimseye eğilmemiş
Bu adam benim babam hey!

Benim babam mert adamdı
Mangal gibi yüreği
Yufka gibi kalbi vardı
Hayatım boyunca o'na özendim
Fedakardı
Bir dikili ağacı olmadı belki
Ama kendisi
Onuruyla yaşayan koskoca bir çınardı
Üstümdeki kol kanat
Sırtımı yasladığım dağ gibiydi
Ben babamın oğluyum
Tepeden tırnağa Anadolu'yum...

Benim İçin Farketmez
Şu yaralı gözlerimde
Bir damla yaş kalmadı
Yalvardım insanlara
Bir duyanım olmadı

Ne çileli kulmuşum
Kaç kere vurulmuşum
Dertlerle yoğrulmuşum
Benim için farketmez

Aklımdan hiç çıkmadı
Vuranların listesi
Bunu benim için çal
Yıkıkların bestesi

Sende söyle sözlerin kurşun olsun
Sende söyle o gözler beni vursun
Sende söyle inceldiği yerden kopsun
Benim için farketmez...

Neler neler görmüşüm
İnan saymakla bitmez
Sende vursan ne çıkar
Benim için farketmez

Benim tek dostum yollar
Yalanmıs tüm sevdalar
Kaybedecek neyim var
Benim için farketmez

Bu Dağ Ne Rüzgarlar Gördü
Nisan yağmurlarıyla ıslandım sokaklarda
Ağladım ikimize, senden çok uzaklarda
Evim barkımdın benim, en son şarkımdın benim
Gözlerinden içtiğim mavi rakımdın benim

Bu dağ ne rüzgarlar gördü
Ne çığlar, ne karlar gördü
Beni hiç tanımamışsın
Kaç yağmurda ıslanmışım
Ne alevlerde yanmışım
Beni hiç tanımamışsın
Hadi git, bir ihanet borcum olsun
Hadi git, anılar sende kalsın
Hadi git, senin canın sağolsun
Hadi git, sen de git...

Düşümde yarattığım hayale sen demiştin
Oysa ben seni değil, o hayali sevmişim
Evim barkımdın benim, aşkta korkumdun benim
Gözlerinden içtiğim yeşil (siyah) rakımdın benim

Hadi git, bir ihanet borcum olsun
Hadi git, bu şarkım senin olsun
Hadi git, senin canın sağolsun
Hadi git-me... n'olursun!
angelica isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 16-07-08, 19:21   #2
angelica
Kaderine Gülümse..
 
angelica - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 05-05-05
Nerden: bilsin . . . ツ ★deli1isi★ . . . İşte . . .
Mesajlar: 17.953
Benim Modum:
Tesekkür: 239
359 Mesajına 546 Kere Teşekkür Edildi
Tecrübe Puanı: 10000 angelica isimli üye Tecrübe puanını kapatmıştır.
Cevap: Fatih Kısaparmak

Bugün
Rüzgarın önünü kestiler bugün
Halaya zincir vurdular
Yaprakların bahara borçlu gününü
Çerrahpaşa hastanesine uğurladılar.
Yürüdü topalı rüzgar,gündüzlerin üstüne
Kanatları kırıldı ak bulutlu sabahın
Dilinde türkülerle ve dirençle
Geceye karşı, yürüdü yalın ayak.
Ben bahar demiştim sana
Sen sonbaharı oldun gençliğimin....
Eğrili çarkın eğrileri çoktu
Oysa,eğrinin yanında doğruya yer yoktu.
Rüzgarın önünü kestiler bugün
Halaya zincir vurdular
Sersefil zamanın kırık dökük kızıydın
Tohumların özlem yüklü bulutundasın şimdi.
Ağlasam toprak çatlar utancından.
Sabahın alacası tükenir
Sırıl sıklam uyanır yürüdüğümüz yollar
Bilmeyiz saatler kaça kurulur
Yarınlara sancılanır şafaklar
İçimdeki yangın korkutur seni
Edirne kapıda bir grup vakti
İçimde yemyeşil bir dal kırılır.
Otuz bahar sonrada olsa
Adı sensizlikte olsa yılların
Bir ambulans sireninde ve sedyesinde çaresizliğin
Hatırlarım seni.
Yaşamak türküsü erken bitince
Ömür son limana demirleyince
Anlatacak çok şey kalır doğmamış bebeklere
İşte böyle Zeynep
Kimbilir kaç hasta sabahı bekledi
Benim seni beklediğim kadar.
Bir çocuğun ölümü kadar hazin
Bir segah taksimi kadar yaralı
Ve öylesine aç ki her taze mezar.
Kalem olsa dünyadaki bütün ağaçlar
Bütün denizler mürekkep olsa
Senin şiirini yazamam yinede.
Rüzgarın önünü kestiler bu gün
Halaya zincir vurdular
Görecek göz olmayınca ışığın ne anlamı var

Fatih Kısaparmak
Eski Toprak
Eski Bir Dost
`Hastanede yatıyormuş salim ` dedi
Hemen koştum ziyarete
`Cok ağrıyor kolum`dedi
Dedi ve düştü

Eski toprak tükenmişti
`Bitti benim yolum`dedi
Gözlerimiz nemlenmişti
`Gayrı yakın ölüm`dedi

Onu en son yalnız gördüm
Ağlıyordu mendil verdim
Arzun varmı diye sordum
`Oğlum`dedi`Oğlum`dedi
Emrin varmı diye sordum
`Oğlum`dedi
Dedi ve sustu

`Birkac kitap birde sazım işte bütün malım`dedi
`Nerden düştüm pencesine bu hastalık Zalım`dedi

`Evladım aldı gitti hayırsızmış gülüm`dedi
`Ölüm birşey değil ama bu ayrılık Zulüm`dedi
`Ölüm bieşey değil ama bu hasretlik Zalım`dedi

Onu en son yalnız gördüm
Ağlıyordu mendil verdim
Arzun varmı diye sordum
`Oğlum`dedi`Oğlum`dedi
Emrin varmı diye sordum
`Oğlum`dedi
Dedi ve sustu

Fatih Kısaparmak
Git
Demek gidiyorsun...
Ben bunu hakketmedim!
Ne varsa aşka ve cesarete dair
Sırtlayıp o büyük yangınınla gidiyorsun demek!!
Git........
Oysa
Sen öğretmen çıktığın yıl
Vurup alnıma kavgayı
Simsiyah bir süt gibi yaprak dökmüştü dar ağacı
Akşamlarım olmuştu ve kuduz gecelerim
Göz yaşlarım ağlarken
Bir uzun yolculuk düşmüştü peşime
O gün bugündür tetikte bir ömrün son kurşunusun
Hiç aklıma gelmezdi gülüm
Buda bana ders olsun!!!!
Demek gidiyorsun...
Böyle olsun istemezdim oysa!!
Hazin vedaların bu baş dönmesi
Cellat kırmızısı bir hüsrandı yollarda.
Sen öğretmen çıktığın yıl
Çırılçılgın bir ağaca soyunmuştu vişneler
Eyvahhhhh.......
Esmer bir ağadı bileylemişsem
Cinnetin ucunu yakmışsam bir kez
Cehennemin nizamiye kapısındaysam
Ateşten bir nehre dönen bu isyan
Hep o gül yangınına kanat çırpar
Ve en korsan şarkılar yüzünü şarapla yıkar.
Gidiyorsun demek...
Ben bunu hakketmedim!!
Ne varsa aşka ve cesarete dair
Sırtlayıp o büyük yangınınla git.
Hadi durma,gençliğimin vebalini,
Ve sevgisiz hayatımızın bedelini ödemeden git..
Bu şiiri sana armağan ettim
Yanına almayı unutma sakın
Issız gecelerde okur ağlarsın
Kimseler görmese de kanarsın gülüm
Neler çektiğimi o gün anlarsın!!!
Sonbahar yağmuruyla ıslandım sokaklarda
Ağladım ikimize senden çoook uzaklarda.
Şimdi hüzün makamında bütün şarkılar
Bu yorgun ses,bu kör lamba,bu ateşi sönmüş soba
Tanığıdır yanlızlığın,pişmanlığın tanığıdır.
Çünkü,çünkü benim kitabımda, aşk bir defa yaşanır..
Demek gidiyorsun...
Git..........................
Bir yanda ölümün alnındaki ter
Bir yanda suya düşen sardunya
Ve sabahın saçlarındaki kırağı kadar ışıyorsun
Hadi durma,
Sırtlayıp o büyük yangının vebalini
Ve sevgisiz bir hayatın bedelini ödemeden git.
Bilirsin,gecenin en karanlık olduğu an
Sabahın en yaklaştığı zamandır
Ve hiç bir şey hakkında bildiğimiz her şey
Aslında YALANDIR....
Demiştim ya...
Sen öğretmen çıktığın yıl
Vurup alnıma kavgayı
Simsiyah bir süt gibi yaprak dökmüştü dar ağacı,
Hüzün sarısı yapraklarını
Akşamlarım olmuştu,kuduz gecelerim
Göz yaşlarım ağlamıştı
Bir uzun yolculuk düşmüştü peşime
Çırılçılgın bir ağaca soyunmuştu vişneler.
Demek gidiyorsun...
Git...
Bu şiiri sana armağan ettim
Yanına almayı unutma
Belki soban sönmüş,kitabın bitmiş,dizlerinde battaniye
Yanlızlığın iç çekişini duyarsın
Paketteki son sigaran
Ve titrek bir mum alevi hüznüyle geçmişe dalarsın
Kimseler görmese de kanarsın gülüm.
SENDE YANARSIN ??????

Fatih Kısaparmak
Gitmeliyim
Sen benim ruhsatlı sevdam
Ben senin sevda keşin.
Ya sen varsın, yada sen!
Temmuz geldi, gitmeliyim.
Sen şiir olmuşsan, şiir sensizliktir artık
Çünkü yokluğuna kurşun işlemez
Nicedir gözlerim dalıp gider
Ekin tarlasında rüzgar nicedir sarı değil
Sessiz hüzünlerle yazılmış alnıma
Bir güneşin doğuşunu bekleyerek
Ve bir sevdanın dilinden türküler söyleyerek gitmeliyim
Temmuz geldi...
Babamın ismini verdim oğluma
Koçum benim..
Asi kartallar gibi rüzgarlı doruklarda
Ve kaçıp sana sığındığım geceler
Bütün gözlerim hatırımda
Kalbimde uçuşur en deli kuşlar
Yüreğim denizlenir bir şiirin koylarında
Akar boz bulanık seller içimde
Gözlerin gözlerimde direnir
Ellerin tutuşur elini tutsam
Sen çöl çiçeğisin umutlarımın
Ruhsatlı sevdamsın.
Seni sevmek yaşamaksa ben hiç ölmedim.
Temmuz geldi, gitmeliyim........

Masumduk çocuklar kadar
Acılarla olgunlaştık
Hayattan öğrendik ne biliyorsak
Bu yüzden öfkeliyim yaşanmamış günlere
Çünkü, bir hayat yetmedi seni sevmeye.
Yüzü cama dayalı bir çocuğun
Baba hasretiyle kaç gece bekledim seni.
Kırık bir cam parçasıyken gençliğim
Her gün biraz daha suskunken
Daha bir yorgunken her günden
Üzüm ekşisi bir yeşile cinasken gözlerin
Temmuz geldi, gitmeliyim...
Şarkılar söylerdin, bilinmez makamlardan
Şiirler dökülürdü yüreğinden
Gözyaşlarım mezesiydi hüzünlerinin.
Ya sana doymadan çekip gidersem
Artık, ipe dizip türküleri, tesbih yaparsın sapına
Son kuşlarda gidince, bir gökyüzü az gelir
Gizli bir yas gibi büyür sessizliğim
Ağaçta bir kuş yuvası olurum.
Yabancı gözlerle aynalardayım şimdi
Bir sen kaldın zulasında hayatın birde ben
Birde ayaklanmış öfkem...
Hem dünüm yeniktir sana, hem yarınım
Soframda bir kırmızı gül
Hastayken baş ucumda çorba, ütülü gömleğim
Ekmeğim, aşım, kadınım, can yoldaşım
Kundağım, mezarım, karım
Ve de sevmek kadarımsın
Derdimin tek anlayanı, yüreğimin güleç yanısın
Gün ışığım, gökkuşağım, deli kanımsın
Yürekliysen sende beni sev bu gece
Kunduramı bağlamayı öğrendiğim gün
Kendimi sevdiğim kadar..
Yaşamaksa seni sevmek
Ben hiç ölmedim.

Fatih Kısaparmak
Güneşi Biz Uyandırdık
Güller kelepçeli çiğdemler tutsak
Aysız gecelerde kanar öfkemiz
Düşlerde sevişsek el ele tutsak
Dilsiz duvarlara siner öfkemiz

Şafak sancıları var kulaklarımda
Yarınların ninnisi bozlaklarımda
Bir türkü çıldırır dudaklarımda
Çiçekli dallara döner öfkemiz

Güneşi biz uyandırdık
Yıldızların yerine
Sesimizi yorgan yaptık
Umut türkülerine

Alnımızda çizgiler belirmiş derler
Gelirse üst üste gelirmiş derler
Çıksak şu dağlara delirmiş derler
Haykırsak belki de diner öfkemiz

Varmışız hayatın buruk tadına
Ne aşka muhtacız ne de kadına
Yangınla seviştik ışık adına
Alevler içinde söner öfkemiz

Fatih Kısaparmak
__________________
Egil Kulak ver
Ceddine..!!
TÜRK'e
Kefen Giydirmek
Hangi itin haddine!!!
angelica isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 16-07-08, 19:25   #3
angelica
Kaderine Gülümse..
 
angelica - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 05-05-05
Nerden: bilsin . . . ツ ★deli1isi★ . . . İşte . . .
Mesajlar: 17.953
Benim Modum:
Tesekkür: 239
359 Mesajına 546 Kere Teşekkür Edildi
Tecrübe Puanı: 10000 angelica isimli üye Tecrübe puanını kapatmıştır.
Cevap: Fatih Kısaparmak

Haram Saltanatı
Utanmadan haram lokma yutanlar
Şerefini üç kuruşa satanlar
Duymasa da Mısır'daki sultanlar
Haram saltanatı yıkılır elbet
Hortum saltanatı yıkılır elbet
Talan saltanatı yıkılır elbet
Duymasa da Ankara'da sultanlar
Haram saltanatı yıkılır elbet
Yalan saltanatı yıkılır elbet

Ar damarı ar damarı
Şimdi olmuş kar damarı
Ar damarı çatlayanlar
Bir gün elbet yer şamarı
Hey halkım hey
Uyan halkım hey hey
Hey halkım hey

Sanma ki haramla sefa süren var
Mazlumun ahından hesap veren var
Kara karıncaya gece gören var
Haram saltanatı yıkılır elbet
Yalan saltanatı yıkılır elbet
Talan saltanatı yıkılır elbet
Kara karıncaya gece gören var
Haram saltanatı yıkılır elbet
Hortum saltanatı yıkılır elbet

Ar damarı ar damarı
Şimdi olmuş kar damarı
Ar damarı çatlayanlar
Bir gün elbet yer şamarı
Hey halkım hey
Uyan halkım hey hey
Hey halkım hey

Fatih Kısaparmak
Hayat Bana Yalan Söyledi
İlk kez hesaplaşıyorum kendimle...
Tuhaftır kalemi,kâğıdı ve seni
Onca sevmeme rağmen,
Sana ilk kez yazıyorum...

Şimdi sen yoksun, seni düşünmek var.
Çocukkende seni düşünürdüm her gece,
Radyo dinler, şiir yazardım,
Her Çarşamba pazara giderdik annemle,
Babam maaş aldığında baklava yerdik.
Dondurmayı da çok severdik,
Ablam üç top yerdi, ben iki top,
Yalnızca bu yüzden kavga ederdik.

Oysa, oysa hayatımın vaz geçilmeziydi ablam,
Onun da yüzü hiç gülmedi,
Hayırsızın birine kaçıp mahvetti hayatını,
Aklımdan hiç çıkmaz gittiği günkü karanlıklar.

Hüznümü büyüttüm o günden beri, kendimi değil,
Gözlerimde hâlâ bir çocuk ağlar,
Düşlerimi gezdirdiğim bulutlar,
Bir tohumun özlemiydi çiçeğe,
Ve hâlâ kulaklarımda annemin sesi,
Bitirsen şu okulu, bir işe girsen...

Şiirle karın doymadığı doğruydu,
Bak Cemil okudu mühendis oldu,
En güzel kızıyla evlendi Üsküdar’ın,
Evinide aldı arabasını da...

Ben ise bağlama çalardım kendi halimce,
Sesim güzelmiş öyle derlerdi,
Nereden bilirdim,
Hep hüzünlü türküleri söyleyeceğimi?
Hayat bana yalan söyledi.

Mektuplar yazardım Almanya da ki abime,
Okulu bitireceğime söz verirdim,
Masum düşlerimin o en sürgün adasında,
Bakışları uzaklara dalıp giden şarkılar
Ve mevsimsiz solmuş bir çiçek gibi,
Ayaklar altında nasıl ezilirse umut,
Benim de güneşimi işte öyle çaldılar.
Öyle tutsak aldılar sevinçlerimi.

Sensiz geçen ger günü hesabıma yazdılar,
Şimdi öyle uzak ki...
Çay içip simit yediğimiz o günler,
Kardeşine karne hediyesi, uçurtma yaptığım günler
Öyle uzak ki...

Oysa saçaklarda titreyen bir serçenin,
Ekmek tanesine kanat çırpması,
Ve bir anne duası kadar içten sevmiştim seni.
Fener stadında Beşiktaş maçı,
Ve parasızlığımız devam ederken,
Bütün mavilerimi sana vermiştim.
Kaybetmek alnıma yazılmış sanki
Olmadı bir tanem...
Hayat bana yalan söyledi.

Babanın tayini çıkıp ta gittiğiniz o kış,
Yine pençe yaptırmıştık ayakkabılarımıza,
Sana söyleyememiştim ama, işten ayrılmıştı babam,
Kapanmıştı çalıştığı lokanta.

Senet zamanları daha bir çökerdi omuzları,
Ve akşam trenlerinin işçi yorgunluğuyla
Daha bir uzardı raylar.
Sitemlerim bile eğlenmişti hayata,
Öfkeli bir yanardağ isyanlara uyanmıştı,
Üstelik, üstelik sen de yoktun artık,
Oysa, yalnızca sen öpmüştün gözlerimi,
Bir yanı hep eksik kalmış çocukluğumun.

Aslında her insan yenikti hayata,
Ve birazda küskün...
Son trende kaçınca istasyondan,
Öyle kala kalırdık yorgun ve üzgün,
Kendime düşmanlığım bu yüzden,
Hep kendime pişmanlığım...
Şimdi her şeyim yarım,
Fotoğrafının arkasına ne yazdığımı bile çoktan unuttum.

Bir silâhım olsaydı, bir silâhım,
Yoksulluğu şakağından,
Kaybetmeyi kalbinden,
Ve sensizliği alnının tam ortasından vururdum.

Düzmece duygular harcım değildi,
Uzak denizlerin fırtınasıydım,
Karlı dağların kekliği...
Yoksuldum yoksul olmasına ama onurluydum.

Şimdi ne sen varsın, ne o eski sevdalar,
Olsun, üstüme devrilse de bu sağır karanlık,
Akşam olur şairlere gün doğar,
Bir kerecik söyle demiştin, söyleyememiştim hani
İşte şimdi söylüyorum:
Seni seviyorum.

Fatih Kısaparmak
Hüzzam Sevda
Sen baharı ertelenmiş boynu bükük karanfil
Gücenmiş bir şarkısın sen yol ayrımında
Sonuncu bahar olsaydın sonbahar değil
Keşke böyle bitmeseydi bu hüzzam sevda

Ansızın kapılar çarpar
Duvardan bir resim düşer
Merdivende bir an için titrenir
sendelenir
Dönsem dönsem mi denir
Ağlamaklı bakışlardan sitemler yağar
Çekip de gidenden fazla
geride kalan tükenir

O şiirler tek başına okunmuyor
gel yalvarırım
Ve o şarkı söylenmiyor sen olmayınca
Dönüp de gelirsen diye herşeye rağmen
huysuz bebek
Anahtarın o paspasın altında hala

Yine girdim bulutuna yalnızlığın sensizliğin
Aç kurt gibi üzerime yine saldırır hüzün
Karanlığın kollarında sayıklayan gece gibi
Yine gizlenir ay,yine belirir güzel yüzün

Dallarımı insafsızca
Söküp kıran bu fırtına
Sevdamıza çöken kışın
çığ düşüren kar sesidir
Eğer bir gün mezarda
kırmızı bir gül açarsa
Gözyaşlarım yaprağında
çiy tanesidir

Fatih Kısaparmak
Kaçağım Yıllardır
Benim güzel annem, sakın bana ağlama
Benim canım anam, sakın ola ağlama
İp boynuma dolananda
Benim güzel annem, sakın bana ağlama
Darağacı kurulanda, son isteğim sorulanda
Ah çileli annem, sakın bana ağlama

Kaçağım ben yıllardır
Firariyim kendi kendimden

Benim güzel kızım, sakın beni düşünme
Benim arslan oğlum, sakın bana üzülme
Sazım'ı yere düşürme, bu türküyü bitirme
Ben o zaman işte ölürüm, beni düşünme
Benim güzel karım, sakın gözyaşı dökme
Seni çok sevdim, sakın beni incitme...

Fatih Kısaparma
__________________
Egil Kulak ver
Ceddine..!!
TÜRK'e
Kefen Giydirmek
Hangi itin haddine!!!
angelica isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 16-07-08, 19:30   #4
angelica
Kaderine Gülümse..
 
angelica - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 05-05-05
Nerden: bilsin . . . ツ ★deli1isi★ . . . İşte . . .
Mesajlar: 17.953
Benim Modum:
Tesekkür: 239
359 Mesajına 546 Kere Teşekkür Edildi
Tecrübe Puanı: 10000 angelica isimli üye Tecrübe puanını kapatmıştır.
Cevap: Fatih Kısaparmak

Kilim
Sevdiğine sözü olan bir kilim dokur
Kilimin dilinden ancak anlayan okur
Sırlarımı verdim sana sevgimi verdim
Şu gönlümü kilim yaptım yoluna serdim

Ayıptır günahtır diye
Kilit vurdular dilime
Aşkı dokudum kilime
Anlıyor musun
Yetinmedim türkü yaktım
Gayrı bu canımdan bıktım
Hani senin olacaktım
Dinliyormusun

Kilim kalpin aynasıdır gönlün sesidir
Her nakışı bir duygunun ifadesidir
Kilim sevgiliye cağrı aşka davettir
Kimi renkler şikayettir kimi hasrettir

Ben şu gönül dergahında aşkı okudum
Kilim yare mektupumdur arzıhalimdir
Her nakışı bir kelime kalem elimdir

Elin değmedi elime
İsmin dolandı dilime
Aşkı dokudum kilime
Anlı yormusun
Yetinmedim türkü yaktım
Gayrı bu canımdan bıktım
Hani senin olacaktım
Dinliyor musun...

Fatih Kısaparmak
Mavi Gül
Benim tanıdığım benim sevdiğim
Gözlerinin içi gülen bir kızdı
Yıllar sonra gördüğüm hayat yorgunu
Yaralı bir kadındı yapayalnızdı
Yıllar sonra gördüğüm bin defa pişman
Ezik bir mavi güldü yapayalnızdı

Söyle gülüm ne olur söyle
Yıllar sonra ne yaptı böyle
Mavi gülüm ne olur söyle
Hayak sana ne yaptı böyle
Söyle kimler getirdi seni bu hale

Özlemleri yarım düşleri kırık
Yenilmiş kaybetmiş acılar tanık
o güzel gözlerinin ateşi sönmüş
Mutluluğa uzaktan bakıyor artık
Ah o güzel gözlerin güneşi batmış
Mutluluğa uzaktan bakıyor artık

Söyle gülüm ne olur söyel
Yıllar sonra ne yaptı böyle
Mavi gülüm ne olur söyle
Hayak sana ne yaptı böyle
Söyle kimler getirdi seni bu hale
Söyle söyle mavi gül kanıyor musun
Yaşanmamış yıllara yanıyor musun

Fatih Kısaparmak
Mor Salkımlı Sokak

Seni düşündüm yine bu akşamüstü
Gelmedin mor salkımlar sana küstü
Umutsuz bekledim sabaha kadar
O çok sevdiğin yağmurlar bile sustu
Seni düşündüm de çıldırdım yine
Kahrettim seni benden çalan geceye
Seni sordum yastığıma
Seni sordum boş odama
Hesap sordum yumrukladığım duvarlara
Mor salkımlı o sokakta ellerimi tut
Okşa yine saçlarımı dizinde uyut
Ne çok severmişim
Gidince anladım...
Bu serseri gecelerde sana ağladım
Bu akşamda sensizliği anılara sarıp içtim
Kaybettikten sonra anlıyor insan
Meğerse hiçkimseyi senin kadar sevmemişim
Bir dönsen
En güzel yerinde biten o rüya
Yeniden yaşanır istesen
Yıldızları sermez miyim ayaklarına
Geldiğin yollara toz olmaz mıyım
Yine şafak söküyor
Uykuların unuttuğu gözlerim yine tavanda
Ne vardı diyorum
Ah bir dönseydin son anda
Şarjörüme hasret sürdün sazımın
Şimdi hüzün işgalinde yüreğim
Ve ben hala
Mor salkımlı o sokakta
Bıraktığın yerdeyim
Ekmeğimi sen bölersen çoğalırdım
Kaçıp sana sığındığım geceler
Pazarlıksız düşlerimdin
Gel de
Yine bir kuş dirilsin küllerimizden
Ekmekle tuz olsun yeter ki sen ver
Türküler kondurayım dudaklarına
Karımsın
Öteki yarımsın
VE DE SEVMEK KADARIMSIN
Mor salkımlı o sokakta ellerimi tut
Okşa yine saçlarımı dizinde uyut
Ne çok severmişim
Gidince anladım
Bu serseri gecelerde sana ağladım

Fatih Kısaparmak
Nazlı Bebe
Toros yaylaları buzlu ayazlı
Üşür Nazlı bebe solgun benizli
Yüzüne baktıkça Nazlı bebenin
Ağlar Elif kadın hep gizli gizli

Kalktı göç eyledi Türkmen obası
Elifin`in sırtında Nazlı bebesi
Fransız harbinde Yörük elinde
Sırtından vuruldu yiğit babası

Dağların kuytuluk tenha yerinde
Gavurdağları`nın mor segerinde
Göz pınarlarında iki damla yaş
Yağlı kurşun durur ciğerlerinde

Sus ağlama Nazlı bebe
Zaten ağlatacaklar
Baban nasıl şehit oldu
Bir gün anlatacaklar
Dayan Elif kadın dayan
Kara gündür gececek
Sabrın çiçekleri er geç
Filizlenip açacak

Nazlı kız Elif`in aşk tomurcuğu
Şehir Mustafa`nın en son ******
Elinde katıksız bir kuru ekmek
Başı boydan boya nazar bonçuğu

Yavru ceylan gibi ürkek bakışlı
Yay gibi kaşları hilal nakışlı
Babası görseydi öper koklardı
Kınalı saçları çiğdem kokuşlu

Sus ağlama Nazlı bebe
Zaten ağlatacaklar
Baban nasıl şehit oldu
Bir gün anlatacaklar
Dayan Elir kadın dayan
Kara gündür gececek
Sabrın çiçekleri er geç
Filizlenip açacak

Fatih Kısaparmak
O Gün...
Her yeni hayata açılan kapı
Bir yeni doğuştur bir yeni ölüm
Her hayat bir seyahattir evrende
Biter elbet bir gün ağlama gülüm

1996

Fatih Kısaparmak
Portakal Çiçeğim
Zamansız acılarla, yaprakları dökülen,
portakal çiçeğimsin sen...
Ben bu aşkın uğruna nelerden vazgeçmişim,
Ne haldeyim bir görebilsen...
Her yerde yokluğun var, nefes alır anılar,
Tutsaksın düşlerime...
Ben seni düşünmeden, su bile içmiyorum,
Sevdanın pençesinde...

Gel...gel...portakal çiçeğim gel...
Gel...hadi gel...portakal çiçeğim gel...

Özlemeye doydum, Sana acıktım artık,
Ölümlere doğmakmış bu, hasret, ayrılık,
Beni yalnız bırakmıyor yalnızlık...

Çıldırıyor gözlerim, uykularım kaçıyor,
Tutuşuyor özlemlerim...
Toprakta suyu bulan, kök gibi sarıl bana,
Hasretinin acemisiyim...
Biliyor musun beni, tek sen gördün ağlarken,
Farklısın öylesine...
Hadi gel sevişelim gel portakal çiçeğim,
Bekledim yeterince...


Gel...gel...portakal çiçeğim gel...
Gel...hadi gel...portakal çiçeğim gel...

Özlemeye doydum, Sana acıktım artık,
Ölümlere doğmakmış bu hasret, ayrılık,
Beni yalnız bırakmıyor yalnızlık......

Fatih Kısaparmak
__________________
Egil Kulak ver
Ceddine..!!
TÜRK'e
Kefen Giydirmek
Hangi itin haddine!!!
angelica isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 17-07-08, 02:07   #5
VuraL
Yaşamak Direnmektir
 
VuraL - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 11-03-08
Nerden: 4 Duvar Arasından
Yaş: 24
Mesajlar: 2.045
Benim Modum:
Tesekkür: 42
3 Mesajına 8 Kere Teşekkür Edildi
Tecrübe Puanı: 7 VuraL is just really nice VuraL is just really nice VuraL is just really nice VuraL is just really nice
Cevap: Fatih Kısaparmak

emeğine sağlık angelica ....Teşekürler
__________________








VuraL




VuraL isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 17-07-08, 02:51   #6
angelica
Kaderine Gülümse..
 
angelica - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 05-05-05
Nerden: bilsin . . . ツ ★deli1isi★ . . . İşte . . .
Mesajlar: 17.953
Benim Modum:
Tesekkür: 239
359 Mesajına 546 Kere Teşekkür Edildi
Tecrübe Puanı: 10000 angelica isimli üye Tecrübe puanını kapatmıştır.
Cevap: Fatih Kısaparmak

rica ederim gözlerine saglik VuraL
__________________
Egil Kulak ver
Ceddine..!!
TÜRK'e
Kefen Giydirmek
Hangi itin haddine!!!
angelica isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Bookmarks
Digg del.icio.us StumbleUpon Google

Etiketler
fatih kisaparmak

Seçenekler Arama
Stil

Yetkileriniz
You may not post new threads
You may not post replies
You may not post attachments
You may not edit your posts

Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı
Gitmek istediğiniz klasörü seçiniz


Bütün Zaman Ayarları WEZ +2 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 02:06 .


Powered by vBulletin Version 3.7.0 Beta 2
Copyright ©2000 - 2008, Jelsoft Enterprises Ltd.
Sohbet ve Sohbet odalari sitesi

domain

pagerank

pagerank

pagerank

RankingBlogs.com :: Defining Your Blogs Worth: TopSites: PageRank