hoSSohbeT.com  Sohbet  forumlari

Anasayfa Bugünki Mesajlar Forumları Okundu Kabul Et
Geri git   hoSSohbeT.com Sohbet forumlari > Tarih Kültür Sanat Forumu > Kim Kimdir?
Kayıt ol Yardım Sohbet Gazete oku Diyetsaglik Üye Listesi Ajanda Arama Bugünki Mesajlar Forumları Okundu Kabul Et

Kim Kimdir? Biografi



 
 
LinkBack Seçenekler Stil
Alt 21-10-08, 07:39   #1
Profesör
 
Zeus - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 18-06-08
Nerden: From the paradise
Mesajlar: 2,437
Tecrübe Puanı: 1055 Zeus 1000 Zeus 1000 Zeus 1000 Zeus 1000 Zeus 1000 Zeus 1000 Zeus 1000 Zeus 1000 Zeus 1000 Zeus 1000 Zeus 1000
Devrimin Kadınları



CLARAZETKIN

1857 yılında Almanya’da doğan Clara Zetkin, babası köy öğretmeni olduğu için köy yaşamını yakından tanıdı. Gençlik döneminde kız öğretmen okuluna girdi. Okul döneminde Marx ve Engels’in öğretileriyle tanıştı. İşçi toplantılarına katıldı.
1878 yılında, Almanya’da antisosyalist yasanın yürürlüğe girmesi üzerine sosyalist partinin illegal alana çekilmesiyle, sosyal demokratlara soruşturmalar başladı. Bu dönem Zetkin yurtdışına çıktı. Uzun bir süre Fransa’da sonra İsviçre’de göçmen olarak yaşadı. Zetkin, gerçek bir enternasyonalisti. Tüm yaşamını emekçi kadınların kurtuluşuna adadı. 1882’de (Almanya) “Kadın İşçi” adlı gazetenin yazı kurulunda görev alarak, yöneticiliğini üstlendi. Kadınlar arasında ajitasyon ve propaganda için parti komisyonlarının oluşturulması da aynı döneme rastlar. Alman Sosyal Demokrat Partisi’nin kadın üye sayısı, 1907 yılında sadece 10 binken, Clara’nın yoğun mücadelesiyle 1913 yılında 150 bine ulaştı. Almanya’da olduğu gibi diğer ülkelerde de kadınlar arası çalışmalara destek sunarak onların gelişmesini sağladı.
1910 yılında Kopenhag’da toplanan Uluslararası Kadınlar Konferansı’nda, her yıl 8 Mart gününün Uluslararası Emekçi Kadınlar Günü olarak kutlanmasını sağladı. 1915’te savaşa karşı bir manifesto yayınladı ve bu yüzden tutuklandı. 1920’den itibaren SBKP Merkez Komitesi tarafından çıkarılan “Kadın Komünist” adlı gazetenin on yıllık yayın döneminde yer aldı.
O sadece kadınların kurtuluşunu değil, tüm ezilen emekçilerin kurtuluşunu hedefliyordu. Paris Kongresi’nde işçi hareketine şu çağrıyı yaptı: “Bayraklarına insan cinsinin kurtuluşunu yazmış olanlar, insan cinsinin yarısını iktisadi bağımlılık yoluyla köleliğe mahkûm edemezler.” Kadınlara ise şöyle seslendi: “Biz kadınlar umut ve özlem dolu insanlığımızla, yapılanmaya, sallanmaya, çekinme ve ırkçılığa en son izin veren olmalıyız. (...) Proletaryanın siyasi iktidarını eline geçirme ve koruma mücadelesinde yerlerimizi alıyoruz ve almalıyız.”




(Komünizmin Sıra Neferi)
OLGA BENERİO

Alman komünisti Olga Benorio 1908 yılında Berlin’de dünyaya geldi. Babası Almanya’nın ünlü avukatlarındandı. Annesi ise yüksek sosyeteden bir kadındı. Ama Olga, daha 16 yaşındayken Komünist Gençlikle tanıştı ve bir süre sonra burjuva yaşamı terk edirp Otta Braun’la yoksul bir hücre evine yerleşerek illegel çalışmaya başladı. Komünist Partinin ajitasyon, propaganda sekreteri oldu. Mücadele içinde yakalandığında yoğun işkence gördüğü halde hiçbir şey söylemedi. Daha sonra Moskova’da 6 yıl yaşadı ve bu arada Komünist Gençlik Enternasyonali Merkez Komitesi’ne seçildi. Olga,1931’de KGE adına Fransa ve İngiltere’de görevler üstlendikten sonra KGE’nin 5. Kongresinde oy birliğiyle başkanlığa seçilir ve Komintern göreviyle Avrupa ükelerini dolaştıktan sonra Brezilya’ya gider. Brezilya’da devrim başarısız olunca gözaltına alınır ve hamile olduğu halde Brezilya hükümeti tarafından Gestapo’ya teslim edilir. Olga bebeğini nazi kampında dünyaya getirir. Gestapo tarfından sürekli sorgulamaya alınan Olga hiçbir şey söylemez. Ve nihayet, 34 yaşındayken binlerce insan gibi, komünist ve yahudi olduğu için gaz odalarında katledilir. Eşine yazdığı son mektupta şunları söyler “Dünya üzerinde doğru, iyi, en iyi uğruna savaştım.”


(Zor Ülkede Ayakta Kalmak...)
ANGELA DAVIS


ABD’de orta halli bir ailede 1943 yılında doğdu. Fransız edebiyatı ve Felsefe ögrenimi gördü. Herbert Marcues’un, daha sonrada Theodor Adorno’nun kurslarına devam etti. Almanya’da iki yıl, Fransa’da bir yıl çalışmalarını sürdürdükten sonra 1967’de Amerika’ya döndü ve akademik tezini tamamladı. Komünist Parti’ye üye oldu ve ırkçılık karşıtı eylemlere katıldı. ABD’de devrimci mücadelenin yükseldiği yıllardı.
1960-65 arasında özellikle Martin Luther King’in öldürülmesinden sonra devrimci şiddet ve silahlı mücadeleyi savunan Siyah İktidar hareketi yükselmeye başlamıştı. Angela Davis Şubat 1970’te Kara Panter Partisi militanları Soledad Kardeşler’i Kurtarma Komitesini kurdu. Adı ağustos 70’de bir ölümle biten çatışma olayına karıştırılarak tutuklanmak için aranmaya başladı. FBI tarafından dağıtılan “ABD’de en çok aranan on suçlu” listesinde adına yer verildi. Gizlenmesine rağmen 13 Ekim 1970’de yakalandı. ABD’de ve başka ülkelerde Kurtarma Komiteleri kuruldu. Dünya çapında yürütülen bir kampanya başlatıldı. Sayısız yürüyüş, toplantı ve imza kampanyaları düzenlendi. 1970 ve 1971 yılları boyunca dünya basınının en önemli haber konularından biri olarak gündemde kaldı. Angela Davis’i kurtarma kampanyası dünya çapında ilerici bir hareketlilik yarattı ve sonunda 4 Haziran 1972’de kurtarıldı.
Felsefe profesörlüğü görevine yeniden başladı. Komünist Partisi Merkez Komite üyesi oldu. 1977’de “Kadınlara baskı ve ırkçılık arasındaki ilişkiler” başlıklı bir incelemesi yayınlandı. 1980 ve 1984 seçimlerine Komünist Partisi başkanlık adayı olarak Angela Davis gösterildi. Davis, bugün hâlâ ABD’deki siyah ve sosyalist hareketin simgelerindendir.



(Güney'in Kızıl Gülü)
LEYLA QASIM

Leyla Qasım, 1952 yılında Kerkük’te doğdu. ilk ve ortaöğrenimini gördükten sonra ailesiyle birlikte Bağdat’a göç etti. Bağdat’ta lise öğrenimini tamamlayan Qasım 20 yaşındayken Kürdistan Öğrenciler Birliği (YXK) ile tanıştı ve onlara destek verdi. Leyla Qasım bu dönemde peşmergelere katılma kararını verdi. Leyla Qasım I-KDP peşmergelerine katıldığı zaman Kürtler, özellikle Büyük Güney de hassas bir dönemden geçiyordu. 1974’ün baharında Baas rejimi Kürtlere karşı savaş açtı. Kürt ailelerini Bağdat’tan çıkardı. Irak rejimi Qeladize kentini bombaladı. Bombalama sonucunda 3 sivil yaşamını yitirdi. Daha sonra Halepçe’yi bombalayan rejim, birçok sivilin yaşamını yitirmesine neden oldu. Bu dönemde Leyla Qasım’a Kürt halkının sesini dünyaya duyurmak amacıyla bir uçak kaçırma görevi verildi. Ancak bu eylemde başarılı olamadı ve Leyla Qasım 4 arkadaşıyla birlikte 24 Nisan 1974’te yakalandı, Qasım ve 4 arkadaşı 13 Mayıs 1974 tarihinde idam edildi. Leyla Qasım yargılama sırasında mahkeme hakimine “Beni öldürün fakat şu gerçeği de bilin ki benim öldürülmemle binlerce Kürt uyanacak. Ben Kürdistan’ın özgürlüğü yolunda canımı feda ettiğimden dolayı sevinç ve gurur duymaktayım” dedi. İdam sehpasına giderken Ey Reqib’i okuyordu.


(Zürih'ten Munzur'a Bir Çizgi...)
BARBARA ANNA KİSTLER

1955 yılında İsviçre’nin Zürih kentinde doğdu. Kısa bir okul döneminden sonra, çalışmaya başladı. 16 yaşından itibaren siyasete ilgi duymaya başladı. Barbara yaşına rağmen hem çalışıyor, hem de araştırıp, okuyordu. İsviçre’de yürütülen anti-faşist anti-emperyalist mücadelenin ön saflarındaydı. Uzun yıllar, İsviçre’de komünist partinin yaratılması için mücadele etti. Komünist Partinin yaratılması mücadelesinde çekirdek olarak ortaya çıkan KGI (Komite Gegen İsalation) içinde yer aldı. Barbara bir taraftan KGI içide faaliyetlerini sürdürürken, bir taraftan da UKH (Uluslararası Komünist Hareket)nın durumunu araştırmaya başladı.
1988’de TKP/ML taraftarlarıyla yakın ilişki içine girdi. Bu süreç sonucunda 1989’da bu hareketle örgütsel ilişkiye geçti. Avrupa alanı onu tatmin etmiyor, Türkiye’ye gelmek istiyordu. Nihayet bu dileği gerçekleşti ve İstanbula geldi. İstanbul’da bir süre sonra yakalandı. İşkencehanelerde tavrı netti. Mahkemelerde şöyle diyordu “Beni siz değil, enternasyonal proletarya yargılar.” 8 aydan sonra cezaevinden çıktı ve bir süre sonra asıl isteğine, kırlara kavuştu. 1993 yılının Ocak ayı sonlarında TC güçlerinin attığı bir pusuya yoldaşlarıyla düştü. 3 gün süren çatışma sonucunda gerilla pusuyu yarmayı başarmıştı. Ancak yörede doğa koşulları oldukça ağırdı. Gerillaların üç günden beri sürdükleri çatışmada oldukça bitkin ve yorgun düşmüşlerdi. Aralarında yaralı olanlar da vardı. Bulundukları alanda köylere ulaşma hemen hemen imkansızdı. Gerilalar, uzun bir uğraştan sonra üslerine ulaşmalarına rağmen, yaralı olan gerillalara yardımcı olmak, mevcut imkânlar dahilinde yeterli olmadı. Barbara ve 5 savaşçı ölümsüzlüğe ulaştılar.
Zeus isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Digg this Post!Bookmark Post in Technorati
 

  • Submit Thread to Digg Digg
  • Submit Thread to del.icio.us del.icio.us
  • Submit Thread to StumbleUpon StumbleUpon
  • Submit Thread to Google Google
  • Bookmarks

    Seçenekler
    Stil

    Yetkileriniz
    You may not post new threads
    You may not post replies
    You may not post attachments
    You may not edit your posts

    BB code is Açık
    Smileler Açık
    [IMG] Kodları Açık
    HTML-KodlarıKapalı
    Trackbacks are Açık
    Pingbacks are Açık
    Refbacks are Açık



    Bütün Zaman Ayarları WEZ olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 10:49 .


    Powered by vBulletin Version 3.8.7
    Copyright ©2000 - 2012, Jelsoft Enterprises Ltd.
    Search Engine Friendly URLs by vBSEO 3.5.0 RC2
    Sohbet ve Sohbet odalari sitesi

    Sohbet Chat Forum Oyunlar1