hoSSohbeT.com  Sohbet  forumlari

Anasayfa Bugünki Mesajlar Forumları Okundu Kabul Et
Geri git   hoSSohbeT.com Sohbet forumlari > Tarih Kültür Sanat Forumu > Genel Kültür Bilim Tarih > Genel Tarih
Kayıt ol Yardım Sohbet Gazete oku Diyetsaglik Üye Listesi Ajanda Arama Bugünki Mesajlar Forumları Okundu Kabul Et

Genel Tarih Osmanlı Tarihi, İslam Tarihi, Dünya Tarihi ve Türk Tarihi Paylaşımlarımız



Cevapla
 
LinkBack Seçenekler Stil
Alt 03-03-07, 21:45   #1
Özel Erkek Üye
 
Üyelik tarihi: 20-03-05
Yaş: 12
Mesajlar: 16,863
Tecrübe Puanı: 123506 hoSSohbeT 1000 hoSSohbeT 1000 hoSSohbeT 1000 hoSSohbeT 1000 hoSSohbeT 1000 hoSSohbeT 1000 hoSSohbeT 1000 hoSSohbeT 1000 hoSSohbeT 1000 hoSSohbeT 1000 hoSSohbeT 1000
Türk Dünyası

Türkler'in bugün dünyada Türkiye dışında 6 bağımsız devletleri bulunmakta... Bunun yanında çeşitli Türk topluluklarının da özerk bölgeleri, muhtar cumhuriyetleri var. Aşağıdaki bağlantılardan yararlanarak günümüz Türk ülkeleri hakkında bilgiler içeren sayfalara ulaşabilirsiniz.

Bağımzlığına kavuşan Türk Devletleri



__________________
http://www.hossohbet.com/sohbet.htm
hoSSohbeT isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Digg this Post!Bookmark Post in Technorati
Alıntı ile Cevapla
Alt 03-03-07, 21:48   #2
Özel Erkek Üye
 
Üyelik tarihi: 20-03-05
Yaş: 12
Mesajlar: 16,863
Tecrübe Puanı: 123506 hoSSohbeT 1000 hoSSohbeT 1000 hoSSohbeT 1000 hoSSohbeT 1000 hoSSohbeT 1000 hoSSohbeT 1000 hoSSohbeT 1000 hoSSohbeT 1000 hoSSohbeT 1000 hoSSohbeT 1000 hoSSohbeT 1000
Türkiye Dışında bağımsız Türk Yurtları

Türkiye Dışında bağımsız Türk Yurtları

Azerbaycan Cumhuriyeti Bayrağı

Azerbaycan Cumhuriyeti Haritası


Resmi Adı: Azerbaycan Cumhuriyeti
Bağımsızlık Tarihi: 18 Ekim 1991
Cumhurbaşkanı: İlham ALİYEV
Yüzölçümü: 86.600 km²
Nüfus: 8.016.200
Başkent: Bakü
Başlıca Şehirler: Gence, Sumgayıt, Mingeçevir, Ali Bayramlı, Şeki Lankeran Komşuları: Türkiye, Gürcistan, Rusya Federasyonu, Ermenistan, İran
Din: İslam
Dil: Azeri Dili
Para Birimi: Manat
Resmi Tatil Günleri:
  • 1 Ocak Yılbaşı
  • 20 Ocak Şehitlerleri Anma Günü
  • 8 Mart Uluslararası Kadınlar Günü
  • 20-21 Mart Nevruz Bayramı
  • 9 Mayıs Faşizm Üzerinde Zafer Günü
  • 28 Mayıs Cumhuriyet Bayramı
  • 15 Haziran Azerbaycan Halkının Kurtuluş Günü
  • 26 Haziran Silahlı Kuvvetler Günü
  • 18 Ekim Devlet Bağımsızlık Günü
  • 12 Kasım Azerbaycan Cumhuriyet Anayasa Günü
  • 17 Kasım Milli Uyanış Günü (Ulusal Diriliş)
  • 31 Aralık Dünya Azerbaycan'lılarının Birlik Günü
  • Ramazan Bayramı (1.gün)
  • Kurban Bayramı (1.gün)
Azerbaycan

Prof.Dr. İhsan GÜNEŞ


Türk lehçesi ile konuşan Türklerin ülkesi olarak adlandırılan Azerbaycan’a Türkler ilk kez M. Ö. 7. yüzyılda geldiler. Fakat burası zamanla çeşitli kavimlerin hakim olduğu bir bölge oldu. Ancak, Azerbaycan’ın tümüyle bir Türk ülkesi haline gelmesi Malazgirt Zaferi’nden sonra olmuştur. Moğolların, Timurluların egemen olduğu Azerbaycan’a, Kara ve Akkoyunlu Devletleri de hakim olmuştur. 16. yüzyıl başlarında Safevi Devleti’nin hakimiyeti altına girmiştir. Şah İsmail’in 1514’de Çaldıran’da yenilmesi üzerine Osmanlı orduları Azerbaycan’ın önemli bir bölümünü ele
geçirmiştir. Safevi Devleti zayıflamış, Azerbaycan İran ile Osmanlı İmparatorluğu arasında mücadele alanı olmuştur. Bu arada Rusya'da sessiz durmamış 16. yüzyılın ikinci yarısında Azerbaycan’a doğru ilerlemiştir. Hazar kıyılarına ve Kafkasya’ya hakim olmak isteyen I. Petro 1715’te Kafkaslara girmiş, 1724’te bazı Azerbaycan topraklarını ele geçirmiştir. Nadir Kulu’nun İran’da şah olması, Azerbaycan’ın İran egemenliği altına girmesine yol açmıştır. Kulu’nun ölümü üzerine Azerbaycan’da çeşitli Hanlıklar ortaya çıktı. Zayıf Hanlıklar Osmanlı imparatorluğu'ndan yardım istediler. Fakat, İmparatorluk zayıf olduğu için onlara gereken ilgiyi gösteremedi. Azerbaycan’daki bu durumdan Gürcü Krallığı yararlandı. Fakat İran’da tahta oturan Ağa Muhammed Han’ın Kafkaslara hakim olma isteği, Gürcülerle İranlıları karşı karşıya getirdi. Tiflis’i alan Ağa Muhammed Han bölgeye egemen olamadı. Çünkü Rusya’ya sığınan Gürcü Kralının desteğiyle Gürcüler ve Ermeniler sürekli karışıklık ve huzursuzluk yarattılar. İran’ın ve Osmanlı İmparatorluğu ‘nun zayıflığını gören Rusya, 19. yüzyıl başlarından itibaren Azerbaycan'daki Hanlıkları ortadan kaldırmaya ve bölgeyi kendine bağlamaya başladı. İlk Rus işgaline uğrayan Hanlık Gence oldu. Zaman zaman Ruslara karşı direnilmiş, kimi zaman Osmanlı İmparatorluğu’ndan, kimi zaman İran’dan yardım istenmiş ise de her iki devlet de gereken
yardımı yapamamış ve Azerbaycan’ın Rus işgali altına girmesine her iki devlet de seyirci kalmışlardır. Gülistan (1813)ve Türkmençayı Andlaşmalarıyla (1828) Rusya Azerbaycan’daki hakimiyetini İran’a kabul ettirmiştir. Bu arada Rusya, Osmanlı İmparatorluğu ve İran ile bozulan ilişkileri karşısında sınırlarını güvenceye almaya çalışmıştır. Bu konuda Ermenilerden de yararlanmıştır. İki devlet ile kendi arasına Ermenileri yerleştirmiştir. Böylece adeta bir tampon bölge oluşturmuştur.





Rusya, Azerbaycan'a yönelik nasıl bir politika izlemiştir?


Rusya işgal ettiği Kafkasları askeri yönetimle idare etmiştir. 1840’da Hazar Kıyı Bölgesi adıyla bir idari birim oluşturdu. 1845’te doğrudan Çar’a bağlı olan bir valinin yönetimi altında Kafkasya Valiliği kuruldu. Artık Türk- Rus ilişkilerinde hep bu valiliğin kararları etkin oldu. Zira bu valiliğin emrinde bir ordu kurulmuş ve bu orduya serbest hareket etme emri verilmiştir.


Rusya, Azerbaycan'a yönelik nasıl bir politika izlemiştir?


Rus yönetimi kölelikten çıkardığı birçok Rus’u Azerbaycan’a yerleştirerek bölgenin demografik yapısını değiştirmeye çalışmıştır. Vergiler arttırılmış, Rus yöneticilerinin pervasızca tavırları halkın tepkisinine yol açmıştır. 19. yüzyılın sonlarında Rusya, Azerbaycan’ında başlayan ve İran Azerbaycan’ına da sıçrayan isyan hareketleri Rusya'nın ve İran’ın ortak çabaları ile bastırılmıştır.

Azerbaycan'da ilk kez hangi alanda ulusalcı hareketler başlamıştır?


XIX. yüzyılın ortalarından başlayarak Azerbaycan’da kültürel bir canlanmanın başladığı görülmektedir. Tiyatro eserleri yazılmış, haftalık gazete çıkarılmaya başlanmıştır. Halkın okur-yazarlık düzeyinin artırılabilmesi için Arap abc sinin ıslah edilmesi konusunu Mirzali Fethali Ahunzade gündeme getirmiş hatta latin abc sine geçilmesini önermiştir. Eğitimin geliştirilmesi ulusalcı uyanışa yol açmıştır. Türkçülüğü savunan birçok aydın yetişti. Rusya'nın sömürgeci politikasına karşı çıkan bu aydınları sindirrmek için Çarlık yönetimi her türlü yola baş vurdu. Rus baskısından kaçanlar İstanbul’a geldiler. Bunların etkisiyle İkinci Meşrutiyet döneminde Pan-Türkçülük düşüncesi Osmanlı İmparatorluğu'nda hız kazanacaktır.Azeriler, Rusya’da Çarlık yönetimine karşı çıkan ve meşruti bir yönetime geçme isteklerini dile getiren aydınlarla işbirliğine gittiler. Azeri- Rus ittifakı kuruldu. 1905 Rus-Japon Savaşı'nın yenilgiyle bitmesi Rusya’da demokratik açılıma yol açtı ve 1905’te meşruti sisteme geçildi. Duma adıyla bir parlamento açıldı. Azeriler Musavat Halk Partisi adıyla bir parti kurdular. Partinin yayın organı Açık Söz Gazetesi, lideri ise Mehmet Emin Resulzâde idi.


Azeriler, Bolşeviklerin hangi ilkesine dayanarak bağımsızlıklarını ilan etmişlerdir?


Birinci Dünya Savaşı’nın başlaması ve Rusya’nın bu savaşa katılması iç sorunları arttırdı. Özellikle Çanakkale’de İtilaf Devletleri’nin yenilmesinden sonra Çarlığa karşı olanların etkisi daha da arttı. Nitekim 1917 yılı Şubat'ında Çarlık yıkıldı. Sosyal demokratlar herkese eşitlik vereceklerini söylediler. Ekim 1917’de ise Bolşevikler Rusya’da yönetime hakim oldular. Rusya egemenliği altında yaşayan ulusların eşit olduğunu ilân ettiler. Rusya’da iç savaş başladı. Bolşeviklerin siyasal iktidarlarını kurabilmek için iç savaşı kazanmaları gerekiyordu. Bunun için 3 Mart 1918’de Brest Litovsk Andlaşması’nı yaparak Kafkaslardaki ordudan yararlanmaya çalıştılar. Her ulusun kendi kaderini çizmesi ilkesini kabul eden Bolşevikler, 26-28 Mayıs 1918’de Gürcistan, Ermenistan ve Azerbaycan’ın ayrı ayrı bağımsızlığını kabul etmek zorunda kaldılar.


Azerbaycan Devletlerinin Kurulması


Musavat Partisi hangi noktalarda etkin politik amaçlar belirlemiştir?


1905’te Rusya’da meydana gelen ihtilâl çarlık yönetimini biraz daha demokratikleştirmiştir. Duma adıyla kurulan meclise, Azerbaycan’ı temsilen 35 üye katılmıştı. Azeri üyeler demokratik hakların her ulus tarafından eşit ölçüde uygulanması mücadelesini verdiler. Fakat bu tavır Çar’ı rahatsız etti. Azerbaycan’da kurulmuş olan Himmet Partisi kapatıldı, üyeleri tutuklandı. 1911’de Musavat Partisi kuruldu. Parti programında milliyet ve mezhep farkı gözetmeden tüm müslümanların birleşmesi, bağımsızlığını kaybetmiş müslüman memleketlerinin yeniden bağımsızlığını kazanması gerektiği, bu doğrultuda çalışan müslüman ülkelere maddi ve manevi yardımın yapılması, müslüman memleketlerin savunma ve taarruz güçlerinin arttırılmasına katkıda bulunulması, bu ideallerin yayılmasını engelleyen unsurların yıkılmasını istediler 1913’te af ilân edilince tutuklanmaktan kurtulmak için yurt dışına kaçan Azerbaycanlı aydınlar ülkelerine döndüler. Mehmet Emin Resulzâde, Musavat Partisi’nin başına geçti.


1918'de kurulan Azerbaycan Devleti'nin yönetim şekli nedir?


Çarlığa karşı savaş açan Bolşevikler, 1917’de yayınladıkları bildiride, Rusya milletlerinin kendi yazgılarını kendilerinin çizeceklerini, istedikleri takdirde Rusya’dan ayrı bağımsız devletlerini kurabileceklerini belirttiler. Bunun üzerine Azeriler harekete geçtiler. 28 Mayıs 1918’de Resulzâde’nin başkanlığı altında toplanan Azerbaycan Milli Şurası bağımsızlığını ilân etmeye karar verdi. Milli Şura yayınladığı bildiride;
Azerbaycan’ın bağımsız bir devlet olduğunu,
yönetim şeklinin cumhuriyet olduğunu,

ülkede yaşayan herkese özgürce gelişme olanağı sağlanacağını,

Millet Meclisi toplanıncaya kadar Milli Şura’nın etkin olacağını bildirdi.






Azerbaycan Milli Şurası Fethali Han başkanlığında bir hükümet kurdu. Yeni hükümet bu gelişimi, 30 Mayıs 1918’de büyük devletlerin merkezlerine bir telgrafla bildirdi. Azerbaycan Parlamentosu 7 Aralık 1918’de toplandı. Resulzâde’nin “bir kere yükselen bayrak bir daha inmez” sözü Azerbaycanlıların kararlılığının simgesi oldu. 22 Aralık 1918’de yeni bir hükümet kuruldu. Bolşevik Rus yönetimi petrolüyle tanınan bu bölgeyi elden çıkarma niyetinde değildi.
O nedenle demokratik yönetimi zayıflatıcı her türlü eylemi destekliyordu. Bakü, hâlâ Rus denetiminde idi. Ermeni saldırıları sürüyordu. Azerbaycan hükümeti Türkiye’den yardım istedi. Nuri Paşa kumandasında gönderilen askeri birlik Bakü’yü kurtardı ve Azerbaycanlılara teslim etti (15 Eylül 1918). Mondros Mütarekesi gereğince Türk Ordusu Azerbaycan’dan çekilince Bakü yeniden el değiştirdi.


Bolşevikler, hangi yöntemle Azerbaycan'ı SSCB.'ne katmışlardır?


Bolşevikler bağımsız Azerbaycan Hükümeti'ni kendilerine bağımlı hale getirebilmek için gizli bir komite oluşturdular. Nerimanov yönetimindeki bu komite, 27 Nisan 1920’de Azerbaycan yönetiminin kendilerine teslim edilmesini istedi. Durumun ciddiliğini farkeden hükümet bu isteği kabul etti. Başta Mehmet Emin Resulzâde olmak üzere birçok milliyetçi Azeri ülkeyi terk etti. 28 Nisan 1920’de Sovyet Sosyalist Azerbaycan Cumhuriyeti kuruldu. Böylece Azerbaycan’ın bağımsızlığı çok kısa sürdü. Azerbaycanlılar kolay kolay Rusya’ya teslim olmadı. İşgal sonrası
çıkan ayaklanmalar güçlükle bastırıldı. Azeriler üzerine baskı kuruldu. Kitleler halinde insanlar idam edildi.


Azerbaycan'ın Yeniden Bağımsızlığını Kazanması


Azerbaycan'ın yeniden bağımsızlığına kavuşmasında hangi örgüt etkili olmuştur?





[Üye Olmadan Linkleri Göremessin! Üye Olmak İçin Tıkla...]
Rusya’daki sosyalist sistem giderek halkın isteklerini karşılayamaz oldu. 1985’te Sovyet yönetiminin başına geçen Mikhail Gorbaçov bunu gördü. Glasnost ve perestroyka adı verilen yeni bir politika belirledi. Bu açıklık ve yeniden yapılanma politikasından Azerbaycanlılar da yararlandı. Ebulfeyz Elçibey’in önderliğinde Halk Cephesi adıyla bir örgüt kuruldu (19 Haziran 1989). Azerbaycan’a bağımsızlık verilmesi istendi. Bu durum Moskova’nın hoşuna gitmedi. Ermeniler kışkırtılarak Ermeni-Azeri çatışması yaratıldı. 19-20 Ocak 1990’da Kızıl Ordu Bakü’ye girdi. Bu durum Halk Cephesi’nin yeraltına inmesine yol açtı. Mart 1990’da seçimler yapıldı ve Ayaz Muttalibov Cumhurbaşkanı seçildi. 30 Ağustos 1991’de Azerbaycan’ın bağımsızlığı ilân edildi. 18 Ekim 1991’de yapılan halk oylaması ile bu karar daha da pekiştirildi. Ancak, Muttalibov halkla uyuşamadı. 25 Şubat 1992’de Suşa ve Hocalı’da büyük katliamlar oldu. Bunun üzerine Muttalibov istifa etti. Mayıs ayında tekrar cumhurbaşkanı oldu ise de halk bunu kabul etmedi. İsyan çıktı. Muttalibov Moskova’ya kaçtı. 7 Haziran 1992’de Elçibey Cumhurbaşkanı seçildi. Ancak 16 Haziran 1983’te görevinden çekilmek zorunda kaldı. Yerine Haydar Aliyev getirildi. Azerbaycan'daki rejimin yerine oturamamasından yararlanan Dağlık Karabağ Ermenileri Azerbaycan'dan ayrılmak istediler Bu durum Ermenistan ile Azarbaycan
arasında savaşa yol açtı. Dağlık Karabağ sorunu henüz çözülememiştir.




Azerbaycan - Türkiye İlişkileri


Türkiye, Azerbaycan ile her zaman yakından ilgilenmiştir. Rus baskısından bunalan Azerbaycanlı Türk milliyetçileri için İstanbul, adeta sığınılacak bir liman olmuştur.



Sovyet yönetimi, Azerbaycan'a yönelik nasıl bir kültür politika izlemiştir?


Yeni Türkiye Devleti kurulurken, Milli Mücadelenin başlangıcında da Azerbaycan ile iyi ilişkiler kurulmuştur. Sovyet yönetimi Azerbaycan’da egemen olunca Azeri Türklerinin Türkiye ile ilişkileri kısıtlanmıştır. Sovyetler, Azerbaycan'ın Türkiye ile ilişkilerini kesebilmek için her türlü önlemi almışlardır. Kültürel bağı koparabilmek için 1925’te Azerbaycanlıların Latin alfabesini benimsemelerini desteklediler. Türkiye ile ilişkileri yasakladılar. Bunun için Sovyet eğitimini zorunlu kıldılar, Arap abc si ile basılan kitapların Azarbeycan'a girişini engellediler. 1926’da Bakû’de toplanan Türkoloji kurultayında tüm Türk Cumhuriyetlerinde latin abc sinin kullanılması kararlaştırıldı. Türkiye'de harf devriminin yapılması bir ölçüde Türk Cumhuriyetleriyle kopmuş olan ilişkiyi kurmak için önemli bir adım olmuştur Fakat, Sovyetler
Birliği II. Dünya Savaşı sırasında Kril alfabesini zorunlu kılarak yeniden ilişkiyi koparmışlardır.


Türkiye, Azerbaycan'a yönelik nasıl bir politika izlemektedir?


Sovyetler dağılıp Azerbaycan yeniden bağımsızlığına kavuşuncaya değin Türkiye ile Azeri Türkleri arasındaki zayıf olan ilişkiler, Azerbaycan’ın bağımsızlığına kavuşmasından sonra canlandı. Türkiye, Azerbaycan’ın Batıya açılan penceresi oldu. Çeşitli andlaşmalar imzalanarak siyasi, ticari, ekonomik ve kültürel bakımdan Azerbaycan’ın güçlenmesi için elinden geleni yaptı. Eximbank kanalıyla 250 milyon dolarlık kredi açtı. Bunun dışında önemli miktarda insani yardım yaptı. Türk iş adamları 1 milyar dolarlık yatırım yaptı. Azerbaycan halkının öğretmen ihtiyacını karşılamak üzere Türkiye’den öğretmen ve ders araç ve gereçleri gönderildi. Bu öğretmenler sayesinde Azerbaycan Türkleri ile Türkiye arasında daha sıcak ilişkiler kuruldu. Azarbeycan'dan gönderilen öğrenciler Türkiyenin çeşitli üniversitelerinde eğitildiler. Türkiye 20 kadar resmi özel okul açmıştır Siyasal, sosyal, ekonomik ve kültürel alanda ki ilişkiler giderek daha da güçlenmektedir.

aLintidir...

Konu hoSSohbeT tarafından (03-03-07 Saat 21:52 ) değiştirilmiştir..
hoSSohbeT isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Digg this Post!Bookmark Post in Technorati
Alıntı ile Cevapla
Alt 03-03-07, 21:50   #3
Özel Erkek Üye
 
Üyelik tarihi: 20-03-05
Yaş: 12
Mesajlar: 16,863
Tecrübe Puanı: 123506 hoSSohbeT 1000 hoSSohbeT 1000 hoSSohbeT 1000 hoSSohbeT 1000 hoSSohbeT 1000 hoSSohbeT 1000 hoSSohbeT 1000 hoSSohbeT 1000 hoSSohbeT 1000 hoSSohbeT 1000 hoSSohbeT 1000
--->: Türk Dünyası

Kazakistan Cumhuriyeti Bayrağı
[Üye Olmadan Linkleri Göremessin! Üye Olmak İçin Tıkla...]
Kazakistan Cumhuriyeti Haritası



Resmi Adı: Kazakistan Cumhuriyeti
Bağımsızlık Tarihi:25 Ekim 1990
Cumhurbaşkanı :Nursultan NAZARBAEV
Yüzölçümü:2.724.900 km²
Nüfus:14.953.126 (2000)
Başkent:Astana
Başlıca Şehirler:Almatı, Aktau, Aktöbe, Atırau, Karaganda, Jezkazgan, Pavlodar, Semey,Türkistan, Çimkent
Komşuları:Rusya Federasyonu, Özbekistan, Türkmenistan, Kırgızistan, Çin Din: Müslüman (% 47), Rus Ortodoks (% 44), Protestan (% 2), diğer (% 7)
Dil:Kazakça
Etnik Dağılım: Kazak Türkleri (% 57,2), Rus (% 27,2), Ukraynalı (% 3,1), diğer (% 10,9)
Para Birimi :Tenge
İklim:
Ülke genelinde sert karasal iklim
Resmi Tatil Günleri:

  • 1-2 Ocak Yılbaşı
  • 8 Mart Uluslar arası Kadınlar Günü
  • 22 Mart Nevruz Bayramı
  • 1 Mayıs Kazakistan Halklarının Birliği Günü
  • 9 Mayıs Zafer Günü
  • 30 Ağustos Kazakistan Cumhuriyeti Anayasa Günü
  • 25 Ekim Cumhuriyet Günü
  • 16 Aralık Kazakistan'ın Cumhuriyeti'nin Bağımsızlık Günü
Kazakistan
Prof.Dr. İhsan GÜNEŞ



Kazakistan'ın yönetim şekli nasıldır?


Doğusunda Çin, kuzeyinde Rusya Federasyonu, batısında Hazar Gölü, güneyinde Özbekistan ve Kırgızistan Türk Cumhuriyetleri ile çevrilmiş,demokratik,laik, üniter ve bağımsız bir devlettir. Başkenti Almaata’dır. 1989 sayımına göre nüfusu 18.227.878’dir. Bugün 20 milyonu aştığı tahmin edilmektedir. Kazakistan yeraltı madenleri bakımından zengin ülkedir. Özellikle, kömür, petrol, doğalgaz, bakır, demir, çinko bakımından zengindir. Kazakistan’da yapılan arkeolojik araştırmalarla elde edilen buluntular geçmişi oldukça derinlere giden bir kültürün varlığını ve
bu kültürün Hun devri Türk kültürüne benzediğini ortaya koymaktadır. Kazakistan tarihin çeşitli devirlerinde farklı kabile ve ulusların geçit yeri olmuştur. Fakat yapılan incelemelerde Kazakistan’da Türk kültürünün ağırlıklı izlerine rastlanılmaktadır. Kazakistan’ın asıl nüfusunu oluşturan Kazaklar, çeşitli dönemlerde burada kalan Türklerin diğer uluslarla birleşmesiyle oluşmuş bir Türk kavmidir. Kazak deyimi hür, serbest, yiğit, cesur anlamına gelmektedir.
Kazaklar, ancak Kasım Han zamanında (1445-1520) siyasal bir varlık olabilmişlerdir. Kasım Han’ın ölümü devletin birliğini bozdu. Kasım Han’ın küçük oğlu Ak Nazar Han, Kazakların yeniden siyasi birliğini sağladı. Ancak Kazakların büyüme politikası bir yandan Moğolların öbür yandan da Rusların tepkisine yol açtı. Kazakistan idari bakımdan üç ordu (bölge) şeklinde örgütlenmişti. Her ordunun yaylak, kışlak ve otlak olmak üzere hakim olacağı yerler saptanmıştı. Bunların herbirine ayrı damga verilmişti.


Kazaklarda yönetim geleneği hangi esaslara dayanmaktadır?


Kurultay geleneği Kazaklar tarafından sürdürülmüştür. Devlet işleri her yıl belli bir ayda toplanan kurultayda görüşülüyordu. Kazakların idaresi beylerin elinde bulunuyordu. Hanlar da beyler arasından seçiliyordu. Han ve beylerin yanında adalet işlerine bakan hakimler vardı. Kabile ve boyların başında ise ak sakallılar bulunuyordu. 18. yüzyılın başında Kazakistan komşularının saldırısına uğradı. Örneğin 1723’te Güney Kazakistan’ı Kalmuklar aldı. Zira ordular(bölgeler) arasında anlaşmazlık Kazakları zayıflatmıştı.


Rusya, 18. ve 20. yüzyıllar arasında Kazakistan'da nasıl bir politika izlemiştir?


Asya ve Hindistan ticaret yolu üzerindeki yerlere göz diken Rus Çarlığı, Kazakistan’a saldırdı. 1731’de başlayan Rus işgali kısa sürede yayıldı. 1854’te Kazakistan’daki yönetim Rusların eline geçti. Çar I. Nikola yayınladığı ukaz (ferman) ile tüm Kazak topraklarının Rus egemenliği altına girdiğini bildirdi. Fakat, Kazaklar bu fermanı kabul etmediler. Yer yer isyanlar çıktı. Ruslar işgal ettikleri yerlere kendileriyle işbirliği yapacak idareciler atadılar. Böylece hem ticareti hem de idareyi ellerine aldılar. Halkı ezdiler, sindirdiler. Bu bölgelerde çeşitli okullar açarak bir yandan
Rus kültürünü, diğer yandan da Hıristiyanlığı yaymaya çalıştılar. Ruslar, Kazak topraklarının devlete ait olduğunu bildirerek, Kazakların toprak sahibi olmasını önlediler. Kazakları kendi topraklarında kiracı duruma düşürdüler. 1889’da çıkarılan bir yasa ile Rus merkezi yönetimi köylülere istedikleri yerde yerleşme olanağı verince Rus aileler Kazakistan’a gelerek verimli topraklara yerleştiler. 1890 ile 1910 yılları arasında 3 milyona yakın Rus köylüsü Kazakistan’a yerleştirildi.



Rusya'daki Türkler, eğitim alanında nasıl bir politikanın izlenmesini istemişlerdir?


Rusya’da 1905’te meşruti yönetim kurulunca Kazak temsilciler de Duma’ya katıldılar. Özgürlüklerden yararlanan Rusya'daki Türkler, Rusya Müslümanları Kongresi adı altında çeşitli toplantılar yaparak sorunlarını tartıştılar. Eğitim ve kültür işlerinin her halkın kendi idaresinde yürütülmesi, ilkokullarda eğitim dilinin ana dilde yapılması, orta ve yüksek okullarda ise Türk diliyle yapılması ilkesini kabul ettiler.


Kazaklar, Rus Çar'ından neler istemişlerdir?


Kazak Türkleri, Rus Çarına başvurarak eğitim ve yazışmalarda Rusça ile Türkçenin kullanılmasını istediler. Kazaklar arasında dini propaganda yapılmamasını, Rus göçmen yerleştirilmesine son verilmesini, müslüman halka mülk edinme hakkının verilmesini istediler. Kazak adıyla bir gazete çıkaran müslümanları bilinçlendirmeye ve örgütlemeye yöneldiler.
Birinci Dünya Savaşı başlayınca Kazak Türklerinin ellerindeki hayvanları Ruslar aldılar. 250.000 kişilik Kazak-Rus ordusu kuruldu. Bunun üzerine Kazaklar 1916’da isyan ettiler. İsyan çok sert bir şekilde bastırıldı. 40.000 aile isyan nedeniyle çöllere sürüldü. Sovyet Devrimi üzerine 1-11 Mayıs 1917’de toplanan Rusya Müslümanları Kurultayından sonra Alaş-Orda Partisi açıkça Kazak Türklerinin haklarını korumaya yöneldi. Ruslar buna tepki gösterdiler. Hatta bu partinin çalışmalarını durdurmak istediler. Kazaklar, Kızıl Ordu karşısında yenildiler. 1924’te Taşkent’te toplanan bir kongrede Türkistan’daki Türkler arasında ayrılıklar ortaya çıktı. Kazak, Özbek, Türkmen, Kırgız Komünist Partileri ayrı cumhuriyet olmak istediklerini bildirdiler. Sovyet yönetimi Eylül 1924’te bunların her birinin ayrı cumhuriyet olarak varlıklarını kabul etti.


Sovyet Yönetimi Kazakistan'da nasıl bir politika izlemiştir?


Sosyalist yönetim Kazakistan’da herşeyi devletleştirdi. Kooperatifler yoluyla üretim kontrol altına alındı. Ahmet Yesevi’nin ülkesinde ibadet yasaklandı. Arap alfabesi bırakılarak Kril alfabesinin kullanılması zorunlu kılındı. Sovyet politikasına uygun olarak Kazak Türklerini asimile etmek için büyük bir çaba harcandı.


Kazakistan'ın Bağımsızlığını Kazanması


Nazarbayev, Kazakistan'da hangi alanlarda başarılı çalışmalar yapmıştır?







1984 yılında Kazakistan Merkez Komitesi Sekreterliğine getirilen Nazarbayev’in kısa süre sonra Bakanlar Kurulu Başkanı olması, Kazakistan tarihinin dönüm noktası oldu. 22 Haziran 1989’da Kazakistan Komünist Partisi başkanlığına getirilen Nazarbayev, Mikhail Gorbaçov’un Glasnost-Perestroyka politikasına destek verdi. Bunun karşılığı olarakta Kazakistan’ın haklarının korunmasını sağladı. Kazakistan petrolünün, doğalgazının ve madenlerinin dış piyasada uygun fiyatla satılmasını istedi. İzlediği tutarlı ve akılcı politika ona büyük saygınlık kazandırdı. 1989 yılı Eylül’ünde resmi dilin Kazak Türkçesi olduğunu ilân etmesi halkın güvenini daha da arttırdı. Böylece Kazak Türkleri ana dillerine kavuştular. Ülkesini demokrasi ve serbest pazar ekonomisine geçirmek için önlemler aldı, düzenlemeler yaptı. Siyasal partilerin kurulmasına izin verdi. Azat (Hürriyet) Partisi Kazakistan’ın egemenliğini kazanmasında önemli rol oynadı. 26 Mart 1990’da seçilen parlamento 24 Nisan 1990’da Nazarbayev’i cumhurbaşkanı seçti. Nazarbayev parlamento desteği ile Rusların Kazakistan’daki nükleer deneme yapmalarını engelledi. 1 Aralık 1991’de yeniden 5 yıl için cumhurbaşkanı seçildi. Kazak geleneklerine
uygun şekilde makamına oturdu. 16 Aralık 1991’de Kazakistan’ın bağımsızlığını ilân etti. Böylece Kazakistan Cumhuriyeti kurulmuş oldu. Nazarbayev’in öncülüğünde devlet bürokrasisinin yanısıra dil, edebiyat,kültür alanlarında ulusalcılık hız kazandı. Kruşçev zamanında kapatılan Kazak okulları yeniden açıldı. Kazak milliyetçiliğinin temel kaynakları yeniden incelenmeye başlandı. Kazakistan tarihi, sosyalist ideolojiden arındırılarak incelenmeye ve öğrenilmeye başlandı.

[Üye Olmadan Linkleri Göremessin! Üye Olmak İçin Tıkla...]


Kazakistan - Türkiye İlişkileri


Kazakistan ile Türkiye arasında ilişkiler nasıl gelişmektedir?


Kazakistan ile Türkiye arasında kurulduğu günden beri çok iyi ilişkiler bulunmaktadır. Kazakistan’ı ilk tanıyan ülke Türkiye olmuştur. Türkiye ile Kazakistan arasında çeşitli andlaşmalar imzalanmış, protokoller yapılmıştır. Türkiye 200 milyon dolar kredi vermiştir. Çok sayıda Kazak öğrencinin Türkiye’de okuması kabul edilmiştir. 1993’te Türkiye ile Kazakistan’ın ortak katkıları ile Hoca Ahmed Yesevi Uluslararası Kazak-Türk Üniversitesi kurulmuştur. Kazakistanla kurulan siyasal,sosyal,ekonomik ve kültürel ilişkiler her yıl giderek hızlanmaktadır.
Kazakistanda 150 den çok Türk firması iş yapmaktadır. Türk firmalarının üstlendiği projelerin tutarı 900 milyon doları bulmuştur

aLintidir...
hoSSohbeT isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Digg this Post!Bookmark Post in Technorati
Alıntı ile Cevapla
Alt 03-03-07, 21:54   #4
Özel Erkek Üye
 
Üyelik tarihi: 20-03-05
Yaş: 12
Mesajlar: 16,863
Tecrübe Puanı: 123506 hoSSohbeT 1000 hoSSohbeT 1000 hoSSohbeT 1000 hoSSohbeT 1000 hoSSohbeT 1000 hoSSohbeT 1000 hoSSohbeT 1000 hoSSohbeT 1000 hoSSohbeT 1000 hoSSohbeT 1000 hoSSohbeT 1000
Kırgızistan


Özet Bilgi



Resmi Adı :Kırgız Cumhuriyeti


Bağımsızlık Tarihi :31 Ağustos 1991


Cumhurbaşkanı :Kurmanbek BAKİYEV


Yüzölçümü :199.900 km²


Nüfus :4.852.400 (1999)


Başkent :Bişkek


Başlıca Şehirler :Oş, Karakol, Tokmok, Calal-Abad, Kara-Balta, Talas Komşuları:Kazakistan, Çin Halk Cumhuriyeti, Özbekistan, Tacikistan


Din:İslam


Dil:Kırgızca (Devlet Dili), Rusça (Resmi dil olarak anayasal statü verilmiştir.)Para Birimi :Som


Resmi Tatil Günleri :


  • 1 Ocak Yeni Yıl
  • 7 Ocak Yılbaşı
  • 8 Mart Kadınlar Günü
  • 21 Mart Nevruz Bayramı
  • 1 Mayıs İşçi Günü
  • 9 Mayıs Zafer Bayramı
  • 31 Ağustos Bağımsızlık Günü
  • 5 Mayıs Anayasa Günü
  • Ramazan ve Kurban Bayramı 1 Gün Tatildir.




Kırgızistan
Prof.Dr. İhsan GÜNEŞ





(Orta Asya Türk Cumhuriyetlerinden biri de Kırgızistan’dır.)



Kırgızistan'ın çevresinde hangi ülkeler bulunmaktadır?


Kırgızistan, Orta Asya’nın kuzey doğusunda bulunmaktadır. Kazakistan, Çin, Hindistan, Afganistan ve Özbekistan ile komşudur. Çin ve Göktürk kaynaklarına göre Kırgızlar, en eski Türk kavimlerinden biridir. Bağımsız yaşarken önce Hunların, sonra da Göktürklerin egemenliği altına girmişlerdir. Uygur Devleti’nin kurulması üzerine Kırgızlar bağımsızlıklarını ilân etmek istemişlerdir. Başlangıçta amaçlarına ulaşamamışlardır. Fakat bir süre sonra Uygurlardan ayrı, bağımsız bir varlık olmuşlardır. Bu da uzun sürmemiş, Çin saldırılarıyla perişan olmuşlardır. XIII. yüzyılda Moğollar Kırgızları da egemenlikleri altına almışlardır. Zaman zaman Moğollara karşı ayaklanmışlarsa da bu girişimleri kanlı bir şekilde bastırılmıştır. Fergane Vadisi’nde Şahruh İbn Aşur Kul 1700’de bir hanlık kurunca, Kırgızlar gönüllü olarak bu hanlığın egemenliğini kabul etmişlerdir. Bir süre sonra da bu devletin yönetimini ele geçirmişler ve güçlü bir ordu kurmuşlardır. Hokand Hanlığı’nın güçlenmesi Çinlileri kaygılandırmıştır. 1757’de Hokandlar üzerine saldırmışlar ve Kırgızları yenmişlerdir. Kırgızlar özveri ile çalışarak bu yenilginin yaralarını kısa sürede sarmışlardır. Kıskançlık yüzünden Doğu Türkistan’ın en etkili gücü olan Buhara emirliği ile mücadeleye tutuşmaları, her iki tarafı da yıprattı. Her iki taraf da üstünlük mücadelesine Osmanlı Devletini de katmak istediler. Elçiler gönderdiler. Osmanlı Devleti bunlara yeterince ilgi gösteremedi. Birbirleriyle iyi geçinmelerini salık verdi.


Rusya, Kırgızistan'ın hangi yüzyılda işgal etmiştir?


Kenasar önderliğinde Kazakların Rusya’ya karşı isyanı önlenemezken, Kırgızların Kenasar’ı öldürmesi Rusların bölgede güçlenmesini sağladı. 19. yüzyılın ikinci yarısında Rusya tüm direnişleri kırarak Kırgızistan’ı işgal etti. Merkezi Taşkent olan genel valilik oluşturarak bölgeyi yönetti. Yöneticiler halkla uyuşamadı. Baskılar, yolsuzluklar arttı. Başkaldırılar ise zalimce bastırıldı. 1905’den sonra uyanmaya başlayan Kırgız Türkleri, 1916’da isyan ettiler. Zira Birinci Dünya Savaşı’na katılan Rusya, Türklerden asker topluyor ve onları cephelere sürerek kıyımlarına neden oluyordu. Buna bir tepki olarak isyan ettiler. Ancak düzenli Rus Ordusu karşısında başarılı olamadılar. 1917’deki Bolşevik Devrimi'nden sonra bağımsızlıklarını elde edeceklerine dair biraz umuda kapılmışlarsa da bu umutları da kısa süre sonra tükendi.
1924’te Taşkent'te toplanan bir konferansta; Kazak, Özbek, Kırgız ve Türkmenlerin ayrı ulus oldukları belirtilerek bunların birer cumhuriyet olması istendi. Nitekim Türkmenistan’daki Komünist Partilerin girişimi ile sınırlarını Merkez Toprak Komitesi’nin belirleyeceği Cumhuriyetler kuruldu (Eylül 1924).



Sovyet yönetimi, Kırgızistan'a yönelik nasıl bir politika izlemiştir?


1924 Ekim’inde de Kırgızistan Sovyet Sosyalist Cumhuriyeti oluşturuldu. Zaman zaman Sovyetlerin merkeziyetçi, halkın elinde avucunda olanını almaya yönelik politikası tepkilere neden oldu. Özellikle Stalin döneminde baskılar iyice arttı. Halk susturuldu. Dillerini, kültürlerini yadsımaya yöneltildi. 1929 dan 1940’a kadar latin abc sini kullanan Kazakların daha sonra Kiril abc sini kullanmaları zorunlu kılındı. Böylece Sovyet yönetimi Kırgızları kültürel köklerinden kopartmaya çalıştı. Tam bir asimilasyon politikası izlendi.


Kırgızistan'ın Bağımsızlığını Kazanması


Gorbaçov’un Sovyet yönetimine gelmesinden sonra izlenen Glasnost (açıklık), Perestroyka (yeniden yapılanma) politikası, Kırgızların da bağımsızlığa kavuşmalarına olanak verdi.


Kırgızistan, hangi tarihte bağımsızlığını kazanmıştır?


27 Ekim 1990’da cumhurbaşkanı seçilen Asker Akayev, merkeziyetçi ekonomiden, liberal ekonomiye geçişi sağlayacak yasal düzenlemeler yaptı. Eğitim dilini Kırgızcaya çevirerek Kırgızların ulusal dillerini kullanmalarına, ulusal kültürlerini geliştirmelerine ve ulusal kimliklerini tanımalarına yardımcı oldu. 12 Aralık 1991’de Kırgızistan bağımsızlığını ilân etti.


Türkiye-Kırgızistan İlişkileri


Kırgızistan bağımsızlğını kazandıktan sonra Türkiye ile ilişkileri artmıştır. Türkiye Cumhuriyeti devlet ve hükümet başkanları Kırgızistan’ı, Kırgızistan devlet ve hükümet başkanları da Türkiye’yi ziyaret ederek ilişkilerin geliştirilmesine yardımcı olmuşlardır. Çeşitli alanlarda çalıştırılmak üzere Türk uzmanlar gönderilmiş, Kırgızistan’dan öğrenciler getirtilerek Türk üniversitelerinde okutulmuştur. Bişkek’te Anadolu Lisesi’nin açılması sağlanmış, gıda ilaç vb. yardımlar yapılmış ve çeşitli andlaşmalar, protokoller imzalanmıştır. Türkiye 50 milyon dolarlık insani yardımın yanında 75 milyon dolar da kredi vermiştir. Kırgızistanla kurulan ilişkiler de
her yıl giderek gelişmektedir





Kırgız Kızı

hoSSohbeT isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Digg this Post!Bookmark Post in Technorati
Alıntı ile Cevapla
Alt 03-03-07, 21:57   #5
Özel Erkek Üye
 
Üyelik tarihi: 20-03-05
Yaş: 12
Mesajlar: 16,863
Tecrübe Puanı: 123506 hoSSohbeT 1000 hoSSohbeT 1000 hoSSohbeT 1000 hoSSohbeT 1000 hoSSohbeT 1000 hoSSohbeT 1000 hoSSohbeT 1000 hoSSohbeT 1000 hoSSohbeT 1000 hoSSohbeT 1000 hoSSohbeT 1000
KUZEY KIBRIS TÜRK CUMHURİYETİ

KUZEY KIBRIS TÜRK CUMHURİYETİ



__________________


Özet Bilgiler

Resmi Adı: Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti
Bağımsızlık Tarihi
: 24 Ağustos 1991
Cumhurbaşkanı
: Mehmet Ali Talat
Yüzölçümü
:3.355 km²
Nüfus
: 205.087 (1997)
Başkent
: Lefkoşa
Başlıca Şehirler: Girne, Gazimağusa, Güzelyurt, Lefke
Din: İslam
Dil:Türkçe
Para Birimi
:Türk Lirası
Resmi Tatil Günleri :
  • Türkiye'deki tüm resmi tatillerin yanısıra
  • 1 Ağustos Milli Bayram
  • 15 Kasım KKTC'nin Kuruluşu Günü
Kıbrıs Doğu Akdenizde bir ada iken 1571 yılında Gedik Ahmet Paşa komutasındaki Osmanlı Donanmasıyla kuşatılmış ve Osmanlı Türklerinin eline geçmiştir. Hemen arkasmdan da adaya Anadolu'nun özellikle güney şehirlerinden yoğun Türk yerleşimi yapılmıştır. Ancak 1878 (93 Savaşı) OsmanlıRus Savaşı çıkınca Kıbrıs îngilizler'ebırakılmış ve burada Türk ve Rum toplulukları 1960 lara kadar ve dortyüz yıl gibi uzun bir süre banş içinde bir arada yaşamışlardır. 1960 da kurulan bağımsız ve egemen Kıbrıs devleti statüsünde Türkler ve Rumlar eşit haklar almışlardır. Bu süreç 1963 ve 1974 yılına kadar devam etmiş Rumlann "Enosis" düşleri nedeni ile 1974 te Türkiye Cumhuriyeti Devleti Kıbrıs Anayasası'nın verdiği garantörlük haklarını kullanarak adaya barış için ve Türklerin can güvenliklerini korumak üzere asker çıkarmıştır. Böylecede adanın kuzey bölgesine % 33 Türkler, Güneyine de Rumlar toplanmıştır. Rumlann uzlaşmaz tutumları karşısında ise Türkler Kuzey Kıbrıs Federe Türk Devletlerini ilan etmişlerdir. Bu olaydan sonrada sayıları az da olsa adaya yeni göçmenler yerleşmişlerdir.


Coğrafi Konumu:


Kıbrıs tarihte pekçok halkların ve ulusların kaynaştığı 3355 km2 toprağa sahip ve doğal kaynakları, ılıman iklimi nedeni ile sürekli göç almıştır. Bu kavimler Yunanlılar, Ermeniler, Lübnanlılar, Osmanlılar ve Anadoludan gelen Türklerdir. Türk bölgesinin önemli yerleşim yerleri, Lefkoşe, Gime, Magosa dır.


Ekonomi

Osmanlı Devletinden beri Kıbrıslı Türklerin çoğunluğu küçük çiftçilerdir. Tarımla; meyve, sebze, turunçgiller yetiştirerek geçimlerini sağlamışlardır. Son zamanlarda turizınde gelişmiş dunımdadır. Kıbrıslı kadınlar son otuz yıla kadar ev işleriyle uğraşmış yeni yeni memur, işçi, öğretmen gibi mesleklerde çalışma ve iş yaşamına girmeye başlamışlardır.
Kıbrıs ekonomisi 1983 yılından sonrada Türkiye ekonomisiyle uyum eöstermiş ve para birimi olarak Türk Lirasını seçmişlerdir.

Eğitım:

Osmanlı Devleti yönetiminden beri Kıbrıs'daki toplumların eğitimi özerk bulunmaktadır. Kıbrıs'ta çocuklar 6 yaşında ilkokula başlamakta, üç yıl ortaokulu, üç yılda lise öğrinimini sürdiirmektedirler. Ayrıca K.K.T.C. ilkokul öğretmeni yetiştiren kurumları da bulunmaktadır.
Yüksek öğrenim ise Doğu Akdeniz Üniversitesi gibi devlet ve özel iiniversiteler eliyle yürütülmektedir. Kıbrıs'a Türkiye'den öğretmen gönderilerek eğitim hizmetlerine destek olunmaktadır ve herkes bu hizmetlerden yararlanmaktadır.



Sağlık hizmetleri devletin denetimindedir. Bu hizmetler devlet eliyle yürütülmektedir.

aLintidir...


hoSSohbeT isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Digg this Post!Bookmark Post in Technorati
Alıntı ile Cevapla
Alt 03-03-07, 21:59   #6
Özel Erkek Üye
 
Üyelik tarihi: 20-03-05
Yaş: 12
Mesajlar: 16,863
Tecrübe Puanı: 123506 hoSSohbeT 1000 hoSSohbeT 1000 hoSSohbeT 1000 hoSSohbeT 1000 hoSSohbeT 1000 hoSSohbeT 1000 hoSSohbeT 1000 hoSSohbeT 1000 hoSSohbeT 1000 hoSSohbeT 1000 hoSSohbeT 1000
Özbekistan



__________________

Özet Bilgi

Resmi Adı: Özbekistan Cumhuriyeti
Bağımsızlık Tarihi
: 01 Eylül 1991
Cumhurbaşkanı
:İslam KERİMOV
Yüzölçümü
:447.400 km²
Nüfus
:24.755.519 (Temmuz 2000)
Başkent:Taşkent
Başlıca Şehirler:Semerkant, Buhara, Hiva, Fergana, Andican, Namangan, Urgenç, Nukus, Nevai
Komşuları
:Kazakistan, Kırgızistan, Tacikistan, Afganistan, Türkmenistan Din:İslam
Dil:Özbekçe
Para Birimi
:Özbek Somu
Resmi Tatil Günleri:
  • 1 Ocak Yeni Yıl
  • 14 Ocak Vatanı Savunanların Günü
  • 8 Mart Kadınlar Günü
  • 21 Mart Nevruz
  • 9 Mayıs Anma ve saygı Günü
  • 1 Eylül Bağımsızlık Günü
  • 1 Ekim Öğretmenler Günü
  • 8 Aralık Anayasa Günü
  • Ramazan Bayramı 1 gün
  • Kurban Bayramı 1 Gün
__________________




Özbekistan
Prof.Dr. İhsan GÜNEŞ


Özbekistan'da Türk kültüründe önemli hangi merkezler bulunmaktadır?


Tacikistan, Kırgızistan, Kazakistan, Türkmenistan, Afganistan ile çevrilmiş olan Özbekistan Orta Asya’da yeni bağımsızlığını kazanmış Türk kavimlerinden biridir. Başkenti Taşken'ttir. Yüzölçümü 4.447.400 km2 dir. Türk kültüründe önemli yerleri olan Semerkant, Buhara ve Fergane bu ülkededir. Altın Ordu Hanı Özbek (1312-1340)in soyundan gelenler Fergane çevresindeki
Türkleri bir araya toplayarak bir devlet kurmuşlardır. Bu devlete Özbek Devleti, halkına da Özbekler denilmiştir. Cengiz Han döneminde Moğolların egemenliği altına alınmışlarsa da kendi kimliklerini koruyabilmişlerdir. Moğollar devrinde taht mücadelelerinden uzak kalmışlardır. Bu durum onların büyük bir güç olmalarına olanak sağlamıştır. Ebu’l Hayr Han’ın çabalarıyla Özbekistan tekrar bağımsızlığın kazanmıştır (1428). Ancak Kalmukların ve Oyratların saldırısına uğramışlar, siyasi birliklerini kaybetmişlerdir. XVI. yüzyıl başında Timurların egemenliğinden kurtularak Maveraünnehr’in kuzey kesimini kontrolleri altına almışlardır. Daha sonra da
Türkistan'a hakim olmuşlardır. İran'da büyük bir güç haline gelen Şah İsmail, Özbekleri tehdit etmeye başlamıştır. İki Türk devleti arasında savaş çıkmış ve Özbekler büyük kayıplar vermişlerdir. Şah İsmail, Yavuz Sultan Selim’e yenilince Özbekler ile Osmanlılar arasında ilişki
kurulmuş, İran Şiilerine karşı birlikte mücadele yürütülmüştür. XIX. yüzyılda Rusya’nın büyüme politikası Özbekistan’ın da işgaline yol açmıştır.Zira bu sırada Özbekistan’da çeşitli hanlıklar vardı.




Bolşevik Devrimi'nden sonra Özbekistan'da nasıl bir siyasal hareket gelişmiştir?


1917’de Bolşevik Devrimi olunca Özbekistan’da da Çar yanlıları ile Bolşevik yanlıları karşı karşıya gelmişlerdir. Beyaz Ordu ile Kızıl Ordu kıyasıya savaşmıştır. Özbek Türkleri Hokand’da bir halk şurası kurarak bağımsızlıklarını ilâna yönelmişlerdir. 11 Aralık 1918’de 10 kişiden oluşan bir icra komitesi bile seçmişlerdir Fakat Ruslar bu icra komitesini tanımamış,. 22 Şubat 1918’de Hokand’ı işgal etmişlerdir. Özbek Türkleri bağımsızlıklarını elde etmek için silahlı mücadeleye atılmıştır. Sovyetler bunu basmacılık (haydutluk) olarak nitelendirmişlerdir. Halk tabanına dayalı
olarak gelişen basmacılık hareketini bastırmada Ruslar başarılı olamamamışlardır. Olayların ciddiyetini kavrayan Sovyet yönetimi, Türkistan Cephesi adıyla bir cephe kurmuş komutanlığına M.W. Frunze’yi atamıştır. Enver Paşa’nın Türkistan’a gelmesi Türklere yeni umut vermiştir Özbekler, Enver Paşa’nın etrafında toplanmak istemişlerdir. Ancak başta Zeki Velidi olmak üzere bazı ileri gelenler Enver Paşa’ya soğuk davranmaları bu birleşmeyi önlemiştir.
Enver Paşa, Orta Asya İslâm Devleti kurmak için Ruslarla savaşmaktan vazgeçmemiştir Duşenbe’yi Ruslardan kurtarmasına rağmen uzun süre burayı elinde tutamamıştır 4 Ağustos 1922’de Belçevan Köyü’nde öldürülmesi bağımsızlık hareketini zayıflatmıştır. 1924’te Kızıl Ordu Özbekistan’a hakim oldu. Eylül 1924’te Rus Komünist Partisi’nin kararı ile Merkez Toprak Komitesi, Sovyet Sosyalist Özbek Cumhuriyeti’nin kurulmasını kararlaştırdı.


Özbekistanın Bağımsızlığını Kazanması


1989 yılı Haziranında Özbekistan Komünist Partisi Birinci Sekreterliğine İslam Abdulganiyeviç

Kerimov’un getirilmesinden ve Sovyetler Birliği'nin dağılmaya başlaması üzerine bağımsızlığa doğru giden yol açıldı. Zira Mart 1990’da başkan seçilen Kerimov, Sovyetlere karşı bir politika izledi. Rusya’nın Özbekistan’ı hammadde deposu olarak gördüğünü bunun da Özbek halkını geri bıraktığını belirtti.


Kerimov, Özbekistanda hangi alanlarda çalışmalar yapmıştır?


Kerimov, Özbekçeyi resmi dil ilan etti. Özbekistan anayasasında hiçbir etnik gruba ve azınlığa anayasadaki yurttaşlık hakları dışında bir hakkın verilmesine izin vermedi. Özbek ulusçuluğunun geliştirilmesine önem verdi. Rusçanın çeşitli alanlardaki etkinliğini azaltmaya başladı. Nitekim televizyon programlarındaki Rusçanın ağırlığı giderek azalmaktadır. Halkından güç alan Kerimov, 31 Ağustos 1991’de Özbekistan’ın bağımsızlığını ilân etti. 29 Aralık 1991’de de Cumhurbaşkanlığı‘na seçildi. Ekonomiyi liberalleştirdi, sistemi demokratikleştirdi. Rusya Federasyonu ile çatışmaya girmedi. Birleşmiş Milletlere, Avrupa Güvenlik ve İnsan Haklarına üye oldu. Türkiye ile sıcak ilişkiler kurmaya özen gösterdi. Türkiye, Özbekistn’a 250 milyon dolar kredi açtı. Türk iş adamları ise 700 milyon dolarlık iş yaptı. Özbek öğrencilerin Türkiye'de eğitim görmeleri sağlandı. Özbekistan'da Türk okulları açıldı.

aLintidir...
hoSSohbeT isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Digg this Post!Bookmark Post in Technorati
Alıntı ile Cevapla
Alt 03-03-07, 22:02   #7
Özel Erkek Üye
 
Üyelik tarihi: 20-03-05
Yaş: 12
Mesajlar: 16,863
Tecrübe Puanı: 123506 hoSSohbeT 1000 hoSSohbeT 1000 hoSSohbeT 1000 hoSSohbeT 1000 hoSSohbeT 1000 hoSSohbeT 1000 hoSSohbeT 1000 hoSSohbeT 1000 hoSSohbeT 1000 hoSSohbeT 1000 hoSSohbeT 1000
Türkmenistan


__________________

Özet Bilgi


Resmi Adı: Türkmenistan
Bağımsızlık Tarihi: 27.10.1991
Cumhurbaşkanı
: Saparmurat TÜRKMENBAŞI
Yüzölçümü
: 488.100 km²
Nüfus
: 5.368.400
Başkent
: Aşgabat
Başlıca Şehirler : Aşgabat, Mari (Merv), Türkmenbaşı (Krasnovotsk), Türkmenabat (Çarçöv), Balkanabat (Nebitdağ), Köhne Ürgenç, Atamurat (Kerki)
Komşuları
: İran, Afganistan, Özbekistan, Kazakistan
Din
: İslam
Dil: Türkmence
Para Birimi
: Manat
Resmi Tatil Günleri:

  • 1 Ocak "Yılbaşı Tatili" 1 gün
  • 12 Ocak Göktepe Kalesi'nde Şehit Olanları Anma Günü
  • 19 Şubat Bayrak Bayramı (Türkmenistan Devlet Başkanı Sayın Saparmurat Türkmenbaşı'nın Doğum Günü)
  • 8 Mart Uluslararası Kadınlar Günü
  • 21 Mart Nevruz Bayramı
  • 8 Mayıs İkinci Dünya Savaşında Şehit Düşenleri Anma Günü
  • 9 Mayıs Zafer Günü
  • 18 Mayıs Anayasa Günü (Kalkınma ve Birlik Günü)
  • 6 Ekim Aşgabat Depreminde Şehit Düşenleri Anma Günü
  • 27-28 Ekim Bağımsızlık Bayramı
  • 12 Aralık Tarafsızlık Bayramı
  • Ramazan Bayramı 1 gün
  • Kurban Bayramı 3 gün

__________________


Türkmenistan
Prof.Dr. İhsan GÜNEŞ


Türkmenistan; güneyden İran, güneydoğudan Afganistan, kuzeydoğudan Özbekistan, kuzeyden Kazakistan ve batıdan Hazar Denizi ile çevrilmiş 488000 km2 alana sahip bir Türk Cumhuriyeti’dir. Ülke; Balkan, Aşkabad, Meru, Çarju ve Taşauz gibi 5 eyalete ayrılmıştır.


Türkmenistan, Türk tarihinde neden önemlidir?



Türkmenistan’ı genel Türk tarihinden soyutlamak zordur. Zira günümüz Türkmenlerinin boyu Asya ve Ortadoğu’da önemli bir konuma sahip bulunmuş olan Büyük Selçuklu Devleti'nin de asli unsurunu oluşturmuştur. Türkmenlerin büyük bölümü önce Cengiz, sonra da Timur İmparatorluğu’nun egemenliği altında yaşamıştır. Merkezi otoritenin kaybedilmesi üzerine ülkede çeşitli Hanlıklar türemiştir. Hanlıklar arasındaki mücadele Türkmenistan’a göz diken ülkeler için iyi bir fırsat yaratmıştır. Hive Hanı Ebu’l-Gazi Bahadır Türkmenlere büyük zarar vermiştir. Bunun yanında İran hükümarı Nadir Şah’ın da Türkmenlere büyük zarar verdiği görülmektedir. Türkmenistan'ın ulusal şairlerinden Mahdum Kulu şiirlerinde Nadir Şah’ın zulmünü ülkenin talan edilişini, insanların öldürülüşünü dile getirmiştir. Rusya ile Kafkaslarda girdiği mücadeleyi kaybeden İran’ın Türkmenler üzerine saldırısı giderek artmış ve 19. yüzyılın ilk yarısında Türkmenleri hayli zayıflatmıştır. 1858’de Mancuk Tepe’de yapılan savaşı İranlıların kaybetmesi Türkmenleri biraraya toplamak açısından yararlı olmuştur. Kırım Savaşı’nda (1853-1856) Osmanlı ve O'nun bağlaşığı devletlere karşı yenilen Rusya, gözünü Orta Asya’ya çevirmiştir. Gerekli askeri hazırlığı yaptıktan sonra 1864’ten başlayarak kısa sürede Orta Asya’yı bu arada Türkmenistan’ı da ele geçirmek için yoğun bir çaba içine girmiştir. Nur Verdi Han başkanlığında toplanan Türkmenler, Ruslarla mücadeleye karar vermişlerdir. Bu mücadele sırasında İngilizlerden, İranlılardan yardım istemişlerdir. Fakat iki devlette gereken yardımı yapmamıştır. Sonuçta Ruslar, Türkistan’ı tümüyle ele geçirmiştir. Türkmenler, Rus işgalini içlerine sindirememişlerdir. Rus yönetimi Türklere ağır vergiler koymuş,. zengin topraklar tekstil sanayisinin hammadde ihtiyacını karşılamak üzere pamuk ekimine ayırmıştır 1905’ten sonra Türkmenistan’da inceleme yapan K.K. Palen başkanlığındaki bir heyet Türkmenistan’da görev yapan Rus subay ve sivil yöneticilerin üçte ikisinin hırsızlık, rüşvet, katillik ve sahtekârlık yaptığını saptamıştır. Türkmenler yer yer isyan etmişler fakat başarılı olamamışlardır. 1917 Devrimi'nden sonra da Rus işgalina karşı başkaldıran Cüneyd Han, 1918-1920 yılları arasında Hive’deki Rus birliklerini kovarak buraya egemen olmuş ise de Özbeklerle anlaşamaması üzerine Kızıl Ordunun saldırısına uğramış ve Karakum Çölüne çekilmek zorunda kalmıştır. Ancak 1931’e kadar Rusları rahatsız etmekten geri durmamıştır.



Türkmenistan, hangi tarihte SSCB'ne katılmıştır?


Türkmenistan Komünist Partisinin ektinliği giderek arttı. Zaman zaman Türk Komünist Partilerin birlikte hareket etmeye çalıştıkları görüldü ise de buna izin verilmedi. Ancak her Türk Komünist Partisinin isteği olan ayrı Cumhuriyet isteğini Türkmenler de kabul etti 1924’te Türkmenistan Sovyet Sosyalist Cumhuriyeti kuruldu. Böylece Türkmenistan’ın Sovyetler Birliği’nin bir parçası olduğu kabul edildi.

Türkmenistan'ın Bağımsızlığını Kazanması


Sovyet rejiminin Türkmenistan’da yerleşmesini engellemeye çalışan Türkmenler, Sovyet yöneticilerince çeşitli suçlarla suçlanarak cezalandırıldılar, sürgüne gönderilerek ülkeden uzaklaştırıldılar. Türklerin direnişleri diğer cumhuriyetlerde olduğu gibi çok kanlı bir şekilde bastırıldı. Bu durum Gorbaçov’un devlet başkanı olmasına kadar sürdü.


Türkmenistan'ın bağımsızlığına ulaşması hangi aşamalardan geçerek gerçekleşmiştir?


Türkmenistan’da sınıf esasına dayanan proletarya ve kolhoz edebiyatı geliştirildi. Türkmenistan’ın kendi ulusal kimliğini ortaya koyacak ulusal kültürün geliştirilmesi önlendi. Sovyet okullarından yetişen Türkler, ulusal kimliklerinin bilincine vardıktan sonra kurtuluşa doğru giden yol kısaldı. Bilim, sanat ve kültür alanında yetişen bir çok Türkmen, Gorbaçov’un başlattığı açıklık ve yeniden yapılanma politikasına paralel olarak bağımsız Türkmenistan Cumhuriyetini kuracak girişimleri başlattı. Türkmen aydınları Sovyetlerin kültürel asimilasyonu ve sömürgeci davranışlarına karşı seslerini yükselttiler. Ulusal kimliklerini dışa vurmaya yöneldiler. Türkmenistan Komünist Partisi başına getirilen Leningrad Üniversitesinde okumuş Komünist Partisinin her kademesinde görev yapmış olan Sapar Murat Atayeviç Niyazov, önce
Türkmenler arasındaki kabilecilik ayrışmasını durdurdu. Türkmen aydınlarıyla işbirliği yaparak Sovyetlerin Türkmenistan’ı sömürdüğünü, aldığından daha az para vererek halkı fakirleştirdiğini yüksek sesle dile getirdi. Ulusal kimliğin simgesi olan Türkmen diline sahip çıktı ve Rusçanın yanında resmi dil olmasını sağladı. 1990’da yapılan Cumhurbaşkanlığı seçimini %99.5 oy ile kazandı. Rusya’da Sovyet sistemi çökerken Niyazov ,Türkmenistan’ın bağımsızlığı konusunda halk oyuna başvurdu ve halkın %93’ünün bağımsız olmak istediğini, bu oylama ile tespit etti. Nitekim, Türkmenistan Parlamentosu 27 Ekim 1991’de oybirliği ile Türkmenistan’ın bağımsızlığını kabul ederek tüm dünyaya duyurdu.




Türkiye-Türkmenistan İlişkileri


Türkmenistan'ın bağımsızlığını tanıyan ilk ülke hangisidir?


Türkmenistan’ın bağımsızlığını ilk tanıyan ve ilk elçiliği açan ülke Türkiye olmuştur. Türkmenistan’ın tanınması, Birleşmiş Milletlere AGİK’e üye olması için büyük çaba göstermiştir. Türkmenistan’ın Türkiye’ye coğrafi yakınlığı, ekonomik zenginliği iki ülke arasındaki ilişkilerin sıcaklığında belirleyici olmuştur. Zira Türkmen doğalgazının Türkiye üzerinden Avrupa’ya pazarlanması Türkmenistan’ın ekonomik bakımdan kalkınmasına yardımcı olacaktır.


Türkiye ve Türkmenistan arasında hangi alanlarda işbirliği yapılmaktadır?


Türkiye siyasal, sosyal, ekonomik bakımdan olanakları ölçüsünde Türkmenistan’ı desteklemekte ve bu konuda çeşitli anlaşmalar yapılmaktadır. Bunlar eğitim, bilim, kültür, sanat, gençlik ve spor, radyo ve televizyon alanlarında Türkmenistan’dan gelecek öğrencilerin Türkiye’de yetiştirilmesi, lâtin alfabesine geçişte Türkiye’nin yardımcı olması vb. dir. Ayrıca, Türkmenistan’ın başkenti Aşkabat’ta Türk İşbirliği ve Kalkınma Ajansı Merkezinin kurulması 2500 hatlık bir santralin Türkiye tarafından kurulması, havaalanının yapımını bir Türk firması tarafından üstlenmesi de gerçekleştirilmektedir. 1992’de Türkiye’ye 2000 öğrenci gelmiştir. 1992-1993 ders yılında Anadolu Üniversitesi Sivil Havacılık Yüksek Okulu’nda 14 Türkmen öğrenciye pilotluk eğitimi verilmiştir. Türkmenistanla ilişkiler her yıl giderek daha da gelişmektedir. Türkmenistan, Türkiyenin açtığı 91 milyon dolarlık kredinin tümünü
kullanmıştır.

Ekonomi

Türkmenistan topraklannın büyük bölümü çöldür. Tarıma elverişli toprakları sadece % 3'tür. Türk Cumhuriyetleri arasında Özbekistandan sonra ikinci pamuk üreticisi ülke durumundadır. Bitki örtüsü yönünden yoksuldur. Ancak zengin maden yataklarına sahiptir. Buğday, sebze, üzüm, kavun, karpuz, yetiştirmektedir.
Bu ülkenin başlıca doğal kaynaklan; doğal gaz, krom, sodyum sülfat, sülfür, kurşun, galyum, krom, bentonit, petrol. Enerji üretimi doğal gaz çevrimli santrallarla yapılmaktadır. Yıllık üretim 15 milyar kwh dır.



Tarım ve Hayvancılık


Türkmenistan milli gelirin % 48'ini tarım sektöründen alır. Bu nedenle bir tarım ülkesi görünümündedir.Ceyhun (Amu Derya) Irmağının getirdiği alüvyonlu topraklarda tarımın yapılmasına elverişlidir. Özellikle toprak ve iklim koşulları sulamayı zorunlu kılmaktadır.
Türkmenistan'da tarımsal üretimin büyük bölümü kolhoz ve sohvozlarda (devlet kuruluşları) yapılır. En çok pamuk üretimidir ve onu tahıllar ve yem bitkileri izlemektedir. Şeker pancarı, seracılık da önemli yer tutar. Hazar kıyıları subtropik iklime sahip olup meyvecilik önemlidir. Ve ülkede gıda sanayi %14 paya yükselmiştir. Türkmenistan'da küçükbaş hayvan yetiştiriciliği gelişmiş olup Astragan Kürk yapımı ileridir.



Sanayi


Türkmenistanda ağır sanayii merkezi planlama yürütmekte olup, silah ve ağır sanayiye öncelik verilmektedir. Özellikle 1994-1995 sonrası, petrol rafinerileri, gaz çıkarılnıası, kimya sanayii ve makine imalatı, gübre, tekstil ürünleri ve Hazar Denizinde sülfür endüstrisi gelişme göstermiştir. Bu sektör genelde doğal kaynaklara, enerji ve Pamuk'a dayaldır. İki büyük petrol rafınerisinin yıllık kapasitesi 55 milyon tondur. Çimento, suni gübre, bira, konserve, meşrubat, et sanayi, süt sanayi, yem sanayi önemli gelişmeler göstermiştir. Makine endüstrisi, petrol makinaları, vantilatör ve buldozer'dir.


Ulaştırma


Türkmenistan ulaşımını, demiryolu, karayolu, havayolu ve deniz yoluyla yapmaktadır. Demiryolları, ağının uzunluğu 2.138 km dir. Yük taşımacılığı demir yollarına kaydırılmış olup bu yolların hir hölümü de çift hatlıdır. Türkmenistan demiryolları İngiltere Rusya-Çin hattı üzerinde önemli bir bağlantı noktalarınını, ileride oluşturacaktır. Karayolu: Türkınenistanda 21.400 km uzunluğunda bir karayolu ağı bulunmaktadır. Deniz yolu olarak Hazar Denizi kıyısındaki Krasnovodsk (Türkmenbaşı) limanı önemli bir ulaşım merkezidir. îleride nehiryollarıy'a Avrupa'ya bağlanması düşünülmektedir. Havayolu ulaşımı ise Aşgabat Türkmenbaşı hava limanından yapılmaktadır.


Eğitim


12 Nisan 1993 tarihinden itibaren Kiril harfleri bırakılarak belli bir süreç sonra Latin harflerine (alfabesine) geçilmesi kararlaştırılmıştır.
Türkmenistan'da 8 yıllık zoruıılu eğitim bulunrnaktadır. Ayrıca 8 yıllık meslek okulları ve bunlara bağlı 4 yıllık yüksek eğitim okulları vardır.
Ülkede Makdum Kulu Devlet Üniversitesi ve Türkmenistan Bilimler Akadenıisi mevcuttur.


Sağlık ve Sosyal Güvenlik

Sağlık hizmctleri tamamen devlet tarafınndan verilmekte olup, askeri ve demiryolu personeli kendi kurumları tarafından bıı hizmeti almaktadır.
Sağlık sektörü dört bölümde yürütülmckledir.
  • Araşıtrma hastahaneleri
  • îl şehir düzeyinde sağlık kuruluşları, doğumevi ve dispan.serleri
  • îlçe düzeyinde sağlık kuruluşları
  • Köylerde, köy hastalıaneleri, doğumevleri
Bunlann yanında koruyucu sağlık hizmetleri de sağlık sektöründe önemli yer tutar.
Türkmenistanda sosyal yardımın büyük çoğunluğu emekli fonundan karşılanmaktadır.
Emekli ve Sosyal Güvenlik fonları çalışırken Maliye Bakanlığının kestiği kesintilerle ödenmektedir.
Türkmenistan'a T.C. tarafından büyük yatırımlar götürülmüştür. Türkmenistan, BM'e diğer uluslararası kuruluşlara üyedir.

Devlet Televizyon Kuruluşu vardır. Özel televizyon yayını bulunmaktadır.

aLintidir...
hoSSohbeT isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Digg this Post!Bookmark Post in Technorati
Alıntı ile Cevapla
Alt 03-03-07, 22:04   #8
Özel Erkek Üye
 
Üyelik tarihi: 20-03-05
Yaş: 12
Mesajlar: 16,863
Tecrübe Puanı: 123506 hoSSohbeT 1000 hoSSohbeT 1000 hoSSohbeT 1000 hoSSohbeT 1000 hoSSohbeT 1000 hoSSohbeT 1000 hoSSohbeT 1000 hoSSohbeT 1000 hoSSohbeT 1000 hoSSohbeT 1000 hoSSohbeT 1000
Özerk Türk yurtları

Özerk Türk yurtları

TATARİSTAN ÖZERK CUMHURIYETİ




Rusya Federasyonu'na bağlı Özerk Cumhuriyettir.

30 Ağustos 1991 tarihinde Özerkliğine kavuşmuştur.
Yüzölçümü :68.000km2
Nüfusu : 3.642.000
Başkenti : Kazan



TATARLAR KIRIM - KAZAN ve İDÎL TATARLARI


İdil-Kama bulgarları ile 13. yy. da Orta Asya'dan bu bölgeye gelen Kıpçak Kuman Türklerinin torunlan olarak verilmektedirler. Tatar adı kaynaklarda iki Türk boyu için kullanılmaktadır. Bunlar Kazanlılar ve Kırımlılardır.

Tatarlar bugün Rusya Federasyonunda, Ukrayna'da ve Kafkaslarda, yedi milyonun üzerinde yaşamaktadırlar. Tatarların tarihinde ilk olarak on beşinci y.y. dan sonra Kırım ve Kazan Tatar Hanlıkları kurulmuştur.





KIRIM TATARLARI




Karadeniz'in kuzeyindeki yarımadadan adını alan bu Türk boyu, Orta Asya'dan 1500 yıl önce Kırım'a göç eden Hun, Kıpçak, Peçenek, Hazar ve Oğuz boylarından oluşmaktadır.

Güçlü, şanlı ve büyük bir devlet olarak Kırım Yarımadası'na ve Karadeniz'in kuzeyindeki Kıpçak topraklarına egemen olan Kırım Türkleri - Tatarları, Moskova'ya da girerek Moskova prensliğinivergiye bağlamışlardır. Kırım, karadan Kırım Hanı 1. Mengeli Geray, denizden de Gedik Ahmet Paşa tarafından kuşatılarak Osmanlı topraklarına katılmıştır.

18. yy. kadar Kırım Hanlığı adı altında egemenliklerini sürdürmüşlerse de 18. y.y da Çarlık Rusyası'nın egemenliği altına girmişler, bu arada da Osmanlı împaratorluğu'na büyük göçler etmişlerdir. îkinci Dünya Savaşı öncesi ise Kırım SSCB Özerk bölgesi olarak isimlendirilmiş ancak, îkinci Dünya Savaşında Alman ordularıyla işbirliği yaptıklan gerekçesiyle Stalin tarafından Orta Asya'ya ve Sibirya'ya sürülmüşlerdir. Bu Sürgün yaşamları SSCB'nin 1991'de çökmesine kadar devamı etmiştir. Bu tarihten sonra ise Anayurtları olan Kırım'a-Bahçesaray'a dönmek için büyiik girişim ve çaba göstermişler, yer yer de yurtlarına dönmüşlerdir.
Hemen şunu belirtelim ki Rusya'da yaşayan Türklerin içinde Azerbaycan'ın yanında ulusçuluk duygulannın geliştiği halk Tatarlardır. îsmail Gaspıral'ı 1883 te Bahçesaray'da çıkarmaya başladığı "Tercüman" gazetesi ile Türklük bilincini yaymış "dilde, fıkirde, iş de" birlik idealini savunmuştur. Yusuf Akçura, Gazi Giray bu düşüncelerin yanında yer almışlardır.

Halen Ukrayna'ya bağlı Kırım Özerk Parlamentosunda, Kırım Tatarlarından seçilmiş 14 milletvekili vardır. 1991'den sonra Kırım Hükümetinden bir başkan yardımcılığı, 2 bakanlık almıştır.

Kırım'ın tarihi, coğrafi, sosyal ve siyasal önemi büyüktür. Bu nedenle Türkiye Cumhuriyeti her bakımdan Kırım'a yardım elini uzatmakta ve Türkiye'nin kuzey komşusu Ukrayna ve Rusya Federasyonuyla ilişkilerinde Kınm Tatar-Türklerinin köprü görevini görebileceği inancını taşımaktadır.



İDİL-VOLGA TATARLARI (KAZAN)


Bugünkü Kazan Tatarları İdil-Kama Bulgarları ile 13. yy da Orta Asya'dan Kazan bölgesine gelen Kıpçak Kuman Türkleridir.

1920 de Kazan bölgesinde Tatar Özerk SSCB kurmuşlardır. Tatarların bir bölümü bugün Özerk Başkır Rusya Federasyonun'da yaşamakta olup bunları Rusya'nın Güney steplerinden gelen göçebe Türkler oluşturmuştur. Ayrıca Tatarların % 20 si Orta Asya'da, Özbekistan'da, Kazakistan'da olup 500 bin Tatar da Sibirya da yerleşmiştir. Aynca, Türkiye'ye de Tatar göçü olmuştur.

Tatarlarda kentleşme oranı yüksek ve uygar (medeni) bir yapıları vardır. Kazan da bir Devlet Üniversitesi bulunmakta olup eski ve edebi dile, tarihsel geleneğe, güçlü bir burjuvaziye ve çok sayıda aydına sahiptirler. Kiiltür dili olarak Kazan Tatarcasını kullanırlar.

Kazan Tatarları üstün bir konukseverliğe sahiptirler. Bütün evrensel ve iyi değerleri taşımaktadırlar. Uygarlık ölçüleri yüksektir. Cana ve insana yakındırlar. Sıcak yaradılışlı olup güven vericidirler. Tarihten gelen Tatar Halkının ve Hanlarının onur duygularını taşımaktadırlar.

Bugün Rusya Federasyonunu içinde Özerk Tataristan Cumhuriyeti kurulmuştur. Başkenti Kazan'dır. Tataristaıı'ın nüfusu 3.640.000 dır. Yüzölçümü ise 68.000 km2 dir.

Kazan, görkemli yapılarıyla, geniş caddeleriyle, kültür ve sanat yapıtlarıyla (doğal güzellikleriyle), müzeleriyle, yeşil alanlarıyla önemlidir.



Ekonomik Durum


Tatar ekonomisi tarım ve hayvancılığa bağlı olmakla birlikte, deri, kumaş, °°°°l işleme ve petrol üretimi, doğal gaz, uçak fabrikası, bilgisayar ve optik aletler fabrikaları bulunmaktadır. Endüstri de gelişmiştir. Ortalama yılda 100 milyon ton petrol üretmektedir.
Gıda, içki, tütün, dokuma, orman ürünleri, kağıt, lastik, plastik, sanayii, kimya, gübre, cam, elektrik, gemi inşaat, demirçelik, çimento, elektronik, uçak, imalat, sanayii kollarıda gelişmiştir.


Ulaştırma


Demiryolıı, denizyolu. havayolu, karayolıı ve boru hatlanyla ulaştırma yapılmaktadır.


Eğitim


Eğitim Rusça ve Tatarca yapılmaktadır. Okur yazar oranı % 100 dür. 1925-26 yılından sonra latin harflerine geçmişlerdir. Tataristanda eğitimin milli yönü ağır basmaktadır. Ülkede 13 üniversitede, 70.000 öğrenci bulunmaktadır. Kazan Üniversitesi, Avrupa'nın üçüncü en eski üniversitesidir. Ana okulu 63 olup 58.000 öğrenci okumakta, 2320 orta okulda ise (10 yıllık) 505.000 öğrenci bulunmaktadır. Ayrıca ülkede 1800 kiitüphane vardır ve 135 gazete çıkarılmaktadır. 14. yy da müslümanlığı kabul eden Tatarlar, Türkistan'ın islamlaşmasında önemli yer tutmuşlardır. Rusya Federasyonu'nun en zengin ve en gelişmiş Özerk Cumhuriyetidir.

aLintidir...
hoSSohbeT isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Digg this Post!Bookmark Post in Technorati
Alıntı ile Cevapla
Alt 03-03-07, 22:05   #9
Özel Erkek Üye
 
Üyelik tarihi: 20-03-05
Yaş: 12
Mesajlar: 16,863
Tecrübe Puanı: 123506 hoSSohbeT 1000 hoSSohbeT 1000 hoSSohbeT 1000 hoSSohbeT 1000 hoSSohbeT 1000 hoSSohbeT 1000 hoSSohbeT 1000 hoSSohbeT 1000 hoSSohbeT 1000 hoSSohbeT 1000 hoSSohbeT 1000
Doğu Türkistan Özerk Türk Cumhuriyeti

Doğu Türkistan Özerk Türk Cumhuriyeti Bayrağı




Doğu Türkistan Özerk Türk Cumhuriyeti Haritası



Yüzölçümü : 1 828 418 km2
Nüfusu : 30 milyon (Yaklaşık)
Başkenti : Urumçi


COĞRAFİ KONUMU Sincan Uygur Özerk Bölgesi (Doğu Türkistan), Çin Halk Cumhuriyeti içerisinde ve ülkenin batı bölgesinde yeralmaktadırlar.

TARİHÇE

Uzun tarihi boyunca Doğu Türkistan, ‹ç ve Orta Asya'da kurulmuş olan Türk devletlerinin ve hanlıklarının merkezi olmuştur. M.Ö. 8-3 asırlarda İskitlere; M.Ö. 300- M.S. 93 yıllarında Hunlara; 522-744 döneminde Göktürk İmparatorluğuna; 744-840 devresinde Uygur devletine; 751-870 Karluk ve Karahanlılar İmparatorluğuna ve Saidiye Hanlığına merkez olan (1509-1679) bu Türk yurdu, tarihte daima önemli olmuş ve dikkatleri üzerine çekmiştir. 8. ve 18. asırlar arasındaki bin yıllık dönem, Çin İmparatorluğu ile önemli derecede kültürel ve siyasî işbirliğinin gerçekleştirildiği bir barış dönemi olmuştur. Ancak bu barış dönemi, Doğu Türkistan'ın 1759 yılında Çin Mançu İmparatorluğu'nun işgali ile son bulmuştur. 1759'dan bu yana Doğu Türkistan'da 200'den fazla silahlı ayaklanma olmuş ve Doğu Türkistan halkı 3 defa hürriyetin tadını tatma fırsatı bulmuştur. 1863'te bağımsızlığına kavuşan Doğu Türkistan'da Yakup Han başkanlığında "Doğu Türkistan İslâm Devleti" kurulmuş ve bu devlet; Osmanlılar, İngiltere ve Rusya tarafından resmen tanınmıştır. Ancak bu bağımsız Türk devletinin ömrü kısa sürmüş ve 1876 yılında Çin-Mançu devletince yeniden işgal edilmiş ve 1884'te Sincan "Yeni Toprak" adıyla Çin İmparatorluğuna bağlanmıştır. 20. asrın başlarında Ortaasya'da oluşan milliyetçilik akımı neticesinde 1933 yılında Kaşgar'da Doğu Türkistan İslâm Cumhuriyeti kurulmuştur. Bu Cumhuriyetin ömrü 1937'de sona ermiştir. 1944'de Gulca şehri Çinlilerden temizlenmiş, "Üç Vilayet İnkılâbı" olarak bilinen bu ayaklanmalar neticesinde Doğu Türkistan Türkleri, Ali Han Töre başkanlığında Doğu Türkistan Cumhuriyeti'ni kurmuştur. Bütün Çin'e hakim olan Komünist Çin Kuvvetleri, 1949'da Stalin'in de onayı ile Doğu Türkistan'a girerek bu tarihi Türk ülkesini resmen işgal etmiştir.

YÖNETİM BİÇİMİ

Özerk bölge içinde etnik grupların dağılımına göre 8 Ağustos 1952'de 10 ayrı muhtar bölge tesis edilmiştir. Sincan (Uygur) Özerk Bölgesi bunlardan biri ise de, yönetim hakları, Pekin yönetimince çiğnenmektedir. Tüm idarede bütün yetkiler Çinlilerdedir. Özerk yönetim organlarında görevlendirilen etnik unsurların siyasî, ekonomik ve askerî karar verme, denetleme yetkileri Çin Komünist Partisi kontrolü altındadır.

İDARİ YAPI


Çin Komünist Partisi tarafından bölgeye vali görevlendirilmektedir. Valinin mutlaka Çin Komünist Partisi üyesi olması şart koşulmaktadır. Doğu Türkistan'da Sincan Uygur Özerk Bölgesi'nden başka aynı haklara sahip 7 organ daha vardır.

1- Sincan Askeri Bölge Komutanlığı
2- Sincan Askeri Üretim ve İnşaat Bölge Komutanlığı
3- Sincan Komünist Partisi
4- Sincan Halk Kurultayı Daimi Komitesi
5- Disiplin Kontrol Komitesi
6- Siyasî Danışma Konseyi
7- Sincan Devlet Savunma Güçleri Genel Komutanlığı

DEMOGRAFİK DURUM


Çinliler : 16 890 000
Uygurlar : 12 500 000
Huiler : 600 000
Kazaklar : 1 100 000
Mançular : 90 000
Kırgızlar : 150 000
Dongkianglar : 40 000
Tacikler : 33 000
Tibetliler : 5 000
Özbekler : 15 000
Davaniler : 5 000
Sarı Uygurlar : 11 000
Salar : 3 000
Tatarlar : 5 000
Ruslar : 3 000
Boanlar : 300


EKONOMİ


Doğu Türkistan; petrol, wolfram, altın, kömür, uranyum gibi stratejik hammaddelere ve sayısız yeraltı ve yerüstü zenginliklerine sahip bir ülkedir. Çin'de mevcut 148 madenin 118 çeşidi Doğu Türkistan'dan çıkarılmaktadır. Doğu Türkistan'da şimdiye kadar 5000 yerde maden ocağı işletmeye açılmış olup; Çin'deki toplam maden ocaklarının %85'ini teşkil eder. Yaklaşık 500 bölgeden "petrol", 30 bölgeden "doğalgaz" çıkarılmaktadır. Petrol rezervi 8 milyar ton olarak tespit edilmiştir. Her yıl 10 milyon ton petrol Çin'e taşınmaktadır. Çin'in kömür rezervinin yarısı Doğu Türkistan'dadır. Yıllık "altın" üretimi 360 kg. civarındadır. Uranyum, wolfram gibi stratejik madenlerle tuz ve renkli kristal taşları Doğu Türkistan'ın başlıca yeraltı ürünlerindendir. 150 bin km2 tarım arazisine, bir o kadar ekilebilen toprağa ve 12 bin km2 genişliğinde ormanlık alana sahip Doğu Türkistan yaylalarında 60 milyona yakın küçük ve büyükbaş hayvan beslenmektedir. Sanayi kuruluşlarında çalışanların %90'ını ve petrol tesislerinde çalışanların %99'unu bölgeye yerleştirilen Çinliler oluşturmaktadır.

KÜLTÜREL YAPI


Sincan Uygur Özerk Bölgesi'nde halkın % 50'si Uygur Türkçesi ile konuşmaktadır. 1000 seneden beri kullandıkları Arap Alfabesi Çin hükümeti tarafından 23.10.1969 tarihinde tamamen yasaklanmıştır. Onun yerine Çin fonetiğine uygun olarak hazırlanan Latin Alfabesi kabul ettirilmiştir 1980'li yıllarda Uygur aydınlarının hazırlamış oldukları, Uygur fonetiğine uygun Kiril Alfabesi projesi Pekin tarafından reddedilmiştir. Bunun yanında halkın büyük çoğunluğunun Türk olması sebebiyle Doğu Türkistan'da her şeye rağmen Türkçe konuşulmaktadır. Eski bir Türk yurdu olan Doğu Türkistan, Türklerin ilk yerleşik hayata başladığı yurtlardan biridir, Uygur mimarisi ise dünyaca meşhurdur ve Türk-İslam mimarisi özelliklerini ihtiva eder. Yeni Uygur edebiyatı dönemi (XIX.yy. Uygur edebiyatı) Doğu Türkistan'daki Çin istilâ ordularını, Çin hakimiyetini ve onlara karşı yapılan mücadeleleri işleyen eserlerin çok olduğu bir dönemdir. Ortaya çıkan edebî eserler, Uygur Türklerinde meydana gelen yeni millî edebiyatın temelini oluşturmuştur.

EĞİTİM-ÖĞRETİM


Doğu Türkistan'da okuma-yazma bilmeyenlerin oranı % 58-60 civarındadır. Yayınların ise ancak %16'sı Uygur Türkçesiyledir. Doğu Türkistan bölgesinin tarihi, kültürü ve etnik geçmişine dair bilgilerin resmî yorumdan farklı olarak verilmesi yasaklanmıştır. Öğretim kurumlarının yabancı ülkelerdeki öğretim kurumlarıyla doğrudan ilişki kurmaları da yasaklanmıştır. Aksi hareket edenler ise en ağır cezalara çarptırılmaktadır. Her sene alfabe değiştirilmesi yüzünden çocukların eğitimi eksik kalmakta ve öğrenim görmeleri engellenmektedir.

aLintidir...
hoSSohbeT isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Digg this Post!Bookmark Post in Technorati
Alıntı ile Cevapla
Alt 03-03-07, 22:07   #10
Özel Erkek Üye
 
Üyelik tarihi: 20-03-05
Yaş: 12
Mesajlar: 16,863
Tecrübe Puanı: 123506 hoSSohbeT 1000 hoSSohbeT 1000 hoSSohbeT 1000 hoSSohbeT 1000 hoSSohbeT 1000 hoSSohbeT 1000 hoSSohbeT 1000 hoSSohbeT 1000 hoSSohbeT 1000 hoSSohbeT 1000 hoSSohbeT 1000
Hakasya Özerk Cumhuriyetİ




HAKASYA ÖZERK CÜMHURIYETİ

Tarihi

Hakaslar Türk boyu olup Güney Doğu Sibirya da yaşamaktadır. Hakaslar 18. yy. da Sovyetler Birliğine katılırnş, 1930 da Özerk bölge statüsüne kavuşmuşlardır. Hakaslar Budist, ürtodoks, Hristiyan ve Müslüman inancına sahiptirler.
Hakasların iki biıı yılı aşan tarihleri onların bir Kırgız grubu olduğunu göstermektedir.



Tanrı Dağı Kırgızlarının dünyaca ünlü büyük destanları Manas da bu tarihi olaydan bahsetmektedir. Manas Dcstanı'nın anlattığına göre Tanrı Dağı Kırgızları Yenisey bölgesinden bugünkü vatanlarıiki Manas Han önderliğinde göç etmişlerdir. IXX yüzyıl Çin kaynakları Kırgızlardan "Heges" veya "KieKiaSe" adıyla bahsetmektedir. Sonraki yıllarda Tanrı Dağı Kırgız boylarının Müslümanlaşma ve yaşanılan bölgeler arasındaki mesafenin uzak olması nedeniyle Y'enisey Kırgızları'nın ayrı bir kiınlik benimsemesini ve Hakas adını kabullenmeleri sonucunu doğurmuştur.


Coğrafi Yapı

Yiizölçümü 61.900 km2 dir.
Yenisey Irmağının yukarı kesimindeki geniş Minusiıısk Havzasının batı yarısında yer alır. Yenisey Irmağının kollarından, Abakan Irmağı bölgenin ortasından geçer. Irmak vadisinin güneyinde, Karagoş Dağında 2.930 m'ye kadar yükselen Batı Sayan Dağları bulunur. Kuzeyindeki Akaban ile Kuznetsk Alatau Dağlarının cn yüksek noktasıyla 2.178 m yüksekliğindeki Verhni Zub'dur. Kapalı havuzda kurak ve sert bir kara iklimi egemendir. Bu nedenle alçak kesimler bozkırlar ve ormanlık alanlarla kaplıdır. Ama 1954'ten sonra özelliklede Bakir ve boş topraklann çoğu tarıma açılmıçtır. Dağlar çam, köknar ve ladin ormanlarıyla kaplıdır.


Nüfus

Hakaslar eskiden göçebe olaıı Sibiryalı bir Türk halkıdır. Ama göniimüzde bölge nüfusunun yaklaşık % 80'ini Ruslar oluşturur.
Toplam nüfıısu 498.384 olan Hakas Mulıtar Bölgesi nüfusunun ancak % 11.1'i Türk'dür.
1989 nüfus sayımına göre nüfusları 110.000 olan Hakas'lar başlıca Krasnoyarsk Kray'ına bağlı olan Hakas Muhtar Bölgesinde yaşamaktadırlar. Hakasların Kırgız ve Sagay diye iki kolu bulunur.


İdari Yapı

İdari merkezi Abakan'ın dışında Minusinsk kenti bulunmaktadır.
Güney Doğu Sibirya'da bulunan bu bölge, Rusya'nın Krasnoyarks vilayetine bağlıdır. Rıısya'nın oluşumunda ve 18. yüzyılda Rusya'ya katılmış, 1930'da Muhtar Bölge olarak yer almıştır.


Ekononıik Yapısı

Hakas Muhtar Bölgesi, ekonomik kaynaklardan kömür, demir, altın, mermer vs. sanayi bakımından zengindir. Ayrıca kereste işletme sanayii gelişmiştir. Ekonomi tarım ve hayvancılığa (özellikle küçükbaş) dayanmaktadır. Bitki üretimi de yeterli düzeydedir.


Koyun ve keçi besiciliği hala önemli bir ekonomik etkinliktir. Alçak kesimlerde gerçekleştirilen sulama projeleri otlaklarda beslenen hayvan sayısını, ekili arazilerin yüzölçümünü ve başta buğday, yulaf, darı ve patates olmak üzere tarımsal üretimi artırmıştır. Rusların bölgeye yerleşmesinede etkili olan bakır madenciliği 18. yy'dan beri önemini korumaktadır. Abaza ve Teya'da zengin demir cevherleri. yukarı Çulım'da altın, Çemogorsk'ta kömür, Aksiz'de barit çıkartılmaktadır. Bölgede ayrıca bakırtungsten yatakları da vardır. Ormanlar önemli bir kereste kaynağıdır.


Enerji

1980'lerin başında Yenisey Irmağı üzerindeki Sayanagorsk'ta yapılan 6.400 megavat kapasiteli hidroelektrik santralından Minusinsk Havzasındaki sanayi için gerekli enerjinin sağlanması planlanmış ve elektrik enerjisi gereksinimini karşılamaktadır.


Eğitim ve Kültür

Hakasya'da 269 ortaokulda (91 bin öğrenci), 7 Anaokulunda (770 öğrenci), 1 üniversitede (6500 öğrenci) bulunmaktadır. Eğitim sistemi devletin mülkiyetindedir. Burada yılda 15.000 kitap, 1 detgi (2200 tiraj), 1 gazete bulunmaktadır. 250 kütüphane, 1 müze^ 1 tiyatro, 280 kliip vardır.


Dil

Hakas'ca Uygur şivesine yakındır. Bugün bir yazı diline sahip olan Hakaslar'ın dil ve edebiyat enstitüleri mevcuttur.
Güney Sibirya'da yaşayan Hakas Türklerinin kullandığı Türk lehçesi, Türk dillerinin sınıflandınlmasında Doğu Türkçesi öbeğine girer. Hakaslar Çarlık döneminde zorla kabul ettirilen Kiril alfabesini Sovyet Devriminden sonra bırakıp Latin alfabesine geçmişler, ama 1939'dan sonra yeniden Rus alfabesini kullanmak zorunda kalmışlardır. Moğolca ve Çince öğelerin de rastlandığı Hakasça'nın sözcük dağarcığı daha çok ortak Türkçe'nin sözcüklerinden oluşur. Belli başlı ses değişimlerine ömek olarak b/p (bar "var" / Par, biz / pis). d/z (aday "ayak" / azak), y/c (yahşi "güzel" / cahşi, yıl / cıl), z/s (yüz / çüş) gösterilebilir.
Hakaslar zengin bir halk edebiyatı geleneğine sahiptirler. Türkolog W. Radloffun Hakas lehçesi edebiyatı ve etnografyasıyla ilgili geniç çalışmaları vardır.

aLintidir...
hoSSohbeT isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Digg this Post!Bookmark Post in Technorati
Alıntı ile Cevapla
Cevapla

  • Submit Thread to Digg Digg
  • Submit Thread to del.icio.us del.icio.us
  • Submit Thread to StumbleUpon StumbleUpon
  • Submit Thread to Google Google
  • Bookmarks

    Seçenekler
    Stil

    Yetkileriniz
    You may not post new threads
    You may not post replies
    You may not post attachments
    You may not edit your posts

    BB code is Açık
    Smileler Açık
    [IMG] Kodları Açık
    HTML-KodlarıKapalı
    Trackbacks are Açık
    Pingbacks are Açık
    Refbacks are Açık


    Benzer Konular
    Konu Konuyu Başlatan Forum Cevaplar Son Mesaj
    Tum ''Türk Destanları''nın Birer Özeti.. AngyaL Genel Tarih 2 14-03-10 15:29
    TÜrklerİn İmparatorluk Kurma Ve YÜceltmesİndekİ AnlayiŞ Ayşin Her Telden 0 24-01-07 12:28
    TÜrk MÜzİk Tarİhİne Genel BakiŞ Ayşin Her Telden 0 23-01-07 13:13
    A'dan Z'ye Mustafa Kemal Atatürk'ün Sözleri Ayşin Gündemdeki Haberler 0 10-01-07 12:48
    TÜRK DÜNYASI’NIN JEOPOLİTİK ÖNEMİ!!!! Yayamaz Kayimca Bilelim - Öğrenelim 0 27-12-06 01:00


    Bütün Zaman Ayarları WEZ olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 06:13 .


    Powered by vBulletin Version 3.8.7
    Copyright ©2000 - 2012, Jelsoft Enterprises Ltd.
    Search Engine Friendly URLs by vBSEO 3.5.0 RC2
    Sohbet ve Sohbet odalari sitesi

    Sohbet Chat Forum Oyunlar1