hoSSohbeT.com  Sohbet  forumlari

Anasayfa Bugünki Mesajlar Forumları Okundu Kabul Et
Geri git   hoSSohbeT.com Sohbet forumlari > Tarih Kültür Sanat Forumu > Genel Kültür Bilim Tarih > Genel Tarih
Kayıt ol Yardım Sohbet Gazete oku Diyetsaglik Üye Listesi Ajanda Arama Bugünki Mesajlar Forumları Okundu Kabul Et

Genel Tarih Osmanlı Tarihi, İslam Tarihi, Dünya Tarihi ve Türk Tarihi Paylaşımlarımız



Cevapla
 
LinkBack Seçenekler Stil
Alt 20-11-11, 16:31   #1
Banned
 
Üyelik tarihi: 24-07-09
Nerden: AsKoRoZ / Rize
Yaş: 27
Mesajlar: 1,294
Tecrübe Puanı: 0 Kuzey_Cephesi 1000 Kuzey_Cephesi 1000 Kuzey_Cephesi 1000 Kuzey_Cephesi 1000 Kuzey_Cephesi 1000 Kuzey_Cephesi 1000 Kuzey_Cephesi 1000 Kuzey_Cephesi 1000 Kuzey_Cephesi 1000 Kuzey_Cephesi 1000 Kuzey_Cephesi 1000
Türkiyede Zorunlu Askerlik Tarihçesi

Os ma nlı Devl eti'nde ordunun büyük bölümü, 1826'da Ye n ç eri Oc a ğı kaldırılıncaya kadar tımarlı sipahiler ve yeniçerilerden oluşuyordu. Y en ç eriler düzenli ordunun sürekli askerleriydi. Tım arlı si p ahi ler ise yalnızca savaş zamanlarında orduya katılırlardı. Yeniçeri Ocağı'nın kaldırılmasından sonra bir süre süresiz askerlik uygulandı. 1843'te kura usulü kabul edildi. Buna göre askere alınan kişiler, beş yıl zorunlu askerlik yapıyordu. Sonraki yedi yıl için yedeğe ayrılıyor ve bu süre içinde yılda bir ay askerlik eğitimi görüyorlardı. 1869'da zorunlu askerlik süresi altı yıl, yedek askerlik süresi de 14 yıl olarak belirlendi. 1916'da, Osmanlı uyruğundaki herkesin askere alınması zorunluluğu getirildi. 45 yaşına kadar herkes yedek asker sayıldı.

1916'da çıkarılan bir yasaya göre Türkiye Cumhuriyeti uyruğundaki her erkek 20 yaşına geldiğinde ilk askerlik yoklamasını yaptırır. Günümüzde uzun dönem (tam dönem) askerlik 15 aydır. Ye d ek su ba y olanların hizmet süreleri 12 ay, kısa dönem erbaşlarınki ise 6 aydır.


Ülkemizde 1926 da 40 aya varan ileriki süreçlerde belirli yıllarda 15 aya kadar düşmüştür


Ülkemizde Askerliğin tartışıldığı şu Günlerde Bazı Kendini Bilmez Yada Çok Şey bildiğini Kendine Ordinaryus Havası Veren SALAKLAR şu Soruyuda Sorar Olmustur Efendım Mimar Sinan Askerlik Yapmışmıydıki Bizde Yapıyoruz Buyrun MİMAR SİNANIN ASKERİ KÜNYESİ


Mimar Sinan, 1490’da, Kayseri'nin Ağırnas köyünde dünyaya geldi.
22 yaşında, Yavuz Sultan Selim’in hükümdarlığı sırasında başlatılan ve Rumeli'de olduğu gibi Anadolu'dan da asker devşirmeyi öngören yeni bir uygulama nedeniyle İstanbul Kanatlarımın Altında'a gelişinin ardından, orduya asker yetiştiren Acemi Oğlanlar Ocağı'na giren ve dülgerliği öğrenen Sinan, burada, yapı işlerinde de görev alırken, çağın önde gelen mimarlarının yanında çalışma fırsatını da elde etti.

1514'te Çaldıran Savaşı ve 1516 – 1520 arasında yapılan Mısır seferlerinden sonra, İstanbul'a dönüşünün ardından Yeniçeri Ocağı'na alınan Sinan, Kanuni döneminde, 1521'de katıldığı Belgrad, 1522'deki Rodos seferlerinden sonra subaylığa yükseldi.

1526 yılında, yayabaşı olarak çıktığı Mohaç seferinden sonra, cephane sorumlusu görevi verilen Mimar Sinan, 1529'da Viyana, 1529 - 1532 arasında Almanya, 1532-1535 arasında da Irak’a düzenlenen, Bağdat ve Tebriz seferlerine katıldı.

Son Bağdat seferinde, Van Gölü'nün üstünden geçecek üç geminin yapımını başarıyla tamamlaması, Sinan’a haseki ünvanını getirdi.

1536'da Pulya seferlerinin ardından çıkılan, 1538 yılındaki Moldova seferinde, Prut Irmağı üstünde yaptığı bir köprüyle dikkatleri üstüne çekerek, Yüksek Dergah Mimarları Başkanı olan ve 1539’da, Mimar Acem Ali'nin ölümü üzerine onun yerine Saray Başmimarı olan Sinan, ölümüne kadar, güncel devlet sisteminde bayındırlık bakanlığı adını almış bu görevi sürdürdü.

Daha sonra ordunun yapı ihtiyacını karşılamaya yönelik kollarda çeşitli görevler üstlenen ve bu çalışmalarıyla öne çıkan Sinan, katıldığı yapım ve onarım çalışmalarıyla ve orduyla birlikte sefere gittiği yerlerde gözlemlediği farklı mimari yapılarla kendini eğitti.

Osmanlı'nın en güçlü çağında yaşayan ve Kanuni Sultan Süleyman, II. Selim ve III. Murat olmak üzere, üç padişah döneminde mimarbaşılık eden Mimar Sinan, imparatorluğun gücünü simgeleyen mimarlık başyapıtlarının tasarlanıp uygulanmasında en büyük rolün sahibiydi.



Burda Şuan Benım Merak Ettiğim Manisa Kırkağaç - İzmir foça- Bolu dağ komando - ısparta eğridir dağ komando - Kayseri hava indirme komando - Şuan ben bu yazıyı yazdığımda mutmelen bu bırlıklerde 40,000 ıne yakın acemi eğitimde olan komando var bedelliyı heleki vıcdani reddi duyduklarındaki düşüncelerini hiç düşündünüzmü ? zira bende manisa kırkağaçtan çıkma olduğum halde aradan 6 yıl geçmesine rağmen ben böyle düşünurken onların ordaki isyanını görmemek hangı vebale sığar kim bilir
Kuzey_Cephesi isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Digg this Post!Bookmark Post in Technorati
Alıntı ile Cevapla
Cevapla

  • Submit Thread to Digg Digg
  • Submit Thread to del.icio.us del.icio.us
  • Submit Thread to StumbleUpon StumbleUpon
  • Submit Thread to Google Google
  • Bookmarks

    Seçenekler
    Stil

    Yetkileriniz
    You may not post new threads
    You may not post replies
    You may not post attachments
    You may not edit your posts

    BB code is Açık
    Smileler Açık
    [IMG] Kodları Açık
    HTML-KodlarıKapalı
    Trackbacks are Açık
    Pingbacks are Açık
    Refbacks are Açık



    Bütün Zaman Ayarları WEZ olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 05:58 .


    Powered by vBulletin Version 3.8.7
    Copyright ©2000 - 2012, Jelsoft Enterprises Ltd.
    Search Engine Friendly URLs by vBSEO 3.5.0 RC2
    Sohbet ve Sohbet odalari sitesi

    Sohbet Chat Forum Oyunlar1