hoSSohbeT.com  Sohbet  forumlari

Anasayfa Bugünki Mesajlar Forumları Okundu Kabul Et
Geri git   hoSSohbeT.com Sohbet forumlari > Tarih Kültür Sanat Forumu > Genel Kültür Bilim Tarih > Genel Tarih
Kayıt ol Yardım Sohbet Gazete oku Diyetsaglik Üye Listesi Ajanda Arama Bugünki Mesajlar Forumları Okundu Kabul Et

Genel Tarih Osmanlı Tarihi, İslam Tarihi, Dünya Tarihi ve Türk Tarihi Paylaşımlarımız



Cevapla
 
LinkBack Seçenekler Stil
Alt 22-03-11, 19:09   #1
Psikolojik Deli
 
PySSyCaT - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 29-08-07
Nerden: Bermuda Üçgeninden
Mesajlar: 15,513
Tecrübe Puanı: 211514 PySSyCaT 1000 PySSyCaT 1000 PySSyCaT 1000 PySSyCaT 1000 PySSyCaT 1000 PySSyCaT 1000 PySSyCaT 1000 PySSyCaT 1000 PySSyCaT 1000 PySSyCaT 1000 PySSyCaT 1000
Bu topraklarımızı vatan yapan şehitlerimizi saygıyla anıyoruz....

Çanakkale Savaşı yalnız bizim tarihimizin değil yakın dünya tarihinin en önemli savaşlarından biridir. Çanakkale Boğazı'nı savaş gemileriyle zorlayarak aşma, böylece İstanbul'a kavuşma isteği Avrupa büyük devletlerinin öteden beri özlemidir.



1914 yılında I. Dünya Savaşı'nın başlamasıyla İtilaf devletleri bu isteklerini gerçekleştirme fırsatının doğduğuna inandılar. Bu inançla İngiltere ve Fransa işbirliği yaparak 3 Kasım 1914 günü alacakaranlıkta Bozcaada'dan Boğaz'ın ağzına doğru yaklaştılar. Buradan istihkamlarımıza doğru ateş açtılar, İngilizler Seddülbahir ve Ertuğrul tabyalarını, Fransızlar da Anadolu yakasında Kumkale ve Orhaniye tabyalarını havantopu ile dövdüler.


Cephaneliğimize isabet eden top mermisiyle on bir ton barut havaya uçtu, subay ve erlerimiz şehit düştü, İngiliz Donanma Komutanı Amiral Carden Çanakkale önlerinde gösteriler yaptı, düşman denizaltıları boğazı geçmeye kalktılar.

24 Kasım 1914 günü bir Fransız denizaltısı Boğaz sularında görüldü. bu denizaltıyı gören topçularımız düşman üstüne ateş yağdırmaya başladı. 2 Aralık günü İngiliz denizaltısı da bir deneme yaptı. Derinden engelleri aşarak Boğaz'a girdi. Yediyüzelli metre ilerde bulunan Mesudiye zırhlısına torpil atarak bu gemimizi batırdı. Zırhlımızda bulunan subaylardan on'u ve erlerimizden yirmi dördü şehit düştü.

19 Şubat 1915 günü düşman savaş gemileri öğleye kadar uzun menzilli bir bombardımana girişti. Boğaz'a iyice sokuldular. Tabyalarımız akşama doğru düşman savaş gemilerine karşılık verdi. Ertuğrul ve Orhaniye tabyalarından atılan ateş karşısında düşman oldukça bocaladı.

İtilaf devletleri gemileri diledikleri gibi ilerleyemiyor, amaçlarına ulaşamıyordu. Lodos fırtınasını başarısızlıklarının nedeni olarak görüyorlardı. Havalar düzelince yeni saldırılar düzenlendi. Yine sonuç alınamayınca düşman gemilerine komuta eden Amiral Carden görevden alındı. Yerine 17 Mart 1915 günü Robeck atandı. Yeni komutan 18 Mart 1915 günü donan*mayla Boğaz'a saldıracağını, yakında İstanbul'da olacağını Londra'ya bildirdi.

Bu arada Çanakkale Müstahkem Mevki Komutanı Albay Cevat Çobanlı 17/18 Mart gecesi boğaz'a mayın hattı döşenmesi emrini verdi. Aldığı emir gereği Binbaşı Nazmi Bey Nusret Mayın gemisi ile o gece yirmi altı mayın, Boğaz'a on birinci hat olarak döşendi. Boğaz'daki mayın sayısı on bir hat olarak 400'ü aşmıştı.

18 Mart 1915: İngiliz ve Fransız savaş gemilerinden oluşan, o dönemin en büyük deniz gücü, üç filo olarak sabahleyin Çanakkale Boğazı'na girdi. Bu donanmanın ilk grubunu oluşturan filoda, İngilizlerin Queen Elizabeth zırhlısı ile İnflexible, Lord Nelson ve Agamemnon savaş gemileri bulunuyordu.

İkinci grupta İngiliz Kalyon Kaptanı komutasında Ocean, İrresistible, Wengeance Majestic gibi savaş gemileri yer almıştı. Üçüncü filo ise Prince, Bouvet, Suffren gibi Fransız savaş gemilerinden oluşuyordu.

İngilizler ve Fransızlar zayıf Türk savunmasını kolayca susturarak Boğaz'ı kolayca geçebileceklerim umuyorlardı. Bu umut ve güvenle 18 Mart 1915 günü düşman savaş gemileri şiddetli bir ateşe başladılar. Rumeli Mecidiyesiyle merkez bataryaları şiddetli bir ateşe tutuldu. Boğazdaki düşman gemileri Hamidiye istihkamlarına yüklendi. Bunu gören Dardanos bataryaları ateşi üzerlerine çekmeye çalıştı. Az sonra, tüm gemiler, Dardanos'a saldırdı. Dardanos tabyamız saldırılara şiddetle karşı koydu. Bu arada Mesudiye tabyası da ateşe başlamıştı. Mesudiye üzerine ateş açılınca Hamidiye onun yardımına koştu. Bu arada kıyı bataryalarımız düşman üstüne ateş yağdırmaya başladılar. Bunalan düşman kaçmak isterken topçu atışlarıyla karşılaşıyordu. Düşman gemilerine göz açtırılmıyordu. Karşılıklı bu korkunç bombardıman bir saat kadar sürdü. Bu karşılıklı bombardımanı bir yabancı yazar şöyle anlatıyor:

«İnsan manzarayı gözlerinin önünde canlandırabilir. Kaleler, toz duman bulutları içinde kaybolmuşlarda Yıkıntıların arasından arada bir alevler yükseliyordu. Gemiler, çevrelerinde fışkıran sayısız su sütun*ları arasında yavaş yavaş hareket ediyorlar, bazen duman ve serpintiler arasında iyice görünmez oluyorlardı. Tepelerden ateş eden havan toplarının alevleri görülüyor, ağır toplar yer sarsıntıları gibi gümbürdüyordu.»

Bombardıman sırasında Türk tabya ve bataryaları büyük zarar görmüştü. Amiral Robeck Fransız gemilerini geri çekerek İngiliz savaş gemilerini ileri sürdü. Tam bu sırada müthiş patlamalar oldu. Bouvet ve Suffren savaş gemileri mayına çarparak sarsıldılar, manevra kabiliyetini kaybettiler. Bir gece önce Nusret mayın gemisinin döşediği mayınlar görevlerini yapmışlardı. Boğazın berrak sulan üzerinde bir dev gibi yatan Bouvet ve Suffren'e tarihi Hamidiye bataryamızın keskin nişancıları ateş açtılar. Çanakkale Geçilmez kitabının yazarı Alan Moorehead olayı şöyle anlatıyor.

«Saat 13.45'de Suffren'in az gerisindeki Bouvet müthiş bir patla*mayla sarsıldı. Güverteden göğe kesif bir duman yükseldi. Gittikçe hızlanarak yana yattı, devrilip gözden kayboldu. Olayı görenlerden birinin ifadesine göre «Bir tabak, suda nasıl kayıp giderse o da öylece kayıp gitti.»

Türk tabyaları, Boğaz'ı geçmeye çalışan düşman gemilerine durmadan ateş ettiler. Bu arada düşman Boğazdaki mayınları temizlemek için mayın tarayıcılarını boğaza soktu. Tabyalarımız mayın tarayıcılarına ateş açtılar. Açılan ateş yağmur gibi yağmaya başlayınca düşmanlar panik içinde kaçtılar. Bu arada düşman savaş gemilerinden İnflexible, İrressitible büyük hasar gördü. Batanlar oldu. Daha sonra Queen Elisabeth ve Agamemnon yaralandı. İtilaf devletleri Çanakkale Boğazı'nı denizden aşamadılar. Büyük kayıplar vererek: Çanakkale Boğazı'nın geçilemeyeceğini öğrendiler.

İtilaf devletleri Çanakkale Boğazı'nın savaş gemileri ile aşamayınca bu kez çıkarma yapmayı planladılar. Artık Çanakkale kara savaşları başlı*yordu. Kara savaşında düşmanın nereden çıkarma yapabileceği tartışıldı. Mustafa Kemal Kabatepe ve Seddülbahir'den, Alman komutan Von Sanders ise Bolayır ve Anadolu yakasından çıkarma yapılabileceği görüşündeydi. Alman komutanı Von Sanders'in görüşü ağır bastı, ve askerler o yöreye yerleştirildi.

Düşman güçleri 25 Nisan 1918 sabahı Mustafa Kemal'in düşündüğü noktadan saldırdı. 19. Tümen Komutanı Mustafa Kemal Kocaçimen'de Conkbayır'da, savaştı. Cephanesi biten askerlere:

— Süngü tak emrini verdi. Daha sonra ;
— «Ben size taarruz emretmiyorum. Ölmeyi emrediyorum. Biz ölünceye kadar geçecek zaman içinde yerimize başka kuvvetler ve başka komutanlar geçebilir» dedi. Tarihin bu en büyük siper savaşı başlamıştı. Siperler arası uzaklık sekiz on metre kadardı. Türk siperlerinden hiçbir asker ayrılmıyordu. Şehit düşenlerin yeri hemen dolduruluyordu. Her adım başına bir mermi düşüyor; toprak adeta tüterek kaynıyordu. Düşman dalgalar halinde Conkbayır'a doğru ilerliyordu. Bu arada Mustafa Kemal, Anafartalar Grup Komutanlığına atandı. Anafartalar Savaşı'nda düşmanın attığı şarapnel misketi Mustafa Kemal'in göğsüne isabet etti. Ancak cebindeki saate çarptığından bir şey olmadı.

Kısa sürede Türk ordusu her yerde büyük başarılar kazandı. Düşman şaşkına döndü, bozguna uğradı. Çanakkale kara savaşlarının en önemli cepheleri; Kumkale, Beşike, Bolayır, Seddülbahir, Anbumu, Kabatepe, Conkbayırı ve Anafartalar'dır. 19 - 20 Aralıkta Anafartalar ve Arıburnu cephesi, 8 - 9 Ocak'ta Seddülbahir düşmanlar tarafından boşaltıldı. Böylece 1915 baharında parlak umutlarla karaya ayak basan birleşik düşman ordusu 1916 kışında bozguna uğrayarak çekip gitti.


Çanakkale savaşlarında 250 binin üzerinde askerimiz şehit düştü. Düşman kayıpları ise bu rakamın üstündedir.

Çanakkale savaşlarının unutulmaz kahramanı, Anafartalar Grup Komutanı Mustafa Kemal'in başarısı ilerde başlayacak Ulusal Kurtuluş Savaşı'mızın kaynağı oldu.

Bağımsızlığımızı savunmak, yurt topraklarımızı korumak için yapılan savaşlar kutsaldır. Çanakkale, Ulusal Kurtuluş Savaşımız kutsal destan savaşlara birer örnektir.

Bu zaferde katkısı bulunan herkeze milyon kere teşekkürler,Bize bağımsız bir vatan bıraktıkları için...

Allah hepsinin mekanını cennet nasip eylesin....


aLinti
__________________
Eğil kulak ver ceddine TÜRKE kefen biçmek hangi itin haddine..!!!


PySSyCaT isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Digg this Post!Bookmark Post in Technorati
Alıntı ile Cevapla
Alt 22-03-11, 19:11   #2
Psikolojik Deli
 
PySSyCaT - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 29-08-07
Nerden: Bermuda Üçgeninden
Mesajlar: 15,513
Tecrübe Puanı: 211514 PySSyCaT 1000 PySSyCaT 1000 PySSyCaT 1000 PySSyCaT 1000 PySSyCaT 1000 PySSyCaT 1000 PySSyCaT 1000 PySSyCaT 1000 PySSyCaT 1000 PySSyCaT 1000 PySSyCaT 1000
Cevap: Bu topraklarımızı vatan yapan şehitlerimizi saygıyla anıyoruz....

PySSyCaT isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Digg this Post!Bookmark Post in Technorati
Alıntı ile Cevapla
Alt 22-03-11, 19:11   #3
Psikolojik Deli
 
PySSyCaT - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 29-08-07
Nerden: Bermuda Üçgeninden
Mesajlar: 15,513
Tecrübe Puanı: 211514 PySSyCaT 1000 PySSyCaT 1000 PySSyCaT 1000 PySSyCaT 1000 PySSyCaT 1000 PySSyCaT 1000 PySSyCaT 1000 PySSyCaT 1000 PySSyCaT 1000 PySSyCaT 1000 PySSyCaT 1000
Cevap: Bu topraklarımızı vatan yapan şehitlerimizi saygıyla anıyoruz....

PySSyCaT isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Digg this Post!Bookmark Post in Technorati
Alıntı ile Cevapla
Alt 22-03-11, 19:11   #4
Psikolojik Deli
 
PySSyCaT - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 29-08-07
Nerden: Bermuda Üçgeninden
Mesajlar: 15,513
Tecrübe Puanı: 211514 PySSyCaT 1000 PySSyCaT 1000 PySSyCaT 1000 PySSyCaT 1000 PySSyCaT 1000 PySSyCaT 1000 PySSyCaT 1000 PySSyCaT 1000 PySSyCaT 1000 PySSyCaT 1000 PySSyCaT 1000
Cevap: Bu topraklarımızı vatan yapan şehitlerimizi saygıyla anıyoruz....

PySSyCaT isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Digg this Post!Bookmark Post in Technorati
Alıntı ile Cevapla
Alt 22-03-11, 19:12   #5
Psikolojik Deli
 
PySSyCaT - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 29-08-07
Nerden: Bermuda Üçgeninden
Mesajlar: 15,513
Tecrübe Puanı: 211514 PySSyCaT 1000 PySSyCaT 1000 PySSyCaT 1000 PySSyCaT 1000 PySSyCaT 1000 PySSyCaT 1000 PySSyCaT 1000 PySSyCaT 1000 PySSyCaT 1000 PySSyCaT 1000 PySSyCaT 1000
Cevap: Bu topraklarımızı vatan yapan şehitlerimizi saygıyla anıyoruz....

PySSyCaT isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Digg this Post!Bookmark Post in Technorati
Alıntı ile Cevapla
Alt 22-03-11, 19:12   #6
Psikolojik Deli
 
PySSyCaT - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 29-08-07
Nerden: Bermuda Üçgeninden
Mesajlar: 15,513
Tecrübe Puanı: 211514 PySSyCaT 1000 PySSyCaT 1000 PySSyCaT 1000 PySSyCaT 1000 PySSyCaT 1000 PySSyCaT 1000 PySSyCaT 1000 PySSyCaT 1000 PySSyCaT 1000 PySSyCaT 1000 PySSyCaT 1000
Cevap: Bu topraklarımızı vatan yapan şehitlerimizi saygıyla anıyoruz....

PySSyCaT isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Digg this Post!Bookmark Post in Technorati
Alıntı ile Cevapla
Alt 22-03-11, 19:12   #7
Psikolojik Deli
 
PySSyCaT - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 29-08-07
Nerden: Bermuda Üçgeninden
Mesajlar: 15,513
Tecrübe Puanı: 211514 PySSyCaT 1000 PySSyCaT 1000 PySSyCaT 1000 PySSyCaT 1000 PySSyCaT 1000 PySSyCaT 1000 PySSyCaT 1000 PySSyCaT 1000 PySSyCaT 1000 PySSyCaT 1000 PySSyCaT 1000
Cevap: Bu topraklarımızı vatan yapan şehitlerimizi saygıyla anıyoruz....



Çanakkale Savaşlar’ında savaşıp, bir kolu ile bir ayağını kaybeden Fransız
Generali Bridges, yurduna döndükten sonra anlattığı bir savaş hatırasında
şöyle diyor:

“Fransızlar, Türkler gibi mert bir milletle savaştıkları için daima iftihar
edebilirsiniz. Hiç unutmam.Savaş sahasında döğüş bitmişti.Yaralı ve ölülerin
arasında dolaşıyorduk az evvel, Türk ve Fransız askerleri süngü süngüye
gelip ağır zaliyat vermişlerdi.Bu sırada gördüğüm bir hadiseyi ömrüm boyunca
unutamayacağım.Yerde bir Fransız askeri yatıyor, bir Türk askeride kendi
göleğini yırtmış onun yaralarını sarıyor, kanlarını temizliyordu.Tercüman
vasıtası ile şöyle bir konuşma yaptık:
- Niçin öldürmek istediğin askere yardım ediyorsun? Mecalsiz haldeki Türk
askeri şu karşılığı verdi:
“Bu Fransız yaralanınca cebinden yaşlı bir kadın resmi çıkardı.Birşeyler
söyledi, anlamadım ama herhalde annesi olacaktı.Benim ise kimsem yok.İstedim
ki, o kurtulsun, anasının yanına dönsün”. Bu asil ve alicenap duygu
karşısında hüngür hüngür ağlamaya başladım.Bu sırada, emir subayım Türk
askerinin yakasını açtı.O anda gördüğüm manzaradan yanaklarımdan sızan
yaşlarımı dondurduğunu hissettim.Çünkü, Türk askerinin göğsünde bizim
askerinkinden çok ağır bir süngü yarası vardı ve bu yaraya bir tutan ot
tıkamıştı.Az sonra ikisi de öldüler…”

Fransız Generali BRIDGES
Çanakkale Savaşları komutanı
PySSyCaT isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Digg this Post!Bookmark Post in Technorati
Alıntı ile Cevapla
Alt 22-03-11, 19:12   #8
Psikolojik Deli
 
PySSyCaT - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 29-08-07
Nerden: Bermuda Üçgeninden
Mesajlar: 15,513
Tecrübe Puanı: 211514 PySSyCaT 1000 PySSyCaT 1000 PySSyCaT 1000 PySSyCaT 1000 PySSyCaT 1000 PySSyCaT 1000 PySSyCaT 1000 PySSyCaT 1000 PySSyCaT 1000 PySSyCaT 1000 PySSyCaT 1000
Cevap: Bu topraklarımızı vatan yapan şehitlerimizi saygıyla anıyoruz....

Çanakkale Şehitlerine

On sekiz Mart günü tarihe geçti,
Bir destan yazıldı Çanakkale'de!
On binlerce düşman Ceddime hiçti,
Bir destan yazıldı Çanakkale'de!

İngiliz yurduma göz dikmiş meğer,
Fransız halkıma hiç vermez değer,
Türk Milleti buna boyun mu eğer?
Bir destan yazıldı Çanakkale'de!

Hileyle Anzak'ı sürerler öne,
Dualar ediyor Fatma’yla Döne!
Kurşunlar yağıyor hemen her yöne,
Bir destan yazıldı Çanakkale'de!

Soluyormuş düşman öfke burnunda,
Bırakmaz Bayrağı süngü karnında!
Mehmetçik ant içmiş Arıburnu'nda,
Bir destan yazıldı Çanakkale'de!

Bir gülle yolladı Mehmet Onbaşı,
Düşman gemisini sardı telaşı,
Sorarım size; bu neyin savaşı?
Bir destan yazıldı Çanakkale'de!

Bitse de rengarenk ot çayırında,
Şehitler yatıyor bak bayırında!
Anafartalar'da, Conkbayırı'nda,
Bir destan yazıldı Çanakkale'de!

Geçmez vatanından, geçer aşından,
Vurulmuş yatıyor Ya Rab başından!
'Şehittir' yazıyor mezar taşından!
Bir destan yazıldı Çanakkale'de

Abbas YURT
PySSyCaT isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Digg this Post!Bookmark Post in Technorati
Alıntı ile Cevapla
Alt 22-03-11, 19:13   #9
Psikolojik Deli
 
PySSyCaT - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 29-08-07
Nerden: Bermuda Üçgeninden
Mesajlar: 15,513
Tecrübe Puanı: 211514 PySSyCaT 1000 PySSyCaT 1000 PySSyCaT 1000 PySSyCaT 1000 PySSyCaT 1000 PySSyCaT 1000 PySSyCaT 1000 PySSyCaT 1000 PySSyCaT 1000 PySSyCaT 1000 PySSyCaT 1000
Cevap: Bu topraklarımızı vatan yapan şehitlerimizi saygıyla anıyoruz....

ÇANAKKALE ŞEHİTLERİNE



Şu Boğaz harbi nedir? Var mı ki dünyâda eşi?
En kesif orduların yükleniyor dördü beşi
-Tepeden yol bularak geçmek için Marmara’ya-
Kaç donanmayla sarılmış ufacık bir karaya
Ne hayâsızca tehaşşüd ki ufuklar kapalı!
Nerde-gösterdiği vahşetle 'bu: bir Avrupalı'
Dedirir-Yırtıcı, his yoksulu, sırtlan kümesi,
Varsa gelmiş, açılıp mahbesi, yâhud kafesi!
Eski Dünyâ, yeni Dünyâ, bütün akvâm-ı beşer,
Kaynıyor kum gibi, mahşer mi, hakikat mahşer
Yedi iklimi cihânın duruyor karşında,
Ostralya'yla beraber bakıyorsun: Kanada!
Çehreler başka, lisanlar, deriler rengârenk:
Sâde bir hâdise var ortada: Vahşetler denk
Kimi Hindû, kimi yamyam, kimi bilmem ne belâ
Hani, tâuna da züldür bu rezil istilâ!
Ah o yirminci asır yok mu, o mahlûk-i asil,
Ne kadar gözdesi mevcûd ise hakkıyle, sefil,
Kustu Mehmedciğin aylarca durup karşısına;
Döktü karnındaki esrârı hayâsızcasına
Maske yırtılmasa hâlâ bize âfetti o yüz
Medeniyyet denilen kahbe, hakikat, yüzsüz
Sonra mel'undaki tahribe müvekkel esbâb,
Öyle müdhiş ki: Eder her biri bir mülkü harâb

Öteden sâikalar parçalıyor âfâkı;
Beriden zelzeleler kaldırıyor a'mâkı;
Bomba şimşekleri beyninden inip her siperin;
Sönüyor göğsünün üstünde o arslan neferin
Yerin altında cehennem gibi binlerce lağam,
Atılan her lağamın yaktığı: Yüzlerce adam
Ölüm indirmede gökler, ölü püskürmede yer;
O ne müdhiş tipidir: Savrulur enkaaz-ı beşer
Kafa, göz, gövde, bacak, kol, çene, parmak, el, ayak,
Boşanır sırtlara vâdilere, sağnak sağnak
Saçıyor zırha bürünmüş de o nâmerd eller,
Yıldırım yaylımı tûfanlar, alevden seller
Veriyor yangını, durmuş da açık sinelere,
Sürü halinde gezerken sayısız teyyâre
Top tüfekten daha sık, gülle yağan mermiler
Kahraman orduyu seyret ki bu tehdide güler!
Ne çelik tabyalar ister, ne siner hasmından;
Alınır kal'â mı göğsündeki kat kat iman?
Hangi kuvvet onu, hâşâ, edecek kahrına râm?
Çünkü te'sis-i İlahi o metin istihkâm

Sarılır, indirilir mevki-i müstahkemler,
Beşerin azmini tevkif edemez sun'-i beşer;
Bu göğüslerse Hudâ'nın ebedi serhaddi;
'O benim sun'-i bedi'im, onu çiğnetme' dedi
Asım'ın neslidiyordum yanesilmiş gerçek:
İşte çiğnetmedi nâmusunu, çiğnetmiyecek
Şühedâ gövdesi, bir baksana, dağlar, taşlar
O, rükû olmasa, dünyâda eğilmez başlar,
Vurulup tertemiz alnından, uzanmış yatıyor,
Bir hilâl uğruna, yâ Rab, ne güneşler batıyor!
Ey, bu topraklar için toprağa düşmüş asker!
Gökten ecdâd inerek öpse o pâk alnı değer
Ne büyüksün ki kanın kurtarıyor tevhidi
Bedr'in arslanları ancak, bu kadar şanlı idi
Sana dar gelmiyecek makberi kimler kazsın?
'Gömelim gel seni tarihe' desem, sığmazsın
Herc ü merc ettiğin edvâra da yetmez o kitâb
Seni ancak ebediyyetler eder istiâb
'Bu, taşındır' diyerek Kâ'be'yi diksem başına;
Ruhumun vahyini duysam da geçirsem taşına;
Sonra gök kubbeyi alsam da, ridâ namıyle,
Kanayan lâhdine çeksem bütün ecrâmıyle;
Mor bulutlarla açık türbene çatsam da tavan,
Yedi kandilli Süreyyâ'yı uzatsam oradan;
Sen bu âvizenin altında, bürünmüş kanına,
Uzanırken, gece mehtâbı getirsem yanına,
Türbedârın gibi tâ fecre kadar bekletsem;
Gündüzün fecr ile âvizeni lebriz etsem;
Tüllenen mağribi, akşamları sarsam yarana
Yine bir şey yapabildim diyemem hâtırana
Sen ki, son ehl-i salibin kırarak savletini,
Şarkın en sevgili sultânı Salâhaddin'i,
Kılıç Arslan gibi iclâline ettin hayran
Sen ki, İslam'ı kuşatmış, boğuyorken hüsran,
O demir çenberi göğsünde kırıp parçaladın;
Sen ki, rûhunla beraber gezer ecrâmı adın;
Sen ki, a'sâra gömülsen taşacaksınHeyhât,
Sana gelmez bu ufuklar, seni almaz bu cihât
Ey şehid oğlu şehid, isteme benden makber,
Sana âgûşunu açmış duruyor Peygamber

Mehmet Akif Ersoy


PySSyCaT isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Digg this Post!Bookmark Post in Technorati
Alıntı ile Cevapla
Alt 22-03-11, 19:13   #10
Psikolojik Deli
 
PySSyCaT - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 29-08-07
Nerden: Bermuda Üçgeninden
Mesajlar: 15,513
Tecrübe Puanı: 211514 PySSyCaT 1000 PySSyCaT 1000 PySSyCaT 1000 PySSyCaT 1000 PySSyCaT 1000 PySSyCaT 1000 PySSyCaT 1000 PySSyCaT 1000 PySSyCaT 1000 PySSyCaT 1000 PySSyCaT 1000
Cevap: Bu topraklarımızı vatan yapan şehitlerimizi saygıyla anıyoruz....

Çanakkale Zaferi..


Her şeyi hesaplayıp yurdumuzu böldüler
Bizi yok etmek için sürülerle geldiler
Türk’ü tanımadılar gafletlere daldılar

Mehmetçiği görünce kanı dondu kurudu
Mehmetçik şehit oldu vatanını korudu


Düşmanlar tekniğiyle işini kolay sandı
Her taraf cehennemdi ateş barut ve kandı
“Çanakkale geçilmez” o ne müthiş destandı

Can verdi Mehmetçikler vatanını korudu
“Ya ölüm Ya istiklâl” buydu şartı şurutu


Cephede her yer müthiş, kan barut kokuyordu
Mehmetçik mermisizdi süngüyü takıyordu
Ölüme emir almış dualar okuyordu

Taarruz için değil ölmek için yürüdü
Düşmana dehşet saldı vatanını korudu


İşte böyle ölümü ölümsüzlük bilmişler
Ne engin iman gücü, ölürkende gülmüşler
Anladı ki düşmanlar yanlış yere gelmişler

Onları aynı anda büyük korku bürüdü
Bizim şehitler ölmez onlar öldü çürüdü


Der Mikdatî askerin her biri bil ki zahit
Cengaverce savaştı vatan uğrunda şehit
Kazanmayı bildiler imanlarıydı ahit

Şadolsun ecdadımız vatanını korudu
Ölen düşmanları da Mehmetçikler kürüdü

Mikdat Bal

Çanakkale'nin 13 yaşındaki gönüllü bombacısı ....



Genelkurmay Başkanlığı, Türk milletinin kaderini değiştiren kahramanlık destanlarından Çanakkale Savaşlarına ait belge ve fotoğrafları internet sitesinde yayımladı





Muharebesinden Kesitler'' bölümünde, Anafartalar Grup Komutanı Albay Mustafa Kemal'den ''gönüllü bombacı'' 13 yaşındaki küçük bir çocuğa, 275 kilogramlık gülleyi tek başına sırtlayarak ''Ocean'' zırhlısını delip geçen Seyit Onbaşı'dan, Topçu Onbaşı Müstecip tarafından esir alınan ''Turkuvaz'' denizaltısına kadar Çanakkale Savaşlarına ışık tutan 28 fotoğraf var ''Gönüllü Bombacı'' başlıklı fotoğraf altında, ''Henüz 13 yaşında bir küçük delikanlı" yazısı yer alıyor Cephe emirleri'nden örneklerin de bulunduğu bölümde, Albay Mustafa Kemal'in, Süvari 4'üncü Alay Komutanlığı'na gönderdiği 15 Eylül 1915 tarihli yazı da bulunuyor...
PySSyCaT isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Digg this Post!Bookmark Post in Technorati
Alıntı ile Cevapla
Cevapla

  • Submit Thread to Digg Digg
  • Submit Thread to del.icio.us del.icio.us
  • Submit Thread to StumbleUpon StumbleUpon
  • Submit Thread to Google Google
  • Bookmarks

    Seçenekler
    Stil

    Yetkileriniz
    You may not post new threads
    You may not post replies
    You may not post attachments
    You may not edit your posts

    BB code is Açık
    Smileler Açık
    [IMG] Kodları Açık
    HTML-KodlarıKapalı
    Trackbacks are Açık
    Pingbacks are Açık
    Refbacks are Açık



    Bütün Zaman Ayarları WEZ olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 05:26 .


    Powered by vBulletin Version 3.8.7
    Copyright ©2000 - 2012, Jelsoft Enterprises Ltd.
    Search Engine Friendly URLs by vBSEO 3.5.0 RC2
    Sohbet ve Sohbet odalari sitesi

    Sohbet Chat Forum Oyunlar1