hoSSohbeT.com  Sohbet  forumlari

Anasayfa Bugünki Mesajlar Forumları Okundu Kabul Et
Geri git   hoSSohbeT.com Sohbet forumlari > Sevgi - Aşk - Tutku > Forum Kahvesi
Kayıt ol Yardım Sohbet Gazete oku Diyetsaglik Üye Listesi Ajanda Arama Bugünki Mesajlar Forumları Okundu Kabul Et



Cevapla
 
LinkBack Seçenekler Stil
Alt 08-08-09, 22:30   #1
Xie
Dekan
 
Xie - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 03-04-08
Mesajlar: 12,754
Tecrübe Puanı: 54504 Xie 1000 Xie 1000 Xie 1000 Xie 1000 Xie 1000 Xie 1000 Xie 1000 Xie 1000 Xie 1000 Xie 1000 Xie 1000
Insanlık dünyasının en önemli hazinesi, anne yüreğidir.

Anne gitti mi herşey biter...

İNSANLIK DÜNYASININ


EN ÖNEMLİ HAZİNESİ, ANNE YÜREĞİDİR.
Bu sebeple, ne pahasına olursa olsun, o şefkat kaynağını korumalı ve kurtarmalıyız. Manevi yangınlardan ilk kurtarılacak olan değer, anne yürekleridir.
Bu gerçeği önce kızlarımıza anlatmak zorundayız.
Kendi değerlerinin farkına varmalılar. Kendilerini, bütün şer odaklarının saldırılarından korumalı, basit, geçici, fiziki bir takım zevkleri uğruna, hiçbir alçağın istismarına geçit vermemelidirler.
Anneler, iman, ahlak ve erdem ölçülerini hâkim etmek hususunda çabalarını yoğunlaştırmalı, gerçek insanlık değerlerine sahip evlat yetiştirmelidirler. Çünkü şikâyet edilen her erkek, aynı zamanda bir kadının, bir annenin eseridir.
Yani iş dönüp dolaşıp kadına, yani anneye gelmektedir. Anneleri korumak ve kurtarmak da öncelikle annelere düşmektedir. Bu sebeple, önce anneyi gerçekten anne yapmalı, bir şefkat kahramanına dönüştürmeliyiz.
Çünkü kadın kurtulursa, insan kurtulur.
İnsanın düzeldiği yerde, her şey düzeltilmiş olur.
Her insan, bir annenin eseridir.
Annedir yürekleri şefkatle yoğuran,
Annedir kalpleri sevgiye doyuran…

* * *
Osmanlı anaları yürekleriyle dağı, taşı, ovayı denizi, gölü, ağacı toprağı, suyu kavrayıp kuşatmıştı. Onların muhabbetiyle ve onlara muhabbetle, tabiat coşar, bereketini taşırır, aş, ekmek olur, varlığı doyururdu. Rahim isminin tecellisine mazhar o güzel gönüllülerle, her şey güzelleşir, gelişir ve fıtratına uygun bir biçimde bu dünyaya bir fayda sunar, görevini mükemmel biçimde yapıp giderdi.
Önce Osmanlı anasının iklimi, ortamı, atmosferi bozuldu. Sonra da, her şey çirkinleşti, kabalaştı, katılaştı, sevgisizleşti… Yalnız meyveler değil, ruhlar da hormonlandı. Sun'ilik herkesi ve her şeyi kapladı. Tabiattan uzaklaşmak, bir bakıma tabiatın yaratıcısından da uzaklaşmak anlamına geldi…
Tabii ki bu olumsuzluk, yavaş yavaş oldu, azar azar geldi, bu yüzden de hissedilmedi. Hatta olumsuz değişim fark edilmedi bile…
"Bize bir nazar oldu
Cumamız pazar oldu.
Bize her ne olduysa
Hep azar azar oldu."
Osmanlı'yı çözüp dağıtmak isteyen düşmanlar, ailenin önemini fark ettiler. Toplumumuzu ayakta tutan ailenin temelinde annelerimiz vardı. Anne yetiştiren anne yürekleri tahrip edilmeden Osmanlı çökertilemezdi. Evet, bu gerçeği gördüler ve insan yetiştiren ocağı, ailemizi ortadan kaldırmak için hücuma geçtiler. Şunu da apaçık gördüler ki, anne varken aile tahrip edilemezdi. Öyleyse, ilk hedef anne olmalıydı.
Kadın, cinsi bir meta haline getirilip, nefsinin esiri kılınırsa, annelik makamından da düşürülmüş olurdu. Bu yüzden, manevi topların ilk hedefi, şefkat kahramanı olan anneler oldu.
Batılı toplum mühendislerinden birinin, içimizdeki işbirlikçilerine verdiği şu emir, bahsinde bulunduğumuz konuyu bütünüyle özetlemektedir:
"Batılı bir topluma dönüşebilmeniz için, Kur'an'ı kapatın, kadınları açın!"
Aslında bu teklif, tek maddeden ibaret de olabilirdi.
Zira Kur'an kapandıkça açıldı kadınlar…
Kur'an kapandıkça kapandı iyiliğin, doğruluğun, güzelliğin yolları…
Annelerin şefkatli kucakları kapandı Kur'an kapandıkça…
Bunu anlayamayanlar, kadınlarımızı açıldıkça açılmaya, daha da, daha da açılıp saçılmaya teşvik edenleri de anlayamadılar. Kılık kıyafet üzerinde neden bu kadar çok durulduğuna şaşırıp durdular… Oysaki yapılan tersinden doğruydu. Toplumu tahrip için, aileyi, aileyi bitirmek için de anneyi ortadan kaldırmak gerekirdi.
Çıplaklığı çağdaşlık sanan kadın, büyük bir hızla annelikten uzaklaştı. Evlenmekten, evden, çocuktan kaçtı… Bu suretle toplum sevgiyi, şefkati, merhameti unutmaya başladı. Anneler gerçekten anne olmadan, insanlar yaratılış çizgilerini, yani normal olanı yakalayamazlar. Sevgisizleşmiş Batı toplumları bu gerçeğin en önemli göstergesidir. Bu sebeple de, onların Bağdat'ta bir damla petrol için, bin damla kan dökmeyi hoş görmelerine hiç şaşırmamak gerekir. Bu sebeple de, Bağdat'ın, Bağdatların kurtulması için, önce anne yüreklerinin kurtarılması gerekir diyoruz.

alinti

__________________
Xie isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Digg this Post!Bookmark Post in Technorati
Alıntı ile Cevapla
Cevapla

  • Submit Thread to Digg Digg
  • Submit Thread to del.icio.us del.icio.us
  • Submit Thread to StumbleUpon StumbleUpon
  • Submit Thread to Google Google
  • Bookmarks

    Seçenekler
    Stil

    Yetkileriniz
    You may not post new threads
    You may not post replies
    You may not post attachments
    You may not edit your posts

    BB code is Açık
    Smileler Açık
    [IMG] Kodları Açık
    HTML-KodlarıKapalı
    Trackbacks are Açık
    Pingbacks are Açık
    Refbacks are Açık



    Bütün Zaman Ayarları WEZ olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 03:24 .


    Powered by vBulletin Version 3.8.7
    Copyright ©2000 - 2012, Jelsoft Enterprises Ltd.
    Search Engine Friendly URLs by vBSEO 3.5.0 RC2
    Sohbet ve Sohbet odalari sitesi

    Sohbet Chat Forum Oyunlar1