hoSSohbeT.com  Sohbet  forumlari

Anasayfa Bugünki Mesajlar Forumları Okundu Kabul Et
Geri git   hoSSohbeT.com Sohbet forumlari > Tarih Kültür Sanat Forumu > Genel Kültür Bilim Tarih > Edebiyat
Kayıt ol Yardım Sohbet Gazete oku Diyetsaglik Üye Listesi Ajanda Arama Bugünki Mesajlar Forumları Okundu Kabul Et

Edebiyat Edebiyat üzerine her şey....



Cevapla
 
LinkBack Seçenekler Stil
Alt 12-08-11, 22:56   #1
Özel Erkek Üye
 
H1N1 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 11-08-11
Nerden: İstanbul
Mesajlar: 208
Tecrübe Puanı: 32 H1N1 1000 H1N1 1000 H1N1 1000 H1N1 1000 H1N1 1000 H1N1 1000 H1N1 1000 H1N1 1000 H1N1 1000 H1N1 1000 H1N1 1000
tahir ile zühre Hikayesi

Gecmis zamanda ve eski günlerde Zengin ve söhretli bir Padisah varmis, mali, mülkü, askeri, kisaca herseyi varmis .. Ancak cocugu olmuyormus. Doktorlara gitmis, derdine care bulamamistir. Bunlardan fayda göremeyince, kendisini eglenceye verip, yaptirdigi Bahceye gidip gelmeye baslar. Bir gün veziri ile carsida dolasmaya cikar, "her kim bana altin verirse, tanri onun muradini versin" diyen bir dilenciye para verir. Oradan ayrilip bahceye dogru giderler, ve bir agacin altina otururlar.

Ileride bir agacin altinda yasli bir Dervis görürler, onun yanina giderler, Dervis, "marifetlerim vardir" deyince, Padisah gönlünden geceni bilmesini ister. Derviste Padisah ve Vezirin cocugunun olmadigini, evlat istediklerini bilir. Bunun üzerine dervisten yardim isterler, Derviste cebinden bir elma cikarir ve ikiye böler. Bu elmalari yerlerse cocuklari oacagini, padisahin kizi ve vezirin oglu olacagini, ama onlari ayirmamalarini, evlendirmelerini söyler. Padisahta, vezirde cok sevinir. Aksam elmayi yerler, ve dokuz ay on gün sonra padisahin kizi, vezirinde oglu gelir dünyaya. Kizin adini Zühre, oglanin adini Tahir koyarlar.

Tahir ile Zühre birlikte büyürler. En taninmis hocalardan ders alirlar, ve cok zeki olduklarindan herseyi ögrenirler. Fakat on yasinda Zühre´nin gönlü Tahir´e düser ve uyurken Tahiri öper. Tahir cok kizar, cünki kardes olduklarini sanir. Birgün Zühre Tahiri yine öper ve Tahir´de Zühreyi döver. Zühre okadar üzülürki, Allah´a "Allahim, benim sevgimin yarisini Tahire ver" diye dua eder. Tahirde Zühreye asik olur. Bu sefer Zühre kendini naz´a ceker. Ancak kardes olmadiklarini ögrenen Tahir ile Zühre günden güne birbirine daha cok baglanirlar. Sazlarini alip bir birlerine Türkü söylerler.

Bunlari gören Arap Köle, padisahin karisina söyler, Padisah kizini Tahir´le evlendirmenin zamani geldigini söyler. Ancak karisi kizinin padisah ogluyla evlenmesini istemektedir. Padisah kendi gözleri ile asiklari görmek ister, ve görünce evlendirmeye karar verir. Bu arada Tahir rüyasinda iki kara köpegin kendisine saldirdigini görür ve rüyasi cikar. Padisahin karisi, padisaha sihirbaz cadinin yaptigi serbeti icirince, padisah Tahirden sogur ve onu saraydan kovar. Aski ile yanip tutusan Tahir, Zührenin köskünün önüne gelerek sitem dolu türküler söyler. Zührede olaylari dadisindan ögrenir ve her seyi Tahire aciklar.
Arap köle bunlari görünce yine padisaha haber verir. Bu sefer Padisah onu Mardin´e sürer. Mardinde yedi yil kalan Tahir Allaha dua eder, ve onu zindandan kurtarmasini ister.
Duasi kabul olur, Zindanin acilan kapisindan siyah atiyla Hizir gelir, ve onu atina alip, o uyurken Zührenin köskünün önüne birakir.
Zühre Tahiri dadisina gönderir. O günden sonra, her gece gizli gizli bulusup zevk ve sefa eylerler. Fakat bir gün rüyasinda Tahir, kara köpeklerin yine etrafini sardigini görür, rüyasi yine cikar, cünki Arap köle onlari yine görmüstür. Bunu Padisaha haber verir ve Tahir, üstü acik bir Sanikla Sat suyuna birakilir. Sat suyunun kenarindada Göl padisahinin Sarayi vardir. Zühre bunu bildigi icin Göl padisahinin kizina mektup yazar ve göl padisahinin kizlari Tahiri bulurlar.
Göl padisahinin 3 kizida Tahiri sevmektedir ve bir gün onu paylasamadiklari icin kavga ederken, Tahir bunlari duyar ve kacar.

Bir cesme basinda dua eder ve uyur. At sesiyle uyaninca yaninda bir Dervis görür. Yine ata biner ve gözlerini kapatir. Dervis "ac" dedigi zaman Tahir kendisini Zührenin köskü önünde bulur. Dadisina gider, dertlesirler.
Bir gün Davul Zurna sesleri duyar ve dadisindan Zührenin evlenecegini ögrenir. Kadin esvabi giyer ve dügüne gider. Kendini Zühreye tanitir. Ertesi gün Zühre ile anlasirlar, Hamama gitmek icin cikip kacmaya karar verirler. Ancak Arap kölede kadin kiligina girmis ve onlari görmüstür. Arap köle durumu padisaha haber verir, Padisah Tahiri yakalatir, Mecliste onu ve kizini anmadan üc hane türü söylerse affedecegini söyler.

Tahir iki haneyi söyler, fakat ücüncü hanede Zührenin iceri girdigini görür ve onun ismini kullanir, padisahta onun boynunu vurdurmaya karar verir.
Cellat Tahirin boyunun vurmadan önce, Tahir namaz kilip, Allah´a ruhunu almasi icin dua eder ve hemen ölür. Bunu gören Zühre aklini kacirir. Hekimler care bulamaz, hatta Tahirin etini yedirmeye kalkarlar, ama dadisindan bunu ögrenen Zühre cok kizar, Tahirin mezarina gider.
Allah´a ruhunu almasi icin dua eder ve ölür.
Mezara gelen Arap kölede Zühreye asik oldugu icin kendini hancere öldürür, Padisah kizini Tahire vermedigi icin pisman olur, ama is isten gecmistir coktan.
Bir süre sonra asiklara mezar yapilir, Arap kölede basuclarina gömülür, oradan gecenler Zührenin mezarinda beyaz bir gül fidani, Tahir´in üzerinde ide bir kirmizi gül fidani görürler, Arabin mezarinda da kara bir cali bitmistir.

Her sene asiklar baltalarla o caliyi keserler, ancak calinin yine bittigini görürler.
Ziyaretgah olan mezari asiklar ve bagri yaniklar sürekli ziyaret ederler ...
__________________
Yaşamıyorum'ki Yaşatılıyorum
H1N1 isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Digg this Post!Bookmark Post in Technorati
Alıntı ile Cevapla
Alt 12-08-11, 22:57   #2
Özel Erkek Üye
 
H1N1 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 11-08-11
Nerden: İstanbul
Mesajlar: 208
Tecrübe Puanı: 32 H1N1 1000 H1N1 1000 H1N1 1000 H1N1 1000 H1N1 1000 H1N1 1000 H1N1 1000 H1N1 1000 H1N1 1000 H1N1 1000 H1N1 1000
Cevap: tahir ile zühre Hikayesi

Asıl adı Ahmet Mirza olan Kerem, Islahan Şahının oğludur.Şahın hazinedarlığını yapan Ermeni Keşişinin kızı Aslı ile Kerem birbirlerini severler. Şah Keşişten kızı oğluna ister. Keşiş, bir müslümana kız vermek istemez. Fakat hükümdarın isteğini reddemez; bir mühlet ister ve bu mühletin içinde gizlice memleketten kaçar. Kerem de Aslı'nın peşinden yola düşer. İşte, Kerem'in sevdiği kızın ardınca bütün Anadolu'yu baştan başa gezmesi böylece başlar.

Kerem artık yanında sadık arkadaşı Sofu (Kerem'in dilinden: Sofu Kardeş), omuzunda sazı ile bir "Âşık" olmuştur. Her gittiği yerde, her rasladığına sazıyla ve yanık türküleriyle, Aslı'nın izini sorar, ona haber verenler de olur, vermeyenler de... Bazı defa nehirlere, dağlara, kayalara, dağlardaki hayvanlara derdini döker; yolunu bağlayan karlı, boranlı bellerden yol ister. Onun önüne çıkan engeller, bir defa inkisarına uğradılar mı iflah olmazlar. Kerem aşk ateşinde pişe pişe kemale erer, keramet sahibi olur. Allah onun her dileğini yerine getirir.
Bazı şehirlerde Kerem, Aslı Han'a bir zaman kavuşur. Keşişten habersizce bir müddet birbirlerine sevgilerini anlatırlar, dertlerini dökerler: Erzincan Bağlarında ve Kayseri'de olduğu gibi...Sonunda Kerem Aslı'sının peşinden Halep'e varır. Halep Paşasına kendini sevdirir: Paşa, Keşişi tehdit ederek kızını Kerem'e vermeye razı eder. İki sevdalının nikâhları kıyılır. Fakat kötü ruhlu Keşiş onlara son fenalığı yapar: Kızına sihirli bir gerdeklik gömlek giydirir. Bu gömlek son düğmesine kadar açılır, tekrar kapanır imiş. Kerem sevdiğinin düğmelerini bir türlü çözemez. yüreğinden kopup gelen ateşle yanar, kül olur.Kerem'in külleri dağılmasın diye bekleyen Aslı Han'ın saçları, küllerin içinde kalmış bir kıvılcımla tutuşur; iki âşığın ancak külleri birbirine kavuşur.
Sevgililerin birbirine kavuşmasıyla sona ermeyen bir macera olduğu için Kerem hikâyesi toy, düğün ve kış geceleri muhabbetlerinde eğlence vasıtası olan halk hikâyeleri arasında, çok sevildiği halde, başından sonuna kadar anlatılmaz, hattâ birçok yerlerde bunun anlatılmasını günah sayarlarmış. Kerem Erzurum'da hasta yatarken, Aslı Han'ın üç gün sonra geleceğini haber verirler.
O zaman şu türküyü söyler:

Bir han köşesinde kalmışam hasta
Gözlerim kapıda kulağım seste
Kendim gurbet elde gönül heveste
Gelme ecel gelme üç gün ara ver
Al benim sevdamı götür yâre ver.

Erzurum dağları duman dildedir
Başım yastıktadır gözüm yoldadır
Aslı hayın yârdır adam aldadır
Gelme ecel gelme üç gün ara ver
Al benim sevdamı götür yâre ver.

Erzurum dağları kardır geçilmez
Gizli sırdır her adama açılmaz
Ayrılık şerbeti zehir içilmez
Gelme ecel gelme üç gün ara ver
Al benim sevdamı götür yâre ver.

Felek sen mi kaldın bana gelecek
Akıttın göz yaşım kimler silecek
Kerem'e dediler Aslı'n gelecek
Gelme ecel gelme üç gün ara ver
Al benim sevdamı götür yâre ver.
H1N1 isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Digg this Post!Bookmark Post in Technorati
Alıntı ile Cevapla
Cevapla

  • Submit Thread to Digg Digg
  • Submit Thread to del.icio.us del.icio.us
  • Submit Thread to StumbleUpon StumbleUpon
  • Submit Thread to Google Google
  • Bookmarks

    Seçenekler
    Stil

    Yetkileriniz
    You may not post new threads
    You may not post replies
    You may not post attachments
    You may not edit your posts

    BB code is Açık
    Smileler Açık
    [IMG] Kodları Açık
    HTML-KodlarıAçık
    Trackbacks are Açık
    Pingbacks are Açık
    Refbacks are Açık



    Bütün Zaman Ayarları WEZ olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 16:44 .


    Powered by vBulletin Version 3.8.7
    Copyright ©2000 - 2012, Jelsoft Enterprises Ltd.
    Search Engine Friendly URLs by vBSEO 3.5.0 RC2
    Sohbet ve Sohbet odalari sitesi

    Sohbet Chat Forum Oyunlar1