hoSSohbeT.com  Sohbet  forumlari

Anasayfa Bugünki Mesajlar Forumları Okundu Kabul Et
Geri git   hoSSohbeT.com Sohbet forumlari > Tarih Kültür Sanat Forumu > Genel Kültür Bilim Tarih > Edebiyat
Kayıt ol Yardım Sohbet Gazete oku Diyetsaglik Üye Listesi Ajanda Arama Bugünki Mesajlar Forumları Okundu Kabul Et

Edebiyat Edebiyat üzerine her şey....



Cevapla
 
LinkBack Seçenekler Stil
Alt 16-01-10, 17:15   #1
Çalışkan üye
 
tess - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 04-02-08
Yaş: 63
Mesajlar: 151
Tecrübe Puanı: 9 tess 10
Mesaj Herta Müller

Herta Müller, çünkü...

1919'da yapılan barış antlaşmalarından sonra Avusturya Macaristan'ın eyaleti olan Banat, bir kısmı Macaristan'da kalmak üzere, Romanya ve yeni devlet Yugoslavya arasında bölünmüştü.

Bölgedeki küçüklü büyüklü köyler birbirinin aynı görünüyordu.

Çoğu Türk savaşlarından sonra boş olan bu büyük bahçeli, küçük evli köylerde oturanların Macar, Romen, Sırp, Alman, Bulgar hatta Doğu ve merkez Avrupa'dan buraya davet edilen Ruthenianlar olduklarını anlamak için tek gösterge bahçe ve ev kapılarının üzerindeki kilise işletmeleriydi.

Herta Müller işte bu köylerden biri olan, Romanya'ya bağlı Nitzkydorf ( Timeşvar) Köyü'nde büyüdü.

Sürgünde doğmak, hatta sürgün doğmaktı onunki...

Şiirlerinden birinde: " Saat dörttü akşamüstüydü ve ben beş yaşındaydım.
Çocukken bile otuzumun ortalarında gibiydim" der.

Bir yetişkinin veya hatta bir çocuğun köy hayatının yasaklarına karşı isyanı çok da şaşılacak bir şey olmasa gerek, ama 50'lerde Nitzkydorf Köyü'ne taze yaşanmış olaylar karşısında gerçekten de alışılmışın dışında bir sessizlik hâkimdi.

Herta Müller iki kere sürgün yaşadı; ilki köydeki evinden ve ikincisi 1987'de Almanya'ya gitmeden önce anavatanı olan Romanya'dan.

Daha önce verdiği bir röportajda Kuzey Romanya'ya yaptığı bir gezide karşısına çıkan ve bölgedeki Yahudilere ithaf edilen heykel önünde şöyle der:
" Hiçbir rehber kitap bu heykelden bahsetmez. Alman olan babamdan utanıyorum ve kendimi sessiz kalmış Romanya tarihinden ötürü küçük düşürülmüş ve aldatılmış hissediyorum."

Müller'in eserlerinden biri olan "Maramuresh'e Yaz Yolculuğu''nda geçen bir cümle şöyledir: "Birbirlerinin öldüğü her yerde, birileri de kendini evinde hisseder."

Müller'in hikâye ve denemelerinde açık seçik, huzursuz bir bakış vardır.

Ancak günümüz yazarlarından çok azı onun totaliter ve bölücü diktatör düşüncelere yaklaşımını, şiirsel, kişinin tenine işleyen, hafızalara kazınan anlatımını yakalayabilmiştir.

Müller edebiyat dalında 2009 Nobel Ödülü'ne layık gören İsveç akademisi kanımca iki şey yapmaya çalışıyor:
İlk olarak, bir kere daha, "güzel yazma''nın dar açılımıyla ne demek istediğini anlatmaya çalışan ve İngiliz dilini pazarlamayı güçlendiren İngiliz merkeziyetçiliğine meydan okuma.

Ve belki de İngiliz dilinin tüm evrenselliğine rağmen Avrupa edebiyatı ile yıldızı bir türli barışamayan İngiliz kültürünün karşısında Akademi, kendine en yakın yansımayı, en taşralı, en yöresel olanda görüyor.
M.Chalmers

























































































tess isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Digg this Post!Bookmark Post in Technorati
Alıntı ile Cevapla
Cevapla

  • Submit Thread to Digg Digg
  • Submit Thread to del.icio.us del.icio.us
  • Submit Thread to StumbleUpon StumbleUpon
  • Submit Thread to Google Google
  • Bookmarks

    Seçenekler
    Stil

    Yetkileriniz
    You may not post new threads
    You may not post replies
    You may not post attachments
    You may not edit your posts

    BB code is Açık
    Smileler Açık
    [IMG] Kodları Açık
    HTML-KodlarıAçık
    Trackbacks are Açık
    Pingbacks are Açık
    Refbacks are Açık



    Bütün Zaman Ayarları WEZ olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 16:08 .


    Powered by vBulletin Version 3.8.7
    Copyright ©2000 - 2012, Jelsoft Enterprises Ltd.
    Search Engine Friendly URLs by vBSEO 3.5.0 RC2
    Sohbet ve Sohbet odalari sitesi

    Sohbet Chat Forum Oyunlar1