hoSSohbeT.com  Sohbet  forumlari

Anasayfa Bugünki Mesajlar Forumları Okundu Kabul Et
Geri git   hoSSohbeT.com Sohbet forumlari > Sağlık Sorunları > Sağlık İle İlgili Herşey > Cinsel
Kayıt ol Yardım Sohbet Gazete oku Diyetsaglik Üye Listesi Ajanda Arama Bugünki Mesajlar Forumları Okundu Kabul Et

Cinsel Cinsel sağlık problemleri



Cevapla
 
LinkBack Seçenekler Stil
Alt 15-12-11, 22:46   #1
NazLı KıZ
 
DeRyAa - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 19-10-06
Nerden: Ne önemi vaR
Yaş: 27
Mesajlar: 5,317
Tecrübe Puanı: 14772 DeRyAa 1000 DeRyAa 1000 DeRyAa 1000 DeRyAa 1000 DeRyAa 1000 DeRyAa 1000 DeRyAa 1000 DeRyAa 1000 DeRyAa 1000 DeRyAa 1000 DeRyAa 1000
Cinsellik kadının görevi değil!



Cinsel Sağlık Enstitüsü Derneği’nin 3 yıl boyunca yaptığı saha çalışmaları korkunç bir gerçeği ortaya çıkardı.





Türkiye'de her 2 kadından biri fiziki şiddet görüyor.
Uzmanlara göre, kadına yönelik fiziksel şiddet, kadının sadece bedenine değil ruhuna da zarar veriyor. Yüzlerce, binlerce kadının aynı gün içinde şiddetin çeşitli şekillerine maruz kaldığına dikkat çeken uzmanlar, sadece Türkiye'de değil dünyada da pek çok kadına uygulanan fiziki şiddetin, kadınların cinsel yaşamlarında da derin yaralar açığının altını çiziyor.


''25 Kasım Kadına Yönelik Şiddetle Mücadele Günü"ne ilişkin değerlendirmelerde bulunan Cinsel Sağlık Enstitüsü Derneği (CİSED) Genel Başkanı Dr. Cem Keçe, Türk kadınının yüzde 80'inde cinsel işlev bozukluğu gözlendiğini açıkladı. Kadınların cinsel sorunlarının altında yatan en önemli nedenlerin başında şiddetin olduğunu vurgulayan Keçe, şiddet uygulanan kadının, psikolojik olarak hasar gördüğünü, kendine olan güveninin sarsıldığını ve özgüvenini kaybettiğini söyledi.Dr. Keçe, konuyla ilgili şunları kaydetti:


"CİNSELLİK 'KADINLIK GÖREVİ' DEĞİLDİR"


"Eşinden veya partnerinden kötü muamele, fiziksel şiddet gören, ilişkisinin cinsellik dışındaki alanlarında paylaşım hissetmeyen, cinsel ve duygusal ilişki ile ilgili beklentileri karşılanmayan kadınlarda cinsel isteksizliğe, cinsel tiksinti bozukluğuna, ağrılı cinsel ilişki olarak tanımlanan disparoniye, sekonder vajinismusa, orgazm olamamaya ve cinsel uyarılma bozukluklarına sıkça rastlanıyor. Bu nedenle cinsel uyarılma yaşayamayan kadın cinselliği haz almadan yaşar, ağrı duyar, yeterince uyarılamaz ve orgazm olamaz. Cinselliği istedikleri bir şey olarak değil, “kadınlık görevi” olarak algılayan ve fiziksel şiddet gördükleri halde evliliklerini devam ettirmek için kendilerini eşleriyle cinsel ilişki kurmak zorunda hisseden kadınların mutlu ve sağlıklı bir cinsellik yaşamaları mümkün değildir."


"YASA YAPMAK YETMEZ, UYGULANMALI"

CİSED Genel Başkanı Dr. Cem Keçe, TBMM Genel Kurulu'nun, "25 Kasım Kadına Yönelik Şiddetle Mücadele Günü" öncesinde, Kadınlara Yönelik Şiddet ve Aile İçi Şiddetin Önlenmesi ve Bunlarla Mücadeleye İlişkin Avrupa Konseyi Sözleşmesinin Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Tasarısı'nın yasalaşmasından duyduğu memnuniyeti dile getirdi. Türkiye'nin bu sözleşmeyi parlamentosunda imzalayan ilk ülke olmasının gurur verici bir gelişme olduğunu dile getiren Dr. Keçe, "Ancak mesele kanun çıkarmak değil uygulamaktır. Biz hükümetimizin, kanunun gereklerini yerine getirmede de aynı hassasiyeti göstermesini bekliyoruz" ifadesini kullandı.


"KADINLARIMIZIN YARISI FİZİKSEL ŞİDDETE MARUZ KALIYOR"


CİSED Genel Sekreteri Psikolog Serap Güngör ise kadınların canının ve yüreklerinin acıdığına dikkat çekti. Psikolog Güngör şunları kaydetti: "son 3 yıldır yaptığımız saha araştırmaları ve anket çalışmaları sonucunda kadınlarımızın yarısının fiziksel şiddete maruz kaldığını tespit ettik. Kadınlarımızın birçoğunun tokatlama, yumruk atma, tekmeleme ve itip kakmayı fiziksel şiddet olarak sınıflandırmadığını fark ettik. En üzücü olanı da “dayak cennetten çıkmadır, dayağı yiyen, dayağı hak eder” mantığının genel bir kabul olarak zihinlere yerleşmiş olmasıdır. Sebebi her ne olursa olsun kadına şiddet son bulmalı, anaokulundan itibaren cinsel eğitim verilmeli, evlenmeden önce anne-baba ve eş eğitimleri zorunlu hale getirilmeli, kadına yönelik şiddet konusundaki cezai yaptırımlar artırılmalı ve sosyo-kültürel çalışmalara ağırlık verilmelidir. Çünkü kadınlar sevilmek ister, dövülmeyi ve aşağılanmayı değil. Ancak bu şekilde bir kadınlar, kendilerini tekrar cazip, değerli ve beğenilir olarak görebilirler."
__________________


İnkar etmeye çalışsamda her dakikada her saniyede dudaklarımda senin adın. Gözlerimde senin suretin ve tenimde senin kokun. Senle yapamadığım gibi kimi zaman sensizde yapamıyorum çoğu zaman. Karmakarışık duygularıma tercüman yok ben bile kendimi anla(ya)mıyorum.
Bildiğim bir şey var ve hep bilmeye devam edeceğim.
Ben seninle anlamlıyım
..
Biz birlikte anlamlıyız ~






DeRyAa isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Digg this Post!Bookmark Post in Technorati
Alıntı ile Cevapla
Cevapla

  • Submit Thread to Digg Digg
  • Submit Thread to del.icio.us del.icio.us
  • Submit Thread to StumbleUpon StumbleUpon
  • Submit Thread to Google Google
  • Bookmarks

    Seçenekler
    Stil

    Yetkileriniz
    You may not post new threads
    You may not post replies
    You may not post attachments
    You may not edit your posts

    BB code is Açık
    Smileler Açık
    [IMG] Kodları Açık
    HTML-KodlarıAçık
    Trackbacks are Açık
    Pingbacks are Açık
    Refbacks are Açık



    Bütün Zaman Ayarları WEZ olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 14:26 .


    Powered by vBulletin Version 3.8.7
    Copyright ©2000 - 2012, Jelsoft Enterprises Ltd.
    Search Engine Friendly URLs by vBSEO 3.5.0 RC2
    Sohbet ve Sohbet odalari sitesi

    Sohbet Chat Forum Oyunlar1