hoSSohbeT.com  Sohbet  forumlari

Anasayfa Bugünki Mesajlar Forumları Okundu Kabul Et
Geri git   hoSSohbeT.com Sohbet forumlari > Yaşam ve Eğlence > Bilelim - Öğrenelim
Kayıt ol Yardım Sohbet Gazete oku Diyetsaglik Üye Listesi Ajanda Arama Bugünki Mesajlar Forumları Okundu Kabul Et

Bilelim - Öğrenelim Yapılan bir araştırmaya göre hiçbir insan dirseğini yalayamaz... (Bir araştırmaya görede bu yazıyı okuyanların %75'i dirseğini yalamaya çalışmaktadır)



Cevapla
 
LinkBack Seçenekler Stil
Alt 17-07-11, 12:33   #1
Co Admin
 
OguzHan - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 23-06-11
Mesajlar: 2,824
Tecrübe Puanı: 15178 OguzHan 1000 OguzHan 1000 OguzHan 1000 OguzHan 1000 OguzHan 1000 OguzHan 1000 OguzHan 1000 OguzHan 1000 OguzHan 1000 OguzHan 1000 OguzHan 1000
Kavvali Müziği ve Pakistan

Kavvali ve Pakistan

Kavvali’nin sözlük anlamı; “konuşma şekli”, “ifade tarzı”dır. Sözler, mistik-felsefi
söylem ile dile gelir, ses ağızdan ilahi bir güç ile çıkar. Kökleri İran’a kadar
uzanan Pakistan dini müziği Kavvali, doğunun mistik havasını müzik ile tüm
dünyaya duyurmada en önemli bir etken olan, bu nedenle dünya popüler müziği
alanında önemli bir konuma sahip formdur. İran topraklarında başlayıp,
Hindistan’dan, Pakistan’a kadar yayılan ve bu ülkelerde dini müzik türü olarak
işlev gören Kavvali’nin en önemli temsilcileri; Nusrat Fatih Ali Han ve Sabri
Kardeşlerdir.

1947 yılında Hindistan’dan ayrılarak bağımsız bir devlet olan Pakistan’ın
kurulması ile Hindistan’dan milyonlarca Müslüman bu ülkeye gelmiştir. Göç eden
Müslümanlar beraberlerinde Hint kültürünü de getirmişlerdir. Böylece Hint müzik
geleneği, Pakistan’a gelmiştir. Ülkede Müslümanların dışında, Hindu ve
Hıristiyanlar yaşar. Ülkede sürekli siyasi çatışmalar meydana gelmektedir.
Günümüzde iki büyük İslami partinin bulunduğu Pakistan’da siyasi belirsizlik
sürmektedir. Ülke yönetim şekli İslam Cumhuriyetidir. Halkın alım gücünün zayıf
olduğu ülke, İslami kurallarla yönetilir. Halk içinde dinsel inançtan kaynaklanan
kadercilik anlayışı yaygındır. Pakistanlıların Hintlilerden başlıca bir ayrımı dindir.
Dolayısıyla onlar ulusal kimliklerini daha çoğu İslamiyet üzerinden edindikleri için
din, toplumsal yaşamda büyük önem taşır. Ülkenin resmi dili Urduca, alfabesi
Arapça’dır. Liseden sonraki eğitim oldukça lüks kabul edilir ve İngilizce’dir. Alkol
turistik yerlerin dışında yasaktır. Erkek ve kızların ortak bulundukları mekanlar
hemen hemen yok gibidir. Birkaç konser salonunun olduğu ülkede, genellikle pop
konserleri düzenlenir. Radyo ve televizyon devletindir.

Genellikle Müzik

Pakistan, ayrılmış olduğu Hindistan’a kültürel açıdan benzerlik gösterir. Müzik
türlerinin benzerliği bu duruma iyi bir örnektir. Çünkü Ülke kurulduğunda, birçok
müzisyen buraya göç etmiştir. Müziği daha çok okul diye bilinen aileler
sürdürür. Ailelerin sürdürdüğü tür, klasik müziktir. Ayrıca âşık müziği vardır.
Ancak tutucu Müslümanlar müziğe sıcak bakmazlar. Genelde pek kabul
görmeyen müziğin edebi yapısı dini içeriklidir, her yerde icra edilmez. Ayrıca
Hıristiyanların öncülüğünde ülkede pop müziği yaygınlaşmaktadır. Pop müziği
daha çok film müziği ile birlikte gelişimini sürdürmektedir.

Müzik Türleri

Pakistan’da, Gazel, Kavvali, halk ve pop (Urduca: “git”) müzik türleri vardır.
Gazel; şairlerin şiirleri üstüne okunan ağır tempolu müziktir. Begum, Abido
Pervin, Mehdi Hasan en ünlü temsilcileridir. Halk müziği köy ve şehir dışında
âşıklarca icra edilir. Ataullah Han, İsa Kelvi, Alan Fakir ünlü âşıklardandır. Pop
müzik (git), aynı zamanda film müziğidir. 1970’ten sonra, Alimgir adlı Hristiyan
Pakistan’lı önderliğinde yayılmıştır. Alimgir, Ayaz Ali, Muhammed Ali Sehki ünlü
temsilcileridir. Müzikte Tabla, Sitar, Harmonyum, Davul, Küp, Keman, Şehnay
ve Tambur kullanılır.

Sufizm ve Müzik

İslam dini içinden ortaya çıkan sufi düşünce sisteminin Pakistan’daki ibadet
müziği Kavvali’dir. Sufi kelimesi Tasavvuf kelimesine kaynaklık eder. “Tasavvuf”,
sözlük anlamı “yün giyen”, “beyaz giyen” olan “sufi” kelimesinden türemiştir.
Fakat bu kavramlar bazen aynı anlamda kullanılır. VIII. yüzyılda İran
topraklarında tohumları atılan sufi inancı, Hindistan ve Pakistan’a kadar
yayılmıştır. Sufiler, fukara- fakir diye de bilinirler. Fakir denme nedeni, maddi
benliklerinden ve dünya nimetlerinden uzaklaşmalarıdır. XII. yüzyılda Hindistan’a
kadar uzanan gezileri ile Kwaja Muen Ud Din Chisti, milyonlarca insanı (yaklaşık
dokuz milyon) sufi tarikatına çekmiştir.

Kavvali İslam’ın sufi gelenekleri ile bağlantılı müzik formudur. Bu form, sufi
tarikatında tanrıya ulaşılması ve tanrının mesajının insanlara iletilmesi için
kullanılır. Kavvali şarkıları, sesin katlarını (tanrıya giden katları) bilgece ve
coşkulu ifade eder. Kavvali oturarak icra edilir ve dinlenir. Müziğin başlaması
aynı zamanda ibadetin başlaması anlamına gelir. Böylece müzik ibadetin seyrini
değiştirir. İnsanlar yavaş yavaş transa geçerek, müziğin edebi yapısındaki
sözlerle kendilerini teslim ederler. Bu formu Hindistan’a ünlü sufi ve Kavvali
müzisyeni Emir Kusraw getirmiştir. Müzik çalışmalarını Delhi sultanı Alaaddin
Khilyi’nin sarayında sürdürmüştür.

Kavvali’de söz ve melodi ayrı önem taşır. Sözler bazen birkaç kelimelik cümle
olarak sürekli tekrarlanır. Bu işlem dinleyicileri transa götürebilir. Hazreti
Kudbeddin Bahtiyar’ın 1236 yılında Kavvali dinlerken trans konumunda öldüğü
söylenir. Kavvali müziği sufi tarikatının felsefesini ve tanrının mesajını kitlelere
ileten araçtır. Bu müzik genellikle erkekler tarafından icra edilir. Kavvali müziği
melodik yapısı, icra edildiği ortam ve sözleriyle etkili bir müziktir. Bu etki, gizemli
ve dini mesajlar iletmek, kitlelere sufizmi anlatmak için kullanılır. Kavvali müziğini
icra eden kavval, böyle bir güce sahip olmak zorundadır. Çünkü dinleyicinin tüm
dikkati kavvaldadır. Böyle bir ortamda dinleyicinin bilinci tamamen kavvalın
etkisindedir. Yanlış bir davranış sufizme ters düşebilir. Kavvalın yeteneği,
dinleyiciye aktardığı düşüncelerin benimsenmesiyle ile eşdeğerdedir. Bu aktarma
ve benimsemede sözün doğrudan anlamından çok, onun müziksel etkisi rol
oynar. Ömer Naci Soykan’ın deyimiyle “müzikte işitilen tonlardır. Tonlar ise
sözcüklerin tersine bir şeyi göstermezler, dolayısıyla onların anlamı yoktur. Ama
işitmekte olduğum bu tonlar, bu sırada bana birşeyi çağırıştırabilirler. Çağrışıma
gelen şey, artık dile gelen, anlamlı bir şeydir.” Kuşkusuz bu açıklama, sözsüz,
batılı enstrümental müzik için söz konusu olmakla birlikte, sözün önemli olduğu
Kavvali müziğinde ritmik ve melodik yapının sözün etkisini artırması bakımından
geçerlidir.

Kavval olabilmek ve bir kavvali grubuna girebilmek için, yıllarca süren eğitimden
geçmelidir, “müziği algılamak, belli tinsel oluşumlara gereksinim duyar.” Müzikal
eğitimin yanında derin sufi bilgileri gerekir. Kavval olanların bu mistik felsefeyi
gönülden kabullenip yaşaması ilk koşuldur. Sufiler marifet denilen ruhsal
arınmada ustalaşmaya önem verirler. İslamın gizemci geleneğinde marifete
giden çeşitli yollar vardır. Bu yollardan biri de sufizmdir. Sufilerin marifet
yolundaki en önemli araçları müziktir. Marifete sıradan yolla ulaşılmaz. O,
insanın içsel, ruhani yönünü gösteren bilgi ile anlam kazanır. Bu anlamın aracı,
müzik ve müziğin şiirsel sözleridir. Bazı kelimeler sürekli tekrarlanır. Bu, tarikat
üyelerinin transa geçmeleri için gereken sözel ve ritmik katalizördür. Kavval icra
sırasında sık sık birkaç kelime ya da cümle üzerinde durur. Kelimelere vurgu
yaparak dinleyicileri önceden bilmedikleri mâna âlemine yolculuğuna çıkarır.
Mâna âlemine gitmek; insanların topluca müzik dinledikleri ortamın
atmosferinden başka bir boyuta gitmek anlamı taşır. “Kendinden geçme,
cezbeye tutulma, ritueller gibi büyüsel-dinsel davranışlar (...) ritmik hareketlere
(...) örnektir.[Linkleri sadece kayıtlı üyelerimiz görebilir.ForumTR üyesi olmak
için tıklayınız]” Sürekli tekrarlanan cümle ve melodi karmaşık duruma gelir. Bunu
minimal müziğe benzetebiliriz. Minimalizmde kısa motifler sürekli tekrarlanarak
eser üretilir. Böylece dilin gücü tekrarlarla aşılır. Dilin gücünün tükendiği anda
hissiyat öne çıkar ve trans süreci başlar. Kavvali müziği, soru cevap biçeminde
(respons) doğaçlama ağırlıklıdır. Sözlerin içeriği, tanrının yüceliği ve liderlere
övgüdür. Söylenecek parçaların niteliği zamana göre farklıdır. Bu gelenek Hint
Müziği’nden alınmıştır. Hint Ragaları, belirli saatlere ve mevsimlere göre icra
edilir. Örneğin; Muson Mevsimi, sabah, vb. ragalar. Megh ragası, koyu ve
derindir. Bu raganın ciddi doğası, santur üzerinde yorumlamaya elverişli değildir.
Raga Ramdasi, imparator Akbar dönemine kadar uzanır. Bu ragada mi bekar,
bemol olur.

Zaman ve Ritm örnekleri:
Taal Dadra 6 vuruş
Taal Rupak 7 vuruş
Taal Kahrawa 8 vuruş vd.

Dizi Karşılaştırmaları:
Daha çok Kuzey Hindistan’da görülen Diziler:
Bilaval that Sa Ri Ga Ma Pa Dha Ni C D E F G A B
Khamaj that Sa Ri Ga Ma Pa Dha ni C D E F G A Bb
Kafi that Sa Ri ga Ma Pa Dha ni C D Eb F G A Bb
Todi that Sa ri ga ma Pa dha Ni C Db Eb F# G Ab B
vd.

Kavvali Müziğinin Amacı
Kavvali müziğinde asıl amaç ibadettir. Toplu bir ibadet ile sufi üyelerinin trans
konumunda mistik-felsefi anlamdaki tek vücut ilkesi müzik ile sağlanmaya
çalışılır. Dinleyiciler ile birlikte müziğin yardımı ile transa geçmek, karşılıklı
gizemsel bir bağ oluşturmak asıl amaçtır. “Kitlelerde ortak bilinç oluşturmanın en
kolay yolu müziği dil olarak kullanıp mesaj iletmekten geçer.” Bu durum, Kavvali
melodileri ve sözlerinde odaklanarak gerçekleşir. Dinleyici ile bağ solist kanalıyla
oluşur. Transa geçme kültürel konum ile yakından ilgilidir. Kavvalın mesajını
anlamak için onun felsefesini bilmek, yani sufi olmak gerekir. Kavvali müziği,
kültürel bağlamda ona şekil vereni, ondan evvel varolanı ve onu aşanı kendisi
ile yüzleştirir.

Gazali, müzikte zevk, kutsal aşk ve güzellik etkisi olduğunu söyler. Sufi
inancında müzik ile dans eden kişinin kalbini kutsal aşk sarar ve tanrının yüksek
sırrına erişir. Müziğin verdiği tanrısal zevki, kötü ve maddeci olanlar
algılayamaz. Kötüler, müzikten anlık yapay zevk alırlar. Kavval için durum böyle
değildir. Kavval’a göre gizemli İslam inanışları ve dini bilgiler zorla, baskı ile elde
edilemez. Bunun için gönüllü olmak, temiz kalpli ve dünya zevklerinden arınmak
gerekir. Kavvali dinleyen topluluklarda o anın dışına çıkmak vardır. Dinleyici
başka bir bilinç durumuna gider. Kavvali törenlerine katılanlar sık sık yolculuk
kavramından söz ederler. Yolculuk, varolan bilincin başka bir boyuta taşınması,
yol alması anlamına gelir. Yolculuğun dışa vurumu, kişilerin o andaki
davranışlarıdır. Bazıları bu sırada ritmik sallanma yaparken, bazıları da hayali
dans ederler. Bu durum bizdeki zikir törenlerine benzer. İyi bir kavval, müziği ile
insanları böyle yolculuklara çıkarabilir. Transa geçen dinleyicinin bilinci o anda
varolan durumdan öndedir. İçinde bulunduğu toplulukla birlikte törensel
yolculuğu kabullenmiştir. Konserde sallanmak, kasılmak, inlemek ve feryat
etmek normal karşılanır. Törenin son aşamasında dünyevi bilinç kaybolur. Tüm
dinleyiciler sonsuzlukla birleşir. Bu sırada kavvali müziğinde, transa uygun
vurgulu bir akor kendini duyurur. Tören sırasında ölümler yaşandığında,
dinleyiciler, ölenin yolculuktan dönmediğini düşünürler.

Kavvali ve Fatih Ali Han

Pakistan’ın Fayzalabad şehrinde her yıl, ölen ünlü kavvali ve sufi liderlerini
anmak için törenler yapılır. Bu törenlere ünlü kavvallar gelerek müziklerini icra
ederler. Bu törenler, kavval olacaklar için eğitim yeri ve okul niteliğindedir. Ölen
üstatların ruhlarının törenlerde olduğuna inanılır. Üstatlar törenlerde müzik ile
yaşatılır. Törenler üç gün, üç gece sürer. Kavvali müziğinde kendini kabul
ettirmek isteyen herkes bu törenlere katılır. Bu törenlerin dışında da çeşitli
türlerde müzik festivalleri düzenlenir. Festivaller tören havasında geçer. Amaç
eski ustaları anmak, yenilerinin yeteneğini görmektir.

Kavvali günümüzde iki farklı biçemde devam etmektedir. Birincisi, Hindistan’dan
etkilenen tür, ikincisi popülerleştirilen, belirli düzenlemelerle yapılan türdür.
Fatih Ali Han ve Sabri Kardeşler ikinci gruba girmelerine rağmen, fatih Ali Han,
müziğinin felsefesinden asla ödün vermemiştir. Birinci türü savunanlar tanrısal
mesajı ilettiği için, bu müziğin kutsal mekânlarda icra edilmesini savunurlar.
Müslümanların bir kısmı ise müziği reddederler. Müziğe olumlu bakanlar ise
Kavvali’yi tercih ederler.

Kavvali’nin en önemli temsilcilerinden olan Fatih Ali Han, kendini Müslüman ve
sufi olarak tanımlar. Klasik Hint Müziği’nin icra edildiği bir ailenin çocuğudur.
Ailesi Pakistan’da müzikle uğraşan sayılı ailelerdendir. Fatih Ali Han,. Kavvali’yi
dinsel mekânlardan çıkarıp dünyaya tanıtmış ve Doğunun Pavarottisi diye
tanınmıştır. 1948 yılında Fayzalabad’da doğmuş ve ailesi kanalıyla müziğe
yönelmiştir. Babası ve amcası kendi dönemlerinde Pakistan’ın önemli Kavvali
müzisyenlerindendir. İlk müzik eğitimini onlardan ve klasik biçemde alır. Öğrenimi
geleneksel yolla yani meşk usulü ile olur. Babasının kavval oluşu onu bu türe
yöneltir.

Katıldığı bir Kavvali töreninde gösterdiği icra nedeni ile Kavval ve üstat ünvanını
almıştır. Babası 1964 yılında öldüğünde, amcası Mübarek Ali Han ile müzik
çalışmalarını sürdürmüştür. Amcası ölene dek, altı yıl boyunca birlikte çalıştılar.
Kavvali icrası yanında klasik müziği de tamamen bırakmaz. Katıldığı klasik müzik
festivalinde Pakistan müziği temsilcisi onur plaketini alır. Sık sık Avrupa ve
Amerika’da konserler verir. Alışılmış Kavvali dışında yeni biçemler dener. Batı
müziği motifleri, el çırpmalar, Hint ragaları, bunlardan bazılarıdır. Dünya popüler
müziğinde sözü geçenlerle çalışır. Birçok müzisyeni felsefesi ve müziği ile
etkiler. Fatih Ali Han, sufi geleneğine bağlı kalarak Tanrının mesajını kitlelere
müziği ile duyurur. Dinleyicinin sufi felsefesine olan ilgisi ve aşinalığına göre
konserlerinin seyrini o anda değiştirir. Dinleyicinin tepkisine göre müziğinde ve
sözlerinde doğaçlamalara ağırlık verir. Mesaj ağırlıklı bir konserde sözler,
melodiden daha önemli olur. Kendi ülkesinde mesaj iletmek için konser verirken,
yurt dışında melodi ağırlıklı müzik kültürünü tanıtmak için çalışmıştır. Yaşadığı
sürece kendisini Kavvali müziği ve sufizme adayan Ali Han, 1997 yılında kalp
krizi sonucu Londra’da ölmüştür. Kavvali müziğine önemli katkılarının yanında
dünya popüler müziğine bu türü kazandırmış ve diğer üstatları gibi festivallerde
anılacağı şarkı sözlerinde yerini almıştır. Bugün bu müziğin yaşayan ünlü
temsilcileri Sabri Kardeşler’dir.

Bir Kavvali Şarkı Sözü


Yaşayan ve Sonsuz Tanrı

Dünya insan için yaratıldı
İnsan dünya için yaratıldı
Tüm övgüler Allah’a gizli bir çağrıdır
Senin iyiliğinin önünde ey Rab
Günahlarımı nasıl hatırlayabilirim?
Sen yalnızca iyiliksin
Ve insan yalnızca günah
Sen meleklerin ve insanların
Taptığı ve saygınlıkla hayranlık duyduğusun
Her yarattığın dudaklarında sesin övgün
Ve seni çağırır.
Sen bütün sıcak ateşli duygularda ve uyumda varsın
Ey Tanrı! Yaşayan ve sonsuz
İyi ve merhametli Tanrı Allah
Her şeye gücü yeten ve ödüllendiren Tanrı
Koruyan ve sıcak Tanrı
Kendine has ve çok temin edici
Varolan her şeyin yaratıcısı
Bütün sırları biliyorsun
O, yaşayan ve sonsuz Tanrı
Sen kimse gibi değilsin, bu ne kadar doğru
Sen saflıksın, sen mükemmelsin
Sen varolan her şeyi bilirsin
Sen özün ihtişamısın
Sen bütün problemlerin çözümüsün
(...)
Sen enstrümansın, o ses
Sen sırsın, o dinleyen
Sen bir kelimesin, o bir sözlük
Sen kralsın, o taht
Ben resim, o ressam
Sen asılsın ve ben talihsiz, fakir bir kul.
__________________
~~~~~~~~~~~~~~~@~~~~~~~~~~~~~~~
Akıl, Aşk ve Can; Bu Üçü Üçgendir.
Her Derde Deva,. Her Yaraya Merhemdir."

Hz.Mevlânâ

OguzHan isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Digg this Post!Bookmark Post in Technorati
Alıntı ile Cevapla
Cevapla

  • Submit Thread to Digg Digg
  • Submit Thread to del.icio.us del.icio.us
  • Submit Thread to StumbleUpon StumbleUpon
  • Submit Thread to Google Google
  • Bookmarks

    Etiketler
    kavvali müziği , nusrat fatih ali han , pakistan , sabri , sare nabian

    Seçenekler
    Stil

    Yetkileriniz
    You may not post new threads
    You may not post replies
    You may not post attachments
    You may not edit your posts

    BB code is Açık
    Smileler Açık
    [IMG] Kodları Açık
    HTML-KodlarıAçık
    Trackbacks are Açık
    Pingbacks are Açık
    Refbacks are Açık



    Bütün Zaman Ayarları WEZ olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 08:50 .


    Powered by vBulletin Version 3.8.7
    Copyright ©2000 - 2012, Jelsoft Enterprises Ltd.
    Search Engine Friendly URLs by vBSEO 3.5.0 RC2
    Sohbet ve Sohbet odalari sitesi

    Sohbet Chat Forum Oyunlar1