hoSSohbeT.com  Sohbet  forumlari

Anasayfa Bugünki Mesajlar Forumları Okundu Kabul Et
Geri git   hoSSohbeT.com Sohbet forumlari > Yaşam ve Eğlence > Bilelim - Öğrenelim
Kayıt ol Yardım Sohbet Gazete oku Diyetsaglik Üye Listesi Ajanda Arama Bugünki Mesajlar Forumları Okundu Kabul Et

Bilelim - Öğrenelim Yapılan bir araştırmaya göre hiçbir insan dirseğini yalayamaz... (Bir araştırmaya görede bu yazıyı okuyanların %75'i dirseğini yalamaya çalışmaktadır)



Cevapla
 
LinkBack Seçenekler Stil
Alt 28-06-11, 22:56   #1
Co Admin
 
OguzHan - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 23-06-11
Mesajlar: 2,824
Tecrübe Puanı: 15178 OguzHan 1000 OguzHan 1000 OguzHan 1000 OguzHan 1000 OguzHan 1000 OguzHan 1000 OguzHan 1000 OguzHan 1000 OguzHan 1000 OguzHan 1000 OguzHan 1000
Amigdala: Duygu Repertuarı

Amigdala
[Üye Olmadan Linkleri Göremessin! Üye Olmak İçin Tıkla...]



Her gün medyada karşılaştığımız alışılageldik olaylardan birisi daha.
Bir hırsız, İstanbul’un lüks semtlerinden birinde soymak için boş bir ev ararken,
kendince uygun olduğunu düşündüğü, penceresi aralıklı bir eve sinsice girer.
Bir vakit sonra yaşlı ev sakini tarafından hırsız, evinde görülür. Bunu fark eden hırsız,
bir anda büyük bir korkuya kapılarak onu etkisiz kılmak amacıyla üzerine atlar.
Hemen onu sandalyeye bağlar. Yüzü maskeli olmayan hırsız tanınacağı endişesiyle
bir anda mutfaktan kaptığı bıçakla yaşlı ev sahibini düşünmeden öldürür.
Hırsız, kontrolünü tamamen kaybetmiş, bir öfke ve korku nöbetine kapılarak
bu cinayeti işlemişti. Daha sonra mahkemede verdiği ifadesi düşündürücüydü.
’’Bunu nasıl yaptım hala anlayamıyorum. Bir anda tüm kontrolümü kaybettim,
beynim beni yönlendiriyordu sanki ’’.

Anlık kontrol kayıpları ile yaşadığımız olaylar hayatımızın farklı dönemlerinde
farklı derecelerde karşımıza çıkmakta. Nörolojide bu tarz duygusal patlamalar
sinirlerin korsan fonksiyonu olarak değerlendirilir. Bir anda oluşan bir durumdur
ve düşünen beynin yani korteksin, olayı irdelemek bir yana, ne olup bittiğini
anlamadan bir dizi tepkileri koymasıdır. Bu tepkiler insanda gizli kalmış,
içgüdüsel davranışlardır. Bu korsanlık anlarının en önemli özelliği kişinin
o olayı atlattıktan sonra kendisinin neye uğradığını bilememesidir.
Yukarıdaki örnek haberde büyük ihtimalle böyle bir işleyişin neticesinde
gelişen bir olay.

Duyu organları aracılığı ile beynimize akan bilgilerin %80 lik payı görme
organımız aracılığı ile gerçekleşmektedir. Görsel sinyaller retinadan sinirler
aracılığı ile beynimizin talamus bölümüne iletilir. Talamusa ulaşan ham bilgi
beynin anlıyabileceği dile çevrilir ve hemen görsel kortekse iletilir. Bu bölümde
uygun bir tepki belirlenir. Tepki duygusal ise duygu repertuvarının kaynağı
olan amigdalaya baş vurulur. Retinadan iletilen bilginin potansiyeli
( şok edici durumlar) yüklü ise bu defa talamusa ulaşan bilgilerden bir kısmı
direk amigdalaya sızar ve hemen duygusal tepkinin başlamasına neden olur.
Bu noktada görsel korteksin ne olup bittiğini anlamasına fırsat yoktur.
Bundan sonra korteksin yapabileceği tek şey amigdalanın emrettiği
tepkileri oluşturmaktır.

Amigdala insanlarda limbik halkanın altında, beyin sapının üzerinde bulunan
ve birbirleri ile bağlantılı yapılardan oluşan badem şeklinde bir kütledir.
Sağ ve sol olmak üzere iki lobtan oluşmuştur. Evrimsel yakın akrabamız
olan maymunlara oranla daha büyük bir amigdalaya sahibiz.

Amigdalanın beynimizdeki ana fonksiyonunu keşfeden ve bu güne kadar
üzerinde bir çok deney yapmış Nörolog Joseph LeDoux bize bu konuda
ışık tutmaktadır. Yaptığı deneylerden biri amigdalanın beyin üzerindeki
etkisini keserek beynin diğer kısımlarından ayırmasıdır. Amigdalası
alınmak zorunda kalan genç bir insanın yaşamı keskin bir değişime girmiş,
olayların duygusal anlamını değerlendirmekte bir yetersizlik, bir anlamda
duygusal bir körlük oluşmuştu. İnsanlarla iç içe yaşamayı seven, çok iyi
konuşabilen bir yapıya sahip iken, yakın arkadaşlarına karşı kayıtsız hatta
anne ve babasını tanıyamaz bir halde, herkesten uzak yapayalnız yaşamayı
tercih etmişti. Bu kayıtsızlığına karşı yakınlarının çektiği acılara bile
duyarsız kalmıştır. Hissetmeyi hatta hissettiklerini hissetmeyi unutmuş gibiydi.
Tüm tutkuların, korkuların,üzüntülerin yerini büyük bir sessizlik ve
duygusuzluk almıştı. Ağlamayı bile unutmuştu.

İnsanlara özgü bir duygusal işaret olan gözyaşı, amigdala ve yakınındaki
cingulate gynus denilen yapı tarafından başlatılır. Teselli, kucaklama ve
okşama beynin bu merkezini etkileyerek hıçkırıkları durdurur.
Amigdala yoksa dindirilecek üzüntü gözyaşları da yoktur.

Bizlerdeki fevri davranışların arkasında amigdala olduğunu söylememiz
yanlış olmaz. Bir tehlikeye maruz kaldığımız zaman amigdalanın duygusal
repertuvarı beyin tarafından ilkel sorularla tetiklenir. Bu benim nefret
ettiğim bir şey mi?. Bu bana zarar verir mi? Bu benim korktuğum bir şey mi? gibi.
Eğer bu soruların cevabı bir şekilde ‘’evet’’ ise , amigdala sinirsel bir alarm
şeklinde anında tepkiler verir ve beynin geriye kalan kısımlarına, kriz var
mesajını iletir. Amigdalanın beyinle zengin bir iletişim ağı mevcuttur.
Acil bir durumda beynin akılcı zihin dahil büyük bir bölümünü kontrol
eder ve yönlendirir. Limbik sistemdeki yapılar öğrenme ve hatırlama
süreçlerinin, amigdala ise duygusal durumların uzmanıdır.

Beynin hatırlama ile ilgili ana merkezlerinden hipokampus ile amigdala
arasında bir ilişki vardır. Hipokampus kuru gerçekleri hatırlarken,
amigdala ise bir takım bağlantılar kurarak hatırlama yoluna gider.
Mesela bir insan ile karşılaştığınızda, o insanı daha önce tanıyıp
tanımadığınızı Hipokampus yoluyla hatırlarsınız, o insandan hoşlandığınızı
yada hoşlanmadığınızı ekleyen amigdaladır. Duygusal repertuvardan
bir çeşniyi bilgiye katar. Ayrıca korkularınızın kaynağı da amigdaladır.
Geçmişte yaşadığınız korku dolu bir anı tekrar yaşadığınızda aynı
korku ve endişeyi hissetmeniz amigdalanın fonksiyonudur.
Örneğin uçakta seyahat ederken hava boşluğuna girdiğinizde yaşadığınız
sarsıntıda bir korkuya kapılırsanız, daha sonra yaptığınız tüm uçak
seyahatlerinde, en ufak sarsıntı, sizin endişeye kapılmanıza sebep olacaktır.

Yaşamımızdaki olayların bir kısmı, o anda yaşadığınız heyecan, korku,
sevinç gibi duygularla harmanlanarak beynimizde kayıtlanır. Bu olayları
unutmamız neredeyse imkansızdır. Bir deprem anında ne yaptığımızı hatırlamaya
daha yatkınızdır. Bunun yanı sıra beynimizde sıradan olayların depolanması da
muhtemeldir. Beyinde iki tür bellek mekanizması vardır. Birincisi duygusal
anılarla yüklü olanlar için, diğeri de sıradan olan olaylar için.

Amigdalanın devreye girdiği durumlarda çeşitli dezavantajlar yaşamak
söz konusu. Amigdala; yaşanan anı daha önceden yaşanmış olaylarla
karşılaştırma prensibine göre işlevini yürütür. Bu olay bunun aynısıdır
yada değildir gibi. Son derece dikkatsiz bir değerlendirme sistemine sahiptir.
Önemli detayları gözden kaçırdığı için yersiz fevri tepkilerin çıkmasına imkan verir.

Talamustan amigdalaya bilginin nakledilmesinde iki yol vardır. Dolaylı ve dolaysız yol.
Dolaylı yol düşünen beyin yani korteksin tasarrufunda olan yoldur.
Neticede akılcı çözümler üretilir. Dolaysız yol ise direk amigdalaya bilginin
nakledildiği (sızdığı) yoldur. Bu yol aslında elektriksel bir devrenin kısa devre
yapması misali illegal bir durumdur. Bu yol saniyenin birkaç binde biri olarak
hesaplanan beyin zamanında gerçeklenir. Dolaylı yol bunun tam iki katı kadardır.
Öte yandan evrimsel açıdan değerlendirildiğinde bir kaç milisaniyenin
hayatta kalabilmek açısından önemi çok büyüktü. Evrimsel süreçte kritik
bir kaç milisaniyenin kazanılması hızlı bir cevap alternatifini beraberinde getiriyordu.

Dolaylı yoldan amigdalaya geçen sinirsel impalsların doğurduğu ilkel-dürtüsel
tepkilerin önüne geçebilmek mümkün mü?

İşte bu devrede prefrontal korteks tampon görevi yapmaktadır. Beynin neokorteksine
ait olan bu bölge amigdala ve limbik bölgedeki ilkel dürtüleri yumuşatarak duyguların
daha analitik yada makul tepkilere dönüşmesine imkan verir. Bir anlamda hisleri bastırır,
endişelerimizi dindirir. Amigdalanın yönlendirdiği bilginin tafsiye edilmesi neokorteks
ile gerçekleşir. Hayatımızdaki önemli kararların verilebilmesi için bu bölüme mutlaka ihtiyacımız var.

Prefrontal korteks işleyen bellekten sorumludur. Belleğin sağlıklı ve şuurlu bir şekilde
işleyişini denetler. Prefrontal bellek ile limbik sistem (alt beyin) arasında devreler
mevcuttur ve bu devrelerin varlığı ile prefrontal korteks denetimi sağlar. Korku, öfke,
endişe gibi güçlü duygular denetimi olumsuz yönde etkiler ve sağlıklı düşünmeye engel olur.

Her halükârda duyguların kontrolsuz çıkışları gerek beyin metabolizmamızı gerekse
yaşamımızı olumsuz yönde etkilemekte. Bu nedenle duyguların bizlerdeki baskısını
akıl yolu ile frenlemeye çalışmak yapılabilecek en makul yol gibi görünüyor.

İstanbul - 09.5.2001
OguzHan isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Digg this Post!Bookmark Post in Technorati
Alıntı ile Cevapla
Cevapla

  • Submit Thread to Digg Digg
  • Submit Thread to del.icio.us del.icio.us
  • Submit Thread to StumbleUpon StumbleUpon
  • Submit Thread to Google Google
  • Bookmarks

    Etiketler
    amigdala , duygular , hipokampus , limbik , prefrontel korteks

    Seçenekler
    Stil

    Yetkileriniz
    You may not post new threads
    You may not post replies
    You may not post attachments
    You may not edit your posts

    BB code is Açık
    Smileler Açık
    [IMG] Kodları Açık
    HTML-KodlarıAçık
    Trackbacks are Açık
    Pingbacks are Açık
    Refbacks are Açık



    Bütün Zaman Ayarları WEZ olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 08:48 .


    Powered by vBulletin Version 3.8.7
    Copyright ©2000 - 2012, Jelsoft Enterprises Ltd.
    Search Engine Friendly URLs by vBSEO 3.5.0 RC2
    Sohbet ve Sohbet odalari sitesi

    Sohbet Chat Forum Oyunlar1