hoSSohbeT.com  Sohbet  forumlari

Anasayfa Bugünki Mesajlar Forumları Okundu Kabul Et
Geri git   hoSSohbeT.com Sohbet forumlari > Yaşam ve Eğlence > Bilelim - Öğrenelim
Kayıt ol Yardım Sohbet Gazete oku Diyetsaglik Üye Listesi Ajanda Arama Bugünki Mesajlar Forumları Okundu Kabul Et

Bilelim - Öğrenelim Yapılan bir araştırmaya göre hiçbir insan dirseğini yalayamaz... (Bir araştırmaya görede bu yazıyı okuyanların %75'i dirseğini yalamaya çalışmaktadır)



Cevapla
 
LinkBack Seçenekler Stil
Alt 28-06-11, 22:39   #1
Co Admin
 
OguzHan - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 23-06-11
Mesajlar: 2,824
Tecrübe Puanı: 15178 OguzHan 1000 OguzHan 1000 OguzHan 1000 OguzHan 1000 OguzHan 1000 OguzHan 1000 OguzHan 1000 OguzHan 1000 OguzHan 1000 OguzHan 1000 OguzHan 1000
Koku ve Etkileri

Doğanın bize sunduğu en güzel nimetlerden biri, bitkilerin ağaçların çiçeklerin
ve otların varlığı ve gücüdür. Bitkiler -özellikle aromatik bitkiler- çoğalmak,
yaşamlarını devam ettirmek ve kendilerini korumak için çeşitli özler üretiyor.
Bu özler, bitkiden buhar damıtma veya sıkarak özünü çıkarma yöntemiyle elde ediliyor.
Elde edilen bitkisel özler ya da diğer deyişleriyle aromatik yağ, uçucu yağ, eterik yağ
veya bitkisel özyağların her biri yüzlerce farklı içeriğe sahip; örneğin gül yağı,
yaklaşık 300 farklı kimyasal bileşik barındırıyor.

Aromaterapi, bu zengin içeriğe sahip bitkisel özyağları kişinin fiziksel,
duygusal ve ruhsal sağlığı için kullanarak bedenin iyileşme gücünü ortaya çıkarıyor.
Bu doğal terapi yöntemi, aromatik özyağların etkin uygulama şekli olan masaj,
buğu, kompres ve mekanın kokulandırılması yoluyla fiziksel ve duygusal iyilik hali sağlıyor.

Eski Mısır’dan bugüne…

Eski Mısır’da pek çok bitkinin mumyalama işleminde kullanıldığı biliniyor.
Günlük ağacı ve mür gibi bitkiler eski kültürlerde, özyağları elde edilerek
cildin iyileşmesi için merhem yapımında kullanılmış. Romalılar döneminde
yapılan görkemli törenlerde yerlere biberiye atılarak üstüne basıldıkça
ortamın güzel kokması sağlanırmış. Ünlü banyo sefalarında da pek çok
çiçek ve otlar (gül, lavanta, kekik, defne...) kullanılmış.

17. yüzyıldan itibaren bitkisel özyağlar tedavi amaçlı kullanımıyla karşımıza çıkıyor.
19. yüzyılda ecza sektöründeki gelişmenin sonucu, maliyeti daha düşük ve etkisi fazla,
bitkisel ve sentetik ilaç elde edilebildiği için bitkisel özyağların kullanımı
geri plana itilmiş. 1937 yılında Fransız kimyager Maurice Gattefosse’nin
laboratuvarında çalışırken elini yakması bitkisel özyağların iyileştirici
gücünü yeniden gündeme getirmiş. Gattefosse, yanan elini yakınında
bulunan lavanta yağı kavanozuna daldırmış ve elindeki yanığın hızla iyileşmesiyle,
bitkisel özyağları yakından inceleyerek iyileştirici özelliklerini yeniden keşfetmiş.
Gattefosse’nin bilimsel çalışmaları, Fransız Dr. Jean Valnet ve bio-kimyager
Margaret Maury tarafından sürdürülmüş.

Aromaterapi sözcüğü, koku molekülleri (aroma) ile iyileşme (terapi)
sözcüklerinin birleşmesiden oluşuyor. Özyağlar özellikle ilaç, parfüm,
kişisel bakım ürünleri ile gıda sektöründe yoğun olarak kullanılıyor.

Günümüzde aromaterapinin en yaygın kullanım şekli masaj.
Bitkisel özyağların masajla bedene nüfuz etmesi çok kolay ve
etkin bir uygulama. Masajın dinlendirici ve rahatlatıcı etkisiyle,
bitkisel özyağların fiziksel iyileştirme gücü birleştiğinde kişiyi
derin dinlendirerek iyileşme gücünü ortaya çıkarıyor.

Kokuların Fiziksel Etkileri

Aromaterapide kullanılan yöntemlerden biri de mekanın kokulandırılması.
Kişinin fizyolojik işleyişinde, koku alma duyusu önemli bir rol oynuyor.
Bitkisel özyağların koku molekülleri burnumuzun içindeki koku reseptörleri
tarafından beynimize ulaştırılıyor ve kokusal hafızamızı harekete
geçirerek anılarımız, düşüncelerimiz ve duygularımız üzerinde etkili oluyor.
Yani duygusal anlamda bize destek oluyor. Örneğin bazı kokular mide
faaliyetini harekete geçirerek acıkma, gurultu veya bulantı gibi etkiler yapabiliyor.

Özyağların zengin kimyasal yapısı bedene nüfuz ettiğinde kan dolaşımına
girerek fiziksel sıkıntılarımızı iyileştiriyor. Örneğin okaliptüs, mikrop kırıcı
özelliği ile mikrobik rahatsızlıklara karşı mücadele ediyor.
Kısaca kokular çok güçlü fiziksel reaksiyonlar yaratabiliyor.

Beynimizdeki kokusal hafızamız da çeşitli kokularla hareketlenerek anılarımızı canlandırabiliyor.

Kokular, günlük hayatta hepimizin karşılaştığı fiziksel etkilere yol açıyor.
Koklama sırasında çok az miktarda koku molekülü nefes yoluyla kana
karışarak fiziksel reaksiyona sebep oluyor ya da koku molekülleri
kokusal hafızamızı harekete geçirerek dolaylı yoldan fiziksel olarak etki edebiliyor.

Araştırmalar, kokunun fiziksel etkilerinin boyutu konusunda ipuçları veriyor.
Japon firması Takasago’nun yaptığı bir araştırmaya göre, çalışma mekanı
limon özyağı ile kokulandırıldığında bilgisayar operatörlerinin
yüzde 54 oranında daha az hata yaptığı görülmüş.
Amerika’da yapılan bir araştırmaya göreyse, Las Vegas’ta kumar
makinelerinin bulunduğu bölge kokulandırıldığında yüzde 45 oranında
müşteri artışı gözlenmiş. Ayrıca karabiber özyağının sigara içme
isteğini engellediği ve huzursuzluğu azalttığı görülmüş.

Kokunun etki alanı çok geniş. Aynı ortamda yoğun çalışan veya
çok vakit geçiren bayanların adet dönemleri senkronize olmaya
başlıyor (aynı günlere denk geliyor). Normalde hissetmediğimiz
insan kokuları, hormonları harekete geçirerek bu duruma neden olabiliyor.
Yapılan deneylere göre, uyku esnasında kokulandırma yapıldığında
beyin dalgalarında hareketlenme görülüyor. Minimal koku
molekülleri içeren bir karışım deneklere koklatıldığında,
"hiçbir koku almadım" demelerine rağmen yapılan
beyin dalgaları ölçümlerinde, yoğun hareketlenme tespit edilebilmiş.

Bitkisel Özyağların Kullanımı

Özyağlar, bitkilerin çiçek, tohum, kök, meyve, yaprak, dal,
kabuk gibi pek çok parçalarından buhar-damıtma, sıkma (presleme)
veya enfleurage (narin çiçeklerin katı yağ içine yerleştirilerek
özyağlarının çıkarılması) metodu ile elde edilir.

Bitkisel özlerin, günlük kullanımda (mekanın kokulandırılması, buğu, kompres gibi)
çok dikkatle ve hassasiyetle kullanılmaları gerekir. Aromaterapide yöntemler
kadar aromaterapistin kullandığı özyağların saflığı ve kalitesi de çok önemli bir yer tutar.
Avrupa ve Amerika’da yapılan araştırmalar, kullanılan yağların büyük bir bölümünün
saf olmayan ve dolayısıyla fiziksel iyileştirme sağlayamayan yağlar olduğunu gösteriyor.
Elde edilen sonuçlar ise şaşırtıcı; çünkü terapi gören kişiler kendilerini her geçen gün
fiziksel ve duygusal anlamda daha iyi hissediyorlar.

İlaçlarda olduğu gibi özyağların, çocukların ulaşamayacağı bir yerde
saklanmaları ve kişinin ihtiyacına göre belirlenerek en uygun dozda kullanılması gerekiyor.

Aromatik Özyağlar ve Masaj

-> Tek başına masajı ele alırsak, doğal ağrı kesici olduğu bilinen endorfin
seviyesini yükseltir, olumlu hormonal destek sağlar. Masajın lenf drenaj etkisiyle
kan temizlenir ve dolaşım hızlanır. Hızlanan kan dolaşımı kas, doku ve hücrelerin
daha çok oksijenle beslenmesini sağlayarak bedeni canlandırır.
Dokunma duyumuz harekete geçerek beynimize olumlu sinyaller verir.

-> Özyağlarla yapılan masaj, deri yüzeyini daha çok ısıtır ve yoğun kas,
eklem ağrılarına ve zayıf dolaşım bozukluklarına çok faydalı olur. Aromatik özyağların
keyifli kokusu, duygusal kaynaklı fiziksel sıkıntılar üzerinde de çok etkilidir.
Örneğin, sinirsel kalp sıkışıklıkları, asabi nefes darlığı gibi sıkıntılarda özyağlarla
nefes rahatlatılabilir, sakinleşme ve yavaşlama ile kişi kendini daha iyi hissedebilir.

-> Plasibo etkisi (psikolojik etkiyi ölçmek amacıyla kullanılan boş ilaç)
aromaterapiyle de çok rahat sağlanabilir. Bu yöntem kişinin içsel iyileşmesini sağlayan,
yan etkisi bulunmayan nadir yollardandır.

-> Aromaterapi, masajla maksimum iyileştirme özelliği sağlar.

-> Beynimiz, koku ve dokunma gibi farklı kaynaklardan farklı sinyallerle sürekli iyi yönde uyarılır.

-> Kişi kendine bakıldığı ve şımartıldığı duygusuyla rahatlar, dinlenir, arınır ve denge bulur.

Bitkisel özyağların özellikleri

Bitkisel özyağlar çok yoğun, aromatik kokulu, aktif ve kimyasal yapısı çok zengin uçucu sıvılardır.
Her bitkinin kendine has bir kokusu, rengi, yapısı ve etkisi (kullanım şekli) vardır.

Bergamut:
Mikrop kovucu, akne, yağlı cilt sorunları için ideal,
strese karşı kişiyi canlandırır, dinlendirir, ferahlatır.

Karabiber:
Enerji verir, ısıtır, virüse karşı mücadele eder, yorgunluk alır,
soğuk algınlığı ve midedeki sıkıntılar için çok faydalıdır.

Sedir ağacı:
Mikrop korucu, enrejiyi dengeler, solunum yolları ile ilgili sıkıntılara
çok iyi gelir, stres ve hızlı tempoyu yavaşlatır.

Papatya:
Anti-depresan, diüretik, anti-allerjik, allerjik ve hassas ciltler için çok faydalıdır,
uyku düzenler ve kas, kemik, eklem sıkıntılarına birebirdir.

Kişniş:
Ağrı kesicidir, stimüle eder, ısıtır, hazım sorunlarını giderir,
sinirlilik, ağrılar için çok etkilidir.

Okaliptüs:
Mikrop kırıcı, bakteri ve virüse karşı etkili, soğuk algınlığı ve
solunum yolları sıkıntıları için ilk kullanılacak özyağdır.

Günlük ağacı:
Rahatlatır, dinlendirir, cildi gençleştirir, soluk almayı rahatlatır,
korku, stres ve duygusal sıkıntıları yatıştırır.

Itır:
Dengeleyici, sakinleştirici, her tür cilt sıkıntısı için faydalı, hormon dengeleyen
etkisinin yanında adet sıkıntılarına iyi gelir, bedenin su tutması ve selülit için etkindir.

Zencefil:
Enerji verir, ısıtıcıdır, ağrı ve sancıları dindirir,
mide bulantısını keser, mide kramplarını engeller.

Yasemin:
Anti-depresan, afrodizyak, yumuşatan, kuru ve hassas ciltler için çok etkili,
cinsel soğukluğu kırar ve adet sancılarını dindirir.

Lavanta:
Ağrı keser, mikrop kırıcı, sakinleştirici, dengeleyici, tüm cilt sorunlarına birebir,
baş ağrısı, böcek sokmalarına karşı, yanıkları iyileştiren, yatıştırıcı, huzursuzluk,
korku, uykusuzluk, panik ve depresyon için çok yararlıdır.

Limon:
Enfeksiyona karşı, bakteri ve mikrop kırıcı, canlandıran, soğuk algınlığı,
mide rahatsızlıkları boğaz ağrıları ve ağız içi yaraları için etkindir.

Tefarik:
Anti-depresan, mikrop kırıcı, akne, mantar, kepek,
tüm sıkıntılı cilt sorunları için yararlıdır.

Çam:
Balgam söktüren, nefes açan, mikrop kırıcı, tüm solunum yolları
rahatsızlıkları, romatizma, ağrılı kas ve eklemler için etkilidir.

Gül:
Anti-depresan, afrodizyak, sakinleştirici, toksinden arındırır,
allerjiler, dolaşım ve adet sıkıntıları, migren için faydalıdır.

Sandal ağacı:
Sakinleştiren, yavaşlatan, afrodizyak, depresyon,
çekingenlik ve sinirsel sıkıntıları dengeler.

Kekik:
Enfeksiyona karşı, stimüle eden, mide sıkıntılarını yatıştıran,
solunum ve idrar yolları enfeksiyonlarına karşı etkili..

KAYNAK[Üye Olmadan Linkleri Göremessin! Üye Olmak İçin Tıkla...]
OguzHan isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Digg this Post!Bookmark Post in Technorati
Alıntı ile Cevapla
Cevapla

  • Submit Thread to Digg Digg
  • Submit Thread to del.icio.us del.icio.us
  • Submit Thread to StumbleUpon StumbleUpon
  • Submit Thread to Google Google
  • Bookmarks

    Etiketler
    aromaterapi , bergamut , gül , koku etkileri , özyağlar

    Seçenekler
    Stil

    Yetkileriniz
    You may not post new threads
    You may not post replies
    You may not post attachments
    You may not edit your posts

    BB code is Açık
    Smileler Açık
    [IMG] Kodları Açık
    HTML-KodlarıAçık
    Trackbacks are Açık
    Pingbacks are Açık
    Refbacks are Açık



    Bütün Zaman Ayarları WEZ olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 08:46 .


    Powered by vBulletin Version 3.8.7
    Copyright ©2000 - 2012, Jelsoft Enterprises Ltd.
    Search Engine Friendly URLs by vBSEO 3.5.0 RC2
    Sohbet ve Sohbet odalari sitesi

    Sohbet Chat Forum Oyunlar1