hoSSohbeT.com  Sohbet  forumlari

Anasayfa Bugünki Mesajlar Forumları Okundu Kabul Et
Geri git   hoSSohbeT.com Sohbet forumlari > Sevgi - Aşk - Tutku > Aşk
Kayıt ol Yardım Sohbet Gazete oku Diyetsaglik Üye Listesi Ajanda Arama Bugünki Mesajlar Forumları Okundu Kabul Et

Aşk Aşk nedir?



Cevapla
 
LinkBack Seçenekler Stil
Alt 06-05-08, 19:51   #1
Şehvani
 
SenSuaL - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 29-03-07
Nerden: İstanbuL
Yaş: 31
Mesajlar: 7,501
Tecrübe Puanı: 142 SenSuaL 1000 SenSuaL 1000 SenSuaL 1000 SenSuaL 1000 SenSuaL 1000 SenSuaL 1000 SenSuaL 1000 SenSuaL 1000 SenSuaL 1000 SenSuaL 1000 SenSuaL 1000
Aşk Perisi diyor ki...

Şimdi arkanıza yaslanın ve yazımı okurken yavaş yavaş sizler de benimle beraber sorgulamaya başlayın....

Hayatımızın ne kadar büyük bir bölümünü ilişkiler ve iletişim konularının etrafında geçirdiğimizi düşünün…

Sabah uyandığımız andan akşam tekrar yatana kadar sürekli birilerine birşeyler anlatmaya çalışıyor, sorguluyor, kırılıyor, kızıyor, unutmuyor, gülüyor ya da somurtuyoruz.

Üstelik sadece “kendi seçimlerimizden ibaret olan” sevgililerimiz değil bu bahsettiğim insanlar...

Her gün iletişim kurmak zorunda kaldığımız onlarca insandan, kaçını bizlerin seçme şansı var sizce?

İş arkadaşları? Bindiğimiz taksinin sizi dövmekten beter hale getirerek konuşan şoförü? Yolda kaldırım kenarı tutturamadan yürüyen yayalar? Önünüzde 30 km hızla giden ve dikiz aynasını sadece bıyıklarını düzeltmek için kullanan bir sol şerit meraklısı kamyon şoförü? Müşterileriniz ? İş verenleriniz ?

Tüm bu insanlara bütün gün kibar olmak, kalp kırmamaya çalışmak , sabretmek yetmezmiş gibi bir de kendimize “yandaş” arıyoruz.Kalbimizin bir sahibi olsun istiyoruz... Sizce hayat mı kolaylaştırıyoruz yoksa kaşınıyor muyuz ?

Bir kere artık günümüzde sevgili öyle hoop diye 40 kupon biriktirene yaysat bayinden verilmiyor, ya da düzgün bir hayat yaşayabilenlere çikolata arasından ikramiye diye çıkmıyor. Çok uğraş gerek çok... Bakımlı ve akıllı ol , günü takip et , güler yüzlü ol , şık giyin ,doğru arkadaşlar edin... Hadi diyelim tüm bunları yaptık ..Eee doğru yerde ve doğru anda nasıl bulunacağız da beyaz atlı prensimizi ya da saçlarını kuleden bırakmış prensesimizi bulacağız.

Çoğumuz doğru kişiyi bulmakta ya da bulduğunu sanmaya azimle inanmakta diğerlerinden daha başarılılar .Hadi diyelim buldunuz sevgili , ilişkiyi sürdürmek için , kağıda dökülse “han duvarlarından bile uzun” gözükecek olan kuralları nasıl uygulayacağız? Nereye kadar susmamız gerektiğini, hangi konularda akıllı davranmamız gerektiğini, hangi bahanelere gülüp hangi uyarıları dikkate almamız gerektiğini nereden bileceğiz?

Hala sorguluyorum , sizce “masallar” mı bizleri mükemmel ilişkinin hayalini kurmaya yönlendiriyor yoksa hepimiz kendi masallarımızı kendimiz mi uyduruyoruz ?
Hadi dürüst olalım…

Sizce, ülkenin tüm kadınlarının ayaklarında , merdivenlerde bulduğu ayakkabı tekini deneyen prens , bizim külkedisini bir kez olsun gözlerinden tanıyamaz mıydı ? Ya külkedisinden önce bir başkasına uysa idi o ayakkabı ? Peki eş bulmak için prensin verdiği bir parti değil de “haydi hep beraber ilkokul yapıyoruz” imecesi olsaydı ? Külkedisi atlaya zıplaya gider miydi yoksa “dur ben daha patates soyacağım” mı derdi ?

Peki ya pamuk prenses ? Atının üstünde bu kadar ihtişamlı duran bir yakışıklı olmasaydı ,aynı sevgi ile yaklaşacak mıydı kendisini 5 saniye önce öpmüş olan adama ? Ya tıknaz , iki lafı bir araya getiremez bir orman kaçkını öpseydi onu ? Masal aynı masal .. Amaç aynı amaç.. peki ya son ? Yahu senin annen ölmüş , baban aynaya bakıp konuşmaktan başka birşey bilmeyen bir kadınla evlenmiş , sen ormanlara düşmüşsün , huyunu suyunu bilmediğin , sadece boyları kısa diye sempatik bulduğun 7 tane madenci ile yaşıyorsun ve tüm bunlar dert değilmiş gibi seni öpen ilk adama aşık oluyorsun ..

Peki ya Romeo ile Juliet ? Öldü sanılan kadın uğruna kendini feda etmeye kalkan bir adamın öncelikle sevgilisinin nabzı atıyor mu diye kontrol etmesi gerek miyor muydu? Romeo’yu ölü bulan Juliet’in “hayatım ne kadar mantıksız bir harekette bulunmuşsun böyle ben ölmemiştim ki” diye bağırması gerekmiyor muydu ?

Sizce aşkın gözü kör mü, bizler mi ara sıra perde indiriyoruz gözlerimize ? Aşkımızı bizler mi yönetiyoruz yoksa aşkın içinde figüran mı kalıyoruz ? Müdahale edelim derken kalp mı kırıyoruz yoksa müdahalesizlikten, bir kalbimiz olduğunu mu unutturuyoruz ?

Aşk bir takım oyunu ise, neden top ayakta tek koşan biz oluyoruz ?

Arkanıza yaslanıp rahatlayın ve sorgulayın diye başlamıştım yazıma , şimdi bir ricam daha var ,hiçbirşeyi içinizde tutmayın !! tüm kırgınlıklarınızı , içinden çıkılmazlarınızı , aksilikleri ya da yakalanması olası fırsatlarınız için gitmeniz gereken yönleri benimle paylaşın ...

Yollayacağınız her türlü ilişki ve iletişim sorunlarınız için ben elimden geldiğince ve en önemlisi aklım yettiğince sizlere yardımcı olmaya çalışacağım.

Son sorumu soruyorum … Sizce aşk eski bir yalan mı ademle havvadan kalan , yoksa tek umut ışığı mıdır; ruhumuza huzur, nefesimize nefes katan?
__________________
SenSuaL isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Digg this Post!Bookmark Post in Technorati
Alıntı ile Cevapla
Cevapla

  • Submit Thread to Digg Digg
  • Submit Thread to del.icio.us del.icio.us
  • Submit Thread to StumbleUpon StumbleUpon
  • Submit Thread to Google Google
  • Bookmarks

    Seçenekler
    Stil

    Yetkileriniz
    You may not post new threads
    You may not post replies
    You may not post attachments
    You may not edit your posts

    BB code is Açık
    Smileler Açık
    [IMG] Kodları Açık
    HTML-KodlarıKapalı
    Trackbacks are Açık
    Pingbacks are Açık
    Refbacks are Açık



    Bütün Zaman Ayarları WEZ olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 02:07 .


    Powered by vBulletin Version 3.8.7
    Copyright ©2000 - 2012, Jelsoft Enterprises Ltd.
    Search Engine Friendly URLs by vBSEO 3.5.0 RC2
    Sohbet ve Sohbet odalari sitesi

    Sohbet Chat Forum Oyunlar1