hoSSohbeT.com  Sohbet  forumlari

Anasayfa Bugünki Mesajlar Forumları Okundu Kabul Et
Geri git   hoSSohbeT.com Sohbet forumlari > Sevgi - Aşk - Tutku > Aşk
Kayıt ol Yardım Sohbet Gazete oku Diyetsaglik Üye Listesi Ajanda Arama Bugünki Mesajlar Forumları Okundu Kabul Et

Aşk Aşk nedir?



Cevapla
 
LinkBack Seçenekler Stil
Alt 11-06-09, 11:58   #1
Xie
Dekan
 
Xie - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 03-04-08
Mesajlar: 12,754
Tecrübe Puanı: 54504 Xie 1000 Xie 1000 Xie 1000 Xie 1000 Xie 1000 Xie 1000 Xie 1000 Xie 1000 Xie 1000 Xie 1000 Xie 1000
Önce Öğren Aşkı, Yaşamayi Bil, Ondan Sonra Çık Karşıma(cok hoss)

[Üye Olmadan Linkleri Göremessin! Üye Olmak İçin Tıkla...] Önce Öğren Aşkı, Yaşamayi Bil, Ondan Sonra Çık Karşıma

Ondan Sonra ''seninki de Aşk mı?'' de.

Ben de O zaman cevap Vereyim Sana, Savunayım Aşkımı.

Madem Yeri Geldi, Bir iyilik Yapayım Sana,

Okuda Nasıl Aşık Olunurmuş Öğren...


Teslim Olacaksın...

Kayıtsız Şartsız Teslim Olmayı Gerektirir AŞK.
Bir Yanın AŞkta, Bir Yanın Başka Tarafta Olmaz.
Beynen , Kalben , Ruhen , Bedenen Teslim Olmayı Bileceksin...
HerŞeyinle AŞka Adayacaksın Kendini...


''canım Yanar ''diye Düşünmeyeceksin.
AŞk Bu , Yakabilir Canını. Ama Sen Bunu Göze Almazsan,

Dünyanin En Büyük Mutluluğunu Da Yakalayamazsın.
Hem Gülü Koklamak İsteyeceksin Hemde ''dikensiz'' olsun Diyeceksin.

Olmaz Öyle Şey, Gülü Seveceksen, Dikeninin
Batabileceğini De Bileceksin...
Korkmayacaksın...
Hiç Bir AŞK ''Şu Gün Biter'' Diye Başlamaz.

AŞk Sözleşmelere Bağlanamaz.

''Önce Sen Aşık Ol, Sonra Ben Olurum'' Diyemezsin.
Karşılık Olmasada AŞK Vardır. Yüreğini Ardına Kadar Açacaksın.
Yaralanma Olasılığın Vardır Ama Unutma ki o

Yürek Aşksız Atmaz.

AŞKsız Atan Yüreğe, Yürek Denmez. ''terk Ederse, Aldatırsa

'' Diye Düşünüp Kendine Zehir Etmeyeceksin Hayatı.
Şüphe Hem AŞkın Hem İnsanın Düşmanıdır...


Yaşayabildiğin Kadar Yaşayacaksın. Sonu Acı Bitmiş

Olsa da Şükredeceksin

O Güzel Günleri Yaşadığın İçin.


Çalışacaksın...''aşık Oldum, Haydi Bakalım Ne Olacaksa Olsun''

Demeyeceksin.

İştir AŞK, Uğraştır, Emektir.

Uğraşacaksın, Çalışacaksın.

Besin İster AŞK, Tıpkı Çiçek Gibi. İnsandır Besini AŞKın.

Sen AŞKa Ne Kadar Çok Şey Verirsen O da Seni O Kadar Mutlu Eder Bunu Unutmayacaksın.


Asıl İş, AŞık Olduktan Sonra Başlıyor Zaten.

AŞk Küt Diye Çıkar

Karşına Reddemezsin. Öyle Bir Gücün Yok.

Ama AŞKı

Yaşatabilme Gücün Var. Kullanırsan Var.

Üşenmeyeceksin,

Usanmayacaksın.


Bİr Duvarı Ören Usta Gibi, Bİr Bahçeyi

Çapalayan Bahçıvan

Gibi Ekeceksin, Dikeceksin,sulayacaksın.


Sen Bunları Yaptığın Halde Yaşamıyorsa AŞK,

Aldırma.

Elinden Geleni Yapmış İnsanların Huzurunu Hissedeceksin.


Bu Bile Yetecek Sana.

Koruyacaksın...

AŞK Senin En Değerli Varlığındır,

Gözünden Bile Sakınacaksın.

Nadide Bİr Çiçek Gibi, En Değerli Vazoda,

Paha Biçilmez Bİr Mücevher Gibi En Gizli Kasada Tutacaksın.

Dalgalanmalara Açık Bir Duygulur AŞK...
Korumazsan, Kırılır, Kaybolur.
Saklamazsan, Çalarlar Üzülürsün.


Şimdi Okudun Mu AŞKı..?
Anladın Mı...?


Yetmez, Bir Daha Oku, Ezberle.
Sonra Gel Yine, Belki O Zaman Konuşuruz

AŞKı Seninle.
Belki O Zaman...
__________________

Konu Xie tarafından (11-06-09 Saat 16:48 ) değiştirilmiştir..
Xie isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Digg this Post!Bookmark Post in Technorati
Alıntı ile Cevapla
Alt 11-06-09, 16:44   #2
Xie
Dekan
 
Xie - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 03-04-08
Mesajlar: 12,754
Tecrübe Puanı: 54504 Xie 1000 Xie 1000 Xie 1000 Xie 1000 Xie 1000 Xie 1000 Xie 1000 Xie 1000 Xie 1000 Xie 1000 Xie 1000
Cevap: Önce Öğren Aşkı, Yaşamayi Bil, Ondan Sonra Çık Karşıma(cok hoss)

Yetmez Bir Daha Oku Ezberle.
Sonra Gel Yine Belki O Zaman Konuşuruz

AŞKı Seninle.
Belki O Zaman...
Xie isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Digg this Post!Bookmark Post in Technorati
Alıntı ile Cevapla
Alt 11-06-09, 20:25   #3
Xie
Dekan
 
Xie - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 03-04-08
Mesajlar: 12,754
Tecrübe Puanı: 54504 Xie 1000 Xie 1000 Xie 1000 Xie 1000 Xie 1000 Xie 1000 Xie 1000 Xie 1000 Xie 1000 Xie 1000 Xie 1000
Cevap: Önce Öğren Aşkı, Yaşamayi Bil, Ondan Sonra Çık Karşıma(cok hoss)

—Susmak Aşkımın Dilidir—Diyen Sevgili
Konuş Şimdi, Kelimelerine İhtiyacım Var…
Parça Tesirli Sancılar Düşüyor Kalbime.
Düştükçe Uçurum, Sancıdıkça Aşk…
Ve Aşklaştıkça Kalp,
Daha Çok Parçalanıyor Hayat.
Yaklaştıkça Daha Bir Özlüyorum
Kabul Ediyorum, Galibimsin…
Ve Ben Her Şeyini Savaş Alanında Bırakan,
Mağlup Bir Komutan Gibiyim Şimdilerde…
Tüm Zaferlerimi Sende Yitirmiş,
Kör Bir Şahinin Gözleriyle Yol Arıyorum Kendime;
Sana Çıkmayacağını Bildiğim Yolları
Görmekten Korkuyorum Belki de Kim Bilir?
Çıkmaz Sokaklarda Kısır Kalıyorum Döngülere…
Ve Ben Dönemezken Kendime,
Labirentlerinde Kaybolmuşken,
Sağım Sen, Solum Sen,
Yolum Sen, Yönüm Sen Olmuşken,
Senden Gayrisine Yok,
Yokluğuna Ram Olmuşken,
Susma Ömrüm!
Yol Kesil Cehenneme...
Keskin Bir Virajsın İçimde Bir Türlü Alamadığım.
Ne Zaman Geçmeye Kalksam Senden,
Ya Bir Uçurum Boşluğu,
Ya Bir Şarampol Oluyor Sonum…
Uzanan Elleri Tutmuyorum
Yüreğime Taktığın Alyans Tutuyor İçimi,
İçini Bırakmıyorum…
Dul Bir Hasrete Yâd/igar Kalıyorum Ötelerde.
Yar Dediğimi Ağyar,
Yaban Dediğimi Yar Sanıyorlar.
Sancılanıyorum Sessizliğine,
Tam Vakti!
Susturucu Takılmışken Yüreğime,
Haykıramazken,
Her Kurşun İçimi Parçalarken,
İnfilak Ederken İsyanlarım Sensizliğe,
Ve Akarken Gözümden Irmak Irmak,
Susma Ömrüm!
Ateş Kesil Cehenneme...
Tüm Piyonlarım Tükendi, Elimde Bir Şah…
Nereye Koysam Kendine Mat Çekiyor…
Cemreler İhanet Ediyor Adına,
Aslı Hükümsüz Kendini Bile Isıtmıyor,
Adım Lâl Kalıyor Zemheri Ayazlarına,
(D)üşüyorum..
Muhaciri Değilim Gayrı Bu Araf’ın,
Ne Cennet Kokabiliyorum, Ne Cehennem Yanabiliyorum;
Kendimsiz Bir Kent Kuruyorum Yokluğunun Sokağına,
Baykuşlara Sakinlik Yapıyor Kentimin Issızlığı…
Sesine Parazit Yapan Bir Sesle Yıkılıyorum;
Uğraşma Aşk, Kaldıramazsın!
Kumdan Kaleler Gibi Bir Rüzgârlık Değil,
Bir Cümlelik Yıkımlarım…
Bilmem ki Hangi Richter Ölçer Sarsıntılarımı,
Artçı Sellere Verirken Sitemimi?
Sana “Sus”arken, Ölüme “Su”sarken,
Müptelâsıyken, Kahramanı Bıçaklanmış Masalların
Aşk İçin Âşıkları Ezip Geçmişken,
Susma Ömrüm!
Şehâdet Getir Cinnetime...
Öznesi Sen Olan Bir Ömre Verdim Adını,
Ki Ölüm Yar Olana Kadar,
Tek Yâr Dediğim Ol Diye,
Sana Geldim, Ölüme Yâr Etme Diye…
Susma Diye Çırpınışlarımın Tek Müsebbibisin..
Biliyorum Aldırmıyorsun
Dönmeyeyim İstiyorsun Sultanlığına
Ve Aslında Aşk’tan Korkuyorsun
Zulmetin Sırtımda Yama Olurken Yar/alarıma.
Hani Olur Da Geldiğimde Bir Gün
Kapanacaksa Yüzüme Şehrinin Kapıları,
Her Lisanı Lâl Bırakan Bakışlarım
Anlamını Yitirecekse Eğer
Ve El Elini Tutacaksa Ellerin,
Elimde Değil Yanacağım;
O Vakit Gülüp Geçeceksen Yangınlarıma,
Sarmayacaksan,
Benimle Kınanıp, Benimle Yanmayacaksan,
Cennetten Kovulmayı Göze Almayacaksan,
Bir Sözüne Çölde Vaha Gibi Susarken
Öyle Umarsız Susacaksan…
Sen De Sus Ömrüm!
Sus!
Sus Ki, Ölüm Bana Yâr,
Ben Ölüme Yâr Olayım…
Sen Toprak Kesil Cesedime
Xie isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Digg this Post!Bookmark Post in Technorati
Alıntı ile Cevapla
Alt 12-06-09, 06:10   #4
Xie
Dekan
 
Xie - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 03-04-08
Mesajlar: 12,754
Tecrübe Puanı: 54504 Xie 1000 Xie 1000 Xie 1000 Xie 1000 Xie 1000 Xie 1000 Xie 1000 Xie 1000 Xie 1000 Xie 1000 Xie 1000
Cevap: Önce Öğren Aşkı, Yaşamayi Bil, Ondan Sonra Çık Karşıma(cok hoss)

Yüregim yasayan Bir ÖLü

[Üye Olmadan Linkleri Göremessin! Üye Olmak İçin Tıkla...]
Yüreğim Yaşayan Bir Ölü..! ! !

Öyle bir an geldi ki; artık hep hasret kokuyordu yağan yağmurlar...
Gülmek nedir bilmiyordu içimdeki çocuk; yaşamak ağır bir yüktü omuzlarında; ne sevdiği yağmurlarda ıslanmak istedi ne de yaşamak!


Yüreğim, yaşayan bir ölüydü; kime sarıldıysam hüzün bulaştı ellerine; oysa onlar hüznü bilmezlerdi. Ve bir dağ başı ıssızlığı gibi gömüldüm içime.


Kendimde eğer ki bulamıyorsam yaşama gücünü, neye yarar ki çabalarım? Ve her uykuya dalışlarımda ne kadar çok istedim bir daha hiç uyanmamayı.


Ölümlerini yakıştaramadıklarım birer birer çıktığında hayatımdan; her biri kendince bir boşluğu bırakıp gitti ardında. Yaşama sevincim, onlarla birlikte karıştı toprağa. Birbirinin aynısı olan günler, bitmeyen sancılardı...


Mühürleyip dudaklarımı, tıkayıp kulaklarımı ve kapamayı denedim gözlerimi. Buna rağmen içimdeki sessizlik büyüdükçe büyüdü; yazmak da yetmedi; yetersiz geldi kelimeler ama yine de en zoru kendimi hiç bulamayışım...


Kaç kişi için anlamı vardı ki varlığımın ve kaç kişi için sığınacak bir limandı bu yüreğim?...
Söylemesem, yazmasam ben de herkes gibiyim işte; sağır, dilsiz ve kör.


Ölümlerini yakıştıramadıklarım, birer birer çıktığında hayatımdan; ne bırakılan boşlukları doldurabildim ne de o boşlukları birileri...


Ben her gün öldüm öldüm dirildim ama bu yüreğim yaşıyor senin için...
Xie isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Digg this Post!Bookmark Post in Technorati
Alıntı ile Cevapla
Alt 13-06-09, 07:16   #5
Xie
Dekan
 
Xie - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 03-04-08
Mesajlar: 12,754
Tecrübe Puanı: 54504 Xie 1000 Xie 1000 Xie 1000 Xie 1000 Xie 1000 Xie 1000 Xie 1000 Xie 1000 Xie 1000 Xie 1000 Xie 1000
Cevap: Önce Öğren Aşkı, Yaşamayi Bil, Ondan Sonra Çık Karşıma(cok hoss)

İçimdeki boşluğa düş.. Ben tutarım seni..

Bir yaşamı avuçlarına alıp gecenin sessizliğinde kaybolmak; dalgın bakışlarla… Kimin adını savursam boşluğa hep bir harf gelip takılır yüreğime… Susmuyor alfabenin başındaki harf de; sonundaki harf de… Araya kaynayanları saymaya gücüm yetmez…

Balkondaydım….
Az önce…
Azalarak…

içimdeki boşluga düş… ben tutarım seni ?

Hangi günlüğün kapağını açsam rüzgar esip geliyor bugünüme…
Dışarda hain bir yaz kavurmaktan uzak..
Düşler yangın yerindeyken, düşsüzlük almış başını gidiyor…
Sayıklayan bir bedenin, hiçbir sese yetişemeyen görüntüsü salınıyor karanlıkta…

Şehir içine akıyor …
Şehir içime akıyor…

Kanmadan kanacaklarıma, alıp başımı sureti olmayan bir gidişe doğru yola çıkıyorum…

içimdeki boşluga düş… ben tutarım seni ?

Aldırmadım…

Ne sana ne sen’li kuşkuların gölge oyunlarına…
Bir yerlerde soğuk bir rüzgar devralıyor geceyi…
Hissetmekten uzak bedenim, gelen çağrıya ‘hayır’ demiyor…

Gel diyor düşlerin yolcusu, gel ve sarıl bakışlarıma…
Bir dal aramalı mıyım diye düşünürken, çatırdayan sesinle irkiliyor bedenim…

Sesler kapılarıma dayanıyor..
Sesler adımlarıma düşüyor…

Yoksunluğuma karışıyor çürümüş başkalaşımın…
Tetikte tek bir can, kurşun soluğunda…

içimdeki boşluğa düş… ben tutarım seni ?

Ya vazgeçip siyah bakışlarından düşeceğim; ya da savaşıp kokuna katacağım beni…

Gece bakışları…
Saatte bilmem kaç; kaç kilometre hızla aşktan düşüyorum…

sen içimdeki boşluğa düş… ben tutarım seni ?

Bakışlarından yabancı bir misafirliğin arsız huysuzlanmalarını seziyorum. Elimde değil, biliyorsun. Seni sakladığım yerden seni çıkarabilmek için sana ihtiyacım var.

Kaç deniz geçtim bu gölgelikte dinlenmek uğruna. Kaç suda yüzdüm, dinlenmeden. Vakitsiz duruşlarım oldu, vakitsiz taşıdığım ağırlıklar. Künye gibi taşıyorum her birini sebepsiz, sağır, izbe duygularımla…

Bu yolun sonundan geçmen için önce, beni ben’de çiğnemen lâzım.

yinede vede; içimdeki boşluğa düş… ben tutarım seni ?

Nöbetleşe çalışıyoruz geceyle. O sabaha vurgun, ben karanlığa. Zamanı terk etti kollarıma, çekip gitti. Onca ayın arasından birtek Mayıs’ı mı layık gördü susuşlarıma.

Çekiliyorum…

Tek damla sen bırakmayacağım giderken bende; Oysa bir tek damla bile yeterdi değil mi sevmelere.

Bak! Yağmur bakışlarımda kokuna dayanıp sana eğilen yersizliğim saklı…
Görmezsin, biliyorum…
Görmeyeceksin de…

Zehirli sözler bunlar… Damıtmadım hiç birini…

içimdeki boşluğa düş… ben tutarım seni ?

Akrep sokarken, yelkovan pan zehirden uzaklaşıyor…
Bak, görüyor musun fırtına yaklaşıyor!!!
Bileklerim ince, savrulur muyum bu dilsizliğimle?

Çarşaf açıyorum tenindeki gölgeme, hadi gel gel bu gece… Ay çıkmamış gözlerimin kum dolu bakışlarından, yeter ki sen ol,seni içtiğim gecelerde…
Adını bilme; adını bilme böyle ne olur; yanımda bir yerlere devril hatırlayamadıklarımızla.
Aramıza giren kaç şehir var ki; geçmişimizden başka? Hem, ikimiz de tüketmedik mi sayfalarca gergef gibi işlediğimiz ömrümüzü, sigara niyetine… ?

Şimdi kulaklarıma bıraktığın fısıltılı sözcüklerini yanına alıp bendeki ben’e yavaşça koy başını… Nefes alışlarımın titreyen ritmine karışsın yanağındaki pürüzler. İrkileyim… ve içimdeki boşluğa düş… ben tutarım seni ?

Kaç gece böyle uykusuz çoğaldım yatağımda. Yastığımın altına düşlerini bırakıp gittiğin o günden bu yana, hep o gecenin doğumunu bekledim arsız çocukluğumla…

Rüzgârını şehrinin avuçlayıp martıların kanatlarına asıyorum… Kal diyorum sesine. Kal ve bir notasını eksik koyduğum sesimin nâmelerini dinle diye…

Kızma…!
Biliyorum, senin bir kalbin yok…

Hecelerim vurguna takıldıysa oltanın ucunda, bundan sana ne…!!! Bu yalnızca benim vurgunum…
Sen yine filmlerini toparla geceye hazırlık için, yorgunluğunu toparla kanepende ve hiç değilse bu defa ağırdan aç kitaplarının kapağını…
içimdeki boşluğa düş… ben tutarım seni ?

Demiştin ya bir defasında: ” Sana gel deyişimin sessizliği mi bu?” diye,
bak işte mırıldandım seni, içinde ben’im kokan sen gibi…

“Bazen dalgaların kıyıya mı yoksa açığa mı sürükleyeceğini akıntılar belirler…Bunlar sessiz ve derindedir…Bazen sıcak bazen soğuktur…”

Serin bir ilkbahar akşamı gibi düştüm; Beklentilerimden çok uzakta bir sahnede, boylu boyunca duruyordun karşımda. Hangi sesime düşeceğini, beni hangi rüzgârın koynundan çekip çıkartacağını sezemiyordum; ancak yaşamın bir şekilde bizi karşı karşıya getirdiği su götürmez bir gerçekti. Duygularımı arkamda bırakıp, nice sevda sözüne sırtımı çevirip sana döndüm yüzümü.

Yeni yetme duygularım olmadı benim hiç.. Sevdaya hazan resmini çizmedim. Ne olduysa diğerlerine, benim sularımda gezinmeye başladıktan sonra oldu ve tüm duygular ondan sonra yerle bir oldu… Geç kalmıştım bir şeylere… Suçu kendimde bulmayı, ben hep onlardan öğrendim… Oysa avuçlarımdaki sıcaklığı alıp götüren onlardı…
sen yinede; içimdeki boşluğa düş… ben tutarım seni ?

Şimdi ağırlaşan geçmişin koynunda sana dökülüyor kalemim.. Bir bir soyunuyorum yaşamı , atıyorum üzerimden bana bırakıp gittiği her ne varsa…

Kahraman Tazeoğlu
Xie isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Digg this Post!Bookmark Post in Technorati
Alıntı ile Cevapla
Cevapla

  • Submit Thread to Digg Digg
  • Submit Thread to del.icio.us del.icio.us
  • Submit Thread to StumbleUpon StumbleUpon
  • Submit Thread to Google Google
  • Bookmarks

    Seçenekler
    Stil

    Yetkileriniz
    You may not post new threads
    You may not post replies
    You may not post attachments
    You may not edit your posts

    BB code is Açık
    Smileler Açık
    [IMG] Kodları Açık
    HTML-KodlarıKapalı
    Trackbacks are Açık
    Pingbacks are Açık
    Refbacks are Açık



    Bütün Zaman Ayarları WEZ olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 01:24 .


    Powered by vBulletin Version 3.8.7
    Copyright ©2000 - 2012, Jelsoft Enterprises Ltd.
    Search Engine Friendly URLs by vBSEO 3.5.0 RC2
    Sohbet ve Sohbet odalari sitesi

    Sohbet Chat Forum Oyunlar1