Tekil Mesaj gösterimi
Alt 16-07-08, 21:25   #3
angelica
Kaderine Gülümse..
 
angelica - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 06-05-05
Nerden: bilsin . . . ツ ★deli1isi★ . . . İşte . . .
Mesajlar: 19.199
Benim Modum:
Tesekkür: 615
689 Mesajına 1.123 Kere Teşekkür Edildi
Tecrübe Puanı: 10000 angelica isimli üye Tecrübe puanını kapatmıştır.
Cevap: Fatih Kısaparmak

Haram Saltanatı
Utanmadan haram lokma yutanlar
Şerefini üç kuruşa satanlar
Duymasa da Mısır'daki sultanlar
Haram saltanatı yıkılır elbet
Hortum saltanatı yıkılır elbet
Talan saltanatı yıkılır elbet
Duymasa da Ankara'da sultanlar
Haram saltanatı yıkılır elbet
Yalan saltanatı yıkılır elbet

Ar damarı ar damarı
Şimdi olmuş kar damarı
Ar damarı çatlayanlar
Bir gün elbet yer şamarı
Hey halkım hey
Uyan halkım hey hey
Hey halkım hey

Sanma ki haramla sefa süren var
Mazlumun ahından hesap veren var
Kara karıncaya gece gören var
Haram saltanatı yıkılır elbet
Yalan saltanatı yıkılır elbet
Talan saltanatı yıkılır elbet
Kara karıncaya gece gören var
Haram saltanatı yıkılır elbet
Hortum saltanatı yıkılır elbet

Ar damarı ar damarı
Şimdi olmuş kar damarı
Ar damarı çatlayanlar
Bir gün elbet yer şamarı
Hey halkım hey
Uyan halkım hey hey
Hey halkım hey

Fatih Kısaparmak
Hayat Bana Yalan Söyledi
İlk kez hesaplaşıyorum kendimle...
Tuhaftır kalemi,kâğıdı ve seni
Onca sevmeme rağmen,
Sana ilk kez yazıyorum...

Şimdi sen yoksun, seni düşünmek var.
Çocukkende seni düşünürdüm her gece,
Radyo dinler, şiir yazardım,
Her Çarşamba pazara giderdik annemle,
Babam maaş aldığında baklava yerdik.
Dondurmayı da çok severdik,
Ablam üç top yerdi, ben iki top,
Yalnızca bu yüzden kavga ederdik.

Oysa, oysa hayatımın vaz geçilmeziydi ablam,
Onun da yüzü hiç gülmedi,
Hayırsızın birine kaçıp mahvetti hayatını,
Aklımdan hiç çıkmaz gittiği günkü karanlıklar.

Hüznümü büyüttüm o günden beri, kendimi değil,
Gözlerimde hâlâ bir çocuk ağlar,
Düşlerimi gezdirdiğim bulutlar,
Bir tohumun özlemiydi çiçeğe,
Ve hâlâ kulaklarımda annemin sesi,
Bitirsen şu okulu, bir işe girsen...

Şiirle karın doymadığı doğruydu,
Bak Cemil okudu mühendis oldu,
En güzel kızıyla evlendi Üsküdar’ın,
Evinide aldı arabasını da...

Ben ise bağlama çalardım kendi halimce,
Sesim güzelmiş öyle derlerdi,
Nereden bilirdim,
Hep hüzünlü türküleri söyleyeceğimi?
Hayat bana yalan söyledi.

Mektuplar yazardım Almanya da ki abime,
Okulu bitireceğime söz verirdim,
Masum düşlerimin o en sürgün adasında,
Bakışları uzaklara dalıp giden şarkılar
Ve mevsimsiz solmuş bir çiçek gibi,
Ayaklar altında nasıl ezilirse umut,
Benim de güneşimi işte öyle çaldılar.
Öyle tutsak aldılar sevinçlerimi.

Sensiz geçen ger günü hesabıma yazdılar,
Şimdi öyle uzak ki...
Çay içip simit yediğimiz o günler,
Kardeşine karne hediyesi, uçurtma yaptığım günler
Öyle uzak ki...

Oysa saçaklarda titreyen bir serçenin,
Ekmek tanesine kanat çırpması,
Ve bir anne duası kadar içten sevmiştim seni.
Fener stadında Beşiktaş maçı,
Ve parasızlığımız devam ederken,
Bütün mavilerimi sana vermiştim.
Kaybetmek alnıma yazılmış sanki
Olmadı bir tanem...
Hayat bana yalan söyledi.

Babanın tayini çıkıp ta gittiğiniz o kış,
Yine pençe yaptırmıştık ayakkabılarımıza,
Sana söyleyememiştim ama, işten ayrılmıştı babam,
Kapanmıştı çalıştığı lokanta.

Senet zamanları daha bir çökerdi omuzları,
Ve akşam trenlerinin işçi yorgunluğuyla
Daha bir uzardı raylar.
Sitemlerim bile eğlenmişti hayata,
Öfkeli bir yanardağ isyanlara uyanmıştı,
Üstelik, üstelik sen de yoktun artık,
Oysa, yalnızca sen öpmüştün gözlerimi,
Bir yanı hep eksik kalmış çocukluğumun.

Aslında her insan yenikti hayata,
Ve birazda küskün...
Son trende kaçınca istasyondan,
Öyle kala kalırdık yorgun ve üzgün,
Kendime düşmanlığım bu yüzden,
Hep kendime pişmanlığım...
Şimdi her şeyim yarım,
Fotoğrafının arkasına ne yazdığımı bile çoktan unuttum.

Bir silâhım olsaydı, bir silâhım,
Yoksulluğu şakağından,
Kaybetmeyi kalbinden,
Ve sensizliği alnının tam ortasından vururdum.

Düzmece duygular harcım değildi,
Uzak denizlerin fırtınasıydım,
Karlı dağların kekliği...
Yoksuldum yoksul olmasına ama onurluydum.

Şimdi ne sen varsın, ne o eski sevdalar,
Olsun, üstüme devrilse de bu sağır karanlık,
Akşam olur şairlere gün doğar,
Bir kerecik söyle demiştin, söyleyememiştim hani
İşte şimdi söylüyorum:
Seni seviyorum.

Fatih Kısaparmak
Hüzzam Sevda
Sen baharı ertelenmiş boynu bükük karanfil
Gücenmiş bir şarkısın sen yol ayrımında
Sonuncu bahar olsaydın sonbahar değil
Keşke böyle bitmeseydi bu hüzzam sevda

Ansızın kapılar çarpar
Duvardan bir resim düşer
Merdivende bir an için titrenir
sendelenir
Dönsem dönsem mi denir
Ağlamaklı bakışlardan sitemler yağar
Çekip de gidenden fazla
geride kalan tükenir

O şiirler tek başına okunmuyor
gel yalvarırım
Ve o şarkı söylenmiyor sen olmayınca
Dönüp de gelirsen diye herşeye rağmen
huysuz bebek
Anahtarın o paspasın altında hala

Yine girdim bulutuna yalnızlığın sensizliğin
Aç kurt gibi üzerime yine saldırır hüzün
Karanlığın kollarında sayıklayan gece gibi
Yine gizlenir ay,yine belirir güzel yüzün

Dallarımı insafsızca
Söküp kıran bu fırtına
Sevdamıza çöken kışın
çığ düşüren kar sesidir
Eğer bir gün mezarda
kırmızı bir gül açarsa
Gözyaşlarım yaprağında
çiy tanesidir

Fatih Kısaparmak
Kaçağım Yıllardır
Benim güzel annem, sakın bana ağlama
Benim canım anam, sakın ola ağlama
İp boynuma dolananda
Benim güzel annem, sakın bana ağlama
Darağacı kurulanda, son isteğim sorulanda
Ah çileli annem, sakın bana ağlama

Kaçağım ben yıllardır
Firariyim kendi kendimden

Benim güzel kızım, sakın beni düşünme
Benim arslan oğlum, sakın bana üzülme
Sazım'ı yere düşürme, bu türküyü bitirme
Ben o zaman işte ölürüm, beni düşünme
Benim güzel karım, sakın gözyaşı dökme
Seni çok sevdim, sakın beni incitme...

Fatih Kısaparma
__________________

Egil Kulak ver
Ceddine..!!
TÜRK'e
Kefen Giydirmek
Hangi itin haddine!!!
angelica isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla