Konu
:
Internette Web Site Kurma
Tekil Mesaj gösterimi
27-03-05, 03:23
#
1
KiLLer
Yeni Üye
Üyelik tarihi: 27-03-05
Mesajlar: 39
Tesekkür: 0
0 Mesajına 0 Kere Teşekkür Edildi
Tecrübe Puanı:
0
Internette Web Site Kurma
Internette Kendi Web Sitenizi Kendiniz Kurun...
ßaskasina ßirakmayin... :D
NasiLmi...
ßuyrun...;)
Internet'e Çıkmak
İşin asıl zevkli tarafı olan Web sitesi oluşturmaya ve bunu Internet'e açmaya geçmeden önce Web'de "ne yapacağınız" sorusuna cevap aramak zorundayız. Bu soru şu anda belki çok anlamsız görülebilir. Ama Web'te neler yapılabileceğini sıraladıktan sonra
bu soruya gerçekten bilinçi bir şekilde cevap aramamız gerektiğini göreceksiniz.
Internet bir teknoloji yumağıdır. Bu teknoloji
TCP/IP protokolüne dayanan bir dosya aktarma sisteminde
HTTP protokolüne uygun bilgisayar dosyalarının bir ağ ortamında bir merkezden o merkeze bağlı bilgisayarlara aktarılmasını sağlar. Bu teknolojiyi
bugün Internet dediğimiz ortamda (ağlar-arası ağ) yapabileceğiniz gibi
bir şirketin Yerel Ağ ortamında da yapabilirsiniz. Buna intranet (ağ-içi ağ) denilir.
Internet'teki Web alanlarından belirli görüş ve düşüncenin propagandası
bir örgüt
kurum veya şirketin halkla ilişkiler hizmetleri için yararlanabileceğiniz gibi
Web sayfanızı bir başka yayının tamamlayıcısı olarak da düşünebilirsiniz. Günümüzde Internet
ticaret aracı haline gelmeye başlamış bulunuyor. Özellikle HTTP'nin daha açık iletişime dayanan bazı bölümlerinin şifreli hale getirilmesi ile ortaya çıkan yeni sürümü
SHTML (Güvenli HTML) kredi kartına dayanan alışveriş işlemlerini kolaylaştırmış bulunuyor. Bunun sonucu
bugün bir çok firma Web alanını
bir dükkanın vitrini ve yazarkasası gibi tasarlıyor ve kullanıyor. Bir çok toptancı ve perakendeci Web alanını normal işinin bir uzantısı gibi kullanırken
bir çok kişi sadece Web'de mevcut ve alışverişin sadece Web kanalıyla yapılabildiği "sanal mağazalar" açıyor.
Özetle
yapacağınız Web sayfalarını bir Site bütünlüğü içinde Internet'e açmak veya tabir yerinde ise "Web'e çıkmak" için önünüzde beş yol var. Şimdi bunları sırasıyla inceleyelim:
1. Kendi Web Server'ınızı Oluşturmak:
Web sitesi kurmakta en pahalı
buna karşılık gelecek için en verimli yol
kendi bilgisayarlarınızda
kendi ağınızda
kendi Web Server'ınızla kendi sitenize sahip olmaktır. Bir kere kendi URL adresiniz olacak. Sayfalarınızın güvenliğinden siz sorumlu olacaksınız. Ve
biraz sonra değineceğiz
bu Server
size başkaları için Web alanı sunarak para kazanma imkanı da sağlayacaktır.
Ama Web Server kurmak deyince bir çok kişinin adeta yerine çakılıp kalıyor. Çünkü son derece yanlış
ama o derece de yaygın bir şekilde Web Server deyince
bu işten biraz anlayanların aklına hemen UNIX işletme sistemi geliyor; bu kurması ve işletmesi son derece zor sistemin sadece ve sadece "büyük" bilgisayarlar gerektirdiği düşünülüyor. Dolayısıyla kendi Web Server'ını kurmaya hevesli bir çok kişinin hevesi
tabir yerinde ise
kursağında kalıyor. Sizin de böyle bir korkunuz varsa
hemen belirtelim: Piyasada satılan
hatta büyük bir ihtimalle şu anda sizin evinizde de bulunan herhangi bir PC ile Web Server sahibi olabilir ve bu serverda oluşturacağınız siteyi bütün dünyaya açabilirsiniz.
"Herhangi bir PC" sözünü biraz açmak şart: Bu bilgisayarın ziyaretçilerinizi canından bezdirmeden hizmet verebilmesi için en az Intel 66 MHz 486 veya dengi CPU'ya
en az 32 MB belleğe ve 1 GB sabit diske sahip olması gerekir. Sayfalarınıza günde 15'den fazla ziyaretçi gelmesini bekliyorsanız
CPU'nun en az 90 MHz Pentium
belleğin 64 MB'dan fazla
sabit disk alanının da en az 2 GB olması iyi olur. Tabiî
sabit disk alanının büyüklüğünü
içeriğiniz belirleyecektir.
Ama gördüğünüz gibi
"Artık iyice eskidi
" dediğiniz 66 MHz 486 CPU'su bulunan bilgisayarla bile Web sitesi kurulabilir ve işletilebilir. Önemli olan "İnternet için UNIX sistemi gerekir!" şeklindeki yanlış kanıyı bir kenara bırakın.
Muhtemelen aşina olduğunuz Microsoft Windows işletme sisteminin NT türü ile
Windows ortamında yine Microsoft'un Internet Information Server yazılımını kullanarak
en geç bir hafta içinde Web sahibi olabilirsiniz. Bir hafta diyoruz; çünkü bağlantı için başka kurum ve firmaların harekete geçmesini beklemek zorundasınız. İş sadece size kalsa
Web siteniz yarın hazır!
NT'nin herhangi bir UNIX sürümünden daha iyi Internet platformu olduğuna inanıyoruz. Herşeyden önce
NT
karşınıza Windows 95 ve 98'den aşina olduğunuz bir çehre ile çıkıyor. UNIX
DOS gibi
komut satırından işletilen bir sistemdir. NT'nin bir bilgisayara kurulması
Windos 3.1
95 veya 98'in kurulmasından daha zor değil. Bir Web alanının NT platformunda yönetimi
herhangi bir Windows kelime-işlem veya muhasebe programını öğrenmekten daha fazla bilgi gerektirmiyor. Ayrıca
günün birinde sisteminizi gerçekten büyütmek isterseniz
UNIX gibi yeni donanım
yeni yazılım gerektirmeyecektir; çünkü NT istediğiniz kadar bilgisayara yayılabilen bir sistemdir.
Ve en önemlisi
bugün UNIX dediğiniz zaman karşınızda ciddî bir muhatap bile bulmanız şans işi iken (çünkü UNIX Internet'ten ücretsiz edinilebilecek bir işletim sistemidir!) NT
size Microsoft'un bütün desteğini sağlayacaktır. NT
16 MB belleği olan bir bilgisayarda da
1 GB belleği olan bir bilgisayarda da
aynı etkinlikte çalışacaktır. Ayrıca NT
birden fazla CPU bulunan sistemlerde
kendiliğinden iş yükünü çipler arasında paylaştırarak
daha hızlı çalışabilir. NT
diğer bütün sistemlerin aksine
32 Terabyte (1 Terabyte
bin Gigabyte demlektir) disk alanını tanıyabilir. Bunlara ek olarak NT
donanımdan bağımsız bir işletme sistemidir; yani her türlü PC sisteminde çalışabilir. Buna karşılık belirli UNIX türleri belirli imalatçıların bilgisayar sistemlerinde çalışabilirler.
Bütün bunlar NT sisteminin üstünlüğü için ikna edici değilse
NT Server sistemi
paketten her türlü iletişim protokolü ve Internet'in kullandığı WWW
FTP
Gopher
DNS gibi (UNIX sisteminde ancak parayla edinilebilecek) bağlantı programları ile birlikte çıkacaktır.
Kendi bilgisayarınızda kendi bağlantınızla
kendi Web Server'ınızla Wb sitesi sahibi olmaya karar verirseniz
önünüzde başka imkanlar da açıldığını hatırlamalısınız: Siz de Web evsahipliği yapabilirsiniz! Yapacağınız yatırımı ticarete dönüştürebilir
başkalarına Web servisi verebilirsiniz. Sonuç itibariyle bilgisayarı
Web Server programı
Internet bağlantısı ile
şu anda milyonlarca kişinin Web sayfasına ev sahipliği yapan bir firma kadar yatırım yapmış olacaksınız. Neden bu imkandan sadece kendi sayfanıza ev sahipliği yapmak için yararlanmakla yetinmek zorundasınız? Sizin bir Internet Sitesine sahip olmanızı gerektiren sebepler
hemen hemen aynen
başka bir çok kişinin de Web sayfasına sahip olmasını gerektiriyor. Fakat bir çok kişi
bunu ya zor
ya da pahalı sayarak
böyle bir çabadan kaçınıyor. Oysa siz
yapacağınız yatırımla ve bu arada edineceğiniz deneyimle
bir çok kişiye Web alanı kurması için gerekli cesareti ve teşviki sağlayabilirsiniz. Bilgisayar dergileri
gazete ve diğer dergilerin ilgili sayfaları Web Sayfası Evsahipliği Servislerinin ilanlarıyla dolu. Bu kişilerin hemen hemen hepsi
sizin gibi Web Sitesi Evsahipliği işine bir bilgisayar ve bir modemle başlamış kişiler.
Yapacağınız yatırımla Internet'le ilgili iki ayrı hizmet verebilirsiniz: Internet Sitesi Evsahipliği ve Internet Servis Sunuculuğu.
Internet Sitesi Evsahipliği: Uygulamada
isteyene kendi bilgisayarınızdan sabit disk alanı kiralamaktan ibaret olan Web Evsahipliği
adından da anlaşılacağı üzere
başkalarının Web alanlarını kendi sabit diskinizde yer vermektir. Bir çok kişi
Web sitesi oluşturmayı bir kenara bırakın
kendi bilgisayarında
kendi kullanımı için dahi HTML sayfası yapamaz. Oysa gazeteye veya dergiye vereceğiniz bir ilanla
isteyene
Web sayfalarına ev sahipliği yapabileceğinizi bildireceksiniz. Bu işten biraz anlayanlar
kendi yaptıkları sayfaları onlara vereceğiniz parolayı kullanarak
sabit diskinizde kendilerine açtığınız dizine koyacaklardır. Hiç anlamayanlar ise
muhtemelen kağıt üzerinde nasıl bir sayfa ve nasıl bir tasarım istediklerini size anlatacaklar
içerik unsarlarını yine ya kağıt üzerinde
ya da floppy disketlerde size verecekler ve siz de bu malzeme ile onların HTML sayfalarını tasarlayacak
onlara ayırdığınız Web alanına koyacaksınız. Başkalarının teknik sorunlarıyla uğraşmak ve gece-gündüz bilgisayarınızı en mükemmel şekilde çalışır vaziyette tutmaktan sorumlu olmak istemiyorsanız
Web sitesi oluştururken HTML alanında edineceğiniz tecrübe ile başkalarına Web sayfaları tasarımı yapabilirsiniz. Bir çok Web Sitesi Evsahibi firma
ev sahipliğinden çok içerik geliştirme ve sayfa tasarımından para kazandığını bildiriyor.
Internet Servis Sunuculuğu (ISS): Büyük bir ihtimalle şu anda sizin de bir ISS'niz var. Bu kişi veya kurumla yaptığınız bir anlaşma ile
bilgisayarınızın browser programına onların verdiği bir telefon numarasını arattırarak
Internet bağlantısı sağlıyorsunuz. Elektronik posta adresi olarak da bu kişi veya kurumun bilgisayarındaki Web adresini gösteriyorsunuz. Internet'te kendi alanınızı oluşturduğunuz zaman
bu kişi veya kurumun şu anda size verdiği hizmeti verebilecek bir sisteminiz olacak demektir. Tabii Web sahipliği ile ISS arasındaki fark
ikincisinin daha fazla donanım ve yazılıma sahip olması zorunluğudur. Web sayfalaranızı 24 saat hizmete açık tutmak isteniz bile bir telefon bağlantısı (daha hızlı bağlantı istiyorsanız
daha farklı bir bağlantı) işinize yetecektir. Fakat ISS işinde öyle değil: Her an birden fazla müşterinin sizin bilgisayarınıza girip
oradan Internet'e çıkabilmesi için sizin çok sayıda modeme ve çok sayıda telefon hattına ihtiyacınız var demektir. Ayrıca bir Web Evsahipliği firmasının sahip olması gereken türden Internet bağlantınız olması gerekecek. Web sitesi işletmecisi olarak
alanınızı ziyaret edecek kişilere istediğiniz sür'atte hizmet sağlamakta serbestsiniz. Ama ISS olarak müşterilerinize en hızlı bağlantıyı vermekle yükümlüsünüz; yoksa müşterilerinizi daha hızlı hizmet veren ISS'lere kaptırırsınız. ISS olarak yapacağınız yatırım ne kadar yüksek olursa
muhtemel geliriniz de o kadar yüksek olacaktır.
Bilgisayarı sağladıktan ve önce NT işletim sistemini sonra Microsoft Web Server programını kurduktan sonra
bu sistemi dışarıya
Internet'e bağlamanız gerekir. Bir Server'ı Internet'e bağlamakla
bir başkasının evsahipliği yaptığı Web sitesindeki sayfaları güncelleştirmek için gerekli bağlantı arasında çok fark vardır. Bir Web Server
üzerinde bulunduğu bilgisayar kadar
modem ve kendisini Internet'e bağlayan telefon hattından oluşur. Hatta "Internet telefon hattının kendisidir!" dersek
durumu fazla abartmış olmayız. Sonuç itibariyle iyi bir bilgisayar ve oluşturacağınız Web server ne kadar mükemmel olursa olsun
bir telle dış dünyaya bağlı değilse
Web siteniz fiilen yok demektir.
Dış dünya ile bağlantınız için seçebileceğiniz çeşitli imkanlar var. Seçimi sahip olmak istediğiniz bağlantı hızı belirleyecektir.
Hat genişliği veya İngilizce ifadesiyle bandwidth
belirli bir zaman diliminde (standart ölçüyle bir saniyede) bilgisayarınızdan ne kadar veri çıkacağı ve ne kadar veri gireceğini gösterir. En yaygın ölçü
bilgisayar işlemlerinde kullanılan en küçük veri birimi olan bit'tir. Bit
yani iki karakterden (sıfır ve bir rakamlarından) oluşan ve bilgisayar dilinin kelimelerinin en küçük hecesidir. Bilgisayar iletişiminin ölçüsü olan bps (saniyede … bit)
çoğunlukla bin bit (kilobit
Kbps) veya bin Kilobit (Megabit
Mbps) olarak ifade edilir.
Web alanınızın bağlantı hızını (hattın genişliğini) belirlerken
dikkate alacağınız önemli bir unsur maliyet olacaktır. Hattınız ne kadar geniş olsun veya iletişiminizin ne kadar hızlı olsun istiyorsanız
hat ve modem masrafı o kadar artacaktır.
Hat genişliği ile sistemin merkezi olan bilgisayarın işlemci (CPU) hızı
belleği (RAM) ve sabit disklerinin toplamını belirlerken Web alanınızın kapasitesini gözönünde tutmalısınız. Önce kapasite planlamadan söz edelim
sonra buna göre donanım özelliklerini ele alalım.
Kapasite Planlaması
Bir Web alanının üzerinde durduğu bilgisayarın ve dış dünya ile bağlantısının alt sınırını Web alanının içeriği belirlemelidir. Üst sınırı ise
Web alanı sahibinin bu iş için ayırabileceği paranın miktarı belirleyecektir.
İçeriğini belirlerken
gerçekleştiremeyeceğiniz hedefler koyarak
kendi kendinizi başktan başarısızlığa mahkum etmemelisiniz. Siteniz
metne mi ağırlık verecek
grafiğe mi? Fotoğraflarınızı kamuoyuna göstermek ve gazete-dergi yayıncılarının ilgisini çekerek
pazarlamak için bir alan yapıyorsanız
her bir fotoğrafın
on sayfa yazı kadar yer tutacağını hesaba katmalısınız.
Web sitenizin kapasitesine ilişkin tahmin hesapları yaparken
mutlaka ama mutlaka gerçekçi bir cevap bulmanız gereken soru kaç ziyaretçi beklediğinizdir. Bir fotoğrafçının kişisel Web alanı günde 10 kişi tarafından ziyardet edilirse
bu iyi bir oran sayılabilir. Buna karşılık bir gazete
dergi
radyo veya televizyon istasyonunun halka ilişkiler
promosyon ve haberlerinin daha güncel sunma çabasıyla kurduğu Web sitesine günde 3 bin ziyaretçi gelirse
bu çok düşük bir rakam sayılabilir. Bu soruyu cevaplarken
aynı anda kaç ziyaretçi beklediğinizi de belirlemeye çalışmalısınız. Yüksek bir toplam ziyaretçi rakamının sisteminize yükü başka olacaktır
aynı anda sitenize gelecek ziyaretçi sayısının yüksekliğinin etkisi başka olacaktır. Web alanlarını sınıflandıranlar
genellikle üç gruba ayırırlar: Düşük trafik alanları
aynı anda 5 veya daha az ziyaretçinin uğradığı sitelerdir. Bu rakam 20'e çıkarsa
site orta trafik tlanı sayılır. Anda gelen gelen ziyaretçi sayısı 20'yi aşınca
bu siteyi yüksek trafik alanı saymak gerekir.
Ziyaretçiler Web sitenizde ne gibi işler yapacaklar? Alanınıza
on-line
yani ziyaretçi size bağlı iken
oynanabilecek oyunlar koyacak mısınız? Bu çok
ama pek çok bellek gerektirir. Ziyaretçileriniz Web sitenizde bir form dolduracaklar mı? Bu
Web Server programınıza program çalıştırma yeteneği kazandırmanızı gerektirecektir. Sayfalarınızda ziyaretçinin bilgisayarındaki browser programın türüne göre ve sitenizde iken yaptığı bazı tercihlere göre değişen
yani dinamik bir içerik mi sunacaksınız? Web Server programınızın bayağı ileri düzeyde olması gerekir. İleri düzeyde Windows programlarının ise daima daha fazla bellek ve sabit disk alanı istediğini hep biliyoruz.
Kapasite planlamasında üçüncü grup ögeler ise gelecekle ilgili tahminleriniz olacaktır. Web alanınızın gerçek genişlemesini
duyulmasını ve ziyaretçi sayısının artmasını istiyor ve bekliyor musunuz? Ticarete yönelik bir site oluşturan kişinin en büyük arzusu
adının duyulmasıdır. Hergün daha çok kişinin alanınıza gelmesi
başlıca amacınız olduğuna göre
sisteminizin genişlemeye müsait olması şart. Fakat fotoğrafçı arkadaşımızın örneğine dönersek
onun böyle bir amacı olmadığını kolayca görebiliriz. Dünyadaki bütün fotoğraf alıcısı yayın editörleri sözleşip aynı anda dostumuzun web sitesini ziyarete gelmeyeceklerine göre
bu alanın düşük trafik alanı olarak kalacağını varsayması yerinde olur.
Bilgisayar
Kapasite planını yaptığınız zaman karşınıza çıkan tablo
genel hatlarıyla üç gruptan birisine girebilir:
1. Düşük trafik
az ziyaretçi ve ziyaretçilerin Server'da ek program kullanmayacakları alanlar
2. Orta trafik
orta ziyaretçi ve ziyaretçilerin bir ya da iki form doldurmaktan başka bir şey yapmayacakları alanlar.
3. Yüksek trafik
çok ziyaretçi ve ziyaretçilerin aynı anda bir çok program çalıştıracakları alanlar.
Şu anda planladığınız siteyi bu alanlardan hangisine koyarsanız koyun
daima biraz büyümeye müsait tercihler yapmanız gerekir. Ayrıca
ziyaretçi bakımından sınırlı bir Web sitesi
içerik bakımından orta büyüklükte bir alandan daha çok sabit disk gerektirebilir. Örneğin bizim fotoğrafçı dostumuz
çok az ziyaretçi beklediği ve ziyaretçilerine sadece bir sipariş formu doldurtacağı halde
eğer bütün fotoğraf arşivini ziyaretçilerine açmayı planlıyorsa
çok ama çok geniş sabit disk alanına ihtiyacı olacak demektir. Buna karşılık bilgisayar oyunları satan bir firmanın Internet sayfasında
fotoğrafçıya oranla daha az yer kaplayan malzeme bulunacak
buna karşılık ziyaretçilerinin oyunları sınamasını istiyorsa
sistemine çok bellek koymak zorunda olacaktır.
Bu nedenle
donanım tavsiyelerimizi
sadece fikir edinmek için gözönünde tutmanız gerekir.
Servisler Düşük trafik Orta trafik Yüksek trafik
WWW 166MHz/32MB/1GB 200MHz/32MB/1GB 233MHz/48MB/2GB
FTP 166MHz/32MB/1GB 166MHz/32MB/1GB 166MHz/48MB/2GB
E-Posta 133MHz/48MB/1GB 133MHz/48MB/1GB 166MHz/64MB/2GB
4 Servis 133MHz/48MB/2GB 166MHz/64MB/2GB 300+MHz/124MB/3GB
Bu listenin sadece yolgösterici olduğunu
donanım fiyatlarının nerede ise her gün düştüğünü gözönüne alırsak
donanım seçerken mümkün olduğu kadar imkanınınızı daha büyük
daha geniş ve daha hızlı donanım yönünde zorlamanız kolaylaşıyor. Bu listeye göre
ziyaretçilerine dosya aktarma imkanı tanımayacak (FTP server kurmayacak)
elektronik posta imkanı vermeyecek ve sadece Web hizmetiyle yetinecek bir alanın 166 MHz işlemci ile bu işi idare etmesi mümkündür. Aynı işi 66 MHz hızında bir Intel 486 CPU bilgisayar ile de yapmak mümkün. Ama bu iş için yeni bir donanım almaya kalkıyorsanız
kesinlikle paranızın elverdiği en gelişmiş donanımı almalısınız.
Yine bu liste size
herbiri 400 MHz hızında iki CPU'su olan
belleği 124 MB'ın üzerinde
10 Gigabyte sabit diski olan bir bilgisayara ihtiyacınız olmadığnını da gösteriyor. Bu tür sür'at ile işlem ve kayıt ortamı edinmek için harcayacağınız yatırım parasını
aslında modem hızını ve hat genişliğini arttırmaya harcamakla daha kârlı çıkabilirsiniz. Sabit diski ya da belleği yetmeyen bir bilgisayara bunların hepsi her zaman eklenebilir. Ama belirli bir hızda kablo için anlaşma yaptığınız zaman kablonun hızını anlaşma süresince arttırmak o kadar kolay olmayabilir. (Kiralık hat veren firmalar
anlaşmaya erken fesih halinde tazminat hükmü koymuş olabilirler; ama çoğu kapasite artırımı maksadıyla anlaşmayı yenilemeyi kabul ederler.)
Donanım bahsinde genel ilkeler arasında mutlaka sayılması gereken bir husus
sabit disklerinizin mutlaka yedeklenmesi gereğidir. Bir Web Server'ın çökmesi ve bu sırada bir çok veri ve program dosyasının kullanılamaz hale gelmesi
Web'in yeniden kurulması zorunluğunun ortaya çıkması
artık sadece bir zorluk olmaktan çıktı. Böyle bir durum
firmanın iş kaybına da neden olabilir. Web Server programının çalıştığı ve Internet kablonuzun bağlı olduğu bilgisayarın çökmesi
sipariş alma ve verme imkanının kaybına
bilgi ulaşımında aksamaya
ve dolayısıyla para kaybına neden olacaktır. Buna ek olarak Web Server'ın onarılması ve yeniden kurulması için ayıracağınız zaman ve belki de ücret ödeyerek edinmek zorunda kalacağınız servisi de hesaba katmalısınız. Başlangıçta iyi bir yedekleme sistemine yapılacak yatırım
ilerde sizi bu tür masraflardan ve gelir kayıplarından kurtaracaktır. Günümüzde bilgisayar sistemlerinin çökmesinde birinci sebep
sabit disk arızasıdır. Hemen hiç bir parçası hareketli olmayan bilgisayarın içindeki tek hareketli bölüm olan sabit diskler
bunun sonucu olarak
kimi zaman sistemin tümüne ayak uyduramazlar. Bilgisayar sistemlerinin çökmesinde ikinci en büyük sebep
yazılımlardaki hatalardır.
Internet işinizin bir parçası olacaksa
sisteminizin hata toleransını yükseltmek zorundasınız. "Hata toleransı" bir sistemin hayatî birimlerinin yedeklenmesi ile yükseltilebilir. Web sisteminin durduğu bilgisayardaki bütün yazılım sistemi ve ayarlar ile verilerin Disk Yansıtma Sistemi (Disk mirroring) ile yedeklenmesi gerekir. Bu yöntem
muhtemelen şu anda sabit diskinizi yedeklemekte kullandığınız teybe veya Zip disklere kopya almaktan farklı bir yöntemtir. Sistemin esası
bilgisayarın içinde en az iki sabit bulunması ve bu disklerin birbirinin aynı olmasını sağlamaktan ibarettir. Bu amaçla geliştirilmiş programlar
bir sabit diskteki girdi/çıktı hareketini aynen diğer diske yansıtırlar. Bir anlamda
bilgisayarınızda her an birbirinin aynı iki sabit disk olur
fakat CPU bunlardan sadece birini gerçek kayıt ortamı olarak kabul eder. Sistem
sabit disk arızası nedeniyle çöktüğü anda
çoğu zaman sistem operatörünün müdahalesine bile lüzum kalmadan
Disk Yansıtma programı devreye girerek
yedek sabit diski ana sabit disk yapacak ve o anda Web alanınızda bulunan ziyaretçilerin bile ruhu duymadan
sistem hiçbirşey olmamış gibi
hizmete devam edecektir. Disk Yansıtma
Microsoft Windows NT Server işletme programının aslî parçalarından biridir; ayrıca para vererek yeni bir yazılım almaya bile gerek yoktur.
<WEB008.TIF>
Windows NT'nin Disk Yönetmemin (Disk Administrator) programı
diskleriniz arasında Yansıtma sistemi oluşturmanız
iki ya da üç tıklama ile yapılabilecek kolaylıktadır.
Bu kolaylığa aldanıp
bugüne kadar yapageldiğiniz
disk yedekleme işleminden asla vaz geçmemeniz gerekir. Tam tersine
Yansıtma yoluyla oluşturduğunuz ikinci sabit disk devreye girdikten sonra
muhtemelen Server'ı düzenli bir şekilde kapatıp
sür'atle birinci sabit diski eski şekline getirmeniz gerekir. Yansıtma Takımı'nın bir diskini diğerine aynen kopya edebilirsiniz; ama bu bilgisayarın çökmesine sebep olan arıza her ne ise
onu yeniden ana sabit diske yeniden aktarmak olabilir. Dolayısıyla
bir yerde mutlaka bilgisayar sisteminin en mükemmel durumda iken çıkartılmış bir teyp veya Zip disk yedeği olmalıdır. (Büyük bir ihtimalle 100 MB'lık Zip disk
bir Web Server sistemini yedeklemeye yetecektir. Ancak en azından birinci sabit disk veya boot partisyonu genişliğinde bir teyp yedekleme sistemi
her zaman için daha garantili bir önlem olur.
Bağlantı
Büyük bir ihtimalle şu anda Internet'e modemle bağlanma imkanınız var! Aramızda talihli olanlar normal telefon bağlantısı yerine ISDN veya kiralık hat kullanıyor olabilir. Kullanıcı olarak yararlandığınız bütün bağlantı türleri
Web Sitesi sahibi olarak Internet'te hizmet vermenize de yarar. Burada dikkat edeceğiniz husus
"Yeter" değil
"Yarar" demiş olmamızdır.
Bağlantının hızı
sitenizin çok ziyaretçi çeken bir site olmasını veya olmamasını tayin edecektir. Günümüzde hiç kimsenin
"Web alanı bulundu; cevap bekleniyor!" mesajını seyretmeye tahammülü yok. Ünlü Web ustaları
sizin bağlantınızın tıklanmasından sayfanızın ziyaretçinini bilgisayar ekranını domdurması arasında en fazla 20 saniye geçmesi gerektiğini söylüyorlar.
Saniyede 36 Kilobit bilgi aktaran bir bağlantı ile 20 saniyede 720 bin bit'lik bilgi aktarabilirsiniz. Bu ise HTML sayfalarının içeriği gözönüne alınırsa
küçük bir başlık grafiği ve 50 kelimeden az bir paragraf yazı demektir. Boş yere bağlantı hızı arttıkta
fiyatı da artmıyor!
Seçeceğiniz bağlantı
bilgisayarınıza ekleyeceğiniz bağlantı donanımının türünü ve niteliğini belirleyecektir. Hiç şüphesiz
bağlantı donanımı türünü belirlediğiniz anda
bu tür cihazlardan hangi marka ve modellerin sizin bilgisayarınıza ve Windows NT işletme sistemine uyumlu olduğunu araştırmak zorundasınız. Bunun için şimdiden Microsoft firmasının Internet alanından Windows NT Server Donanım Uyum Listesi (HCL
Harware Compatibility List)) denen belgeyi alarak
bir yanınızda bulundurun. Bu listede olmayan bir cihazı satın almak
kendi paranızla başınıza dert almak demektir.
<TABLE cellSpacing=0 cellPadding=0 width=120 align=left hspace="0" vspace="0"><TBODY><TR><TD style="PADDING-RIGHT: 0in; PADDING-LEFT: 0in; PADDING-BOTTOM: 0in; PADDING-TOP: 0in" vAlign=top align=left>
Modem
</TD></TR></TBODY></TABLE>
Internet'e modemle bağlantı
en ucuz bağlantı türüdür. Standart telefon teli ile evinize veya işyerinize gelen telefon bağlantısının sağladığı analog sinyali modüle ederek ve modülasyonu çözerek (cihazın adı olan modem kelimesi Modulation-Demodulation kelimelerinin kısaltılmışıdır) sayısal sinyale çeviren bu araç
bugün saniyede 56 Kilobit'e varan bir hıza ulaşmış bulunuyor. Gerçi
telefon şirketlerinin özellikle büyük kentlerde ve sayısal santral kurulmuş olan yörelerde
bir çift telefon telinden aynı anda birden fazla telefon sinyali alıp-vermeye yarayan multipleks teknolojisi
azamî hızı ne olursa olsun
modemlerin saniyede 26 Kbps'ın üzerine çıkmasını engellemektedir; ama telefon hattı elverişliği olduğu anda
ve ISS 56 Kbps uyumlu hizmet sunduğu taktirde
bu rakama yaklaşmak mümkündür. Bu hız Internet kullanıcının sayfadtan sayfaya gitmesine
hatta arada bir oldukça büyük dosyalar indirmesine elverişlidir. Ama
sizin bu hızla Internet'e servis sunmanız
özellikle orta büyüklükte bir trafik bekliyorsanız
gerçekçi olamaz. Hele 26 Kbps hızda bir bağlantıyla Internet'te ticaret yapmak mümkün olamaz. Telefon-modem yoluyla kurulacak Internet bağlantısı daimi değildir; ISS'e telefon bağlantınız kesildiği anda Internet bağlantınız da kesilmiş demektir.
Internet bağlantınız için başka bir hat masrafı yapmadan telefon sistemini kullanmaya karar verirseniz
bunun için bir modem satın almanız gerekir. Modemler
ya bilgisayarın içine kart şeklinde takılır
ya da bilgisayarın dışında durur ve bilgisayara COM 1 veya COM 2 seri iletişim kapısından ya da USB kapısından bağlanırlar. Bilgisayarın içine takılan modem kartı
ancak bilgisayarın kapağı açılmak suretiyle çıkartılabilir. Oysa dışarıda duran modemler
bilgisayardan bilgisayara nakledilebilir; hatta bir anahtarla ve aynı anda sadece biri tarafından kullanılmak şartıyla
iki bilgisayara birden hizmet verebilirler. Seri iletişim kapısını kullanmak suretiyle bir NT sistemine aynı anda 256 dış modem birden takılabilir. Internet sitenizin zamanla gelişebileceğini
birden fazla telefon hattı ve modem bağlayabileceğini dikkate alarak
bilgisayarın içine takılan kart modem yerine dış modemi salık veririz.
<TABLE cellSpacing=0 cellPadding=0 width=120 align=left hspace="0" vspace="0"><TBODY><TR><TD style="PADDING-RIGHT: 0in; PADDING-LEFT: 0in; PADDING-BOTTOM: 0in; PADDING-TOP: 0in" vAlign=top align=left>
ISDN
</TD></TR></TBODY></TABLE>
İngilizce Entegre Sayısal Ağ Hizmeti (Integrated Services Digital Network) kelimelerinin kısaltması olan ISDN
telefon şirketinin ev veya iş yerinize en yakın merkezinden (servis kutusundan) size çekilecek sayısal bir hattır ve 128 Kbps'a kadar hız sağlayabilir. ISDN'i size özel bir telefon hattı sayabilirsiniz. Size çekilecek kablo
başka hiç bir abone ile sizin telefon sinyalinizi multipleks yoluyla birleştirmeyeceği için
hat sadece bize ait olacaktır. Bu yolla Internet bağlantısı da
telefon bağlantısı devam ettiği sürece devam eder.
ISDN bağlantısı da modeme benzer bir cihazdan geçerek bilgisayara girer; ancak bu kez modeme benzer cihazın bilgisayarın içine takılması şarttır. Bilgisayarların COM1 veya COM2 seri iletişim kapılarına bağlanacak bir cihaz bilgisayarın ana veri yolu ile 115 Kbps hızıyla iletişim yapabilir. Bu
ISDN'in hızından düşük olduğu için
hattan gelecek sinyaller seri kapısından geçerek bilgisayara girmek için sıra beklemeye başlayacaklar ve bu sistemi sık sık çökertecektir. Oysa ISDN hattından gelen sinyal
bilgisayarın kendi sinyali gibi sayısal olduğuna göre
doğruca veri anayoluna bağlanabilir. Bu nedenle ISDN kartı (çoğu zaman yanlış bir ifadeyle ISDN modemi denilir; ISDN sinyali zaten sayısal olduğu için modüle edilmesine ihtiyaç yoktur!) bilgisayarın içine takılır.
ISDN servisi veren telefon kurumu
kendi sistemine uygun ISDN kartını da abonesine sağlamakla yükümlüdür. ISDN servisi seçerken
kartlarının NT sürecese olup olmadığını mutlaka sorunuz.
Bir çok ülkede ISDN servisi toptan fakat sabit fiyatla veya bir sisteme bir sayaç bağlanmak suretiyle birim fiyatıyla verilmektedir. Günün belirli saatlerinde Internet bağlantınızı kesecek ve Web alanınızı ziyaretçilere kapatacaksanız
sayaçlı yöntem daha hesaplı olabilir. Buna karşılık 365 gün ve 24 saat hizmet Web varlığınızı sürdürecekseniz
toptan sabit fiyat anlaşması yapmanız daha kârlı olabilir.
<TABLE cellSpacing=0 cellPadding=0 width=120 align=left hspace="0" vspace="0"><TBODY><TR><TD style="PADDING-RIGHT: 0in; PADDING-LEFT: 0in; PADDING-BOTTOM: 0in; PADDING-TOP: 0in" vAlign=top align=left>
Frame Relay
</TD></TR></TBODY></TABLE>
Bir firmanın Internet'e bağlı ağına
doğrudan bağlanmaktan ibaret olan bu yöntemde
bağlantı hızınız 56K'dan T1'e (1.5 Mbps) kadar değişebilir. Bu bağlantı süreklidir; telefon bağlantısı gibi kesilmez. Burada önemli olan bağlandığınız ağın size sunduğu servisin hızıdır. Frame Relay
eski bir ağ protokolü olan X25'in modern bir türevidir. Yoğun trafik bekleyen Server sitesi
Network ile girdi/çıktı ilişkisini Server'ın durduğu bilgisayara yaptırmamak için devreye ikinci bir bilgisayar sokmalıdır.
<TABLE cellSpacing=0 cellPadding=0 width=120 align=left hspace="0" vspace="0"><TBODY><TR><TD style="PADDING-RIGHT: 0in; PADDING-LEFT: 0in; PADDING-BOTTOM: 0in; PADDING-TOP: 0in" vAlign=top align=left>
Kiralık Hat
</TD></TR></TBODY></TABLE>
Web Server Sitenizi
telefon şirketinden hızı 56 K'dan T3'e (45 Mbps) kadar bir daimi hat kiralayarak
araya hiç kimseyi sokmadan doğrudan Internet'e bağlayabilirsiniz. Internet ile daimi bağlantının en iyi yolu budur. Ancak daimi hattın kirası çok yüksek olabilir.
2. Bir Web Sitesinde Ücretsiz Sayfa
<WEBFREE.TIF: edinebilirsiniz. kolayca sitesinde Arama çok bir listesini tam firmaların Bu sığmıyor. ekrana bile listesi Yahoo!?daki veren imkanı sayfa ücretsiz alanında Web Resimaltı:>
Bugün bir Web sitesine sahip olmak için en kolay yol
abonelerine ücretsiz Web sayfası imkanı tanıyan bir ISS ile anlaşmaktır. Burada hatırlamanız gereken bir atasözü var: Ucuz etin yahnisi..
Evet bu sayfanın size maliyeti
sıfır. Ama verilen imkanlar da o ölçüde kısıtlı ve sınırlı olabilir. Bu yöntemin esası
bir başkasının Web Server'ın durduğu bilgisayarda bir dizine sizin sitenizin adının verilmesinden ibarettir. ISS'ler müşteri çekebilmek için başvurdukları bu yöntemde genellikle ücretsiz sayfalara sınırlı bir ayırırlar.
Çoğu size ayrı bir Domain adı edinme hakkı tanımaz. Yani sizin kendi adınızla bir alanınız olmaz
URL olarak size ücretsiz sayfa veren firmanın Server'ının Domain adını kullanırsınız. Örneğin
http://www.webevsahibifirma.com/beda...insayfası.html
. America On Line'dan tutun
Geocities ve Tripod firmasına kadar bir çok kuruluş
abonelerine ücretsiz sayfa alanı sağlıyor. Fakat bu sayfaların çoğunda
site sahibine form ve ona bağlı CGI programı kullanma hakkı tanınmaz.
Fakat cebinizden hiç para çıkmadan Web sitesi sahibi olmak istiyorsanız
bundan başka bir yol da yok. Özellikle belirli bir görüş ve düşüncenin yayılması için kurulmuş kâr amacı gütmeyen dernek ve gruplar
ziyaretçileri ile etkileşmeli (interaktif) ilişki kurması gerekmeyen sayfalar için ideal bir ortam
ücretsiz Web sayfası siteleri olabilir.
3. Cybermall
<WEBMALL.TIF bir Bu alanında Web Resimaltı: araştırabilirsiniz. alanları tür bu kelimeleriyle Shopping? ?Online arama Bir gösterilecek. sayfada ikinci ulaşılan ile düğme belirten grubu ilgili mağazanız olursanız
açacak mağaza sanal içinde merkezi? ?alış-veriş biri. alanından dayanan kavramına merkezi alış-veriş yüzlerce mevcut Internet?te bugün Square
Market Access>
Tıpkı içinde yüzlerce mağaza bulunan dev alış-veriş merkezleri gibi
Internet'in sanal ortamında da mağazalar açılıyor. Bu alanı işleten firma ile bir anlaşma yapıyorsunuz; sayfa veya sayfalarınız bu firmanın Web sitesinde bir alt-site oluşturuyor. Kendinize ait bir URL ulabilir veya olmayabilir. Sizin sayfalarınız çoğu zaman "Mall" firmasının Domain'i içinde bir alt-domain oluşturacaktır.
Bu yöntemin de iyi tarafları-kötü tarafları var. Bir kere Internet'te alışveriş artıyor ve Internet aboneleri giderek daha çok elektronik alışveriş yapıyorlar. Ayrıca "Mall" firması kendi alanının duyurusunu yapacağı için sizin sitenizin de otomatik olarak reklamı yapılmış olacaktır. Fakat sizin siteniz sanal mağaza türü değilse
bu yöntem size uygun olamaz. Siteniz alış-veriş sitesi bile olsa
unutmayın koca alış-veriş merkezi içinde sizin siteniz yüzlerce "dakkandan" sadece biri olacak! Hele kendi URL'iniz olmayacaksa
kendi sitenizin duyurusunu yaparken
belki de aynı Mall'da sitesi bulunan rakiplerinizin de reklamını yapmış olacaksınız!
4. Web mağazaları
Günümüzde Sanal Mağaza açan firmaların sayısı arttıkça
bu mağazalarda sattıkları belli mamüllere kendi siteleri içinde "sayfa" vermeye başlayanların sayısı da artıyor. Gerçi bu "sayfa" gerçek anlamda bir "site" sayılmaz
ama yine de bir mamülün tanıtımı açısından
üstelik o tür mamülü arayanların uğrak yerinde bulunacağı için
iyi bir reklam vasıtası sayılabilir. Sizin firmanızın ürettiği trikoların büyük bir giyim-kuşam zincirinin Web alanında
kendine ait bir sayfada tanıtılması
hele bu sayfanın içeriğini belirleme hakkı mamülün üreticisi olarak size tanınacaksa
bulunmaz bir fırsat olarak değerlendirilebilir.
5. Web Evsahibi Şirketler
Ve dünüp dolaşıp
asıl tavsiye edeceğimiz Web Sitesi yöntemine geldik. İşte size Yoksul Richard'ın 50 Dolarlık Web alanı! Hele şu anda bilgisayarınız varsa
ve Internet'e ulaşım hakkına sahipseniz
hiç lafı döndürüp-dolaştırmadan söyleyelim ki
hemen çarşıya çıkıp bir Microsoft FrontPage 98 programı satınalıp
iki ya da üç saat sonra Web sitenizi yapmış olabilirsiniz. 24 saat sonra kendinize ait bir URL adresiniz olabilir. Hele HTML sayfalarınızı tasarlarken
ilerde değineceğimiz ilkelere uyar
ve bir gün ve gecenizi bu yeni alanınızı Internet Arama firmalarına tanıtmakla geçirirseniz
bir hafta içinde hedeflediğiniz ziyaretçi sayısına ulaşmanız işten bile olmayacaktır.
Bir kere
bir Web Evsahibi şirketle anlaşıp
kendi URL adresinizi tescil ettirir ve kendi sitenizi kendiniz tasarlarsanız
herşeyden önce ziyaretçilerinize kendi arzu ettiğiniz etkileşme imkanını verebilirsiniz; ziyaretçileriniz sizin kendi Domain adınız olduğuna bakarak
işinizin ciddî olduğunu anlarlar. Seçeceğiniz ev sahibi şirkete bağlı olarak
en az bir
fakat çoğunlukla 5 POP elektronik posta kutunuz olabilir. Bunun yararı ne? Düşünün bir firmanın gazete-dergi reklamını inceliyorsunuz. Reklamda
"Toptan satışlarımızla ilgili
TOPTAN@BENIMFIRMA.COM.TR
'ye
perakende satışlarımızla ilgili
PERAKENDE@BENIMFIRMA.COM.TR
'ye elektronik posta gönderebilirsiniz" deniliyor. Samimiyetle söyleyin; bu firmanın sağlam
güvenilir ve büyük olduğunu düşünür müsünüz
düşünmez misiniz? Gerçekte her iki elektronik posta adresi de bu site sahibinin edindiği Domain adına
aynı IP adresinde POP kutusuna gidecektir. Yani size. Reklamınız görenlerde arzu ettiğiniz etkiyi sağlayacaktır! (Bu etkinin gereğini yapabilecek imkanlara sahip olup olmadığınız
yani gerçeğe dayalı reklam yapıp-yapmadığınız ayrı bir ahlâk konusu.) Web evsahibi şirketlerle anlaşarak oluşturacağınız Web alanınıza
on-line sipariş ve elektronik ticaret imkanları koyabilirsiniz. Sitenizi ziyaret edecek kişilere bir forma adlarını ve adreslerini yazarak
sizin katalog gönderme listenize girmelerine imkan verebilirsiniz. Ve en güzel tarafı
URL size ait olacağı için
evsahibi şirketten mennun kalmaz da yarın bir başka evsahibi firmayla anlaşacak olursanız
yeni firmaya URL'inizi de beraberinizde götürebilirsiniz. Bastırdığınız kartvizitler ve broşürler çöpe atılmamış olur!
Evsahibi firma tercihiniz için
en çok imkanı
en ucuza veren ve bu işi en uzun süre yapmakta olan bir firmayı seçmenizi tavsiye etmekten başka bir şey söylemeyeceğiz. Internet'in coğrafya ve uluslararası hukukun sınırlarını ortadan kaldığı dünyamızda
evsahibi şirket tercihiniz illâ Türkiye ile sınırlı da değil. Bu sınırsızlık
Web evsahibi şirketleri hergün daha fazla imkanı
daha az ücretle sunmaya zorluyor. Çevrenizle konuşun; şu anda böyle bir firmadan Web sitesi almış tanıdıklarınıza sorun. Hatta böyle bir kaç firmaya elektronik mektup yollayın
telefon edin; verecekleri karşılıkları
konuşma usluplarını değerlendirin. Bir kaç teknik soru sorun; neden bahsettiğinizi anlıyorlar mı? Bu tür firmaların seçiminde gözeticilecek ilkelerle ilgili bir Internet sohbet alanında bulduğumuz şu tavsiyeyi aktarırsak
ev sahibi firma seçiminde herkesin nasıl davrandığını görmüş olacaksınız:
"Evsahibi firmalar arasında başka bakımlardan uygun bulduklarınızın Internet sitelerine girin ve teknik destek bölümünün telefon numarasını alın. Sonra o gece sabaha karşı 03'de bu namarayı arayın. Cevap veren biri var mı? Cevap veren varsa
kendisini tanıtın ve teknik yardım sisteminin işleyip işlemediğini sınamak için aradığınızı ve işbaşında birini bulmaktan memnun olduğunuzu söyleyin. Ertesi gün de firmayla anlaşma yapın. Telefona cevap veren olmazsa
başka bir firma aramaya başlayın."
24 saat teknik yardım hizmeti veren böyle bir firma buldunuz diyelim. Nasıl bir anlaşma yapmalısınız? Bu tür firmaların sundukları servisleri dörte ayırabiliriz. Şimdi sırasıyla bu hizmet türlerini inceleyelim.
Dizin Şeklinde Web Sitesi
Bu usulde kendinize ait bir URL almazsınız. Bu sizi Domain adı için ruhsat ücretinden kurtarır. Siteniz
evsahibi firmanın Domain'inde bir dizin olur. Örneğin
http://www.webevsahibifirma.com/alininsitesi/
gibi. Bu sitede POP e-posta
FTP
vs. gibi her türlü imkanınız olabilir. Ama evsahibi firmayı değiştirmeye karar verirseniz
bu adres de değişir; yaptığınız tanıtım ve bu ardresi içeren basılı kağıtlarınız da değişmek zorunda kalır.
Alt-domain Şeklinde Web Sitesi
Siteniz evsahibi firmanın Domain'inde dizin değil
alt-domain olacaktır. Örneğin
http://www.alininsitesi.webevsahibifirma.com/
gibi. Bu sitede POP e-posta
FTP
vs. gibi her türlü imkanınız olabilir. Ama evsahibi firmayı değiştirmeye karar verirseniz
bu adres de değişir; yaptığınız tanıtım ve bu ardresi içeren basılı kağıtlarınız da değişmek zorunda kalır.
Bazı Internet şirketleri
örneğin Monolith@Home
bu suretle alacağınız bir alt-domain Internet adresini çok daha kısa ve kullanışlı hale getiriyor. Bu firmayla anlaşarak
URL olarak örneğin
http://alininsitesi.home.ml
org
adresini kullanıyorsunuz. Ziyaretçileriniz bu adresi aradıklarında
firmanın Domain Server bilgisayarı
ziyaretçiye doğru IP adresini veriyor. İlerde alt-domain olduğunuz evsahibi firmayı değiştirirseniz
adres değiştiren firmayı örneğin Monolith@hHome şirketini uyararak
adresinizi düzeltmesini isteyebilirsiniz. Tanıtım ve basılı kağıtlar boşa gitmemiş olur!
Sanal Web Sitesi
Kendi işyerinizde
kendi bilgisayarınızla
kendi Web Server'ınızla ve kendi hattınızla Web sitesi sahibi olmayacaksanız
ikinci en iyi Web sitesi bu yöntemle kurulur. Evsahibi firma aracılığıyla veya kendiniz InterNIC denen kurumla temasa geçerek
kendi Domain adınızı tescil ettirir ve ruhsat ücretinizi ödersiniz. Kendi URL'iniz olur. Tescil işlemini evsahibi firmaya yaptırmak
belki daha kolay görünebilir; ama evsahibi firma büyük bir ihtimalle seçeceğiniz Domain adını kendi adına tescil ettirecektir. Evsahibi değiştirmek istediğinizde
URL'inizi kullanmaya devam edebilmek için
ya evsahibi firmanın Domain adını sizin adınıza tescil ettireceğinden emin olun
ya da bu işi kendiniz yapın. İlerde bunun ne kadar kolay olduğunu göreceksiniz.
Bu yöntemde
InterNIC ve onun hergün Domain Name Server'ı vasıtasıyla bütün dünyaya dağıttığı Domain adları listesini alan aracı Domair Name Serverlar
sizin URL olarak aldığınız adın karşısına
evsahibinin firmanın Web Server'ının IP adresini yazacaktır. Böylece ziyaretçiniz browser ekranına
http://www.alininsitesi.com
yazdığında
Internet sistemi
browser'a evsahibi firmanın IP adresini gösterecektir. Domain adı size ait olursa
evsahibi firmayı değiştireceğiniz zaman
InterNIC'e IP adresinizin değiştiğini bildireceksiniz ve Domain Name Server sisteminde gereken düzeltme yapılacaktır. Yani ziyaretçileriniz browser ekranına
http://www.alininsitesi.com
yazmaya devam edecekler
fakat bu kez browserlarına başka bir IP adresi verilecektir. Sonuç olarak herkes hangi evsahibi firmanın Web Server'ında durursa dursun URL'iniz değişmeden kalacaktır.
Sadece İsimden İbaret Web Sitesi
Yukarıda Domain adı olan URL'in Internet dünyasında bir Web Server IP adresi olduğunu söyledik. Birden fazla URL'i
aynı Web Server IP adresine bağlayamaz mıyız? Tescil ücretini verdikten sonra aynı IP'ye isterseniz yüz adet Domain adı bağlayabilirsiniz. Sonuçta hepsi aynı kapıya çıkar; ama siz neden birden fazla URL edinmek istemişseniz
o amaç gerçekleşmiş olur.
Neden birden fazla URL sahibi olmak isteyebilirsiniz? Bu sorunun cevabı sizin ihtiyaçlarınıza bağlı. Ama örneğin bir firma birden fazla alanda faaliyet gösteriyorsa
her alanı temsil eden bir URL edinmek isteyebilir. Ama firma
birden fazla Web sitesi oluşturmak ve bakımını yapmak kolay olmayacağı için
hangi URL'i izleyerek gelirse gelsin
bütün ziyaretçilerin aynı sayfaya ulaşmasını isteyebilir. O zaman çare
evsahibi firmanın size ayıracağı alanda sitenizi oluşturmak ve bu sitenin durduğu Web Server'ın IP numarasını farklı Domain isimleri için adres olarak tescil ettirmekten ibarettir.
Bölüm II: İnşaata Hazırlık
Kendi işyerinizde
kendi bilgisayarınızla
kendi Web Server'ınızda
kendi hattınızla kendi sitenizi oluşturacaksanız
yapacağınız ilk iş
bu işin uzmanı bir kişinin yardımını istemek olmalı. Bilgisayara Web Server kurmak
başta da belirttik
herhangi bir Windows uygulama programını kurmaktan farklı değil. Ama işin teknik bölümleri
özellikle hat kiralamak
bu hat T1 veya T3 olacaksa
bilgisayarla binanıza gelecek hattın arasında Router denen ikinci bir bilgisayar yerleştirmek tecrübe isteyebilir. Teknik cihazların içinden çıkan broşürleri ve kullanma kılavuzlarını okuma alışkanlığınız varsa
Router cihazını kurmak da o kadar zor olmayabilir. Ama bir teknik uzman sizi bir çok uykusuz geceden ve başağrısından kurtarabilir.
Evsahibi Seçmenin İlkeleri
Ama bu yola gitmiyor ve Web sitenizi
kendi Domain adınıza tescil ettirerek
ama bir başka evsahibi firmanın Web Server'ına koyarak Internet'e açmak istiyorsanız
başınız hiç ağrımayacak demek değildir! Web evsahibi seçmek
Router veya Web Server kurmaktan daha kolay görünebilir. Ama ev ödevinizi iyi yapmaz ve dikkatli bir seçimde bulunmazsanız
başınız daha çok ağrıyabilir. Şimdi bu seçimin ilkelerini ele alalım.
Microsoft FrontPage Server Extensions Var mı?
Web sitesi sahibi olmanız
bilgisayar programcısı olduğunuz anlamına gelmez. Ayrıca bu hiç de gerekmez. Konuyla biraz ilgilendiyseniz
Form denen HTML etiketini kullanarak
sayfalarınızı ziyaret edecek kişilerin sizin Web alanınızda "birşeyler yapmasına" imkan verebileceğinizi biliyorsunuz demektir. Bu basit bir adını-adresini bildirme formu olabilir; tam teşekküllü bir elektronik alışveriş sayfası olabilir. Ziyaretçi
Web browser programının ekranında "Gönder
" "Satın al!
" "At Sepete!" gibi düğmeleri tıkladığında
tabir yerinde ise perde gerisinde bir takım programlar harekete geçer
bazı bilgiler bir yerlere kaydedilir; bir yerlere elektronik posta mesajları veya dosyalar gönderilir. Hatta işin içine kredi kartı numarasının teyidi gibi malî ve hukukî niteliği olan işler de giriyorsa
yapılacak bu "bir takım işler" ciddiyet kazanıverir.
Ziyaretçi ile Web Server arasındaki bu etkileşmeyi sağlayan arabirime CGI (Common Gateway Interface) denilir. CGI
Web Server açısından
uzaktaki kullanıcının kendi bulunduğu bilgisayarda bir programı çalıştırması demektir. Kullanıcıların Web Server bilgisayarında program çalıştırması çok ama çok tehlikeli olabilir. Bir örnek verelim: Bilgisayarınızdaki "Del" komutu bir program çalıştırır. Bu program
"Del" komutu önündeki bilgiye göre
sabit diskteki bazı dosyaları siler. Eğer CGI
ziyaretçilerinize "Del c:\*.*" komutunu icra etme yetkiyi veriyorsa
hiç şüpheniz olmasın
ikinci değilse üçüncü ziyaretçiniz
Web Server'ın kendisi dahil
Internet'e açık bilgisayarınızda ne varsa hepsini silecektir!
Bu nedenle CGI
ziyaretçi ile Web Server arasında bir kontrol görevi yapar; ziyaretçilerin kullanmaları gereken programları kullanmalarını sağlar
yapmamaları gereken şeyleri yapmalarını önler. Ziyaretçileriniz
diyelim ki bir forma adlarını
adreslerini ve istediğiniz diğer bilgileri yazdılar ve gönder düğmesini tıkladılar. Şimdi bu bilgilerle ne yapılmasını istiyorsunuz? Ziyaretçinizin verdiği bilgiler bir düz yazı dosyasına eklensin mi? Ya da verdikleri bilgiler Web Server tarafından sizin elektronik posta adresinize gönderilsin mi? Bunu bir programın yapması gerekiyor. Bu programı örneğin Perl dilini kullanarak siz yazabilirsiniz. Ya da Perl diliyle program yazabilen bir bilgisayar danışmanına ücreti mukabili yazdırabilirsiniz. Veya
Web evsahibinizi Microsoft FrontPage Web Server Extensions imkanı sunan firmalar arasından seçerek
Webbot denen bu programlara otomatik olarak kavuşabilirsiniz.
Microsoft FrontPage Web server Extensions
sadece Microsoft'un Web Server programında değil
bugün piyasada mevcut ciddî bütün Web Server programları ile uyumludur. Ev sahibiniz isterse kendi Server'ı için Unix ortamını seçmiş olsun
FrontPage Extension'larını evsahipliği yaptığı sitelerin hizmetine sunabilir. Şu anda CGI programı kullanmayacak bile olsanız
evsahibi firmanın size bu imkanı vermesine dikkat edin.
Evsahibinin Server'ı NT ortamında mı Çalışıyor?
Piyasada o kadar çok Web Sitesi yapma programı var ki
hepsini ele alacak olursak
bu kitapçıktan daha uzun bir kitap yazmamız gerekebilir. Belki Internet'ten ücretsiz bir Web Site programı indirip
onu kullanacaksınız. Fakat hemen belirtelim ki
bu programların ücretsiz olanları size veritabanı ile uyumlu Web sayfaları yapma imkanı vermeyecektir. Ücretli olanları ise
ortaya çıkartacakları sayfaların evsahibinizin Web Server'ında çalışabilmesi için büyük bir olasılıkla veri tabanı ve multimedya için Web Server'da kendi sürücüleri ve programlarının bulunmasını şart koşacaktır.
Günümüzde Web sitesi evsahipliği yapan firmaların üzerinde standart olarak anlaştıkları yükleme
güncelleştirme ve çalıştırma programları ve yöntemleri Microsoft FrontPage programı haline gelmiş bulunuyor. Bu
gerek FrontPage'in çok yetenekli ve çok imkanlı bir program olmasından
gerekse NT Server'ın Web Server platformu olarak daha yaygın olarak kullanılmasından kaynaklanıyor. NT server ve onun üzerinde kurulmuş Microsoft Internet Information Server
Active Server Pages (ASP) adı verilen bir teknoloji ile
dinamik Web sitesi yapmanıza olanak sağlıyor.
Küçük bir örnek verelim. Diyelim ki bir gazetenin Web alanını işletmekten siz sorumlusunuz. Klasik HTML dilini ve verdiği imkanları kullanarak
hergün
her sayfayı yeniden yapmak ve sitenize alacağınız günlük haberleri HTML sayfalarınıza kodlayarak koymak zorundasınız. Oysa ASP tekniği ile örneğin Dış Haberler Bölümü olan sayfanızı
sabit diskinizde dış haberlere ayırdığınız klasördeki bütün metinlerin birinci paragrafını alıp
..
etiketinin arasında göstermeye
sonra bir
kodu koyarak ikinci paragrafı alıp ..
arasında göstermeye hazır hale getirebilirsiniz. Yani
sitenizdeki bütün haber bölümleri
belirli bir klasördeki yazıları alıp
HTML kodlarıyla kodlayıp
sitenizde sunmaya hazır hale getirilebilir. Size düşen sadece gazetenizin veya derginizin yazıişleri tarafından yayına hazır hale getirilmiş metin dosyalarını alıp
kendi Web klasörlerinizde ayırdığınız yere kopyalamaktan ibaret hale gelir.
Bu örneği bir toptancının emtia listesinde yaptığınızı da düşünebilirsiniz. Her mal değişikliğinde HTML sayfaları tek tek ele alıp
içindeki HTML kodlarını
metin ve grafik referanslarını değiştirerek yeniden kodlamanız mı kolay
yoksa Web sayfalarınızı ASP tekniği ile otomatik hale getirmeniz mi?
ASP
Unix ortamına da uyarlanmış bulunuyor. Ama NT ortamında işleyen ve sitenizde ziyaretçilerizle etkileşmek için kullanacağınız her türlü programın Unix sürümünü bulamazsınız. Bu nedenle Web evsahibinizin NT ortamına ve NT üzerinde çalışan bir Web Server'a sahip olması şarttır.
Evsahibiniz Size Ne Kadar Sabit Disk Alanı Veriyor?
Web sitesi demek
bir sabit disk üzerinde bir dizin ve içinde bir takım dosyalar demektir. Ziyaretçiniz için
http://www.alininsitesi.com
olan Web sitesi
aslında Web evsahibi için
e:\websites\ali\
şeklinde bir dizin ile onun içindeki alt-dizinler ve dosyalardan ibarettir. Bu alan azamî ne kadar olabilir. Bugün herhangi bir Web evsahibi firmanın ilanında
temel şartlarda üyelik halinde 60 megabyte sabit disk alanı verildiğini okuyoruz. Yani sitenizde yer alacak bütün metinler
grafikler
ses ve video dosyaları
CGI ve Webbot programlarının toplam büyüklüğü 60 MB olabilir. 60 MB
başlangıçta çok gibi görünebilir. Fakat Web siteniz grafik ağırlıklı olacaksa
60 MB hızla dolacaktır. Kimi evsahibi firma temel alanın üstündeki her MB için çok aşırı bir fiyat talep eder. Bundan kaçınmalısınız.
Trafik Ücretleri
Ziyaretçilerinizin sayfanızda göreceği her unsur
yazı
fotoğraf
grafik
ses ve video unsuru
sizin alanınızdan ziyaretçiye transfer edilen veri demektir. Bugün hemen hemen bütün Web evsahipleri
site sahiplerine
ziyaretçilerinin veri transferi için temel ücrete dahil belirli bir MB ölçüsü veriyorlar. Bu genellikle aydı 2 bin MB civarında. Firmalar bunun üstünde bir veri transferi olursa
ayrıca ücret talep ediyorlar. Bu ilave ücretin fahiş derecede yüksek olmamasına dikkat edin.
Bazı firmalar bir temel ziyaretçi sayısının üstündeki ziyaretçiler için site sahibinden para alırlar. Bundan kaçının. Siteniz ne kadar çok ziyaretçi çekerse o kadar çok para ödeyeceksiniz demektir. Bu tür sınırlama getirmeyen evsahibi firma sayısı hızla artıyor.
Kaç Elektronik Posta Hesabı Açabilirsiniz?
Her Web Site
üzerinde bulunduğu Web Server'dan bazı hizmetler alır. Web servisi
yani WWW'ye bağlanmak ve HTTP protokolü ile talep alıp karşılığında talep edilen sayfayı ve unsuru göndermek bunlardan biridir. Web Server Web hizmetinin yanı sıra
sitelerine POP Mail Hizmeti de sunar. Bu
Internet dünyasında elektronik posta demektir. Günümüzde Web evsahipliği yapan firmalar
müşterilerine genellikle 10'dan fazla ayrı ücretsiz POP hesabı açıyorlar. Bu sayının 20'ye çıktığı da oluyor. Özellikle bir şirket için Web alanı açıyorsanız
ne kadar çok ücretsiz POP hesabı alabilirseniz o kadar iyi olur. Satış
Bilgi
Teknik Destek
Sipariş
vs.
adlarına ayrı ayrı elektronik posta kabul edebilmek
sizin avantajınız olacaktır.
Elektronik Postaları Yönlendirebilir Misiniz?
Şimdi iki şeyi birbirinden ayırdığınızdan emin olalım. Muhtemelen şu anda olduğunuz gibi
"Internet abonesi" olmak ayrı
Internet'te site sahibi olmak ayrı şeylerdir. Internet'teki siteniz ve bu siteye gelebilecek elektronik postalarla
şu anda Internet abonesi olarak sahip bulunduğunuz elektronik posta adresine gelen postalar da birbirinden ayrıdır. Diyelim ki siz şu anda
örneğin Superonline veya America On Line yoluyla Internet'e bağlanıyorsunuz ve
ali@superonline.com
veya
ali@aol.com
gibi bir elektronik adresiniz var. Yarın
http://www.alininsitesi.com
adresinde bir site sahibi oldunuz ve evsahibi firma size 20 ayrı elektronik posta adresi verdi. Bunlardan birini
satis@alininsitesi.com
olarak kurdunuz. Bu adrese gelen elektronik posta
evsahibinin bilgisayarında size ayrılan sabit diskte bir muhtemelen users\ali\incoming\satis\ dizinine düz yazı dosyası olarak kaydedilecektir. Tabiî arzu ettiğiniz anda
Internet yoluyla bu dizine girerek
postalarınıza bakabilirsiniz. Ama bu elektronik postanın amacını yok eden bir uygulama olur. Size lazım olan
satis@alininsitesi.com
adresine gönderilen postanın
ali@superonline.com
veya
ali@aol.com
adresine yönlendirilmesidir.
Web evsahibi firma ücretsiz olarak posta yönlendirme hizmeti vermelidir. Böylece Internet'e her zaman nasıl bağlanıyor ve postalarınızı okuyarsanız
yine aynı şekilde Web sitenize gönderilen postaları da okumaya devam edebilirsiniz.
Bu arada bazı evsahibi firmaların otomomatik posta cevaplama hizmeti sunduğunu da belirtelim. Bu Autoresponder denen bir Web Server hizmetidir ve özellikle firmaların müşterilerine karşı ciddî bir görünüm kazanmasına yardımcı olur.
FTP Bağlantınız ve FTP Siteniz Olacak Mı?
Internet'te aslında bütün ilişki Server'daki dosyaların ziyaretçinin bilgisayarına aktarılmaya dayanır. Fakat
Dosya Aktarma Protokolü (FTP) Server'da duran dosyaların browser ekranında gösterilmeden doğruca ziyaretçinin sabit diskine aktarılmasını veya ziyaretçinin sabit diskinden sizin Web sitenizin durduğu Web Server'ın sabit diskine aktarılmasını sağlar.
FTP
Web sitesi sahibi olarak size iki ayrı alanda gereklidir. FTP'den önce kendi sayfalarınızı ve CGI pogramlarınızı evsahibi bilgisayara aktarmakta yararlanırsınız. Bunun için CuteFTP veya WS_FTP gibi paylaşım programlarını kullanabilirsiniz. FrontPage uyumlu bir evsahibi ile anlaşma yaparsanız
sitenizin tümünü FrontPage ile yapar ve FrontPage ile aktarabilirsiniz. Fakat FTP programları
özellikle CGI programlarını aktarmakta ve daha sonra görebileceğimiz üzere
kendi alanınızda oluşturacağınız klasörlerin kullanım haklarını belirlemekte şarttır.
FTP ile ikinci ilişkiniz
kendi sitenizde
ziyaretçilerinizin onlara sunacağınız dosyaları kendi sabit disklerinde aktarmalarını sağlamak için olacaktır. Özellikle sitenizde bilgisayar dosyası dağıtımı yapacaksanız
veya çok uzun metinleri ziyaretçilerinin kullanımına açacaksanız
bunları FTP protokolü ile almalarına imkan sağlamanız gerekir. HTTP yoluyla da dosya aktarmanız mümkün. Ancak HTTP ilişkiniz dosya aktarımı tamamlanmadan kesilecek olursa
ziyaretçiniz dosyayı yeni baştan aktarmak zorundadır. Oysa FTP
yarım kalmış bir dosya transferini anlayıp
kaldığı yerden devam edebilir.
Elektronik Ticaretin Gerekleri Var Mı?
Internet'te size sahibi olmak istemenizin nedeni elektronik ticaret olmasa bile
evsahibi firmanın size Güvenli HTTP (Secure HTTP
SHTTP) bağlantısı sağlaması gerekir. Bu
olağan HTTP protolüne
kötüniyetli kişilerin özellikle kredi kartı numarası gibi hassas bilgileri edinmesini önlemek amacıyla eklenmiş bazı önlemler içerir. Hele Internet alanınız
elektronik ticaret sitesi olacaksa
Server'da mutlaka SHTTP bulunması şarttır.
Ayrıca elektronik ticaretin gerektirdiği bazı CGI programları
bu arada alışveriş sepeti (shopping cart) modeli ile çalışan yazılımların Server sahibi tarafından sizin kullanımınıza sunulması
sizi bunları oluşturma yükündün kurtarır. artık bir çok Web evsahibi firma
bu programları müşterilerine ücretsiz veriyor.
Bir çok evsahibi firma
kredi kartı numarası teyidi için gerekli bağlantıyı kendisi sağlıyor ve bunu müşterilerine ücretsiz veriyor. Bunun için Web Server programında bazı kredi kartı firmalarının biraraya gelerek oluşturdukları kendi Server eklerinin çalıştırılması gerekir. Evsahibi firma size bu imkanı sağlamıyorsa
siz
kendi sitenizden bu sitelere bağlantı sağlamak zorundasınız.
CGI Programları Çalıştırabilir Misiniz?
Biraz önce FrontPage Extensions ekleriyle
Microsoft veya bir başka firmanın Web Server programının
bir Web sitesine ziyaretçilerle etkileşme imkanı kazandırdırmanın mümkün olduğunu belirttik. Ama bir süre sonra
bu etkileşme çerçevesinde
sitenizde program çalıştırmak isteyebilirsiniz. Visual Basic veya daha da ileri giderek C++ gibi bir dille program yazmaya
yazdırmaya veya hazır programları edinip kullanmaya karar verebilirsiniz. Sitenize evsahipliği yapan kişi veya firmanın
size CGI programı çalıştırma imkanı tanıması
veya bu alanda geçerli deyimle size kendi CGI dizininizi açma hakkı vermesi gerekir. Fakat (ki bu büyükçe bir fakat)
ziyaretçilerle Web Server'ın yüzyüze geldiği ve ziyaretçinin Web Server'a tabir yerinde ise "girebildiği" tek yer olan CGI
sitelerin ve dolayısıyla evsahibi firmanın bilgisayarının niyeti pek de iyi olmayan kişilere de açıldığı yerdir. İlerde güvenlik bahsine geri döneceğiz; fakat burada hemen belirtmeliyiz ki
bir çok evsahibi firma
haklı nedenlerle
site sahiplerine ya CGI imkanı vermiyorlar
ya da CGI programı olarak sadece kendi sağladıkları programların kullanılmasını şart koşuyorlar. Bazı evsahibi firmalar ise site sahiplerinin CGI programlarını denetimden geçirmek üzere önceden kendisine vermesini istiyorlar. Evsahibi şeçerken
CGI imkanı olmasını mutlaka arayın
CGI alanında sadece kendi programını kullanmanızı şart koşanların da zengin bir CGI program listesine sahip olup olmadığını inceleyin.
Veri Tabanı Programı Kullanabilir Misiniz?
Diyelim ki
ziyaretçilerinize bir mal veya şiir kataloğu sunacaksınız
ama önce ne tür mal veya ne tür şiir istediklerini
hangi marka veya hangi şairi seçtiklerini vs.
belirtmelerini isteyeceksiniz. Sayfanız
bu tercihlere göre
bir veritabanını araştırarak
uygun malların veya şiirlerin bir listesini ziyaretçiye sunacak. Bunun için Web Server'da SQL uyumlu
yani veritabanlarında standart arama yöntemlerini kullanarak arama yapmaya elverişli bir programın bulunması gerekir. Bunun için evsahibi firma size ne gibi Internet'te arama programları
Web'de arama bağlantıları veya kendi sabit disklerinde veri tabanı seçme programı sunuyor? Web Server
SQL uyumlu bir veri tabanı programı ile çalışmıyorsa
sayfalarınızda bu tür etkileşmeye açık uygulamalar yapamazsınız. NT Server kullanan Web evsahipleri
hiç tereddütsüz SQL bağlantı imkanı veriyorlar.
Java ve RealAudio Var Mı?
Java programcıkları
ziyaretçinin bilgisayarında çalışırlar; bu nedenle Web Server'ı ilgilendirmez. Fakat günümüzde bir çok bilgisayar programcısı
Server'da çalışan ve site sahibinin hayatını çok kolaylaştıran programlar yapıyor ve satıyorlar. Bu tür bir programı kullanmanız için Web evsahibinin Server'ında Java programı çalıştırmanıza izin vermesi gerekir. Web Server
NT Server ortamında çalışıyorsa
bir kişinin nasıl bir Java programına ihtiyacı olabileceğini düşünmek zor. Ama hiç değilse şu anda böyle bir program sahibi iseniz ve bunu mutlaka Web sitenizde kullanmak istiyorsanız
evsahibinin Java programına izin verip vermediğini araştırmalısınız.
Microsoft'un MediaPlayer programından ve bunun Server bağlantısından önce
RealAudio ve RealVideo yaygın olarak kullanılan unsurlardı. Halâ bir çok Server
Web sitelerinin ziyaretçilerine ses olanağı sunması için
RealAudio Server programını kullanıyor. Siz de sitenizde ses ve video içeren unsurlara yer verecekseniz ve ses kayıtlarını RealAudio biçiminde yaptı iseniz
evshibinin size RealAduio Server hizmeti vermesi gerekir.
Evsahibini Daha Yakından Tanımak İçin
Internet'in nasıl çalıştığına ilişkin bilgileri ele alırken
bir Internet ziyaretçisi ile Internet'in omurgası arasında en az dört etap olabileceğinden söz ettik. Bir ziyaretçi
ISS seçerken
müşterilerine ne kadar hızlı hizmet sunduğuna dikkat eder. Bu
ziyaretçinin bilgisayarı ile ISS
danha sonra ISS ile ona bağlantı hizmeti veren aracı firmalar ve nihayet Internet Omurgası arasındaki ileşitimin hızını belirler. Peki
ya omurgadan sizin sitenizin durduğu bilgisayara kadar olan bağlantının hızı? Tıpki bir ISS abonesi olan Internet kullanıcısı gibi Web evsahibi firmanın bilgisayarıile de omurga arasında ortalama dört ara bağlantı bunulur. Web ev sahiplerinin çoğunun aslında ISS olduklarını unutmayın. Günümüzde omurgaları işleten dev firmalar bile ya perakende ISS işi yapıyorlar
ya da Web evsahipliği şirketleri kurmuş bulunuyorlar.
Web evsahibinizi seçerken firmanın herhangi bir Internet omurgasına ne kadar yakın olduğunu
omurga ile Web Server'ın bulunduğu bilgisayar arasında kaç etap bulunduğunu ve bu etapların birbirine hangi tür hatlarla bağlı olduğunu belirlemeniz gerekir. Reklamlara aldanmayın. Bir evsahibi firma Internet'e 124 Kbps
hatta T1 bağlantısı olduğunu bile iddia edebilir. Bu doğrudur: evsahibi firma ile ikinci etap arasında hızlı bir bağlantı olabilir. Ya sonrası?
Traceroute
Tabiî hiç bir firma "Evet bizimle filanca arasında T1 bağlantı var
ama ondan sonra arada 12 firma daha var
hepsi de birbirine 28.8 modemle bağlı!" demeyeceğine göre
iş size düşecek ve müstakbel evsahibinizle omurga arasında kaç etap olduğunu siz belirleyeceksiniz. Internet'te bunu sizin için yapacak çok sayıda firma var. İsterseniz
80-90 Dolar'a bir program satınalarak
bunu kendi bilgisayarınızdan da yapabilirizsiniz.
Kullanacağınız programlara genellikle Traceroute (Yolu İzle) programı deniliyor. Bu pogramı kullanıcılarına sunan kurum ve kuruluşların bir listesi ise www.boardwatch.internet.com'da mevcut. Traceroute imkanı veren ve izlemek istediğiniz Web sitesinin bulunduğu ülkeye yakın bir ülkedeki izleme sitesini seçin. Açılacak sayfada izlenecek yerin adı hanesine
Internet'e olan bağlantısını izlemek istediğiniz sitenin adresini yazın. Örneğin
www.webevsahibi
com.tr
. Sonra Trace (izle) düğmesini tıklayın. Karşınıza bir liste gelecektir. Bu listede
izleme işini başlatan bilgisayardan bir omurga işletmecisine
daha sonra omurgadan omurgaya ve sonunda omurgadan izlediğiniz Web sitesine kadar
bir mesajın geçtiği bütün etapları göreceksiniz.
Böyle bir listesi bir örnekle açıklayalım.
<WEBTRC01.TIF>
Büyük bir Internet omurga işletmecisi olan Digex firmasının Traceroute programına
sık sık kullandığımız ve son zamanlarda Web evsahipliği yapmaya başlayan Peter Norloff'un Internet sitesinin adresini yazıyoruz:
www.toward.com
ve programa hangi istatistiği istediğimi belirtiyoruz: Trace.
Digex firması
önce verdiğimiz ismi IP adresine çeviriyor: 206.205.242.132. Sonra
bu Web'in durduğu bilgisayarın adresini belirliyor: 204.194.180.40. (Çoğu zaman bir Web sitesinin IP adresi
üzerinde bulunduğu bilgisayarla aynı olamaz. Web Server'ın "Domain Server" programı
kendi üzerinde aranan bir Web sitesinin hangi sabit diskte hangi klasörde olduğunu bilir ve Internet'e
ya da talep eden ziyaretçiye
bildirir.)
<WEBTRC02.TIF>
İzleme programı istediğimiz Web sitesini buluncaya kadar geçtiği bütün etapları
adları
IP adresleri ve bu etabı geçinceye kadar harcadığı süre ile birlikte
bize bildirir. Bu listenin şifresini çözebilmek için
belli başlı omurga firmaları ve kullandıkları ağ isimlerine aşina olmanız gerekir. Örnek listemizde
izlemeye başlayan Digex'e ait Web sitesinin bulunduğu bilgisayarı tanımak kolay
çünkü kendisine ait "atlas.digex.net" adlı bir bilgisayardan başlıyor (listede 1 numaralı satır) ve aynı aynı firmanın omurgasına geçiyor (2 numaralı satır). Sonra
Verio adlı bir diğer omurga firması ile bağlantı kuruluyor (3 numaralı satır) ve bağlantı bu kez Verio'nun omurgasında sürüyor (4
ve 5 numaralı satırlar). Bağlantı
Verio'nun omurgasından
yine aynı firmaya ait (demek ki
Verio şirketi hem omurga işi yapıyor
hem de ikinci ve üçüncü etap dağıtım işi!) FE-2 ve H-5 adlı iki aracı firma üzerinden devam ediyor (6 ve 7 numaralı satırlar). Bağlantı OS2BBS adlı bir bilgisayar üzerinden geçiyor (8 numaralı satır) ve aradığımız bilgisayarı buluyoruz (9 numaralı satır). Şimdi Digex ve Verio'nun omurga olduğunu bildiğimize göre
www.toward.com
ile omurga arasında üç etap var. Nitekim
bu bilgisayarı bulmamız 16 milisaniye alıyor! Bunu
tanıdığınız başka Web alanları için yaptığınızda
16 milisaniyenin gerçekten imrenilecek bir sürat olduğunu göreceksiniz.
////////////////////////////////KUTU////////
Belli başlı Internet Omurga Firmaları
AGIS
AT&T
Bell Advanced Comminucations
CAIS Internet
Concentric Network Corporation
CRL Network Services
CWIX Cable and Wireless Internet Exchange
DataXchange Network
Inc.
DIGEX
Incorporated
Electric Lightwave.
EPOCH Networks
Inc.
Exodus
Fiber Network Solutions
GeoNet Communications
Inc.
GetNet International
Frontier GlobalCenter
GridNet International
GTE Internetworking/BBNPlanet
GTE Internetworking/Genuity
GTE Internetworking/Nap.Net
IBM Global Network
IDT Corp
Icon CMT
INET Solutions
MCI Communications
NETCOM
Netrail Incorporated
Priori
PSINet
PSINet Limited/iStar Internet
Inc.
Savvis Communications
Sprint IP Services
TCG CERFnet Services
Verio
VisiNet
Vnet Internet Access
WinStar GoodNet
WorldCom Inc./ANS Communications
Inc.
WorldCom Inc./Compuserve Network Services
WorldCom Inc./UUNET Technologies
Inc.
ZipLink
//////////////////////////////////////////////
Evsahibinin Hattı
Traceroute programları
size müstakbel Web evsahibinizin bilgisayarı ile ilk bağlantısı arasındaki hattın niteliğini de söyleyecektir. Yukarıdaki örneği yorumlamaya devam edersek
omurgalar ve onlarla bağlı ikinci ve üçüncü routerlar arasındaki iletişimin oldukça hızlı olduğunu görürsünüz. Şimdi hedef site ile onun bağlı olduğu ilk router arasında
diğerlerine oranla korkunç derecede yüksek bir zaman farkı olsa idi
kolayca bu sitenin durduğu bilgisayarın Internet'e yavaş bir hatla bağlı olduğuna hükmedebilirdik. Ama bu örnekte görüyoruz ki
omurgadan omurgaya 4 milisaniye
omurgadan ikinci etaplara 8 milisaniye
ikinci etaptan üçüncüye 12 ve nihayet hedef bilgisayara 16 milisaniye zaman geçiyor. Digex ve Verio'nun omurgaları en hızlı hatlara ve router'lara sahip olduğuna göre
oranlarsak
ikinci ve üçüncü etap bağlantılar da en azından T1 hızında olsa gerek!
Traceroute programları da Internet'teki sıkışıklıklardan etkilenirler. Bu nedenle muhtemel evsahibi firmaları denetlerken
bir kere değil en az bir hafta boyunca ve günün değişik saatlerinde izlemelisiniz. Ayrıca bir firmanın bilgisayarı bir gün yedek router ile çalışıyor veya bakım halinde olabilir. Bu nedenle Traceroute imkanını dikkatli kullanmalısınız.
Bu arada
Web evsahibi adayınızın gerçekten evsahibi mi
yoksa başkalarını ağırlamaya çalışan bir misafir mi olduğunu da belirlemenizin mümkün olduğunu hatırlatalım. Günümüzde bir çok Web evsahibi
ev sahipliği yaptığı site sahiplerine
başka siteleri de müşteri olarak almaları halinde
fiyatta indirim teklif ediyor; bu ikinci el evsahiplerinin evsahipliğinin gerektirdiği teknik bilgiden yoksun olmaları
site sahibi olarak sizi çok sıkıntıya sokabilir. Traceroute'ta
"evsahibi" olduğunu iddia eden firmanın aradığınız sitesinin hemen üstünde bir veya bir kaç "şüpheli" site adı görürseniz
Internet'de bütün Domain adlarını tescil eden makam olan InterNIC'e bu sitenin "Kim" olduğunu sorabilirsiniz. Internet'te bu amaçla kullanılabilecek bir sitenin kime ait olduğunu
sahibi
faturayı kesen yetkili kişisi ve varsa teknik personelinin adı
adresi
telefon ve faks numaralarını tespit eden bir çok program bulabilirsiniz. Yukarıda verdiğimiz örnekte
Toward.com'un hemen üzerinde görülen Os2bbs.com'un yetkililerinin kim olduğunu araştırmak için Whois32.exe programını kullanıyoruz ve bu sitenin de Toward.com'un ait olduğu kişiye
Peter Norloff'a ait olduğunu görüyoruz.
<WEBTRC03.TIF>
Aynı araştırmayı
InterNIC'in Web sitesinde
doğrudan kendiniz de yapabilirsiniz. Ancak InterNIC farklı ülkelerin Web sitesi bilgilerini farklı firmalara ihale etmiş olduğu için
bu alanda aradığınız her site sahibi hakkında bilgi bulamayabilirsiniz.
<WEBTRC04.TIF>
Internet'e Amerika'da kaydolan siteler hakkında
"whois.arin.net
" Avrupa'da kaydolan Internet siteleri hakkında "whois.ripe.net
" Asya-Pasifik ülkeleri hakkında "whois.apnic.net
" Amerikan Silahlı Kuvvetleri'ne ait siteler hakkında "whois.nic.mil
" ve ABD hükumetine ait siteler hakkında "whois.nic.gov" adreslerinde araştırma yapabilirsiniz.
İnternet Sitenizin Adı
Bu noktada nasıl bir site istediğiniz
nasıl bir yol izleyeceğiniz ve nasıl bir bağlantı kuracağınız hakkında karar vermiş olmalısınız. Bu kararınız şu üç bölümden birine girecektir:
1. Kendi bilgisayarınızda
kendi Web Server'ınızı oluşturabilirsiniz ve Internet bağlantı hizmeti veren bir kurum veya kuruluştan kiralayacağınız bir hatla Internet'e bağlantınızı sağlarsınız:
www.benimsayfam.com.tr
. Bu yolu izleyecekseniz
Web Server olarak hizmete sokacağınız bilgisayarda bir Domain Server programı kurup (Web Server programları bunu genellikle kendileri kurarlar) bu Server'da oluşturduğunuz Domain'i ve bu Domain içinde yapacağınız siteyi Internet Tescil Sistemi'ne kaydettirmeniz gerekir.
2. Bir Internet Servis Sunucu'nun ücretsiz Web sayfası hizmetinden yararlanacaksanız
(
www.üyeler.evsahibi.com.tr/alinin_sayfası
) ilk başvurunuzda sizden sitenize bir isim vermeniz istenebilir. Bu tür sayfalar çoğunlukla
kurulmuş ve tescil edilmiş sitelerde bir alt-dizin şeklinde olduğu için
sitenize vereceğiniz isim site adı olmayacağı için
herhangi bir kayıt zorunluğu olmayacaktır.
3. Bir Web evsahibi firma ile belirli bir ücret karşılığı sitenize evsahipliği yapması için anlaşma yapabilirsiniz; firmanın sunduğu seçeneğe bağlı olarak bu site
üç ayrı yolla Internet'e sunulabilir:
a. Sizin siteniz evsahibi firmanın sitesinde bir alt dizin olabilir:
www.evsahibi.com.tr/alinin_sayfası
. Bu durumda tıpkı 2'nci maddedeki gibi
sizin siteniz Internet Tescil makamlarına kaydettirilemez.
b. Sizin siteniz ev sahibi firmanın Domain'inde bir alt-domain olabilir:
www.alinin_sayfası.evsahibi.com.tr
. Siteniz
bir alanın alt-alanı olduğu için tescil edilemez
Evsahibinin sisteminde bulunması gereken Domain Name Translator Gateway denen kendi Domain'i içinde alt-Domain'leri belirleyen bilgisayar veya program
sizin sitenizi kendi sistemi içinde nurada bulacağını bilir.
c. Sizin siteniz evsahibi firmanın bilgisayarında durmakla birlikte
onun Domain'i içinde değil
müstakil bir site olacaktır:
www.alinin_sayfası
com.tr
. Bu durumda sizin sayfanın Internet'te tescil edilmesi gerekir. Tescil sırasında IP adresi olarak
evsahibi firmanın Domain Server adresini vereceksiniz.
Üçüncü yolu seçtiğinizi varsayarsak
yapacağınız işlerin birincisi sitenize bir isim bulmak
sonra da bunu kaydettirmektir. Daha sonra bir Web sitesi inşa programı satın alarak
kolları sıvayacaksınız. Son adım ise oluşturacağınız siteyi
Web evsahibinin sitesine aktarmak ve yeni sitenizi tanıtmaya başlamaktır.
Internet Sitenize Alan Seçme
Internet'te site isimlerinin çok önemli olduğunu biliyorsunuz. Internet'te bir alan açtığınız anda
bütün dünyanın bu sitenin varlığından haberdar olması mümkün olmadığına göre
sitenizi elinizden geldiğince tanıtacak; kartvizitinize
faturalarınıza
basılı her türlü kağıdınıza
sitenizin adresini koyacaksınız. Bu amaçla tanıdığınız herkese elektronik posta yollayacak
hatta belki de bu işin ticaretini yapan firmalardan isim
adres
faks numarası veritabanı satın alarak
muhtemel ziyaretçiniz olabilecek herkese
duyuruda bulunacaksınız. Eğer siteniz bir inanç ve dava adına oluşturuluyorsa
dost-hasım ama muhatabınız olabilecek herkesin bu sitenin varlığını öğrenmesini sağlayacaksınız. Bu kişiler
tabiî
duyurunuzun cazibesine bağlı olarak
sitenizi ziyaret edecekler ve sayfanızın cazibesine bağlı olarak browser programlarına bir kestirme işareti (bookmark) koyarak
ilerde daha kolay ziyaret etmek isteyeceklerdir.
Web evsahibinizden bir sebeple hoşlanmadığınızı ve verilen hizmetten memnun kalmadığınızı düşünelim. Bu yüzden Web sitenizin adının da değiştirilmesi gerekirse
yaptığınız bunda tanıtım ve bastırdığınız bunda tanıtım malzemesi boşa gidecektir. Oysa sitenizin adını koruyabilirseniz
Tescil Kurumu'na bir başvuru ve bir hafta kadar bekleme sonucu
aynı isimle başka IP adresinde tekrar ziyaretçilerinizin karşısına çıkarsınız ve hiç kimse sitenizin yer değiştirdiğini bile farketmez. Sitenizin adını elinizde tutabilmeniz için bu ismin size ait olması gerekir.
Internet'in bu yıl yürürlüğe giren yeni Domain Adı Tescil Kuralları çerçevesinde
her ülkede Domain adları tescilini
Üst Düzey Alan İdarecisi (TLD
Top Level Domain Administrator) denen yetkili bir kurum veya kuruluş yapmaktadır. Türkiye için ayrılan üst düzey adı ".tr" şeklindedir. Bu üst düzey adını taşıyacak alan adı tahsislerini yapmaya yetkili TLD yöneticisi
Orta Doğu Teknik Üniversitesi Bilgiişlem Daire Başkanlığı'dır (
http://dns.metu.edu.tr)
. Sonu "TR" ile biten bütün ikinci düzey alan adlarına (.bbs.tr
.com.tr
.org.tr
.gov.tr
k12.tr
.net.tr
.nom.tr
.gen.tr ve .mil.tr) tahsis edilecek IP adreslerini bu kurum tescil eder.
Yakın zamana kadar ticaretle uğraşsın
uğraşmasın dernek
hükumet kuruluşu veya askerî kurum olmayan kişi ve firmalar Internet sitelerine "com" ile biten isimler alabilirlerdi. Ancak belirli ikinci düzey alan adları diğerlerine oranla fazla kapışıldı. Uluslararası Internet kurulu şimdi ticaret kurumu olarak kayıtlı olmayan firmalara veya kişilere ".com" alanında ad tescili yapmıyorlar. Kişiler artık sitelerine sadece ".nom.tr" ile biten isimler alabilirler. Yasayla kurulmuş veya yasaya uygun bir tüzüğü bulunan dernekler ise ".org.tr" alanında site ismi alabilirler. Hükumet daireleri veya kamu kurumları
".gov.tr" (hükumet
government)
ve askerî nitelikteki kurum veya kuruluşlar ise ".mil.tr" (askeriye
military) ile biten isimler alabilirler. Yeni kurallara göre ".k12.tr" orta öğretim kurumlarına ayrılmış bulunuyor. Internet hizmeti sunan kuruluşlar ".net.tr" alanında tescil edilebilirler.
Kişiler ise kendi şahsî siteleri için ".nom.tr" veya "gen.tr" Domain'inde isim tescil ettirebilirler. Firmalar da isterlerse ".com.tr" yerine ".gen.tr" alanında isim alabilirler. Dünyanın bir çok ülkesinde bulunmayan ".bbs" alt grubu
henüz Türkiye'de veriliyor ve 40 civarında site bu adı taşıyor.
Son sayımda Türkiye'de "com.tr" alanında 7
500
".org.tr" alanında 443
".edu.tr" alanında 107
".k12.tr" alanında 70
".gov.tr" alanında 224
".net.tr" alanında 88
".gen.tr" alanında 700 civarında site vardı. 40 site ise ".nom.tr" alanında bulunuyordu.
Internet Sitenizin Tescili
ISS'ler ve onlara omurga ile bağlantı sağlayan ikinci düzey hizmet sunucular
kendilerine Türk Telekom'un bir kuruluşu olan TURNET tarafından tahsis edilmiş IP adreslerini
sitesine evsahipliği yaptıkları kişilere verebilirler. Bu nedenle siz
bir evsahibi firma ile anlaşma yaptığınızda
büyük bir olasılıkla
isim tesciliniz ücretsiz yapılacaktır. Ancak firmalar bu ismin ve IP adresinin Internet'in ilgili birimlerine
Avrupa IP Ağı'na (RIPE
Reseaux IP Europeens) ve InterNIC denen genel tescil kurumuna "yayınlanması" için bir ücret talep edebilirler.
Tescili siz doğrudan da yaptırabilirsiniz. Bunun için Orta Doğu Teknik Üniversitesi'nin elektronik isim tescili formunu
dns.metu.edu.tr adresinde doldurmanız gerekir.
<WEBFORM1.TIF>
Formu doldururken Türkçe karakter (ü
ö
ğ
ı
ş gibi) kullanmamanız gerekir. Forma
evsahibi firmanın Internet Server Adresini (IP adresi olarak kendisine TURNET tarafından tahsis edilmiş
örneğin 144.122.1.102 gibi
bir numarayı) ve bu Server adını (örneğin
ns02.metu.edu.tr) yazmak zorundasınız. Bu formun doldurulmasında mutlaka dikkat edilmesi gereken kurallar
dns.metu.edu.tr/uyari.html adlı sayfada bulunuyor. Yine aynı yerde v21.html adlı sayfada da alan ve isim seçme ile ilgili kurallar var. Bu iki belgeyi iyice okumadan
isim tescili için başvurmamak gerekir.
Evsahibi firma olarak
Türkiye'de bir şirketi değil de
örneğin ABD'de bir firmayı seçerseniz
tesciliniz RIPE nezdinde yetkili kurum olan Orta Doğu Teknik Üniversitesi tarafından değil değil
ARIN adlı kuruluş nezdinde yetkili kurum olan Network Solutions
Inc.
firması tarafından yapılacaktır. Bunun için InterNIC'in Web sitesindeki başvuru formunu doldurmak zorundasınız
Asya'da bir firmayı seçerseniz
tescil işlemi APNIC adlı kuruluş tarafından yapılacaktır. Tescili nerede yaptırırsanız yaptırın
mutlaka tescil formuna kendi adınızı yazın; tescili ISS veya evsahibi firma yaptırıyorsa forma sizin adınızı yazmasını şart koşun.
<WEBREG01.TIF>
Web Domain Adları tesciliyle ilgili geniş bilgiyi InterNIC'in Internet adresinde (
http://rs.internic.net
) de bulabilirsiniz.
Internet'in kısa zamanda yürürlüğe girmesi beklenen yeni isimlendirme kuralları
yeni Üst Düzey Domain'ler oluşturulmasını öngörüyor. Bunları şimdiden tanımanızda yarar var:
.arts Kültürel ve sanatsal amaçlı kurum veya kuruluşlar
.firm İş kuruluşları ve firmalar
.info Enformasyon hizmeti veren siteler
.rec Eğitim ve spor amaçlı faaliyetler
.store Elektronik ticaret mağazaları
.web Web hizmeti veren kurum veya kuruluşlar
İsim bahsini kapatmadan önce
beğendiğiniz bir ismin başka bir kişi
kurum veya firma tarafından daha önce alınıp alınmamış olduğunu araştırmanız gerektiğini hatırlatalım. Bunu
InterNIC sitesinde kolayca yapabilirsiniz. Son sayımda
hergün tescil edilen Site adı sayısı 20 bini bulmuştu! Bu nedenle beğendiğiniz bir isim muhtemelen alınmış olabilir. Bulacağınız ismin kısa anlamlı olmasına dikkat edin.
Firmanız için site adı alacağınız zaman
tescilli ticaret markası olarak size ait bir kelimenin başka biri tarafından Domain adı olarak tescil ettirildiğini görürseniz
Orta Doğu Teknik Üniversitesi veya InterNIC kanalıyla o ismin kullanılmasını durdurabilirsiniz
ama siz de o adı kullanamazsınız. Bu nedenle beğendiğiniz bir adı başka birinin ticaret markası olarak tescil ettirip size engel olmasını önlemek için
bulduğunuz adı önce ticaret markası olarak tescil ettirin ve daha sonra tescile yetkili kuruluşda başvurun.
Bu bahiste son olarak
Domain isimlerinin tescili için size yardımcı olabilecek kuruluşlardan da söz edelim. Bulduğunuz ismin tescil işini bir ISS veya Web evsahibi firmaya bırakırsanız
tabiî firmaya bağlı olarak bir sorunla karşılaşmayabilirsiniz. Fakat bu adı kendiniz tescil ettirmeye kalkarsanız
tescil kurumları sizden genellikle iki Domain Server'ın IP numarası istenecektir. Bir evsahibi ile anlaşmadan böyle bir adrese sahip olmanız mümkün olamaz. Bu sorunu ortadan kaldırmak için bazı firmalar sizden bir ücret alarak
bulduğunuz site adını sizin isminize fakat kendi IP numaraları ile tescil ettiriyorlar. 35-40 Dolar'a bu büyük bir kolaylık. Sonra
bir Web evsahibi ile anlaştığınızda
bu sitenin IP adresini değiştirmekle yetiniyorsunuz.
Bu tür yardım sağlayan güvenilir firmalar arasında 123 Domain Me! (
www.123domainme.chm)
Alldomains (
www.alldomains.com)
Tabnet Registration Services (
www.tabnet.com
) sayılabilir. Bu alanlarda
beğendiğiniz bir ismin başkası tarafından alınıp alınmadığını da araştırabilirsiniz. Alldomains firması Türkiye için de tescil talebi kabul ediyor.
Evsahibinizi değiştirmek istediğinizde
ilk tescile benzer bir işlem yapmak zorundasınız. Anlaştığınız yeni evsahibinden IP adres numarasını isteyin
ve Tescil makamına adres değişikliği için başvurun. Tabiî
bu arada Web sitenizin tam bir kopyasını çıkartıp
yeni evsahibinin bilgisayarına aktarmak zorundasınız. Bir hafta ile on gün arasında bütün Internet Domain Name Server merkezlerine yeni IP adresiniz yayınlanacaktır. Bundan sonra eski sitenizi istal edebilirsiniz.
Bölüm III: Web Sitesi Tasarımı
Evet
şimdi artık sitenizin adı belirlenmiş
nerede olacağına karar verilmiş bulunuyor. Web sitesi için nasıl bir yol izlemeye karar vermiş olursanız olun
bundan sonra yapacağınız iş
her türlü site tarzı için aynı sayılabilir. Aslında Web sitesi dediğimiz şey
önce sizin bilgisayarınızda
sonra Web Server bilgisayarında bir dizin ve onun içinde bir çok alt-dizine dağılmış bilgisayar dosyaları demektir. Sitenizi kendi bilgisayarlarınızda
kendi Server'ınızda oluşturmak ve bunu kiralık bir hatla Internet'e bağlamaya karar verdiyseniz
Web siteniz büyük bir ihtimalle
tasarlandığı bilgisayardan Web Server'a yerel alan ağı ile aktarılacak demektir. Ücretsiz bir Web sitesi edindiyseniz
Server sahibinin talimatı doğrultusunda
sayfalarınızı site sahibinin sitesine muhtemelen FTP yolu ile aktaracaksınız. Bir Web evsahibi ile anlaşma yaptıysanız
izleyenecek yollar aşağı yukarı standart hale gelmiş sayılır. Bütün yapacağınız şey
sitenizi oluşturduktan sonra evsahibinin bilgisayarına aktarmaktan ibaret.
Web evsahibi firma ile anlaşma yaparken
sizin vereceğiniz çeke karşılık
firma da size bir IP adresi ile sizin Web hesabınızın kullanıcı adı ve parolasını verecektir. Ayrıca size bir FTP hesabı açması ve bunun parolasını vermesi gerekir. FTP hesabını
kendi sabit diskinizde oluşturacağınız alanı
evsahibinin bilgisayarına aktarmakta kullanacaksınız.
Yine yaptığınız anlaşmaya bağlı olarak
gelecek elektronik mesajlarlar için POP Posta Kutusu için Server adı
gidecek elektronik mesajlar için SMTP Server adı
size verilen POP Kullanıcı Adı ve parolası gibi bilgilerin de size verilmesi gerekir. Yine anlaşmanıza bağlı olarak
CGI programlarınız için açabileceğiniz dizin
burada kullanabileceğiniz CGI programlarının bulunduğu URL (ve buraya girebilmek için gerekli parola) bilgilerini de istemeniz gerekir.
Bazı evsahibi firmalar
müşterilerine ek hizmetler de sunarlar. Örneğin sitenizi her gün kaç kişinin ziyaret ettiği
bunların sizin alanınıza hangi sitelerden geldikleri gösteren ziyaretçi istatistikleri
ya size hergün elektronik postayla gönderilir; ya da siz firmanın vereceği bir URL'e giderek
kendi istatistiklerinizi kendiniz ararsınız. Bu ikinci durumda muhtemelen size bir parola vereceklerdir.
Evsahibi firma ile anlaşma yaparken verilmesi gereken bütün bilgileri isteyin. Gerçi araştırmalarınız sonucu 24 saat teknik servis veren bir firma bulmuş olmalısınız; ama daha ilk günden sizi zora sokmalarına izin vermeyin.
Site Yönetim ve HTML Yazma Programları
Bu noktadan sonra HTML veya ASP sayfalarınızın tek tek oluşturulması ve bir site bütünlüğüne kavuşturulması gerekir. Site edinmekte hangi yolu izlemiş olursanız olun
sitenizi oluşturmaya FrontPage ile başlamanızı şiddetle tavsiye ederiz. Piyasada yüzlerce HTML editörü ve site yönetim programı bulacaksınız. Bunların bazılarına ihtiyacınız olacak. Ama FrontPage
şu anda piyasada mevcut site oluşturma ve yönetim programlarının sadece en beceriklisi değil
aynı zamanda en kolayı. Ve tabiî
en yaygını ve adeta standart haline gelmiş olanı. Bununla birlikte FrontPage'de de sayfa yaparken olmasını arzu ettiğiniz bir çok imkan ve yeteneğin bulunmadığını göreceksiniz. HTML dilini öğrenmeye başladıkça
sık sık bir düz yazı programının size her türlü HTML editöründen daha kullanışlı geldiği anlar olacak. FrontPage ile yapacağınız sayfalara
başka firmaların programlarında multimedya ekleri yaptığınız günler gelecek. Fakat FrontPage
sadece sayfa tasarımında değil
fakat aynı zamanda yapacağınız sayfaların bir site olarak
evsahibi bilgisayara aktarılmasında
ileride sitenize ekler yaptıkça veya sayfalarda bazı unsurları değiştirdikçe yapabileceğiniz hataları özellikle bağlantı kopukluklarını belirlemenize yardımcı olacaktır.
FrontPage'i kullanmak zorunda değilsiniz; fakat kullanacağınız site yönetim ve HTML sayfa oluşturma programlarının
mutlaka FrontPage'de bulunan şu özelliklere sahip olmasına dikkat edin:
Gördüğünüz Gibi Sayfa Oluşturma: Masaüstü yayıncılık programları ile bilgisayar diline garip bir kısaltma daha girmişti. İngilizce Ne Görürsen Onu Alırsın (What You See Is What You Get) kelimelerinin kısaltılmışı olan WSIWIG (Vizivig
okunuyor) şimdi HTML sayfa yapma programlarının da bir özelliği. Sayfalarınızı
sanki bir kelime işlem programında
ya da masaüstü yayıncılık programında kağıda dökülmek üzere sayfa yapıyormuş gibi
yapıyorsunuz; program sayfanızı HTML kodlarını koyarak saklıyor. Bu programlarla HTML dilini öğrenmek zorunluğu asgariye iniyor. Dikkat edin
"Ortadan kalkıyor
" demiyoruz. Çünkü eninde sonunda HTML kodlarına elle ince ayar yapacağınız bir an mutlaka gelecektir. En azından
kullanma izni verilen bir Javascript veya benzeri program parçacığını bir yerde beğenip
sayfanıza ithal etmek isteyeceksiniz. Ne kadar WSIWIG olsalar da HTML editörleri çoğunlukla ilave Script tarzı programları kendi kodlarına ithal etmekte fazla yardımcı olmuyorlar.
Kopuk Bağlantıları Bulma: Site yönetim programınızın
sayfalarınızın arasında veya bir sayfanın çeşitli unsurları arasındaki bağlantıların kopuk olup olmadığını belirlemesi gerekir.
Bütün Sitenizin Şeması: Kullanacağınız site yönetim programı
sitenizin bütün sayfalarını
küçük pullar halinde ve birbirlerine bağlantılarını çizgilerle gösterebilmelidir. Böylece hangi sayfanın nereye bağlandığını
bağlanmamış sayfa olup olmadığını ve özellikle sitede bir sayfaya değil de
tasarlandığı sıradaki gibi sabit diskte bir dizinde duran sayfalara bağlanmış sayfaları görebilirsiniz. Site kavramıyla değil de tek tek sayfalar hazırlamak üzere geliştirilmiş HTML editörleri
çoğunlukla bir sayfadan bir başka sayfaya veya unsuruna bağ yaptığınız zaman
HTML'in bu amaçla açtığı HREF koduna
sabit diskin ve dizinin adını yazar. Site yönetim programınızın
bu sayfaları Internet'teki yeni alanınıza yüklerken
bütün bağlantıları düzeltme kabiliyeti olması
işinizi büyük ölçüde kolaylaştırır.
Microsoft FrontPage
bunlara ek olarak
oluşturacağınız Internet sitesinde
Web Server olarak kullanılan programa bağımlı olmak şartıyla
ziyaretçilerinizle etkileşmenizi kolaylaştıracak başka özelliklere de sahiptir. Bunları da kısaca sıralayalım:
CGI programı yazmadan
Form'lara Action/Hareket kazandırmak: Form'larınıza koyacağınız "Gönder" veya benzeri komut düğmelerinin karşılığı
HTML'in FORM etiketinde ACTION komutunun karşısınaz yazacağınız bir program olacaktır. Bu programlara genellikle CGI programı denilir. Eskiden bütün Web Server'ların UNIX işletim sistemiyle çalıştığı zamanlarda
bu tür CGI programlarını yazmanın en kolay yolu Perl dilini öğrenmekti. Perl nisbeten kolay bir programlama dili olmakla birlikte
işi bilgisayar programı yazmak olmayan kişiler için CGI programı ciddî bir sorun olurdu. FrontPage
Web Server'da FrontPage Extensions adı verilen program yönetmeni yüklenmiş ise
site sahibinin hiç bir programlama dili öğrenmeden Form'larına hareket kazandırmasını mümkün kılıyor.
Tartışma ve Sohbet Grupları Açma: FrontPage ile Web sitenizde kolayca tartışma ve sohbet "odaları" açabilirsiniz ve ziyaretçileriniz bu sayfalarda birbirleri ile karşılıklı yazışabilirler. Yine eski UNIX sistemlerinde bunun için ek program satın almanız gerekiyordu.
Web Sitenizde Özel Alanlar Açma: Frontpage ile oluşturacağınız sayfaları istediğiniz ziyaretçiye açma
istediğinize kapatma imkanı vardır. Özel bir sayfaya girmek isteyen ziyaretçiye
FrontPage Extensions'ın yardımıyla parola sorabilirsiniz. Yine eski Server'larda bunun için özel Unix programları gerekiyordu.
Arama Kutuları Koyma: FrontPage sayesinde ziyaretçilerinize Web sitenizdeki bütün HTML belgelerinin içinde geçen bütün kelimeleri kullanarak arama yapma imkanı verebilirsiniz. "Arama motoru" da denen bu imkandan yararlanabilmek için ilave program üreten firmalara tek kuruş ödemek zorunda değilsiniz.
Ve tabiî
FrontPage'in Internet'ten kolayca indirebileceğiniz ücretsiz bir program olmadığını da hatırlatalım. Perakende satış fiyatı 80 Dolar'la 100 Dolar arasında değişen bu programı
NT Server işletim sistemi ile ücretsiz edinebilirsiniz. Programın sadece sayfa editörü olarak kullanılabilecek bir sürümü
Internet Explorer ile ücretsiz verilmektedir. Internet Explorer da çeşitli Internet alanlarından (örneğin
www.microsoft.com
) ücretsiz edinilebilir.
Sitenizin Etkinliği
Bir Web sitesi oluştururken
mimarîden basılmak üzere yayın hazırlamaya kadar hemen her tasarım projesinde karşı karşıya kalınan sorunla karşılaşacaksınız: Şekil mi
işlev mi?
Kimine göre
Internet bilgisayarı televizyona çevirdiği için bu kadar ilgi çekmektedir; dolayısıyla Web siteniz baştan sona bir televizyon programı gibi tasarlanmalıdır. Kimine göre
ziyaretçiler bu kadar masraf ve zahmet ederek bir Web sitesine ulaştıklarında
mutlaka yararlanacakları şeyi bulmalıdırlar.
Siz
mimarîde veya mobilyada hangi tarzı daha çok seversiniz? Şekle önem vereni mi
kullanışlılığa önem vereni mi? İnanın bu tercihiniz
yapacağınız sayfalara ve bu sayfaların tümünün oluşturacağı Web Sitesine de kişiliğini verecektir. Web sitesi
bir görsel ifade tarzıdır. Burada biz ne desek
siz yine kendi ifade tarzınızı kendiniz oluşturacaksınız.
Fakat… Unutmamak gereken tek şey
Web sitesinin oyuncak olmadığıdır. Sahibi için oyuncak niteliğinden ileri gitmeyen Web siteleri de vardır. Ama siz
bu kitapçığın en başında kendi kendizine sormanızı istediğimiz soruya verdiğiniz cevaba göre
nasıl bir Web sitesi oluşturmalısınız? Web sitesini sırf eğlenmek
bilgisayarla yeni bir oyun türüne kavuşmuş olmak için mi kuruyorsunuz? Yoksa belirli bir ticarî
fikrî
duygusal
vs.
amaca mı hizmet edeceksiniz? Ya da
Web sitenizi kendiniz için mi kuruyorsunuz
başkaları için mi?
Cevabınız "Başkaları" ise
o zaman uygulamanız gereken bazı metamatik kurallar var. Bunların başında da sitenin etkin olması geliyor.
Ekonomi uzmanları
"Etkinlik
harcanan zamana göre elde edilen yararın oranıdır
" derler. Bunu kendi Web sitenize uyguladığınızda şu sorulara cevap bulmak zorundasınız:
1. Bu sayfaya gelecek ziyaretçi aradığını kolay buluyor mu?
Bir Web sayfasında aranan unsurun kolay bulunması
herşeyden önce sayfanızın ziyaretçinin bilgisayarına çabuk aktarılmasını gerektirir. Oluşturduğunuz sayfaları kendi sabit diskinizde kolayca açıp kapatabilirsiniz. Sonuç itibariyle sayfalarınız browserınızla aynı sabit diskte duruyor! Ziyaretçinin browserı ile sayfalarınızın arasına binlerce kilometre mesafe ve sayısız router ile telefon teli ve uydu sinyali girdiği zaman
aynı hızı bulamayacaksınız.
Kolaylığın bir diğer ögesi ise sunuluşta içgüdüsel yaklaşımlara uygun bir tasarıma bağlı kalmaktır. Her konu
kendi içinde doğal bölümlere ayrılır. Mimar Sinan'ın hayatını ve eserlerini anlatan bir sayfa yaptığınız zaman
sitenizin "Hayatı" ve "Eserleri" diye ikiye bölünmesinden daha tabiî bir şey olamaz. "Hayat" bölümüne girebilecek bir unsuru "Eserler" bölümüne koyarsanız
bu unsura ziyaretçileriniz açısından kayıp gözüyle bakabilirsiniz. mimar Sinan'ın hayatını ile ilgilenenler bu unsuru göremeyecekler
eserlerine ilgi gösterenler ise ilgisiz buldukları bu unsura dikkat etmeden geçeceklerdir.
2. Sayfanızın temel karakterine uygun olmayan
"Olmasa da olur" diyebileceğiniz şeyler var mı?
Grafikler
zemin fotoğrafları
ses
anime grafikler ve video klipleri çoğu zaman hiç bir sayfada olmasa kimsenin "neden yok" diyeyeceği şeyler değildir. Mimar Sinan'ın eserlerini fotoğraf ve grafik olmadan anlatabilmek
hemen hemen imkansız olsa gerek; ama sırf başkaları yapıyor diye
sayfanıza açılırken çalmak üzere Mimar Sinan devri Klasik Türk Müziği'nden güzel bir örnek koymanın sayfanızın Internet'e 16 etapta bağlanan bir ISS'in abonesi ziyaretçiye vereceği sıkıntı
belki de sayfanızın tümünün görülmesini önleyecektir. Çağımızda
hiç kimsenin 10-15 saniyeden fazla kum saati seyretmeye tahammülü olmadığını bilmek zorundasınız.
3. HTML'in kurallarına tümüyle riayet ettiniz mi?
Etkin olmasını sağlamaya çalıştığınız sayfalar
kolay gibi görünen
ama bütün bilgisayar dilleri gibi incelikleri ve kuralları olan bir dille yazılıyor. HTML
diğer bir çok bilgisayar programlama dilinden farklı olarak
hata halinde de çalışabilen bir dildir. HTML'in birinci satırında hata yaparsanız
o satırdaki komutlar icra edilmez
ama ikinci satırdakiler edilir. HTML'i yorumlayan browser
hatalı birinci satırı atladığı için o satırın gereğinin yerine getirilmemesi
sayfanızın geri kalan bölümünün ziyaretçinin ekranında tümüyle amacınıza aykırı canlandırılmasına neden olabilir.
HTML'in her kuralı belirli bir amaç için vardır; bu kuralları keyfî olarak çiğneyemezsiniz. Örneğin
bir sayfanın browser tarafından Türkçe karakterlerle canladırılması için baş tarafındaki .. etiketi içinde sayfa kodlama sistemiyle ilgili bir META TAG bulunması gerekir. Bir büyük yayın organının Internet sayfalarında bu etiket bulunduğu halde sayfalarındaki Türkçe altı karakter (İ
ı
ğ
Ğ
Ş ve Ş)
Almanya
Fransa
İngiltere ve ABD'de
ülkenin varsa standart ASCII dizisi dışındaki harflerine veya High ASCII karakterler dediğimiz karakterlere çevrilerek gösteriliyor. Neden? Dikkat ettiyseniz
META TAG'in .. etiketi içinde olması gerektiğini söyledik. Bu yayın organının sayfalarında .. etiketi bulunmuyor. Sayfayı tasarlayan "Bu etiket olmasa da olur
" diye düşünmüş olmalı. Bu tasarımca
kendi sayfalarını
Türkiye'de Türkçe sistemle çalışan bir bilgisayarda sınadığı için
bu basit ve görünüşte hiç bir yayarı olmayan etiketi atıp
iki satır az kod yazmaktan kurtulduğuna seviniyor olmalı!
Özetlersek
sayfalarınızın amacına uygun ve etkili olabilmesi için kolay ve çabuk yüklenen
amaç dışı unsurlarla içgüdüsel arayıp bulma davranışını bozmayan ve HTML'in tüm kurallarına harfi harfine riayet eden sayfalar olması gerekiyor.
Hayatınızın Gerçeği: İki Browser
Üzülerek belirtmeliyiz ki
sayfalarınız zilyaretçilerinizin ekranlarında hiç bir zaman sizin ekranınızda göründüğü gibi görünmeyecektir. Bunun birinci nedeni
ziyaretçileriniz Internet Explorer kullananlar
Netscape Navigator kullananlar ve Diğerleri olmak üzere üçe ayrılacaktır. HTML
Internet'in ortak dili olmakla birlikte
browserların yorumuna bağlı bir dildir. Bunun sonucu olarak bazı site sahipleri
sayfalarının başına kullanıcının browser'nın türünü ve sürümünü araştıran programlar koyarlar ve buna göre ziyaretçilerine farklı sayfa gönderirler.
Bu
her sayfanın iki ayrı türünü yapacak zaman ve paranız varsa
takip edilebilecek
ama kesinlikle gereksiz bir yoldur. her iki browser'ın birbirinden ciddî olarak ayrıldığı noktalar özellikle Dinamik HTML dediğimiz
sayfaları duraganlıktan kurtaran özellikler kazandıran tasarım komutlarıdır. DHTML unsurları
zaten bir sayfanın ziyaretçiye gönderilme süresini uzatan unsurlardır. Amacınız ektili bir iletişim ise
bu süreyi mümkün olduğu kadar kısaltmak başlıca amacınız olmalı. Sayfalarınızı her iki browser'ın ortak yorum özelliklerine göre tasarlamanız
yani mümkün olduğu kadar DHTML ögelerinden kaçınmanız
iki türlü sayfa tasarlamanıza ve gerçekleştirmenize lüzum bırakmaz.
Bunu demiş olmakla birlikte
DHTML'in ne kadar yaygın kullanıldığını da görmemezden gelemeyiz. DHTML ile sayfalarınız hareket ve ziyaretçinin tercihlerine göre içerik kazanabilir. Bu ise etkinliği arttıran bir araç olarak kullanılabilir. COOKIE denilen
sizin sitenizden ziyaretçinin bilgisayarına gönderilen küçük bilgi dosyacıkları
ziyaretçinin örneğin sizin sitenize ilk geldiğinde nelerle ilgilendiğini
hangi sayfalara gittiğini
ne gibi araştırmalar yaptığını içeren bilgileri
ikinci seferinde size ulaştırabilir. Bu kez bu ziyaretçiye sunacağınız sayfada
sadece onun ilgi alanına giren unsurlara yer verebilirsiniz. Bu dinamizmi klasik HTML ile sağlayamazsınız. DHTML
JavaScript
VBSCript gibi dillerle yazılmış programcıklarla
sayfalarınızı vermek istediğiniz ana mesajı daha kolay
daha etkili vermenizi sağlayabilir.
Bunu yaparken sadece bir browser'ın yorum özelliklerine bağlı kalırsanız
bir Javascript programının sadece IE'da tam icra edilmesine dikkat eder
Netscape kullananlar hakkında "Ne görürse görsün!" diye düşünürseniz
siteniz ticarî amaçlı ise muhtemel müşterilerinizin yüzde 50 ile 60'ını elden kaçıracaksınız demektir. Evet
Netscape halâ IE'ın bütün becerilerine sahip değil; ama ne var ki Internet'den yararlanan kişilerin büyük bir bölümü Netscape kullanıyor.
Ayrıca Netscape'in beceri alanına girse bile
IE'ın yorumlayabildiği bazı JavaScript programları
dinamik STYLE kağıtları
DIV ve SPAN etiketleri ile yapabileceğiniz bir dizi "Web oyunu
" IE'ın ve Netscape eski sürümleri ve halâ kullanılan diğer browser programlar tarafından anlaşılamaz. Bu tür programları kullanan ziyaretçilerinizi düşünerek
sayfalarınızın en azından vermek istediğiniz mesajı aşağı yukarı veren bir "Sadece metin" sürümünü de yapmanızda yarar var.
Sayfalarınız bittiğinde
Internet'e koymadan önce
çeşitli bilgisayarlarla
çeşitli browser'larla sınayın. Farklı ortamlarda
nasıl durduğuna bakın. Ve en önemlisi
Internet'e koyduğunuz anda
Internet'e 28.8 K modemle bağlı bir bilgisayardan sayfalarınızın nasıl geldiğini inceleyin. Saat tutun!
Sayfanızı 15
17 ve 21 inç ekranlarda
VGA ve SVGA grafik kartlarında
ve 640X480
800X600 ve 1024x768 çözünürlükte inceleyin. Bununla
sayfalarınızı en az üç
en fazla altı ayrı bilgisayarda incelemeniz gerektiğini söylemiş oluyoruz. Web tasarımcıları
genellikle en gelişmiş
bol hafızalı grafik kartları bulunan
büyük ekranlı bilgisayarlarla çalışırlar. Sabahtan akşama bilgisayar ekranı karşısında çalışmak için aslında böyle bir sistem şarttır. Fakat ziyaretçilerinizin çoğu
genellikle 15 inç ve halâ bir VGA grafik kartına bağlı
640X480 çözünürlükte bir ekran sahibi olacaktır. Sizin özene bezene oluşturduğunuz sayfalarınız
böyle bir ekranda hiç de arzu ettiğiniz görsel etkiyi yapmayabilir.
Etkinlik ve kolaylık ilkesi
birinci sayfanızda hiç bir zaman yukarı-aşağı ve sağ-sol kaydırma çubukları olmadan canlandırılmasını gerektirir. İç veya sonraki sayfalarda yukarı-aşağı kaydırma çubuğu olabilir
ama asla sağdan sola kaydırma çubuğuna basmaya gerek bırakmamalısınız. Kağıda basılmak üzere hazırladığınız sayfalarda grafiklerin ortadan bölünmeden basılacağı bir yere denk gelmesine dikkat edin.
FrontPage ile Web Sitesi İnşaatı
FrontPage (FP) ile Web sitesi oluşturmak için şu altı adımı atacaksınız:
1. FrontPage'i kurun:
<WEBFP01.TIF>
FrontPage programını bilgisayarınıza kurmak çok kolay bir işlem. Ayrıca program kutusundan çıkan kullanma kılavuzu
İngilizce bilenler için yeterli bir kaynak. Ayrıca bir çok yazarın FrontPage'in inceliklerini anlatan kitabı da var. FrontPege'i kullanabilmek için bilgisayarınızın Windows 95
98 veya NT ile çalışıyor olması gerek.
2. Frontpage'de sitenizi oluşturun:
<WEBFP02.TIF>
Program açılırken
sizden sabit diskinizde bir Web alanı oluşturmanızı isteyecektir. Bilgisayarı başkalarının da kullanabileceğini düşünerek
kişisel Web alanınızın sabit diskteki bu kopyasını isterseniz parola ile gizleyebilirsiniz. FrontPage'in Kişisel Web Alanı dediği
aslında sabit diskinizde açılacak bir dizinden ibarettir.
3. Ana sayfanızı ve bağlı sayfalarınızı oluşturun.
<WEBFP03.TIF>
Sayfalarınızı oluşturabilmek için önce bir site planlaması yapmanız ve hangi sayfanın hangi sayfaya gideceğini planlamanız gerekir. Bunu aşağıda ele alacağız. FrontPage tek tek sayfaları oluşturmak için size sayısız hazır örnek sayfadan veya tamamen boş bir ekrandan hareket etme imkanı veriyor. Ayrıca FP'in sabit diskindeki binlerce grafik unsurdan yararlanabilirsiniz. Kullanılmaya hazır düğmeler
çizgiler
bağlantı simgeleri
animasyon grafikleri
istediğiniz gibi kullanabilirsiniz; veya Microsoft'un Tema (Theme) adını verdiği tarzda
sayfalarınız arasında görsel birlik sağlayacak tarzda
hazır örneklerden hareket edebilirsiniz.
4. Sitenizi Internet'e Aktarın.
<WEBFP04.TIF>
Bu yapabilmek için
daha önce ele aldığımız gibi
FP Weblerine ev sahipliği yapabilen bir Server'da yer kiralamış ve kendinize bir URL almış olmalısınız. Evsahibi firma
FrontPage'in adını duyunca
programın sizden isteyeceği bilgilerin tümünü verecektir. FP'in dilinde sitenizi Internet'e aktarmanın adı "Yayınlamak"tır. Menü çubuğundaa Publish (Yayınla) düğmesine bastığınızda karşınıza gelecek bir dizi ekranda
evsahibinin vereceği bilgileri gireceğiniz kutular olduğunu göreceksiniz. Bundan sonrası tamamen kendiliğinden devam edecek ve Web siteniz Internet'te yerini alacaktır.
Burada ikinci adımda belirtilen işler
sitenizi inşa ederken en çok zaman harcayacağınız adım olacaktır. Bu adımı ikiye ayırarak
biraz yakından inceleyelim
İçeriği Derleme
Sayfalarınızı yapmaya başlamadan önce şu bilgilerin kağıtta
sabit diskte veya diskette elinimizin altında olmasını sağlayın:
Ürünler ve hizmetleriniz hakkında ayrıntılı bilgi
Müşteri hizmetleri bilgileri
broşürler
el kitapları
kılavuzlar
Firmanızın
derneğinizin veya dairenizin yayınladığı bütün bültenler
dergiler
eleman arama ilanları
basın bültenleri.
Daha önce yapılmış Web sayfaları
Kurum veya kuruluşunuzun emir-komuta zinciri sırasına göre yukarıdan aşağı yetkililerinin adları
sıfatları
adresleri
telefon numaraları
Kurum veya kuruluşunuzun yıllık faaliyet ve malî raporları
Personel listesi
Müşteri listesi
Kurum veya kuruluşunuzun faaliyet takvimi
Bu bilgileri belki sitenizde kullanmayacaksınız. Ama bu bilgileri önceden derlerseniz
sitenizde kullanmanız gerektiğinde sayfa tasarım işine ara verip
malzeme peşinde koşmaktan kurtulmuş olursunuz.
Bu arada sayfalarınızda kullanmanız gereken resimler
fotoğraflar
grafikler hazır mı? Hiç bir işe başlamadan
sayfalara girmesine karar verdiğiniz her türlü malzemeyi bir kenara yığın ve bunlarla aşina olmaya çalışın. Hangi rapordan hangi fotoğrafı veya grafiği alacağınızı belirleyin.
Kağıt üzerindeki malzemenin bilgisayar ortamına aktarılması için gerekli tarayıcı (scanner)
elektronik kamera
vs.
gibi cihazların hazır olmasına
çeşitli bilgisayarlar arasında disketle aktarılamayacak büyüklükte malzemenin alınıp verilmesi için gerekli ağ bağlantıları veya ortak tanışabilir medya (Zip disk veya benzeri büyük disketler) bulunmasını sağlayın.
Web sayfalarına girecek metin ve başlıklarla düğmelerle seyir (Navigasyon) grafiklerindeki kelimelere kadar bütün yazıların ve başlıkların hem doğru hem de ortak bir dili olması gerekir. Metinlerin çeşitli kaynaklardan denetimi
dikkatli editörler tarafından yapılabilir. Ortak ifadeyi ise ya tek kişi
ya da birbirini çok iyi anlayan bir editörler grubu sağlayabilir. Bu nedenle Web sitesinin en az bir editörü olmalıdır. Web sitesinin herşeyi bir kişi
ve o kişi de siz iseniz
yazar sıfatınızla düzeltmen sıfatınızı birbirinden ayrı kullanmaya çalışmalısınız. Bir kişinin kendi hatasını yakalaması hiç de sanıldığı kadar kolay değildir. Bu nedenle yayın kurumlarının eskiden beri uyguladığı ilkeyi uygulayarak
yazdıklarınızın "ikinci bir çift göz tarafından görülmesini" sağlayın. Bu mümkün değilse
yazdığınız bir şeyi bitirdikten en az 24 saat sonra yeniden okuyun.
Eğer içerik derleme ve denetimini bir kurul yapacaksa
şu hususlara dikkat edin:
Eskimiş bilgileri kim ayıklayacak?
Yeni bilgiler kimden gelecek; kimde toplanacak? Bunları sayfalara yerleştirme konusunda kim karar verecek?
Örgüt içinde farklı gruplardan gelecek malzeme kimde toplanacak?
Değişiklikleri ve güncelleştirmelerden kim sorumlu olacak?
Site Internet'e açıldıktan sonra gelecek talep ve eleştiriler kimde toplanacak?
Dil ve imlâ hatalarını yakalamaktan ve düzeltmekten kim sorumlu olacak?
Web sitesi
bir anlamda grafik demektir. burada kastettiğimiz istatistik bilgilerinin belirli şekilsel sunuluş tarzı olan istatistik grafikleri değil. Her türlü resim
çizgi
fotoğraf
ve bunların belirli bir alanda sunuluşu grafik öge sayılır. Grafik unsurlar
her bir sayfanın kişiliğini belirlemekle kalmazlar
her sayfada tekrar ederek siteye bütünlük kazandırırlar. Bu nedenle tıpkı yazılardaki dil birliği gibi
grafik unsurlarda da görsel birlik sağlanmalıdır. Görsel birlik
düğmelerin biçim ve renginden tutun
üzerine yazılacak başlıklarda kullanılacak harfin türüne
şekline ve büyüklüğüne kadar aynı olmalarını gerektirir. Ayrıca sayfalarınızda fotoğraf ve çizgi resimler kullanacaksanız
hepsinin aynı tarz olması gerekir. Grafik unsurlarla ilgili teknik kurallar
bu kitapçığın kapsamını aşıyor. Grafik
grafikçilerin işidir. Bir çok grafik programı
bilgisayarda grafik unsur yapmayı olağanüstü kolaylaştırmış bulunuyor. Bu
kolayca yapılan her grafiğin "grafik" olduğu anlamına gelmiyor. Tıpkı yan yana ve alt alta dizilen bir çok kelimenin bir şiir oluşturmadığı gibi. Özellikle ticaret amacıyla oluşturacağınız Web sitesinde mutlaka bir grafik sanatçısının yardımını istemelisiniz.
Aslına bakarsanız
HTML dilini kullanarak yapacağınız bir ekran dolusu sayfa
yazıları
resimleri
çizlegileri ile
kendisi bir grafik unsur olacaktır. Bu nedenle en azından kağıt üzerinde basılmak amacıyla sayfa hazırlama deneyiminiz yoksa
mutlaka FrontPage'in hazır şablon sayfalarını kullanmalısınız.
İçeriği Sayfalara Geçirme
İnternet sitenizde yer alacak unsurları belirledikten sonra sıra bunları bir veya daha çok sayfa halinde "siteleştirmeye" geliyor. Bir site
biraraya doldurulmuş ve aralarında kavramsal bir birlik olmayan sayfalar demeti demek değildir. Bir sitenin birinci sayfasından (Index Page) son sayfasına kadar her bir sayfasının ve her sayfadaki her bir ögenin bir anlamı
sitenin varlık sebebine bir katkısı olması gerekir.
Tıpkı Gütenberg'den bu yana basılı eserlerin
kitapların
dergilerin gazetelerin
broşürlerin okuyucu olarak bizlere kazandırdığı "anlam verme davranışı" gibi
son on yıldır tasarlanan Web sayfaları da Web ziyaretçilerinde belirli bir "anlamlandırma dili" meydana getirmiş bulunuyor.
Bunu biraz açalım. Bir gazetenin birinci sayfasında
az sayıda kelime ile fakat oldukça büyük harflerle bir başlık görürseniz
başlığın kelimelerini bile okumadan bu haberin önemli olduğunu anlarsınız. Bir dergide oldukça süslü bir harf türüyle ve renkli bir zemin üstünde
yanında tanınmış bir sinema sanatçısının fotoğrafı bulunan bir başlık görürseniz
o haberin acil önemde olmadığını bilirsiniz. Bu anlama ve bilme durumu sağlayan
sizin okuyucu olarak bugüne kadar edindiğiniz tercübelerden çıkan "anlamlandırma davranışı"dır. Her davranış gibi "anlam verme" de zamanla ve deneyimle öğrenilir. Şimdi
bugüne kadar yapılmış bütün Web sayfalarını bir yere toplarsanız
her on sayfadan 7'sinde site içinde değişik yerlere gitmekte sullanılan seyir (Navigation) düğmeleri ve metinlerinin ekranın sol tarafına dizildiğini göreceksiniz. Diğer sayfalardan ikisinde seyir unsurları sayfanın altında sadece birinde sağında olacaktır. Bu
Internet abonelerine
Web sayfalarında belirli bir deneyim
alışkanlık ve beklenti oluşturmuş bulunuyor. Elbette bu "kuralı" kırmak elinizde. Ama oluşturacağınız "kural dışı" sayfa
ziyaretçilerinizde alışmadıkları bir durumla karşı karşıya oldukları hissine yol açar. Bu
dikkatli kullanılırsa
sürüden ayrılarak dikkat çekme şeklinde
olumlu bir unsur da olabilir. Ne var ki
kural dışı uygulamalara başvurabilmek için önce kuralları ustaca uygulama becerisi edinmek şarttır.
FrontPage'in şablon sayfaları arasında çok "kuralcı" olanları kadar
kurallara iyice aykırı görünler de var. Program kurulurken
bu şablonlarla yapılmış örnek sayfalar da sabit diskinize koypa edilecektir. Bunları dikkatle inceleyip
işinize uygun bir şablonu seçebilirsiniz.
FP'i ilk açtığınızda karşınıza FP Explorer adı verilen Site Yönetim programı gelecektir. Bu programda Personal Web (Kişisel Web) görünümünde (View/Navigation) menüdeki New Page (Yeni Saya) simgesini her tıkladığınızda sitenizin tümünün görünümünü veren ortadaki alanda bir sayfa simgesi oluşacaktır. Bu simgenin üzerini farenin sağ düğmesi ile tıklayarak açılacak menüden Remane (Yeniden Adlandır) maddesini seçerek
sayfalarınıza istediğiniz adı verebilirsiniz.
İyi bir site planlaması kağıt üzerinde yapılmalıdır. Sonra bu planı FP Navigation ekranında oluşturabilirsiniz. Tipik olarak sitenizin bir açılış sayfası (buna genel olarak Home Page veya Splash Page deniliyor) ve bu sayfanın içinde yer alacak seyir düğmelerine veya kelimelerine tıklayarak gideceğiniz içerik sayfaları olmalıdır.
Burada
basit bir örnek site oluşumunu görüyorsunuz:
<WEBSITE1.TIF>
Bu noktada sitenizdeki bütün sayfalar için ortak bir ana tema seçebilirsiniz. FP size 100'e yakın tema veriyor. Tema seçimini FP Explorer'ın soldaki memü simgeleri arasında bulunan Themes (Temalar) simgesini tıklayarak yapabilirsiniz. İşte Küresel Pazarlama (Global Marketing) adı verilen tema:
<WEBSITE2.TIF>
Home Pege olarak adlandırılan sayfayı iki kez tıkladığımızda
FP'in HTML editörü çalışacak ve içi boş olan bu sayfayı
seçtiğimiz temaya göre işlenmeye ve içi doldurulmaya hazır olarak karşımıza getirecektir.
< website3.tif>
Burada dikkat ederseniz
site planında ana sayfaya bağladığımız Yeni Sayfa 1 ve Yeni Sayfa 1 adlı iki sayfa
bağlantısı kurulmuş (link) olarak
ekranın sol tarafında seyir satırları olarak hazır bulunmaktadır. Bu sayfaların adını Navigation ekranında değiştirecek olursak
FP bu sayfalara yapılan bütün atıfları (linkleri) düzeltecektir.
Bu kitapçıkta HTML ile sayfa oluşturma konusuna girmiyoruz. HTML ile sayfa oluşturma konusunda temel bilgileri edinmek için
Byte Eğitim Dizisi'nin 15'nci kitabı olan HTML Rehberi'ne başvurmanız gerekir.
Sayfalarınızın tümünü inşa ettikten
içeriklerini yerleştirdikten
bağlantılarını kurduktan sonra
FP Explorer'a bu sayfaları ve içlerindeki bütün unsurları Wes sitenize evsahipliği yapacak firmanın Web Server'ına göndermeniz
veya FP'nin diliyle "Yayınlamanız" (Publish) gerekir. Web evsahibinizin Server'ı FrontPage-uyumlu ise FP bunu mevcut Internet bağlantınızı kullanarak yapacaktır.
Web Sitenizin Yönetimi
Site yönetimi
bir siteyi oluşturmak kadar önem taşıyor. Sitenizi FP uyumlu bir Server'da oluşturuysanız
evinizde veya işyerinizdeki bilgisayardan evsahibinin Server'ındaki sitenizi kolayca yönetebilirsiniz. Site yönetimi ile kastedilen işler arasında
Açma İzni
Sayfa Değiştirme ve Güncelleştirme ve İdare Yetkileri bulunur.
Yapacağınız Web sayfalarının otomatik olarak herkes tarafından görülme
yani Browser programı ile açılabilme izni vardır. Fakat tamamen özel bir Web sitesi yapıyorsanız
sitenizi sadece belirli kişilere veya belirli bir parolayı verecek kişilere açabilirsiniz.
Sitenizdeki sayfaların inşası
güncelleştirilmesi ve FP HTML Editörünü kullanarak değiştirilmesi yetkisini
ancak Authoring yetkisi olan kullanıcılar kullanabilir. Siteyi oluşturan kişi
FP tarafından Yönetimi (Administrator) olarak bilinir ve program kurulurken yöneticiden bir kendisine bir parola seçmesi istenir. Bu parola verilmedikçe FP bilgisayarda oluşturulacak Kişisel Web'i açmayacaktır. Yeni bir Web alanı oluşturmak isterseniz
FP kim olursanız olun sizden bir parola seçmenizi ister ve yapacağınız Web sitesi bu parola verilmedikçe yeniden açılamaz. Bir Web sitesini oluşturan kişi
FP'nin deyimiyle sitenin yöneticisi
sitede ve sayfalarında değişiklik yapma yetkisine sahiptir ve bu yetkiyi istediği isme verebilir. Yönetici herhangi bir FP Web sitesi için yetki vereceği kişilere bir de parola seçmek zorundadır.
Bir FP Web sitesinde yetki dağıtma yetkisi de sitenin yöneticisine aittir. Yönetici bu yetkiyi de tıpkı Authoring yetkisi gibi istediği isimlerle
parola vererek
paylaşabilir. Yönetici
isterse kendi yetkilerini de değiştirebilir. (Yetki verme veya Authoring yetkisini başka bir kişiye devretmeden yöneticinin kendi kendisinin yetkisini yok etmesi halinde Web sitesi açılamaz hale gelebilir!)
Bir sitede oluşturulacak dizinlere kimin erişebileceği ve içindeki kimin görebileceğine ilişkin yetkiler ise FP'den değil Web Server'dan yapılabilir.
FrontPage'in Özel Unsurları (Components)
FP'i diğer Web yönetim programlarından ayıran önemli özelliklerinden biri Component adı verilen bazı unsurlarla
sayfalarınıza ve sitenize ziyaretçilerle etkileşme
güvenlik ve kullanım kolaylığı sağlamasıdır. Component'lar genellikle dinamik nesnelerdir; Web sayfanızın durumuna veya kullanıcının bir hareketine bağlı olarak bir şeyler yaparlar.
Component'lar
FP'in HTML editöründe Insert (Ekle) menüsünden Insert FrontPage Components maddesi (FrontPage Unsuru ekle) seçilerek girilir. Bazı Component'lar ise yine Insert menüsünden Active Elements seçilerek girilebilir. Bu unsurları kısaca tanıtıtalım:
"İçindekiler Tablosu" unsuru
içinde yer aldığı HTML sayfasında bir Web sitesindeki bütün sayfaların bağlantısı ile birlikte bir listesini oluşturur. Ziyaretçileriniz bu listede istedikleri satırı tıklayarak arzu ettikleri sayfaya ulaşırlar.
Arama Formları: Sitenize koyacağınız ve içinde metin arama kutusu
arama düğmesi veya kutuyu temizleyerek yeniden başlama imkanı veren Sil düğmesi bulunan bir formla
verilecek kelime veya kelimelerin sitenizdeki bütün sayfalarda aranmasını sağlayabilirsiniz. Sonuçlar
metnin geçtiği sayfaların adları ve bağlantıları ile gösterilecektir.
Sayfa ve Grafik Ekleme Unsurları (Include Component): Diyelim ki bazı sayfalara belirli bir konuda bir metin koyacaksınız. Ancak bu metin
zaman zaman değişecek. Bu metnin yer aldığı 10
15 sayfayı tek tek her seferinde düzeltmek yerine
bu bilgiyi bir HTML sayfasına koyabilirsiniz; sonra bu sayfayı
sözkonusu metnin görülmesi gereken heryere eklersiniz. Ekleme sayfanın içeriği değiştiği zaman eklendiği heryerdeki bilgi de değiştirilmiş olacaktır. Bunu metinle değil de grafikle de yapabilirsiniz.
Zaman damgaları (Timestamps): Bir sayfaya konulan "zaman damgası"
sayfanın en son değiştirildiği tarih ve saati metin olarak gösterir. Siz sayfanıza sadece zaman damgası unsuru koyarsınız; ancak bu damga ziyaretçinin ekranında
tarih ve saati belirten metin olarak gösterilir.
Yer tutma unsurları: Bir HTML sayfasının ilk tasarımını yapan ve daha sonra sayfayı değiştiren kişilerin adı ve soyadı ile sayfanın tanımının yerini tutacak bu unsurlar sayfa sabit diske kaydedildiğinde
yerini tuttukları unsurun içeriğini kendi yerlerine yazarlar. Böylece bir sayfanın kimin tarafından tasarlandığı
kimin tarafından değiştirildiği ve tanımı herseferinde hatırlanarak değiştirilmek külfeti ortadan kalkmış olur.
FrontPage'in Form Unsurları
FP
ziyaretçilerin Web siteleri ile etkileşmesini sağlamada CGI programlama zorunluğunu da ortadan kaldırır. Formları şu maksaklarla kullanabilirsiniz:
Ziyaretçilerden
isim
adres
telefon numarası
elektronik adres
görüş ve düşüncelerini derlemek için yararlanabilirsiniz.
Ziyaretçilerin
siteniz veya sitenizi tahsis ettiğiniz konular hakkında görüşlerini
düşüncelerini ve tepkilerini derleyebilirsiniz.
Sitenizde tanıtımını yaptığınız mal ve hizmetlerin satışını yapmak üzere
kredi kartı numarası ve teslim adresi gibi bilgileri alabilirsiniz.
Belirli bir konuda ziyaretçileriniz arasında tartışma açabilir
herkesin görüş ve düşüncesini belirtmesine
veya başkalarının görüş ve düşüncelerine tepkisini göstermesine imkan sağlayabilirsiniz.
Form oluşturmanın HTML bölümüne girmeden
FP'in formla elde edilecek bilgileri işlemesine imkan veren komutlar ve unsurlarından söz edelim. FP
oluşturacağınız forma otomatik olarak Form Handlers adını verdiği
formla elde edilecek bilgilerin işlenmesinde kullanılacak unsurlar ekler. Bu unsurlar
ya FrontPage Server Extensions adı verilen
kullanılması son derece kolay ve Sadece Microsoft'un değil fakat başka firmaların
hatta Unix ortamında çalışan bazı Web Server'ların da kullanabildiği mini-programlar sayesinde hizmete sokulabilir. FP bir formla elde edilecek bilgiyi ya Server'daki Web alanında
ya da sabit diskte ayrılacak bir dizinde belirlenecek bir yazı dosyasına ekleyebilir. FP ayrıca bu bilgileri verilecek bir elektronik posta adresine gönderebilir.
FP
arzu ederseniz
Form Handler'ları
ISAPI (Internet Server Application Program Interface)
NSAPI (Netscape Server Application Program Interface)
CGI (Common Gateway Interface) veya ASP (Active Server Page) uyumlu bir şekilde de oluşturabilir. Bu arayüzlere uygun oluşturulacak Handler'ların kullanılabilmesi için Web Server'de bu arayüzlerle çalışan programların kurulmuş olması gerekir.
FP'nin sitenizi sadece kayıtlı kullanıcıların ziyaret etmesine imkan veren Kayıt (Registration) formu ile tartışma grupları oluşturmaya yarayan Discussion Groups sihirbazı
özel bir çaba gerektirmeden
kolayca uygulanabilecek formlardır. Bu formların kullanılması için Microsoft'un Internet sitesinde (
www.microsoft.com/frontpage
) geniş bilgi bulabilirsiniz.
Tavsiyeler
Bir Web sayfası tasarımcısının en büyük yardımcısı
diğer Web siteleridir. Web sitelerinin iyi
güzel
zevkli
çabuk açılan
içinde hareket etmesi kolay olanlarından örnek almak gerekir. Buna karşılık kötü
çirkin
zevksiz
yavaş açılan ve en önemlisi ziyaretçi olarak sizi sinirlendiren sayfalardan ders almak gerekir.
HTML tasarımı üzerine okuyacağınız ciltler dolusu kitaptan daha fazla yararı şu tavsiyeyi tutarak elde edebilirsiniz:
Internet'te "En İyi" sayfaları bir araya getiren şu sayfadaki bağlantıları izleyin ve ulaşacağınız sayfalardan hoşunuza gidenlerin ekran görüntüsünü yakalayın:
<WEBBEST.TIF>
http://dir.yahoo.com/Computers_and_Internet/Internet/World_Wide_Web/Best_of_the_Web/
Internet'te "En Kötü" sayfaları bir araya getiren şu sayfadaki bağlantıları izleyin ve ulaşacağınız sayfalardan en itici ve çirkin bulduklarınızın ekran görüntüsünü yakalayın:
< webnotbs.tif>
http://dir.yahoo.com/Computers_and_Internet/Internet/World_Wide_Web/Best_of_the_Web/Not_Really_the_Best/
//////////////////KUTU////////////
Ekran Görüntüsü Yakalamak
Browser programında
veya başka bir programın penceresi içindeki görüntüyü
grafik olarak yakalamak ve sabit diskinize kaydetmekle
ekranın o andaki fotoğrafını çekmiş olursunuz. Bunun için piyasada çeşitli programlar satılıyor. Ancak Windows ortamında bunu başka programa ihtiyaç duymadan yapabilirsiniz. Bütün ekranın görüntüsünü yakalamak için klavyenizdeki Print Screen tuşuna bir kere basın. Sadece o anda odak noktası olan
en önde veya fare simgesini içine tıklamış bulunduğunuz tek pencerenin görüntüsünü elde etmek için önce ALT tuşunu tutun ve bırakmayın
sonra Print Screen tuşuna basın. Sonra herhangi bir grafik programını
örneğin Windows'un Paint programını açın Edit menüsünden Yapıştır/Paste maddesini seçin. Yakaladığınız ekran görüntüsünü şimdi BMP biçiminde grafik doysayı olarak sabit diskinize kaydedebilirsiniz.
<WEBSCCAP.TIF bir Resimaltı: programında. Paint görüntüsü ekranının Word MS İşte>
//////////////////////////////////////////
İyi tasarım
iyi saç traşı gibidir: Göze görünmez. Ya da iyi tasarım iyi radyo spikeri gibidir; konuşanı değil
haberi dinlersiniz. İyi tasarlanmış bir sayfada
dikkatiniz tasarımın kendisine değil
içeriğe döner. Ve iyi bir tasarımın yerini hiç bir şey tutamaz. "Sayfam kötü de tasarlanmış olsa
önemli değil; nasıl olsa içeriği önemli!" diyen bir site sahibi
kendisini başarısızlığa mahkum eder.
Bir Web sayfası
sayfayı oluşturulan sanatçı ve teknik ekibin üzerinde çalıştığı bilgisayarın ve özellikle ekranının imkanları değil
ortalama bir bilgisayar sahibinin edinebileceği bilgisayarın imkanları ve yetenekleri gözönüne alınarak yapılmalıdır. Sayfalar baştan aşağı grafikle dolu olur ve grafikler renk ve diğer unsurlar açısından büyük bilgisayar dosyaları oluşturursa
bu sayfaların yavaş bir bağlantıya sahip bilgisayara aktarılması da yavaş olur. Bu nedenle Web sayfaları
14 inç VGA ekran standartı dikkate alınarak
72 DPI çözünürlükte
Windows sisteminin temel 16 rengi kullanılarak yapılmalıdır.
Index.html
Web sitenizi yaptığınızda
mutlaka ana sayfanızı Index.html olarak adlandırın. FP bunu sizin için otomatik olarak yapacaktır ve bunun bir sebebi var. Bir bilgisayar kullanıcı Browser'ının adres kutusuna bir sitenin adresini yazar ve bu site içinde belirli bir sayfanın adını vermezse
(örneğin
sadece
www.alinin_sitesi.com.tr
yazarsa) Web Server hangi sayfayı gönderir? Bir çok Web Server için varsayılan sayfa Index.html'dir. Bazı Server'lar varsayılan sayfanın Default.html olarak adlandırılmasını isterler. Eski sürüm Server'lar arasında sayfa adı vermeyen ziyaretçiye web sitesinin kök dizini (root directory) içinde yer alan dosya adlarını gösteren bir liste sunanlar veya ziyaretçiye hata mesajı verenler de vardır. Web evsahibinize
Server'ının varsayılan sayfa olarak hangi adı vermeniz gerektiğini sorun ve ana sayfanıza daima bu adı verin.
Davranış Kuralları
Özellikle ticaret amaçlı Internet sayfasının muhtemel müşteri olan kişinin bilgisayarına yavaş aktarılması
kişinin ilgisinin dağılmasına ve bizim muhtemelen bir satış imkanını kaçırmamıza neden olur. Web sayfası tasarım programlarının çoğu zaman bir sayfanın Internet Server’ından kişinin bilgisayarına yüklenmesi için geçecek süreyi hesap etme imkanları bulunmaktadır. Bu imkandan yararlanılarak
sayfamızın Internet’e örneğin saniyede 14.4 Kbps aktarabilen bir modemle bağlı kişinin bilgisayarına ne kadar sürede aktarılacağını daima gözönünde tutmalıyız.
Web sayfalarımızı
Microsoft firmasının Internet Explorer programı ile izleyecekler kadar
hatta onlardan daha çok sayıda Netscape firmasının Navigator programını kullanarak ziyaret edecek kişiler olacağını hiç bir zaman akıldan çıkartmamalıyız.
Web sayfalarımız
bizi ziyaret eden kişinin bilgisayarında mevcut düzenleri asla bozmamalıdır. Bizim sayfamız
örneğin ziyaretçinin kullandığı programı tam ekran çalışmaya zorlarsa
ortaya hiç istemediğimiz sonuçlar çıkabilir. Biz bir takım bilgisayar programlarının nelere muktedir olduğunu
bilgisayar kullanıcılara kanıtlamak üzere Web sayfası yapmıyoruz. Adı üstünde sayfamızı ziyaret eden kişi ziyaretçi olduğuna göre kendisine mümkün olan bütün saygımızı göstermek zorundayız.
Ağ Davranış Kuralları adıyla (Network Etiquette--Netiquette) yaygın olan kuralları burada kısaca tekrar edelim:
1. Kimseye hakaret etmeyin ve kimseyi öfkelendirmeyin. Sayfanıza sadece güzel şeyleri alın. Kimseyi küçük düşürücü yazı veya resim yayınlamayın.
2. Sahibinin izni olmadan
telif hakkı başkasına ait eserleri sayfanıza koymayın. Bir yazı ve resmin
ya da bir başka sanat eserinin fotoğrafının mutlaka bir telif hakkı sahibi vardır. Bir yazının yazarının
bir fotoğrafın fotoğraçının
bir resmin ressamın izni olmadan bir basın-yayın aracına alınarak yayınlanması nasıl yasaksa
aynı şekilde Web sayfasına da konması da yayınlanması anlamına gelir ve aynı şekilde yasaktır. Bir Web yöneticisinin günümüzde söyleyebileceği en yanlış söz
“Nereden bilecekler!” sözü olsa gerek.
3. Ticaret simgesi ve ticari marka gibi
yanında belirleyici simgesi olan logoları
ilgili firma ile açıkça yapılmış bir anlaşmanız yoksa kullanmayın.
4. Sizden kendi sayfasına bağlantı vermenizi istememiş veya sayfasında bunu açıkça belirtmemiş kişi veya kuruluşların sayfalarına asla bağlantı vermeyin. Belirli bir Web alanına veya sayfasına bağlantı vermeniz gerektiğini düşünüyorsanız
sayfanın sahibinden yazılı izin alın.
5. Ziyaretçilerinizin size
alanınız ve sayfanız hakkında ne düşündüklerini söyleme fırsatı verin; sayfalarınızın altında
Webmaster’ın adresini vermeyi ihmal etmeyin.
Görsel
Denge
Günümüzde içeriği tayin ederken düşülen en büyük yanlışlardan biri
Internet’in en büyük müdavimlerinin iki satırdan daha fazlasını okumayan kişiler olduğu varsayımıdır. Internet’ten toplumun her kesiminden kişilerin yararlandığını varsaymak zorundayız. Sayfamızın amacı uzun uzun bilgi vermekse
“Nasıl olsa kimse okumuyor!” diye bu bilgileri kırpmak
gerçekten o bilgiye ihtiyacı olan kişilere haksızlık olur. Sayfamızın bir hareket noktası
bir geçiş noktası olduğunu tahmin ediyorsak
kimseyi fazla oyalamaya
istemediklerini bildiğimiz bilgileri zorla vermeye de hakkımız yoktur.
Grafik tasarımcı
içeriğin trafik polisidir
dersek gerçeği abartmış olmayız. Hangi görsel etkinin nasıl sağlanacağını belirlemek görsel tasarımcının işidir. Tasarımcı
bu işi yaparken önemli unsurların zincirin başında gelmesini sağlamalı
bilgi akışının belirlenmiş kurallara uygun bir şekilde ziyaretçiye ulaşmasına yardımcı olmalıdır.
Yale Tıp Fakültesi’nin
ekrana bakan kişinin göz hareketlerini belirleyen cihazlarla donattığı bilgisayarların başına oturttuğu 12 bin kişiyle yaptığı araştırma bir bilgisayar ekranının görsel taranma çizgisinin
(1) soldan üst köşeden sağ üst köşeye
(2) sağ üst köşeden sağ alt köşeye doğru genel tarama (3) yeniden sol üstten itibaren okuma
ve (4) üst orta noktadan aşağı doğru okumayı sürdürme tarzında olduğunu gösteriyor.
<WEBGORS2.TIF>
Buna göre
izleyici Web sayfasında önce büyük şekil kitlesini ve renkleri görmekte
önplandaki unsurlarla arka plandaki unsurlar arasındaki kontrastın farkına varmaktadır. İzleyici ancak daha sonra
varsa grafik unsurların verdiği bilgiyi almakta
üçüncü olarak da okumaya başlamaktadır. Okuma tahmin edilebileceği gibi
en büyük kitleden benzetme yoluyla başlamakta ve daha sonra kelimelere inmektedir.
Bu belirleme
bize
Web sayfasının bütünü itibariyle mükemmel bir grafik dengesine sahip olması gerektiğini gösteriyor: salt metinden ibaret gri bir sayfa itici ve sıkıcı iken
büyük ve geniş grafikler
büyük ve kara likeler halindeki harfler özellikle içerik arayan daha rafine izleyiciye “içi boş” izlenimini verecektir. Grafik sanatçı
bu noktada sayfanın beklenen “müşterisi”nin varsayılan ilgi odağını
grafikle metni dengeleyerek bulmak zorundadır.
<WEBGORS1.TIF>
Bu dengede oran ve uygunluk
sadece sayfanın hedef kitlesi
ya da başka bir deyişle sayfanın içeriği dikkate alınarak bulunabilir.
Yazıyı soldan sağa doğru okumaya alışmış toplumlarda
görsel dikkatin ekranda da soldan sağa doğru gitmesi doğaldır. Bu nedenle Web sayfalarında da ekranın üst yarısı
görsel odak noktası olmalıdır. Ne var ki
14 ile 16 inç arasında değişen en yaygın ekran türünde
önce işletme sisteminin menüleri
altında browser’ın başlık ve menüleri
genellikle grafik sanatçısına
çalışabileceği temiz alan olarak 8 cm’e 13 cm’lik bir alan bırakmaktadır. Bu alanın mümkün olduğu kadar yumuşak
pastel renklerle doldurulması; sert
aşırı yoğun çarpıcı renklerden kaçınılması gerekir. Bu tür renkler ancak çok fazla dikkat çekmek istediğimiz
bir ya da iki unsur için saklanmalıdır. Yazılar mutlaka arkalarındaki zeminle çarpıcı bir kontrast oluşturmalıdır. Dramatik ve karmaşık grafikler
mutlaka grafik sanatçıları tarafından yapılmalıdır.
Metinleri daha belirgin hale getirecek noktalar
kutular
yatak ve dikey çizgiler
çoğu zaman görsel bütünlük sağlamak yerine sayfanın tümüne yama hissi verirler. Görsel sanatçıların çoğunun HTML dilinden nefret etmelerinin sebebi
H1 ve H2 başlık etiketlerinin çoğu zaman aşırı büyük başlıklar oluşturmasındandır. Grafik sanatçıları
görsel etki unsurlarının etkisini iyi bildikleri gibi
HTML gibi
hassas ayara izin vermeyen bir dille
stilistik ürünler vermenin zor olduğunu biliyorlar. Aşırı kullanılan grafik etkinin
nasıl bir sonuç verdiği
palyaçoların makyajlarından ve giysilerinden kolayca anlaşılabilir.
Bütün görsel tasarımlarda olduğu gibi
Web sayfası tasarımında da tutarlılık şarttır. Web alanları
günümüzde firmaların kurumsal imajlarının oluşumunda en önemli unsur haline gelmiş bulunuyorlar. Bir firmanın basın ve televizyon reklamlarında nasıl aynı imaj sürdürülmek zorunda ise
sonuçta bir tür televizyondan ibaret olan Web’de de aynı imajın korunması gerekir.
Grafik unsurlarla “stil” oluşturmaya kalkmak
grafikçilerin işidir. Bir Web alanının başından sonuna tutarlı bir şekilde izlenen grafik uygulama
sonunda izleyicide Web alanının sahibi kurum hakkında bir yorum uyandırır. Bu nedenle sırf süsleme amacıyla
sayfaların orasına burasına çizgi ya da fotoğraf unsurları konulmamalıdır. Özellikle çizgi grafiklerin üç boyutlu görünmesini sağlamak gerektiği inancı
günümüzde hemen hemen bütün Web tasarımına egemen olmuş ve hemen hemen her grafik unsurun bir tarafına gölgeler yerleştirilmiş bulunuyor. Gölge
bir görsel öge olarak kullanılacaksa
sayfanın tümünün bir bütün olduğu unutulmamalıdır. Bir unsurun gölgesi sağa aşağı
diğerininki sola yukarı düşemez. Böyle bir uygulama
sayfayı izleyende derinlik duygusundan çok baş dönmesi ve mide bulantısı duygusu verir!
Ana sayfa
ya da yaygın adıyla home page
ya da giderek moda olan bir yaklaşımın verdiği isimle splash page
izleyicinin bizim Web alanımıza daldığı noktadır. Bu nedenle sayfada bir davet unsuru olması şarttır. Bu sayfanın az ve öz unsun içermesi de giderek yaygın bir tarz olmaya başladı.
Ancak izleyicinin içi tamamen boş
alanımızın ana unsurlarına bağlantılar vermeyen
buna karşılık görkemli grafikler içeren bir sayfa ile zaman kaybetmesi
bize ne kazandırır? Bir gazete veya derginin Web alanı
yayınladığı organın kapak sayfasına benzeyebilir. Ama bir üretim firması
ana sayfasında hiç değilse belli başlı mal gruplarının bağlantıları olmalıdır.
Çoğu Internet’e modemle bağlanan izleyiciler için
minimalist
yani küçük grafiklerin geniş alanlar işgal etmesini sağlayan
başlıklardan ve beyaz alanlardan yararlanan
buna karşılık görsel etkisi son dere yüksek sayfalar yapılması mümkündür.
Ekranın coğrafyası
Özellikle meslek yaşamı boyunca kağıt üzerinde grafik üreten sanatçıların
bilgisayar ekranında izlenmek üzere grafik yapmaya başladıklarında karşı karşıya kaldıkları ilk sorun
ekranda büyük görünen grafiğin kağıt üzerinde küçücük kalmasıdır. Kağıt üzerine geçirilecek grafikleri bilgisayarla çizen grafik sanatçılarından kimi de kullandıkları 21 inçlik ekranda yaptıkları grafiklerin
evlerdeki 14 inçlik ekranlarda nasıl görüneceğini pek hesaba katmazlar. Yapılan hemen hemen bütün araştırmalar
Web ziyaretçilerinin sadece yüzde 10'unun bir ekranın sağında ve altında kalan unsurları görmek için
kaydırma çubuklarını kullandıklarını gösteriyor. Başka bir deyişle
grafiğiniz
14 inçlik bir ekranın sağından ve altından dışarı taşıyorsa
izleyicilerinizin yüzde 90'ını kaybediyorsunuz
demektir.
Bilgisayar ekranı
çoğu zaman gazete ve dergi sayfalarından küçüktür. Web tasarımında sık sık yapılan hata
grafiklerin 14 inçlik bir ekranın temiz görüntü alanının dışına çıkmasıdır. Macintosh ve Windows’un kapladıkları alanlarla Internet Explorer ve Netscape Navigator’ın çerçeve başlıkları çıktıktan sonra kalan bu temiz alanın ölçüsü
535 pixel genişliğinde320 pixel yüksekliğindedir. Pixel
ekranda görüntüyü oluşturan noktaların ölçüdür ve ekran imalatçısına göre ve ekranın büyüklüğüne göre değişmektedir. Bu ölçüyü geçen bir grafik
A4 kağıda basılamaz.
<WEBALAN.TIF>
Buna göre
tasarımcı genişliği 13 ile 15 inç arasında değişen bir ekrana göre çalışsa bile yapacağı sayfanın kağıda dökülmesi ihtimali varsa
sayfasının enini
600 değil
535 pixel’i geçmeyecek şekilde ayarlamalıdır. Ekrandaki sayfamızın eni kağıt üzerinde yaklaşık 21 cm olur. Oysa bunun yaklaşık 19 cm’si kağıda basılabilir. Buna karşılık kullanıcının sayfasını aşağı-yukarı kaydırmasını önlemek üzere tasarlanan bir ekran sayfasının yüksekliği 350 pixel (yaklaşık 12.5 cm) olurken
672 pixel (yaklaşık 23.5 cm) bir ekran sayfası sayfa rahatça A4 veya ABD standardı dosya kağıdına basılabilir. Bir çok Web sayfasının kağıda dökülmesi tasarımcının ilk olarak gözönünde tuttuğu husus değildir. Tasarımcı
çok metin unsuru yeralan sayfaların hemen hemen daima kağıda döküleceğini unutmamalıdır. VGA ekranı sağından soluna dolduran bir yazı
kağıda döküldüğünde
sağdan 2 santimetresini kaybedecek demektir. Browser programların Macintosh veya Windows ortamında tam ekran olarak gösterdikleri temiz alan farklıdır. Bu nedenle kayıp
2 cm’nin altında veya üstünde olabilir.
Baskı bakımından kayba uğramayacak “tam ekran” ölçüleri Netscape Navigator ve Internet Explorer’da azami genişlik 535 pixel
azami yükseklik 295 pixel olarak planlanmalıdır. Buna karşılık basılması düşünülmeyen sayfalar 595'e 295 pixel olarak çalışılabilir.
Burada sayfanın uzunluğundan da söz etmek zorundayız. Bilgisayar ekranlarının sağındaki kaydırma çubuğu
ekrandan uzun bir içeriğin yukarı doğru kaydırılmasını sağlar. Özellikle firmanın Web alanı için önemli sayfaların bağlantıları
bir ekran dolusu içeriğin altında kalırsa
izleyicinin nerede ne gibi bağlantı olduğunu bilmediğini ve çok az kişinin ekranında sayfayı yukarı doğru kaydırdığı gerçeğini hatırlarsak
büyük bir ihtimalle ana sayfamıza kadar gelmiş bir ziyaretçinin bizim için önemli sayfalara gitmesini sağlayamamış oluruz.
Sayfamızı ekrandan uzun tutmaya karar verirken
izleyicinin sayfayı mutlaka kaydıracağından emin olmalıyız. Bir gazetenin haber özetleri sayfasını tasarlayan kişi
bundan hemen hemen yüzde 100 emin olabilir; ziyaretçi zaten haberi okumak için o sayfada bulunmaktadır ve haber ne kadar uzunsa
ekranını o kadar kaydıracaktır. Ama metin halinde bilgi verilmeyen buna karşılık tasarımcı için önemli bağlantılara yer verilen bir sayfanın
bağlantıların bulunduğu alt kenarı
tasarımcının bir yanlış hesabı sonucu ekranın 2 santimetre altında kalmış ise
bağlantıların orada olabileceğini tahmin etmeyen bir çok kişi
bu içi boş sayfaya bir kaç dakika baktıktan sonra mouse’ını Geri Dön düğmesine doğru sürmeye başlayacaktır.
HTML dilini kullanarak yaptığımız sayfaların
gazete dergi sayfası gibi statik olmadığını hatırlamamız gerekir. Adı üzerinde HTML
hypertext’e--ekranı yani birbirine sıçratabilecek hyper bağlantılar içeren metinlere--dayanmaktadır. Verilecek bilgiler ekranlar dolusu bir metin oluşturuyorsa
bunu bir ekranlık parçalara bölerek
ve parçaları birbirine bağlantılayarak
izleyicinin kaydırma çubuğunu kullanma zorunluğunu ortadan kaldırabiliriz. Verdiğimiz bilgi gerçekten çok uzunsa
örneğin bir şirketin yıllık mali raporunu Web sayfalarımıza koyacaksak
daha iyi bir teknik raporun yazı ve grafikleri ile birlikte kullanıcının bilgisayarına download edilmesi için bir bağlantı koymak olabilir.
Web’de Sayfa Düzeni
Mevcut Web sayfası tasarım programları
Quark Express
Corel Ventura veya Adobe PageMaker gibi sayfa tasarım programlarından çok daha az denetim imkanı getirmektedir. Bunun başlıca nedeni
kullanıcının bilgisayarı ile Web Server programının bulunduğu bilgisayar arasındaki iletişim protokolüne (HTTP) uygun bir iletişim sağlamak zorunda olan HTML dilinin karşı karşıya olduğu teknik zorluklardır. Ama bu zorluklar
bir taraftan HTTP protokolünde
diğer taraftan browser programlarının HTML’i yorumlayışlarındaki sürekli gelişme sayesinde
yavaş da olsa
giderek azalmaktadır. Şimdilik bazı zorluklar var diye
HTML sayfaların palyaço makyajı gibi olması da gerekmez. HTML ile yapılabilecek muhteşem tasarımlar vardır. Hele
HTML 4.0 sürümü ile sağlanan ve sayfalarda görsel birlik bağlamakta kullanılması gereken yerel STYLE kodu veya Cascading Style Sheet (CCS) adı verilen stil komutları dosyası oluşturma imkanı
görsel açıdan etkili HTML sayfalar yapmayı mümkün kılmaktadır.
Aşağıda
görsel açıdan arzu edilen etkiyi sağlamakta kullanılabilecek bazı HTML tasarım kolaylıkları sıralanmaktadır:
<TABLE cellSpacing=0 cellPadding=0 width=120 align=left hspace="0" vspace="0"><TBODY><TR><TD style="PADDING-RIGHT: 0in; PADDING-LEFT: 0in; PADDING-BOTTOM: 0in; PADDING-TOP: 0in" vAlign=top align=left>
Renk
</TD></TR></TBODY></TABLE>
Bir Web alanının çeşitli sayfaları arasında görsel birliği
belki de diğer grafik unsurlardan daha fazla
renk birliği sağlar. Daima Macintosh sisteminin daha zengin renk skalası yerine Windows’un daha kısıtlı temel renklerini kullanınız. Windows 95 ile PC dünyasına da 256 renk içeren paletler gelmiş olmakla birlikte
Windows sistemi gerçekte 216 renk üretebilir. güvenli bir renk skalası
en az üç en fazla beş renk içermelidir. Bu renklerin Windows’ın sistem renkleri olmasına dikkat ediniz. Sistem skalasında yer almayan bir renk seçtiğiniz zaman
bu rengin hangi tür bilgisayar ekranında nasıl gösterildiğini mutlaka sınayınız. Sizin ekranınızda hafif bir sarı
bir başka bilgisayarın ekranında neon sarısı olabilir. İzleyicinin bizim arzu ettiğimiz rengi
arzu ettiğimiz tonda görmesini sağlamak için
sayfanın geri planına renklendirlmiş boş kutudan oluşan grafik yerleştirmek
sadece sayfanın aktarılmasını geciktirmeye yarar. Renk tonundan fedakarlık ederek
sayfalarımızın hızlı aktarılabilir olmasını sağlamalıyız. Netscape’in renkleri Hexadecimal sayılarla tanıdığı
buna karşılık Explorer’ın renkleri isimleriyle tanıyabildiğini unutmamak gerekir. Explorer da hexadecimal değerleri tanıyabildiğine göre
güvenli bir uygulama daima renklerini sayıyla ifade etmektir.
<TABLE cellSpacing=0 cellPadding=0 width=120 align=left hspace="0" vspace="0"><TBODY><TR><TD style="PADDING-RIGHT: 0in; PADDING-LEFT: 0in; PADDING-BOTTOM: 0in; PADDING-TOP: 0in" vAlign=top align=left>
Ölçüler
</TD></TR></TBODY></TABLE>
Sayfanın kodlanması sırasında işi şansa bırakarak
ölçüleri yüzde olarak vermeyiniz; daima pixel olarak veriniz. Yatay olarak bütün unsurlarınızın genişliği
sayfanın izleyici tarafından kağıda basılacağını tahmin ediyorsanız 539 pixel’i
sadece ekranda seyredileceğini düşünüyorsanız 350'yi geçmemelidir. Bununla birlikte sayfada yatay veya dikey kaydırma çubuğunun çıkmasına neden olmayacak bir tasarımda
ölçülerin yüzde olarak verilmesi
büyük ekranı olan izleyicilerin teknik imkanlarından kendi lehimize yararlanmamızı sağlar.
<TABLE cellSpacing=0 cellPadding=0 width=120 align=left hspace="0" vspace="0"><TBODY><TR><TD style="PADDING-RIGHT: 0in; PADDING-LEFT: 0in; PADDING-BOTTOM: 0in; PADDING-TOP: 0in" vAlign=top align=left>
Sütun
</TD></TR></TBODY></TABLE>
HTML
sayfayı sütunlara bölemez. Bu bakımdan sütunlu sayfa düzeni ya tablo ile
ya da grafik unsurların mutlak koordinatları verilerek yapılabilir. Mutlak koordinat yöntemi sadece browser programlarının 4.0'ncü sürümüyle uygulanabilir olduğuna göre
eski sürüm browser sahipleri
bizim sütunlar halinde görüleceğini sandığımız unsurları
alt alta dizilmiş olarak görebilirler. Tabloların kutularına arka plan rengi ve görüntüsü verebiliriz. Bu imkandan yararlanırken
sayfanın aktarılması hızını ne ölçüde yavaşlattığımızı hesaba katmalıyız. Tablonun her bir kutusunu
bağımsız bir HTML sayfası gibi ele alabilir ve içine metin ve grafikleri yerleştirebilirsiniz. Yeni sürüm browserlar
tablo kutusu içine yeni bir tablo bile kabul edebilirler. Tablo
etkili bir sayfa tasarımında güçlü bir araç olarak kullanılabilir.
<TABLE cellSpacing=0 cellPadding=0 width=120 align=left hspace="0" vspace="0"><TBODY><TR><TD style="PADDING-RIGHT: 0in; PADDING-LEFT: 0in; PADDING-BOTTOM: 0in; PADDING-TOP: 0in" vAlign=top align=left>
Çerçeve
</TD></TR></TBODY></TABLE>
HTML’e sütun görüntüsü veren bir diğer imkan çerçeve (frame) komutlarıdır. Ne var ki
bilgisayar kullanıcılarının sahip olduğu browserların eski sürümleri
çerçeve komutlarını yorumlayamazlar. Çerçeveli sayfaların yavaş yüklendiği gerçeği de bir çok kullanıcıda çerçeveye karşı olumsuz bir önyargı oluşturmuş bulunuyor. Bununla birlikte çerçeve
sayfanın bir köşesini sabit hale getirerek
tasarımcıya değişmeyen bir seyir denetim alanı verir ve bağlantılar buraya yerleştirilebilir; ama tasarımı önce hiç çerçeve kullanmadan yapmanın yollarını aramalıyız. Seyir (navgation) bağlantılarımızı
her sayfada tekrarlamak veya bağlantı komutlarını içeren basit grafiği her sayfada tekrar ederek
çerçeveye başvurmaktan kurtulmak mümkündür. Çerçeve kullanmaktan başka çare yoksa
çerçeve genişliklerinin toplamının
tayin ettiğiniz sayfa genişliğini aşmamasına özen gösteriniz. Bir sayfanın ortasında beliren kaydırma çubuğu kadar kötü görsel etki oluşturulan başka bir uygulama olamaz! Kaydırmak çubuğundan kurtulmak için çerçevelerin kaydırılamaz olmasını (scrolling=none) sağlamak ise
doludan kaçarken yağmura tutulmak olur. Çerçevenin içeriği çerçeveye kalan alanı aşmıyorsa
kaydırma çubuğu ekrana gelmeyecektir. Kaydırma tümüyle önlenir ama içerik ekranın sağından dışarı taşarsa
izleyicinin içine düşeceği öfkeyi düşünün ve kaydırma komutunu otomatik’te tutun (scrolling=auto). Her sayfanın bir de çerçevesiz türünü yapıp
her ikisini birbirine bağlantılandırmak
izleyeciye saygılı bir tasarımcının başlıca ilkelerinden biri olmalıdır. Bu arada IFRAME komutu ile ilgili ufak bir hatırlatma yapmakta yarar var: Frameset komutu kullanmadan
bir HTML sayfasının içine yüzen bir başka çerçeve yerleştirmeye imkan veren bu komut
şu anda sadece Explorer tarafından tanınmaktadır. Etkili bir görsel unsur oluşturulan ve Frameset gibi bilgisayardan bilgisayara aktarılması zaman almayan bu yararlı komutu kullanabilmek için en azından Nestcape 5.0'e kadar beklemek gerekiyor.
<TABLE cellSpacing=0 cellPadding=0 width=120 align=left hspace="0" vspace="0"><TBODY><TR><TD style="PADDING-RIGHT: 0in; PADDING-LEFT: 0in; PADDING-BOTTOM: 0in; PADDING-TOP: 0in" vAlign=top align=left>
Grafiklere konulacak bağlantı komutları (map’ler)
</TD></TR></TBODY></TABLE>
Daima client side map kullanmaya özen gösteriniz. Server side map komutları
izleyicinin bilgisayarı ile Web Server bilgisayarı arasında iletişimi iki kez arttırmaktan başka bir işe yaramayan eski bir teknolojidir.
<TABLE cellSpacing=0 cellPadding=0 width=120 align=left hspace="0" vspace="0"><TBODY><TR><TD style="PADDING-RIGHT: 0in; PADDING-LEFT: 0in; PADDING-BOTTOM: 0in; PADDING-TOP: 0in" vAlign=top align=left>
Metin Biçimlerdirme
</TD></TR></TBODY></TABLE>
HTML’de yazıları şekillendirme
henüz yeni başlıyor. Quark’ın imkanlarının HTML’e gelmesi için daha çok zaman geçmesi gerekiyor! Ama durum o kadar da umutsuz değil. Explorer’da 3.0'den beri olan HTML dosyası dışı stil dosyası (cascading style sheet
CCS) tanıma imkanı
Netscape 4.0'e de bir ara sürümle gelmiş bulunuyor. Ama browser’ları en son sürümle güncelleştirilmiş kaç kişi var? (Kendi sorumuzun cevabını verirsek
bir araştırma Türkiye’deki tüm browser’ların sadece yüzde 12'sinin her iki programın 4'ncü sürümü olduğunu gösteriyor.) Fakat her iki programın 3'ncü sürümlerinden bu yana ortak tarafı
HTML’in içine yerleştirilmiş STYLE komutunu tanımalarıdır. Bu imkanısayfalarınızı zenginleştiren bir şekilde kullanmak mümkündür. SPAN komutunu
STYLE ile birlikte kullanarak
H1-H6'ya bağlı kalmadan etkili sayfalar yapılabilir. Paragrafların sayfanın sağına
soluna veya ortasına bloke edilmesini sağlayan “text-align:” komutu
bir başka güçlü tasarım unsuru olarak kullanılabilir. Her bir paragrafa
bir diğerinden bağımsız sağ ve sol boşluklar (margin) vermek mümkündür. Biçimlendirme komutlarınızı sayfanın başında tanımlarsanız
aşağıda istediğiniz gibi yararlanabileceğiniz tag’ler elde etmiş olursunuz.
<TABLE cellSpacing=0 cellPadding=0 width=120 align=left hspace="0" vspace="0"><TBODY><TR><TD style="PADDING-RIGHT: 0in; PADDING-LEFT: 0in; PADDING-BOTTOM: 0in; PADDING-TOP: 0in" vAlign=top align=left>
Form
</TD></TR></TBODY></TABLE>
Bir gazete veya dergi sayfasının ya da televizyonun yapamayacağı fakat HTML’in yapabileceği bir şey varsa
o da FORM komutunun kullanılması olmalı. Form
kullanıcının Web server ile ile etkileşmesinde doğrudan kullanabileceğimiz bir işleve sahiptir. Form ile ziyaretçi bize bilgi verebilir
bilgi isteyebilir; hatta form komutu ile izleyiciye bizim bilgisayarımızı kullanma
izin verdiğimiz programları işletme imkanı bile verebiliriz. Form sayfanın kendisinden beklenen etkileşmeyi sağlayabilmek için teknikten önce uygun bir görsel etkiye sahip olması gerekir. Bu nedenle formlar
Web sayfasının teknik yönetmeni tarafından komutlandırılmadan önce
grafik tasarımcısı tarafından çizilmelidir. Form sayfalarında izleyicinin kutudan kutuya gitmesinin mantıksal bir çizgi izlemesi gerekir. Örneğin
izleyicinin adresini yazarken
sokak adı ve bina numarasından önce kenti yazmasını istemeyiniz. Herkes
yıllarca resmi ya da resmi olmayan formlar doldurarak
adeta belirli bir form beklentisine sahiptir. Bu beklentiyi bozmak izleyiciyi şaşırtabilir. Formlarda istenen bilgilerden radyo düğmesi veya işaretleme kutusunun seçilmesi suretiyle verilecek olanların değişkenleri aynı ismi taşımalıdır. Aksi taktirde
örneğin bu formla elde edilecek bilgi bir veri tabanına işlenecekse
ortaya kullanışlı olmayan bir sütun çıkartmış olursunuz. Formlarda
mutlaka doldurulması gereken kutular
belirgin bir renkte ve açık ifadelerle işaretlenmiş olmalıdır. Formların bağlı olduğu CGI programları
formu dolduran kişiye o anda ekran başında ve daha sonra elektronik posta ile formunun alındığını bildirmelidir. Kısa bir teşekkür mesajı içerek bu bildirim ekranında
mutlaka formdan bir önceki sayfaya geri dönme imkanı olmalıdır. Formun yanlış doldurulduğu kullanıcıya ayrıntılı olarak bildirilmeli
hangi kutuda
hangi bilgide hata olduğu veya hangi kutunun mutlaka doldurulması gerektiği açıkça kaydedilmelidir. Hata bildiren ekrandan geriye dönüşte
formun boş şekli ne değil
hatalı da olsa doldurulmuş şekline dönme sağlanmalıdır. Formda kredi kartı numarası
adres
ya da kişinin özel yaşamıyla ilgili izinsiz açıklanması mümkün olmayan bilgiler isteniyorsa
formun belirgin bir yerinde bu bilgilerin gizli tutulacağı güvencesi yer almalı ve bu gizliliğin sağlanması için CGI tarafında gereken önlemler alınmalıdır. Elektronik ticaretle ilgili formlarda
bize güvenliği veren firmanın
sistemin veya bankanın güvenlikle ilgili logosu belirgin şekilde kullanılmalıdır.
<TABLE cellSpacing=0 cellPadding=0 width=120 align=left hspace="0" vspace="0"><TBODY><TR><TD style="PADDING-RIGHT: 0in; PADDING-LEFT: 0in; PADDING-BOTTOM: 0in; PADDING-TOP: 0in" vAlign=top align=left>
ALT
</TD></TR></TBODY></TABLE>
Grafikleri bilgisayarına aktaramayan bir izleyici
sizin koyduğunuz grafik yerine çirkin bir kopuk bağlantı simgesi görür. Oysa bunun yerine
yüklenemeyen grafiği anlatan bir kaç kelime
kullanıcıyı meraktan kurtarır.
<TABLE cellSpacing=0 cellPadding=0 width=120 align=left hspace="0" vspace="0"><TBODY><TR><TD style="PADDING-RIGHT: 0in; PADDING-LEFT: 0in; PADDING-BOTTOM: 0in; PADDING-TOP: 0in" vAlign=top align=left>
META ETİKETLER
</TD></TR></TBODY></TABLE>
Web alanımızın izleyene bir şey kazandırmasını sağlamak
ziyaretçiye yeniden gelmesi için çıkartılmış en etkili davetiyedir. Yeniden ziyareti sağlamak kadar
sayfalarımızın varlığını bile bilmeyen
özellikle belirli bir koruda arama yapan kişilerin karşısına kolayca çıkabilmemiz gerekir. Belirli arama sistemlerini işleten kurum ve kuruluşlar
Internet’teki sayfaların tümünü inceleyerek içindekileri indekslemek yerine
HTML sayfalarının başındaki META tag’lerini kaydetmekte ve indekslerini burada yer alan bilgilerle yapmaktadırlar. Bu nedenle
bütün HTML dosyalarımızın başında
örneğin:
<META content=" Filanca Gazete / Filanca Online / Filanca Newspaper " name=description>
<META content="filanca
hurriyet
turkiye
turk
turkce
basin
gazete
haber
gundem
politika
dunya
spor
ilan
ekonomi
yazar
news
newspaper
press
journal
daily
politics
international
sports
journalist
economy
advertisement " name=keywords>
şeklinde tanıtma satırları bulunmalıdır. Ayrıca SubmitIt.com firmasının sağladığı
sayfalarımızı ilgili alanlara ulaştırarak
bağlantı verilmesi imkanından yararlanma yollarını aramalıyız. Başkalarının bağlantı verdiği sayfaların HTTP adresini değiştirmemeye özen göstermeliyiz. Adresimizi değiştirmek zorunda kalırsak
en az altı ay süreyle eski adresi koruyup
buradan yeni adrese otomatik ve elle kullanılabilen bağlantılar vermek
mevcut ziyaretçi kitlesini kaybetmemek açısından önem taşır.
<TABLE cellSpacing=0 cellPadding=0 width=120 align=left hspace="0" vspace="0"><TBODY><TR><TD style="PADDING-RIGHT: 0in; PADDING-LEFT: 0in; PADDING-BOTTOM: 0in; PADDING-TOP: 0in" vAlign=top align=left>
Bağlantıları Kontrol Edin
</TD></TR></TBODY></TABLE>
Sitenizi Server'a gönderdikten sonra
ziyaretçi gibi sitenize girin ve bütün bağlantıları tıklayın. Bazı HTML editörleri
metin veya resim unsurlarına veya diğer sayfalara bağlantı (link) kurduğunuz zaman
HREF etiketinin karşısına bağlantının hedefini yazarken
bu unsurun bulunduğu sabit diskin ve dizinin adını da yazarlar:
gibi. Böyle bir bağlantıyı içeren sayfayı sitenize koyduğunuz zaman
Server'ın bulunduğu bilgisayarda sayfanız gerçekten C: diskinde ve Web dizininde ise
bazen mesele olmayabilir. Çoğunlukta ziyaretçiniz bir hata mesajı alacaktır. Sitenin durduğu dizin
Server açısından o sitenin kök dizinidir ve bütün diğer dizinler kök dizine göre göreli (relatif) olarak gösterilmelidir. Sayfanız
sitenizin içinde Web dizininde ise bu bağlantının doğru şekilde gösterilmesi şöyle sağlanır: . Dikkat ederseniz
ters bölü işaretinin yerine düz bölü işareti kullanıyoruz.
<TABLE cellSpacing=0 cellPadding=0 width=120 align=left hspace="0" vspace="0"><TBODY><TR><TD style="PADDING-RIGHT: 0in; PADDING-LEFT: 0in; PADDING-BOTTOM: 0in; PADDING-TOP: 0in" vAlign=top align=left>
Yükünüzü Azaltın
</TD></TR></TBODY></TABLE>
Sayfanızda gerçekten bir anlamı olmayan
bir maksada hizmet etmeyen ne varsa atın. Hele
"Siz bilmen ne zamandan beri bilmem kaçıncı ziyaretçisiniz!" diyen sayaçların ziyaretçiye ne faydası var? Coğrafî olarak binlerce kilometre uzakta ve Internet'te omurgaya 30 etap ötede bulunan bir ziyaretçi
sitenizi kaçıncı ziyareççi olarak ziyaret ettiğini bilse ne olur? Oysa bu sayacın bağlı olduğu CGI programının çalışması ve sonucu bildirmesi
ziyaretçi için fazladan zaman kaybıdır.
Yazıyla belirtebileceğiniz bir unsuru
grafikle belirtmekten vazgeçin. Browser'ının kuruluş özelliklerinde grafikleri istemediğini belirtmiş ziyaretçileri düşünerek
her grafik bağlantı unsurunun bir de metin bağlantı unsuru olmasını sağlayın.
Özellikle grafik olarak sunulan metinlerde kısaltma yapmayın; kısa bir kelime bulun.
<TABLE cellSpacing=0 cellPadding=0 width=120 align=left hspace="0" vspace="0"><TBODY><TR><TD style="PADDING-RIGHT: 0in; PADDING-LEFT: 0in; PADDING-BOTTOM: 0in; PADDING-TOP: 0in" vAlign=top align=left>
Türkçe.. Türkçe.. Türkçe..
</TD></TR></TBODY></TABLE>
Bu bölümü kapatırken
buraya kadar söylenenler ölçüsünde--hatta onlardan çok daha fazla-- önemli şu uyarıyı asla unutmayın:
Sayfalarınızda Türkçe dil bilgisi ve yazım hatası yapmayınız. İyi bir İmla Klavuzu
ve metinlerin (özellikle grafik halinde sunulan yazıların) daktilo ve Türkçe hatası içermemesi gerekir. Bu
söylemesi kolay ama yerine getirmesi oldukça güç kurala riayet
ziyaretçilerinize ve ortak kültürümüze ne denli saygılı olduğunuzun en büyük göstergesi olacaktır.
Ek 1 Özel Internet: Intranet
İster parekende
ister toptan alışveriş amacıyla olsun
elektronik alışveriş yapmak üzere bilgisayarı ile bir firmanın Web sitesine bağlanacak kişinin karşısına çıkacak Web sayfaları ne kadar dinamik
ne kadar albenili olursa olsun
bu sayfaların gerisinde
o sayfalarda sunulacak mal ve hizmetlerin arzını sağlayacak
yani kredi kartı bilgisini anında doğrulatacak
mal ve hizmetin teslim edilmeye hazır olup olmadığını belirleyecek
dolayısıyla firmanın bütün mal ve hizmetlerinin envanterini tutacak
satılan malın sevk belgelerini dolduracak
dağıtıcıya teslim fişlerini yazacak ve envanteri güncelleştirecek bir sistem yoksa
elektronik ticaretin yararlarını görmek şöyle dursun
kendi kendimize--sağlayacağı gelirle oranlı olmayan--yeni masraf kapıları açıyoruz
demektir.
Gerçek zamanlı olmayan
yani günün sonunda bir personelin klasik yöntemlerle kredi kartını doğrulatmasına dayanan sistem
bize kolaylık değil
ikinci bir yük getirir. Satılan malın envanterinin tutulması elektronik değilse--bu sistemin mağazalar sistemi ile birleştirilmesi zorunluğu nedeniyle--mağazalarda mevcut sistemin dışında ikinci bir uğraşı anlamına gelir.
Oysa elektronik ticaret
sabit masrafları asgari düzeyde tutarak
azami kazancın elde edilmesini sağlamalıdır. Internet’teki Web sayfaları
tek ya da iki kişilik işletmelerin
10-20 kişilik perakende satış yerlerinin yaptığından daha fazla kazanç elde ettiğine ilişkin başarı öyküleri ile dolu ise
nedeni
bu bir ya da iki kişinin yanında
depolamayı nerede ise sıfıra indiren
kayıt ve takip işlemleri dahil bürokratik tüm işlemleri otomasyona bağlayan
bilgisayar şebekesi bulunmasıdır.
Günümüzde
bilgisayarlardan yararlanmayan ve bilgisayarları şebekeleşmemiş bir kurum düşünmek hemen hemen imkansız hale gelmiş bulunuyor. Firmaların ister elektronik ticaret
ister reklam
ister prestij amaçlı olsun
Internet’te giderek artan varlıkları da kendi kurumları içindeki işlemlerinin bilgisayar şebekelerine dayanmasını ayrıca zorunlu kılıyor.
Bir firma
bazı bölümlerinde bilgisayara dayalı bile olsa bilgisayarları arasında veri deposu
envanter
elektronik iletişim ve bu bilgilerin Internet yoluyla müşterilere açılması gibi alanlarda henüz şebekeleşmiş olması şarttır. Bu amaçla
1. Bir firmanın genel merkez idare birimleri
fabrikalar
tasarım atölyeleri ve mağazalarında
Yerel Alan Ağı (Local Area Network
LAN) oluşturması ve LAN’ların arasında Geniş Alan ağı (Wide Area Network
WAN) kurması şarttır.
2. WAN çapında
sadece firma mensuplarının kullanacağı bir "dahilî Internet
yani intranet kurması ve bunu Internet’e bağlaması gerekir.
3. Bu sağlandıktan sonra firma Internet'te Web sitesi kurabilir veya varolan Web sitesini elektronik ticaret amaçlı hale getirebilir.
İki bilgisayarın bir şekilde birbirine bağlanması
ortaya iki üyeli bir Yerel Bilgisayar Ağı çıkartır. Birbirine bağlanınca kadar bu iki bilgisayar arasındaki alış-veriş
ya disket değişimi yoluyla
ya da birincisinde elde edilen bilginin ikincisine yeniden girilmesi yoluyla yapılabilirdi. Ne var ki
günümüzde bir bilgisayarın elde ettiği bilgiler
ya da bir bilgisayarda oluşturulan dosyalar o denli büyük olmaya başladı ki
bu bilgilerin disketle
hatta seyyar disklerle taşınması imkanı kalmadı. Bilgisayardan bilgisayara bilgi naklinin disketle yapılması
ya da bilgilerin ikinci bilgisayara yeniden girilmesi
gerçekte bilgisayardan beklenen yararı da ortadan kaldıran
kendi-kendi kendini yok eden bir uygulama olmaktadır. Bilgisayar eğer bilginin hızla naklini sağlamak ve yapılan bir işin bir kere daha yapılmasını önleyerek personel ve zamandan tasarruf için kullanılıyorsa
bilgisayarlar arası bilgi naklinin mutlaka bu ilkeye uygun yapılması gerekir. Bu
bir işyerinde birbirine bağlı olmayan bilgisayar kalmamasını gerektirir.
Önce Ağ
Bilgisayarlar arası ağlar
genellikle yavaş olmasıyla; ileri teknolojiye dayanan geniş çapta imalat yapan
demir-çelik ya da otomobil fabrikaları için geliştirilmiş sistemler olarak tanındı. Bu kötü şöhretin silinmesi zamanı ise çoktan gelmiş bulunuyor. İki yıl öncesinin siyah-beyaz ekranlı bilgisayar ağlarının yerini
firmalar içi Internet (Intranet)
firma-içi elektronik posta
firmanın farklı kentler ve ülkelerdeki ağları arasında ise Internet-Intranet bağlantısı yoluyla ve neredeyse bedava iletişim almış bulunuyor.
Ağ teknolojisindeki gelişmelerin firmalara sağladığı bir başka kazanç ise
düne kadar bilgisayar ağı kurmak
bilgisayar bölümü adı verilen ve bir kaç kişinin gece-gündüz istihdam edildiği bir birimi zorunlu kılarken
bugün ilk kurma aşamasından sonra bilgisayar ağının
firmanın Intranet’ini ve Internet’ini idare eden kişi tarafından bakılıp
onarılabilecek kadar basitleşmesi oldu.
<WEBNET01.TIF>
Günümüzde yerel alan bilgisayar ağları Client/Server (müşteri/hizmetkar) bağı adı verilen donanım ve yazılımla kuruluyor. Bunun için genellikle işlevsel ve fiziksel olarak birbirine yakın personelin bilgisayarları (client)
bir merkez bilgisayara (server) bağlanmaktadır. Client bilgisayarların kullandığı yazılım (yazı yazma
grafik yapma
muhasebe programları) merkez bilgisayarda durmakta; merkez bilgisayar müşterilerine yazıcıdan ve fakstan yararlanma
elektronik posta alıp-verme
Intranet ve Internet’e ulaşma gibi hizmetleri sunmaktadır. Bugünün teknolojisi
client bilgisayarların doğrudan yazıcıya
faksa hatta Internet’e sahip olmalarına imkan vermekle birlikte
bu hizmetlerin yerel-merkez bilgisayarda toplanması
masraf denetimi ve yatırımın kontrolü açısından daha çok tercih edilmektedir. Bir merkez yoluyla birbirine bağlı bütün bilgisayarların kullanıcıları
birbirlerine Intranet yoluyla bağlı oldukları gibi
ağ hizmetleri çerçevesinde de alış-veriş yapabilirler. Tasarım bölümünün çizdiği bir grafik
bir anda bütün yöneticilerin bilgisayarlarından çağrılıp
bakılabilir
arzu edilirse değiştirilebilir. Muhasebe servisinin son rakamları
kağıda dökülmeden
yetki verilen bütün diğer bilgisayar kullanıcıları tarafından görülebilir.
Perakende satış noktalarında kurulacak yerel ağın merkez bilgisayarı (server)
satış kasalarını da müşteri (client) gibi görebilir. Kasa makinalarını oluşturan bilgisayarlar
bütün muamelelerini server’a anında bildirirler ve server bu bilgileri gerekli veritabanlarına işlemek üzere bir kenara kaydeder.
Yerel-merkez bilgisayarları (LAN server)
daha geniş bir ağın (WAN) müşterileri olabilirler. Geniş alan ağı da tıpkı yerel alan ağı gibi oluşturulur ve ağlar arasında alışverişi sağlar. LAN-WAN bağı
düne kadar firmaların telefon idarelerinden kiraladıkları gerçek zamanlı özel hatlarla gerçekleştiriliyordu. Bunun bir çok nedeninin başında
güvenlik kaygısı geliyordu. Firmalar
bilgisayar ağlarını
Internet kullanıcılarının da kullandığı bir yolla birbirine bağlamak
başkta bir deyişle kendi ağlarını Internet’e açmak istemiyorlardı.
Oysa bugün TCP/IP protokolüne
Microsoft firmasının yaptığı eklerle
günümüzde herkesin kullandığı Internet’ten tıpkı kendi özel kablo bağlantımızdan yararlanıyor gibi yararlanma imkanı var. Kısaca Tunnelling adı verilen bu yöntemler
kamuya açık Internet’te
sadece bizim kullanıcılarımızın girebildiği bir tünel açmamızı sağlıyor. Bu tünelin iki ucunda yangın duvarları [firewall] bulunduğu da düşünülürse
Internet’in hızı yeterli olduğu durumlarda
LAN’larımızı
WAN’ımıza Internet yoluyla bağlamamız mümkün.
Böyle bir bağlantı
firmaya Internet’ten güvenli iletişim için yararlanma imkanı verir. Ana merkez dışındaki yerel ağlarımız arasında güvenli iletişimi böylece sağlayabiliriz.
Internet’i
kendi iletişim ağının anayolu haline getirmek isteyen firmanın yapacağı ilk iş
kendisine bir Alan Adı (Domain Name) almaktır. Sonra mevcut donanımın Yerel ve Geniş Alan ağları şeklinde bağlanması gerekir. Bu iki aşamada gerçekleştirilebilir: Mevcut bilgisayarların
ağ’a bağlanabilecek şekilde Ağ Kartı ile teçhiz edilmesi ve içlerinden birinin Server olarak seçilmesi; ve sisteme bir işletme programı yüklenmesi.
Bir ağ’a bağlanacak bilgisayarın
önce kendisinin varlığını ağ’a bildirmesi
sonra ağ’ın sunacağı imkanlardan yararlanması gerekir. Bu amaçla
IBM uyumlu bilgisayarlara
çeşitli hız ve yetenekte network kartı takılır. Network kartı
adından da anlaşılacağı üzere
ağı oluşturan kablonun bilgisayara bağlanmasını sağlar. Ağı oluşturan kablo ve network kartlarının oluşturacağı kombinasyon
ağ’ın hızını ve genişliğini tayin eder. Yakın zamana kadar tipik bir yerel alan ağı mimarisi
Ethernet sistemi idi. Günümüzde Ethernet şebekesinin yeni bir türü Fast Ethernet en çok revaç gören sistem olmuştur. Kolay bulunması ve ucuz oluşu nedeniyle
Ethernet’in yıldız topoğrafyasında yapılması tercih edilmektedir. Yeni bilgisayarların ve çoğunda hazır bulunan Windows 95 işletim sisteminin
bu tür kartları takıldığında tanıması ve gerekli programları kendi kendine yüklemesi dikkate alınırsa
genellikle revaç gören bir sistemin dışına çıkarak
gereksiz para
işgücü ve zaman ayırmanın yerinde olmadığı görülebilir. Network kartlarından çıkan kablolar Hub adı verilen ve yıldızın merkezini oluşturan bir cihaza bağlanırlar. Bir ağın müşterisi (Client) veya hizmetkarı (Server) olan tüm bilgisayarlar
aynı teknik donanımla
aynı Hub’a
bağlanırlar. Hub’lar da birbirine bağlanabilir. Hub’ların teknik niteliği
Hub’dan Kart’a olan mesafeyi de tayin eder. Bu mesafe
ilave bir masraf yapmadan alınabilecek herhangi bir kart
hub ve kablo kombinasyonunda 200 metredir.
Bu işlerin gerçekleştirilmesi için
bir Enformasyon Teknoloji Bölümü kurulması mümkün olduğu gibi
şebekenin anahtar-teslimi bir müteahhit firmaya yaptırılması da mümkündür. Hangi yol izlenirse izlensin
firma yönetiminin alınacak cihazların en hızlı iletişime açık olmasını sağlaması ve firmanın elinde bulunan müstakil bütün bilgisayarların ağa dahil edilebilmesi gerekir.
Biz
firmasınnda yeni bir ağ kuracak herkese Microsoft® Windows™ NT Ağı öneriyoruz. Bu öneri yapılırken
NT sisteminin sadece farklı marka ve network kartlarına sahip bilgisayarlardan oluşan bir ağı mükemmel şekilde ve en az personelle işletmesindeki kolaylık ve üstünlükleri değil
fakat aynı zamanda bir tek paketle hem Intranet
hem Internet hem de elektronik ticaret yazılımı edinmenin mümkün olduğu gerçeği dikkate alıyoruz. Microsoft® Windows™ NT Server sistemi
Macintosh bilgisayarlarının da bulunduğu
Ethernet
Fast Ethernet
Fiber Optik
Token Ring gibi farklı işletim sistemleri
topoğrafya ve medyaya sahip bir yerel ve geniş alan ağını işletebilir. Böyle bir sistem ayrıca Backoffice adı verilen bir paketle
ağ’a ve ağda bulunan bütün bilgisayarlara hertürlü veri bankasını paylaşma
birbirinin yazıcısından yararlanma
ortak dış faks sistemi kullanma
ve piyasada mevcut 12 bine yakın kullanılmaya hazır programı ortaklaşa kullanma imkanı vermektedir. Backoffice’in elektronik ticaret imkanları aşağıda ele alınmıştır.
NT sisteminde sadece bir bilgisayar bütün sistemin ana merkezi olarak görevlendirilir. Bu bilgisayara NT sistemi yüklenirken
kendisinin Primary Domain Controller olduğu bildirilir. Bir sistemde sadece bir Primary Domain Controller bulunur
ama birden fazla Server bulunabilir. Bu Server’lar
(ana Server’ı yedeklemek amacıyla) Backup Domain Controller
(kaynakları paylaşmak amacıyla) File Server
yazıcıları paylaşmak amacıyla Print Server
Internet Information Server
Internet Commerce Server (eski adıyla Merchant Server) ve Web Server şeklinde Member Server görevleri verilir. Bu görevler
taşıyacağı ağ hizmetleri ve ağın trafiği çok değilse
ana server’a da verilebilir. Ana server’a verilen member server hizmetleri NT ortamında her an başka bilgisayarlara (server) kaydırılabilir.
Yerel ağın (LAN) oluşturulmasından sonra
sıra LAN’ın Internet’e bağlanması konusu üzerinde düşünmeye geliyor. Bu bağın niteliği
LAN’ımızın ne ölçüde hızlı bir geniş alan ağına (WAN) dönüşeceğini de tayin edecektir. Bir kere daha belirtmek gerekirse
burada kastedilen Internet bağlantısı
sadece Web sayfası demek değildir. Bu suretle oluşturacağımız Internet Sitesine bizim firmamızın personeli dışında kimse zaten girmeyecektir. Bu site ile varsa firmanın Web sayfaları arasında ilişki kurulabilir; hatta kurulmalıdır. Özellikle servisler ve yöneticiler Web Sitesine girmesini istedikleri mal ve hizmetleri
Web operatörüne ileteceklerdir. Firmanın Web sitesini ziyaret edecek kişiler sadece bu sayfalara girmiş olacaklar
fakat firmanın özel amaçlı Internet sitesinin farkında bile olmayacaklardır. Bu Internet Sitesi sadece firma içi iletişim için kullanılacaktır.
LAN ile Internet arasındaki bağlantının büyüklüğü (bandwidth) firma içi iletişimin yüküne göre belirlenmelidir. Eğer firma içi iletişimin çok yüksek olması bekleniyorsa
örneğin mağaza yöneticileri ile merkez satış yönetimi arasında hergün video konferans yapılacaksa
bağlantının T1 veya ISDN hattı ile olması şarttır. Böyle bir bağlantı düşünülmüyor
fakat sadece dosya alış-verişi ile yetinileceği bekleniyorsa
özel (dedicated) hat yerine
çevirmeli erişim yoluyla (dial-up connection) ihtiyaç anında modemle bağlantı kurulması ile yetinilebilir.
Internet Hizmet Sunucu ile LAN’ımız arasında kuracağımız bağlantının başlangıçta
ISDN hattından ibaret olması düşünülebilir. Bu hattın doğacak trafiği taşıyamaması halinde
kiralık daimi hatta bağlantıya geçilebilir.
Seçilecek bu bağlantı
bizim LAN’ın Hub’larından birine
araya Router denen bir cihaz konularak bağlanır. NT sistemi
Router olmadan da
kendisine gelecek TCP/IP mesajlarını yönlendirebilir. Ancak LAN-Internet trafiğinin yükü
araya Router koymadan yapılacak bir bağlantıda
NT Server’ı aşırı meşgul edebilir.
NT sisteminin ya ana Server’ı
ya da tayin edilecek bir üye Server’ı
elektronik posta (E-Mail) Server'ı görevi yapabilir. Bu bilgisayar
ağ’a girme yetkisi tanınmış bütün personelin IP adresini ve o anda sistemde olup olmadığını
sistemde ise fiziken hangi bilgisayarda çalıştığını bilecektir. Dış Internet’ten gelen bir TCP/IP mesajı (elektronik posta
gönderilen bir dosya
bir yazı
bir muhasebe programının spread-sheet’i
bir grafik programının tasarımı
video konferans görüntüsü
ve saire) doğruca bu bilgisayara yönlendirilecektir. Bunun için sistemdeki bütün bilgisayarlarda TCP/IP protokolünün etkin hale getirilmesi
ve NT sisteminin Internet için ana kapı olarak seçilmiş olması gerekir. Windows 95 ve Windows for Workgroups sistemlerinde TCP/IP iletişim ve NT ile bağlantı protokolü vardır. Macintosh bilgisayarlarına ise dışarıdan yüklenmesi mümkündür. Başka bir deyişle
çok eski olmamak şartıyla
günümüzde hemen hemen bütün bilgisayarlar
25 Dolarlık Network kartı ve 10 Dolarlık kablo
50 Dolarlık Hub ile birbirine bağlanarak
NT sistemine bağlı bir LAN haline getirilebilir; Internet Hizmet Sunucuya verilecek abone bedeli ve şehiriçi telefon ücretiyle
Türkiye’nin her tarafından
Türkiye’nin her tarafına WAN oluşturabilirler.
Bu suretle yapacağımız bir LAN-WAN-Internet bağlantısından network-centric (NC) bilgisayar şebekesi oluşturmak
Intranet kurmak ve elektronik ticaret alt yapısı için yararlanacağız.
Intranet'in Yararları
Bir firmanın LAN ağına sahip olması
kaynakların birleştirilmesi ve daha etkin kullanılmasını sağlamak için gerekli adım olmakla birlikte yeterli adım değildir. Bunun için
oluşturulacak donanımın üzerine ya groupware adı verilen Lotus Notes veya Novell GroupWise gibi bir uygulama paketi konulması
ya da günümüzün teknolojisi olan Internet’i firma içinde gerçekleştirmek gereklidir.
Firma içi internet (Intranet)
internet değildir. Intranet bir elektronik posta programı da değildir; ama firma içi ve dışı elektronik postanın getirdiği imkanlarından yararlanmak için hem iç
hem de dış e-posta programlarına sağlı olması gerekir. Birbiriyle ileşitim yapamayan bir çok farklı donanımı
Internet teknoloji yardımıyla hep birlikte devreye sokmayı başardığı için Intranet’e
günümüzde firmaların içinde karar alma sürecini hızlandıran; öğrenme sürecini kolaylaştıran; alt ve üst arasında iletişimi sağlayan; işbirliğini ve uzmanlık bilgisinin firma içinde daha kolay dolaşmasını mümkün kılan bir sihirli değnek diye bakanlar bile var.
Bir intranet firmaya iş ilişkilerinde avantaj sağlar. Günümüzün dinamik ve kıyasıya rekabete açık iş ortamında
firmaların sürekli ve hızlı şekilde yeni mamülleri piyasaya sürmesini gerekli kılmaktadır. Piyasanın değişen taleplerine cevap vermekte geç kalmak
piyasa payının kaybedilmesi tehlikesini taşımaktadır. Ayrıca günümüzün giderek artan tüketiciyi koruma anlayışı
tüketicinin firmalardan taleplerini de artırmaktadır. Intranet
bir firma içinde iletişim ve karar süreçlerine getirdiği akışkanlık ve düzen sayesinde
firmaların piyasa koşullarına cevap vermelerini hızlandırmaktadır. Bölümler arasında bilgi alışverişi artmakta
bölümlerin birbirlerinin sorularına cevap vermesi ve taleplerini yerine getirmesi daha hızlı olmaktadır. Kademeler arasındaki yazışmalar aşağıdan yukarı artan bir yetki silsilesi içinde denetlenebildiği için
birimler arasında üstünden sorumluluk atma sorunu ortadan kalkmakta
sistem-içi sorunlar bunalıma dönüşmeden çözülebilmektedir.
Intranet'in imalat ve operasyonda da avantjaları olacaktır. İmalat takvimi ve envanter kontrolü
hemen her firma içinde iç ve dış bilgilerin derlenmesine
hammadde ve ara madde arzına
satış tahmin cetvellerine
kaynak tahsis kararlarına
mühendislik bilgilerine
depo ve ulaştırma imkanlarına dayanan dinamik süreçlerdir. Intranet
sağladığı hızlı iletişim ve süratli karar mekanizması sayesinde parça sipariş ve satınalma işinde masraflı depolama zorunluklarını kaldırabilir; üretim takvimlerinin ilgili tüm personelin her an istifade edebileceği bir tarzda tutulmasını sağlayabilir; malzeme
tarif
tasarım bilgisinin daha kolay paylaşılmasını sağlayarak israfı önler.
Intranet'in muhasebe alanında sağladığı avantajlar da dikkat çekicidir. Çeşitli kaynaklardan mali analiz bilgileri toplamak ve firma bütçelerini oluşturmak
Intranet uygulamasında çok daha etkin ve hızlı yapılabilir. Intranet uygulamasında mali bilgilerin derlenmesi çok daha güvenli olabilir. Firmanın kağıda döküldüğünde daha kolay yayılabilecek bilgileri
son ana kadar Intranet’te sadece ilgililerin görebileceği tarzda saklanabilir. Mali raporlar tek merkezde ve her an istifadeye hazır olarak tutulabilir ve çeşitli ihtimal senaryoları ile kaynak tahsisi daha bilgili ve bilinçli tarzda yapılabilir. Birimlerin mali durumları hakkında daha hızlı bilgi vermesi sağlanabilir. Bordrolar daha güncel ve doğru hazırlanabilir.
Intranet'in satış ve pazarlama alanında da avantajları olacaktır. Günümüzde firmaların satış ve pazarlama bölümlerinin karşı karşıya olduğu sorunların başında firmanın sürekli değişen üretim listesini takip ve bunu yönlendirme çabası gelmektedir. Fuarlar ve sergilerin takibi
defileler ve rekabet hakkında bilgi edinilebilecek başka mecraların izlenmesi ve buralardan elde edilecek bilgilerin firmasının kendi üretimine yansıtılması
satış ve pazarlama birimlerinin en çok zaman ayırdığı işler olmakdadır. Intranet gibi
bilgi paylaşmayı en kolay ve zahmetsiz iş haline getiren bir sistem
bir firma içinde en çok pazarlamacıların işine yarayacaktır.
Özetle
Intranet
bir firma içinde bilgi alış verişinin artmasını sağlayacak ve firmanın kararları daha doğru
daha güncel ve verimli olacaktır. Intranet
bir firmanın Internet’te başarılı ticaret yapmasının da temel taşı olacaktır.
Internet'te Ticaret
Elektronik ticaret yeni bir kavram değil. Firmalar ve kişiler yıllardan beri çeşitli türde elektronik ticaret yapıyorlar. Ancak yakın tarihe kadar yüksek masrafı ve karmaşık teknik zorunlukları dolayısıyla elektronik ticaret kitlelere yayılamıyordu. Internet
hem kolay
hem ucuz bağlantı sağlayarak
elektronik mal ve hizmet alış verişini kitlelere yaymayı başardı.
Internet’te ticaret
çok kısa süre içinde yüzmilyonlarca Dolarlık bir potansiyel oluşturmuş bulunuyor. Özellikle firmalar açısından Internet’te ticaretin sağlayabileceği kazancın
ancak yatırımcıların hayal gücü ile sınırlı olduğunu söylemek yanlış olmaz. Herşeyden önce giderek artan oranda kabul gören standartlar
firmaların iş yaptıkları diğer firmalarla ilişkilerine yeni bir görünüp kazandırmaktadır. Firmalar arası toptan ticaret
Internet aracılığıyla ticaretten en fazla yararlanan alan olmuştur. Firmalarla perakende alıcı arasındaki ilişki ise toptan ticarete oranla daha yavaş gelişmektedir. Bunda
henüz Internet’te ticaret yapan perakende satıcı sayısındaki artışın toptan alış-verişe oranla daha yavaş artıyor olması kadar
tüketicide sorumsuz yayıncılık sonucu son yıllarda yerleşmiş güvensizliğin silinmemiş olması da rol oynamaktadır. Ortalama bir bilgisayar kullanıcı
hala
bilgisayarının ekranına yazacağı bir kredi kartı numarasının ve adresin
kolayca sorumsuz ellere düşeceği kanısındadır. Bununla birlikte özellikle enformasyon teknolojisi ile uğraşan kişilerden başlayarak
aşağı doğru
bilgisayarlı alış-verişin örneğin telefonla yapılan alış-verişten daha güvenli olduğu kanısı gelişmektedir. Bu tespite parallel olarak
ABD’de elektronik ticaretin en çok bilgisayar yazılımı ve donanımı konusunda olduğu
onu yayın aboneliği
bilet ve yer ayırtma
ve borsa ile ilişkili mali hizmet alış verişinin izlediği
doğrudan perakende mal alımının ise en son sırada yer aldığı belirtilirse
Internet’e güvenin
toplumun elektronik gelişmelere en açık kesiminden
ortalama üyesine doğru geliştiği bir kere daha görülmüş olur.
Internet’te ticarete açık Web alanlarının oluşturulmasını ya da geçerli terminoloji ile ifade edersek “Elektronik mağaza” kurmayı sağlayan hazır paket programların sayısı hergün artmaktadır. Örneğin Netscape firması
yeni piyasaya sürdüğü Kiva adlı paketle
NT veya Unix sistemleri için
bir firmanın ihtiyacı olabilecek bütün yazılımları sunmaktadır. Bir ağ’da kullanma hakkı 25 bin Dolar olan bu yazılım
Web Server hizmeti gören ağ merkezine yüklenmekte ve bu ağ’a
müşterinin kredi kartının teyidinden
firmanın envanter veri tabanından bilgi alma
faturalama ve sevkiyata kadar hemen hemen elektronik ticaret için gerekli bütün işlemleri yapabilecek otomasyonu kazandırmaktadır.
Benzeri bir başka yeni program ise dünyanın en büyük bilgisayar imalatçı firmalarından Intel ile Almanya’nın dev program üreticilerinden SAP arasında kurulan ortaklık olan Pandesic LLC’nin piyasaya sunduğu paket de 25 bin Dolar civarında bir fiyat etiketi taşımakta
firmanın envanter veritabanından bilgi almakta ve müşteriye sunmaktan
bankalarla işlemi tamamlamaya ve sevkiyatı hazırlamaya kadar hemen hemen bütün işlemlere imkan sağlamaktadır.
Ancak biz burada
Microsoft firmasının sunduğu paket programın uygulanmasını öneriyoruz. Microsoft
Internet’te ticaret imkanı veren yazılımı
NT ağlarını işleten Backoffice adlı paketine entegre etme yolunu seçmiş bulunuyor. Bu paketin 5 “client” bulunan bir ağ’ın Server merkezine konulmasının bedeli 3 bin Dolar civarındadır. Ağ’daki client bilgisayar sayısı arttıkça
bu fiyat da artmaktadır.
Ağ işletim sistemine entegrasyonu nedeniyle “tek sistem-tek çözüm” ilkesi çerçevesinde bakım-oranım ve kullanımın öğrenilmesi gibi cari harcamalarda tasarruf sağlayan Microsoft’un Internet’te ticaret stratejisini benimsiyoruz. Microsoft Site Server Enterprise Edition adlı bu paket
NT ağ işletim sisteminin bir parçası olarak (3 bin Dolar civarında satılan paketin içinde) edinilebileceği gibi
Commerce Server adıyla
sisteme daha sonradan da ilave edilebilir.
Microsoft firması
Internet’te ticareti kolaylaştıran ve belirli bir standarta bağlayan unsurları
Microsoft Windows işletim sistemine ve Microsoft Internet Explorer programına da yerleştirmektedir. Özellikle yeni piyasa sürülecek Windows 98 işletim sistemi Microsoft Wallet programını da içerecek ve bu sistemi kullananlara
ilave bir güvenlik sağlayacaktır. Bu program kullanıcılar tarafından şu anda bile Microsoft firmasının Web alanlarından ücretsiz edinilebilmektedir.
Microsoft’un Internet ticaret stratejisi üç parça üzerine inşa edilmiş bulunuyor:
Server Tabanı: Microsoft’un kullanıcılarla güvenli ve hızlı iletişim sağlamayı amaçlayan Web platformu
Active Server Pages teknolojisine dayanmakta ve firmanın Transaction Server programı ile bütünleşmektedir. Başka bir deyişle
Microsoft
NT ağına koyduğu güvenlik sistemini
Web ile ilişkileri ve Web dünyasında alış-verişi düzenleyen Server’ına da uygulamaktadır. Bu pakette firma ağ operatörünün
elektronik mağazayı kolaylıkla oluşturmasını sağlayacak yardım ekranları vardır. Programa yerleştirilmiş bir çok yardımcı program
firmanın Internet mağazasına reklam alınmasını ve bu reklamların müşterinin ilk tercihiyle birlikte “müşterinin zevkine uygun” şekilde sunulmasını sağlamaktadır. Yine Server’da yer alan sipariş işleme kolaylıkları
firma tarafından kendi muhasebe ve sevkiyat sisteminin gereklerine göre tanzim edilebilmektedir. Başka bir deyişle
Server
kendi kurallarını firmaya empoze etmek yerine
firmanın her türlü işleyiş özelliğine uygun hale getirilebilmektedir.
Ödeme: Microsoft firması Açık Ödeme Mimarisi adını verdiği sistem üzerine bina ettiği Microsoft Wallet programını
kullanıcının bilgisayarına yerleştirerek
ve arzu ettiği ödeme tarzını seçme işini bilgisayar kullanıcıya bırakarak
güvenliği artırmak istemektedir. Wallet mevcut gerçek-zamanlı ve yüzde 100 güvenli ödeme yöntemlerinden birini seçebileceği gibi
ilerde çıkacak yeni yöntemleri de benimseyebilir. Server
kullanıcının seçeceği her türlü sisteme açık ve Wallet’ın göndereceği onay kodunu kabule hazırdır. Bu sistem
firma
müşteri ve banka sistemi arasında ortak-işletim kolaylığı getirdiği gibi
müşteri açısından da firmayı kendisi ile banka arasındaki ilişkiden çıkarttığı için ayrıca ilave güvenlik duygusu kazandırmaktadır. Kullanıcı açısından firma sadece kredi kartının onaylandığı mesajını almakta ve dolayısıyla satıcı firmaya kredi durumuyla ilgili
alış-veriş açısından gerekli olmayan bilgileri vermemiş olmaktadır. Wallet programının özellikle Windows 98 işletim sistemi ile birlikte bu sistemi kullanan tüm bilgisayar sahiplerine verileceği düşünülürse
tüketici açısından standart hale gelmesi beklenmelidir.
Ticaret Ortakları Programı: Microsoft firması
Commerce Server sistemine daha geniş bir kabul kazandırmak için
özellikle ABD’de geçerli bir firmalar arası işbirliği ve dayanışma sistemine de öncülük etmekte
bu sistemden yararlanacak firmaların birbirleri ile işbirliğini arttırıcı çözümler önermektedir.
Microsoft’un entegre çözümü
bilgisayar kulanıcısına bugün Internet Explorer 4.0 ile yakında Windows 98 işletme ortamı ile
bu örnekte olduğu gibi
hızlı ve güvenli alış-veriş imkanı kazandıran Wallet ve Buy Now ek programlarını kazandırıyor. Bu iki program da Netscape firmasının Internet programı ile kullanılabilmektedir. Firma ise NT ağ işletim sisteminde mevcut Internet Information Server programına Internet Commerce Server programını ilave etmekle yetiniyor. Bu ekle
firmanın NT ağında Microsoft’un Commercial Internet System adını verdiği entegre sistem oluşmaktadır. Bu sistemin bir başka yan yararı
firmanın varsa Web alanını ve bu alanda yer alan sayfalarını
her ziyaretçinin özelliklerine göre kişiselleştirmesine imkan sağlamasıdır. Internet’te daha iyi ticaret anlamına gelebilecek Web sayfasının ziyaretçinin belirlenebilen veya bilinen özelliklerine göre kişiselleştirmek
bir ölçüde bu raporun kapsamı dışında kalmaktadır.
Özetlemek gerekirse
-- gerek bugün mevcut (SMTP ve HTTP gibi) Internet ve ağ iletişim protokollerinin tümünü uygulamış olması
gerekse geliştirilmekte olan (XML ve EDI gibi) yeni bilgisayarlar arası veri alış-veriş protokol önerilerine açık olması
-- elektronik alış-verişe sunulan mal ve hizmetlerin Web alanında temsilini son derece kolay ve çok az sayıda personelle sürdürülebilir hale getirmesi
nedeniyle
Microsoft Site Server 3.0 Commerce Edition
çok kısa süre içinde piyasa payını en hızlı artıran Internet’te ticaret yazılımı olmayı başarmış bulunuyor.
SaygiLarLa...
KiLLer
Açık Profil bilgileri
KiLLer - Özel Mesaj gönder
KiLLer - Daha fazla Mesajını bul